22 Haziran 2026 Pazartesi

KAYSERİ,KAPADOKYA ,AKSARAY VE beyşehir

 

MAYIS 2026  ANKARA EMEKLİLER SATRANÇ TURNUVASI  SONRASI İÇ ANADOLU GEZİSİ

Kıdemli emektarlar satranç turnuvasında 3.  lük parayı alınca Kapadokya’ya doğru yıllardır bir türlü binemediğim balona binmek için yola düştüm.

 Ankara’dan Kırşehir’e giderken

 

1-KIRŞEHİR-KAMAN İLÇESİ- CAGİRKAN KÖYÜ :

 

1-Japon bahçesi ve bahçesinde Kalehöyük Arkeoloji müzesi

2-Kazı alanını ziyaret edilemiyor.

 

 Burası bana çok ilginç gelmedi. Ana yola çıkıp devam ettiğinizde

 

2-KIRSEHIR

 

Kırşehir, İç Anadolu’nun sakin ama tarihi ve doğal açıdan zengin şehirlerinden biri: Bu şehirle enerjim hiç tutmadı. Sehir  içinde



Cacabey Medresesi:  Selçuklu dönemine ait. Bir dönem astronomi okulu olarak kullanılmış. Görülmeye değer.

Buradan sonra Neşat Ertaş müzesine gitmek istediğimde sürekli yanıltıldım.  Otobüs değiştirmek zorunda kaldım. Bunaldım.

Çünkü medresenin biraz ilerisinde  ‘’Neşat Ertaş kültür  merkezi var.   Ayrıca bağbaşı’nda  Neşat Ertaş’ın mezarı var. Sonunda yenice mahallesinde müzesini buldum ama zaman uygun olmasına rağmen kapalıydı.

 

Neşet Ertaş Müzes:12-17 arası açık. Bozkırın tezenesi Neşet Ertaş’a adanmış müze. 

Neşet Ertaş Türkü Bahçesi:Kültürel bir park, fotoğraf çekmek için güzel.


Kırşehir müzesi


Üçayak Bizans Kilisesi

 

Aşık Paşa Türbesi:Türk edebiyatının önemli isimlerinden Aşık Paşa’ya ait.



 Aşıkpaşa Tabiat Parkı:Piknik, yürüyüş ve kafa dinlemek için güzel bir yer. Şehir merkezine yakın.

 

Kırşehir Kalesi: Şehri tepeden izleyebileceğin güzel bir nokta. 

Arboretum


City park: Aileyle vakit geçirmek için en popüler alanlardan biri. Geniş yeşil alanları ve yürüyüş yolları var.

 

 Kırşehir’den Kayseri’ye giderken



1-Seyfe Gölü Kuş Cenneti: Flamingolar dahil birçok kuş türünü görebilirsin.

2-Mucur Yeraltı Şehri: Kapadokya bölgesine benzer yer altı yapıları.

 

Ne Yenir:

Çömlek paça

Madımak yemeği

Kırşehir tandırı

KAYSERİ

Eski adı “İmparator Şehri” anlamına gelen Kaisareia olan Kayseri; 5000 yılı aşkın tarihi veTarihi İpek Yolu’nun geçtiği  ve Erciyes ve Ali Dağ arasındaki düzlük alan kurulan şehir tarih boyu medeniyetin önemli beşiklerinden Hitit, Roma ve Bizans,’tan sonra Anadolu Selçuklu Devleti’nin Konya’dan sonraki ikinci önemli şehri olmuş.

 

 Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluklarının başkenti olmuş,  Kanuni, 2. Selim ve 3. Murat dönemlerinin baş mimarı Mimar Sinan’ın Kayseri’de doğmuş. Mübadele öncesine kadar burada yaşayan taş mimarisinde usta Ermeni ve Rumların Mimar Sinan’ın dehasında önemli katlısı var.

 

 

İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan ve Erciyes’in eteklerinde kurulan şehir hem kültür hem de doğa turizminin merkezlerinden biridir. 16 ilçeden oluşan Kayseri; Yozgat, Sivas, Kahramanmaraş, Adana, Niğde ve Nevşehir illeriyle komşudur. 

 

Kayseri’deki Festivaller

 

Erciyes Kış Turizmi Festivali (Nisan)

 

Kayseri Uluslararası Film Festivali (Mayıs)

 

Festa2200 Bisiklet festivali (Temmuz)

 

İncesu Üzüm Festivali (Eylül)

 

 

İpek Yolu:

 

Ticaret yolu olarak kullanılan İpek Yolu ile Çin’den alınan ipek ve baharat, batıdaki Mısır, Roma gibi dönemin ünlü ülkelerine ulaşmış. Bu yol ismini, taşınan ürünlerin en önemlisi olarak kabul edilen ipekten almış.

 

İpek Yolu tarih boyunca bir ticaret güzergâhı olmasının yanı sıra farklı kültürlerin, fikirlerin, dinlerin ve kültürel deneyimleri aktaran bilgelerin ve gezginlerin takip ettiği bir yol olmuş. Doğu kültürü böylelikle batı ülkelerinde tanınmış. Dolayısıyla buranın insanlık tarihinde çok önemli bir yeri var.

 

TARIH 

 

Asırlar boyunca Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu’na ev sahipliği yapan Kayseri Tarihi İpek Yolu’nun geçtiği şehrin 6000 yıllık bir geçmişe sahiptir.  Medeniyetlerin hakimiyet kurduğu Kayseri Kültepe Höyüğünde yapılan çalışmalar sonucunda tarih öncesi çağlara ait çok sayıda kalıntıya rastlanmıştır. Bulgular Kayseri’de ilk yerleşimin Bakır Çağı’nda başladığı yönündedir.

 

Kayseri’ye Asurlular döneminde Kanisti adı verilse de sonrasında Mazaka olarak değiştirilmiştir. Bu adın Frig dilinde Zeus anlamını taşıyan Mazcus’tan gelebileceği tahmin edilmektedir. Roma İmparatorluğu döneminde şehre Caesareaadı verilmiştir. Bu ismin Bizans imparatorlarına verilen Caesar unvanından geldiği bilinmektedir. Kayser ise bu unvanın Osmanlı Dönemi’ndeki karşılığıdır. Kimi Osmanlı sultanlarının Kayser-i Rum unvanını kullandıkları görülmektedir. İslam hakimiyetine girdikten sonra Kayser ismini alan şehir zamanla Türkçeleşerek bugünkü halini almıştır.

 

MÖ 11. ve 7. yüzyıllarda kurulan Mazaka şehri MÖ 6 ve 5. yüzyıllarda Med ve Perslerin yerleşim yeri olmuştur. MÖ 280 yılında Bağımsız Kapadokya Krallığı’nın ana şehri olan Mazaka MS 17 yılında Roma İmparatorluğu hakimiyetine girmiştir. 395 yılında Bizans İmparatorluğu’nun önemli şehirlerinden biri olan bölge, iki kere Arap istilasına uğramış

 

1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra Türk hakimiyetine girmiştir. Anadolu Selçukluları Dönemi’nde Konya’dan sonra ikinci başkent olma özelliği taşıyan Kayseri, bir süre Moğol hakimiyetine girse de 1398 yılında tamamen Osmanlıların hakimiyetine girmiştir. Selçuklu ve Osmanlı Dönemi’ne ait eserlerin birçoğu günümüze kadar gelmeyi başarmıştır.

 

Cumhuriyet Dönemi’nde 1924 Anayasası ile il unvanı kazanan Kayseri, 1988 yılında büyükşehir olmuştur. Cumhuriyet ile birlikte sanayi, ticaret ve eğitimde oldukça ilerleme gösteren şehir özel sektörün giderek yaygınlaşması ile ekonomiye büyük katkı sağlamaya başlamıştır. Organize sanayi bölgeleri ile Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri olan Kayseri; mobilya, gıda, metal eşya, tekstil ve ambalaj üretiminde ilk sıralardadır. Yer altı zenginlikleri ile de öne çıkan Kayseri’de altın, bakır, kurşun, asbest, çinko, demir, manganez gibi değerli madenler bulunmaktadır.

 

Tarıma oldukça elverişli toprakları olan Kayseri, modern tarım araçlarının en çok kullanıldığı şehirlerden biridir. Nüfusun yaklaşık yüzde 25’i tarım ile uğraşmaktadır. Buğday ve arpa başta olmak üzere nohut, mercimek, fasulye, patates ve soğan en fazla yetiştirilen ürünler arasındadır. Kayısı, elma, armut, ceviz ve üzüm en çok yetiştirilen meyvelerdir. Küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkla öne çıkan şehirde kanatlı hayvan sayısı da Türkiye ortalamasının bir hayli üzerindedir. Et, süt ve yumurta üreticiliğinde Kayseri, Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Pastırma ve sucuk üretiminde Türkiye’de birinci sırada bulunan şehir sadece ülke içi değil ülke dışına da pazarlama yaparak büyük oranda gelir elde edilmesinde pay sahibidir. Tabii güzelliklerinin yanı sıra zengin tarihi eserleriyle de öne çıkan

 . Özellikle Erciyes Dağı kışın kayak, yazın trekking yapıiır.

 

 

Ulaşım:

 

Kayseri’ye Transasya Ekspresi, Doğu Ekspresi, Turistik Doğu Ekspresi, Erciyes Ekspresi, Güney Kurtalan Ekspresi ve Vangölü Ekspresi gibi çeşitli trenlerle seyahat edebilirsiniz.

Şehir içinde ki metro ile de birçok yere çok rahat ulaşabiliyorsunuz.

 

Not: tramvay hattının bir tarafı Kocasinan, diğer tarafı Melik Gazi olarak şehir ikiye ayrılmış.

Diğer ilçeler ise şehrin çevresine yayılmış.

 

 

Kayseri’de Yeme-İçme

 

 

Kayseri Mantısı

 

Türkiye’de mantı denince akla gelen ilk şehir Kayseri’dir. Kayseri’de mantının 36 farklı çeşidi yapılmaktadır. En yaygın olanı ise hepimiz severek yediği etli mantıdır. Kayseri mantısının en önemli özelliği küçük açılmasıdır. Öyle ki bir kaşığa en az 40 tane mantı sığdırılır ve salçalı suyu boldur. Kayseri’deki bir diğer mantı çeşidi ise peynirle yapılan prov mantısı et yemeyenler için de iyi bir alternatiftir. Yağ mantısı ise porsiyon olarak daha büyük olmakla birlikte mayalı hamurun harcına kıyma koyulup yağda pişirilmesi ile yapılır.

 

Eskiden kız isteme merasiminde gelin adayına mantı açtırılırmış. Eğer güzel açarsa evliliğe izin çıkarmış.

Artık paketlerde satılan mantıyı satın alıp evlerde pişirebiliyorsunuz.

 

 

 

Kayseri Su Böreği

 

Genellikle kahvaltıda yenen peynirli ve kıymalı versiyonları var.

 

Pöç: Öküzün kuyruk sokumunun 14-18 ağır ateşte pişirmesi ile yapılan ağır bir yemek olan  pöç, etin yoğun aroması, baharatlar ve yanındaki pilavı ile tam bir Orta Doğu lezzeti. Zaten Irak, Suriye taraflarında çok yapılırmış ve nasıl oluyorsa Kayseri mutfağının da demirbaşlarından olmuş.

 

Kayseri yağlaması şehrin en ünlü hamur işlerinden bir diğeridir. Kıyma, soğan ve salça ile hazırlanan harç incecik açılan hamurun üzerine sürülür. Üst üste koyularak sarımsaklı yoğurt ile servis edilir. Lahmacuna benzerliği ile bilinen yağlamaDilerseniz içine yoğurt koyup dürüm gibi sararak da yiyebiliyorsunuz.

 

Kurşun aşı çorbası Nohut, kuşbaşı et ve yeşil mercimek ile hazırlanan besleyici ve bir o kadar da doyurucudur.

 

Toga çorbası Buğday, nohut, yoğurt ve yumurta ile hazırlanan ise Kayseri’de özel günlerde ikram edilir.

 

 

örgülü pilav Hamur pilav ve tavuk etinin birleşiminden ortaya çıkan şehre özgü yemeklerden bir diğeridir.

 

cıvıklı pidesi Kayseri’nin Develi ilçesine özgü ise kuşbaşı pide sevenlerin damaklarına hitap eden bir lezzettir. Biraz etli ekmek ya da kuşbaşılı pideyi andırıyor diyebiliriz.

 

altın kesesi, Un helvasından daha yumuşak kıvamıyla çay saatlerinin vazgeçilmezi aside, kakaolu krep hamuru ile hazırlanan revaniye benzerliği ile bilinen yoğurt tatlısı.

 

Kayseri’de Alışveriş

 

Kayseri Pastırması, Sucuğu (Şahin ve Başyazıcı  markaları ünlü.)

 

Tabi ki çemeni yerinde pastırma ve bol baharatlı sucuğu un utmayalım.

 

 

 

GEZİLECEK YERLER

 

Şehirde tüm gezilecek yerler birbirine çok yakın ve yürüme mesafesinde.

 

NOT:

1-Kultur bakanlığına bağlı müzeler: Müze kart ile de gezebilirsiniz.

2- Belediyeye ait müzeler: Çok güzel yeniden düzenlenmiş bu müzelerin 2026 da  giriş ücreti 40 TL, öğrencilere ise 20 TL idi. Müzeleri  ayrıca ücretsiz Rehberle isterseniz gezebiliyorsunuz.

 

I-Cumhuriyet Meydanının yolun karşı tarafı

 

1-Gevher Nesibemedresesi ve şifahanesi(Selçuklu uygarlığı müzesi-Çifte medrese):

 

Pazartesi günleri kapalı

 

Diğer günler 09.00 - 17.00

 

Haziran, temmuz, ağustos ve eylül aylarında 09.00 - 19.00arası açık.

 

 

Belediye’ye ait müzenin giriş ücreti

40,öğrenci için 20Tl.

 

 

 Mimar Sinan parkının içinde ülkemizde Anadolu Selçukluları üzerine uzmanlaşan ilk müze olan ve çok iyi düzenlenmiş nefis bir müze.

 

2014 yılından bugüne hizmet veren müze, Gevher Nesibe Darüşşifası ile Gıyasiye Medresesi'nin birleşimi olan ve Çifte Medrese olarak bilinen tarihi yapı,üç bölümden oluşuyor.

 

1-Medrese (İçinde Gevher Nesibe bin türbesi de var.

 

2-Hastane (Şifahane)

 

3-Bimarhane(Akıl hastaların tedavi odaları var.

 

Tamamı müze sayılıyor. Odaların içinde Selçuklulara ait eserler var.

Medresesinin  iki bölümü bağlayan koridor olduğu için çifte medrese de deniliyor.

Müzede ki dijital harita ve dokümanlar  çok öğretici. Körler için alfabe ve hemen önünde  elleri ile his edebileceği replika küçük eserler var.

 

Selçuklu yıldızı: Üçgenlerden oluşan Israil yıldızından farklı olarak iç içe girmiş kare şeklinde. Selçuklu yıldızı şeklinde sade  avizeler yapı ile çok uyumlu olmuş.

 

  

Gevher Nesibe Sultan’ın vasiyeti üzerine, kardeşi 1.Gıyaseddin tarafından inşa ettirilen ve “Çifte Medrese” olarak da bilinen yapı, günümüzde Selçuklu Devleti’nin değerli eserlerine ev sahipliği yapıyor

 

 

Gevher Nesibe Medresesi, Anadolu’nun ilk uygulamalı tıp medresesi. Selçuklu hükümdarlarından II. Kılıçarslan’ın kızı Gevher Nesibe Sultan’ın vasiyeti üzerine kardeşi I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 1205-1206 yıllarında yaptırılmış. Akıl hastalarına ses terapisinden su terapisine kadar alternatif tıp teknikleri uygulanan bir merkezmiş.

Gevher Nesibe bir başkomutana âşık olmuş. Sultan I. Gıyaseddin Keyhüsrev bu aşka engel olmak için başkomutanının savaşta şehit düşmesine neden olmuş. Gevher Nesibe de aşkından ince hastalığa (verem) yakalanmış. Ölmeden önce de abisinden adına bir şifahane yaptırmasını ve kimseden para almadan hizmet vermesini vasiyet etmiş. Yapı 2 yıl içinde tamamlanmış ve Gevher Nesibe’nin mezarı buraya nakledilmiş. Hemen yakınında

 

 

2- Avgunlu medresesi:

 

 

13. yüzyılın ilk döneminde inşa edildiği tahmin edilen ve Kayseri merkezinde Mimar Sinan Parkı içinde gezebileceğin Avgunlu Medresesi içinde kıvılcım adlı kırtasiye var.

Tek katlı, iki eyvanı ve revaklı avlusu tarzıyla klasik bir Selçuklu dönemi eseri olan medrese, avlusundaki güzel havuzdan dolayı halk arasında Havuzlu Medrese olarak da biliniyor. İlk dönem Selçuklu mimarisini yansıtır. 

Hafta içi 08.00-17.00

 

 

3-Kurşunlu Camii (Mimar Sinan Camii)

Osmanlı döneminde 1574 yılında Doğancı Hacı Ahmed Paşa tarafından yaptırılmış. Asıl ismi Hacı Ahmed Paşa Camii olmasına rağmen, kurşun kaplama kubbesinden dolayı halk arasında ismi Kurşunlu Camii olarak kalmış.

 

 

Mimar Sinan’ın eseri olan Kurşunlu Camii (Mimar Sinan Camii) 1585 yılından günümüze gelen yapılardan. Cami, klasik Osmanlı mimarisinin yanı sıra çarpıcı kalem nakışlarıyla ünlü iç süslemeleri, sivri kemerleri, kubbeli şadırvanı ve camiye ismini veren kurşun kaplı kubbesiyle şehrin simgesel yapılarından biri. Kurşunlu Camii, aslen Kayserili olan Mimar Sinan’ın kendi memleketinde bıraktığı 2 camiden günümüze tek ulaşanı.

 

4-Hacı Kılıç Camii ve Medresesi

 

Anadolu Selçuklu dönemi yapısı olan Hacı Kılıç Camii ve Medresesi. Anadolu Selçuklu Devleti'nin inşa ettiği son medreselerinden olduğu için özel öneme sahip olan ve yüzlerce yıldır sağlam kalan mimarisiyle dikkat çeken medrese, dikdörtgen planlı ve kalın taş duvarlarla inşa edilmiş. Yüzlerce yıl boyunca dini eğitimler verilen medresesin kemerli kapıları, etkileyici taş oymaları, Anadolu Selçuklu dönemini yansıtan motiflerle son dönem Selçuklu mimarisini yansıtır.

 

5-Roma mezarı:

 

6-Sahabiye Medresesi (Kitapçılar Çarşısı)

 

1267 yılında Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahrettin Ali tarafından inşa ettirilen bu medrese, zarif  Selçuklu taş işçiliği ortada yer alan şadırvanı ile ünlü.

 

II-Cumhuriyet Meydanı

 

 

Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait yapıları ile Kayseri’nin merkezi sayılan Cumhuriyet Meydanı, tarih ve kültür meraklıları için açık hava müzesi  gibi

 

 7 -Kayseri Saat Kulesi

 

Sultan II. Abdülhamit zamanında tüm büyük şehirlerde birer saat kulesi yapılması için ferman yayınlanmış. 10 metre yüksekliğindeki kule de bu fermanın sonucu olarak 1906’da inşa edilmiş.

 

Kayseri Saat Kulesi, aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk'ün Kayseri ziyaretinde halka konuşma yaptığı yer olmasıyla da tarihi bir öneme sahip. Kurtuluş Savaşı döneminde Anadolu ve Rumeli Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti şubesi olarak hizmet vermiş olan küçük bir ofis bölümü  var.

 

  8 -Atatürk heykeli

 

   9-Bürüngüz Camii

 

1977 yılında Kayseri Cumhuriyet Meydanı’nda hizmete açılan Bürüngüz Camii ,klasik Osmanlı mimarisinin yansıtır. Cami, tasarımı, yüzlerce yıllık mescidi ve 4 büyük kubbesiyle görülmeye değer

 

10-Kayseri Kapalı  Çarşı ve Kazancılar Çarşısı

 

 

Eski Osmanlı mimarisi kullanılarak 1497 yılında inşa edilen ve 15 farklı bölüm-1800 tane dükkandan oluşan çarşı, İstanbul Kapalı Çarşı’dan sonra Türkiye'nin en büyük ikinci kapalı çarşısı olması ile ünlü. Haftanın her günü 08.00-19.00 saatleri arasında acık.

 

 

Kapalı çarşıda  birkaç yiyecek dükkânı, bolca kuyumcu ve çok sayıda genelde giysi dükkanları var. Albenisi yok.

 

Kazancılar çarşısında ise çok kuyumcu ve bitimine doğru pastırma ,sucuk ve çimen dükkanları var.

Tarih boyunca pek çok büyük yangın atlatan çarşı, her defasında onarılarak yeniden açılmış

 

11-Kayseri Yeraltı Çarşısı

 

Sıradan bir yeraltı çarşısı.

Anadolu'nun en önemli ticaret şehirlerinden biri olan Kayseri'de yüzlerce çeşit ürünü bir arada bulmak ve alışveriş yapmak için 1979 yılında hizmete açılmış.10.000 m2 gibi büyük bir alana yayılan çarşıda 200’e yakın dükkan var. Modern mimarisi ile dikkat çeken çarşının içinde Kayseri’ye özgü yiyecek ve baharatlardan halılara ve kilimlere, elektronik eşya ve ayakkabılardan tekstil ürünleri var.

 

 12-Kayseri Kalesi

 

M.S. 3. yüzyılda Roma döneminde inşa edilen, Bizans döneminde daraltılan ve Anadolu Selçuklu döneminde geliştirilen, . Karamanoğulları ve Osmanlı Dönemi’nde iki kez onarılan bu yapı, tam bir ortaçağ kalesidir. İç kale ve dış kale olarak iki farklı bölümden oluşan devasa yapının etkileyici burçları, kuleleri  ile görülmeye değer. .

 Ülkemizin en iyi korunan şehir kalesi konumundaki yapıdır.

 

   A-Arkeoloji Müzesi: Son derece iyi düzenlenmiş zengin bir müze, her gün  08.30 - 17.30 arası açık.

Pazartesi günü de tek açık olan müze.

 

Frig, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait eserlerin de sergilendiği tarih öncesi çağlardan Osmanlı dönemine kadar pek çok medeniyetten izler taşıyan Kayseri Arkeoloji Müzesi, Kayseri ve çevresindeki antik kentlerde yapılan kazılarda elde edilen eserler arasında Tunç Çağı mermerleri, Asur Koloniler Çağı’na ait çarpıcı sikkeler, etkileyici yazılı tabletler, el sanatı ürünleri, vazolar ve mühürler sergileniyor.

 

müzenin 8.700 m2 büyüklüğündeki bahçesinde ise devasa taş heykeller, mezar stelleri ve lahitler var.

 

 

13-Zeynel Abidin Türbesi

 

Hz. Muhammed'in torunlarından olan ve 1414 yılında Kayseri'de vefat eden Zeynel Abidin için 1886 yılında Sultan II. Abdülhamit zamanında mezarı üzerine bugünkü yerde klasik Osmanlı mimarisi ile kare planlı ve kubbeli olarak inşa edilmiş. türbenin içinde İmam Sultan olarak da bilinen Zeynel Abidin’in etkileyici el oymaları ile süslü sandukası yer alıyor. Kapısındaki Sultan II. Abdülhamid tuğrası var.

 

 

III- Kültür Yolu:

 

 Belediyenin hazırladığı harita ve açık sarı yol ile Hunat Hatun Külliyesinden  itibaren gezilecek yerleri yürüyerek çok rahat gezebiliyorsunuz.

Bu yol haritasını Gevher Nesibe müzesi ve Hunat Hatun Külliyesinden alabilirsiniz.

 

1-Hunat Hatun Külliyesi:

 

Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad’ın eşi Mahperi Hatun (Hunat Hatun) adına 1238 yılında kesme taşlarla ve Sultan II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in annesi Mahperi Hunat (Hatun) tarafından yaptırılmış.

İçinde cami, medrese, hamam, kümbet ve çeşmeden oluşan birimleri var.

Üstü açık kare planlı bir avlu çevresine sıralanmış medrese odalarından oluşuyor. Uzun yıllar dini eğitimlerin verildiği yapı, 1969 yılında arkeoloji müzesi ve daha sonra da etnografya müzesi olarak hizmet vermeye devam etmiş. Günümüzde restore edilen ve yöreye özgü el sanatı ürünlerinin satıldığı bir çarşı olarak kullanılıyor.

 

 Hemen yanında da Hunat Hatun Kültür Merkezi var.

 

.

 

2-Sultan Hamamı:

Onarımdaydı.

 

3-Ataturk evi Müzesi:

Giriş ücretsiz. Pazartesi kapalı. Diğer günler 08.30-17.30 arası açık.

 

İmamzade Raşit Ağa’nın evinde 1919 yılında Heyet-i Temsiliye Reisi misafir edilmiş. Konak o günlerdeki dekorasyonu korunarak müzeye çevrilmiş.

Her oda, Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait bir anıyı yaşatıyor

 

 19. yüzyılda inşa edilen, klasik bir Kayseri konağı olan İmam zade Raşit Ağa Konağı’nda 1983 yılında ziyarete açılmış.19. yüzyıl dönem mobilyalarıyla süslü müzenin koleksiyonlarında Mustafa Kemal Atatürk'ün Kayseri ziyareti sırasında çekilen fotoğrafları ve Atatürk'ün balmumu heykelinin yanı sıra kişisel eşyaları ve tarihi belgeler de sergileniyor.

 

4-Cıncıklı Camii

 

5-Güpgüpoğlu(Etnografya Müzesi)

 

Pazartesi günleri kapalıDiğer günler 08.30-17.30 arası açık.

 

 

Devlet memuru, şair ve bestekâr Ahmet Mithat Güpgüpoğlu tarafından düzenlenen konak, Etnografya Müzesi olarak kullanılıyor.

 

Taş Oda Konağı olarak da bilinen ve 1419 yılında inşa edilen Kayseri’nin en güzel konaklarından birinde hizmet veren Güpgüpoğlu Konağı Etnografya Müzesi Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait pek çok tarihî eserin de sergilendiği; şehrin yüzlerce yıllık gelenekleri, görenekleri, kültürü, zengin mutfağı, yöresel giysileri ve yaşam tarzını yansıtıyor.

 

Haremlik ve selamlık olarak iki bölüme ayrılmış tarihi konağın çarpıcı koleksiyonlarında Osmanlı dönemi günlük yaşam tarzını yansıtan balmumu heykellerden antika eşyalara, el dokuması Kayseri halı ve kilimlerine kadar pek çok objeyi görebilirsin.

 

6-Alaca Kümbet :

 

Alaca Kümbet 1280’de Emir Cemaleddin bin Muhammed tarafından kesme taştan yaptırılmış. Kümbetin üzerinde piramit şeklinde bir külah var.

 

Dış bölümleri geometrik şekiller ve bitki desenleriyle süslenmiş anıtsal yapıyı ziyaret ederek Selçuklu ve Beylik dönemi mimari özelliklerini yakından inceleyebilirsin.

 

 

7-Seyh Tennuri Camisi ve Türbesi:

 

8-Emir Sultan Mescidi:

 

9-Emir Ali Kümbeti

 

Kayseri’ye bir dönem egemenlik kurmuş Eretna Beyliği hükümdarı Emir Erdoğmuş için yaptırılan kümbet, Seyyid Burhaneddin Türbesi’nin hemen yanında yer alıyor. 1351 yılında inşa edilen kümbe t, 1955 yılında restore edilerek ziyarete açıldı. Halk arasında Pişrev Ali Türbesi olarak bilinen ve türbenin altındaki mumyalık bölümü var. Kemerli kapısı, sivri kemerleri ve dönem özelliklerini yansıtan taş süslemeleriyle de ilgi çeken kümbet.

 

10-Meryem Ana Surp Astvadzadzin Kilisesi (Belediye Kutuphanesi- Cumhurbaşkanlığı Abdullah Gül Müze ve Kütüphanesi -):

 

Pazartesi 09:00–17:30 açık görünüyor.

İçeri girmek için 40TL ücret istediler. Sadece girişten bakabildim.

 

 

Yapılış tarihi tam olarak tarihi bilinmese de 1600’lü yıllarda yapıldığı yüzyılda inşa edilmiş olduğu düşünülen Kilisesi, restore edilerek  modern bir kütüphaneye çevrilmiş.

 

11-Han Camii:

 

12-Ahi Evran Zaviyesi(Esnaf ve  Sanatkarlar  Müzesi):

 

 

13. yüzyıl başlarında Kayseri'ye gelen ve Anadolu'nun en önemli ticaret birliklerinden biri olan Ahilik Teşkilatını kuran Ahi Evran’dan ismini alan Ahi Evran Esnaf ve Sanatkarlar Müzesinde yüzlerce yıllık el sanatı ürünleri, yöresel giysiler, el yapımı deri ürünleri ve meslekî aletlerin sergilendiği müzenin 4 farklı galerisinde 500'den fazla eser sergileniyor.

 

Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen müzede, çeşitli mesleklerin araç ve gereçleri ve mahalli eşyalar sergilenmektedir. Ahilik teşkilatının kurallarını ve işleyişini anlatan bu müzede, Ahi Evran tarafından kullanılan deri terbiye taşını da görebilirsiniz. 

 

13-Doner Kümbet (Şah Cihan Hatun Kümbeti)

 

1276 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubad’ın kızı Şah Cihan Hatun için yaptırdığı Döner Kümbet, Üzerindeki çift başlı kartal, kanatlı pars, kanatlı aslan ve Selçuklu simgelerinden hayat ağacı taş oymaları olan kümbet’in 12 yüzeyi,bitkisel ve geometrik motiflerle süslü. 1980 yılında koruma altına alınmış.

 

 

 

14-Seyyid Burhaneddin Hz Türbesi ve Tarihi Mezarlık:

 

Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin hocası olan Seyyid Burhaneddin,

hayatının son dönemlerini Kayseri'de geçirmiş  ve burada vefat etmiştir.

Selahattin Seyit Burhanettin’in mezarı, 1894 yılında türbe haline getirilerek ziyarete açıldı. Çevirisinde k,  rengarenk çiçekler ve asırlık çınarlarla çevrili türbe ve mezarlık görülmeye değer.

 

15-Sivil Mimari( Taşçıoğlu,Çalika Konağı,Şaban Polater Evi):

 

Üçü de birbirinden harika olan üç taş eski bina.

 

16-Lala Paşa Camii

 

17-Selahattin Hamamı

 

Sadece erkeklere açikti.

 

18-Surp KrikorLusavorić Kilisesi:

 

Artık cemaati kalmadığından bu eski ve çok güzel mimarisi olan  kiliseye bakan sadece bir Ermeni vatandaş   ilgileniyordu. Rica ettiğinizde gezebiliyorsunuz.

 

19-Milli Mucadele Muzesi(Tarihi Kayseri Kisesi-Taş Mektep

 

Pazartesi günleri kapalıDiğer günler 09.00-17.00 arası açık.

 

Haziran, temmuz, ağustos ve eylül 09.00 - 19.00 arası açık.

 

 

II. Abdülhamit Döneminde Osmanlı’nın önemli şehirlerinde ‘idadi’ ismiyle açılan liseler arasında bulunan ve 1904 yılında Sultan II. Abdülhamid Döneminde kesme taştan inşa edilen  ve 1893 yılından bu yana eğitimin verildiği Kayseri Lisesi, Türkiye’de önemli görevler üstlenen pek çok ismi mezun etmiş. Okul,  Turgut Özal ve Abdullah Gül  gibi iki Cumhurbaşkanı mezun etmiş.

 

Bu tarihi lise,1920-1921 döneminde hiç mezun verememiş olması. Çünkü bütün öğrencileri Sakarya Savaşı’nda şehit olmuş.

 

Kayseri Lisesi, Kurtuluş Savaşı döneminde Ankara’nın işgal edilme riski olduğundan

1921 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Kayseri'ye taşınma kararı aldığında kullanılan bu taş maktep bir dönem Millet Meclisi olarak ta kullanılmış.

 

 

1924’te Mustafa Kemal Paşa ve eşi Latife Hanım Kayseri’ye gelmiş. Kayseri Lisesi’nde öğrencisi Behçet Kemal’in yaptığı konuşmanın ardından Mustafa Kemal’i çok duygulandıran bir müsamere sergilenmiş. Mustafa Kemal Paşa memnuniyetinin ifadesi olarak okula bir yağlıboya tablosunu hediye etmiş.

 

Bu tarihi lise, onarılarak  2016 yılında Kayseri Milli Mücadele Müzesi olarak hizmet vermeye başlamış.,

Birinci katında lisenin geçmişini ve Kurtuluş savaşını anlatan bölüm var.  Sakarya savaşında ölen öğrencilerin diploma ve askerlik i künyeleri çok etkileyici .

 

Müzede Kurtuluş Savaşı, Anadolu’nun milli mücadeleye katkısı, milli mücadele kahramanları ve okulda yetişen önemli şahsiyetlerin balmumu heykelleri sergileniyor.

20-Tarihi Kayseri Mahallesi:

 

Setenönü’nde, yüzlerce yıllık dar ve çıkmaz sokaklarda sıralanan ahşap aksanlı tarihi taş konaklar, belediye tarafından onarılarak  Kayseri geleneklerinin ve eski yaşam tarzının yansıtılmaya çalışılmış..

 

 

En güzel örneklerini Gündoğdu Sokak üzerinde görebileceğin Kayseri evleri, hem Selçuklu hem de Osmanlı dönemi mimari özelliklerini yansıttığı  bu evlerin bazıları, müze, kafe veya butik otel olarak hizmet veriyor. 88 dönüm arazi üzerine kurulan bu eski Ermeni mahallesi; bakkal, berber, fırın gibi küçük esnafın yeniden canlandırılmaya çalıştırılmış

 

21-Setennönü(Çömlekçi) Hamamı:

 

22-Gülük Camii ve Medresesi

 

Şehrin en eski yapılarından biri olarak 12. yüzyılın ilk yarısında inşa edildiği düşünülen Gülük Camii ve Medresesi, Beylik dönemi ile Selçuklu dönemi mimari özelliklerini yansıtan etkileyici bir yapı. Kesme taşlarla inşa edilmiş kalın duvarları, kabartma taş oymalarıyla süslü giriş kapısı ve sade iç dekorasyonları ile dikkat çeken cami ve medresede uzun yıllar dinî eğitim verilmiş. İç bölümlerindeki Selçuklu dönemi çini süslemeleri, geometrik şekiller ve bitkisel desenler var.

 

23-Hatiroglu Camii:

 

24-Hatuniye Medresesi:

25-Kadi Hamamı:

26-Melik Mehmet Gazı Türbesi:

27-Ulu Camii(Camii-Kebir):

 

28-Kayseri Ulu Camii

 

Cami Kebir veya Sultan Camii olarak da bilinen ve Danişmentliler döneminde 1143 yılında antik bir kiliseden dönüştürüldüğü tahmin edilen Kayseri Ulu Camii, Selçuklu ile Osmanlı dönemlerinde de bazı değişikliklere uğramış ve genişletilmiş

camii, Bizans ve Roma mimarisinden de izler taşıyan sütunlarıyla dikkat çekiyor.

 

 

29-Raşit Efendi Kütüphanesi:

El yazmaları ile ünlü.

 

30-Vezirhan- Gönhan:Onarım nedenin ile kapalıydı.

 

31-Pamukhan:Kocaman pamuk balyalarının olduğu küçük bir han.

 

32-Bedesten:Onarım nedenin ile kapalıydı.

 

 

Kayseri Bedesteni. 9 kubbeli ve dört köşe planlı olarak 1497 ile 1498 yılları arasında inşa edilen ve yüzlerce yıl boyunca kumaş satıcılarına ev sahipliği yapmış.. İçerdeki taş  dükkanlarda yöresel giysilerden Kayseri’nin ünlü el yapımı halı ve kilimlerine, antika eşyalardan bakır ürünlerine kadar onlarca çeşit ürün   satıldığı  bedesten onarımda olduğundan kapalıydı.

 

 Cumhuriyet Meydanına dön.

 

 

 

IV-Diğerleri (Kültür yolu haritasında olmayanlar )

 

.

 

-Forum Kayseri

Haftanın her günü 10.00-22.00 arası açık.

 

 

Tramvay ile büyükşehir durağında indiğinizde hemen karşınıza çıkıyor. Her yerde gördüğümüz alışveriş merkezi.

Ulusal ve uluslararası markaların satıldığı 200'den fazla mağazası, Kayseri ve dünya mutfaklarından lezzetler tadabileceğin onlarca restoranı, şık kafeleri, sinema salonları ve dinlenme  alanları var.

 

 

Kadir Has Kent ve Mimar Sinan Müzesi

 

Kayseri Havalimanı yolu üzerinde modern mimarisiyle dikkat çeken Kadir Has Kent ve Mimar Sinan Müzesi, modern müzecilik anlayışıyla 2003 yılında ziyarete açıldı. Fuar Kültür Parkı içinde gezebileceğin ve Türkiye'nin ilk dijital sergilerine ev sahipliği yapan müzede Kayseri kent mimarisinin yanı sıra Kayseri'de doğan ünlü usta Mimar Sinan’ın şaheserlerinin örneklerini de inceleyebilirsin.

 

Şirin Aquapark

 

Haftanın her günü 10.00-21.00 arası açık.

 

Sıcak yaz günlerinde hem serinlemek hem de sevdiklerinle zaman geçirmek için gidebileceğin en popüler yerlerden biri de Şirin Aquapark. Kadınlar için ayrı bölümleri bulunan su parkı, her yaş grubu için uygun kaydıraklar, güvenlikli çocuk havuzları, güneşlenme terasları, restoranlar ve kafeler ile özellikle yaz aylarında tamamen doluyor.

 

 

 

Agios Prokopios Kilisesi

 

1857 tarihli, bir Ortodoks Kilisesi. Kilise mübadele sonrası kapatılıp depo olarak kullanılmaya başlanmış ama daha sonra restorasyonu yapılıp yeniden ziyarete açılmış. Şu an aktif olarak ibadete açık değil ama mübadele sonrası kendi şehirlerini terk etmek zorunda kalan mübadiller ziyarete geldiklerinde ibadete açıldığı oluyormuş.

 

 Bezirhaneler

 

Bezirhaneler, Kayseri çevresinde yaygın şekilde görülen, içinde adına “zeyrek” denen yabani keten tohumunun yağını çıkarmak için kullanılan seten taşı denilen devasa değirmen taşının olduğu yeraltındaki üretim haneler. Zamanında bu bölge Osmanlı’nın sanayi bitkisi olarak bolca ekimini yaptığı ve sabun ve boya sanayinde kullanılan beziryağı üretimi yaptığı yerlerdenmiş.

 Ağırnas’a geldiğinizde ücretsiz içeri girip gezebiliyorsunuz.

 

 

Anadolu Harikalar Diyarı:(Eglence merkezi)

 

Haftanın her günü 10.00-22.00 arası açık.

 

Tramvay ile “Harikalar durağında inerseniz  su parkı, buz pateni ,lunaparklar gibi güzel vakit geçireceğiniz her birim burada

Onlarca vahşi hayvana ev sahipliği yapan Kayseri Hayvanat Bahçesi'nin yanı sıra korku tünelleriyle ilgi çeken lunapark, çocuk oyun alanları, buz pateni pisti ve binicilik tesisleri de bulabileceğiniz temalı park, 800.000 m2 geniş bir alana yayılıyor.

 

 

 

1-Mazakaland Eğlence Merkezi(Lunapark)

Kış aylarında kapalı

 

Yaz aylarında cumartesi ve pazar günleri 12.00-19.00arası açık.

 

Kayseri'nin en büyük ve Anadolu'nun ilk temalı parkı olan alan Mazakaland Eğlence Merkezi, 70.000 metrekareden büyük bir alana yayılıyor. Yetişkinlere ve çocuklara özel pek çok farklı bölümü bulunan eğlence merkezinin yapay gölünde gondollarla gezilere çıkabilir; go-kart, hızlı tren, çarpışan arabalar, dönme dolap ve paintball gibi pek çok farklı eğlencenin tadını çıkarabilirsin. Afrika, Uzak Doğu ve Antik Roma gibi ilginç bölümleri  var.

 

 

 

2-Kayseri Hayvanat Bahçesi

Girişi 30 TL olan geniş bahçe, alana yayilmiş   .

Şehri gezerken keyifli zaman geçirebileceğin en popüler yerlerden biri de 2013 yılında hizmete açılan Kayseri Hayvanat Bahçesi. 160’tan fazla türde binlerce hayvana ev sahipliği yapıyor.Aynı zamanda sahipsiz hayvanlar için barınma ve doğal yaşam merkezi olarak da hizmet veriyor.

 

.

3-Kayseri Bilim Merkezi

 

Pazartesi günleri kapalıDiğer günler 09.00-17.00 arası açık.

 

2016 yılında hizmete açılan Kayseri Bilim Merkezi, hem bilim ve teknoloji meraklılarının hem de çocuklu ailelerin keyifle gezebileceği yer.. 4.000 m2 açık, 3.000 m2 kapalı sergi alanları, planetaryum (gezegen evi), laboratuvarlar ve atölyelerin yanı sıra bilim temalı kalıcı sergileriyle de ilgi gören merkezde interaktif bilim şovları izleyebilir veya astronomi eğitimleri de alabilirsin.

Kayseri Bilim Merkezi, yıl boyu düzenlenen etkinlikleri ve workshoplarıyla her zaman hareketli. Çocuklar için 3 boyutlu sinema salonları ile devasa teleskopları da bulunan ve Tübitak tarafından da desteklenen Kayseri Bilim Merkezi sevdiklerinle güzel zamanlar geçirebileceğin yerlerden.

 

 

Diğer medrese,külliye, camil ,türbe ve kümbetler:

 

Türbe ve Kümbetler:

 

Türk-İslam mimarisinde kümbet ve türbe ikisi de mezar yapısıdır, ama mimari biçimleri ve kökenleri farklıdır.

Türbe

Genel olarak önemli kişilerin mezarları için yapılan anıt mezarlara denir.

Özellikleri:

Genellikle yuvarlak, kare veya çokgen planlı olabilir.

Üstü çoğunlukla kubbe ile örtülüdür.

Osmanlı döneminde yaygınlaşmıştır.

Daha sade veya klasik İslam mimarisi etkisi taşır.

Örnek:

Yeşil Türbe

Mevlana Türbesi

Kümbet

Özellikle Selçuklu döneminde görülen özel bir tür anıt mezardır.

Özellikleri:

Genellikle silindirik veya çokgen gövdeli olur.

Üst kısmı dışarıdan bakınca külah/conik çatı şeklindedir.

Alt katta cenazenin bulunduğu mumyalık (kripta) bölümü bulunur.

Orta Asya Türk mimarisinin etkisini taşır.

Örnek:

Döner Kümbet

Mama Hatun Kümbeti

Kısa fark özeti

Özellik

Kümbet

Türbe

Dönem

Daha çok Selçuklu

Daha çok Osmanlı

Çatı

Külah/conik

Kubbe

Köken

Orta Asya Türk geleneği

İslam anıt mezar geleneği

Alt kat

Genellikle mumyalık var

Her zaman olmayabilir

Kayseri’de çok sayıda Selçuklu kümbeti bulunduğu için şehir bu mimariyle özellikle ünlüdür. Özellikle Hunat Hatun Külliyesi çevresindeki yapılar güzel örnekler sunar.

 

1-Çifte Kümbet

Tramvay ile gidebilirsiniz.

I. Alaeddin Keykubad’ın eşi ve Eyyubi Hükümdarı Melik Adil’in kızı Adile Sultan için 1247 ile 1248 yıllarında inşa ettirilen kümbet, klasik Selçuklu mimari özellikleriyle dikkat çekiyor. Sekizgen planlı ve kubbeli olarak tasarlanan Çifte Kümbet, kemerli kapısı, el yapımı taş süslemeleri ve günümüze kadar sağlam kalmış çarpıcı mimarisiyle görülmeye değer güzellikte.

 

2-Sırçalı Kümbet

 

Onlarca tarihi hazineye ev sahipliği yapan Melikgazi'de Hunat Mahallesi'nde bulunan Sırçalı Kümbet, 14. yüzyıl başlarında Eretna Beyliği kurucusu Alaaddin Eretna’nın babası için inşa ettirdiği anıtsal bir yapı. Kesme taşlar kullanılarak tasarlanan, Selçuklulara özgü taş süslemeleri ve yuvarlak kubbesiyle dikkat çeken kümbet, ismini sırça süslemelerinden alıyor.

 

3-Köşk Medresesi

 

Kayseri ve Orta Anadolu’da uzun süre hakimiyet kuran Eretna Beyliği’nin kurucusu Alaeddin Eretna tarafından inşa ettirilen başka bir etkileyici yapı da Melikgazi ilçesinde Gültepe Mahallesi'nde yer alan Köşk Medresesi. Geniş avlusunda hükümdarın eşi Sulipaşa Hatun için yaptırılan türbenin de bulunduğu yapı, 1339 yılından beri sağlam bir şekilde ayakta kalmayı başarmış. Uzun süre dini ve ilmi eğitimlerin verildiği odalarını gezebileceğin Köşk Medresesi’nde Eretna ve Anadolu Selçuklu dönemine özgü taş işçiliğini de yakından görebilir

 

 

 

 

PİKNİK ALANLARİ  ve DAHA UZAKLAR

 

Kayseri'de Piknik Yerleri:

 

 

 

 Kadir Has Kültür Parkı : Çok sayıda kişi tarafından tercih ediliyor. 

 

Beştepeler Mesire Alanı

 

Kayseri merkezine en yakın yeşil alanlarından biri de panoramik şehir manzaraları izleyebileceğin

dev şelale ve çok sayıda kamelyanın yanı sıra basketbol sahaları da bulunan

 

Çam ormanlarıyla çevrili, tertemiz havasıyla özellikle yaz aylarında serin havada piknik yapmak isteyen ailelerle doluyor.

 

Mesire alanında gün batımı Kayseri’yi izleyebileceğin seyir terasları, organik ürünlerle kahvaltı yapabileceğin kır bahçeleri, yürüyüş parkurları, bisiklet yolları da var.

 

Kıranardı Kent Ormanı (Kayseri Kent Ormanı)

 

 

Hisarcık’ta bulunan Barbekülü kamelyaları, restoranları, sosyal tesisi, otoparkı ,

 

açık hava tiyatrosu, göleti, piknik alanları ve kır evi bulunan  bu piknik alanı

 

Melikgazi ilçesinde Yayla Yolu Caddesi üzerinde uğrayabileceğin Kıranardı Kent Ormanı, şehrin kalabalığı ve gürültüsünden uzaklaşmak için gidebileceğin yeşil alanlardan.

Erciyes Dağı ve Kayseri'nin kuş bakışı manzaralarını sunan seyir terasları, yürüyüş yolları, sevimli ördeklerin yüzdüğünü göletleri, bitki çeşitliliği ve şehre hakim tepelerde sıralanan çardaklarıyla keyifli bir doğa gezisi sunan Kıranardı Kent Ormanı’na özellikle akşam gezilerinde uğrayarak ışıl ışıl Kayseri manzarasını görebilirsiniz.

 

 

 

Yamula Barajı

 

Kayseri merkezine 25 kilometre uzaklıkta Kızılırmak Nehri üzerine inşa edilen Yamula Barajı, manzarasıyla keyifli zaman geçirebileceğiniz n

bir yer. Balık bolluğundan dolayı Kayseri'de düzenlenen balıkçılık turlarının merkezlerinden biri olan Barajı’nın çevresinde de  alabalık çiftlikleri var.

 

    Hürmetçi Köyü, hacılar  ve Sazlığı

 

    Kayseriden Ürgüp’e giderken  hemen yoldan biraz içeride,  Kayseri’den 17 kilometre uzaklıkta yer alan bu köy, eskiden Erciyes Dağı'nın manzarasının gören ovalarda özgürce koşan köylülerin iş göremez halde olan ya da bakamadıkları atları doğaya salması ve onların zaman içinde çoğalmalarıyla oluşan vahşi at kolonilerinin yani toz bulutu içinde koşan yılkı atlarıyla ünlüydü.Dünyanın her yerinden atların fotoğraflarını çekmek isteyenler ziyaret edermiş.. Ama uyanık Hürmetçi köyü halkı,  yılkı atlarını toplayarak sahiplenmiş.

Atları bir yere toplayıp sonra fotoğraf çektirerek para alıyorlarmış.

 

Ayrıca köy, doğa yürüyüşleri, kamp ,kahvaltıları ve yöresel lezzetleri  ile de ünlü.

Özellikle köyün manda ürünlerinden oluşan kahvaltısı da çok ünlü.Hafta sonları çok kalabalık oluyormuş.

 

 

Gesi Bağları

 

Tramvay İldem5 durağında inip otobüs ile 10 km sonra  eskiden ilçe olan şimdi Melikgazi ilçesine bağlı olan Gesi Mahallesi'nde izniniz,

Yemyeşil vadisi ve tarihi taş  evleri var ama artık uzun bağlarını çok zor bulabiliyorsunuz.

 

 Çöl Gölü

  Kayseri’nin İncesu ilçesi sınırlarında yer alan 27 kilometre uzunluğundaki Çöl Gölü, kuraklıktan dolayı tamamen kurumuş durumda ve benzersiz çöl manzarasıyla çok ilginç bir manzaraya sahip. Deniz seviyesinden 1.045 metre yükseklikte yer alan ve Ankara ile Kayseri arasında uzanan göl,. karlı dağların eteklerinde uzanan çöl manzaralarıyla ilginç . Çöl Gölü, yılın her mevsimi fotoğraf safarileri ve ATV turları yapabilirsiniz.

 

Şeker Gölü(Keykubat Gölü)

 

 

İsmini eski bir şeker fabrikası arazisinde yer almasından alan Şeker Gölü, çevresindeki Anadolu Selçuklu dönemi yapılarından dolayı halk arasında Keykubat Gölü olarak da biliniyor. Keykubat Dağı eteklerinde güzel bir manzara sunan ve hemen yanında inşa edilmiş I. Alaeddin Keykubad’ın yazlık köşkü için de sıkça ziyaret edilen Şeker Gölü, iyi düzenlemiş yürüyüş yolları, mesire alanları, göl manzaralı restoranları ve kafeleri ile Kayseri’nin sevilen gezi alanlarından biri.

 

Düğün, nişan ve özel kutlamalar gibi pek çok etkinliğin de gerçekleştirildiği göl, aynı zamanda Keykubat Dağı'nın çarpıcı manzaraları eşliğinde yürüyüş yapmak, yaz aylarında sandal ve teknelerle balık avlama turlarına katılmak veya çam ormanları arasında göl kenarında olta balıkçılığı yaparak dinlenmek için de tercih edebileceğin yerler arasında

 

 

 Palas Tuz Gölü

 

Tuzla Gölü olarak da bilinen ve Sarıoğlan ilçesi sınırlarında yer alan Palas Tuz Gölü, 25 km2 geniş bir alana yayılıyor. Türkiye'nin tuz ihtiyacının bir bölümünü karşılayan göl, Palas Ovası'nın en düşük noktası ve çevresini saran karlı dağların benzersiz manzarasıyla ünlü. Bembeyaz kıyılarında keyifli yürüyüşler yapabilirsiniz. Aynı zamanda M.Ö. 2000 yıllarına kadar uzanan ve Hititlerden Osmanlılara kadar pek çok medeniyetten izler taşıyan yerleşim alanlarıyla da Kayseri tarih ve kültür gezilerinin sevilen adresleri arasında.

 

 1993 yılında 1. derece doğal sit alanı ilan edilerek koruma altına alınan Palas Tuz Gölü, şifalı çamurları için de sıkça ziyaret ediliyor. Onlarca kuş türünü yakından görme şansı bulabileceğin seyir terasları ve göl çevresi boyunca uzanan yürüyüş yollarıyla dinlendirici bir doğa gezisi sunuyor.

 

Özkonak Yeraltı Şehri

 

Haftanın her günü 08.00-21.00 arası açık. Avanos2a da yakın sayılır.

 

Şehre yaklaşık 75 kilometre uzaklıktaki Özkonak Yeraltı Şehri, Kayseri’ye en yakın antik yerleşim yerlerinden biri olarak çok ziyaret ediliyor. Bölgeye özgü yumuşak kayalar oyularak inşa edilen ve 3.000 rahibin bir arada yaşadığı düşünülen yer altı şehrini gezerken metrelerce uzanan tüneller, devasa sürgülü taş kapılar, mabetler, yaşam odaları ve iç bölümlere temiz hava girmesi için tasarlanmış mühendislik harikası hava bacaları arasında unutulmaz bir gün geçirebilirsin.

 

M.Ö. 400’lü yıllarda yapılan ve sonraki dönemlerde geliştirildiği düşünülen Özkonak Yeraltı Şehri, İdiş Dağı yamaçlarından güzel manzara sunuyor.

 

 

 

Tekir Yaylası

 

Deniz seviyesinden 2 bin 215 metre yükseklikte yer alan yayla, Kayseri’den ise bin 200 metre yükseklikte. Erciyes Dağı’nın kuzeyinde 700 metre uzunluğundaki dağ buzuluna da ev sahipliği yapan Erciyes Dağı eteklerinde uzanan Tekir Yaylası, yazın en sıcak günlerinde bile serin, tertemiz havası ve kamp alanları ile  ile  ünlü.

 

İlkbahar ve sonbahar aylarında rengârenk çiçekleri, ahşap yayla evleri görülmeye değer.

 

 

 

ILÇELER

 

1-TALAS

Kayseri’ye 12 km uzaklıkta bulunan ve 2000 yıllık bir yerleşim yeri olan Talas, Erciyes Dağı’nın komşusu Ali Dağı’nın eteklerindeki Talas, Ermeni, Rum ve Türklerin tehcir ve mübadele dönemlerine kadar birlikte yasadığı gezilmeye değer ilçelerin başında geliyor.

Aşağı Talas ve Yukarı Talas olarak iki ayrı bölümden oluşmuş.

1-Aşağı Talas’ta ise Müslümanlar yaşamış. Harman Camii, 

Ali Saip Paşa Camii, 

2-Yukarı Talas’ta ağırlıklı olarak Ermeniler ve Rumlar yaşamiş.

 

I- Talas içi

 

 

Maalesef kurban bayramı nedeniyle binaların içini kapalı. Olduğundan dolayı gezemedim.

Tramvay Cemil Baba son durağında indikten sonra yürüyerek

 

  1 -Osmanlı Sokağı

 

Taş işçiliğinde usta olan Ermenilerin  taş ile yaptıkları cami, kiliseden devşirme camilerin ,sarnıç ve çeşmelerin yoğun olduğu, çoğunun kafelere dönüştürüldüğü tarihi sokak.

 

Ana yola çıkıp biraz daha ileride

 

2-Yaman Dede Kültür Ve Sanat Evi:

 

Talas’taki bu taş konak, Talaslı tüccar ve Rum bir ailenin avukat oğlu olan ve asıl adı Diyamandi olan 1887 doğumlu Yaman Dede’nin, Talas Belediyesince restore edilerek kültür evi olarak ziyarete açılmış konağı.

Yaman Dede, zamanında eğitim için gittiği İstanbul’da İmam Hatip ve Yüksek İslam Enstütüsü’nde Farsça öğrenmiş ve Mesnevi öğretisini benimsemiş. Ellili yaşlarında kendi isteği ile Müslüman olmuş ve okullarda Farsça dersleri vererek geçimini kazanmış.

 

Talas halkı tarafından çok sevilen sayılan biri olmuş. O öldükten sonra da anısına, Selçuklu mimarisinden esinlenilen konağı da restore edilerek kültür evine çevrilmiş. Konağın içindeki odalarda, Talas yöresi günlük yaşamından çeşitli kesitler, cansız mankenlerce canlandırılmış. Konağın açılış kapanış saati: 10.00 – 17.00. Giriş ücretsiz. 

Yukarıya doğru

 

3-(Yaman Dede Camii (Panaya Kilisesi)

 

1886 yılında Sultan II. Abdülhamid döneminde Panaya Kilisesi olarak inşa edilen yapı, 1925 yılında Yaman Dede Camii ismini almış. Rum kilisesi olarak inşa edilen ve klasik Rum dönemi mimari özelliklerini yansıtan yapı, kilise görünümüyle ilginç.

 

Günümüzde iç bölümleri harabe halinde olan Yaman Dede Camii, dış mimarisiyle ilginç.

 

 Yaman Dede Camii’nde Rum, Ortodoks ve klasik Osmanlı mimarisinin birleşimini yakından görebilirsin.

 

4- Amerikan koleji: Daha da yukarıda.Ama artık belediye içini gezmeye ve fotoğraflama ya izin vermiyordu.

 

II-Germir

 

İlki Elia Kazan’ın annesinin memleketi olan Germir, Talas’a  7 km uzaklıkta.

 

Burada her ne kadar harap şekilde de olsa Panaya Rum Kilisesi bulunmakta. Kilisenin Bu mahallede ayrıca Ermenilerden kalma çok çok güzel tarihi evler var sokaklarda dolaşırken o döneme ışınlanıyorsunuz.

 

III-Ali Dağı

 

Aracınız varsa Akçakaya veya Endurkuk’te ki  kafeye gidersen yürüyüş ve tırmanma yolları buradan başlıyor.

Eğer tramvay ile Kayseri’den Ali dağına gelmek istiyorsan Bahçeli durağında inip 10 dakika yürürsün dağın eteklerine ulaşırsın.

Kayseri merkezine sadece 17 kilometre uzaklıkta yer alan Ali Dağı, Kayseri’de Erciyes’ten sonraki ikinci büyük dağ.

Kuzey rüzgarları alan 2 tane yamaç paraşütü pisti, iyi düzenlenmiş yürüyüş yolları, dağ bisiklet parkurları, kamp alanları, kaya tırmanma, dağcılık ve fotoğraf çekme  aktivitelerin yanında şehrin panoramik manzarasını görebilirsiniz.

Hemen Ali Dağı mesire alanına çıkan yokuşun karşısında

 

A-Ali Dağı Yeraltı Şehri

Bayram nedeni ile kapalıydı.

Kayseri'de görmen gereken diğer bir tarihî hazine de 2010 yılında iç bölümleri düzenlenerek ve ışıklandırılarak turizme kazandırılan Ali Dağı Yeraltı Şehri. Günümüzden 1300 yıl önce, Kapadokya’daki yeraltı şehirlerinde olduğu gibi zamanında insanlar bu volkanik kayaları oya oya kendilerine yaşam alanları yaratmışlar. Yumuşak kayalar oyularak inşa edilen ve 180 metre uzunluğundaki tünelleri, taş salonları, şıra haneyi, mutfağı, güvercinlikleri ve şapeli görebiliyorsunuz. Bu geçişlerin bu kadar dar olmasının nedeni herhangi bir savaş anında düşmanın içeri teker teker girmesini sağlamakmış.T, eğile eğile geçip de sonuna vardığınızda karşınıza çıkan doğal kaynak suyu ile dolu bir sarnıçtan geliyor.

 

 

 

Bu yeraltı şehrinin 3500 senelik geçmişi var ama ziyarete 2010 yılında açıldığından daha birçok yeri henüz kapalı. Hem çökme tehlikesi olduğundan hem de henüz arkeologlarca keşif aşamasında.İçerisinin yaz kış hep 8 derece olması da ayrıca ilginç 

 Buradan yokuş aşağı biraz devam ettiğinizde

 

C-Yamaç paraşütü:

 

   Yamaç paraşütü  mayıs 2026 da 100 Dolardı. Yamaç paraşütüne uygun yamaçlarından 5.000 metreye kadar uzmanlarla yamaç paraşütü yapabileceğin ve Kayseri’nin kuş bakışı manzarasını görebilirsiniz.

·

 

 

 TALAS-REŞADIYE mahallesi: Eski taş binalar,ve duvarları,eski Ermeni kiliseleri ile gezilmeye değer mahallesi.

 

      1-Derevenk Vadisi

 

Araçla ulaşıma uygun olmayan ve sadece saīrp  uçurumlar arasından ilerleyen yürüyüş yollarıyla ulaşılabilen buz gibi dereleri, devasa kanyon duvarları, oyma mağaraları ve tarihi kiliseleri var.

 

       2-Talas-Reşadiye mahallesi  Akçakaya Köyü: Çok eski binaların olduğu, Sabancı'nın doğduğu ve büyüdüğü evleri olan  güzel bir köy:

   -Sabancı’nın büyüdüğü ev.

   -Somuncu Baba türbesi ve doğduğu ev

   -Akçakaya aşağı mahalle camii: Çok eski  bir camii.

 

 

 

 2-KOCASİNAN

 

Kayseri Yılanlı Dağ

 

Yılın her mevsimi doğa yürüyüşleri ve fotoğrafçılık turlarının düzenlendiği Yılanlı Dağ, yamaçlarından sunduğu panoramik Kayseri manzaralarını izleyebilirsiniz.Deniz seviyesinden 1.700 metre yüksekliğe kadar ulaşan ve birçok antik efsaneye konu olan Yılanlı Dağ kaya tırmanma, dağcılık, kampçılık ve dağ bisikleti gezileri gibi pek çok etkinliğe de ev sahipliği

 

 Tekgöz kaplıcaları

 

Kırşehir ile Kayseri arasında, şehre 50km uzaklikta

Yemliha Köyü’nde yer alan Tekgöz Kaplıcaları, 800 yıldan uzun zamandır hizmet veren ,mineral bakımından zengin suları, eklem ve kas sorunlarının yanı sıra kadın hastalıkları gibi onlarca rahatsızlığın tedavisi amacıyla da kullanılıyor.

 

Termal oteller ve sağlık tesislerinin bulunduğu kaplıca alanında termal havuzlar veya yüzlerce yıllık taş mimarili hamamlarda hem şifa bulabilir hem de yılın yorgunluğunu atabilirsin.

 

Tuna Parkı

 

Şehir merkezinden kısa bir yürüyüşle ulaşabilir. Güzel kokusundan dolayı halk arasında Mis Kokulu onlarca farklı endemik bitki türü ve çiçeklerle süslü peyzajlı bahçeleri var. Piçinde spor sahaları, çocuk oyun alanları, bisiklet ve yürüyüş yolları gibi yerler bulunuyor. 

Mimar Sinan Parkı

 

Kayseri'nin en sevilen parklarından ve buluşma noktalarından biri olan Mimar Sinan Parkı, Kocasinan ilçesinde Atatürk Bulvarı üzerinde bulunuyor. Şehrin kalabalığı ve gürültüsünden uzaklaşabileceğin peyzajlı çiçek bahçeleri, yürüyüş parkurları, koşu yolları, spor sahaları, geniş çocuk oyun alanları ve çay bahçeleri ile özellikle hafta sonları çok kalabalık olan Mimar Sinan Parkı’nın göletinde yaz aylarında su bisikletiyle geziler yaparak güzel zaman geçirebilirsin.

 

Berçin Yaylası

 

her yıl düzenlenen Dadaloğlu Şenlikleri ile ünlü Berçin Yaylası, dağ yamaçlarında sıralanmış ahşap yayla evleri, rengarenk yayla çiçekleri, serin ve oksijen seviyesi yüksek tertemiz havasıyla keyif alacağınız bir yer.

 Aynı zamanda organik ürünlerle hazırlanan kahvaltı ve yöresel lezzetleriyle ünlü.

 

3-PINARBAŞI

 

 

 Zamantı Irmağı

 

Kayseri merkezine 68 kilometre uzaklıktaki Pınarbaşı ilçesi sınırlarında yer alan ve Seyhan Nehri'ni besleyen en büyük kollardan olan Zamantı Irmağı, hem doğa içinde zaman geçirmek hem de doğa sporları yapmak için en çok tercih edilen yerler arasında. Bitki çeşitliliği ve vahşi yaşam zenginliği ile dikkat çeken Zamantı Irmağı, aynı zamanda bahar ve yaz aylarında  rafting yapabileceğiniz

51 kilometre uzunluğuna sahip ırmağın 15 kilometrelik zorlu rafting parkuru  var.

Etkileyici kanyonlar ve ormanlar arasında ilerleyen parkurda uzmanlarla rafting yapmanın yanı sıra kano ve sandallarla  gezebiliyorsunuz.Onlarca çeşit balığıyla bölgenin en popüler balık avlama noktalarından biridir.

 

Melikgazi Kalesi ve Türbesi

 

Zamantı Kalesi olarak da bilinen ve Kayseri'nin Pınarbaşı ilçesi sınırlarında yer alan Melikgazi Kalesi, siyah taşlarla çevrilmiş surları ile bölgeye hakim yüksek bir tepe üzerinde yer alıyor. Zamantı Irmağı ile Elbistan arasında uzanan ticaret yollarını gözetlemek ve savunmak amacıyla inşa edildiği düşünülen kaleye küçük bir tırmanışla ulaşarak hem kalenin iç bölümlerini gezebilir hem de etkileyici manzarayı izleyebilirsin.

 

Kalenin hemen yanındaki Melikgazi Türbesi için de ziyaret edilen tarihi yapı, Selçuklular ve Osmanlılar dönemlerinde de geliştirilerek kullanılmış. Devasa burçlarından büyüleyici gün batımı manzaraları izleyebileceğin Melikgazi Kalesi, doğa yürüyüşlerinin de önemli bir parçası.

 

 

 

4-AĞIRNAS ve  KÜLTEPE

 

AĞINAS

Kayseri —Tramvay ile “beyaz şehir” durağına git. Oradan saatte bir kalkan belediye otobüsü ile Ağırnas’a gidiliyor. Bir başka otobüs te Ağırnas’a 3 km kadar olan durağa gidiyor. Ben öyle yaptım.

Yeraltı şehirleri, Ermeni taş işçiliği ve çörtenleriyle ünlü tarihi sivil mimari yapıları, kilisesi, bezirhaneleriyle yaklaşık 3500 yıllık bir yerleşim yeri.

 

Ağırnas, Kapadokya gibi volkanik bir arazi üzerine kurulu bir yerleşim yeri olduğundan burada taş işçiliğine ve taşa şekil verme konusunda haliyle yüzyılların bilgi birikimi var. 

Osmanlı zamanında burada yaşayan Ermeniler ve Rumlar, bu bilgi birikimini en güzel şekilde kullanıp küçücük kasabada harika eserler yapmışlar.

 

Hemen merkezde

 1-Mimar Sinan’ın Ağırnas’taki Evi

 

Kurban bayramın üçüncü gününde açılıyor. Gorevliyi arayıp rica ettim. Gelip açtı. Ama arkadan gelen çok ziyaretçi göremedi.

Evin ilk katı Mimar Sinan zamanindan kalma. Ayni Kapadokya mağaraları gibi. 70 yıllık İkinci ve üçüncü kati Mimar Sinan’ın yeni nesil akrabaları tarafından yapılmış..

Bu taş ev, sadece Osmanlı’nın baş mimarı değil, şu güne kadar bu coğrafyadan çıkmış en önemli dehalardan biri olan Mimar Sinan’ın doğduğu ve devşirildiği 21 yaşına kadar yaşadığı ev. Büyük Sinan, 1511’de Osmanlı tarafından devşirilip İstanbul’a getirilmeden önce, 29 Mayıs 1489’da şimdiki adresi ile Mimar Sinan 3. Sokak’taki bu taş evde dünyaya gelmiş.

 

 

Haliyle Ağırnas’ta doğan ve büyüyen Sinan da ileride mimar olduğunda ustalıkla kullanacağı taşa dair ilk izlenimlerini kendi köyünde edinmiş. Hatta bir sözünde Ağırnas için “Ağırnas olmasaydı ben de olmayacaktım, köyüm beni yetiştirdi” demiş.

 

Evi 1950’lerde, Prof.Dr. Afet İnan tespit etmiş. Elbette bugünkü iki katlı versiyonu, Mimar Sinan’ın doğduğu zamanki hali değil de yıllarca üzerine gelen eklemelerle değişmiş hali ama yine de evin en alt katı nerdeyse hiçbir değişime uğramadan bugüne gelmeyi başarmış. Evin alt katını gezdiğinizde taş odaları ve yeraltı şehirlerini andıran kısımlarını görebiliyorsunuz. Evin bu bölümü, yeraltı dehlizleri ile Ağırnas yeraltı şehrine  bağlanıyormuş.Bu ev, 2006 yılında restore edilerek ziyarete açılmış.

 

Dahi diyeceğimiz bir mimari zekaya sahip Sinan, orduya destek için su yolları, kemerler ve köprüler gibi savaş mimarisi ile mimarlık kariyerine başlamış ama yüksek başarılarından ötürü kariyeri devlet mimarisi ve sivil mimariye doğru evrilmiş. Böylece Osmanlı topraklarında medreselerden, camilere, mescitlerden, hamamlara, türbelerden, çeşmelere ve saraylara 375 eser bırakır.

 

Ne yazık ki doğduğu yer olan Ağırnas’a sadece iki çeşme yaptırabilmiş ama memleketi Kayseri’de merkezde 2 cami den  Kurşunlu Cami hala ayakta.

 

2- Mimar Sinan'ın yaptığı Ceşme:

 

Mimar Sinan’ın evinin üst tarafında.

Meydandan yukarı doğru çıktığınızda

 

3-Koramaz vadi müzesi :  son derece güzel bir müze.

4-Aşağı Bezirhane

5-Kilise

6-Arap ocaği

7 - Karagöz cesmesi

 

Kayseri yolundan aşağı doğru yürüdüğünüzde

 

8-Ağırnas Yeraltı Şehri: Haftanın her günü 09.00-17.30 arası açık. Benden başka ziyaretçi olmadığından  sonuna kadar gidemedim.

 

Milyonlarca yıl önceki volkanik patlamalarla oluşmuş yumuşak tüf kayalar içine yaklaşık 3000 yıl önce oyularak inşa edilen Ağırnas Yeraltı Şehri,M.S. 1 ile 13. yüzyıllar arasında yoğun olarak kullanılmış.  Mağara ve dehlizlerden oluşan yeraltı şehri, 2005 yılında temizlenerek ziyarete açılmıştır. 100 metreden uzun tünelleriyle olan Ağırnas Yeraltı Şehrinin Selçuklu ve Osmanlılar dönemlerine kadar kullanıldığı tahmin ediliyor

Ayrıca Mimar Sinan’ın doğduğu evin bodrumuna kadar ulaşıyor.

 

 Hemen karşı tarafta

9-Koramaz vadisi: 

Deprem kırığı sonucunda oluşan ve doğu-batı yönünde konumlanan Koramaz Vadisi 12 km uzunluğunda, rakımı 250-1.550 m arasında değişiyor. Vadide kayadan yapılmış 42 tane mağara kiliseleri var. Koramaz Vadisi, UNESCO Dünya Mirası Geçici listesinde bulunuyor.

Girişinde  bezirhane var.

 

 

Sadece yeşil ve yanından dere akıyordu. Ancak yürümeye devam ederseniz  bağpınar!a oradan da Kültepe’ye ulaşabilirsiniz.

 

Engir Gölü (Koramaz Vadisinde ama kurumuş.

 

1.    derece doğal sit alanı olarak korunan göl, sulak alanları ve sazlıklarında yaşayan 150'ye yakın farklı kuş türünden dolayı sadece Türkiye'nin değil, dünyanın her yerinden doğa fotoğrafçılarını kendine çekiyor. 40 hektarlık bir alana yayılan gölü, İlkbahar ve yaz aylarında kuşların göç dönemlerinde gökyüzünü saran binlerce kuşla büyüleyici manzaralara ev sahipliği yapıyor.

 

KÜLTEPE(KANİŞ)

 

Kültepe Hititler’in Anadolu’daki ilk yerleşim yeri ve (Kaniş) Anadolu’nun da en büyük höyüklerinden biridir. Hitit ve Asur dönemlerine ait kalıntılar var. uzun yıllar boyunca Anadolu ve Mezopotamya arasında önemli bir ticaret merkezi olarak varlığını sürdürmüş.

 

Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü, açığa çıkartılan kalıntıları ve çivi yazılı kaynakları açısından UNESCO Dünya Mirası Geçici listesinde bulunuyor.

 Kültepe tabletleri: Kültepe’de bulunan Asurlu tüccarların arşivlerinin tamamen özel şahıslara ait olması ve Anadolu, Mezopotamya, Suriye tarihini aydınlatması dolayısıyla UNESCO Dünya Bellek Listesi’ne alındı, UNESCO Dünya Belleği Kütüğü’ne kaydedildi. Çivi yazılı kil tabletler sayesinde Asurlu tüccarların bölgeyi başkent olarak kabul etmesiyle Anadolu insanının ticaret ve yazıyla tanıştığını öğreniyoruz. Asurlar burada yaptıkları ticaretten elde ettikleri kârın bir kısmını vergi olarak ödeyerek yerel şehirlerin gelişmesini sağlamışlar.

 

 Diğer antik şehir Karum’da (Pazarşehir) Hititler dönemine ait olduğu belirlenen çivi yazıları ve yazılı tabletler bulunmuş, böylece Asurlular ile Hititler arasındaki ilişkilere dair önemli detaylar gün yüzüne çıkarılmıştır. Kültepe Antik Kenti MÖ 4000 yılından Roma Devrinin sona ermesine kadar yerleşim yeri olmaya devam etmiştir. Yahyalı’nın Eğriköy ve İncesu höyükleri de aynı dönemde yerleşim yeri olan diğer antik kentlerdir.

 

Nasıl gidilir:

1.yol:Tramvay ile ildem4 durağında inip 84,89 nolu otobüs ile gidebilirsiniz .

 

2.yol: Agirnas’tan Koramaz vadisinden yürüyerek( 7km) veya araç ile  Bağpınari’na  gidiniz Oradan ana yoldan yürüyüp Kültepe kavşağında varsınız.2 km içeride.

3.yol: Aracınız varsa ve Agirnas’daysaniz şehire dönmeden ;Agirnas’ın içinden 9 km ileride GÜnaşli istasyonunu geçince Kayseri yönünde devam ediniz. Yaklaşık 4 km sonra sağa dönünüz.

 

1-Muze: Çok sıcak veya çok soğuk olduğundan koruyamadıklarından içinde ki eserler  replika .Sadece girişteki büyük küp ve içerdeki camlı yuvarlak bölmelerde ki ayı gibi hayvanlara ait kemikler orijinal.

Müzeden kısa bir yürüyüşten sonra

2-Asur saray kalıntıları.

3- Karşı tarafında girişte Asur tüccar evleri inşa etmişler ama çok yüksek olduğundan uygun olmamış. Hemen ilerisinde Asur tüccar evlerinin kalıntıları var.

Giriş ücretsizdi.

 

Kış dönemi haftanın her günü 08.30-17.30 ve Yaz dönemi haftanın her günü 08.30 - 19.00 arası açık

 

DAHA DA UZAKLAR

 

 


I-ALADAĞLAR MİLLİ PARKI ‘na DOĞRU

Erciyes

Yeşilköy şelalesi

  Kapuzbaşı şelalesi,

Sultan Sazligi,

Soğanli vadisi



Bu güzergâhı özel aracınız varsa bir günde, yoksa iki günde tamamlayabilirsiniz.

 

kayseri—-Erciyes(25 km)---Develi(15 km)---Yahyali(36)- Kapuzbaşı şelalesi(64)

 

1-Erciyes Dağı

Sadece Cumhuriyet meydanına yürüme mesafesinde ki “Mini terminalden Develi dolmuşu  ile 120 TL ye doldukça kalkan dolmuş ile gidebiliyorsunuz. Dolmuş Develi’ye gitmeden önce Erciyes’te sizi bırakıyor. Ücret yine 120 TL. 

 

Erciyes Dağı, 3.917 metre yüksekliğiyle İç Anadolu'nun en büyük, Türkiye'nin ise 5. büyük dağı konumunda.Ddağ eteklerinde kamp, kaya tırmanma, dağcılık ve dağ bisikleti gezileri gibi pek çok aktivite yapabilirsin.

 

Volkanik patlamalarıyla Kapadokya'daki etkileyici kaya oluşumları ve peribacalarının oluşmasına neden olan dağlardan biri olan Erciyes Dağı, aynı zamanda her yıl binlerce insanı kendine çeken Erciyes Kayak Merkezi’ne de ev sahipliği yapıyor

 

Tarihi

Kayseri’yi gölgesinde bırakan Erciyes Dağı ise efsaneye göre Kapadokya’nın koruyucu azizi George’un (Aya Yorgi) ejderhayla yüz yüze geldiği yermiş. 

 

 

A-   Erciyes Kayak Merkezi

B-       

Erciyes Kayak Merkezi tamamıyla birbirine bağlı 14 adet lift, 20 km kolay, 23 km orta ve 12 km zor, toplam 55 km’lik pistlerden oluşuyor.

Sadece Türkiye'den değil, dünyanın her yerinden kış tatilleri için binlerce insanın ziyaret ettiği Erciyes Kayak Merkezi, Erciyes Dağı eteklerinde 2.150 ile 3.400 metre yüksekte yer alıyor. Toplam uzunlukları 100 kilometreyi bulan kayak pistleri ile hizmet veren kayak merkezinde 154 tane suni kar makinesinin yanı sıra 18 tane son teknoloji olanaklarla donatılmış, 26.000 kişi taşıma kapasiteli teleski ve telesiyejler de bulunuyor.

 

Her zorluk derecesine göre dünya standartlarında kayak pistleri sunan Erciyes Kayak Merkezi'nde çocuklar için güvenlikli özel pistler ve çocuk oyun alanları da bulunuyor. Her yaş grubu için kayak ve snowboard eğitimlerinin verildiği kayak merkezi, kış sezonu, yılbaşı ve bayramlarda ise tamamen doluyor..

 

-Develi

 

1- Yay Gölü

 

Kayseri'nin Develi ilçesi sınırında yer alan Yay Gölü, zengin balık çeşitliliğiyle balık avlama turlarına katılmak, yürüyüşlere çıkmak veya doğa  fotoğrafı çekebilirsiniz.Sultan Sazlığı’nın bir bölümünü de kapsayan göl, volkanik patlamalarla oluşmuş etkileyici göllerimizden biri.

 

1972 yılında su kuşları koruma alanı ilan edilen ve yüzlerce göçmen kuşuyla Kayseri’de düzenlenen kuş gözlem turlarının en önemli noktalarından biri haline gelen Yay Gölü’nü gezerken dikkuyruk, gece balıkçılı, alaca balıkçıl, karabatak ve tepeli pelikan gibi pek çok nadir kuş türünü yakından görme şansı bulabilirsin.

 

Develi cıvıklısi: Çok küçük kuşbaşı doğranmış içi olan ince hamurlu bölgeye ait pide

-Yahyalı

İçinden dere geçen bir yerleşim.

 

Kayseri terminalinden de direk Yahyalı’ya gelebilirsiniz. Ama Yahyalı’ dan sonra Kapus şelalesine giden dolmuş yok.

 

Not: Sultan Sazligi ,Yeşilhisar ve Soğanlı vadisine gitmek için Yahyalı girişinde ki, sağ tarafa ayrılan yola  girmelisiniz. Ben buraları dönüşte gezeceğim.

 

-Derebaşı Şelalesi: Yahyalinin bitiminden sonra sağ tarafta içeriye girmelisiniz

 

15 metre yükseklikteki kayalar arasından akan bembeyaz suları, buz gibi şelale göletleri, endemik bitki türleri ve vahşi yaşam zenginliğinin yanı sıra Derebağ Şelalesi, iyi düzenlenmiş mesire alanları var.

 

yola devam ettiğinizde 

 

2-Aladağ Milli parkı başlıyor.

55.000 hektarlık geniş bir alana yayılan, Kayseri'nin yanı sıra Niğde ve Adana sınırlarına kadar uzanan Aladağlar Milli Parkında her mevsimi rehberli doğa yürüyüşleri, fotoğrafçılık safarileri ve bisiklet turlarının düzenleniyor. Ayrıca endemik bitki türleri, onlarca çeşit kuş türü ve vahşi yaşam var.

 1995 yılından koruma altına alınan Aladağlar Milli Parkı'nda Kızılçam, köknar, sedir, ardıç ağaçları arasında uzanan yürüyüş parkurlarında irili ufaklı şelaleler, devasa buzul kayalıkları ve buz gibi dereler arasında yılın yorgunluğunu atabileceğin park, özellikle sonbaharda sunduğu benzersiz manzarasıyla doğa fotoğrafçılarının ilgisi alanında

Haftanın her günü 08.00-22.00 arası açık.

 

  Yeşilkoy Selalesi:

 

Kapuzbaşı şelalesi yol ayrımından  sağa saptıktan sonra 

12 km sonra yol üstünde Yesilköy’e geliyorsunuz. Biraz ilerisinde  Yahyalı ilçesi sınırlarında yer alan 

Yeşilköy Şelalesi yol ayrımı var. Araç ile 9 kilometre ileride ki park yerine kadar gidiyorsunuz. Burada giriş ücreti yok. Daha sonra 184 basamak inerek şelaleye varıyorsunuz. Yogun yağmur olduğunda Şelalelerin  debisi de büyüktü. Burada hemen şelalenin yakınında piknik masaları var.


Zamantı Irmağı’ndan beslenen en büyüğü 20, en küçüğü ise 10 metre yükseklikteki şelalelerden oluşan Yeşilköy Şelaleleri, kar sularının erimesiyle yaz aylarında bile buz gibi kalan kaya göletleri, seyir terasları  var.



Kapuzbadi şelalesi:

 

Geri Ana yola gelip 

 kısa bir süre  devam ettiğinizde Kapuzbaşı şelalesine varıyorsunuz Giriş binek araç için 225 TL.

Kayseri’nin Yahyalı ilçesinde yer alan Kapuzbaşı Şelaleleri, Türkiye’nin en yüksek şelalelerinden biridir. Bu kadar güzelşelaleleri yurt dışında bile görmedim.Kesın gidiniz.

 

   -Göksu şelalesi: Sallanan köprüden geçip ulaşıyorsunuz. Kayaların arasından çıkan harika bir şelale.

Devam ettiğinizde

 

   -Elif Şelalesi: 

Tek kelime ile harika. Kayaların üstünden sular fışkırarak her tarafa yayılmış. Aşağı doğru merdivenlerden indiğinizde daha birçok debisi yoğun olan seleleri de yakından görüyorsunuz.

Piknik yapmak isterseniz şelalelerin ilerisinde ki piknik alanına gitmeniz gerekiyor.

    

 

 7 farklı şelaleden oluşuyor. 70 ile 30 metre yükseklikten dökülen şelaleler, Toros dağlarının orta kısmında kalan Aladağların kar ve buzları ile besleniyor. Suyu soğuk ve debisi yüksek olan Kapuzbaşı Şelalesi, yemyeşil doğası ile ziyaretçilerini büyülüyor. Doğa yürüyüşleri, fotoğrafçılık ve piknik yapabilirsiniz.

 

 

Zambiya’da bulunan Victoria Şelalesi’nden sonra dünyanın en yüksek ikinci şelalesi olan Kapuzbaşı Şelaleleri, ve 7 tane şelalenin birleşmesinden oluşan Kapuzbaşı Şelaleleri, 60 metreyi bulan yükseklikten dökülen sularıyla büyüleyici bir manzara sunuyor.

 

 

  Hacer Vadisi ve Ormanı

 

 Kapuzbaşı şelalesinden kısa bir sürüş sonrası 

Yedigöller ve Kapuzbaşı Şelaleleri arasında uzanan Hacer Vadisi, devasa buzul kayalıkları, zengin bitki ve vahşi yaşam çeşitliliği ile tüm doğa severlerin görmesi gereken tabiat harikalarımızdan. 2.750 hektarlık geniş bir alana yayılan vadi, Türkiye'nin en iyi post ormanı seçilen Hacer Ormanı’na da ev sahipliği yapıyor. Vadi, köknar, meşe, ardıç, sedir, karaçam ağaçları ile çevrili yürüyüş yolları, görkemli kanyon duvarları, dağ yamaçlarında gizlemiş binlerce yıllık mağaraları, irili ufaklı onlarca şelale ve deresiyle ünlü.

Dağ bisikleti, dağcılık, kampçılık gibi etkinlikler için bir merkez haline gelen ve sadece Türkiye'den değil tüm dünyadan doğa fotoğrafçılarının ilgisini çeken Hacer Vadisi’nde Aladağlar yamaçlarında mola vererek bölgenin panoramik fotoğraflarını da çekebilirsin.

 

Kapuzbaşı şelalesinden Kayseri’ye dönerken Yahyalı girişinden Yeşilhisar yoluna sapınız.

Yahyalı- Sultan sazlığı(17)- Yeşilhisar(36)-Soğanli vadisi(15)

 

Sultan Sazlığı Millî Parkı

 

Ova  çiftlik köyünde Sultan Sazlığı Milli Parkına gitmek için ;

 

Kayseri'den Yahyalı’ya gelirken Yahyalı’ya girmeden sağa  girip Yeşilhisar’a 10 km varken  sağ kolda "Sultan Sazlığı " tabelasında ininiz.

Kapıdan girdiğinizde 1 km yürüyünce sazlığın girişine varacaksınız. Giriş ücreti , Tarım bakanlığından  belediyeye geçme aşamasında olduğundan almadılar.

 

Yıllarca sivrisinek yuvası diye kurutmaya çalışılan değerli sulak alanlarımızdan. Afrika – Avrupa arasındaki göç yolu güzergahındaki eşine az rastlanan tatlı ve tuzlu su oluşumlarında biri olan, 24.000 hektarlık geniş bir alana yayılan Sultan Sazlığı, flamingoların ,pelikanların da içinde olduğu 301 kuş türüne ve  400+ bitki türüne ev sahipliği yapıyor.  Her yıl burada bir fotoğraf yarışması da düzenleniyormuş. Bu nedenle çevrede pansiyonlar da var.

 

 

1-Muze: Doldurulmuş çeşitli kuşlar sergileniyor. Hepsi de çok kaliteli ve öğreticiydi.

 

2-Kuş gözlem evi: Arka taraf ta ahşaptan. Ama  dürbün olmadan görmeniz mümkün değil.

 

3-2 kilometrelik ahşap ürüyüş yolu: Sazlıkların arasından keyifli bir yürüyüş yapıyorsunuz. Yol üstünde çimenlerin üzerinde farklı kuşları uzaktan görebiliyorsunuz. Ama sıcak olduğundan zaten çok kuş yoktu. Sonunda renkli teknelerle tekne başına (4-5 kişi) 25 dakikadır 500 TL, bir saati 1000 TL vererek gölde gezebilir, kuşları gözetleyebilirsiniz

Ayrıca sazlığın  hemen yakınındaki Yeni Hayat Köyünde harmanlanan kamış  ilginç balyalarının fotoğraflarını çekebilirsin.



Not: Yeşilhisar’a 11 km kala solda iç tarafta “Şifalı içme suyu” yeri var. Burada ki pansiyon otellerde de kalabilirsiniz.

 

Yeşilyurt 

Buradan Kayseri’ye üç sekilde gidebilirsiniz

1.yol:Yeşilyurt - Kayseri- (70 km)

2.yol:Yesilhisar-Yahyali- Develi- Erciyes-Kayseri

3.yol:Yesilhisar-Soğanli-Ürgup

 

Yeşilyurt -Soğanlı(15 km)

 

Önce eski Soğanlıyı görüyorsunuz .Burada birkaç evde yaşayanlar var.

Biraz ileride de Yeni Soğanlı var. Burada yol üstünde yeni yapılarda genelde bebek üretenlerden  çok kalanlar var. Ayrıca burada bahçe de kafe restoran vb. de var.

Ben gittiğimde yağmurlu olduğundan kimsecikler yoktu. Bebeklerin tezgahları da boştu. Yine burada da balon uçuşları var.

Buradan devam ederseniz, Ürgüp, Nevşehir ve Niğde’ye  ulaşabilirsiniz.

Aslında Soğanlı Kayseri’ye bağlı olmasına rağmen ,Kapadokya yapısı var. O nedenle Kapadokya’nın başlangıcı  Soğanlı sayılıyormuş.

 

 

Soğanlı Vadisi

 

 İlk Hristiyanlık döneminde bölgeye gelen rahip ve keşişler tarafından inşa edilmiş Kapadokya’ya özgü kaya kiliseleri, yerleşim yeri olarak kullanılan mağaralar, Bizans dönemine ait çok sayıda kaya kilisesine,  , manastırları ve güvercinlikleri ie ünlü. Benzerlerinden daha bakir. Aziz Barbara Kilisesi, Karabaş Kilisesi, Kubbeli Kilisesi, Yılanlı Kilisesini görebilirsiniz. Kiliseler genellikle M.S. 9. ve 13. yüzyıllar arasında inşa edilmiş olup muhteşem fresklerle süslüdür

Burası ayrıca folklorik elbiseli, el yapımı bez bebekleri ile ünlü.

Haftanın her günü 08.00-19.00 arası açık.

Keşlik Köyü

Soğanlı Köyü’ne 20 dakika mesafede kalan ve yine Yeşilhisar’a bağlı olan de fresklerle süslü kaya manastırlarının olduğu yerlerden. Fakat buradaki kalıntılar biraz kaderine terk edilmiş halde. 

Güvercinlikler: Kapadokya bölgesinde olduğu gibi buladada yapıların tepesine güvercinin girebileceği kadar küçük delikler açmışlar. Deliklerin etraflarını da beyaz boya ile çevreleyerek  güvercinlerin kolaylıkla yuvalarını bulmalarını sağlamışlar. Burayı evi giren  güvercinlerin yapının içine bıraktıkları pislikleri ,insanlar aşağıdaki kapılardan veya yukarıdaki kapılardan merdivenle çıkarak toplayıp bağ ve bahçelerde gübre olarak kullanıyorlarmış.

Yenihisar—Kayseri’ye dön.

 

Kayseri – Kapadokya(Ürgüp): Burada göreceğiniz yerler birbirine çok yakın. Erkekseniz aracınız yoksa  bile otostopla çok rahat gezebilirsiniz. Konya tarafından geliyorsanız tersten takıp edebilirsiniz.

Not: Otopark olan yerlerde  ücret 100 TL. Vermeye gerek yok. En yakın yerde aracınızı park edebilirsiniz. Biz öyle yaptık.

 

 

 

 

 

KAPADOKYA


Kayseri'den Kapadokya’ya gelirken sırası ile

 

 ÜRGÜP 

-Müze; kapanmış. Açılacakmış.

-Temenni tepesi : Şehrin içinden dönerek yokuş çıkılıyor. Yürüyerek te tırmanabilirsiniz.

Şehir manzarası çok güzel görünüyor.(Burayı Orta Hisar’a  geçerken gezebilirsin..


Ürgüp –Mustafapaşa (5 km )

 

MUSTAFAPAŞA

Ürgüp’e bağlı çok güzel bir turizm şehri. M.S 9.y.y den sonra tüm, Osmanlı, özellikle Makedonyalı göçmenlerin yaptıkları taştan binalar, kiliseler, camiler, çeşmeler ile çok görülesi bir yerleşim yeri.

 

1-Meydan

    -Konstantinos as-Eleni kilisesi. Biraz ilerisinde 

 

   - Asmalı  konak: Giriş 100 T.L

 

Meydandan yukarıya doğru devam ettiğinizde 

 

   -Aziz Nikolaos Manastırı

Çevresinde harika görünen peri bacaları oluşumları var.




Buradan tekrar Ürgüp’e dön.Temenni tepesini gezip  Ortahisar yolu üzerinde I km sonra 

 

ÜÇ GÜZELLER

 

Otopark paralı. Ama biraz ileride aracınızı bırakacağımız yer var.

Buranın manzarası da çok güzel.

Yola devam ettiğinizde

 

KAVŞAK

Not: Kavşaktan sola gidersen Kızılçukur, sağa giderseniz Ortahisar2a varırsınız.

 

Önce 

KIZILÇUKUR

 

Kavşaktan- bilet gişe (1 km)- Kızılçukur  (1 km).

 

Özellikle gün batımının en güzel görebileceğiniz vadi.

Gişelerin yakınında aracınızı bırakıp  vadiye yürüyebilirsiniz.

Kızılçukur gişelerinden -Ortahisar (2 km).

Kavşağa dönüp Ortahisar’a geç.

 

ORTAHİSAR

Ortahisar  kalesi: Giriş 100 T.L. Bu kale Kapadokya’nın  en büyük peri bacası sayılıyor. Çarşıları gezebilirsiniz.

Ortahisar- Göreme (2 km.)

 

GOREME


En fazla balon turlarının olduğu yer.

 

Balon Turu; Balonun uçması engelleyen etkenler  sadece rüzgar ve yağmur yağışıdır.

O nedenle balon fiyatlari borsa gibi çok değişken olabiliyor. Eger balon uçuşu iptal olursa paraniz direk iban numaranıza iade ediliyor. Ancak ilerleyen günlerde yeni balon uçuşu olursa yeni fiyat üzerinden ödeme yapmalısınız.

Eğer uzun sure balon uçuşu olmadığı zaman balon uçuşu açılır açılmaz fiyatlar çok yüksek oluyor. O nedenle uçacağınız zamandan önce birkaç gün önce balon uçuşları olması daha iyi.

Kurban Bayramı'nda beklenen turist yoğunluğu olmadığından şansıma fiyatlar düşmüştü.60-85 Euro arasında fiyat dolaşıyordu. Bir tanıdık aracılığı ile 50 Euro’ya uçtum. Eğer otelden balon turu alırsanız servis sizi otelinizden alıp otelinize bırakıyor Eğer kendi imkânlarınızla benim gibi bilet aldıysanız daha uygun oluyor. Ama kendiniz Göreme otogarına sabaha karşı 3-4 arası gidip oradan servise binmek zorundasınız. Servis uçuştan sonra sizi yine otogarda bırakıyor.. Büyülü ucuş bir saat sürüyor.

 

Balon izlenecek en iyi yerler sırasıyla:

Not: Ama rüzgarın durumuna göre balonlar bazı izleme noktalarına uğrayamaya bilir. Öğreniniz.

-Aşk vadisi 

-Göreme Aydın kırağı seyir tepesi

-Balonların kalkış alanı olan göreme konser alanı

-Çavusin  kilisesinin üst tepesinde

-kuzılçukur

-Üçhisar kalesi tarafı

 

 Günbatımı en iyi izlenecek yerler sırasıyla;

1-Kuzilcukur


2-Uçhisar kalesinin alt tarafından günbatımı çok güzelmiş..

3-Çavuşin.

 

 Göreme açık hava  müzesi; 

 

3.-14. yüzyıl arası yaşanan bu bölgede  11.yy.a  kadar manastır eğitimi devam etmiş. Giriş müze kart veya 100 T.L Belirlenen yollardan yürüyerek gezilecek tüm kilise ve şapelleri gezebilirsiniz. Yeni düzenlemelerle çok rahat geziliyor. Sadece 

Karanlık. kilise için 6 Euro ekstra alıyorlar. Fresk olan kiliselerde foto çekmek yok.

Kiliselerde Hz. İsa’nın yaşamından kesitler var.

Şapel: Önemli. Kişilerin adına yapılanlara deniliyor. İçinde mezarları da var

 

.

 

İlk Hristiyanlık döneminin önemli dini merkezlerinden biri olan ve Göreme,Erciyes Dağı'nın eteklerinde uzanan Göreme Harabeleri, Hz. İsa'nın havarilerinden Aziz Paul'un M.S. 532 yılında Hristiyanlığı yaymak için inananlarla bölgeye gelmesi ve burada mabetler inşa etmesi ile başlamış.

Aziz Paul Kilisesi ve Roma döneminde inşa edilen su kemerlerinin kalıntılarını da görebileceğin gezinde Hititler, Asurlar, Frigyalılar ve Romalılar tarafından inşa edilmiş tarihî yapıların günümüze kalan bölümlerini  görebilirsiniz.

Volkanik Erciyes Dağı, Hasan Dağı ve Güllüdağ'ın patlamasıyla oluşan büyüleyici peribacalarının yanında benzersiz kaya oluşumları olan açık hava  yüzlerce yıllık etkileyici kiliseler, şapeller ve kayalara oyulmuş manastırlar  göreceksiniz

1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiş .Haftanın her günü Açılış Saati: 08.00-17.00 arası açık.

Gişe Kapanış Saati: 16.15

Göreme-Üchisar(4 km)

 

ÜCHİSAR

Burayı çok sevdim.

 

-Kale: Giriş 250 T.L .Çok büyük ve gösterişli.

 

Bölgenin en yüksek seyir noktalarından biridir. Gün batımı çok güzelmiş. Çok yorgun olduğumdan burada kaldığımız halde  izleyemedim.

 

-Kale altı vadi: Buranın manzarası da çok güzel.

belediye binasından aşağı tarafa doğru indiğinizde

 

-Güvercinlik vadisi( Pigeon Valley)

güvercin yuvalarıyla ünlü vadi.

Vadiye inerseniz 3 km yürüyüş yolu var. Üst taraftan vadinin manzarasını seyrederek te yürüyebilirsiniz.

 

-Buradan tekrar geldigin yoldan farklı bir yoldan Goreme’ye geri dönersin 

 

GOREME (Tekrar)

 

Goreme-Asiklar vadisi 83 km )--- Çavuşin(350 metre )- Paşa bağları(2.2 km ) —Zelve(2 km)

 

AŞK VADİSİ

 

Ana yoldan yukarıya doğru 1 km.

Burada ki peri bacaları kaleme benziyorlar. Eğer vadiye inip  peri bahçelerin ne kadar haşmetli olduğunu yakından görebilirsiniz. Balonlarla bu vadinin üzerinden ve yakınından geçiyorsunuz.

 

CAVUŞİN

 

-Cavuşin kilisesi: Meydanda UNESCO’nun listesinde olan  ama on yıldır onarılmayı beklediği için kapalı olan Çavusin kilisesini gör. Hemen ön  tarafında seramikçileri ziyaret edebilirsin. Buradan 

 

-Aziz Yahya kilisesi:

araç çok yakınına kadar gidiyor. Veya tırmanmadan önce aracınızı bırakıp ya dümdüz dolanarak ya da caminin yanından merdivenlerle çıkıp (Daha kısa yol) kiliseye ulaşırsınız. Kilise aynı Sümela manastırı gibi yamaca yapışmış şekilde. Ayrıca kiliseye giderken eski köy evlerini ve çevredeki peri bacalarını görebiliyorsunuz 

 

PAŞA BAGLARİ

Paşabağ Vadisi

En etkileyici peri bacalarının bulunduğu bölgelerden biridir. 

Müze kartı geçerli

Şapkalı harika peri bacaları geniş alana yayılmış. UNESCO nun  listesinde.

Buradan 

 

Paşabağı-Zelva(2 km)

 

Yürüyerek de gidebilirsin. Araç ile beş dakika da gidebilirsin.

Sonra sağ yaparsan Ürgüp Sol yaparsan Avanos(10 km),



ZELVE ACİK HAVA MUZESİ

 

Zelve’ye benzeyen bitişik nizam yaşam alanı olan peri bacalarından olusmuş.4. yy. dan sonra Hristiyanlık. Cami, Manastır, kiliseler ve güvercinlik  kayalıklarından oluşmuş. Burada yaşayan köylüler taşınmışlar 

 

DEVRENT VADİSİ.(Hayal vadisi)

Zelveden 4.5 km sonra yol kenarında ki Pembe renkli peri bacalarını göreceksiniz. Deve şeklinde ki kaya oluşumunun karsısında köpek balığı ağzını açmış. Yolun karsı tarafında Napolyon’un şapkası şeklinde ve bebeğine ağzından yiyecek vere anne ördek anne ve yavrusu.,

Buradan geri dönüp Avanos yoluna girerken Avanos- Akyaka köyü Hitit seramikle uğrayabilirsiniz 

 

AVANOS

 

-Taş köprü

 

İgde ağaçlarının mis gibi kokusu arasında Kızılırmak kenarından Parkın içinden devam ettiğinizde 

 

-Sallanan köprü

 

PTT den yukarıya doğru

 

-Çömlekçi mağaraları ve iş atölyeleri(Turnette deneme de yapabilirsiniz.)

 

-Ches Galip saç müzesi: giriş ücretsiz. Galip bey, Kapadokya’ya gelen Fransız kadına aşık olur. Ama kavuşamazlar. Kadın daha sonra saçından bir parça göndermiş. Burayı ziyaret eden ziyaretçilerden isteyen hanım saçını ve bilgilerini vermiş. Magranin duvarları binlerce bu saçlar ile  doldurularak ilginç bir görüntü oluşturulmuş. Her yıl kura çekilerek bir tanesi ödüllendiriliyormuş.

Buradan üst tarafından devam ederseniz veya meydandan da bayrak tepesini görebilirsiniz.

 

-Bayrak tepesi

 

-Özkonak yeraltı şehri: Özkonak yerleşiminde.

 

NEVŞEHİR

 

Nevşehir şehir merkezinde ve hemen yakın çevresinde gezebileceğiniz yerler:

 

1-Nevşehir Kalesi 

 

Şehrin simgelerinden biridir. Kaleden Nevşehir'in büyük bölümünü görebilirsiniz.1960 a kadar hapishane olarak kullanılmış. 

 

2-Kayaşehir ve yeraltı şehri:

Nevşehir Kalesi'nin eteklerinde bulunan dev kaya yerleşim alanıdır. Tüneller, yaşam alanları ve tarihi yapılarıyla dikkat çeker.

 

Hemen kalenin alt tarafında  önünde bariyer olan caminin orada arabayı uygun bir yere  park edin. Hemen dibinde hediyelik eşyacı var. Oradan 100 metre aşağıda Kaya şehir bilet gişesi var.

Akşam.7’ de kapanıyor.

 

Kale etrafında ki 123.000 metrekarelik yamaç yerleşiminde 6. yy kalma manastır,1215-1217 arası Bizans dönemi kaya kilisesi, çok katli .mezarlar, tören ,toplantı alanı, günlük yaşam alanları, iş atölyeleri, su tünelleri, bezir haneler kayalara oyulmuş.

A- Yeraltı şehri ve Etnografya müzesi: Giriş ücretli .Müze kart geçerli değil. Yine tek kişinin geçebileceği tüneller, odalar vb. var.

1-Kalenin güney yamacında 

-Çan kulesi: Onarılmamış.

-Rum Hamam: Onarılmamış.

-Meryem Ana kilisesi: Ücretsiz .1849 Osmanlı Abdülmecid zamanında yapılmış. İci çok yüksek ve ferah.



2-Ayrıca kalenin alt tarafında ki yamaçta ise  Kaya camii, Kara camii, Damat İbrahim Paşa külliyesi var.

 

Damat İbrahim Paşa Külliyesi

18.yüzyılda yapılmış cami, medrese ve diğer yapılardan oluşan tarihi bir komplekstir.

300 yıl önce yapılan bu külliyenin onarımı İki yıldır doğru dürüst bitmemiş. Yemekhanesi dışında ki hamam ve kütüphane kapalı. Yanında ki kurşunlu cami, sadece açıktı.

Nevşehir'in kurucusu kabul edilen Damat İbrahim Paşa'nın eseridir.

 

Kurşunlu Camii

1726-1727 yılları arasında yapılmış.

Külliyenin önemli yapılarından biridir ve Osmanlı mimarisinin güzel örneklerindendir.

 

Nevşehir Müzesi

 

Kapadokya ve çevresindeki uygarlıklardan kalma eserleri görebileceğiniz müzedir. Pazartesi kapalı olduğundan göremedim.

 

Hacı Bektaş Veli Müzesi

 

Şehir merkezine yaklaşık 45 km uzaklıktadır. Alevi-Bektaşi kültürünün en önemli merkezlerinden biridir. Zamanınız varsa gidebilirsiniz.

 

-acı gol: Nevşehir ile Aksaray arasında. Şehir merkezinden kısa bir araç yolculuğuyla ulaşılabilen doğal bir krater gölüdür.

Yerel restoranlarda testi kebabı ve Nevşehir tava gibi yöresel yemekleri tadabilirsiniz.

 

-Agizikarahan Han::

sultanhan ilçesi yol ayrımımdan   3 km içeride. İpek yolu üzerinde Anadolu hanlarının en büyüğü.

 

Alayhan: Nevsehir’den Aksaray'da giderken Aksaray’a 27 km kala yol üstünde. Sultanin askerleri ile kaldığı han. Girişte Alayın simgesi olan iki Arslan var.

Biraz ileride 

-Öresinhan: Turist tür grupları için içi özel tesis olarak hazırlanmış. Hediyelik eşya satın alabilirsiniz .Kafesi var.


(Not: ben daha önce birkaç kere ıhlara ve çevresini gezdiğim için buraları pas geçerek yoluma devam ettim.İsterseniz siz  Nevşehir’den  bir U çizerek Aksaray’a gidebilirsiniz.


İHLARA TARAFİNDA GEZİLECEKLER

 

Kaymakli Underground 

Derinkuyu'ya göre daha geniş koridorlara sahip, ziyaret etmesi daha kolay bir yeraltı şehri.7 katlı olup Kapadokya'nın en etkileyici yer altı şehirleridir

 

Derinkuyu Underground City

Dünyanın en büyük yeraltı şehirlerinden biri olarak kabul edilir. Kapadokya'nın gizemli tarihini keşfetmek için ideal. ) katlı yereltı şehridir.

 

Sivrihisar

 

Güzelyurt’a yakın.

-kızıl camı

 

-Yüksek camii

 

-Swiski kilisesi: Hac şeklinde Hz İsa ve Hz Meryem'in freskleri var. Kubbede kenarlarda da freskler var. Dünyanın en büyük. Kaya oyma kilisesi

 

-Sümbüllü kilise

 

-Yılanlı kilise

 

-Cinakki Camii

 

-Çanlı kilise;17 km uzaklıkta

 

Güzelyurt

1924 mübadele öncesi Müslümanlarla yaşayan Kavala’ya giden Rumlardan kalan çömlek yapimi olan eski adı Gelveri olan tarihi yerleşim. Taş konakları ve Rum mimarisiyle dikkat çeker.

   -Aziz Gregorius Manastir vadisi ve Ayazmasí :Bölgenin en önemli tarihi ve ilk.hiristiysnlik manastırıdır.

 

Ihlara Vadisi

Ilısu köyü ile Selimiye köyü arasında, Melendiz  nehrinin sesini dinleyerek yaklaşık 14 km uzunluğunda kanyon vadiyi geziniz

İçinde onlarca kaya kilisesi bulunur

Melendiz Çayı boyunca yürüyüş yapılabilir

İlkbahar ve sonbaharda özellikle güzeldir

    -Belisırma Köyü: Zigavin gölü ve Belisima kaplıcaları var. kayalar içinde  roma dönemi hamamlar var.

 

Ihlara Vadisi'nin ortasında yer alır. Nehir kenarında kahvaltı ve yemek için güzel bir duraktır.

 

    -Hasan Dağı

Rakım: 3.268 m

Yaz aylarında trekking yapılabilir.Zirve yürüyüşü deneyimli dağcılar için uygundur.

 

Hasan  Dağinda Kayak, yamaç paraşütü de  yapabilirsiniz.

 

Eteklerinde 

    -Nora antik kenti  var.

 

 

   -Selime köyü: Peri bacaları ve Hasandağı manzaralı fotoğraf noktaları ve tarihi evleriyle bilinir.

 

      -Selime katedrali: Kapadokya'nın en etkileyici kaya manastırlarından biridir. Devasa oyma salonları ve manzarasıyla ünlüdür.

 

 

 

helva dere: gol.var.

 

Sofular vadisi:

İlk Hiristiyanlik cami ,kilise)

.

 

AKSARAY

Hitit, Pers, Helen, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı egemenliğinde kalmış.

1.yy.sonra çok tanrılı Roma’dan kaçanlar Hristiyanlığı başlatmışlar.

Anadolu Selçuklu Sultanı 2.Kilicarslan burada çok eser yaptırmış.

Kapadokya’ya açılan kapı durulmandadır.

 

özellikle Kapadokya'nın daha sakin ve az bilinen bölümlerini görmek isteyenler için oldukça zengin bir bölgedir.

 

Aksaray Merkez

 

Somuncu Baba türbesi  ve Ercan mezarligive  camisi: Merkeze biraz uzak. Mezarlığın içinde En iyisi; Somuncu Baba fırınının önünden mezarlığın içine giriniz .Haritalardan giderseniz yol uzuyor.

 

Meydan: Diger görülecek yerler buraya ve birbirlerine yürüme mesafesinde.

 

-valilik binasi:Eski taş bina.

yakınında 

Aksaray Ulu Camii

1408-1409 yıllarında <Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından yeniden yaptırılmıştır.

Cami, şehir merkezindeki önemli Selçuklu ve Osmanlı eserlerinden biridir.



Eğri Minare(Kızıl minare)

1.Keykubat zamanından kalma.

Pisa Kulesi'ni andıran eğik yapısıyla şehrin sembollerinden biridir. Selçuklu döneminden kalmıştır.

 

 yakınında 

 

2.Alparslan  zamaninda ki Selçuklu hamami

Yürü 

 

Zinciriye Medresesi(

Karamanoğulları döneminden kalan tarihi bir medrese.

Karsisinda 

 

azm-iMilli sanayi Müzesi(Cumhuriyet un fabrikası):

 

Atatürk'ün emri ile1924 tarihinde açılan eski un fabrikası 1997’ e kadar çalışmış. İçindeki alman marka tüm makinalar duruyor .

Selçuklu Sultanı,1.Keykubat zamanında ilk sigorta  yapılmış

Yanında 

Paşa hamamı: Osmanlı donemi.

Aksaray müzesi : Şehrin dışında otogarın bitişiği.

 

UZAKLAR

 

Konya yoluna giderken sırasıyla 

Sultan Hanı:.Ana yoldan sol taraftan Sultan Hanı yerleşiminindin 1.5 km ileride Sultan hanı yerlesiminin içinde göbekten sağa dönünce hemen solunuzda göreceksiniz 1229yılında Konya- Aksaray yolu üzerinde Selçuklu sultanı 1.Akaeddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. İpek yolu üzerinde Anadolu hanlarının en büyüğü. Bu Han, beni büyüledi.

Başarılı  bir onarım sürecinden geçmiş. Şifahane, hamam, mutfak, misafirhane, vb. Odalar antikacılardan satın alınan dönemin mobilya ve aksamları ile zenginleştirilerek sergileniyor. Bir bölümü de  döneme uygun mobilyalar kullanılarak kafe oluşturulmuştur.

Diğer bütün hanlar yardımlarla yapıldığı halde bu hanı, Sultan bizzat kendisi yaptırmış.

O dönemde her 25-35 kilometrede bir Han olduğundan 260 tane han varmış. İnsanlar ancak bir günde sabahın erkenden  yola. çıktığından bu kadar yol alabiliyorlarmış. Bu köy, eski halıların onarilmasinile ünlüymüş. Ben gittiğimde belediye reisinin halı.kolleksiyonundan sergi vardı.Ozellikle Selçuklu  motifleri ile dokunmuş halılar dikkat çekiciydi.

 

- Narlıgöl Krater Gölü:Volkanik oluşumlu krater gölüdür. Gün batımı için güzel bir noktadır.

 

Köstekli ye yakın

Aksaray yolu üzerinde .Yukardan baktığınızda kalp şeklinde. Golün bir tarafında sıcak su var.

 

 

-Tuz gölü:Ankara yolu üstünde .Sultan hanımdan sonra 30 km içeride 

Kuş cenbeti.flamimgo  v.b.Gun batımını gör.

Kızören obruk ve Hani .Sultan hani dan sonra yarım saat ana yoldan sonra yol ayrımımdan 4 km içeride

 

KİZOREN OBRUGU VE HANİ.

 Not: Kızõren Obruğu normalde Karapınar sınırları içinde ama Aksaray-Ankara yoluna çok daha yakın. Zaten Karapınar yol ayrımı kızören yol ayrımımdan çok daha önce.

   -Obruk Kervansaray Müze :

Obrukhan kervansaray, otel ve müze olarak hizmet görüyor. Kahvaltı ve Akşam yemeği dahil geceliği 7000 TL. Muzesi de eski Selçuklu eserleri sergileniyor. Özellikle damıtılmış elma, limon ve sümbül. Kokularını, pompa ile burnuna yaklaştırarak koklamanız ilginç.

 

 "Kızören Gölü, Konya 70 km kuzeydoğusunda Karatay ilçesi sınırlarında yer alan Kartstik oluşumlu bir Obruk gölüdür. Çapı 228 m, derinliği 171 metre olan obruğun 145 metresi suyla doludur. Gölün bulunduğu arazi 1020 metre yüksekliğindedir. " Ülkemizdeki en büyük obruktur.

 

Ülkemizde obrukların en fazla görüldüğü yer Konya Havzasıdır. Burada 20'den fazla obruk bulunur. Bunlardan en meşhuru 300 m genişliği 145 m derinliğiyle Kızören obruğudur. Ama Karapınar ve obruklar hakkında da  bilgi bıraktım.

 

(KARAPINAR

Konya - Nigdebyolu üzerinde Aksaray’a daha yakın.

Acıgöl

Konya ili, Karapınar ilçesi sınırları içinde, muhteşem doğal güzelliklerle dolu bir keşif noktası sizi bekliyor:

Ali Tepesi

Konya’nın Karapınar ilçesinde gizemli ve tarihi bir hazine olan Ali Tepe Höyüğü, ilçenin kurulmasında önemli bir rol oynamıştır.

 

Konya'daki obruklar nerede?

 

Konya'nın Karapınar ilçesinde 100 metre çapında ve 10 metre derinliğinde yeni bir obruk oluştu. Mısırlı Yaylası mevkiinde bir pancar tarlasının yanında oluşan obruk, tarlada çalışan işçiler tarafından fark edildi. Görgü tanıkları obruğun oluşması sırasında uçak sesine benzer bir ses duyduklarını belirtti.4 Eyl 2024

 

Ülkemizde obrukların en fazla görüldüğü yer Konya Havzasıdır. Burada 20'den fazla obruk bulunur. Bunlardan en meşhuru 300 m genişliği 145 m derinliğiyle Kızören obruğudur. Konya Havzasından sonra obrukların yaygın olduğu diğer alan ise Antalya’nın Çimiköy platosudur.

 

 

Meyil Obruğu, Konya ili, Karapınar ilçesi sınırlarında bulunan bir obruk gölüdür. Karapınar’ın yaklaşık 35 km kuzeybatısında ve Kızören Obruğu’nun 24 km güneydoğusundadır. Gölün geniş ekseni su üzerinde 387 metre, kısa ekseni ise 350 metredir ve ortalama çapı 368 metredir. Obruğun bulunduğu alanın denizden yüksekliği 1045 metredir ve gölün maksimum derinliği 31 metredir.

 

Meyil Obruğu, Neojen yaşlı kalker, kumlu kil ve marn depoları üzerinde oluşmuştur. Obruğun genişliği doğu-batı yönünde 650 metre, kuzey-güney yönünde ise 600 metredir. Toplam derinliği 104 metreye ulaşan obruğun göl kısmının derinliği ise yaklaşık 40 metredir.

 

Son yıllarda Meyil Obruğu’ndaki su seviyesinin azaldığı belirtilmektedir. Bu durum, diğer doğal oluşumlar gibi obrukların da çevre ve su kaynakları yönetimi açısından dikkatli bir şekilde korunması gerektiğini göstermektedir.

 

Meyil Obruğu’nun benzersiz doğal güzellikleri ve jeolojik yapısı, ziyaretçiler için ilgi çekici bir alan oluşturmaktadır. Ancak çevresel etmenler ve iklim değişikliği gibi faktörler göz önünde bulundurularak, obruğun sürdürülebilirliği için önlemler alınmalı ve koruma altına alınmalıdır.

 

Çıralı Obruğu

 

Konya’nın Karapınar ilçesi, doğal güzellikleri ve eşsiz manzaralarıyla dolu bir hazine gibidir.)

 

 

 

Devam ettiğinizde

 

Savatra antik kent : Ama

yoldan içeride.

 

DİGERLERİ

 

SURATLİ

Nevşehir yolu üzerinde

1-Kirgöz Antik yer altı şehri

2-Aziz Mercurlus yer altı şehri

 

ORTAKOY:Kırşehir yolunda 

1-Yunus Emre türbesi

2-Tatluk Emre türbesi

 

-Acemi höyük: Ankara yolu üzerinde. Pek bir şey yokmuş.

-Aşıklı höyük: İlk köy yerleşimi. Beyin ameliyatı yapılmış.

-Güvercin kaya höyük; En önemli maden üretimi.

 

NEVŞEHİR İLE AKSARAY ARASINDAKI KAPADOKYA’YA AİT GEZİLECEK YERLER


Kaymaklı’dan girip Aksaray’dan çıkabilirsiniz.

Nevşehir---(20)Kaymaklı---Derinkuyu(10)--- Sivrihisar---Güzelyurt(53)---Ihlara Vadisi(14 )--- Selime(11)---Aksaray(26) veya

Derinkuyu---Sivrhisar---Helvadere---ıhlara vadisi---

 

 

 


BEYŞEHİR



Konya- Beyşehir yolu üzerinden Beyşehir'e varmadan tahmini 20 km önce  sol tarafta ki Hacisadik köyüne gidiniz 1 km sonra devam ettiğinizde Eflatun Pinarina varacaksınız.

Not: Eğer Beyşehir’den gidecekseniz 22 km ilerlemelisiniz.

 

2-Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, 

 

Eflatun pinarina en yakın yer Hacısadik köyü.

Konya’nın Beyşehir ilçesinde yer almaktadır. Anıt MÖ 13. yüzyılın son çeyreğine tarihlendirilmektedir. Büyük Kral IV. Tuthaliya dönemine ait olduğu düşünülmektedir.

 

Özgün taş işçiliği, kabartmalardaki kompozisyon ve bir açık hava tapınağı olarak düzenlenmesi ile Hitit uygarlığının diğer kaya anıtlarından ayrılmaktadır. Eflatun Pınar Anıtı, doğal kaya üzerine yapılmamış, birbirine uygun olarak kesilmiş andezit blokların titizlikle birleştirilmesi ile inşa edilmiştir. Doğal bir su kaynağı üzerinde yapılmış büyük bir havuz ile suyun havuz içerisine akmasını sağlayan ve havuzun duvarına paralel yapılmış yatay su kanallarından oluşmaktadır. Dikdörtgen formda şekillendirilmiş kayalar üzerinde kabartma tekniğinde yapılmış tanrı ve tanrıça figürleri yer almaktadır.

 

Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilmiştir. Listeye dahil edilmesindeki gerekçe, akan suların merkezi havuz sistemi ile toplanarak gerektiği zaman tasarruflu bir şekilde kullanıldığı nadir su sistemlerinden biri olmasıdır. Eflatun Pınar Anıtı, Hititlerden sonra da fonksiyonunu kaybetmeden bugüne kadar ayakta kalabilen bu sistemin en güzel örneğidir. Dönemin su tesisatı ve su teknolojisi hakkında da önemli bilgiler vermektedir. 

 

Beysehit tarihi Meydan:

 

    1-Eşrefoğlu Camii:yüzyıldan kalma ahşap direkli cami, UNESCO Dünya Mirası listesinde

İç mimarisi gerçekten farklı. Kesinlikle görülmesi gereken  yer.



   2-İsmail ağa medresesi

 

   3-Bedesten:

Arkasında       

 

   4- Eski Hamam:

Cumartesi kadinlara.350T.L

Camiye 100. Metre gole doğru

   5-Demirli mescit:

Hemen ilerisinde

    6-Hukumet konağı

 Geri caminin önüne gel.

yürüyerek gol kenarına gidebilir fotograf çekebilir,yürüyüş uolundan yuruyebilirsiniz.teknelerle tur yapabilirsiniz.

7-Beyşehir Gölü Milli Parkı:



Beyşehir Gölü

Türkiye’nin en büyük tatlı su göllerinden biri.Gün batımı çok güzel.

Bisiklet, yürüyüş ve fotoğraf için ideal.Yazın tekne turu yapabilirsiniz.

 

Beyşehir Gölü Milli Parkı, Türkiye’nin üçüncü büyük gölü olma özelliğini taşımaktadır. Gölün etrafında düzenlemeler ile yapılmış olan milli parkta keyifli zaman geçirebilirsiniz.. Göl, toplamda 33 adadan oluşmaktadır.

 

Trenkli gölde sazan, çiçekbalığı, sarıbalık, tatlı su levreği yetişmektedir. Adalarda ve daha sığ alanlarda ise yaban ördekleri, pelikan, dalgıç ve balıkçıl yaşamaktadırYaz mevsiminde ziyaret etmeyi tercih ederseniz, gölün plaj bölümünden denize girebilirsiniz. Ayrıca çevresinde bulunan pek çok alan da doğa yürüyüşü de yapabilirsiniz.

 

 8-Beyşehir Taş Köprü:

Şehir içinde yeni  köprüyü geçmeden sol tarafta  Osmanlı döneminden kalma 15 gözlü taş tarihi köprüyü goreceksiniz.Yeni ve eski köprüler birbirine paraleller.



UZAKLAR

 

Yeşildağ

 

Antalya yolu üzerinde sağa sap.20 km.Küçük ama çok huzurlu bir yerleşim.

 

Fotoğraf çekmek, kahve içmek ve gölü yukarıdan izlemek için ideal.

 

-göksu gör.Geri gel.



Yakamanastır Tabiat Parkı

 

Antalya yolu üzerinde öğretmen evini geçtikten sonra 60 metre sonra sola universite yoluna dönün.Buradan 8 km karşı daha çıkınız.

Sessiz, sakin doğa alanı

Kamp, piknik ve yürüyüş için süper

Kalabalıktan kaçmak isteyenler için ideal

Kubadabad Sarayı

Gölyaka(Hayran) gol.kenarinda 60 km.

I. Alaeddin Keykubad tarafından yaptırılmış

Göl kıyısında Selçuklu saray kalıntıları

Tarih + doğa birleşimi

Aynı yol üzerinde ẞarkiksraagaca doğru Gedikli köyüne bağlı 

Mada Adası.33 adadan tek yaşam olan Ada.Yakininda harabe kilise de var



Ne Yenir?

 

Göl balıkları (özellikle sazan ve levrek)

 

Etli ekmek (Konya klasiği)

 

Tandır yemekleri





Antalya’ya dönüş.

 

 

.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder