|
KAYSERİ
Eski adı “İmparator
Şehri” anlamına gelen Kaisareia olan Kayseri; 5000 yılı aşkın
tarihi veTarihi İpek Yolu’nun geçtiği ve Erciyes ve Ali Dağ arasındaki düzlük alan kurulan şehir tarih
boyu medeniyetin önemli beşiklerinden Hitit, Roma ve Bizans,’tan
sonra Anadolu Selçuklu Devleti’nin Konya’dan sonraki ikinci önemli
şehri olmuş.
Roma, Bizans,
Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluklarının başkenti olmuş,
Kanuni, 2. Selim ve 3. Murat dönemlerinin baş mimarı Mimar Sinan’ın
Kayseri’de doğmuş. Mübadele öncesine kadar burada yaşayan taş
mimarisinde usta Ermeni ve Rumların Mimar Sinan’ın dehasında önemli
katlısı var.
İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan ve Erciyes’in eteklerinde
kurulan şehir hem kültür hem de doğa turizminin merkezlerinden
biridir. 16 ilçeden oluşan Kayseri; Yozgat, Sivas, Kahramanmaraş,
Adana, Niğde ve Nevşehir illeriyle komşudur.
Kayseri’deki Festivaller
Erciyes Kış Turizmi Festivali (Nisan)
Kayseri Uluslararası Film Festivali (Mayıs)
Festa2200 Bisiklet festivali (Temmuz)
İncesu Üzüm Festivali (Eylül)
İpek Yolu:
Ticaret yolu olarak kullanılan İpek Yolu ile Çin’den alınan
ipek ve baharat, batıdaki Mısır, Roma gibi dönemin ünlü ülkelerine
ulaşmış. Bu yol ismini, taşınan ürünlerin en önemlisi olarak kabul
edilen ipekten almış.
İpek Yolu tarih boyunca bir ticaret güzergâhı olmasının yanı
sıra farklı kültürlerin, fikirlerin, dinlerin ve kültürel
deneyimleri aktaran bilgelerin ve gezginlerin takip ettiği bir yol
olmuş. Doğu kültürü böylelikle batı ülkelerinde tanınmış.
Dolayısıyla buranın insanlık tarihinde çok önemli bir yeri var.
TARIH
Asırlar boyunca Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı
İmparatorluğu’na ev sahipliği yapan Kayseri Tarihi İpek Yolu’nun
geçtiği şehrin 6000 yıllık bir geçmişe sahiptir.
Medeniyetlerin hakimiyet kurduğu Kayseri Kültepe Höyüğünde yapılan
çalışmalar sonucunda tarih öncesi çağlara ait çok sayıda kalıntıya
rastlanmıştır. Bulgular Kayseri’de ilk yerleşimin Bakır Çağı’nda
başladığı yönündedir.
Kayseri’ye Asurlular döneminde Kanisti adı verilse de
sonrasında Mazaka olarak değiştirilmiştir. Bu adın Frig dilinde
Zeus anlamını taşıyan Mazcus’tan gelebileceği tahmin edilmektedir.
Roma İmparatorluğu döneminde şehre Caesareaadı verilmiştir. Bu
ismin Bizans imparatorlarına verilen Caesar unvanından geldiği
bilinmektedir. Kayser ise bu unvanın Osmanlı Dönemi’ndeki
karşılığıdır. Kimi Osmanlı sultanlarının Kayser-i Rum unvanını
kullandıkları görülmektedir. İslam hakimiyetine girdikten sonra
Kayser ismini alan şehir zamanla Türkçeleşerek bugünkü halini
almıştır.
MÖ 11. ve 7. yüzyıllarda kurulan Mazaka şehri MÖ 6 ve 5.
yüzyıllarda Med ve Perslerin yerleşim yeri olmuştur. MÖ 280 yılında
Bağımsız Kapadokya Krallığı’nın ana şehri olan Mazaka MS 17 yılında
Roma İmparatorluğu hakimiyetine girmiştir. 395 yılında Bizans
İmparatorluğu’nun önemli şehirlerinden biri olan bölge, iki kere
Arap istilasına uğramış
1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra Türk hakimiyetine girmiştir.
Anadolu Selçukluları Dönemi’nde Konya’dan sonra ikinci başkent olma
özelliği taşıyan Kayseri, bir süre Moğol hakimiyetine girse de 1398
yılında tamamen Osmanlıların hakimiyetine girmiştir. Selçuklu ve
Osmanlı Dönemi’ne ait eserlerin birçoğu günümüze kadar gelmeyi
başarmıştır.
Cumhuriyet Dönemi’nde 1924 Anayasası ile il unvanı kazanan
Kayseri, 1988 yılında büyükşehir olmuştur. Cumhuriyet ile birlikte
sanayi, ticaret ve eğitimde oldukça ilerleme gösteren şehir özel
sektörün giderek yaygınlaşması ile ekonomiye büyük katkı sağlamaya
başlamıştır. Organize sanayi bölgeleri ile Türkiye’nin önde gelen
şehirlerinden biri olan Kayseri; mobilya, gıda, metal eşya, tekstil
ve ambalaj üretiminde ilk sıralardadır. Yer altı zenginlikleri ile
de öne çıkan Kayseri’de altın, bakır, kurşun, asbest, çinko, demir,
manganez gibi değerli madenler bulunmaktadır.
Tarıma oldukça elverişli toprakları olan Kayseri, modern tarım
araçlarının en çok kullanıldığı şehirlerden biridir. Nüfusun
yaklaşık yüzde 25’i tarım ile uğraşmaktadır. Buğday ve arpa başta
olmak üzere nohut, mercimek, fasulye, patates ve soğan en fazla
yetiştirilen ürünler arasındadır. Kayısı, elma, armut, ceviz ve
üzüm en çok yetiştirilen meyvelerdir. Küçükbaş ve büyükbaş
hayvancılıkla öne çıkan şehirde kanatlı hayvan sayısı da Türkiye
ortalamasının bir hayli üzerindedir. Et, süt ve yumurta
üreticiliğinde Kayseri, Türkiye ekonomisinde önemli bir yere
sahiptir. Pastırma ve sucuk üretiminde Türkiye’de birinci sırada
bulunan şehir sadece ülke içi değil ülke dışına da pazarlama
yaparak büyük oranda gelir elde edilmesinde pay sahibidir. Tabii
güzelliklerinin yanı sıra zengin tarihi eserleriyle de öne çıkan
. Özellikle Erciyes Dağı kışın kayak, yazın trekking yapıiır.
Ulaşım:
Kayseri’ye Transasya Ekspresi, Doğu Ekspresi, Turistik Doğu
Ekspresi, Erciyes Ekspresi, Güney Kurtalan Ekspresi ve Vangölü
Ekspresi gibi çeşitli trenlerle seyahat edebilirsiniz.
Şehir içinde ki metro ile de birçok yere çok rahat
ulaşabiliyorsunuz.
Not: tramvay hattının bir tarafı Kocasinan, diğer tarafı Melik
Gazi olarak şehir ikiye ayrılmış.
Diğer ilçeler ise şehrin çevresine yayılmış.
Kayseri’de Yeme-İçme
Kayseri Mantısı
Türkiye’de mantı denince akla gelen ilk şehir Kayseri’dir.
Kayseri’de mantının 36 farklı çeşidi yapılmaktadır. En yaygın olanı
ise hepimiz severek yediği etli mantıdır. Kayseri mantısının en
önemli özelliği küçük açılmasıdır. Öyle ki bir kaşığa en az 40 tane
mantı sığdırılır ve salçalı suyu boldur. Kayseri’deki bir diğer
mantı çeşidi ise peynirle yapılan prov mantısı et yemeyenler için
de iyi bir alternatiftir. Yağ mantısı ise porsiyon olarak daha
büyük olmakla birlikte mayalı hamurun harcına kıyma koyulup yağda
pişirilmesi ile yapılır.
Eskiden kız isteme merasiminde gelin adayına mantı
açtırılırmış. Eğer güzel açarsa evliliğe izin çıkarmış.
Artık paketlerde satılan mantıyı satın alıp evlerde
pişirebiliyorsunuz.
Kayseri Su Böreği
Genellikle kahvaltıda yenen peynirli ve kıymalı versiyonları
var.
Pöç: Öküzün kuyruk sokumunun 14-18 ağır ateşte pişirmesi ile
yapılan ağır bir yemek olan pöç, etin yoğun aroması,
baharatlar ve yanındaki pilavı ile tam bir Orta Doğu lezzeti. Zaten
Irak, Suriye taraflarında çok yapılırmış ve nasıl oluyorsa Kayseri
mutfağının da demirbaşlarından olmuş.
Kayseri yağlaması şehrin en ünlü hamur işlerinden bir diğeridir. Kıyma,
soğan ve salça ile hazırlanan harç incecik açılan hamurun üzerine
sürülür. Üst üste koyularak sarımsaklı yoğurt ile servis edilir.
Lahmacuna benzerliği ile bilinen yağlamaDilerseniz içine yoğurt
koyup dürüm gibi sararak da yiyebiliyorsunuz.
Kurşun aşı çorbası Nohut, kuşbaşı et ve yeşil mercimek ile hazırlanan
besleyici ve bir o kadar da doyurucudur.
Toga çorbası Buğday, nohut, yoğurt ve yumurta ile
hazırlanan ise Kayseri’de özel günlerde ikram edilir.
örgülü pilav Hamur pilav ve tavuk etinin birleşiminden ortaya çıkan
şehre özgü yemeklerden bir diğeridir.
cıvıklı pidesi Kayseri’nin Develi ilçesine özgü ise kuşbaşı pide
sevenlerin damaklarına hitap eden bir lezzettir. Biraz etli ekmek
ya da kuşbaşılı pideyi andırıyor diyebiliriz.
altın kesesi, Un helvasından daha yumuşak kıvamıyla çay saatlerinin
vazgeçilmezi aside, kakaolu krep hamuru ile hazırlanan revaniye
benzerliği ile bilinen yoğurt tatlısı.
Kayseri’de Alışveriş
Kayseri Pastırması, Sucuğu (Şahin ve Başyazıcı markaları
ünlü.)
Tabi ki çemeni yerinde pastırma ve bol baharatlı sucuğu un
utmayalım.
GEZİLECEK YERLER
Şehirde tüm gezilecek yerler birbirine çok yakın ve yürüme
mesafesinde.
NOT:
1-Kultur bakanlığına bağlı müzeler: Müze kart ile de
gezebilirsiniz.
2- Belediyeye ait müzeler: Çok güzel yeniden düzenlenmiş bu
müzelerin 2026 da giriş ücreti 40 TL, öğrencilere ise 20 TL
idi. Müzeleri ayrıca ücretsiz Rehberle isterseniz
gezebiliyorsunuz.
I-Cumhuriyet Meydanının yolun karşı tarafı
1-Gevher Nesibemedresesi ve şifahanesi(Selçuklu uygarlığı müzesi-Çifte
medrese):
Pazartesi günleri kapalı
Diğer günler 09.00 - 17.00
Haziran, temmuz, ağustos ve eylül aylarında 09.00 - 19.00arası
açık.
Belediye’ye ait müzenin giriş ücreti
40,öğrenci için 20Tl.
Mimar Sinan parkının içinde ülkemizde Anadolu
Selçukluları üzerine uzmanlaşan ilk müze olan ve çok iyi düzenlenmiş nefis bir müze.
2014 yılından bugüne hizmet veren müze, Gevher Nesibe
Darüşşifası ile Gıyasiye Medresesi'nin birleşimi olan ve Çifte
Medrese olarak bilinen tarihi yapı,üç bölümden oluşuyor.
1-Medrese (İçinde Gevher Nesibe bin türbesi de var.
2-Hastane (Şifahane)
3-Bimarhane(Akıl hastaların tedavi odaları var.
Tamamı müze sayılıyor. Odaların içinde Selçuklulara ait eserler
var.
Medresesinin iki bölümü bağlayan koridor olduğu için
çifte medrese de deniliyor.
Müzede ki dijital harita ve dokümanlar çok öğretici.
Körler için alfabe ve hemen önünde elleri ile his edebileceği
replika küçük eserler var.
Selçuklu yıldızı: Üçgenlerden oluşan Israil yıldızından farklı
olarak iç içe girmiş kare şeklinde. Selçuklu yıldızı şeklinde
sade avizeler yapı ile çok uyumlu olmuş.
Gevher Nesibe Sultan’ın vasiyeti üzerine, kardeşi 1.Gıyaseddin
tarafından inşa ettirilen ve “Çifte Medrese” olarak da bilinen
yapı, günümüzde Selçuklu Devleti’nin değerli eserlerine ev
sahipliği yapıyor
Gevher Nesibe Medresesi, Anadolu’nun ilk uygulamalı tıp
medresesi. Selçuklu hükümdarlarından II. Kılıçarslan’ın kızı Gevher
Nesibe Sultan’ın vasiyeti üzerine kardeşi I. Gıyaseddin Keyhüsrev
tarafından 1205-1206 yıllarında yaptırılmış. Akıl hastalarına ses
terapisinden su terapisine kadar alternatif tıp teknikleri
uygulanan bir merkezmiş.
Gevher Nesibe bir başkomutana âşık olmuş. Sultan I. Gıyaseddin
Keyhüsrev bu aşka engel olmak için başkomutanının savaşta şehit
düşmesine neden olmuş. Gevher Nesibe de aşkından ince hastalığa
(verem) yakalanmış. Ölmeden önce de abisinden adına bir şifahane
yaptırmasını ve kimseden para almadan hizmet vermesini vasiyet
etmiş. Yapı 2 yıl içinde tamamlanmış ve Gevher Nesibe’nin mezarı
buraya nakledilmiş. Hemen yakınında
2- Avgunlu medresesi:
13. yüzyılın ilk döneminde inşa edildiği tahmin edilen ve
Kayseri merkezinde Mimar Sinan Parkı içinde gezebileceğin Avgunlu
Medresesi içinde kıvılcım adlı kırtasiye var.
Tek katlı, iki eyvanı ve revaklı avlusu tarzıyla klasik bir
Selçuklu dönemi eseri olan medrese, avlusundaki güzel havuzdan
dolayı halk arasında Havuzlu Medrese olarak da biliniyor. İlk dönem
Selçuklu mimarisini yansıtır.
Hafta içi 08.00-17.00
3-Kurşunlu Camii (Mimar Sinan Camii)
Osmanlı döneminde 1574 yılında Doğancı Hacı Ahmed Paşa
tarafından yaptırılmış. Asıl ismi Hacı Ahmed Paşa Camii olmasına
rağmen, kurşun kaplama kubbesinden dolayı halk arasında ismi
Kurşunlu Camii olarak kalmış.
Mimar Sinan’ın eseri olan Kurşunlu Camii (Mimar Sinan Camii)
1585 yılından günümüze gelen yapılardan. Cami, klasik Osmanlı
mimarisinin yanı sıra çarpıcı kalem nakışlarıyla ünlü iç
süslemeleri, sivri kemerleri, kubbeli şadırvanı ve camiye ismini
veren kurşun kaplı kubbesiyle şehrin simgesel yapılarından biri.
Kurşunlu Camii, aslen Kayserili olan Mimar Sinan’ın kendi
memleketinde bıraktığı 2 camiden günümüze tek ulaşanı.
4-Hacı Kılıç Camii ve Medresesi
Anadolu Selçuklu dönemi yapısı olan Hacı Kılıç Camii ve
Medresesi. Anadolu Selçuklu Devleti'nin inşa ettiği son
medreselerinden olduğu için özel öneme sahip olan ve yüzlerce
yıldır sağlam kalan mimarisiyle dikkat çeken medrese, dikdörtgen
planlı ve kalın taş duvarlarla inşa edilmiş. Yüzlerce yıl boyunca
dini eğitimler verilen medresesin kemerli kapıları, etkileyici taş
oymaları, Anadolu Selçuklu dönemini yansıtan motiflerle son dönem
Selçuklu mimarisini yansıtır.
5-Roma mezarı:
6-Sahabiye Medresesi (Kitapçılar Çarşısı)
1267 yılında Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahrettin Ali tarafından
inşa ettirilen bu medrese, zarif Selçuklu taş işçiliği ortada
yer alan şadırvanı ile ünlü.
II-Cumhuriyet Meydanı
Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemine ait
yapıları ile Kayseri’nin merkezi sayılan Cumhuriyet Meydanı, tarih
ve kültür meraklıları için açık hava müzesi gibi
7 -Kayseri Saat Kulesi
Sultan II. Abdülhamit zamanında tüm büyük şehirlerde birer saat
kulesi yapılması için ferman yayınlanmış. 10 metre yüksekliğindeki
kule de bu fermanın sonucu olarak 1906’da inşa edilmiş.
Kayseri Saat Kulesi, aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk'ün
Kayseri ziyaretinde halka konuşma yaptığı yer olmasıyla da tarihi
bir öneme sahip. Kurtuluş Savaşı döneminde Anadolu ve Rumeli
Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti şubesi olarak hizmet vermiş olan küçük bir
ofis bölümü var.
8 -Atatürk heykeli
9-Bürüngüz Camii
1977 yılında Kayseri Cumhuriyet Meydanı’nda hizmete açılan
Bürüngüz Camii ,klasik Osmanlı mimarisinin yansıtır. Cami,
tasarımı, yüzlerce yıllık mescidi ve 4 büyük kubbesiyle görülmeye
değer
10-Kayseri Kapalı Çarşı ve Kazancılar Çarşısı
Eski Osmanlı mimarisi kullanılarak 1497 yılında inşa edilen ve
15 farklı bölüm-1800 tane dükkandan oluşan çarşı, İstanbul Kapalı
Çarşı’dan sonra Türkiye'nin en büyük ikinci kapalı çarşısı olması
ile ünlü. Haftanın her günü 08.00-19.00 saatleri arasında acık.
Kapalı çarşıda birkaç yiyecek dükkânı, bolca kuyumcu ve
çok sayıda genelde giysi dükkanları var. Albenisi yok.
Kazancılar çarşısında ise çok kuyumcu ve bitimine doğru
pastırma ,sucuk ve çimen dükkanları var.
Tarih boyunca pek çok büyük yangın atlatan çarşı, her defasında
onarılarak yeniden açılmış
11-Kayseri Yeraltı Çarşısı
Sıradan bir yeraltı çarşısı.
Anadolu'nun en önemli ticaret şehirlerinden biri olan
Kayseri'de yüzlerce çeşit ürünü bir arada bulmak ve alışveriş
yapmak için 1979 yılında hizmete açılmış.10.000 m2 gibi büyük bir
alana yayılan çarşıda 200’e yakın dükkan var. Modern mimarisi ile
dikkat çeken çarşının içinde Kayseri’ye özgü yiyecek ve
baharatlardan halılara ve kilimlere, elektronik eşya ve
ayakkabılardan tekstil ürünleri var.
12-Kayseri Kalesi
M.S. 3. yüzyılda Roma döneminde inşa edilen, Bizans döneminde
daraltılan ve Anadolu Selçuklu döneminde geliştirilen, .
Karamanoğulları ve Osmanlı Dönemi’nde iki kez onarılan bu yapı, tam
bir ortaçağ kalesidir. İç kale ve dış kale olarak iki farklı
bölümden oluşan devasa yapının etkileyici burçları, kuleleri
ile görülmeye değer. .
Ülkemizin en iyi korunan şehir kalesi konumundaki yapıdır.
A-Arkeoloji Müzesi: Son derece iyi
düzenlenmiş zengin bir müze, her gün 08.30 - 17.30 arası
açık.
Pazartesi günü de tek açık olan müze.
Frig, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait eserlerin de
sergilendiği tarih öncesi çağlardan Osmanlı dönemine kadar pek çok
medeniyetten izler taşıyan Kayseri Arkeoloji Müzesi, Kayseri ve
çevresindeki antik kentlerde yapılan kazılarda elde edilen eserler
arasında Tunç Çağı mermerleri, Asur Koloniler Çağı’na ait çarpıcı
sikkeler, etkileyici yazılı tabletler, el sanatı ürünleri, vazolar
ve mühürler sergileniyor.
müzenin 8.700 m2 büyüklüğündeki bahçesinde ise devasa taş
heykeller, mezar stelleri ve lahitler var.
13-Zeynel Abidin Türbesi
Hz. Muhammed'in torunlarından olan ve 1414 yılında Kayseri'de
vefat eden Zeynel Abidin için 1886 yılında Sultan II. Abdülhamit
zamanında mezarı üzerine bugünkü yerde klasik Osmanlı mimarisi ile
kare planlı ve kubbeli olarak inşa edilmiş. türbenin içinde İmam
Sultan olarak da bilinen Zeynel Abidin’in etkileyici el oymaları
ile süslü sandukası yer alıyor. Kapısındaki Sultan II. Abdülhamid
tuğrası var.
III- Kültür Yolu:
Belediyenin hazırladığı harita ve açık sarı yol ile Hunat Hatun
Külliyesinden itibaren gezilecek yerleri yürüyerek çok rahat
gezebiliyorsunuz.
Bu yol haritasını Gevher Nesibe müzesi ve Hunat Hatun Külliyesinden
alabilirsiniz.
1-Hunat Hatun Külliyesi:
Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad’ın eşi Mahperi
Hatun (Hunat Hatun) adına 1238 yılında kesme taşlarla ve Sultan II.
Gıyaseddin Keyhüsrev’in annesi Mahperi Hunat (Hatun) tarafından
yaptırılmış.
İçinde cami, medrese, hamam, kümbet ve çeşmeden oluşan
birimleri var.
Üstü açık kare planlı bir avlu çevresine sıralanmış medrese
odalarından oluşuyor. Uzun yıllar dini eğitimlerin verildiği yapı,
1969 yılında arkeoloji müzesi ve daha sonra da etnografya müzesi
olarak hizmet vermeye devam etmiş. Günümüzde restore edilen ve
yöreye özgü el sanatı ürünlerinin satıldığı bir çarşı olarak
kullanılıyor.
Hemen yanında da Hunat Hatun Kültür Merkezi var.
.
2-Sultan Hamamı:
Onarımdaydı.
3-Ataturk evi Müzesi:
Giriş ücretsiz. Pazartesi kapalı. Diğer günler 08.30-17.30
arası açık.
İmamzade Raşit Ağa’nın evinde 1919 yılında Heyet-i Temsiliye
Reisi misafir edilmiş. Konak o günlerdeki dekorasyonu korunarak
müzeye çevrilmiş.
Her oda, Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait bir anıyı yaşatıyor
19. yüzyılda inşa edilen, klasik bir Kayseri konağı olan
İmam zade Raşit Ağa Konağı’nda 1983 yılında ziyarete açılmış.19.
yüzyıl dönem mobilyalarıyla süslü müzenin koleksiyonlarında Mustafa
Kemal Atatürk'ün Kayseri ziyareti sırasında çekilen fotoğrafları ve
Atatürk'ün balmumu heykelinin yanı sıra kişisel eşyaları ve tarihi
belgeler de sergileniyor.
4-Cıncıklı Camii
5-Güpgüpoğlu(Etnografya Müzesi)
Pazartesi günleri kapalı. Diğer günler 08.30-17.30 arası açık.
Devlet memuru, şair ve bestekâr Ahmet Mithat Güpgüpoğlu
tarafından düzenlenen konak, Etnografya Müzesi olarak kullanılıyor.
Taş Oda Konağı olarak da bilinen ve 1419 yılında inşa edilen
Kayseri’nin en güzel konaklarından birinde hizmet veren Güpgüpoğlu
Konağı Etnografya Müzesi Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait pek çok
tarihî eserin de sergilendiği; şehrin yüzlerce yıllık gelenekleri,
görenekleri, kültürü, zengin mutfağı, yöresel giysileri ve yaşam
tarzını yansıtıyor.
Haremlik ve selamlık olarak iki bölüme ayrılmış tarihi konağın
çarpıcı koleksiyonlarında Osmanlı dönemi günlük yaşam tarzını
yansıtan balmumu heykellerden antika eşyalara, el dokuması Kayseri
halı ve kilimlerine kadar pek çok objeyi görebilirsin.
6-Alaca Kümbet :
Alaca Kümbet 1280’de Emir Cemaleddin bin Muhammed tarafından
kesme taştan yaptırılmış. Kümbetin üzerinde piramit şeklinde bir
külah var.
Dış bölümleri geometrik şekiller ve bitki desenleriyle
süslenmiş anıtsal yapıyı ziyaret ederek Selçuklu ve Beylik dönemi
mimari özelliklerini yakından inceleyebilirsin.
7-Seyh Tennuri Camisi ve Türbesi:
8-Emir Sultan Mescidi:
9-Emir Ali Kümbeti
Kayseri’ye bir dönem egemenlik kurmuş Eretna Beyliği hükümdarı
Emir Erdoğmuş için yaptırılan kümbet, Seyyid Burhaneddin
Türbesi’nin hemen yanında yer alıyor. 1351 yılında inşa edilen
kümbe t, 1955 yılında restore edilerek ziyarete açıldı. Halk
arasında Pişrev Ali Türbesi olarak bilinen ve türbenin altındaki
mumyalık bölümü var. Kemerli kapısı, sivri kemerleri ve dönem
özelliklerini yansıtan taş süslemeleriyle de ilgi çeken kümbet.
10-Meryem Ana Surp Astvadzadzin Kilisesi (Belediye Kutuphanesi- Cumhurbaşkanlığı
Abdullah Gül Müze ve Kütüphanesi -):
Pazartesi 09:00–17:30 açık görünüyor.
İçeri girmek için 40TL ücret istediler. Sadece girişten
bakabildim.
Yapılış tarihi tam olarak tarihi bilinmese de 1600’lü yıllarda
yapıldığı yüzyılda inşa edilmiş olduğu düşünülen Kilisesi, restore
edilerek modern bir kütüphaneye çevrilmiş.
11-Han Camii:
12-Ahi Evran Zaviyesi(Esnaf ve Sanatkarlar Müzesi):
13. yüzyıl başlarında Kayseri'ye gelen ve Anadolu'nun en önemli
ticaret birliklerinden biri olan Ahilik Teşkilatını kuran Ahi
Evran’dan ismini alan Ahi Evran Esnaf ve Sanatkarlar Müzesinde
yüzlerce yıllık el sanatı ürünleri, yöresel giysiler, el yapımı
deri ürünleri ve meslekî aletlerin sergilendiği müzenin 4 farklı
galerisinde 500'den fazla eser sergileniyor.
Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilen müzede, çeşitli
mesleklerin araç ve gereçleri ve mahalli eşyalar sergilenmektedir.
Ahilik teşkilatının kurallarını ve işleyişini anlatan bu müzede,
Ahi Evran tarafından kullanılan deri terbiye taşını da
görebilirsiniz.
13-Doner Kümbet (Şah Cihan Hatun Kümbeti)
1276 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubad’ın
kızı Şah Cihan Hatun için yaptırdığı Döner Kümbet, Üzerindeki çift
başlı kartal, kanatlı pars, kanatlı aslan ve Selçuklu simgelerinden
hayat ağacı taş oymaları olan kümbet’in 12 yüzeyi,bitkisel ve
geometrik motiflerle süslü. 1980 yılında koruma altına alınmış.
14-Seyyid Burhaneddin Hz Türbesi ve Tarihi Mezarlık:
Mevlana Celaleddin-i Rumi'nin hocası olan Seyyid Burhaneddin,
hayatının son dönemlerini Kayseri'de geçirmiş ve burada
vefat etmiştir.
Selahattin Seyit Burhanettin’in mezarı, 1894 yılında türbe
haline getirilerek ziyarete açıldı. Çevirisinde k, rengarenk
çiçekler ve asırlık çınarlarla çevrili türbe ve mezarlık görülmeye
değer.
15-Sivil Mimari( Taşçıoğlu,Çalika Konağı,Şaban Polater Evi):
Üçü de birbirinden harika olan üç taş eski bina.
16-Lala Paşa Camii
17-Selahattin Hamamı
Sadece erkeklere açikti.
18-Surp KrikorLusavorić Kilisesi:
Artık cemaati kalmadığından bu eski ve çok güzel mimarisi
olan kiliseye bakan sadece bir Ermeni vatandaş
ilgileniyordu. Rica ettiğinizde gezebiliyorsunuz.
19-Milli Mucadele Muzesi(Tarihi Kayseri Kisesi-Taş Mektep
Pazartesi günleri kapalı. Diğer günler 09.00-17.00 arası açık.
Haziran, temmuz, ağustos ve eylül 09.00 - 19.00 arası açık.
II. Abdülhamit Döneminde Osmanlı’nın önemli şehirlerinde
‘idadi’ ismiyle açılan liseler arasında bulunan ve 1904 yılında
Sultan II. Abdülhamid Döneminde kesme taştan inşa edilen ve
1893 yılından bu yana eğitimin verildiği Kayseri Lisesi, Türkiye’de
önemli görevler üstlenen pek çok ismi mezun etmiş. Okul,
Turgut Özal ve Abdullah Gül gibi iki Cumhurbaşkanı mezun
etmiş.
Bu tarihi lise,1920-1921 döneminde hiç mezun verememiş olması.
Çünkü bütün öğrencileri Sakarya Savaşı’nda şehit olmuş.
Kayseri Lisesi, Kurtuluş Savaşı döneminde Ankara’nın işgal
edilme riski olduğundan
1921 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin Kayseri'ye
taşınma kararı aldığında kullanılan bu taş maktep bir dönem Millet Meclisi olarak ta
kullanılmış.
1924’te Mustafa Kemal Paşa ve eşi Latife Hanım Kayseri’ye
gelmiş. Kayseri Lisesi’nde öğrencisi Behçet Kemal’in yaptığı
konuşmanın ardından Mustafa Kemal’i çok duygulandıran bir müsamere
sergilenmiş. Mustafa Kemal Paşa memnuniyetinin ifadesi olarak okula
bir yağlıboya tablosunu hediye etmiş.
Bu tarihi lise, onarılarak 2016 yılında Kayseri Milli
Mücadele Müzesi olarak hizmet vermeye başlamış.,
Birinci katında lisenin geçmişini ve Kurtuluş savaşını anlatan
bölüm var. Sakarya savaşında ölen öğrencilerin diploma ve
askerlik i künyeleri çok etkileyici .
Müzede Kurtuluş Savaşı,
Anadolu’nun milli mücadeleye katkısı, milli mücadele kahramanları
ve okulda yetişen önemli şahsiyetlerin balmumu heykelleri
sergileniyor.
20-Tarihi Kayseri Mahallesi:
Setenönü’nde, yüzlerce yıllık dar ve çıkmaz sokaklarda
sıralanan ahşap aksanlı tarihi taş konaklar, belediye tarafından
onarılarak Kayseri geleneklerinin ve eski yaşam tarzının
yansıtılmaya çalışılmış..
En güzel örneklerini Gündoğdu Sokak üzerinde görebileceğin
Kayseri evleri, hem Selçuklu hem de Osmanlı dönemi mimari
özelliklerini yansıttığı bu evlerin bazıları, müze, kafe veya
butik otel olarak hizmet veriyor. 88 dönüm arazi üzerine kurulan bu
eski Ermeni mahallesi; bakkal, berber, fırın gibi küçük esnafın
yeniden canlandırılmaya çalıştırılmış
21-Setennönü(Çömlekçi) Hamamı:
22-Gülük Camii ve Medresesi
Şehrin en eski yapılarından biri olarak 12. yüzyılın ilk
yarısında inşa edildiği düşünülen Gülük Camii ve Medresesi, Beylik
dönemi ile Selçuklu dönemi mimari özelliklerini yansıtan etkileyici
bir yapı. Kesme taşlarla inşa edilmiş kalın duvarları, kabartma taş
oymalarıyla süslü giriş kapısı ve sade iç dekorasyonları ile dikkat
çeken cami ve medresede uzun yıllar dinî eğitim verilmiş. İç
bölümlerindeki Selçuklu dönemi çini süslemeleri, geometrik şekiller
ve bitkisel desenler var.
23-Hatiroglu Camii:
24-Hatuniye Medresesi:
25-Kadi Hamamı:
26-Melik Mehmet Gazı Türbesi:
27-Ulu Camii(Camii-Kebir):
28-Kayseri Ulu Camii
Cami Kebir veya Sultan Camii olarak da bilinen ve
Danişmentliler döneminde 1143 yılında antik bir kiliseden
dönüştürüldüğü tahmin edilen Kayseri Ulu Camii, Selçuklu ile
Osmanlı dönemlerinde de bazı değişikliklere uğramış ve
genişletilmiş
camii, Bizans ve Roma mimarisinden de izler taşıyan
sütunlarıyla dikkat çekiyor.
29-Raşit Efendi Kütüphanesi:
El yazmaları ile ünlü.
30-Vezirhan- Gönhan:Onarım nedenin ile kapalıydı.
31-Pamukhan:Kocaman pamuk balyalarının olduğu küçük bir han.
32-Bedesten:Onarım nedenin ile kapalıydı.
Kayseri Bedesteni. 9 kubbeli ve dört köşe planlı olarak 1497
ile 1498 yılları arasında inşa edilen ve yüzlerce yıl boyunca kumaş
satıcılarına ev sahipliği yapmış.. İçerdeki taş dükkanlarda
yöresel giysilerden Kayseri’nin ünlü el yapımı halı ve kilimlerine,
antika eşyalardan bakır ürünlerine kadar onlarca çeşit ürün
satıldığı bedesten onarımda olduğundan kapalıydı.
Cumhuriyet Meydanına dön.
IV-Diğerleri (Kültür yolu haritasında olmayanlar )
.
-Forum Kayseri
Haftanın her günü 10.00-22.00 arası açık.
Tramvay ile büyükşehir durağında indiğinizde hemen karşınıza
çıkıyor. Her yerde gördüğümüz alışveriş merkezi.
Ulusal ve uluslararası markaların satıldığı 200'den fazla
mağazası, Kayseri ve dünya mutfaklarından lezzetler tadabileceğin
onlarca restoranı, şık kafeleri, sinema salonları ve dinlenme
alanları var.
Kadir Has Kent ve Mimar Sinan Müzesi
Kayseri Havalimanı yolu üzerinde modern mimarisiyle dikkat
çeken Kadir Has Kent ve Mimar Sinan Müzesi, modern müzecilik
anlayışıyla 2003 yılında ziyarete açıldı. Fuar Kültür Parkı içinde
gezebileceğin ve Türkiye'nin ilk dijital sergilerine ev sahipliği
yapan müzede Kayseri kent mimarisinin yanı sıra Kayseri'de doğan
ünlü usta Mimar Sinan’ın şaheserlerinin örneklerini de
inceleyebilirsin.
Şirin Aquapark
Haftanın her günü 10.00-21.00 arası açık.
Sıcak yaz günlerinde hem serinlemek hem de sevdiklerinle zaman
geçirmek için gidebileceğin en popüler yerlerden biri de Şirin
Aquapark. Kadınlar için ayrı bölümleri bulunan su parkı, her yaş
grubu için uygun kaydıraklar, güvenlikli çocuk havuzları,
güneşlenme terasları, restoranlar ve kafeler ile özellikle yaz
aylarında tamamen doluyor.
Agios Prokopios Kilisesi
1857 tarihli, bir Ortodoks Kilisesi. Kilise mübadele sonrası
kapatılıp depo olarak kullanılmaya başlanmış ama daha sonra
restorasyonu yapılıp yeniden ziyarete açılmış. Şu an aktif olarak
ibadete açık değil ama mübadele sonrası kendi şehirlerini terk
etmek zorunda kalan mübadiller ziyarete geldiklerinde ibadete
açıldığı oluyormuş.
Bezirhaneler
Bezirhaneler, Kayseri çevresinde yaygın şekilde görülen, içinde
adına “zeyrek” denen yabani keten tohumunun yağını çıkarmak için
kullanılan seten taşı denilen devasa değirmen taşının olduğu
yeraltındaki üretim haneler. Zamanında bu bölge Osmanlı’nın sanayi
bitkisi olarak bolca ekimini yaptığı ve sabun ve boya sanayinde
kullanılan beziryağı üretimi yaptığı yerlerdenmiş.
Ağırnas’a geldiğinizde ücretsiz içeri girip
gezebiliyorsunuz.
Anadolu Harikalar Diyarı:(Eglence merkezi)
Haftanın her günü 10.00-22.00 arası açık.
Tramvay ile “Harikalar durağında inerseniz su parkı, buz
pateni ,lunaparklar gibi güzel vakit geçireceğiniz her birim burada
Onlarca vahşi hayvana ev sahipliği yapan Kayseri Hayvanat
Bahçesi'nin yanı sıra korku tünelleriyle ilgi çeken lunapark, çocuk
oyun alanları, buz pateni pisti ve binicilik tesisleri de
bulabileceğiniz temalı park, 800.000 m2 geniş bir alana yayılıyor.
1-Mazakaland Eğlence Merkezi(Lunapark)
Kış aylarında kapalı
Yaz aylarında cumartesi ve pazar günleri 12.00-19.00arası açık.
Kayseri'nin en büyük ve Anadolu'nun ilk temalı parkı olan alan
Mazakaland Eğlence Merkezi, 70.000 metrekareden büyük bir alana
yayılıyor. Yetişkinlere ve çocuklara özel pek çok farklı bölümü
bulunan eğlence merkezinin yapay gölünde gondollarla gezilere
çıkabilir; go-kart, hızlı tren, çarpışan arabalar, dönme dolap ve
paintball gibi pek çok farklı eğlencenin tadını çıkarabilirsin.
Afrika, Uzak Doğu ve Antik Roma gibi ilginç bölümleri var.
2-Kayseri Hayvanat Bahçesi
Girişi 30 TL olan geniş bahçe, alana yayilmiş .
Şehri gezerken keyifli zaman geçirebileceğin en popüler
yerlerden biri de 2013 yılında hizmete açılan Kayseri Hayvanat
Bahçesi. 160’tan fazla türde binlerce hayvana ev sahipliği
yapıyor.Aynı zamanda sahipsiz hayvanlar için barınma ve doğal yaşam
merkezi olarak da hizmet veriyor.
.
3-Kayseri Bilim Merkezi
Pazartesi günleri kapalı. Diğer günler 09.00-17.00 arası açık.
2016 yılında hizmete açılan Kayseri Bilim Merkezi, hem bilim ve
teknoloji meraklılarının hem de çocuklu ailelerin keyifle
gezebileceği yer.. 4.000 m2 açık, 3.000 m2 kapalı sergi alanları,
planetaryum (gezegen evi), laboratuvarlar ve atölyelerin yanı sıra
bilim temalı kalıcı sergileriyle de ilgi gören merkezde interaktif
bilim şovları izleyebilir veya astronomi eğitimleri de alabilirsin.
Kayseri Bilim Merkezi, yıl boyu düzenlenen etkinlikleri ve
workshoplarıyla her zaman hareketli. Çocuklar için 3 boyutlu sinema
salonları ile devasa teleskopları da bulunan ve Tübitak tarafından
da desteklenen Kayseri Bilim Merkezi sevdiklerinle güzel zamanlar
geçirebileceğin yerlerden.
Diğer medrese,külliye, camil ,türbe ve kümbetler:
Türbe ve Kümbetler:
Türk-İslam mimarisinde kümbet ve türbe ikisi de mezar
yapısıdır, ama mimari biçimleri ve kökenleri farklıdır.
Türbe
Genel olarak önemli kişilerin mezarları için yapılan anıt
mezarlara denir.
Özellikleri:
Genellikle yuvarlak, kare veya çokgen planlı olabilir.
Üstü çoğunlukla kubbe ile örtülüdür.
Osmanlı döneminde yaygınlaşmıştır.
Daha sade veya klasik İslam mimarisi etkisi taşır.
Örnek:
Yeşil Türbe
Mevlana Türbesi
Kümbet
Özellikle Selçuklu döneminde görülen özel bir tür anıt
mezardır.
Özellikleri:
Genellikle silindirik veya çokgen gövdeli olur.
Üst kısmı dışarıdan bakınca külah/conik çatı şeklindedir.
Alt katta cenazenin bulunduğu mumyalık (kripta) bölümü bulunur.
Orta Asya Türk mimarisinin etkisini taşır.
Örnek:
Döner Kümbet
Mama Hatun Kümbeti
Kısa fark özeti
Özellik
Kümbet
Türbe
Dönem
Daha çok Selçuklu
Daha çok Osmanlı
Çatı
Külah/conik
Kubbe
Köken
Orta Asya Türk geleneği
İslam anıt mezar geleneği
Alt kat
Genellikle mumyalık var
Her zaman olmayabilir
Kayseri’de çok sayıda Selçuklu kümbeti bulunduğu için şehir bu
mimariyle özellikle ünlüdür. Özellikle Hunat Hatun Külliyesi
çevresindeki yapılar güzel örnekler sunar.
1-Çifte Kümbet
Tramvay ile gidebilirsiniz.
I. Alaeddin Keykubad’ın eşi ve Eyyubi Hükümdarı Melik Adil’in
kızı Adile Sultan için 1247 ile 1248 yıllarında inşa ettirilen
kümbet, klasik Selçuklu mimari özellikleriyle dikkat çekiyor.
Sekizgen planlı ve kubbeli olarak tasarlanan Çifte Kümbet, kemerli
kapısı, el yapımı taş süslemeleri ve günümüze kadar sağlam kalmış
çarpıcı mimarisiyle görülmeye değer güzellikte.
2-Sırçalı Kümbet
Onlarca tarihi hazineye ev sahipliği yapan Melikgazi'de Hunat
Mahallesi'nde bulunan Sırçalı Kümbet, 14. yüzyıl başlarında Eretna
Beyliği kurucusu Alaaddin Eretna’nın babası için inşa ettirdiği
anıtsal bir yapı. Kesme taşlar kullanılarak tasarlanan,
Selçuklulara özgü taş süslemeleri ve yuvarlak kubbesiyle dikkat
çeken kümbet, ismini sırça süslemelerinden alıyor.
3-Köşk Medresesi
Kayseri ve Orta Anadolu’da uzun süre hakimiyet kuran Eretna
Beyliği’nin kurucusu Alaeddin Eretna tarafından inşa ettirilen
başka bir etkileyici yapı da Melikgazi ilçesinde Gültepe
Mahallesi'nde yer alan Köşk Medresesi. Geniş avlusunda hükümdarın
eşi Sulipaşa Hatun için yaptırılan türbenin de bulunduğu yapı, 1339
yılından beri sağlam bir şekilde ayakta kalmayı başarmış. Uzun süre
dini ve ilmi eğitimlerin verildiği odalarını gezebileceğin Köşk
Medresesi’nde Eretna ve Anadolu Selçuklu dönemine özgü taş
işçiliğini de yakından görebilir
PİKNİK ALANLARİ ve DAHA UZAKLAR
Kayseri'de Piknik Yerleri:
Kadir Has Kültür Parkı :
Çok sayıda kişi tarafından tercih ediliyor.
Beştepeler Mesire Alanı
Kayseri merkezine en yakın yeşil alanlarından biri de panoramik
şehir manzaraları izleyebileceğin
dev şelale ve çok sayıda kamelyanın yanı sıra basketbol
sahaları da bulunan
Çam ormanlarıyla çevrili, tertemiz havasıyla özellikle yaz
aylarında serin havada piknik yapmak isteyen ailelerle doluyor.
Mesire alanında gün batımı Kayseri’yi izleyebileceğin seyir
terasları, organik ürünlerle kahvaltı yapabileceğin kır bahçeleri,
yürüyüş parkurları, bisiklet yolları da var.
Kıranardı Kent Ormanı (Kayseri Kent Ormanı)
Hisarcık’ta bulunan Barbekülü kamelyaları, restoranları, sosyal
tesisi, otoparkı ,
açık hava tiyatrosu, göleti, piknik alanları ve kır evi
bulunan bu piknik alanı
Melikgazi ilçesinde Yayla Yolu Caddesi üzerinde uğrayabileceğin
Kıranardı Kent Ormanı, şehrin kalabalığı ve gürültüsünden
uzaklaşmak için gidebileceğin yeşil alanlardan.
Erciyes Dağı ve Kayseri'nin kuş bakışı manzaralarını sunan
seyir terasları, yürüyüş yolları, sevimli ördeklerin yüzdüğünü
göletleri, bitki çeşitliliği ve şehre hakim tepelerde sıralanan
çardaklarıyla keyifli bir doğa gezisi sunan Kıranardı Kent
Ormanı’na özellikle akşam gezilerinde uğrayarak ışıl ışıl Kayseri manzarasını
görebilirsiniz.
Yamula Barajı
Kayseri merkezine 25 kilometre uzaklıkta Kızılırmak Nehri
üzerine inşa edilen Yamula Barajı, manzarasıyla keyifli zaman
geçirebileceğiniz n
bir yer. Balık bolluğundan dolayı Kayseri'de düzenlenen
balıkçılık turlarının merkezlerinden biri olan Barajı’nın
çevresinde de alabalık çiftlikleri var.
Hürmetçi Köyü,
hacılar ve Sazlığı
Kayseriden Ürgüp’e giderken hemen
yoldan biraz içeride, Kayseri’den 17 kilometre uzaklıkta yer
alan bu köy, eskiden Erciyes Dağı'nın manzarasının gören ovalarda
özgürce koşan köylülerin iş göremez halde olan ya da bakamadıkları
atları doğaya salması ve onların zaman içinde çoğalmalarıyla oluşan
vahşi at kolonilerinin yani toz bulutu içinde koşan yılkı atlarıyla ünlüydü.Dünyanın her
yerinden atların fotoğraflarını çekmek isteyenler ziyaret edermiş..
Ama uyanık Hürmetçi köyü halkı, yılkı atlarını toplayarak
sahiplenmiş.
Atları bir yere toplayıp sonra fotoğraf çektirerek para
alıyorlarmış.
Ayrıca köy, doğa yürüyüşleri, kamp ,kahvaltıları ve yöresel
lezzetleri ile de ünlü.
Özellikle köyün manda ürünlerinden oluşan kahvaltısı da çok ünlü.Hafta
sonları çok kalabalık oluyormuş.
Gesi Bağları
Tramvay İldem5 durağında inip otobüs ile 10 km sonra
eskiden ilçe olan şimdi Melikgazi ilçesine bağlı olan Gesi
Mahallesi'nde izniniz,
Yemyeşil vadisi ve tarihi taş evleri var ama artık uzun
bağlarını çok zor bulabiliyorsunuz.
Çöl Gölü
Kayseri’nin İncesu ilçesi sınırlarında yer alan 27
kilometre uzunluğundaki Çöl Gölü, kuraklıktan dolayı tamamen
kurumuş durumda ve benzersiz çöl manzarasıyla çok ilginç bir
manzaraya sahip. Deniz seviyesinden 1.045 metre yükseklikte yer
alan ve Ankara ile Kayseri arasında uzanan göl,. karlı dağların
eteklerinde uzanan çöl manzaralarıyla ilginç . Çöl Gölü, yılın her
mevsimi fotoğraf safarileri ve ATV turları yapabilirsiniz.
Şeker Gölü(Keykubat Gölü)
İsmini eski bir şeker fabrikası arazisinde yer almasından alan
Şeker Gölü, çevresindeki Anadolu Selçuklu dönemi yapılarından
dolayı halk arasında Keykubat Gölü olarak da biliniyor. Keykubat
Dağı eteklerinde güzel bir manzara sunan ve hemen yanında inşa
edilmiş I. Alaeddin Keykubad’ın yazlık köşkü için de sıkça ziyaret
edilen Şeker Gölü, iyi düzenlemiş yürüyüş yolları, mesire alanları,
göl manzaralı restoranları ve kafeleri ile Kayseri’nin sevilen gezi
alanlarından biri.
Düğün, nişan ve özel kutlamalar gibi pek çok etkinliğin de
gerçekleştirildiği göl, aynı zamanda Keykubat Dağı'nın çarpıcı
manzaraları eşliğinde yürüyüş yapmak, yaz aylarında sandal ve
teknelerle balık avlama turlarına katılmak veya çam ormanları
arasında göl kenarında olta balıkçılığı yaparak dinlenmek için de
tercih edebileceğin yerler arasında
Palas Tuz Gölü
Tuzla Gölü olarak da bilinen ve Sarıoğlan ilçesi sınırlarında
yer alan Palas Tuz Gölü, 25 km2 geniş bir alana yayılıyor.
Türkiye'nin tuz ihtiyacının bir bölümünü karşılayan göl, Palas
Ovası'nın en düşük noktası ve çevresini saran karlı dağların
benzersiz manzarasıyla ünlü. Bembeyaz kıyılarında keyifli
yürüyüşler yapabilirsiniz. Aynı zamanda M.Ö. 2000 yıllarına kadar
uzanan ve Hititlerden Osmanlılara kadar pek çok medeniyetten izler
taşıyan yerleşim alanlarıyla da Kayseri tarih ve kültür gezilerinin
sevilen adresleri arasında.
1993 yılında 1. derece doğal sit alanı ilan edilerek
koruma altına alınan Palas Tuz Gölü, şifalı çamurları için de sıkça
ziyaret ediliyor. Onlarca kuş türünü yakından görme şansı
bulabileceğin seyir terasları ve göl çevresi boyunca uzanan yürüyüş
yollarıyla dinlendirici bir doğa gezisi sunuyor.
Özkonak Yeraltı Şehri
Haftanın her günü 08.00-21.00 arası açık. Avanos2a da yakın
sayılır.
Şehre yaklaşık 75 kilometre uzaklıktaki Özkonak Yeraltı Şehri,
Kayseri’ye en yakın antik yerleşim yerlerinden biri olarak çok
ziyaret ediliyor. Bölgeye özgü yumuşak kayalar oyularak inşa edilen
ve 3.000 rahibin bir arada yaşadığı düşünülen yer altı şehrini
gezerken metrelerce uzanan tüneller, devasa sürgülü taş kapılar,
mabetler, yaşam odaları ve iç bölümlere temiz hava girmesi için
tasarlanmış mühendislik harikası hava bacaları arasında unutulmaz
bir gün geçirebilirsin.
M.Ö. 400’lü yıllarda yapılan ve sonraki dönemlerde
geliştirildiği düşünülen Özkonak Yeraltı Şehri, İdiş Dağı
yamaçlarından güzel manzara sunuyor.
Tekir Yaylası
Deniz seviyesinden 2 bin 215 metre yükseklikte yer alan yayla,
Kayseri’den ise bin 200 metre yükseklikte. Erciyes Dağı’nın
kuzeyinde 700 metre uzunluğundaki dağ buzuluna da ev sahipliği
yapan Erciyes Dağı eteklerinde
uzanan Tekir Yaylası, yazın en sıcak günlerinde bile serin,
tertemiz havası ve kamp alanları ile ile ünlü.
İlkbahar ve sonbahar aylarında rengârenk çiçekleri, ahşap yayla
evleri görülmeye değer.
ILÇELER
1-TALAS
Kayseri’ye 12 km uzaklıkta bulunan ve 2000 yıllık bir yerleşim
yeri olan Talas, Erciyes Dağı’nın komşusu Ali Dağı’nın
eteklerindeki Talas, Ermeni, Rum ve Türklerin tehcir ve mübadele
dönemlerine kadar birlikte yasadığı gezilmeye değer ilçelerin
başında geliyor.
Aşağı Talas ve Yukarı Talas olarak iki ayrı bölümden oluşmuş.
1-Aşağı Talas’ta ise Müslümanlar yaşamış. Harman Camii,
Ali Saip Paşa Camii,
2-Yukarı Talas’ta ağırlıklı olarak Ermeniler ve Rumlar yaşamiş.
I- Talas içi
Maalesef kurban bayramı nedeniyle binaların içini kapalı.
Olduğundan dolayı gezemedim.
Tramvay Cemil Baba son durağında indikten sonra yürüyerek
1 -Osmanlı Sokağı
Taş işçiliğinde usta olan Ermenilerin taş ile yaptıkları
cami, kiliseden devşirme camilerin ,sarnıç ve çeşmelerin yoğun
olduğu, çoğunun kafelere dönüştürüldüğü tarihi sokak.
Ana yola çıkıp biraz daha ileride
2-Yaman Dede Kültür Ve Sanat Evi:
Talas’taki bu taş konak, Talaslı tüccar ve Rum bir ailenin
avukat oğlu olan ve asıl adı Diyamandi olan 1887 doğumlu Yaman
Dede’nin, Talas Belediyesince restore edilerek kültür evi olarak
ziyarete açılmış konağı.
Yaman Dede, zamanında eğitim için gittiği İstanbul’da İmam
Hatip ve Yüksek İslam Enstütüsü’nde Farsça öğrenmiş ve Mesnevi
öğretisini benimsemiş. Ellili yaşlarında kendi isteği ile Müslüman
olmuş ve okullarda Farsça dersleri vererek geçimini kazanmış.
Talas halkı tarafından çok sevilen sayılan biri olmuş. O
öldükten sonra da anısına, Selçuklu mimarisinden esinlenilen konağı
da restore edilerek kültür evine çevrilmiş. Konağın içindeki
odalarda, Talas yöresi günlük yaşamından çeşitli kesitler, cansız
mankenlerce canlandırılmış. Konağın açılış kapanış saati: 10.00 –
17.00. Giriş ücretsiz.
Yukarıya doğru
3-(Yaman Dede Camii (Panaya Kilisesi)
1886 yılında Sultan II. Abdülhamid döneminde Panaya Kilisesi
olarak inşa edilen yapı, 1925 yılında Yaman Dede Camii ismini almış.
Rum kilisesi olarak inşa edilen ve klasik Rum dönemi mimari
özelliklerini yansıtan yapı, kilise görünümüyle ilginç.
Günümüzde iç bölümleri harabe halinde olan Yaman Dede Camii,
dış mimarisiyle ilginç.
Yaman Dede Camii’nde Rum, Ortodoks ve klasik Osmanlı
mimarisinin birleşimini yakından görebilirsin.
4- Amerikan koleji: Daha da yukarıda.Ama artık belediye içini gezmeye ve
fotoğraflama ya izin vermiyordu.
II-Germir
İlki Elia Kazan’ın annesinin memleketi olan Germir, Talas’a
7 km uzaklıkta.
Burada her ne kadar harap şekilde de olsa Panaya Rum Kilisesi
bulunmakta. Kilisenin Bu mahallede ayrıca Ermenilerden kalma çok
çok güzel tarihi evler var sokaklarda dolaşırken o döneme
ışınlanıyorsunuz.
III-Ali Dağı
Aracınız varsa Akçakaya veya Endurkuk’te ki kafeye
gidersen yürüyüş ve tırmanma yolları buradan başlıyor.
Eğer tramvay ile Kayseri’den Ali dağına gelmek istiyorsan
Bahçeli durağında inip 10 dakika yürürsün dağın eteklerine
ulaşırsın.
Kayseri merkezine sadece 17 kilometre uzaklıkta yer alan Ali
Dağı, Kayseri’de Erciyes’ten sonraki ikinci büyük dağ.
Kuzey rüzgarları alan 2 tane yamaç paraşütü pisti, iyi
düzenlenmiş yürüyüş yolları, dağ bisiklet parkurları, kamp
alanları, kaya tırmanma, dağcılık ve fotoğraf çekme
aktivitelerin yanında şehrin panoramik manzarasını görebilirsiniz.
Hemen Ali Dağı mesire alanına çıkan yokuşun karşısında
A-Ali Dağı Yeraltı Şehri
Bayram nedeni ile kapalıydı.
Kayseri'de görmen gereken diğer bir tarihî hazine de 2010
yılında iç bölümleri düzenlenerek ve ışıklandırılarak turizme
kazandırılan Ali Dağı Yeraltı Şehri. Günümüzden 1300 yıl önce,
Kapadokya’daki yeraltı şehirlerinde olduğu gibi zamanında insanlar
bu volkanik kayaları oya oya kendilerine yaşam alanları
yaratmışlar. Yumuşak kayalar oyularak inşa edilen ve 180 metre
uzunluğundaki tünelleri, taş salonları, şıra haneyi, mutfağı,
güvercinlikleri ve şapeli görebiliyorsunuz. Bu geçişlerin bu kadar
dar olmasının nedeni herhangi bir savaş anında düşmanın içeri teker
teker girmesini sağlamakmış.T, eğile eğile geçip de sonuna
vardığınızda karşınıza çıkan doğal kaynak suyu ile dolu bir
sarnıçtan geliyor.
Bu yeraltı şehrinin 3500 senelik geçmişi var ama ziyarete 2010
yılında açıldığından daha birçok yeri henüz kapalı. Hem çökme
tehlikesi olduğundan hem de henüz arkeologlarca keşif
aşamasında.İçerisinin yaz kış hep 8 derece olması da ayrıca ilginç
Buradan yokuş aşağı biraz devam ettiğinizde
C-Yamaç paraşütü:
Yamaç paraşütü mayıs 2026 da 100
Dolardı. Yamaç paraşütüne uygun yamaçlarından 5.000 metreye kadar
uzmanlarla yamaç paraşütü yapabileceğin ve Kayseri’nin kuş bakışı
manzarasını görebilirsiniz.
·
TALAS-REŞADIYE mahallesi: Eski taş
binalar,ve duvarları,eski Ermeni kiliseleri ile gezilmeye değer
mahallesi.
1-Derevenk Vadisi
Araçla ulaşıma uygun olmayan ve sadece saīrp uçurumlar
arasından ilerleyen yürüyüş yollarıyla ulaşılabilen buz gibi
dereleri, devasa kanyon duvarları, oyma mağaraları ve tarihi
kiliseleri var.
2-Talas-Reşadiye
mahallesi Akçakaya Köyü:
Çok eski binaların olduğu, Sabancı'nın doğduğu ve büyüdüğü evleri
olan güzel bir köy:
-Sabancı’nın büyüdüğü ev.
-Somuncu Baba türbesi ve doğduğu ev
-Akçakaya aşağı mahalle camii: Çok eski
bir camii.
2-KOCASİNAN
Kayseri Yılanlı Dağ
Yılın her mevsimi doğa yürüyüşleri ve fotoğrafçılık turlarının
düzenlendiği Yılanlı Dağ, yamaçlarından sunduğu panoramik Kayseri
manzaralarını izleyebilirsiniz.Deniz seviyesinden 1.700 metre
yüksekliğe kadar ulaşan ve birçok antik efsaneye konu olan Yılanlı
Dağ kaya tırmanma, dağcılık, kampçılık ve dağ bisikleti gezileri
gibi pek çok etkinliğe de ev sahipliği
Tekgöz kaplıcaları
Kırşehir ile Kayseri arasında, şehre 50km uzaklikta
Yemliha Köyü’nde yer alan Tekgöz Kaplıcaları, 800 yıldan uzun
zamandır hizmet veren ,mineral bakımından zengin suları, eklem ve
kas sorunlarının yanı sıra kadın hastalıkları gibi onlarca
rahatsızlığın tedavisi amacıyla da kullanılıyor.
Termal oteller ve sağlık tesislerinin bulunduğu kaplıca
alanında termal havuzlar veya yüzlerce yıllık taş mimarili
hamamlarda hem şifa bulabilir hem de yılın yorgunluğunu
atabilirsin.
Tuna Parkı
Şehir merkezinden kısa bir yürüyüşle ulaşabilir. Güzel
kokusundan dolayı halk arasında Mis Kokulu onlarca farklı endemik
bitki türü ve çiçeklerle süslü peyzajlı bahçeleri var. Piçinde spor
sahaları, çocuk oyun alanları, bisiklet ve yürüyüş yolları gibi yerler
bulunuyor.
Mimar Sinan Parkı
Kayseri'nin en sevilen parklarından ve buluşma noktalarından
biri olan Mimar Sinan Parkı, Kocasinan ilçesinde
Atatürk Bulvarı üzerinde bulunuyor. Şehrin kalabalığı ve
gürültüsünden uzaklaşabileceğin peyzajlı çiçek bahçeleri, yürüyüş
parkurları, koşu yolları, spor sahaları, geniş çocuk oyun alanları
ve çay bahçeleri ile özellikle hafta sonları çok kalabalık olan
Mimar Sinan Parkı’nın göletinde yaz aylarında su bisikletiyle
geziler yaparak güzel zaman geçirebilirsin.
Berçin Yaylası
her yıl düzenlenen Dadaloğlu Şenlikleri ile ünlü Berçin
Yaylası, dağ yamaçlarında sıralanmış ahşap yayla evleri, rengarenk
yayla çiçekleri, serin ve oksijen seviyesi yüksek tertemiz
havasıyla keyif alacağınız bir yer.
Aynı zamanda organik ürünlerle hazırlanan kahvaltı ve yöresel
lezzetleriyle ünlü.
3-PINARBAŞI
Zamantı Irmağı
Kayseri merkezine 68 kilometre uzaklıktaki Pınarbaşı ilçesi
sınırlarında yer alan ve Seyhan Nehri'ni besleyen en büyük
kollardan olan Zamantı Irmağı, hem doğa içinde zaman geçirmek hem
de doğa sporları yapmak için en çok tercih edilen yerler arasında.
Bitki çeşitliliği ve vahşi yaşam zenginliği ile dikkat çeken
Zamantı Irmağı, aynı zamanda bahar ve yaz aylarında rafting
yapabileceğiniz
51 kilometre uzunluğuna sahip ırmağın 15 kilometrelik zorlu
rafting parkuru var.
Etkileyici kanyonlar ve ormanlar arasında ilerleyen parkurda
uzmanlarla rafting yapmanın yanı sıra kano ve sandallarla
gezebiliyorsunuz.Onlarca çeşit balığıyla bölgenin en popüler
balık avlama noktalarından biridir.
Melikgazi Kalesi ve Türbesi
Zamantı Kalesi olarak da bilinen ve Kayseri'nin Pınarbaşı
ilçesi sınırlarında yer alan Melikgazi Kalesi, siyah taşlarla
çevrilmiş surları ile bölgeye hakim yüksek bir tepe üzerinde yer
alıyor. Zamantı Irmağı ile Elbistan arasında uzanan ticaret
yollarını gözetlemek ve savunmak amacıyla inşa edildiği düşünülen
kaleye küçük bir tırmanışla ulaşarak hem kalenin iç bölümlerini
gezebilir hem de etkileyici manzarayı izleyebilirsin.
Kalenin hemen yanındaki Melikgazi Türbesi için de ziyaret
edilen tarihi yapı, Selçuklular ve Osmanlılar dönemlerinde de
geliştirilerek kullanılmış. Devasa burçlarından büyüleyici gün
batımı manzaraları izleyebileceğin Melikgazi Kalesi, doğa
yürüyüşlerinin de önemli bir parçası.
4-AĞIRNAS ve KÜLTEPE
AĞINAS
Kayseri —Tramvay ile “beyaz şehir” durağına git. Oradan saatte
bir kalkan belediye otobüsü ile Ağırnas’a gidiliyor. Bir başka
otobüs te Ağırnas’a 3 km kadar olan durağa gidiyor. Ben öyle
yaptım.
Yeraltı şehirleri, Ermeni taş işçiliği ve çörtenleriyle ünlü
tarihi sivil mimari yapıları, kilisesi, bezirhaneleriyle yaklaşık
3500 yıllık bir yerleşim yeri.
Ağırnas, Kapadokya gibi volkanik bir arazi üzerine kurulu bir
yerleşim yeri olduğundan burada taş işçiliğine ve taşa şekil verme
konusunda haliyle yüzyılların bilgi birikimi var.
Osmanlı zamanında burada yaşayan Ermeniler ve Rumlar, bu bilgi
birikimini en güzel şekilde kullanıp küçücük kasabada harika
eserler yapmışlar.
Hemen merkezde
1-Mimar Sinan’ın Ağırnas’taki Evi
Kurban bayramın üçüncü gününde açılıyor. Gorevliyi arayıp rica
ettim. Gelip açtı. Ama arkadan gelen çok ziyaretçi göremedi.
Evin ilk katı Mimar Sinan zamanindan kalma. Ayni Kapadokya
mağaraları gibi. 70 yıllık İkinci ve üçüncü kati Mimar Sinan’ın
yeni nesil akrabaları tarafından yapılmış..
Bu taş ev, sadece Osmanlı’nın baş mimarı değil, şu güne kadar
bu coğrafyadan çıkmış en önemli dehalardan biri olan Mimar Sinan’ın
doğduğu ve devşirildiği 21 yaşına kadar yaşadığı ev. Büyük Sinan,
1511’de Osmanlı tarafından devşirilip İstanbul’a getirilmeden önce,
29 Mayıs 1489’da şimdiki adresi ile Mimar Sinan 3. Sokak’taki bu
taş evde dünyaya gelmiş.
Haliyle Ağırnas’ta doğan ve büyüyen Sinan da ileride mimar
olduğunda ustalıkla kullanacağı taşa dair ilk izlenimlerini kendi
köyünde edinmiş. Hatta bir sözünde Ağırnas için “Ağırnas olmasaydı
ben de olmayacaktım, köyüm beni yetiştirdi” demiş.
Evi 1950’lerde, Prof.Dr. Afet İnan tespit etmiş. Elbette
bugünkü iki katlı versiyonu, Mimar Sinan’ın doğduğu zamanki hali
değil de yıllarca üzerine gelen eklemelerle değişmiş hali ama yine
de evin en alt katı nerdeyse hiçbir değişime uğramadan bugüne
gelmeyi başarmış. Evin alt katını gezdiğinizde taş odaları ve yeraltı şehirlerini andıran kısımlarını görebiliyorsunuz.
Evin bu bölümü, yeraltı dehlizleri ile Ağırnas yeraltı şehrine
bağlanıyormuş.Bu ev, 2006 yılında restore edilerek ziyarete
açılmış.
Dahi diyeceğimiz bir mimari zekaya sahip Sinan, orduya destek
için su yolları, kemerler ve köprüler gibi savaş mimarisi ile
mimarlık kariyerine başlamış ama yüksek başarılarından ötürü
kariyeri devlet mimarisi ve sivil mimariye doğru evrilmiş. Böylece
Osmanlı topraklarında medreselerden, camilere, mescitlerden,
hamamlara, türbelerden, çeşmelere ve saraylara 375 eser bırakır.
Ne yazık ki doğduğu yer olan Ağırnas’a sadece iki çeşme yaptırabilmiş ama
memleketi Kayseri’de merkezde 2 cami den Kurşunlu Cami hala
ayakta.
2- Mimar Sinan'ın yaptığı Ceşme:
Mimar Sinan’ın evinin üst tarafında.
Meydandan yukarı doğru çıktığınızda
3-Koramaz vadi müzesi : son derece güzel bir
müze.
4-Aşağı Bezirhane
5-Kilise
6-Arap ocaği
7 - Karagöz cesmesi
Kayseri yolundan aşağı doğru yürüdüğünüzde
8-Ağırnas Yeraltı Şehri: Haftanın her günü 09.00-17.30 arası açık. Benden başka
ziyaretçi olmadığından sonuna kadar gidemedim.
Milyonlarca yıl önceki volkanik patlamalarla oluşmuş yumuşak
tüf kayalar içine yaklaşık 3000 yıl önce oyularak inşa edilen
Ağırnas Yeraltı Şehri,M.S. 1 ile 13. yüzyıllar arasında yoğun
olarak kullanılmış. Mağara ve dehlizlerden oluşan yeraltı
şehri, 2005 yılında temizlenerek ziyarete açılmıştır. 100 metreden
uzun tünelleriyle olan Ağırnas Yeraltı Şehrinin Selçuklu ve
Osmanlılar dönemlerine kadar kullanıldığı tahmin ediliyor
Ayrıca Mimar Sinan’ın doğduğu evin bodrumuna kadar ulaşıyor.
Hemen karşı tarafta
9-Koramaz vadisi:
Deprem kırığı sonucunda oluşan ve doğu-batı yönünde
konumlanan Koramaz Vadisi 12 km uzunluğunda, rakımı
250-1.550 m arasında değişiyor. Vadide kayadan yapılmış 42
tane mağara kiliseleri var. Koramaz Vadisi, UNESCO Dünya Mirası
Geçici listesinde bulunuyor.
Girişinde bezirhane var.
Sadece yeşil ve yanından dere akıyordu. Ancak yürümeye devam ederseniz bağpınar!a oradan da
Kültepe’ye ulaşabilirsiniz.
Engir Gölü (Koramaz Vadisinde ama kurumuş.
1. derece doğal sit alanı olarak korunan göl, sulak alanları ve
sazlıklarında yaşayan 150'ye yakın farklı kuş türünden dolayı
sadece Türkiye'nin değil, dünyanın her yerinden doğa
fotoğrafçılarını kendine çekiyor. 40 hektarlık bir alana yayılan
gölü, İlkbahar ve yaz aylarında kuşların göç dönemlerinde gökyüzünü
saran binlerce kuşla büyüleyici manzaralara ev sahipliği yapıyor.
KÜLTEPE(KANİŞ)
Kültepe Hititler’in Anadolu’daki ilk yerleşim yeri ve (Kaniş)
Anadolu’nun da en büyük höyüklerinden biridir. Hitit ve Asur
dönemlerine ait kalıntılar var. uzun yıllar boyunca Anadolu ve
Mezopotamya arasında önemli bir ticaret merkezi olarak varlığını
sürdürmüş.
Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü, açığa çıkartılan kalıntıları ve
çivi yazılı kaynakları açısından UNESCO Dünya Mirası Geçici
listesinde bulunuyor.
Kültepe tabletleri: Kültepe’de bulunan Asurlu tüccarların
arşivlerinin tamamen özel şahıslara ait olması ve Anadolu,
Mezopotamya, Suriye tarihini aydınlatması dolayısıyla UNESCO Dünya
Bellek Listesi’ne alındı, UNESCO Dünya Belleği Kütüğü’ne kaydedildi.
Çivi yazılı kil tabletler sayesinde Asurlu tüccarların bölgeyi
başkent olarak kabul etmesiyle Anadolu insanının ticaret ve yazıyla
tanıştığını öğreniyoruz. Asurlar burada yaptıkları ticaretten elde
ettikleri kârın bir kısmını vergi olarak ödeyerek yerel şehirlerin
gelişmesini sağlamışlar.
Diğer antik şehir Karum’da (Pazarşehir) Hititler dönemine
ait olduğu belirlenen çivi yazıları ve yazılı tabletler bulunmuş,
böylece Asurlular ile Hititler arasındaki ilişkilere dair önemli
detaylar gün yüzüne çıkarılmıştır. Kültepe Antik Kenti MÖ 4000
yılından Roma Devrinin sona ermesine kadar yerleşim yeri olmaya
devam etmiştir. Yahyalı’nın Eğriköy ve İncesu höyükleri de aynı
dönemde yerleşim yeri olan diğer antik kentlerdir.
Nasıl gidilir:
1.yol:Tramvay ile ildem4 durağında inip 84,89 nolu otobüs ile
gidebilirsiniz .
2.yol: Agirnas’tan Koramaz vadisinden yürüyerek( 7km) veya araç
ile Bağpınari’na gidiniz Oradan ana yoldan yürüyüp
Kültepe kavşağında varsınız.2 km içeride.
3.yol: Aracınız varsa ve Agirnas’daysaniz şehire dönmeden
;Agirnas’ın içinden 9 km ileride GÜnaşli istasyonunu geçince
Kayseri yönünde devam ediniz. Yaklaşık 4 km sonra sağa dönünüz.
1-Muze: Çok sıcak veya çok soğuk olduğundan koruyamadıklarından
içinde ki eserler replika .Sadece girişteki büyük küp ve
içerdeki camlı yuvarlak bölmelerde ki ayı gibi hayvanlara ait
kemikler orijinal.
Müzeden kısa bir yürüyüşten sonra
2-Asur saray kalıntıları.
3- Karşı tarafında girişte Asur tüccar evleri inşa etmişler ama
çok yüksek olduğundan uygun olmamış. Hemen ilerisinde Asur tüccar
evlerinin kalıntıları var.
Giriş ücretsizdi.
Kış dönemi haftanın her günü 08.30-17.30 ve Yaz dönemi haftanın
her günü 08.30 - 19.00 arası açık
DAHA DA UZAKLAR
I-ALADAĞLAR MİLLİ PARKI ‘na DOĞRU
Erciyes
Yeşilköy şelalesi
Kapuzbaşı
şelalesi,
Sultan Sazligi,
Soğanli vadisi
Bu güzergâhı özel aracınız varsa bir günde, yoksa iki günde
tamamlayabilirsiniz.
kayseri—-Erciyes(25 km)---Develi(15 km)---Yahyali(36)-
Kapuzbaşı şelalesi(64)
1-Erciyes Dağı
Sadece Cumhuriyet meydanına yürüme mesafesinde ki “Mini
terminalden Develi dolmuşu ile 120 TL ye doldukça kalkan
dolmuş ile gidebiliyorsunuz. Dolmuş Develi’ye gitmeden önce
Erciyes’te sizi bırakıyor. Ücret yine 120 TL.
Erciyes Dağı, 3.917 metre yüksekliğiyle İç Anadolu'nun en
büyük, Türkiye'nin ise 5. büyük dağı konumunda.Ddağ eteklerinde
kamp, kaya tırmanma, dağcılık ve dağ bisikleti gezileri gibi pek
çok aktivite yapabilirsin.
Volkanik patlamalarıyla Kapadokya'daki etkileyici kaya
oluşumları ve peribacalarının oluşmasına neden olan dağlardan biri
olan Erciyes Dağı, aynı zamanda her yıl binlerce insanı kendine
çeken Erciyes Kayak Merkezi’ne de ev sahipliği yapıyor
Tarihi
Kayseri’yi gölgesinde bırakan Erciyes Dağı ise efsaneye göre
Kapadokya’nın koruyucu azizi George’un (Aya Yorgi) ejderhayla yüz
yüze geldiği yermiş.
A- Erciyes Kayak Merkezi
B-
Erciyes Kayak Merkezi tamamıyla birbirine bağlı 14 adet lift,
20 km kolay, 23 km orta ve 12 km zor, toplam 55 km’lik pistlerden
oluşuyor.
Sadece Türkiye'den değil, dünyanın her yerinden kış tatilleri
için binlerce insanın ziyaret ettiği Erciyes Kayak Merkezi, Erciyes
Dağı eteklerinde 2.150 ile 3.400 metre yüksekte yer alıyor. Toplam
uzunlukları 100 kilometreyi bulan kayak pistleri ile hizmet veren
kayak merkezinde 154 tane suni kar makinesinin yanı sıra 18 tane
son teknoloji olanaklarla donatılmış, 26.000 kişi taşıma kapasiteli
teleski ve telesiyejler de bulunuyor.
Her zorluk derecesine göre dünya standartlarında kayak pistleri
sunan Erciyes Kayak Merkezi'nde çocuklar için güvenlikli özel
pistler ve çocuk oyun alanları da bulunuyor. Her yaş grubu için
kayak ve snowboard eğitimlerinin verildiği kayak merkezi, kış
sezonu, yılbaşı ve bayramlarda ise tamamen doluyor..
-Develi
1- Yay Gölü
Kayseri'nin Develi ilçesi sınırında yer alan Yay Gölü, zengin
balık çeşitliliğiyle balık avlama turlarına katılmak, yürüyüşlere
çıkmak veya doğa fotoğrafı çekebilirsiniz.Sultan Sazlığı’nın
bir bölümünü de kapsayan göl, volkanik patlamalarla oluşmuş
etkileyici göllerimizden biri.
1972 yılında su kuşları koruma alanı ilan edilen ve yüzlerce
göçmen kuşuyla Kayseri’de düzenlenen kuş gözlem turlarının en
önemli noktalarından biri haline gelen Yay Gölü’nü gezerken
dikkuyruk, gece balıkçılı, alaca balıkçıl, karabatak ve tepeli
pelikan gibi pek çok nadir kuş türünü yakından görme şansı
bulabilirsin.
Develi cıvıklısi: Çok
küçük kuşbaşı doğranmış içi olan ince hamurlu bölgeye ait pide
-Yahyalı
İçinden dere geçen bir yerleşim.
Kayseri terminalinden de direk Yahyalı’ya gelebilirsiniz. Ama
Yahyalı’ dan sonra Kapus şelalesine giden dolmuş yok.
Not: Sultan Sazligi ,Yeşilhisar ve Soğanlı vadisine gitmek
için Yahyalı girişinde ki, sağ tarafa ayrılan yola
girmelisiniz. Ben buraları dönüşte gezeceğim.
-Derebaşı Şelalesi: Yahyalinin bitiminden sonra sağ
tarafta içeriye girmelisiniz
15 metre yükseklikteki kayalar arasından akan bembeyaz suları,
buz gibi şelale göletleri, endemik bitki türleri ve vahşi yaşam
zenginliğinin yanı sıra Derebağ Şelalesi, iyi düzenlenmiş mesire
alanları var.
yola devam ettiğinizde
2-Aladağ Milli parkı başlıyor.
55.000 hektarlık geniş bir alana yayılan, Kayseri'nin yanı sıra
Niğde ve Adana sınırlarına kadar uzanan Aladağlar Milli Parkında
her mevsimi rehberli doğa yürüyüşleri, fotoğrafçılık safarileri ve
bisiklet turlarının düzenleniyor. Ayrıca endemik bitki türleri,
onlarca çeşit kuş türü ve vahşi yaşam var.
1995 yılından
koruma altına alınan Aladağlar Milli Parkı'nda Kızılçam, köknar,
sedir, ardıç ağaçları arasında uzanan yürüyüş parkurlarında irili
ufaklı şelaleler, devasa buzul kayalıkları ve buz gibi dereler
arasında yılın yorgunluğunu atabileceğin park, özellikle sonbaharda
sunduğu benzersiz manzarasıyla doğa fotoğrafçılarının ilgisi
alanında
Haftanın her günü 08.00-22.00 arası açık.
Yeşilkoy Selalesi:
Kapuzbaşı şelalesi yol ayrımından sağa saptıktan
sonra
12 km sonra yol üstünde Yesilköy’e geliyorsunuz. Biraz
ilerisinde Yahyalı ilçesi sınırlarında yer alan
Yeşilköy Şelalesi yol ayrımı var. Araç ile 9 kilometre ileride
ki park yerine kadar gidiyorsunuz. Burada giriş ücreti yok. Daha
sonra 184 basamak inerek şelaleye varıyorsunuz. Yogun yağmur
olduğunda Şelalelerin debisi de büyüktü. Burada hemen
şelalenin yakınında piknik masaları var.
Zamantı Irmağı’ndan
beslenen en büyüğü 20, en küçüğü ise 10 metre yükseklikteki şelalelerden
oluşan Yeşilköy Şelaleleri, kar sularının erimesiyle yaz aylarında
bile buz gibi kalan kaya göletleri, seyir terasları var.
Kapuzbadi şelalesi:
Geri Ana yola gelip
kısa bir süre devam ettiğinizde Kapuzbaşı
şelalesine varıyorsunuz Giriş binek araç için 225 TL.
Kayseri’nin Yahyalı ilçesinde yer alan Kapuzbaşı Şelaleleri,
Türkiye’nin en yüksek şelalelerinden biridir. Bu kadar
güzelşelaleleri yurt dışında bile görmedim.Kesın gidiniz.
-Göksu şelalesi: Sallanan
köprüden geçip ulaşıyorsunuz. Kayaların arasından çıkan harika bir
şelale.
Devam ettiğinizde
-Elif Şelalesi:
Tek kelime ile harika. Kayaların üstünden sular fışkırarak her
tarafa yayılmış. Aşağı doğru merdivenlerden indiğinizde daha birçok
debisi yoğun olan seleleri de yakından görüyorsunuz.
Piknik yapmak isterseniz şelalelerin ilerisinde ki piknik
alanına gitmeniz gerekiyor.
7 farklı şelaleden oluşuyor. 70 ile 30 metre yükseklikten
dökülen şelaleler, Toros dağlarının orta kısmında kalan Aladağların
kar ve buzları ile besleniyor. Suyu soğuk ve debisi yüksek olan
Kapuzbaşı Şelalesi, yemyeşil doğası ile ziyaretçilerini büyülüyor.
Doğa yürüyüşleri, fotoğrafçılık ve piknik yapabilirsiniz.
Zambiya’da bulunan Victoria Şelalesi’nden sonra dünyanın en
yüksek ikinci şelalesi olan Kapuzbaşı Şelaleleri, ve 7 tane
şelalenin birleşmesinden oluşan Kapuzbaşı Şelaleleri, 60 metreyi
bulan yükseklikten dökülen sularıyla büyüleyici bir manzara
sunuyor.
Hacer Vadisi ve Ormanı
Kapuzbaşı şelalesinden kısa bir sürüş sonrası
Yedigöller ve Kapuzbaşı Şelaleleri arasında uzanan Hacer
Vadisi, devasa buzul kayalıkları, zengin bitki ve vahşi yaşam
çeşitliliği ile tüm doğa severlerin görmesi gereken tabiat
harikalarımızdan. 2.750 hektarlık geniş bir alana yayılan vadi,
Türkiye'nin en iyi post ormanı seçilen Hacer Ormanı’na da ev
sahipliği yapıyor. Vadi, köknar, meşe, ardıç, sedir, karaçam
ağaçları ile çevrili yürüyüş yolları, görkemli kanyon duvarları,
dağ yamaçlarında gizlemiş binlerce yıllık mağaraları, irili ufaklı
onlarca şelale ve deresiyle ünlü.
Dağ bisikleti, dağcılık, kampçılık gibi etkinlikler için bir
merkez haline gelen ve sadece Türkiye'den değil tüm dünyadan doğa
fotoğrafçılarının ilgisini çeken Hacer Vadisi’nde Aladağlar
yamaçlarında mola vererek bölgenin panoramik fotoğraflarını da
çekebilirsin.
Kapuzbaşı şelalesinden Kayseri’ye dönerken Yahyalı girişinden
Yeşilhisar yoluna sapınız.
Yahyalı- Sultan sazlığı(17)- Yeşilhisar(36)-Soğanli vadisi(15)
Sultan Sazlığı Millî Parkı
Ova çiftlik köyünde Sultan Sazlığı Milli Parkına gitmek için ;
Kayseri'den Yahyalı’ya gelirken Yahyalı’ya girmeden sağa
girip Yeşilhisar’a 10 km varken sağ kolda "Sultan
Sazlığı " tabelasında ininiz.
Kapıdan girdiğinizde 1 km yürüyünce sazlığın girişine
varacaksınız. Giriş ücreti , Tarım bakanlığından belediyeye
geçme aşamasında olduğundan almadılar.
Yıllarca sivrisinek yuvası diye kurutmaya çalışılan değerli
sulak alanlarımızdan. Afrika – Avrupa arasındaki göç yolu
güzergahındaki eşine az rastlanan tatlı ve tuzlu su oluşumlarında
biri olan, 24.000 hektarlık geniş bir alana yayılan Sultan Sazlığı,
flamingoların ,pelikanların da içinde olduğu 301 kuş türüne ve
400+ bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Her yıl burada
bir fotoğraf yarışması da düzenleniyormuş. Bu nedenle çevrede
pansiyonlar da var.
1-Muze: Doldurulmuş çeşitli kuşlar sergileniyor. Hepsi de çok
kaliteli ve öğreticiydi.
2-Kuş gözlem evi: Arka taraf ta ahşaptan. Ama dürbün
olmadan görmeniz mümkün değil.
3-2 kilometrelik ahşap
ürüyüş yolu: Sazlıkların arasından keyifli bir yürüyüş
yapıyorsunuz. Yol üstünde çimenlerin üzerinde farklı kuşları
uzaktan görebiliyorsunuz. Ama sıcak olduğundan zaten çok kuş yoktu.
Sonunda renkli teknelerle tekne başına (4-5 kişi) 25 dakikadır 500
TL, bir saati 1000 TL vererek gölde gezebilir, kuşları
gözetleyebilirsiniz
Ayrıca sazlığın hemen yakınındaki Yeni Hayat Köyünde
harmanlanan kamış ilginç balyalarının fotoğraflarını
çekebilirsin.
Not: Yeşilhisar’a 11 km kala solda iç tarafta “Şifalı içme
suyu” yeri var. Burada ki pansiyon otellerde de kalabilirsiniz.
Yeşilyurt
Buradan Kayseri’ye üç sekilde gidebilirsiniz
1.yol:Yeşilyurt - Kayseri- (70 km)
2.yol:Yesilhisar-Yahyali- Develi- Erciyes-Kayseri
3.yol:Yesilhisar-Soğanli-Ürgup
Yeşilyurt -Soğanlı(15 km)
Önce eski Soğanlıyı görüyorsunuz .Burada birkaç evde yaşayanlar
var.
Biraz ileride de Yeni Soğanlı var. Burada yol üstünde yeni
yapılarda genelde bebek üretenlerden çok kalanlar var. Ayrıca
burada bahçe de kafe restoran vb. de var.
Ben gittiğimde yağmurlu olduğundan kimsecikler yoktu.
Bebeklerin tezgahları da boştu. Yine burada da balon uçuşları var.
Buradan devam ederseniz, Ürgüp, Nevşehir ve Niğde’ye
ulaşabilirsiniz.
Aslında Soğanlı Kayseri’ye bağlı olmasına rağmen ,Kapadokya
yapısı var. O nedenle Kapadokya’nın başlangıcı Soğanlı
sayılıyormuş.
Soğanlı Vadisi
İlk Hristiyanlık döneminde bölgeye gelen rahip ve
keşişler tarafından inşa edilmiş Kapadokya’ya özgü kaya kiliseleri,
yerleşim yeri olarak kullanılan mağaralar, Bizans dönemine ait çok
sayıda kaya kilisesine, , manastırları ve güvercinlikleri ie
ünlü. Benzerlerinden daha bakir. Aziz Barbara Kilisesi, Karabaş
Kilisesi, Kubbeli Kilisesi, Yılanlı Kilisesini görebilirsiniz.
Kiliseler genellikle M.S. 9. ve 13. yüzyıllar arasında inşa edilmiş
olup muhteşem fresklerle süslüdür
Burası ayrıca folklorik
elbiseli, el yapımı bez bebekleri ile ünlü.
Haftanın her günü 08.00-19.00 arası açık.
Keşlik Köyü
Soğanlı Köyü’ne 20 dakika mesafede kalan ve yine Yeşilhisar’a
bağlı olan de fresklerle süslü kaya manastırlarının olduğu
yerlerden. Fakat buradaki kalıntılar biraz kaderine terk edilmiş
halde.
Güvercinlikler: Kapadokya bölgesinde olduğu gibi buladada yapıların
tepesine güvercinin girebileceği kadar küçük delikler açmışlar.
Deliklerin etraflarını da beyaz boya ile çevreleyerek
güvercinlerin kolaylıkla yuvalarını bulmalarını sağlamışlar.
Burayı evi giren güvercinlerin yapının içine bıraktıkları
pislikleri ,insanlar aşağıdaki kapılardan veya yukarıdaki
kapılardan merdivenle çıkarak toplayıp bağ ve bahçelerde gübre
olarak kullanıyorlarmış.
Yenihisar—Kayseri’ye dön.
Kayseri –
Kapadokya(Ürgüp): Burada göreceğiniz yerler birbirine çok yakın.
Erkekseniz aracınız yoksa bile otostopla çok rahat
gezebilirsiniz. Konya tarafından geliyorsanız tersten takıp
edebilirsiniz.
Not: Otopark olan yerlerde ücret 100 TL. Vermeye gerek yok.
En yakın yerde aracınızı park edebilirsiniz. Biz öyle yaptık.
KAPADOKYA
Kayseri'den Kapadokya’ya
gelirken sırası ile
ÜRGÜP
-Müze; kapanmış. Açılacakmış.
-Temenni tepesi : Şehrin içinden dönerek yokuş çıkılıyor.
Yürüyerek te tırmanabilirsiniz.
Şehir manzarası çok güzel görünüyor.(Burayı Orta Hisar’a
geçerken gezebilirsin..
Ürgüp –Mustafapaşa (5 km )
MUSTAFAPAŞA
Ürgüp’e bağlı çok güzel bir turizm şehri. M.S 9.y.y den sonra
tüm, Osmanlı, özellikle Makedonyalı göçmenlerin yaptıkları taştan
binalar, kiliseler, camiler, çeşmeler ile çok görülesi bir yerleşim
yeri.
1-Meydan
-Konstantinos as-Eleni kilisesi. Biraz
ilerisinde
- Asmalı konak: Giriş 100 T.L
Meydandan yukarıya doğru devam ettiğinizde
-Aziz Nikolaos Manastırı
Çevresinde harika görünen peri bacaları oluşumları var.
Buradan tekrar Ürgüp’e dön.Temenni tepesini gezip
Ortahisar yolu üzerinde I km sonra
ÜÇ GÜZELLER
Otopark paralı. Ama biraz ileride aracınızı bırakacağımız yer
var.
Buranın manzarası da çok güzel.
Yola devam ettiğinizde
KAVŞAK
Not: Kavşaktan sola gidersen Kızılçukur, sağa giderseniz Ortahisar2a
varırsınız.
Önce
KIZILÇUKUR
Kavşaktan- bilet gişe (1 km)- Kızılçukur (1 km).
Özellikle gün batımının en güzel görebileceğiniz vadi.
Gişelerin yakınında aracınızı bırakıp vadiye
yürüyebilirsiniz.
Kızılçukur gişelerinden -Ortahisar (2 km).
Kavşağa dönüp Ortahisar’a geç.
ORTAHİSAR
Ortahisar kalesi: Giriş 100 T.L. Bu kale
Kapadokya’nın en büyük peri bacası sayılıyor. Çarşıları
gezebilirsiniz.
Ortahisar- Göreme (2 km.)
GOREME
En fazla balon
turlarının olduğu yer.
Balon Turu; Balonun uçması engelleyen etkenler sadece rüzgar ve
yağmur yağışıdır.
O nedenle balon fiyatlari borsa gibi çok değişken olabiliyor. Eger
balon uçuşu iptal olursa paraniz direk iban numaranıza iade
ediliyor. Ancak ilerleyen günlerde yeni balon uçuşu olursa yeni
fiyat üzerinden ödeme yapmalısınız.
Eğer uzun sure balon uçuşu olmadığı zaman balon uçuşu açılır
açılmaz fiyatlar çok yüksek oluyor. O nedenle uçacağınız zamandan
önce birkaç gün önce balon uçuşları olması daha iyi.
Kurban Bayramı'nda beklenen turist yoğunluğu olmadığından
şansıma fiyatlar düşmüştü.60-85 Euro arasında fiyat dolaşıyordu.
Bir tanıdık aracılığı ile 50 Euro’ya uçtum. Eğer otelden balon turu
alırsanız servis sizi otelinizden alıp otelinize bırakıyor Eğer
kendi imkânlarınızla benim gibi bilet aldıysanız daha uygun oluyor.
Ama kendiniz Göreme otogarına sabaha karşı 3-4 arası gidip oradan
servise binmek zorundasınız. Servis uçuştan sonra sizi yine
otogarda bırakıyor.. Büyülü ucuş bir saat sürüyor.
Balon izlenecek en iyi yerler sırasıyla:
Not: Ama rüzgarın durumuna göre balonlar bazı izleme
noktalarına uğrayamaya bilir. Öğreniniz.
-Aşk vadisi
-Göreme Aydın kırağı seyir tepesi
-Balonların kalkış alanı olan göreme konser alanı
-Çavusin kilisesinin üst tepesinde
-kuzılçukur
-Üçhisar kalesi tarafı
Günbatımı en iyi izlenecek yerler
sırasıyla;
1-Kuzilcukur
2-Uçhisar kalesinin alt
tarafından günbatımı çok güzelmiş..
3-Çavuşin.
Göreme açık hava müzesi;
3.-14. yüzyıl arası yaşanan bu bölgede 11.yy.a
kadar manastır eğitimi devam etmiş. Giriş müze kart veya 100 T.L
Belirlenen yollardan yürüyerek gezilecek tüm kilise ve şapelleri gezebilirsiniz.
Yeni düzenlemelerle çok rahat geziliyor. Sadece
Karanlık. kilise için 6 Euro ekstra alıyorlar. Fresk olan
kiliselerde foto çekmek yok.
Kiliselerde Hz. İsa’nın yaşamından kesitler var.
Şapel: Önemli. Kişilerin adına yapılanlara deniliyor. İçinde
mezarları da var
.
İlk Hristiyanlık döneminin önemli dini merkezlerinden biri olan
ve Göreme,Erciyes Dağı'nın eteklerinde uzanan Göreme
Harabeleri, Hz. İsa'nın havarilerinden Aziz Paul'un M.S. 532
yılında Hristiyanlığı yaymak için inananlarla bölgeye gelmesi ve
burada mabetler inşa etmesi ile başlamış.
Aziz Paul Kilisesi ve Roma döneminde inşa edilen su
kemerlerinin kalıntılarını da görebileceğin gezinde Hititler,
Asurlar, Frigyalılar ve Romalılar tarafından inşa edilmiş tarihî
yapıların günümüze kalan bölümlerini görebilirsiniz.
Volkanik Erciyes Dağı, Hasan Dağı ve Güllüdağ'ın patlamasıyla
oluşan büyüleyici peribacalarının yanında benzersiz kaya oluşumları
olan açık hava yüzlerce yıllık etkileyici kiliseler, şapeller
ve kayalara oyulmuş manastırlar göreceksiniz
1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne
girmiş .Haftanın her günü Açılış Saati: 08.00-17.00 arası
açık.
Gişe Kapanış Saati:
16.15
Göreme-Üchisar(4 km)
ÜCHİSAR
Burayı çok sevdim.
-Kale: Giriş 250 T.L .Çok büyük ve gösterişli.
Bölgenin en yüksek seyir noktalarından biridir. Gün batımı çok
güzelmiş. Çok yorgun olduğumdan burada kaldığımız halde
izleyemedim.
-Kale altı vadi: Buranın manzarası da çok güzel.
belediye binasından aşağı tarafa doğru indiğinizde
-Güvercinlik vadisi( Pigeon Valley)
güvercin yuvalarıyla ünlü vadi.
Vadiye inerseniz 3 km
yürüyüş yolu var. Üst taraftan vadinin manzarasını seyrederek te
yürüyebilirsiniz.
-Buradan tekrar geldigin yoldan farklı bir yoldan Goreme’ye
geri dönersin
GOREME (Tekrar)
Goreme-Asiklar vadisi 83 km )--- Çavuşin(350 metre )- Paşa
bağları(2.2 km ) —Zelve(2 km)
AŞK VADİSİ
Ana yoldan yukarıya doğru 1 km.
Burada ki peri bacaları kaleme benziyorlar. Eğer vadiye
inip peri bahçelerin ne kadar haşmetli olduğunu yakından
görebilirsiniz. Balonlarla bu vadinin üzerinden ve yakınından
geçiyorsunuz.
CAVUŞİN
-Cavuşin kilisesi: Meydanda UNESCO’nun listesinde olan
ama on yıldır onarılmayı beklediği için kapalı olan Çavusin
kilisesini gör. Hemen ön tarafında seramikçileri ziyaret
edebilirsin. Buradan
-Aziz Yahya kilisesi:
araç çok yakınına kadar gidiyor. Veya tırmanmadan önce
aracınızı bırakıp ya dümdüz dolanarak ya da caminin yanından
merdivenlerle çıkıp (Daha kısa yol) kiliseye ulaşırsınız. Kilise
aynı Sümela manastırı gibi yamaca yapışmış şekilde. Ayrıca kiliseye
giderken eski köy evlerini ve çevredeki peri bacalarını
görebiliyorsunuz
PAŞA BAGLARİ
Paşabağ Vadisi
En etkileyici peri bacalarının bulunduğu bölgelerden
biridir.
Müze kartı geçerli
Şapkalı harika peri bacaları geniş alana yayılmış. UNESCO nun
listesinde.
Buradan
Paşabağı-Zelva(2 km)
Yürüyerek de gidebilirsin. Araç ile beş dakika da gidebilirsin.
Sonra sağ yaparsan Ürgüp Sol yaparsan Avanos(10 km),
ZELVE ACİK HAVA MUZESİ
Zelve’ye benzeyen bitişik nizam yaşam alanı olan peri
bacalarından olusmuş.4. yy. dan sonra Hristiyanlık. Cami, Manastır,
kiliseler ve güvercinlik kayalıklarından oluşmuş. Burada
yaşayan köylüler taşınmışlar
DEVRENT VADİSİ.(Hayal vadisi)
Zelveden 4.5 km sonra yol kenarında ki Pembe renkli peri bacalarını
göreceksiniz. Deve şeklinde ki kaya oluşumunun karsısında köpek
balığı ağzını açmış. Yolun karsı tarafında Napolyon’un şapkası
şeklinde ve bebeğine ağzından yiyecek vere anne ördek anne ve
yavrusu.,
Buradan geri dönüp Avanos yoluna girerken Avanos- Akyaka köyü
Hitit seramikle uğrayabilirsiniz
AVANOS
-Taş köprü
İgde ağaçlarının mis gibi kokusu arasında Kızılırmak kenarından
Parkın içinden devam ettiğinizde
-Sallanan köprü
PTT den yukarıya doğru
-Çömlekçi mağaraları ve iş atölyeleri(Turnette deneme de
yapabilirsiniz.)
-Ches Galip saç müzesi: giriş ücretsiz. Galip bey, Kapadokya’ya
gelen Fransız kadına aşık olur. Ama kavuşamazlar. Kadın daha sonra
saçından bir parça göndermiş. Burayı ziyaret eden ziyaretçilerden
isteyen hanım saçını ve bilgilerini vermiş. Magranin duvarları
binlerce bu saçlar ile doldurularak ilginç bir görüntü
oluşturulmuş. Her yıl kura çekilerek bir tanesi
ödüllendiriliyormuş.
Buradan üst tarafından devam ederseniz veya meydandan da bayrak
tepesini görebilirsiniz.
-Bayrak tepesi
-Özkonak yeraltı şehri: Özkonak yerleşiminde.
NEVŞEHİR
Nevşehir şehir merkezinde ve hemen yakın çevresinde
gezebileceğiniz yerler:
1-Nevşehir Kalesi
Şehrin simgelerinden biridir. Kaleden Nevşehir'in büyük
bölümünü görebilirsiniz.1960 a kadar hapishane olarak
kullanılmış.
2-Kayaşehir ve yeraltı şehri:
Nevşehir Kalesi'nin eteklerinde bulunan dev kaya yerleşim
alanıdır. Tüneller, yaşam alanları ve tarihi yapılarıyla dikkat
çeker.
Hemen kalenin alt tarafında önünde bariyer olan caminin
orada arabayı uygun bir yere park edin. Hemen dibinde
hediyelik eşyacı var. Oradan 100 metre aşağıda Kaya şehir bilet
gişesi var.
Akşam.7’ de kapanıyor.
Kale etrafında ki 123.000 metrekarelik yamaç yerleşiminde 6. yy
kalma manastır,1215-1217 arası Bizans dönemi kaya kilisesi, çok
katli .mezarlar, tören ,toplantı alanı, günlük yaşam alanları, iş
atölyeleri, su tünelleri, bezir haneler kayalara oyulmuş.
A- Yeraltı şehri ve Etnografya müzesi: Giriş ücretli .Müze kart
geçerli değil. Yine tek kişinin geçebileceği tüneller, odalar vb.
var.
1-Kalenin güney yamacında
-Çan kulesi: Onarılmamış.
-Rum Hamam: Onarılmamış.
-Meryem Ana kilisesi: Ücretsiz .1849 Osmanlı Abdülmecid
zamanında yapılmış. İci çok yüksek ve ferah.
2-Ayrıca kalenin alt tarafında ki yamaçta ise Kaya camii,
Kara camii, Damat İbrahim Paşa külliyesi var.
Damat İbrahim Paşa Külliyesi
18.yüzyılda yapılmış cami, medrese ve diğer yapılardan oluşan
tarihi bir komplekstir.
300 yıl önce yapılan bu külliyenin onarımı İki yıldır doğru
dürüst bitmemiş. Yemekhanesi dışında ki hamam ve kütüphane kapalı. Yanında
ki kurşunlu cami, sadece açıktı.
Nevşehir'in kurucusu kabul edilen Damat İbrahim Paşa'nın
eseridir.
Kurşunlu Camii
1726-1727 yılları arasında yapılmış.
Külliyenin önemli yapılarından biridir ve Osmanlı mimarisinin
güzel örneklerindendir.
Nevşehir Müzesi
Kapadokya ve çevresindeki uygarlıklardan kalma eserleri
görebileceğiniz müzedir. Pazartesi kapalı olduğundan göremedim.
Hacı Bektaş Veli Müzesi
Şehir merkezine yaklaşık 45 km uzaklıktadır. Alevi-Bektaşi
kültürünün en önemli merkezlerinden biridir. Zamanınız varsa
gidebilirsiniz.
-acı gol: Nevşehir ile Aksaray arasında. Şehir merkezinden kısa bir
araç yolculuğuyla ulaşılabilen doğal bir krater gölüdür.
Yerel restoranlarda testi kebabı ve Nevşehir tava gibi yöresel
yemekleri tadabilirsiniz.
-Agizikarahan Han::
sultanhan ilçesi yol ayrımımdan 3 km içeride. İpek yolu
üzerinde Anadolu hanlarının en büyüğü.
Alayhan: Nevsehir’den Aksaray'da giderken Aksaray’a 27 km kala yol
üstünde. Sultanin askerleri ile kaldığı han. Girişte Alayın simgesi
olan iki Arslan var.
Biraz ileride
-Öresinhan: Turist tür
grupları için içi özel tesis olarak hazırlanmış. Hediyelik eşya satın
alabilirsiniz .Kafesi var.
(Not: ben daha önce birkaç kere ıhlara ve çevresini gezdiğim için
buraları pas geçerek yoluma devam ettim.İsterseniz siz Nevşehir’den bir U çizerek Aksaray’a
gidebilirsiniz.
İHLARA
TARAFİNDA GEZİLECEKLER
Kaymakli Underground
Derinkuyu'ya göre daha geniş koridorlara sahip, ziyaret etmesi
daha kolay bir yeraltı şehri.7 katlı olup Kapadokya'nın en
etkileyici yer altı şehirleridir
Derinkuyu Underground City
Dünyanın en büyük yeraltı şehirlerinden biri olarak kabul
edilir. Kapadokya'nın gizemli tarihini keşfetmek için ideal. )
katlı yereltı şehridir.
Sivrihisar
Güzelyurt’a yakın.
-kızıl camı
-Yüksek camii
-Swiski kilisesi: Hac şeklinde Hz İsa ve Hz Meryem'in freskleri
var. Kubbede kenarlarda da freskler var. Dünyanın en büyük. Kaya
oyma kilisesi
-Sümbüllü kilise
-Yılanlı kilise
-Cinakki Camii
-Çanlı kilise;17 km uzaklıkta
Güzelyurt
1924 mübadele öncesi Müslümanlarla yaşayan Kavala’ya giden
Rumlardan kalan çömlek yapimi olan eski adı Gelveri olan tarihi
yerleşim. Taş konakları ve Rum mimarisiyle dikkat çeker.
-Aziz Gregorius
Manastir vadisi ve Ayazmasí :Bölgenin en önemli tarihi ve ilk.hiristiysnlik manastırıdır.
Ihlara Vadisi
Ilısu köyü ile Selimiye köyü arasında, Melendiz nehrinin sesini dinleyerek yaklaşık
14 km uzunluğunda kanyon vadiyi geziniz
İçinde onlarca kaya kilisesi bulunur
Melendiz Çayı boyunca yürüyüş yapılabilir
İlkbahar ve sonbaharda özellikle güzeldir
-Belisırma
Köyü: Zigavin gölü ve Belisima kaplıcaları var. kayalar
içinde roma dönemi hamamlar
var.
Ihlara Vadisi'nin ortasında yer alır. Nehir kenarında kahvaltı
ve yemek için güzel bir duraktır.
-Hasan Dağı
Rakım: 3.268 m
Yaz aylarında trekking yapılabilir.Zirve yürüyüşü deneyimli
dağcılar için uygundur.
Hasan Dağinda Kayak, yamaç paraşütü de yapabilirsiniz.
Eteklerinde
-Nora antik kenti
var.
-Selime köyü: Peri bacaları ve Hasandağı manzaralı fotoğraf noktaları ve
tarihi evleriyle bilinir.
-Selime katedrali: Kapadokya'nın en
etkileyici kaya manastırlarından biridir. Devasa oyma salonları ve
manzarasıyla ünlüdür.
helva dere: gol.var.
Sofular vadisi:
İlk Hiristiyanlik cami ,kilise)
.
AKSARAY
Hitit, Pers, Helen, Roma, Bizans, Selçuklu, Osmanlı
egemenliğinde kalmış.
1.yy.sonra çok tanrılı Roma’dan kaçanlar Hristiyanlığı başlatmışlar.
Anadolu Selçuklu Sultanı 2.Kilicarslan burada çok eser
yaptırmış.
Kapadokya’ya açılan kapı durulmandadır.
özellikle Kapadokya'nın daha sakin ve az bilinen bölümlerini
görmek isteyenler için oldukça zengin bir bölgedir.
Aksaray Merkez
Somuncu Baba türbesi ve Ercan mezarligive camisi: Merkeze biraz uzak. Mezarlığın
içinde En iyisi; Somuncu Baba fırınının önünden mezarlığın içine
giriniz .Haritalardan giderseniz yol uzuyor.
Meydan: Diger görülecek yerler buraya ve birbirlerine yürüme
mesafesinde.
-valilik binasi:Eski taş bina.
yakınında
Aksaray Ulu Camii
1408-1409 yıllarında <Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından
yeniden yaptırılmıştır.
Cami, şehir merkezindeki önemli Selçuklu ve Osmanlı
eserlerinden biridir.
Eğri Minare(Kızıl minare)
1.Keykubat zamanından kalma.
Pisa Kulesi'ni andıran eğik yapısıyla şehrin sembollerinden
biridir. Selçuklu döneminden kalmıştır.
yakınında
2.Alparslan zamaninda ki Selçuklu hamami
Yürü
Zinciriye Medresesi(
Karamanoğulları döneminden kalan tarihi bir medrese.
Karsisinda
azm-iMilli sanayi Müzesi(Cumhuriyet un fabrikası):
Atatürk'ün emri ile1924 tarihinde açılan eski un fabrikası
1997’ e kadar çalışmış. İçindeki alman marka tüm makinalar duruyor
.
Selçuklu Sultanı,1.Keykubat zamanında ilk sigorta yapılmış
Yanında
Paşa hamamı: Osmanlı donemi.
Aksaray müzesi : Şehrin dışında otogarın bitişiği.
UZAKLAR
Konya yoluna giderken sırasıyla
Sultan Hanı:.Ana yoldan sol taraftan Sultan Hanı yerleşiminindin 1.5 km
ileride Sultan hanı yerlesiminin içinde göbekten sağa dönünce hemen
solunuzda göreceksiniz 1229yılında Konya- Aksaray yolu üzerinde
Selçuklu sultanı 1.Akaeddin Keykubat tarafından yaptırılmıştır. İpek
yolu üzerinde Anadolu hanlarının en büyüğü. Bu Han, beni büyüledi.
Başarılı bir onarım sürecinden
geçmiş. Şifahane, hamam, mutfak, misafirhane, vb. Odalar antikacılardan
satın alınan dönemin mobilya ve aksamları ile zenginleştirilerek
sergileniyor. Bir bölümü de döneme uygun mobilyalar kullanılarak
kafe oluşturulmuştur.
Diğer bütün hanlar yardımlarla yapıldığı halde bu hanı, Sultan
bizzat kendisi yaptırmış.
O dönemde her 25-35 kilometrede bir Han olduğundan 260 tane han
varmış. İnsanlar ancak bir günde sabahın erkenden yola. çıktığından bu kadar yol alabiliyorlarmış.
Bu köy, eski halıların onarilmasinile ünlüymüş. Ben gittiğimde
belediye reisinin halı.kolleksiyonundan sergi vardı.Ozellikle
Selçuklu motifleri ile
dokunmuş halılar dikkat çekiciydi.
- Narlıgöl Krater Gölü:Volkanik
oluşumlu krater gölüdür. Gün batımı için güzel bir noktadır.
Köstekli ye yakın
Aksaray yolu üzerinde .Yukardan baktığınızda kalp şeklinde.
Golün bir tarafında sıcak su var.
-Tuz gölü:Ankara yolu üstünde
.Sultan hanımdan sonra 30 km içeride
Kuş cenbeti.flamimgo v.b.Gun batımını gör.
Kızören obruk ve Hani .Sultan hani dan sonra yarım saat ana yoldan
sonra yol ayrımımdan 4 km içeride
KİZOREN OBRUGU VE HANİ.
Not: Kızõren Obruğu normalde Karapınar sınırları içinde
ama Aksaray-Ankara yoluna çok daha yakın. Zaten Karapınar yol
ayrımı kızören yol ayrımımdan çok daha önce.
-Obruk Kervansaray
Müze :
Obrukhan kervansaray, otel ve müze olarak hizmet görüyor. Kahvaltı
ve Akşam yemeği dahil geceliği 7000 TL. Muzesi de eski Selçuklu
eserleri sergileniyor. Özellikle damıtılmış elma, limon ve sümbül. Kokularını,
pompa ile burnuna yaklaştırarak koklamanız ilginç.
"Kızören Gölü, Konya 70 km kuzeydoğusunda Karatay
ilçesi sınırlarında yer alan Kartstik oluşumlu bir Obruk gölüdür.
Çapı 228 m, derinliği 171 metre olan obruğun 145 metresi suyla
doludur. Gölün bulunduğu arazi 1020 metre yüksekliğindedir. "
Ülkemizdeki en büyük obruktur.
Ülkemizde obrukların en fazla görüldüğü yer Konya Havzasıdır.
Burada 20'den fazla obruk bulunur. Bunlardan en meşhuru 300 m
genişliği 145 m derinliğiyle Kızören obruğudur. Ama Karapınar ve
obruklar hakkında da bilgi
bıraktım.
(KARAPINAR
Konya - Nigdebyolu üzerinde Aksaray’a daha yakın.
Acıgöl
Konya ili, Karapınar ilçesi sınırları içinde, muhteşem doğal
güzelliklerle dolu bir keşif noktası sizi bekliyor:
Ali Tepesi
Konya’nın Karapınar ilçesinde gizemli ve tarihi bir hazine olan
Ali Tepe Höyüğü, ilçenin kurulmasında önemli bir rol oynamıştır.
Konya'daki obruklar nerede?
Konya'nın Karapınar ilçesinde 100 metre çapında ve 10 metre
derinliğinde yeni bir obruk oluştu. Mısırlı Yaylası mevkiinde bir
pancar tarlasının yanında oluşan obruk, tarlada çalışan işçiler
tarafından fark edildi. Görgü tanıkları obruğun oluşması sırasında
uçak sesine benzer bir ses duyduklarını belirtti.4 Eyl 2024
Ülkemizde obrukların en fazla görüldüğü yer Konya Havzasıdır.
Burada 20'den fazla obruk bulunur. Bunlardan en meşhuru 300 m
genişliği 145 m derinliğiyle Kızören obruğudur. Konya
Havzasından sonra obrukların yaygın olduğu diğer alan ise Antalya’nın
Çimiköy platosudur.
Meyil Obruğu, Konya ili, Karapınar ilçesi sınırlarında bulunan bir
obruk gölüdür. Karapınar’ın yaklaşık 35 km kuzeybatısında ve
Kızören Obruğu’nun 24 km güneydoğusundadır. Gölün geniş ekseni su
üzerinde 387 metre, kısa ekseni ise 350 metredir ve ortalama çapı
368 metredir. Obruğun bulunduğu alanın denizden yüksekliği 1045
metredir ve gölün maksimum derinliği 31 metredir.
Meyil Obruğu, Neojen yaşlı kalker, kumlu kil ve marn depoları
üzerinde oluşmuştur. Obruğun genişliği doğu-batı yönünde 650 metre,
kuzey-güney yönünde ise 600 metredir. Toplam derinliği 104 metreye
ulaşan obruğun göl kısmının derinliği ise yaklaşık 40 metredir.
Son yıllarda Meyil Obruğu’ndaki su seviyesinin azaldığı
belirtilmektedir. Bu durum, diğer doğal oluşumlar gibi obrukların
da çevre ve su kaynakları yönetimi açısından dikkatli bir şekilde
korunması gerektiğini göstermektedir.
Meyil Obruğu’nun benzersiz doğal güzellikleri ve jeolojik
yapısı, ziyaretçiler için ilgi çekici bir alan oluşturmaktadır.
Ancak çevresel etmenler ve iklim değişikliği gibi faktörler göz
önünde bulundurularak, obruğun sürdürülebilirliği için önlemler
alınmalı ve koruma altına alınmalıdır.
Çıralı Obruğu
Konya’nın Karapınar ilçesi, doğal güzellikleri ve eşsiz
manzaralarıyla dolu bir hazine gibidir.)
Devam ettiğinizde
Savatra antik kent : Ama
yoldan içeride.
DİGERLERİ
SURATLİ
Nevşehir yolu üzerinde
1-Kirgöz Antik yer altı şehri
2-Aziz Mercurlus yer altı şehri
ORTAKOY:Kırşehir yolunda
1-Yunus Emre türbesi
2-Tatluk Emre türbesi
-Acemi höyük: Ankara yolu üzerinde. Pek bir şey yokmuş.
-Aşıklı höyük: İlk köy yerleşimi. Beyin ameliyatı yapılmış.
-Güvercin kaya höyük; En önemli maden üretimi.
NEVŞEHİR İLE AKSARAY ARASINDAKI KAPADOKYA’YA AİT GEZİLECEK
YERLER
Kaymaklı’dan girip Aksaray’dan çıkabilirsiniz.
Nevşehir---(20)Kaymaklı---Derinkuyu(10)---
Sivrihisar---Güzelyurt(53)---Ihlara Vadisi(14 )--- Selime(11)---Aksaray(26)
veya
Derinkuyu---Sivrhisar---Helvadere---ıhlara
vadisi---
BEYŞEHİR
Konya- Beyşehir yolu üzerinden Beyşehir'e varmadan tahmini 20
km önce sol tarafta ki Hacisadik köyüne gidiniz 1 km sonra
devam ettiğinizde Eflatun Pinarina varacaksınız.
Not: Eğer Beyşehir’den gidecekseniz 22 km ilerlemelisiniz.
2-Eflatunpınar Hitit Su Anıtı,
Eflatun pinarina en yakın yer Hacısadik köyü.
Konya’nın Beyşehir ilçesinde yer almaktadır. Anıt MÖ 13.
yüzyılın son çeyreğine tarihlendirilmektedir. Büyük Kral IV.
Tuthaliya dönemine ait olduğu düşünülmektedir.
Özgün taş işçiliği, kabartmalardaki kompozisyon ve bir açık
hava tapınağı olarak düzenlenmesi ile Hitit uygarlığının diğer kaya
anıtlarından ayrılmaktadır. Eflatun Pınar Anıtı, doğal kaya üzerine
yapılmamış, birbirine uygun olarak kesilmiş andezit blokların
titizlikle birleştirilmesi ile inşa edilmiştir. Doğal bir su
kaynağı üzerinde yapılmış büyük bir havuz ile suyun havuz içerisine
akmasını sağlayan ve havuzun duvarına paralel yapılmış yatay su
kanallarından oluşmaktadır. Dikdörtgen formda şekillendirilmiş
kayalar üzerinde kabartma tekniğinde yapılmış tanrı ve tanrıça
figürleri yer almaktadır.
Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası
Geçici Listesi’ne dahil edilmiştir. Listeye dahil edilmesindeki
gerekçe, akan suların merkezi havuz sistemi ile toplanarak
gerektiği zaman tasarruflu bir şekilde kullanıldığı nadir su
sistemlerinden biri olmasıdır. Eflatun Pınar Anıtı, Hititlerden
sonra da fonksiyonunu kaybetmeden bugüne kadar ayakta kalabilen bu
sistemin en güzel örneğidir. Dönemin su tesisatı ve su teknolojisi
hakkında da önemli bilgiler vermektedir.
Beysehit tarihi Meydan:
1-Eşrefoğlu
Camii:yüzyıldan kalma ahşap direkli cami, UNESCO Dünya Mirası listesinde
İç mimarisi gerçekten farklı. Kesinlikle görülmesi gereken yer.
2-İsmail ağa
medresesi
3-Bedesten:
Arkasında
4- Eski Hamam:
Cumartesi kadinlara.350T.L
Camiye 100. Metre gole doğru
5-Demirli mescit:
Hemen ilerisinde
6-Hukumet
konağı
Geri caminin önüne gel.
yürüyerek gol kenarına gidebilir fotograf çekebilir,yürüyüş
uolundan yuruyebilirsiniz.teknelerle tur yapabilirsiniz.
7-Beyşehir Gölü Milli Parkı:
Beyşehir Gölü
Türkiye’nin en büyük tatlı su göllerinden biri.Gün batımı çok
güzel.
Bisiklet, yürüyüş ve fotoğraf için ideal.Yazın tekne turu yapabilirsiniz.
Beyşehir Gölü Milli Parkı, Türkiye’nin üçüncü büyük gölü olma
özelliğini taşımaktadır. Gölün etrafında düzenlemeler ile yapılmış
olan milli parkta keyifli zaman geçirebilirsiniz.. Göl, toplamda 33
adadan oluşmaktadır.
Trenkli gölde sazan, çiçekbalığı, sarıbalık, tatlı su levreği
yetişmektedir. Adalarda ve daha sığ alanlarda ise yaban ördekleri,
pelikan, dalgıç ve balıkçıl yaşamaktadırYaz mevsiminde ziyaret
etmeyi tercih ederseniz, gölün plaj bölümünden denize
girebilirsiniz. Ayrıca çevresinde bulunan pek çok alan da doğa
yürüyüşü de yapabilirsiniz.
8-Beyşehir Taş Köprü:
Şehir içinde yeni köprüyü geçmeden sol tarafta
Osmanlı döneminden kalma 15 gözlü taş tarihi köprüyü
goreceksiniz.Yeni ve eski köprüler birbirine paraleller.
UZAKLAR
Yeşildağ
Antalya yolu üzerinde sağa sap.20 km.Küçük ama çok huzurlu bir
yerleşim.
Fotoğraf çekmek, kahve içmek ve gölü yukarıdan izlemek için
ideal.
-göksu gör.Geri gel.
Yakamanastır Tabiat Parkı
Antalya yolu üzerinde öğretmen evini geçtikten sonra 60 metre
sonra sola universite yoluna dönün.Buradan 8 km karşı daha çıkınız.
Sessiz, sakin doğa alanı
Kamp, piknik ve yürüyüş için süper
Kalabalıktan kaçmak isteyenler için ideal
Kubadabad Sarayı
Gölyaka(Hayran) gol.kenarinda 60 km.
I. Alaeddin Keykubad tarafından yaptırılmış
Göl kıyısında Selçuklu saray kalıntıları
Tarih + doğa birleşimi
Aynı yol üzerinde ẞarkiksraagaca doğru Gedikli köyüne
bağlı
Mada Adası.33 adadan tek yaşam olan Ada.Yakininda harabe kilise
de var
Ne Yenir?
Göl balıkları (özellikle sazan ve levrek)
Etli ekmek (Konya klasiği)
Tandır yemekleri
Antalya’ya dönüş.
.
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder