19 Temmuz 2019 Cuma

5-HAWAİİ ADALARI



Hawai ve Alaska biletleri:
Los Angeles— Hawai adası-Kaui adası(234Dolar,American H.Y)
Kaui adası— Honolulu(74 Dolar,Hawaiii H.Y)
Honolulu Adası— Maui adası(39 Dolar,  Hawaii H.Y)
Maui adası— San dsFrancisco(229 Dolar, Unidet H.Y)
San Francisco— Portland— Seattle(Bu yolu otobüsle gececeğim.)
Daha sonra;
Seattle—Alaska- Anchorge(78 Dolar)




GENEL


Hawaii , Oahu, Maui, Kauai, Molokai, Lanai, Hawai’i (The Big Island) ve diğer  küçük adadan oluşuyor.

  eski çağlarda su altında ki dev yanardağların patlamaları ve devam eden volkanik patlamalar  sonucunda bu adalar oluşmuş.
Maui adasında ki Haleakala Krateri, dünyanın en büyük uyuyan yanardağıdır.
Dünyanın en  aktif ve en büyük yanardağı olan Kilauea yanardağı ve Mauna Loa, Big Island( Hawaii Adası) adasındadır.  Belki bu adayı gezerken, bir patlamaya denk gelip muhteşem manzaraya tanık olabilirsiniz.




Oahu adası ve  Honolulu  şehri, eyaletin başkentidir.
Hawai adaları ABD anakarasından 3700 km daha uzakta olup  bu adaların toplam nüfusu 1.5 milyon civarındadır.
Adalarda   %30 Amerikalılar, %30  Japonlar başta   olmak üzere Çinliler,  Flipinliler, Koreliler, Vietnamlılar gibi Asyalılar  ve Meksikalılar , Portekizliler yaşamaktadır.
Karşılaştığım bir Yeni Zellandalı adam, “ Yeni Zellanda yerlileri Maurililer Hawaii’ye geldiklerinden dilleri ve dansları aynı” dedi
Ulaşım:
Amerika’dan California’dan Hawaii’ye uçak var. los Angeles ve Houston’dan da  Hawai ye direkt ucuş var.
Genelde adalar arası küçük  pırpır uçaklarla  gidiş geliş yapılıyor.



Tarih:
 1778 yılında  Kaptan Cook, mürettebatıyla birlikte adaya çıktığında , adalılar tarafından tanrı Lono adına kutlamalar yapılıyormuş. O nedenle  yerli halk tarafından , Kaptan Cook, tanrı Lono  ve gemilerde yüzen adalar sanılmış.  O tarihlerde adalarda bir  milyon insanın yaşadığı tahmin ediliyor ama daha sonraları nüfus hızla azalmış.
Hawaii halkı tarihlerini nesilden nesile  hikayeciler tarafından sözlü olarak aktarılmış.

1894 yılına kadar  krallıkla yönetilen bağımsız bir ülkeymiş.
1898’ den sonra  ABD’nin işgaliyle Amerika’nın himayesine girmiştir.
7 aralık1942’de İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonlar, Askeri bir üs olan Pearl Harbor’a saldırınca Amerika ,savaşa resmi olarak girdi. Daha sonra Amerikalılar Japonlardan intikamlarını Hiroşima ve Nagazaki’ de aldılar.


  21 Ağustos 1959’da Amerikan topraklarına katılıp cumhuriyet sistemine geçilmiş ve Amerika’nın en son eyaleti unvanını alarak   50. Eyalet olmuştur.

Dil:
Yerel Hawaii  alfabesinde sadece 12 harf var . Bütün kelimeler birbirine benziyor. Yanyana dört tane sessiz harfi birlikte kullanıyorlar.   Ben çok zorlandım.
Aloha: Merhaba ,hoş geldin,  gülegüle  ve aşk anlamına geliyor.
Mahola: Teşekkürler
Artık çok az insan bu dili konuşabiliyor. Okullarda şimdi yeniden öğretilmeye çalışılıyor.
A huı ho: Tekrar görüşürüz.
ULAŞIM
Eğer adalarda uygun araç kiralamak istiyorsanız;
weekend special: Cuma-Pazartesi  arası (hafta sonu )  uygulamasıdır. Günde 100 mili=150 km’yi  aşmamak  koşulu ile araç kiralarsanız çok ucuza geliyor. Hatta sigorta da istemezseniz iyice ucuza araç kiralayabiliyorsunuz.  Zaten  istesenizde  adalarda bir günde en fazla bu kadar sürebilirsiniz.




KISA KISA HAWAII
- Hawai adalarında saat,    Californiya’dan üç saat daha ileri. Ama adaların  hepsinin saati aynı.
- Adaların en olumsuz yönü herkesin birden fazla aracı olduğundan trafik çok yoğun.
- Maruana, bu adada yetiştiğinden ve serbest olduğundan çay içer gibi  bir araya gelip birlikte kullanıyorlar. Zaten ağır kokusundan heryerde farkına varacaksınız.
- Adanın bayrağı eski Amerika bayrağına benziyor.
- Özellikle genç turistler içmek için bu adalara geliyorlar. turist
- Amerika ana kıtasında olduğu gibi pahallıktan dolayı insanlar  boş odalarını bir başkaları ile paylaşıyorlar. Bayan, erkek fark etmiyor.
- Anakara kıtasına göre Hawaii adalarında  Yerel insanlar daha sıcak ve yardımsever.
- Adalarda genel olarak kışın Balina, yazın ise   yunus görebilirsiniz.
- Adaların milli çiçeği ortası sarı olan beyaz  ve pembe tonları da olan çiçeğin ismi “Purmelia”. Eskiden adalı  kızlar boynunda bu çiçeklerden yapılmış çiçek kolye ile gelenleri karşılarlardı. Şimdi yapayları piyasaya sürülmüş.
 -Amerika’nın tek kahve üretilen eyaleti.
-Dünyanın Ananas ihtiyacını yarısına yakını bu adalarda üretiliyor.
-Yine Amerika’da sadece bu adalarda  yağmur ormanları var.
-Sörfün anavatanı, Hawaiidir.Sörf (yerel lisanda “he’e nalu), Hawaii adalarına yerleşmiş Polinezyalılar tarafından keşfedilmiş.

-Stres olmadığından insan ömrü bu adalar da uzunmuş.


- Deniz kenarları rüzgarlı olduğundan sinek yok ama  diğer alanlarda yeşillik ve su bol olunca ince sinek var. Önleminizi alınız.
-Adada renkli horoz ve tavukları her yerde göreceksiniz.


-Kea Dağı okyanus tabanı hesaba katıldığında dünyanın en yüksek dağı ünvanına sahip.

- Hawaii’nin simgesi haline gelmiş hula dansı, aslında Hawaii tanrısı Luka’ya tapınırken yapılan  hareketlerdir.
- Ünlü TV serisi Lost, Hawaii’nin  Maui adasında  çekildi.




I-KAUAİ ADASI

Gezmek için en az iki- üç güne ihtiyacınız var.  Adada olanların yarısı turist.Bu dadada yaşayanların da çoğu da  çinli.
 Adaya ilk gördüğümde ,” burasını Amerika değilde Asya adası olmalı” diye düşündüm. Çiçekleri tropikal iklimi ve meyveleri, evleri , insanların fizik yapısı tamamen Asya ile aynı. En çok ta her rengi olan “ Atatürk çiçekleri” dikkatimi çekti.
Gerçekten cennet gibi bir ada. Dağı taşı yemyeşil. Neredeyse toprağı göremiyorsunuz.  Tek katlı  renkli ahşap evleri,  ağaç ve çiçeklerden neredeyse görünmüyor.  Evlerinin önü yemyeşil çimlerle kaplanmış. Herseyleri ortada. Çalan olsada bir yere kaçamazlar  herhalde. He Hele devasa çiçekli ağaçları, insanı büyülüyor. Bana göre adanın tek olumsuz yönü; herkesin kapısında en az iki araba var. O nedenle yollar arabalarla dolmuş.
Öylesine dingin ve huzur dolu ki…
 Dört tarafı da deniz olunca, insan burada ölmez diyorsunuz. Ama bu ada , Amerika’dan bile daha pahallı. Adadaki ev sahibimin tek yatak odalı küçük evinin kirası 1400$. Ama ev, resmen yemyeşil ormanın içindeydi. Su bedavaydı.

   Yine  ağaçlarda  pıtırak gibi mango vardı.Patlayıncaya kadar yedim.Hemen en sevdiğim Ananas alıp doyasıya yedim.  Burada yetişiyor ama iki tanesi 7 $.Daha sonra kanyonda sorduğumda  bir tanesi 9$ idi.

Adada bir çok nehir de var.  Hanaeli ve  Wailua  gibi en  büyük nehirlerde kayak ( Günlüğü 70 $.), Standup Paddle Board( Ayakta kürek çekiliyor) ve rafting yapabilisiniz.
Pasifik okyanus olduğundan  dalgalı denizinde sörf deneyebilirsiniz. Her yerde sörf yapanları göreceksiniz zaten.
Evlerin tamamı tek katlı ve ahşaptan. Çok nadir iki katlı ahşap evler görebildim. Onlarda hiç abartılmamıştı.
Sadece başkent sayılan   Lihu’e yerleşiminde biraz daha büyük ve yayılmış binalar vardı.
En son havaalanına gitmeden  yakının da ki “ Kalapaki Beach” de katlı otel ve karşı kıyı da üç katlı çirkin evler gördüm.
Ulaşım:  Genelde anayoldan güneye  400 nolu halk otobüsü, en son durak olan  Hanalei’ ye kadar gidiyor. Eğer aracınız varsa buradan en son Ke’e Beach’e kadar devam edebiliyorsunuz. Bundan sonra Na pali sahili başlıyor. Aracınızla bir saate kadar bu sahilin sonuna ulaşabilirsiniz.
Genelde anayoldan kuzeye  ise 500 nolu halk otobüsü, en son durak olan  Waimea’ye kadar gidiyor. Bundan sonra uzun plajlar ve askeriye de var.
Aracınız varsa  en son Polihale State Park’ a kadar devam edebiliyorsunuz.  Bundan sonra Na pali sahili başlıyor.
 Aracınız varsa en son noktaya kadar bir- birbuçuk satte ulaşabilirsiniz.
Genelde de her büyük yerleşimim kendi içinde dolanan  farklı numaralarda shuttle otobüsleri var.


Otobüslerin ücreti 2 dolar,  60 yaş üstü için 1 dolar. Bazı hatlarda iki dolar. Paranızı bozuk veya kağıt para olarak hemen şöförün yanında ki metal kutuya atıyorsunuz.  Kutu , para ile doldukça şöför cetvel gibi bir tahta ile iteliyor veya kutunun yanında ki ipi çekerek paraların aşağı kaymasını sağlıyor. Bozuğunuz yoksa fazla da atıysanız üstünü alamıyorsunuz.
ANI: Havaalanından ilk otobüse binerken  bozuk param eksik olduğundan şöför beni aşağı indirmeye çalıştı.  Yazarken bile sinirleniyorum. Şehir içinde olsa anlarım. Amerikan kuralları…
Yine ev sahibim ile otobüse bindiğimde acele ile 1$ yerine kutuya 5 $ atmışım. Şöföre söyledim. Zaten param kutunun ağzında görünüyor. Sonradan binen yolcunun parasını bana vermesini söylediğimde şöför çok sinirlendi.” Bir kere atmış bulundun. Daha değişmez” dedi. Ben de daha sonra kibinişlerimde  bunun acısını çıkardım.
Ev sahibimin demesine göre gelen turistler araç kiralasınlar diye otobüs  saatleri  ve duraklar oldukça aralıklı. Hafta içi yarım,  bir  saatte bir oluyor. Hafta sonu ise bekleme süreniz iki saate kadar çıkabiliyor.
Otobüsle yol alırken  belli plajların olduğu yol ayrımlarında duraklar var ama plajlara ya yürümelisiniz veya da otostop yapmalısınız.
Bindiğiniz otobüsten her yöne otobüslerin kalkış saatlerini gösteren çizelgeleri alınız.

Araç Kiralama: Eğer en az iki kişiyseniz en mantıklısı bu. Günlüğü 70 dolara kiralanıyor. Aracınız varsa , erken kalkarak gezilecek yerleri iki günde bile gezebilirsiniz.

Kalma: Kapa’a da Kapa’a hostelde altı kişilik odalarda tek yatak ücreti 35$.
Havaalanına yakın Garden İnn’ de ufak kahvaltı dahil iki kişi 170$$.
Kamp alanları da var.
Ainbnr in gecelik fiyatı 200$. Bu durumda otellerin fiyatını siz düşününüz.

Kamp yapmak isterseniz;
www.kaui.gov/camping
 Salt Pond beach park, Anini ve  Anahola sahilleri kamp için uygunmuş.

Yemek:
Cocanat  shrimp:  Karidesler, hindistan cevizine bulanarak kızartılmıştı.11$.
Clahm thowoler Soup: içinde balık, midye  ve sebzeler olan soslu katı bir çorba. Lezzeti çok güzeldi.


EAST SİDE: Adanın en hareketli bölgesi kapa’a ve cevresi.  Havaalanı ve başkent Lihu’e buraya çok yakın. qBurada ki plajlar daha güzel.
ANI: ev sahibimin evinden yola doğru erkenden  yürürken  bir araç durarak beni yola bırakabileceğini söyledi. Daha sonra da ada da beni gezdirebileceğini söyleyerek telefonunu verince  iyice şaşırdım.  Yaralı parmağı öpmeyen Amerikalılardan asla böyle bir yardım görmemiştim. Zaten adamın tipinden başka bir milletten olduğunu tahmin ettim.  Bu bey benim ev sahibimin çok yakının da ki komşusuydu ama kimse birbirine gitmediğinden ilişkileri yoktu. Dönüşte ailesi ile de tanıştım. Ertesi gün Maksikalı bu bey, eşi  ve benim ev sahibimle birlikte iki şelaleyi gezdik. Plajda uzun sohbet ettik. Evime davet ettim. Umarım bu güzel aileyi ben de misafir edebilirim.
Bu bölgede ki şelaleler:
1 -Wailua Fals:  Kuzeye doğru giderken Hanama’ula ‘ ya varmadan yol ayrımında tabelasını göreceksiniz. İçeriye doğru yemyeşil manzara eşliğinde devam ediniz.İki koldan akan büyük bir şelale. Sadece yukarıdan görebiliyorsunuz. Nehirden kayak ile geldiyseniz şelalenin dibinde de inebiliyorsunuz.
2- Opeaka’a Falls: Ana yoldan “Wailua Beach” yol ayrımından içeri doğru devam ediniz. Bu şelalede iki- üç koldan akıyor. Sadece yukarıdan görebiliyorsunuz. Yolun karşıdına geçtiğinizde Wailua nehri manzarasını ve kayak, Standuppaddle yapanları seyredebiliyorsunuz.
3- Ho’opi Şelalesi:
1. Yol: Ana yolda “  Kealia Beach” te inip iç kısma doğru otostop yaparak Kapa’a Park’a kadar gidiniz.
2.Yol: Kapa’a  da “ Kapa’a Skate Park” tan  60 nolu Kapa’a Shuttle otobüsü ile  Kapa’a Park’a kadar gidiniz.
Buradan Şelaleye giden yoldan yürüdüğünüzde önce sol tarafta küçük bir şelaleye varıyorsunuz. Devam ettiğinizde  Ho’opi şelalesini yukardan görüyorsunuz. Çok etkileyici ve güzel bir şelale.  Oluşturduğu harika gölcükte yüzenleri gördüm. Onlardan öğrendiğim kadarı ile şelaleyi yukarıdan görebildiğiniz yere varmadan daha yukarı sapıp tekrar aşağı inerek şelalenin olduğu yere inebiliyorsunuz. Ama ben yağmur ormanlarının içinden uzun süre yürümemem rağmen bu yolu bulamadım. Yalnız olduğumdan da  tekrar geri dönüş yolunu bulamam diye geri döndüm ama o gölde yüzmek içimde kaldı.


NORTH SHORE: Yol boyu çok güzel sarı çiçekleri olan ağaçları göreceksiniz.
1-Kilauea Light House: Ana yoldan  Kilauea  yol ayrımından  içeri  biraz devam ettikten sonra  görüyorsunuz. Aslında  fenerin yanına kadar gidebiliyormuşsunuz ama  ben gittiğimde kapalıydı. Tepeden de manzarası muhteşemdi. Burasını İzlanda’ya benzettim. Uçurumların kenarında ki kayalıklarda birçok deniz kuşu yaşıyordu.

2-Hanalei Bay: 400 nolu halk otobüsü ile en son durakta inip  tekrar ücretsiz servis ile devam ederek Hanalei yerleşimine geliyorsunuz. Çok hareketli ve sevimli evlerin ve dükkanların olduğu bir yerleşim. Deniz ürünleri restoranlarını burada daha rahat bulabilirsiniz. Buradan hemen yürüyerek Hanalei körfezine inebiliyorsunuz. Benim bu adada en rahat girebildiğim sahil oldu. Hatta burada yatarak ve dalgayı takip ederek
Sörf tahtası kullanmayı denedim . Buradan  körfezi yürüyerek  diğer plajlara varıyorsunuz ama zaman zaman kayalık olduğundan denemeye gerek yok. Ana yola çıkıp yine mecburen otostop yaparak diğer sahillere ulaşabiliyorsunuz. Burada da beni Kanada da yaşayan Polonyalı bir çift aldı. Araçların gidebildiği en son sahil olan Ke’e Beach’ e kadar gezerek gittik. Bu yol boyu aracınızı park edemiyorsunuz. Cezası 200$.Zaten polis tetikte bekliyor. Plajın parkında yer olmadığından geri dönmek zorunda kaldık. Buradan diğer sahile yürüyüp belki uzaktan da olsa fiyortları görmek istiyorduk.

SOUTH SHORE
Daha bakir ve sakin. Kahve tarlalarını ilk kez burada gördüm.
Waimea Kanyonu: Burada da kamp ve piknik alanı var.
Gördüğüm en güzel kanyonlardandı.Bizim karadeniz çiçeği olan  … burada da gördüm.
Bu kanyonu gezmek için tur satın almanız gerekiyor ama gerek yok.
Önce 500 nolu, daha sonra 200 nolu halk otobüsü ile tahminen iki saate yakın gidip “Waimea neighborhood center” durağında ininiz. Biraz yürüdükten sonra kanyon yoluna giriyorsunuz. Kanyona giden çok sık araçlar olduğundan mecburen burada otostop yapmanız gerekiyor. Benim şansıma daha yola çıkar çıkmaz iki ingiliz öğretmen çift beni aldılar.
-Nu’alolo Cliff Trail:Önce    “ Awa’awapuhi  Trail Head” noktasına gelip yürümeye başladık. Yol boyu küçük  böğürtlenlerden yedim.
Yedi km gidiş, yedi km dönüş olan bu yolu toplam üçbuçuk saatte tamamladık. Yağmur ormanının içinde inişli ve çıkışlı bu yolun sonunda “Nualo’o Cliff” tepeden görüyorsunuz. Tüm helikopter ve boat turları  buraya geliyor. Manzara gerçekten çok güzeldi ama yürümek istemiyorsanızda gözlem noktalarından benzer fiyort manzaralarını görebiliyorsunuz.
-Kalahau Valley: Bu gözlem yerinden de çok güzel fiyort manzarası görebiliyorsunuz.
Bunların dışında birkaç gözlem manzarası daha var.
-Waimea Canyon Lookout : Bu noktalardan da canyonun muhteşem manzarasını izleyebiliyorsunuz. Yer yer büyük kanyona benziyor ama kayalıklar, yeşil ile kaplandığından çok güzel görüntü oluşturmuş.
Buradan sahile indik ama deniz o kadar dalgalıydı ki mecburen döndüm.

WEST SİDE= NA PALİ : 15 millik , derin ucurumları olan fiyordlarla kaplı olan bölge. Bu sahile araç ve yaya yolu ile ulaşamıyorsunuz. Ancak denizden bot ; havadan helikopter ile görebiliyorsunuz. Karadan da ancak Waimea kanyonunda ki gözleme noktalarından görebiliyorsunuz.

Boot turu: Hanalei ve Wamea’dan kalkıyor.Beş saatlik bot turunun ücreti, internetten satın alırsanız 150$.

Helikopter Turu: Havaalnına yakın kalkıyor. 55 dakikalık turun ücreti kişi başı 180$.

II-OAHU ADASI
Honolulu
Başkan Obama’nın da memleketi olan  bu ada, diğer adalara göre daha fazla yapılaşma var. Özellikle adaların başkenti olan Honolulu, modern büyük bir şehir havası var ama yeşil çok olduğundan rahatsız edici değil.
Adanın en bakir ve en güzel kısmı doğu ve güney doğu kısmı.  Aracınız varsa kesin bu bölgeyi görünüz. Ben hayran kaldım.
Bu adanın denizi diğer Kauai adasına göre daha az dalgalı ve daha mavi.
Bu adanın da  bir orduya gölge olabilecek devasa ağaçlarına hayran kaldım. Hele akasya ağaçlarına büyülendim. Beyaz, sarı, turuncu ve pembe renkleriyle  bir arada salkım salkımdı. Hiç bu kadar güzel çiçekli akasya ağaçlarını başka yerde görmedim.
Yalnız bu adada da çadırda yaşayan evsiz çok.

ULAŞIM

1- Bu adada her yere otobüs bulabilildiğinizden araç kiralamaya çok gerek yok.Bir bilet 2.750 dolar olup aynı  biletle  sanırım birbuçuk saat içinde iki kere aktarma yapabiliyorsunuz.


2-Oahu City Pass: 1,2, 3…7…15 günlükleri var. Yedi günlüğü 300$.Bu pass biletle ada içinde 35 tane aktiviteye ücretsiz katılabiliyorsunuz.
Bunlardan en ünlülerin fiyatları:
- Polynesian Cultural Center(122$.)
-Cırcle Island Tour(197$.)
3- Genelde Royal Hawaiian Center’den kalkıp tekrar buraya dönen   restoran
, alışveriş merkezlerine ve gezilecek yerlere  ve plajlara giden  giden “Trolley” ler  ve turist arabaları var.
 Özellikle bu şehre çok Japon turist geldiğinden, Royal Hawaiian Center içinde Japon turistlere yardımcı olan merkez var. Japon dilinde şehir haritaları basılmış. Japonca konuşan  görevliler   yardımcı  oluyorlar.



İKLİM: Ada olduğundan sıcak bunaltıcı olmuyor. Pasifik(Atlantik)  okyanusu, 23-24 dereceyi geçmiyor.  Ben oraya temmuz başında gitmiştim.  Gayet güzeldi. Yani istediğiniz zaman gidebilirsiniz.





downtowna (şehir merkezi)

1-Loloni Sarayı:  Kraliyet Sarayı: 9-16 arası açık.Pazar kapalı. Giriş 27 Dolar. Bu sarayın içine pahallı olduğunu düşündüğümden girmedim. Bizim Avrupa tarzı saraylarımızın küçük hali.  Hemen aşağısında
2-King Kamehameha Statue: Burasının giriş ücreti yok. Adaların  1800 yılların başlarında kraliyet ile yöneldiğinde ki zamanında ki objeler ve fotoğraflar sergileniyor.  Binanın önünde de King Kamehameha V’ in heykeli var. İçerde de resimleri de var.
Sarayın yan tarafında;
3- Tiyatro: Binası güzel ama içi modern. Karşısında
4- Honolulu City Hall: Eski güzel bir bina. İçini de ücretsiz gezebiliyorsunuz.Sarayın diğer tarafında yol üstünde
5-Hawaii State Art Museum: Pazar kapalı. Diğer günler ise 10-16 arası ücretsiz gezebiliyorsunuz. Ama içinde kayda değer bir şey göremedim. Sadece binanın kendisi çok güzel.
6- Bishop Museum: Her gün 9-17 arası açık. Giriş 27 dolar. Bu müze , şehir merkezinden otobüs ile gidiliyor. Benim kaldığım yere yakın olduğundan yürüyerek gittim. Çok beğendim.  Bu taş ana binanın içi ahşap olup çok güzel.    Polinezya adalarına ait yaşam ve kültürü anlatan objeler sergileniyor.
Bir diğer binada da logolarla yapılmış  inanılmaz  uçak, gemi ve  benzerleri  sergileniyor.
Üçüncü binada ise daha çok çocuklara hitap ediyor.
Ben bu müzeyi gezerken bahçesinde bira festivali vardı. Ben içerde olduğumdan ücretsiz  istediğim kadar bira içebilirdim ama hiç sevmediğimden bu şansımı kullanamadım.
Not: Şehirde ki  kapanan şeker fabrikasın şekerlerini taşımak için kullanılan tren, artık turistik amaçla kullanılıyor.
1-Ala Moana Beach Park

2-Waikiki  Sahili

Sahilin girişinde Hilton otelini de geziniz. Zaten sahilde ki tüm otellerin içini çok rahat gezebiliyorsunuz. Hatta havuzlarında yüzebilirsiniz.
 Waikiki  sahili, oldukça uzun, çok güzel  ve çok hareketli bir sahil. Denizi, bizim akdenize benziyor. İstediğiniz yerden denize girebiliyorsunuz. Ücretsiz duşlar da var. Yüzdükten sonra da ağaçların altında  da dinlenebilirsiniz.

3-Kalakaua Avenue: Hemen wakiki plajına paralel  ve çok şık mağazalarının olduğu  keyifli bir cadde.
A-Royal Hawaiian  Center: Turistler için aradığınız  herseyi bulabileceğiniz büyük bir bina.İçinde;
a- Hula Dans Gösterisi:  Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma ve cumartesi günleri saat 18 ‘de ücretsiz hula dansı ve müziği gösterisi var. Fena değil. Bu gösteriyi izledikten  sonra Buradan Kalakaua Avenue’ e çıkıp doğuya doğru yürüyüp  Polis karakolunu geçip devam ettiğinizde büyük Banyon ağacının altındaki Kuhıo   plajın üstünde ki Plartformada
b- Duke  Kahanamoku Stalue( Hula Dans gösterisi):  Salı, Perşembe ve cumartesi günleri 18:30’ da başlıyor. Bu gösteri daha zengin ve güzel. Bu gösteri de bittikten sonra hemen plajdan  güneşin batışını izleyip günü sonlandırabilirsiniz.
c- Maladas tatlısı: Leonard's Bakery adlı  dükkanından  bu donat tatlısına benzeyen tatlıdan sıcak sıcak  satın alıp  deneyiniz. Çikolatalı ve meyvelileri var. Ben dükkanın yazılınolduğu kağıdı kaybettiğimden başka bir tezgahtan satın aldım. Çok özel bir tatlı değil.
4-Diamond Head krater:
Yaya girişi 1$.
Otobüsten veya aracınızdan indiğiniz yerden 45 dakikalık taş patikalar, tüneller ve dik merdivenleri çıktıktan sonra  kraterin tepesine varıyorsunuz. Krater yeşilliklerle kaplandığından  sadece  büyük bir oyuk görüyorsunuz. Tepeden şehir manzarası fena değil ama deniz tarafı manzarası güzeldi.

Buradan otobüs ile devam ettiğinizde( Veya Kalakaua Avenue’ dan 22 nolu otobüs ile de gidebiliyorsunuz. )

5-Hanauma Koyu ve Snorkel: Giriş 7.5 dolar.   Salı günü kapalı.Girişten önce oluşmaya devam eden mercan kayalıklarına   basmamanızı ve diğer kuralları anlatan  bir film izletiyorlar. Yokuş aşağı sahilin görüntüsü çok güzel. Şnorkeliniz yoksa kiralayabiliyorsunuz da. Ben daha önce 30 $’a satın aldım. Taşıyamazsam birine vereceğim. Kısa bir süre sonra  büyüklü küçüklü renkli  okyanus balıklarla birlikte yüzüyorsunuz. Mercan kayalıkları yeni yeni oluşmaya başlamış.  Ben  ara ara meyve yemeye çıktım. Sürekli yüzdüm. Siz de çok zevk alacaksınız.

Tekrar 22 nolu otobüsüne bindiğinizde okyanus manzarası   eşliğinde birçok harika plajı gördükten sonra  geri Waikiki plajına dönebiliyorsunuz. Veya istediğiniz plajda inebilirsiniz. Bu güzergahta inebileceğiniz plajlar:

Koko Head Crater
Waimanalo Beach
Lanikai Beach: Özel araç ile buraya gittik. İncecik kumlu özel bir  sahili var. Hemen kumsalın dibinde tek katlı çok şık yazlık evler sıralanmış. Denizi de harikaydı. Hemen yanında;

Kallua Beach Park:   Yemyeşil parkı olan geniş alana yayılmış, nehirde   kayak ve  denizinde snorkel yapabileceğiniz  güzel bir sahil.

Hamama Şelalesi:  Ev sahibim Pazar günü şelaleye yürüyeceklerini söyleyerek beni de davet etti.Kailua bölgesinde aracımızı park ederek üç kilometrelik  yağmur ormanların içinde ki patikadan şelaleye vardık. Bu yol üstünde çok sulu ve lezzetli kırmızı yaban elmaları da toplayıp yiyebilirsiniz. Şelale yolu üzerinde suyun oluşturduğu göçükte yüzmek en harikasıydı.





 6-Polynesian Cultural Center
 Hawaii  kültürünün dışında diğer  Polinezya adalarından Papau yeni gine, Tonga, Tahiti,Fiji,  New Zealand, Samoa  kültürünü ve yaşam tarzını görebileceğiniz köy ve dans  ve müzikli showlarını görebiliyorsunuz.
Sizi otelinizden alarak 10am-22:30 da geri dönülüyor.
1-Night Show: 7:30pm-9pm arası.Sadece bu gösterinin  ücreti 64.95$.
2-12:00pm-18pm arası  köyü gezebiliyorsunuz.
3-Akşam yemeği yiyebiliyorsunuz.
Tüm paketin fiyatı 122$. Buraya bu parayı vermek istemediğim için gitmedim.

Not: Pearl Harbor ve Haleiwa aynı yol üzerinde olduğundan iki geziyi birleştirebilirsiniz.

PEARL HARBOR
Şehir merkezinden otobüs ile 30 dakika da varıyorsunuz. Çok geniş alana yayılmış bu müze7-17 arası açık.

Burası, 2. Dünya Savaşı tarihini ve etkilerini özetleyen koca bir müze olmuş.

A-USS Arizona Memorial gider gitmez önce   bu memorial için  ücretsiz bilet alınız. Ben oraya verdığımda saat 13’ dü ama” bilet bügünlük bitti. Yarın gel “ dediler.  İlk defa Amerika’da araya adam koyarak bileti aldım. Orada çalışan bir beye rica ile bitmiş denilen biletten aldırdım. Aslında biletiniz yoksa bile video kuyruğuna giriniz. Bilet soran yok. Sonra da bota binip geziniz. Bu arada çantanızı aracınıza bırakmanız gerekiyor. Veya 5 dolara emanete bırakmanız gerekiyor.
Önce yine bota binip USS Arizona Memorial'ına gitmeden  önce liman ve savaş hakkında  20 dakikalık  bir  video izlettiriyorlar. Ben karanlığı görünce hep uyudum.
 Pearl Harbor'ın Amerika'nın ordusunun limanı olan Pearl Harbor’ da   her eyaletten adını almış  gemileri, Japonlar Aralık  ayında bombalayarak  Arizona, Utah ve Oklahoma gemileri gibi sekiz geminin ağır hasar almalarına  ve 2500  askerin ölmüne neden olmuşlar. Daha sonra da Amerikalılar, karşılığında Hiroşimaya atom bombası atarak insanların ölmesine ve sakat kalmasına  neden olmuşlar.
  Bu gemilerden  ünlüsü Arizona, askerlerle birlikte tamamen battığı ve hala denizin altında göründüğü  ve üzerine memorial yapıldığı için en ünlüsü.   Ben gittiğimde onarımda olduğu için sadece bot ile çevreyi gezip geri döndük.
B- Müzeler: Bu müzeleri de ücretsiz gezebiliyorsunuz.  Savaşı ve ölen askerlerin fotoğrafları, objeleri v.b sergileniyor.
 Orada ki bilet gişesinden

C-Ford Adası gezisi: Battleshıp Mıssouri (29$);Pacıfıc Avıatıon Museum Pearl Harbor (25$.)’e  bilet alarak   hemen ileride bekleyen otobüse bininiz. Bu adaya askeri bölge olmasından dolayı sadece köprüden otobüs ile gidebiliyorsunuz. Yani yaya gidemiyorsunuz. Otobüs ücreti, biletlerin içinde olduğundan ayrıca ödeme yapmıyorsunuz.
Benim bu bilet paralarını vermeyi düşünmediğimden  bu adaya gitmeyi planlamadım. Ama tam otobüsün önünden dondurma yalayarak geçerken görevliler buyurun deyince buyurdum.
Otobüs ile ilk  kez   Misisuru gemisine gidiliyor.ABD donanmasının en büyük savaş gemisi.Waşington’da 1946’da ölen büyük elçimiz Münir Ertegün’ün cenazesi bu gemi ile İstanbul’a getirilmiştir. İkinci dünya savaşından sonra ABD ve Tütkiye arasında ki ilişkilerin yakınlaşmasına neden olmuştur. Zaten Türkiye’ye ait bir bölümü gemi içinde göreceksiniz. .
Ayrıca bu geminin güvertesinde Tokyo’da İkinci dünya savaşının bitirilme antlaşması imzalanmıştır.
 Baktım  gemiye girerken bilet soruyorlar çıkış merdivenlerinden girip gezdim. Çıkışta bekleyen otobüse binerek Pacıfıc Avıatıon Museum Pearl Harbor    müzesine gittik. Savaş sırasında ki kullanılan uçaklar sergileniyor. Buradan çıkışta  da bekleyen otobüse binerek tekrar başlangıç noktasına geldik.

HALEİWA

Otobüsle şehir merkezinden iki saat sürüyor ama özel araç ile 45 dakikada varıyorsunuz.
Ben ev sahibimle onun aracıyla gittik. Çok güzel bir gün geçirdik.
Haleiwa’ya  varmadan yol üstünde
A- Dole Plantation: Ünlü ananas  markası Dole’un üretim merkezinde  alışveriş yapabilirsiniz.  Bahçesinde farklı ananas çeşitlerini görebilirsiniz. Ünlü ananaslı dondurma yiyiniz. En küçük külahı 6$. Mc donallds’ın dondurması görüntüsünde ama gerçekten çok lezzetliydi.
a- Küçük  Tren gezisi: Bilet alarak çevre gezisi yapabiliyorsunuz.
b- labirent : Giriş 8 dolar. Belli bir sürede labirentten çıkabilirseniz ödüllendiriyorsunuz.

Bu yol üstünde ananas ve kahve tarlalarını da ziyaret edebilirsiniz.
Haleiwa kasabasını ben çok sevdim. İçinden nehir geçiyor. Eski Amerikan filimler de ki gibi renkli ahşap sevimli  eski evler yol boyu sıralanmış. Bazılarının üzerinde yapılış tarihleri var.Çok güzel cafe ve restoranlar  da var.  Devam ettiğinizde  Haleiwa plajına varıyorsunuz. Ben çok beğendim bu plajı. Hele yemyeşil dağların manzarası muhteşemdi.
Buradan aracınız varsa güneşi batırmak için,

Sunset Beach


III-MAUİ ADASI


Bu adayı, araç kiralarsanız iki veya üç günde gezebilirsiniz.
uAdaların içinde gezilecek yerler bakımından en güzeli bu ada.  Adanın en önce batısına gittiğimden  bazı yeşilliklerin kurumuş ve bazı dağların çıplak olduğunu görünce şaşırdım. Ama gezdikçe bu adanın da çok yeşil ve güzel olduğunu gördüm.  Gerçi Kauai adası daha çok yağmur aldığından çok daha yeşil.Üç ada içinde en güzel koyların ve denizin  de olduğu bu ada sanırım. Size gezebileceğiniz daha çok seçenek sunuyor.
Ayrıca  ünlü lost dizisinin büyük bür bölümü bu adada çekilmiştir.
Not: Hawaii adalarından “Big İsland” dı da  gezebilirsiniz. Daha çok krater var ama bazıları gezmeye kapatılmış. Bu adanın Maui adasına benzediğini söylediler.

ULAŞIM
Not: Bu adada iki adacığın birleşimine yakın, genelde uluslar arası   Kahului havaalanı ve Hana’da diğer  küçük havaalanı olmak üzere iki tane havaalanı var.

Havaalanından   Kahului şehrine(15 dakika)   ve diğer  yerlere otobüs kalkıyor. Kahului’ den  deistediğiniz yere otobüs bulabiliyorsunuz.
Kauai adası gibi genelde kıyılardan belli yerlere kadar giden otobüsler var. Otobüs saatleri çizelgesini  alınız.
Tek biniş iki dolar. 55 yaş ve üstü için 1 dolar. Eğer tam gün otobüs kullanacaksanız  dört dolar. Yine bu pas bilet 55 yaş ve üstü için iki dolar.
Araba Kiralama: Bu ada da şiddetle araba kiralamanızı öneririm. Hem daha ucuz. Günlüğü 25-45 Dolar arası bulabiliyorsunuz. Hem de o kadar güzellik var ki ancak özel araç ile buraları gezebilirsiniz.

Ada birbirine bitişik büyük ve küçük iki bölgeden(Adadan) oluşuyor.
1. Bölge:   Batıda ki Küçük  ada: Hava  burada daha sıcak. İlk kez bunaldım. O nedenle yol boyu otlar kurumuştu.

LAHİANA:
Diğer yerleşimler gibi oldukça küçük. Adanın başkenti ve çok hareketli. Adanın daha  turistik bölgesi.
Burada ki   ki ünlü otelleri özellikle yeni evliler balayı için tercih ediyorlar. Paranız varsa burada çok farklı seçenekler var.
- Helikopter turu 128 Dolar. Deniz ile ilgili turları marinadan veya turizm acentelerinden satın alabilirsiniz. Araştırınız. Fiyatlar çok fark ediyor.
Şehrin en doğusundan başlarsak;

1-505  front street ve plajı: Plajın ön tarafında  alışveriş yapabileceğiniz ve yemek yiyebileceğiniz sevimli ağaç evlerden oluşan merkez var. Yine sahilde de  büyük bir otel var. İlk gittiğimde denizi çok dalgalı olduğundan giremedim.
2-Down Town: Çok sevimli ahşap tek katlı binalardan oluşan  çok hareketli caddeden oluşuyor.    En dikkat çekici, burada sanat galerileri ve çok fazla kuyumcu ve  takı satılan dükkanların olmasıdır.
A-Banyan ağacı: Yere değen dalları kök saldığından çok geniş alana yayılmış  bu banyan ağacının gölgesinde dinlenebilirsiniz. Hemen aşağısında;
B-Eski adalet sarayı(1834): İçini ücretsiz gezebiliyorsunuz. Adanın tarihi, resim ve objelerle anlatılıyor.
C-Marina: Burada gündüzleri  balık tutma, şnorkel, Kaplumbağ, yunus  ile yüzme turları , Submarıne Adventures(  deniz altı, fiyatı 124 dolar.) gibi çeşitli deniz aktiviteleri satılıyor.
Şnorkel turu :  Bot ile yay şeklinde ki Molokini adasına ve diğer yerlere gidiliyor. İki saati 28 dolar. Daha uzun süreliler de var. Akşamları ise güneşi batırmak için bir çok farklı boyutta ve ölçüde botlar kalkıyor. Bazıları akşam yemeği de veriyor.  Dinner Cruise fiyatları 70 dolar. Benim katıldığım da İse sürekli sıcak yiyecek ve  içeçek İkram ettiler. Keyifli bir geziydi .  Bu gezide botun ön tarafında aşağı da  denizi görecek şekilde file de oturuyordum.Benim yıllarca iple makinaya bağlı olan  fotoğraf makinamın kapağı bir yere takılarak  bu filenin deliğinde düştü. Bu gezide kıra döke, kaybederek devam ediyorum.
D-Baldwin House: Her gün 10-16 aeası açık.Giriş 7$,55 yaş üstüne 5$.1834 yapımlı bu evin, orijinal eşyaları ile birlikte müze olarak geziyorsunuz. Ben böyle yaşanmışlık olan yerleri sevdiğimden beğendim. Hemen yakınlarında  1827 yapımlı “The Richards House” ve diğer eski evler de var.Biraz daha iç kısımda;
E-Hale Pa’ahao(Old Prison): bu eski hapishaneyi ücretsiz gezebiliyorsunuz ama içinde sadece balmumundan hükümlünün olduğu bir oda ve bazı eşyaları görebiliyorsunuz. Gitmesenizde olur. Ben tam bu hapishanenin karşısında ki nefis ahşap evde kaldığımdan ziyaret ettim.

3-Baby beach:  Yazlık evlerin hemen sahilin dibinde sıralandığı çok güzel bir sahil.
Bu sahilden sonra otobüse binmelisiniz. Otobüs en son Kapalua’ya kadar gidiyor. Asıl güzellikler bundan sonra başlıyor. Ya aracınız olacak veya otostop yapmak zorundasınız. Araç ile zigzag yaparak devam ettiğinizde doğuya otobüsün işlediği yerlere kadar gidebiliyorsunuz.   Yol boyu  harika plajlar , nefis manzaralar göreceksiniz.
4-KA’ANAPALİ ve  BEACH: Büyük otellerin olduğu  bu yerleşimin sahilinde  Sheraton, Hyatt , Marriots’s gibi ünlü oteller var.


5- Hanolua Bay:   Kesin buraya  şnorkel yapmaya gidiniz.Buraya bot turu ile beş saat için 143 dolara geliniyor. Hiç değmez. Ya otobüsle  Kapalua’ ya kadar gelip oradan otostop yapınız. Veya en baştan otostop yapmalısınız. Çok uzak değil.Beni ev sahibim sabah aracı ile bıraktı. Amerikalı bir aile  ile de geri döndüm. Sanırım 40 dakika kadar ancak sürüyor.
Anayoldan  mango ve papaya ağaçların altından geçerek sahile varıyorsunuz.  Sahilden kaygan taşları basarak denize girmek biraz zorluyor ama  denizin altını görünce çok mutlu olacaksınız. Rengarenk mercanlar ve renkli balıklarla çok güzel. Burada bir şey olmadığından yanınıza yiyecek almalısınız.
 Tekrar ana yola çıkıp devam ettiğinizde  yine denize girebileceğiniz sahiller, yürüyüş yapabileceğiniz yerler bulacaksınız.

6-West Mautmounttaıns:  Bu adanın ortasında ki  8000 feet yüksekliğinde ki bu dağın,  yukarılarına ancak  Lahaina’ dan yürüyerek çıkabiliyorsunuz. Ben lisenin olduğu yere kadar araç ile çıktım. Manzara da fena değildi.
ANI: Buradaki ev sahibimin evinin önünde kocaman mango ağacı vardı. Bana sürekli mango kesip hazırladı. Ben de musluğun başında doyasıya yedim.  Adamın bu nezaketine karşı kız arkadaşına “Kızınız mı.” Diyerek potu kırdım. Amerikalılar da bizim Türk erkekleri gibi yaşlandıkça paraları ile de olsa genç hanımla birlikte olmayı seviyorlar.

2. Bölge:  Doğuda kiBüyük ada: Doğası çok daha güzel ve naturel.
KAHULUİ: Merkezi bir yerleşim. Burada ki otobüs terminalinden her tarafa halk otobüsü bulabiliyorsunuz.


WAİLUKU: Tarihi binaların olduğu sevimli bir yerleşim.
KİHEİ
Rüzgarlı uzun   sahilinde birçok plaj var. En ünlü plajları ise
- Kama’ole  Parks ve beach1-2-3 plajlarıdır. Gittiğimde o kadar deniz dalgalıydı ki yüzmeye cesaret edemedim.
Bu sahilde alışveriş yapabileceğiniz  çok şık  dükkanlar var.
Ben bu adaya gitmeden önce büyük bir yangın çıkmış. Şeker kamışı tarlaları tamamen yanmış.  Buradan  Kahului’ye gelirken    yanan yerleri gördüm. Yine yol üzerinde  şimdi kullanılmayan şeker fabrikasını da göreceksiniz. Şeker müzesini de ziyaret edebilirsiniz.

HANA

 Kuzeyde yol ayrımından sonra Hana 48 mil, Crater ise 36 mil uzaklıkta.
Not:Haleakala, Makawao ve Hana’yı aynı günde gezebilirsiniz. Önce sabah Haleakala’ da güneşin doğumunu izleyip   aynı yol üzerinde Makawao’yu gezip  anayola çıkıp Hana’ya gidebilirsiniz. Veya  önce Hana’ya gidip dönüşte Makawao’yu gezip oradan  Haleakala’da güneşin batırabilirsiniz.

Bu yerleşime otobüs yok. Ancak tur(Roberts Hawaii adlı tur.) satın alıp küçük yeşil- beyaz   otobüslerle veya uçakla veya aracınızla gidebiliyorsunuz.
 Hana’ya giden deniz kenarında ki  68 millik yol, İki saat sürüyor. Hana’ ya kadar   çok dönemeçli  bakımlı karayolu var  ama Hana’ dan sonra yollar daha da  tehlikeliymiş. Ama aynı yoldan dönmek istemezseniz  Hana’ dan kıyıdan  sonra devam ederek  Craterin batısında ki Keokea’dan yukarı çıkarak başladığınız yere varabiliyorsunuz.
KALMA: Ben bilemedim. Kesin Hana’ dakalınız. Kamp yerleri de var.


Hana ‘ya giderken;
- Pa’ia: Hana yolu üzerinde geçeceğiniz son yerleşim. Yol boyu çok sevimli renkli ahşap tek katlı binaları ile çok güzel.
- Jaws Country Store: Araçların yeme, içme  için durdukları yer.
- Twin Falls: Kısa bir yürüyüşle bu önünde ki  harika gölcükte yüzebileceğiniz şelaleye varıyorsunuz. Zamanınız varsa yürüyüş yolu da var.
Bundan sonra asıl güzellikler başlıyor. Yol boyu  sadece ara ara geçenlere bişeyler satan küçük kulübeler ve birkaç ev daha var.
Bu yol, size harika manzaralar sunuyor.  Ben yol hakkında okuduklarımın biraz abartıldığını düşünmüştüm ama gerçekten nefis. Hatırladığım en güzel manzaralı yol bu olsa gerek. Yol boyu yeşilin her türlüsünü, bambu,  estetik  ve renkli çiçekler açmış ağaçlar olmak üzere botanik bahçesinde görebileceğiniz çeşitte ağaçlar,  tek arabanın geçebildiği taş köprüler,   tepeden harika okyanus manzaraları  ve şelaleler…
Her şelalenin oluşturduğu gölcüklerde yüzebilirsiniz. Ben hava biraz serin olduğundan deneyemedim ama içimde kaldı.  Ama yol dar olduğundan ve çok araba olduğundan yol boyu gezilecek yerlerde park yapabilme şansınız çok az olacaktır. O nedenle mümkün olduğu kadar erken yola çıkınız.
Hana merkezinde gezilecek yerler:
1- Hanna Bay: Ana yoldan  yürüyerek inebiliyorsunuz. Benim gittiğim gün hava çok rüzgarlı olduğundan denize giremedim.
2- Şehir merkezi küçük ve evler yeşillikler içinde neredeyse kaybolmuş.
3- 7 Street Pools: Hana merkezinden 20 dakika daha aracınızla devam ettiğinizde varıyorsunuz. Nehir de yüzebiliyorsunuz. Büyük şelale varmış. Aracım olmadığından buraya gidemedim.

MAKAWAO
Teksas kültürü olan  sevimli yerleşim. Buranın festivalini yakalıyabilirseniz(Temmuzda)  eğlenceliymiş. Bir Amerikalı, burayı çok övdü ama özel bir yer sayılmaz. Cadde boyu eski binalar sıralanmış.  Çoğu  şık dükkan veya sanat galerisi . Cadde üzerinde küçük , ücretsiz müzede eski kovboy yaşantısını görebilirsiniz.


HALEAKALA NATİONAL PARK
10.023ft=3.055metre yüksekliğinde ki bu kratere  birçok insan  sabah 3-7 arası güneşin doğuşunu seyretmeye ya araçları ile ya da tur ile gidiyorlar. Aracınızla gidecekseniz park sorunu olduğundan  internetten online olarak aracınızın parkı için izin almanız gerekiyor. Sabah 7 ‘ den sonra gidecekseniz gerek yok.
Buraya ayrıca araçlarla bisikletleri çıkarıp, bisikletlerle aşağı inebileceğiniz tur da satın alabiliyorsunuz.
Güneşin doğuşu 5:47 am ve güneşin batışı ise 7:16pm. Araç giriş ücreti ,içinde kaç kişi olursa olsun 25 dolar.
Şehir merkezinden dağın tepesine döne döne birbuçuk saatte çıkabiliyorsunuz. Yol manzarası da çok güzel.
Girişten sonra  tepeye ancak yine araçla gidebilirsiniz. Tepede kraterin manzarası çok güzel. Ayrıca  dünyanın  en büyük teleskopunu da tepede görebilirsiniz.Zaten  Hawaii’de  birçok gözlemevi bulunuyor.
Not: Ben ehliyetim olmadığından araç kiralayamadım. Tur da satın alamadığımdan güneşin doğuşunu görmek nasip olmadı. Ama nedense güneşin batımını izlemek aklıma gelmedi. Aslında çok rahat gidebilirdim. Maalesef sabah on gibi  bu dağın tepesine çıkabildim.
San Francisco’da görüşmek üzere…

ANI: Maui adası havaalanına gittiğimde United hava yollarının makinalarından check in yapmak istediğimde  yanımda aldığım  küçük boy sırt çantası ve küçük el çantamı  görevli görünce büyük çantam için  30  dolar ekstra istediler. Daha sonra kountuara gittiğimde nasıl olduysa biletimi verdiler.
Yam uçağa en son sırada binerken  görevli,  sırt çantamın çok büyük olduğunu, yanımda geçiremeyeceğimi söylediler.  Oysa aynı çantalarla diğer havayollarından  uçağın içine sorunsuz girmiştim. Israrla kredi kartımı istediler. Bu gibi durumlarda her zaman yanı da taşıdığım  zamanı dolmamış ama kapatılmış kredi kartımı vererek peşin paramın da olmadığını söyledim. Bu geçersiz karttan nasıl olduysa  çantama geçiş kağıdını çıkarıp yapıştırıp uçağın içine verdiler.   O nedenle bu havayolundan bilet alırken dikkatli olunuz.


4-AMERİKA'NIN DİĞER ŞEHİRLERİ

AMERİKA’NIN DİĞER EYALETLER

Asıl planım,  vizemin son yılı olduğundan Amerika’yı  özellikle kuzeyini ve tekrar milli parklarını gezip asıl amacım olan Hawai ve Alaska’yı gezmekti.
Ama New York’tan sonra kısa mesafelerde ki otobüs ücretleri bile çok pahallı olduğundan yarı yolda “Pes” dedim. Daha önceden Hawai ve Alaska biletlerimi de almıştım. O nedenle uctuğum şehirlerde  mecburen çok zaman harcamak zorunda kaldım.
Tam plan yapmadan yola çıkmanın sıkıntılarını yaşadım.

KISA KISA
-Gezdiğim ülkeler arasında en yardım sever olmayan Amerikalılar oldu.  Adet etmişler.Yardım etmek istemediklerinde  “Sory” demekle yetiniyorlar.
- Çok şekerli gıda yediklerinden  özellikle aşırı şişman zenci var.
-Tekstilleri  çok kalitesiz ve pahallı. Genelde naylon kullanıyorlar.
- Amerikalıların çok rutin ve sıkıcı yaşamları var. Para yetmediğinden üç işte çalışanlar da var. Hafta içi sürekli çalışıp hafta sonu mangal yakıp içmek tek eğlenceleri. Zaten  çok geç yaşta emekli oluyorlar. Daha sonra da ölme zamanları gelmiş oluyor zaten.

- Berbat bir plan yaptığımdan Las Vegas’ da uzun süre kalmak zorunda olduğum için  Amerikalıların yaşamına daha yakından tanık oldum. Biz kendimizi sanıyoruz ama  çoğu amerikalılar tüm boş saatlerini internet başında geçiriyor.   Bu arada genellikle dışardan istedikleri  pizza v.b ile karnını doyuruyorlar.
Evde bizim gibi tencere yemeği çok az. Genelde teneke kutularla aldıkları yiyecekleri tencereye boşaltıp kaynatıp yiyorlar. Bir Amerikalı beni yemeğe davet etti.  Sadece hindi eti katılmış  simsiyah kuru fasulye ve su ikram edince şaşırdım bir Türk olarak. Asla paylaşmayı bilmiyorlar.  Ama Verirsen almayı çok iyi biliyorlar.
Las Vegas ve diğer eyaletlerde genellikle insanlar sehir dışında müstakil evlerde kirayı bölüştükleri ev arkadaşları ile   yaşıyorlar.  Hepsinin arabası olduğundan istediklerinde istedikleri yere gidebiliyorlar.
Evleri, garajları tıka tık dolu. Gördükleri herşeyi satın almışlar ama kullanmadıklarını atamamışlar.  Bir de üstlerine hiç düzenleri olmadığından evleri karman çorman. Temiz olduğu da söylenemez. Bizlere göre pis bile sayılırlar. Birçok eve girme şansım oldu. Temiz bir iki eve rastladım.


DİĞER EYALET VE ŞEHİRLER ŞEHİRLER ARASI ULAŞIM
Türkiye’nin 13 katı büyük bir ülkede seyahat ettiğinizi bilerek yola çıkınız. Genelde insanlar kendi araçları veya uçak kullanıyorlar.
Daha önce ben Greyhound otobüs işletmesinin bir aylık pas biletini alarak ülkenin her yerini duraklayarak çok güzel gezmiştim. Bu gezimde de bu sefer daha kuzeyden gezerek  giderek ülkenin batısına varıp oradan Hawai, oradan da Alaska’ ya geçmekti. Ama şansıma Greyhoundun bu pas bileti 2012’de kalkmış. Tek tek bilet alacak olursamda mümkün değil altından kalkamam. Ne yapacağımı henüz bilmiyorum.
Amtrak tren pass bileti almak istedim ama genelde milli parklara yakın geçmiyor. Tekrar otobüs kullanmanız gerekiyor. O nedenle tren den de vaz geçtim.
Mecburen zamanında iyi plan yapamadığımdan son anlarda pahallı ucak biletleri almak zorunda kaldım.
Amerika’nın her yerini gezmek istiyorsanız ya önceden ucak biletlerinizi almalısınız veya bulunduğunuz şehirde araç kiralamalısınız.
1 mile= 1.5 km

UberTaksi: Her şehirde  telefonunuza programı indirip internet üzerinden taksi çağırabiliyorsunuz.


Otobüs: Ülkede şehirler arası Greyhound ve mega bus  ve diğer otobüs firmaları  var. Hafta sonu ücretler yükseliyor. Biletinizi erken alırsanız da daha ucuz. Otobüsleri beyaz Amerikalılar pek tercih etmiyorlar.Genelde fakir beyazlar, zenciler ve  benim gibi fakir turistler  kullanıyor.
Zaten çoğu kendi aracı ile seyahat ediyorlar.
Genelde otobüs biletleri trene göre   daha ucuz ama bazen tersi olabiliyor. Kontrol ediniz. Sehre ve uzaklığa göre de otobüs firma sayısı değişiyor. Kontrol ederseniz daha uygun bilet bulabiliyorsunuz.
Otobüs biletini greyhound.com adresinden alırsanız gişedeki fayatından %10 daha ucuza alıyorsunuz.
Otobüsler  bazı yerlerde durduğundan  süre çok uzuyor.
Otobüsün yol üstü durduğu yerlerden yolcu alıyor ama yolcu indirmiyor.  Yani aynı yol üstünde bulunan yerleşimlere ayrı otobüsler gidiyor.
Otobüslerde tuvalet var ama hiç kokmuyor. Koltuk numarası vermiyorlar. Boş bulduğun yere oturabiliyorsunuz. Çantanız için bir belge vermiyorlar. Mümkün olduğu kadar yanınıza alınız.

Tren:Genelde daha pahalı oluyor.Yalnız Amtrak trenin de 15 günlük, bir aylık  pas bileti oluyor ama güzergah istiyorlar.
15 günlük ve 8 duraklı pass tren biletinin ücreti 459 Dolardı. Bir aylık olanın fiyatı arasında çok fark yoktu.
Aslında zaman zaman değişse de şehirler arası tren , otobüsten daha pahalı oluyor.

Havayolları: Amerika yüzölçüm olarak çok büyük olduğundan ulaşım olarak en iyi ulaşım aracı uçak. Eğer planınızı erken yapıp  biletinizi erken alabilirseniz uygun fiyatlı ucuşlar bulacaksınız. Çantanız için ekstra para ödemediğinizden emin olunuz.
Ayrıca, Çok az ölçüde sıvı geçirebiliyorsunuz. Her seferinde tereyağımı ve küçücük kavonozda ki reçelimi bırakmak zorunda kaldım. Eğer sıvılarınızı geçirmek istiyorsanız küçük kaplara bölerek geçirebilirsiniz.

Amerika içinde en  uygun Havayolları:
Orbitz, hotwire, jetblue ve spirit havayollarıdır. Ama çoğu tek çantanız için bile ayrıca ücret istiyor. O nedenle çantanızı ücretsiz kabul eden havayollunu bulunuz.

Blabla car: Svegas Craigslist.org sitesi var  ama bana denk gelmedi.Siz iyi plan yapabilirseniz bulabilirsiniz.
Otostop:Otobanda otostop  yapmak bu ülkenin bir çok eyaletinde  yasak. Hemen  şikayet üzerine polis  geliyormuş. O nedenle gençler, dikkatli olunuz.  Zaten bu bencil insanlar, araclarını paylaşmazlar.Ama nasıl becerdiyse Meksıka’dan New York’ a kadar otostopla gelen Rus kadın olmuş.
Benim güzergahım:
 New York—Binghamton— Rochester

BİNGHAMTON
Küçük bir şehir. 1920’lerde İtalyanlar buraya gelerek ayakkabı fabrikası açmışlar. O nedenle fabrikada çalışanların kaldıkları harika ahşap evler yapmışlar. Şimdi biraz eskimiş olsalarda çok güzel.
 Yine IBM , de buradaymış ama vergi çok olunca taşınmış.
Bu şehirde büyük bir üniversite olduğundan genç nüfus fazla.
Bu yeşil ve sevimli şehirde bir gece kalıp  otobüsle(40 Dolar) Rochester’e geçtim.
Amerika’da en hoşum gidenlerden biri de çoğunlukla  yol boyu yemyeşil bakımlı  ormanların olması. Zaten şehirlerden ayrılınca yeşillikler içinde küçük yerleşimlere varıyorsunuz.

ROCHESTER
Caddeler boyu önlerinde çim bahçe ve  çiçekler olan harika ahşap  renkli evler sıralanmış. Her biri benim hayalimde ki evler.Hepsinin dizaynı birbirinden farklı.

Highland Park: Şehrin merkezinde sayılır. Çok güzel bir park. Mayıs ayında bu parkda leylak festivali oluyormuş. Birçok çeşidi var. Ben gittiğimde solmak üzereydiler.
Rochester—Bufalla—Clevelan(47 dolar, internetten alırsanız 42 dolar, üç saat bile sürmüyor.—Chıcago(İki firmanında gece otobüsü var.hafta sonu 50-60 dolar. Hafta içi 30 dolardan başlıyor. Altı saate yakın sürüyor.)

BUFALLO
Niegara Şelalesi:
Otübüs istasyonundan buraya otobüs kalkıyor.  Ben tekrar gitmedim. Duruma göre Kanada tarafından geçebilirim.
Geniş bir alana yayılmış bir şehir. Halkı çok sevimisizdi. Kime rica ettiysem  ve peşin parayı vererek internetten bana bilet almadılar.

CLEVELAND
Göl kenarında geniş bir alana yayılmış bir şehir. Derli toplu olmayan şehirler bana sevimsiz geliyor nedense.Bugünlerde plan yapamadığımdan keyfin kaçtığından şehride doğru dürüst gezemedim. Sadece  göl kenarını gezdim. Festival vardı. İnsanlar eğleniyordu. Bağış usulu meyve ve pasta türleri veriyorlardı. İnsanlar kibarca bir tane aldılar. Bizde olsa kısa sürede biteceğinden eminim.
Bu sevimsiz şehirde sürekli yağmur yağdı.
Burada iki gün dinlendim.
ANI: Otobüs terminalinde  kuyrukta sıra beklerken iki saniye kuyruktan ayrılınca baktım bir zenci çantamı almış gidiyordu. Koşup elinden aldım. Zaten kapıda berduş Zenciler dolaştığından tedirgindim. Yoksa  yeni telefonum, ödünç aldığım tablet , fotoğraf makinam ve diğerleri de az kalsın gidiyordu.
Bu şehirde çok zenci, dilenci ve evsiz vardı.

CHİCAGO

Mıchıgan gölü kenarında ve içinden   Chicago nehri ve kollarının geçtiği şık camlı gökdelenleri olan şehir.
Ulaşım:
Metro:Mavi ve kırmızı olmak üzere iki hatlı metrosu var. Mavi hat çok bakımsızdı.
Otobüs: Bakımlı ve her yere bulabiliyorsunuz.
Hop -On Hop- Off: Günlük 46 Dolar. Hiç gerek yok.
Pass Chicago: Bu kartla ayrıca müzelerde yarı yarıya indirim alabiliyorsunuz.
Water taxi: Yerine göre 6-8 Dolar. Çocuklar için ücret yarıyarıya.
Göl üzerinde Museum Campus  ile Navy Pier arasında çalışıyor.
Nehir üzerinde ise Navy pier, Mıchigan Avenue ve  Bridge Sears Tower durakları  arasında çalışıyor.
Bana göre nehir ve göl bot turu almayıp nehir üzerinde  water taksi kullanarak güzel  fotolar da çekebilirsiniz.

Chicago büyük şehir ama gezilecek yerlerin neredeyse tamamını yürüyerek gezebiliyorsunuz.

Ben burada şehir merkezinde  çok şık bir rezidansta yaşayan Hintli gencin misafiri oldum. İyi keyf yaptım.
Gezilecek yerler yürüyerek sırasıyla:
I-Downtown: Loop şeklinde. Yürüyerek çok rahat gezebiliyorsunuz.
1- Willis (Sears) Tower: 110 katlı bu  gökdelenin 103. Katına manzara seyretmek için giriş ücreti 25 Dolar. Hava çok sisli olduğundan çıkış yoktu. Bende bu ücretle torunuma bebek aldım. İyi oldu.
2-Fıst National Plaza ‘nın önünde ki Chagall’ın 1972’de yaptığı dört mevsim adlı mozaik çalışmasını görünüz. Yakınında
3-Daley Center’in önünde ki Picasso’nun eserini görünüz.


Mıchigan Avenue: Çok hareketli bir bulvar
II-Bu bulvardan  doğuya  doğru yürürseniz;

1-Art  İnstitute of Chicago:Müze: Giriş 25 Dolar. Her gün 10:30-17 arası açık. Sadece Perşembe günü  20’ye kadar açık. Çıkıştan veya tuvalete gidiyorum diye girişten girebiliyorsunuz gençler. Çok büyük. Her tarafını gezmeniz mümkün değil. Ünlü ressamların  ünlü eserleri sergileniyor. Özellikle Monet’in eserlerini ayrı bir salonda ayrı ücretle gezebiliyorsunuz. Tek kelime ile muhteşem. Resimlerin yanında objelerde sergileniyor.”“İslamik Art” salonunda  iran, Türkiye, Hindistan, Özbekistan gibi müslüman ülkelerden eserler var. Türkiyeden de Osmanlıdan kalma  İznik çinileri, osmanlı objeleri ve işlemeli havlular  vardı.
2-Milenyum Park:
A-Karşılıklı iki kolonun üzerinde hareketli insan yüzlerinden sular akıyor. Çocuklar sularda oynuyor. Hoş olmuş.
B-Fasulye: Bu metal fasulyenin üzerinde  şehrin manzarası çok hoş görünüyor. İnsanlar altında fotoğraf çektiriyorlar.
C- Harris Tiyatro: Çok ilginç mimarisi var. Buradan  yürüyerek
III-Daley Park:  Bu sevimli küçük parkı geçtikten sonra
IV-Grand Park ve müzeler bölgesi: Göle yakın keyifli park.
1-Buckingham Fountain
Not: Bu şehirde akvaryum dahil hiçbir müzeye bilet almanıza gerek yok. Doğru dürüst kontrol yok. Bizim gençler, sizinde buralara kadar gelmişken bu güzel müzeleri görmeniz hakkınız. Onlar bizim müzeleri neredeyse bedavaya geziyorlar. Rahatsızlık duymayınız.
2-Fıeld Museum: Giriş  25 Dolar. Her gün 9-17 arası açık.
Burası üç katlı bu müze de çok kapsamlı.
Ground Level: Mısır eserleri burada sergileniyor.
Main Level: Afrika ve hayvanlar bölümü bu katta sergileniyor. Özellikle doldurulmuş hayvanlar, gerçeğinden ayırt edilmeyecek kadar  başarılı. Çok çeşit var.  Gezmekle bitmiyor.
Upper Level:  Çin ve Dinazorlar bu katta. Dünya bitkileride çok başarılı sergileniyor. Özellikle bu katta, elementlerden yapılmış  takılar çok güzel.
Yanında;
3-Shedd Akvaryumu: Giriş 39.90 Dolar.Her gün 9’da açılıyor. Gününe göre 17,18 ve 19’ da kapanıyor. Çok geniş ve doğal bir akvaryum. Ama inanılmaz kalabalıktı. Biraz ilerisinde burnun ucunda;
4-Adlet Planeterium  : Bu uzay müzesi de çok büyük. Özellikle Uzaya çıkılırken ki araç ve gereçler çok ilginç.  Özellikle çocuklar için çok ilginç. Uzay ile birçok deney yapabiliyorlar. Gezegenlerle ilgili çok detaylı film de izleyebiliyorsunuz. Benim ingilizcem yeterli olmadığından yarıda çıktım.
Göl kenarından müzeler bölgesinin zıt yönünde yürümeye devam ederseniz
V- Navy Pier:  bu limanda birçok alışveriş merkezi, restoranlar, kafeler ve  lunapark da var.
Çok hareketli bir bölge. Güzel zaman geçirebilirsiniz.
1 - Helikopter turu: 15-20 dakikalık bu turun ücreti 150 Dolar.
2- Bisiklet kiralayabilirsiniz.
3- Clasic  lake tour: 23 Dolar. Çocuklar için 8 Dolar.Gölün çevresini ve nehrin bir kısmını gezdiriyorlar. Nehir gezisi daha güzel.
4-Childeren Müzesi: Giriş 14:95 Dolar. Her gün  10-17 arası açık. Küçük çocuklar velileri ile gidiyorlar. Bu binada  çocuklar için alışveriş dükkanları var.

VI-Mıchigan Avenue’den kuzeye devam ederseniz;
1-Nehir kenarı yürüme ve boot turu: Chicago nehrinin suyu çok temiz görünüyordu. Her iki kıyısında devasa camdan zarif gökdelenler sıralanmış. Bunlar betondan olsalardı sanırım çok çirkin görüntü olurdu. İnsanlar kıyılarda ki cafelerde, restoranalarda zaman geçiriyorlar. Turistlerde kıyı boyu yürüyorlar. Yine insanların oturması için merdivenler ve banklar koyulmuş. Şehrin en keyifli bölgesi.
Boot turu:
Architecture Tour: Ücreti 37 Dolar. Çocuklar için 19 Dolar. Nehrin kollarından  ve  gölün de bir bölümünden giderek bir görevli size  nehir kıyısında ki binalar hakkında bilgi veriyor. Fena değildi ama çok da değmez.Sadece  nehrin diğer kollarında ki yerleşimleri de yorulmadan görebiliyorsunuz. Nehir kıyısından da yürüyerek aynı manzaranın bir kısmını görebiliyorsunuz.

2-   Magnificen Mile bölgesi: Şık alışveriş merkezlerinin yoğun olduğu bölge.
1-Water Tower:  Bu  tarihi su kulesinin  ilk katını  ücretsiz gezebiliyorsunuz.

2-Hancock Center(360 Chicago):  Bu gökdelenin 94. Katına çıkmak 25 Dolar. Ama ücretsiz olarak 96.  Katının  bar kısmına çıkıp  aynı çevre manzarasını seyredebiliyorsunuz. Zaten burayı bilenleri toplu olarak bir görevli çıkarıyor. Hemen yanında

3-Water  Tower Palace: Şık bir alışveriş merkezi.
VII -Lincoln Bölgesi: Mıchigen caddesinden otobüs ile gidebiliyorsunuz. Çok uzak değil.
1-Zoo Park: Ücretsiz.  Sabah 10’da açılıyor. Gününe göre 16:30, 17:00 ve 18: 30 da kapanıyor.Ücretle girebileceğiniz hayvanat bahçesinden hiç farkı yok. Çok geniş ve bakımlıydı.  Tam öğle sıcağında olduğu için gorilleri bu sefer göremedim.
İçinde göller de var. Özellikle farm bölümüne gidiniz. Çocukların ellerine kaşağı verip keçilerin yerine  salıyorlar.
Hemen yanında
2-Lıncoln Park  Conservatory: Giriş ücretsiz. Her gün 9-17 arası açık. Sera şeklinde olan bu botanik bahçesi de çok güzel. Türkiye’de yetişen begonvil ve küpe çiçekleri de  bu serada yetiştirilmişti.

Daha önce üç saatlik otobüs yolculuğu için 250 tl ödeyince ben eskisi gibi Amerika’yı  gezemeyeceğimi anladım. O nedenle tekrar çok beğendiğim Yosemite Park’ a gitmekten vazgeçip direkt Chıicago’ dan Las Vegas için iki saatlik yola  uçak ile gitmeye karar verdim.
Son iki gün önce  de Chicago’dan Las Vegas’a
  Uçak bileti bakınca şok geçirdim.
En ucuz  bulduğum 145 Dolardı. Devam ettiğinizde  küçük  çantanız için bile ekstra 38 Dolar istediler. İki gün önce aynı bilete 100 Dolar istemişlerdi.Otobüs bileti ise çok daha pahallıydı.En sonunda 145 Dolara yanıma aldığım çanta ile Spiritt Havayollarından biletimi aldım.
Chicago’da ev sahibim sadece bir tane havaalanı var demişti ama iki tane varmış. Ben O’hare havaalanına mavi hatlı metro ile bir saate yakın zamanda gittim.
Hava alanında hiç açılmamış sanırım 100-200 gramlık  krem peynirimi fazla bulduklarından yanıma getirdiğim klipsli naylon torbaya bölerek geçirdim. Geçerken bomba araması yapıyorlar. Ayakkabılar dahil herşeyinizi çıkarttıyorlar

LAS VEGAS(nevada  eyaletinde)
Daha önceki Las Vegas yazımı buraya yapıştırıp üzerinde eklemeler yaptım.


Çölün ortasında ışıltılıyalan dünya.En az iki gün gerekli.ve habire kaybediyorlar.
Mojaue çölünün ortasında bu  vaha şehri, 1930'larda Hoover barajının inşa edilmesiyle şansı da değişmiş.Burada kumar oynamak resmi hale getirildikten sonra dünyanın en büyük otelleri buraya inşa  edilmeye başlamış.

Kalma:  Las Vegas bulvarı (Otobüsle gidebiliyorsunuz.)ile Fremont Street(Yürüyerek 30 dakika) arası “Cat Hostel” de altı kişilik odalarda bir yatak ücreti 50 dolar.  Aslında Las Vegas bulvarında otel fiyatlarının ucuz olduğunu duymuştum.


Gerçekten bu şehir diğer şehirlerden çok farklı. Yollarda insan kalabalığından yürünmüyor.Oyun salonlarında insanlar saatlerce yerinden kalmadan oynuyorlar.
I.The Strip caddesi(Las Vegas Boulevard): şehrin en önemli otellerin olduğu 6.5 km lik  çok hareketli cadde.
Bu caddenin her iki yanında en ünlü oteller sıralanmış.genelde her otel, dünyada  ki ünlü eserlerin olduğu şehirler konu alınarak inşa edilmiş.
otellerin ilk katında  kumarhane, çok şık alışveriş merkezleri var.Üst katlar otel olarak kullanılıyor. oteller o kadar büyük ki birçok çıkış kapıları var. Ayrıca bazı oteller arası ücretsiz tren işliyor.Otellerin birinin içinden diğerine genellikle geçebiliyorsunuz.
Tüm otellerin gazinolara ellerinizi kollarınızı sallayarak girip gezebiliyorsunuz. Oynayanların rahatsız etmeden seyredebiliyorsunuz. Genelde bu otellerin ücretle girebildiğiniz plaj şeklinde havuzları var.
otellerde kumar oynamanız için tuzaklar hazırlanmış. Örneğin 'Planet Hollywood'  ücretsiz da bir butona basarak kazandığınız para ile  içeride istediğin makinada  kumar oynayabiliyorsunuz. tabii ki hemen paranız bitiyor. Devamını kendi paranızla yapmanız gerekiyor.
Gazinolarda sigara içmek serbest. Bir sistem yardımı ile sigara kokusu alınıp rahatlatıcı yeni koku salınıyor. İnsanlar da oynadıkça oynuyor.

Yine kumarhaneler o kadar ışıltılı ki .cam yok.saat yok.zaman kavramı yok. herşey sen kalkmadan ayağınıza geliyor. Size sadece oynamak ve kaybetmek kalıyor.Ben bu insanların ruh sağlıklarının olduğuna inanamam.
Bu caddenin önce bir tarafından gezmeye başlayıp  diğer tarafına geçip devam edebilirsiniz. Veya cadde boyu her iki tarafta ki otelleri birlikte gezebilirsiniz.
Veya ortasından başlayıp ara ara caddenin karşı tarafına köprülerle geçip  gezebilirsiniz.
Gezinizi en son 'Stratosphere' oteli tarafında bitiriniz ki akşam hava karardığında oradan da 'Downtown' a geçip 'Fremont Street' de ki show  ve hareketliliği görmeniz gerekir.
Bence bu caddenin ortasından gündüz başlayıp show olmayan otelleri gezip dönüşte diğer tarafta ki otelleri gezip aynı noktaya gelerek akşamleyin showlar olan yolun ortasından diğer tarafta ki otelleri gezip  oradan  'Fremont Street'e gitmek en mantıklısı.
Normal showların çoğu ücretsiz.Zaten tüm otellere girip etrafı gezebiliyorsunuz. kumar oynayanları seyredebiliyorsunuz.
Bazı otellerde ki bazı showlar ücretli.Değmez ama.Sizin için ücretsiz  gösteriler yeterli.
bunun dışında çıplak kızların sadece bazı günlerde olan  gece showları oldukça yüksek ücretli.
Özellikle sadece göğüslerin uçları kapatılmış çıplak kızlar cadde boyu bu showları satmak için dolaşıyorlar.
I-caddenin ortasında ki 'Bellagio'dan başlayıp batıya doğru
1-Belagio: İçinin dizaynı en güzel otellerden biri.Çok pahallı Murano kristalleri ile lobi ve çevre süslenmiş.içi çok şık.
A-Ayrıca içinde değerli eserlerin bulunduğu müze var.(15 Dolar)
B-Art of Rıchard Macdonald: Botanical Garden-Summer, jeff Mitchun galeriyi ücretsiz gezebiliyorsunuz.
C-Ücretsiz show: Ünlü şarkıcıların eserlerinin sergilendiği otelin önünde ki çok büyük havuzda su ve ışık gösterisini bütün gün sık aralıklarla izleyebiliyorsunuz.Ama aynı gösteriyi gece de izleyiniz.(15-24 arası)
2-Cosmopolitan: Bu 6 aylık yeni otelin içini de kesin geziniz.Diğerlerinden farklı ve çok modern.Herşey bilgisayarla ayarlanmış.
özellikle gerçek kristalile yapılmış avize ve oturma alanları ve sutunlar şeklinde ki ESD tv ekranlarını görünüz.
3-Monte Carlo: Şık dükkanları olan diğer güzel otellerden.
*Bellagio ve Monte carlo arası ücretsiz tren var.
4-New York new York: Manhattan'ı oluşturan ünlü binalar ve özgürlük heykeli  ile dizayn edilmiş otel.
A-The Roller Couster (14 Dolar)  ve Coney Island Emporium'u ücretli izleyebilirsiniz.
5-Excalibur:  bu otel, Ortaçağ kele ve ve yapılarını dizayn olarak kullanmış.
A-Motion Rides: 10 Dolara izleyebiliyorsunuz.
6-Luxor: Mısır'ın ünlü piramit, sfenks, dikilitaş, v.s konu almış otel.
A-Bodies(32 Dolar), Titanic(28 Dolar) ücretli showlar.Fena değil
7-Mandalay Bay: Bu da en yeni en görkemli otellerden.
A-Shark reef Aquerium(18 Dolar)

Ekleme:2019 haziran ücreti Shark reef ve PolarJounne:  sallanan bir platformda fokları izlemek.İkisinin birlikte bileti 25 dolar.
Bu otelin plaj şekline getirilmiş havuzu da var. Ücretle girebiliyorsunuz. Bikinim yanımda olmadığından  sadece yüzenleri seyrettim.

*NY NY ve son üç otel arası ücretsiz tren var.En iyisi NY'den tren ile 'Mandalay Bay'a gidip yürüyerek Luxor ve Excalibur'a gelip, gezip
II- yolun karşı tarafına  köprü ile geçirseniz gezilecek yerler
1-Tropicana: Normal otel.
2-MGM Grand: Ünlü film şirketinin bu oteli 5000'den fazlanodası var.
A-CSI The experience: 30 Dolar.
3-Paris-Las vegas: Eyfel kulesi, zafer takı, opera binası v.s ile dizayn edilmiş.
A-Eyfel Tower: 16 Dolar. Tepesine çıkabiliyorsunuz.
III-Artık geziye başladığımız  noktanın karşısındayız. Şimdi doğuya doğru caddeyi devam edersek
1-Flamingo : Adından da anlaşılacağı gibi konusu flamingo olan otel.
A-Wildlife habitat: bu bahçede ücretsiz  flamingo ve diğer su kuşlarını doğal ortamında ve şelaleri görebilirsiniz.
2- İmperial Palace: Giriş 9 Dolar.Bu otelin 5.katında ünlülerin antika arabaları ile diğer antika arabalar sergileniyor.
3-Venetian: otellerin en güzeli. Venedik’in  minyatürü.içinde büyük kanalın benzerini yapmışlar.bu kanalda aryalar söyleyen geleneksel kıyafetler giymiş şarkıcıların kullandıkları gondollar ile kanal turu yapabilirsiniz.
zaten tavan maviye boyanıp bulutlarla süslenmiş.Siz gündüz bile gittiğinizde geceymiş hissine kapılıyorsunuz.
kanalın iki yanında çok şık mağazalar var. biraz ileride san marco meydanı ve kanalın üzerinde 'Rialto' köprüsünü görebiliyorsunuz.buraya fazla zaman ayırınız.Doyamayacaksınız gezmeye.
A-Gondol's(16 Dolar), mademe Tussauds (25 Dolars) gezebilirsiniz.
artık caddenin karşısına geçip başladığımız noktaya doğru geri geliniz. Showlar burada.
IV-  SHOWLAR:
*Tüm show ücretleri yerlilere, Las vegas'da yaşadıklarına dair ehliyet v.s gösterdiklerinde) çok daha ucuz oluyor.

1-Treasure Island :
A- Cirgue Sıoleil Show: Hayvansız sirk. her akşam 7, 20:30 ,22 ve 23:302da gösteri var.ücretli ama güzelmiş.
otelin önünde ki büyük havuzda
B- Sirens of Tı: Ücretsiz 15 dakikalık deniz savaşını izleyebilirsiniz.gemilerden bir tanesi  batırılıyor. Görsel olarak güzel. Ama 2019’ da kalkmıştı.

2-Mirage : lobisinde ki akvaryumu otelin içinde ki palmiye ve şelaleleri ile bo otel de çok güzel.
A-Secret Garden  and Dolphens: 17 Dolar.
B- Front desk Aquarium  ve tropical  rain  forest. ücretsiz.
C-Volcano Show:20, 21, 22, 23, 24 de  oluyor.Gösteri  otelin önünde ki havuzda ki dağda volkan patlıyor. ateş ve sularla görsellik çok güzel.
*Treasure adası ile Mirage oteli arası ücretsiz tren var.
3-ceasers place(sezar'ın sarayı): Bu otel   kendine İtalya'yı örnek almış. venetian gibi üstü gökyüzü gibi kapatılarak gece havası verilmiş.italyan sokaklarında yürüyor gibisiniz.
içinde harika bir İtalyan çeşmesi var.
A-içinde ki 'Forum' alışveriş merkezi yine İtalyan eserleriyle süslenmiş.Gerçekten harika.
B-The fall of Atlantis: 10-23 arası bu gösteriyi ücretsiz izleyebiliyorsunuz. Ama ben gittiğimde havuzda sorun vardı.
ANI: sezar'ın sarayında Colesum'da ünlü Celile adlı sanatçının konseri vardı.Biletler çok pahallıydı.İçeriyide çok merak ediyordum.Davetlilerle birlikte içeriye biletsiz girdim.Olmaz böyle güzel bir sahne.Dekorlar çok zarif.Işıklandırma muhteşem.Işıklar şarkıların melodisi ile  birlikte adeta dans ettiler.
sahneye enstrüman çalanlar ayrı bir platformdan kayarak  geldiler. Avizeler de yukardan aşağıya indiler.Sahnenin bazı kısımları yükseldi.Bazıları alçaldı.Görsellik inanılmazdı. Davetliler o kadar şıklardı ki kendimden rahatsız olduğumdan konserin bitmesini beklemeden çıktım.O kadar fazla kapısı var dı ki çıkmakta da zorlandım.
4-Rio All -Suite  Hotel: Sezar'ın sarayından kuzeye yürüdüğünüzde .Perşembe-cumartesi , 18, 19,20, 21, 22, 23 de gösteri var. Ücretsiz.

2.Caddeden otobüsle(2 dolar) 'Fremont Street'e gitmeden önce yol üstünde ki iki oteli de gezebilirsiniz
1- Cırcus Cırcus.
A- Adventure  Dome: 27 Dolar.
B-Big Top Show: 11-12:30 arası gösteri ücretsiz.Biraz ileride
2-Stratosphere. Bu otelin çok yüksek kulesi var. Geceleyin buradan 'Las Vegas'ın görüntüsü harika. Ve bu kalede birçok aktivite var.
A-Stratosphere Tower: 16 Dolar. Çevreyi izlemek için.
Statosphere Rides. 29 Dolar.
*'Showcace' otelinde ücretli ve ücretsiz girişler var.
3.Down Town
1-Fremont Street(Glitter Gulch): milyonlarca ampul ile aydınlatılmış ışıl ışıl .çok kalabalık, hareketli ve keyifli bir yer.
A- fremont Street Experience : Akşam 18, 19, 20, 21, 22, 23 ve 24  de gösteri var.
Beş binanın çatısının altında ki ekranda 15 dakikalık grafik, müzik , video  gösterisi.Amerikalılar bu işi biliyorlar.çok güzel ve renkli.Dans eden kızlar, hayvanlar...
Ekleme: burada gösteri yapanlar çember şeklinde yeri kiralıyorlarmış. Kızların donları neredeyse yok. Bazı kızların göğüsleri açık. Uclarına yıldız yapıştırmışlar.
Hele homoseksüel erkeklerin gösterileri çok şaşırtıcı. Cinsel organını gösteren, birbirlerine sürtünen, garip hareketler yapanlar… Bunun adı özgürlük mü yoksa artık herşeyi yapabildiklerinden ne yapacaklarını şaşırmışlar mı karar veremedim.  Çıplak olmak çok önemli ama. Zaten artık 21 yaş üstündekilerin Mariana içmeleri serbest bırakılmış.

Zaten caddenin kendisi de çok renkli.Buradaki kumarhanelerde neredeyse çıplak kızlar hizmet ediyor.Bazı girişler ücretsiz.Hepsi de çok güzel.
*Ayrıca  las Vegas'ta birçok çiftin evlendiği 50'den fazla kilise var.
*Ball's da dansı kızları ücret ödeyerek izleyebilirsiniz.

Las Vegas'ın Çevresi:
1-Mead Gölü ve Hoover Barajı: Grand Canyon yolu üzerinde olduğundan iki geziyi birleştirebilirsiniz.  çevreyi yürüyerek gezebiliyorsunuz. Güzel sayılır.
2-DEATY VALLEY NATİONAL PARK: Las Vegas'tan 7:30-17:30 arası tur fiyatı 200 Dolar.4.5 saat sürüyor.



GRAND CANYON-South Rim(Arizona Eyaleti)
Las Vegas'da Las vegas bulvarında birçok turist acentası var. buradan
1-günü birlik Grand Canyon'a otobüsle gidiş genelde 6-10:30 arası ve 80-170 Dolar.kahvaltı ve öğle yemeği dahil.


2-West Lim(Kuzey sırtı): daha yakın aslında.Tur ücreti 120 Dolar. Giriş ücreti 43 Dolar.
*grand canyon'a helikopter turları 300 Dolar.
*Grand Canyon'a giderken yerlilerin(İndian) yuvarlak evlerini görüyorsunuz.Yine
Little Colorado:  Doğu kapısından giriş yapıyorsanız buraya uğrayabilirsiniz.giriş 2 dolar.bu bölgede grand canyon'un küçük benzeri var. Yerliler ürünlerini satıyorlar burada. Oldukça ilginç bir yer burası da.

                                    .South Rim
Las vegas------------Williams----------Flagstaff(sabah akşam otobüs var.5.5 saat sürüyor.)
Grand kanyona en yakın kasaba Flagstaff 1.5 saat


uzaklıkta.Aslında özel arabanız varsa daha önce 'Williams'dan gidiyorsunuz.
Şehir merkezinde ki 'Amtrak' tren istasyonunda 'flagstaf'a uğramadan 'visitor Center'den Grand Canyon'a Shuttle bus 8, 13, 15:45'de  Willşams'a uğrayarak iki saatte gidiyor.
Grand canyon-----Flagstaff(10:15, 15:15,20:15.Gidiş 34 dolar.Dönüş 29 Dolar.)
*Aslında yol ağzına çıksanız otostop yapabilirsiniz. Dönüşte de rahatlıkla bir araç bulabilirsiniz.Çok ziyaretçi var.
şansıma orada çalışan bir doktor hanım beni özel arabası ile götürdü. gezdirdi. Gece döndük.Ama iyi gezdim.Sadece benden yakıt parası aldı.
Sizde kiralık araba ile gidebilirsiniz.Veya
otobüsten gelirken 'Williams'da inip otostop da yapabilirsiniz.
Giriş ücreti: bu parka içinde kaç kişi olursa olsun  araba ile  giriş 25 dolar.Ama bir yıllık kart alırsanız 80 Dolar.Bir yıl içinde istediğiniz kadar girebiliyorsunuz.Bisikletle giriş ise 12 Dolar.
parkın içinde tur otobüsleri'Maswik Lodge' de bırakıyorlar.Buradan parkın her tarafına geç






saatlere kadar çalışan ücretsiz otobüsler var.
Bu otobüslerle Grand canyon Vizitor Center, Tusuyan (11km),Desert Viev(40km) ve 'Bright Angel Lodge'ye gidebiliyorsunuz.
Biz desert View'den girdik.Araba ile tüm manzara noktalarında durarak setrettik ve foto çektik.Yani kanyonun yanından doğru yol aldık.burada kanyonun içine doğru yürüyüş yapabileceğiniz patika da var. Biz zaman olmadığından bir kısmını gidebildik.
En sonunda 'Grand Canyon Village' ye gelip oradan ücretsiz otobüsle ' Angel Lodge' ye geldik.Güneşi burada batırdık.Aslında buradan kanyonun içine doğru bir günlük yürüyüş yapabiliyorsunuz. Ve daha önce rezervasyon yaptırdıysanız Coloroda nehrini gören kamp alanında çadırınızda kalabiliyorsunuz.
Bu arada 'İndian garden'den geçiliyor.Biz ancak bir kısmını yürüyebildik.burada kamp yapamadığım için çok üzüldüm. hatta Colarado nehrini köprüden geçip 'Kuzey Rim' e iki günde gidiliyormuş.

Hele ışık vurdukça vadinin görüntüsü muhteşem.İnsan  kendini burada




nokta gibi his ediyor.
ÖNEMLİ:Amerika ve Kanada'da hele yoğun sezonda kalacaksanız kesinlikle öncesinden internet üzerinden çadır  ve otel için  rezervasyon yaptırmanız gerekiyor.
Ben bu parkta çok kalmak istediğim halde yer olmadığından akşama geri dönmek zorunda kaldım.İstediğim vadi yürüyüşünü de yapamadım.
Birkaç kamp alnı var ama en güzeli 'Bright Angel'.Yürüyüşünüzü yaptıktan sonra kanyonun içinde çadırınızı izniniz varsa kurabiliyorsunuz.
*Tüm parklar için kural: Aldığınız bilet 7 gün için geçerli oluyor.
Kamp içinde çok naturel ,ahşap şık oteller var.Geceliği 150 Dolar. Yine alışveriş yapabileceğiniz marketlerde var.
Flagstaff------San Diego(Las Vegas veya Phoenix üzerinden gidiliyor. 18-20  saat sürüyor.)



2019 haziran 2019 Grand Canyon gezisi
Daha önce özel araç ile günü birlik gezdiğimden fazla not almamıştım.

Las Vegas’dan Grand Canyon’a gitmenin yolları:
1-Eğer Flagstaff’a gidip orada kalıp Grand canyon’ a gitmek istiyorsanız Las Vegas’tan Flagstaff’a sabah 6:35 ve akşam 20:25 de otobüs var. Fiyatı 69 Dolar ve  6 saat sürüyor. Flagstaff’dan Grand Canyon arası birbuçuk saat.

2-2019 da  turizm acentelerde  Grand Kanyon otobüs turu 127-137 Dolar, helikopter turu ise 340 Dolardı.
En uygun fiyatı paris hotelinin yanında ki “Miracle mile  Shop “un  içindeki bilet satan masada 120 Dolardı ama yer kalmamıştı. Ama kesinlikle bu acentelerden tur almayınız. Pahallı oluyor. İnternetten tur bulunuz.
3-internetten Las Vegas’dan  aynı gün gidiş ve dönüş otobüs”Grand Canyon Tour”  ücreti 75-86 Dolar. Otobüs yolculuğunuzun sürdüğünden ancak üç saat, Grand Canyon’u gezebiliyorsunuz.
4-Take Tours:  Bu tour ile birçok ülkede gezilecek yerleri gezebiliyorsunuz.Tek gün Grand Canyon turu 75 dolar.Bu tur  ile Geyik kanyonu ve Horse Shoe Bend turu 14 saat sürüyor ve fiyatı 68 Dolar.
Ayrıca  take tour   otobüsü ile   Las Vegas’dan tek yön 45 dolar. İstediğiniz kadar orada kaldıktan sonra geri yine otobüsle  dönebilirsiniz.

5-Couchsurfing kullanıyorsanız “Event” bölümünden araba kiralayıp   birlikte gitmek isteyen herhangi bir gruba katılmanız en iyisi. Veya kendiniz grup oluşturabiliyorsunuz. Ben bu yolla gittim.
6-En iyisi: günlüğü 30 dolardan araç kiralayıp gitmeniz. Kesin ehliyetinizin aslını istiyorlar. En uygun “turo” dan araç kiralayabiliyorsunuz. Hatta buraya üye birisi  sizi referans gösterirse 25 dolar ilk araç kiralamanızda indirim alıyorsunuz.
Benim ehliyetimin fotokopisi yanımdaydı. Çok uzun süredir araba da kullanmamıştım. Couchsurfingden bir kişi ortak buldum ama cesaret edemedim.
Sonunda Grand Canyona daha önce gittiğimden  bu sefer Antilop canyona gitmeyi planladım. Ama ev sahibim “çok iyi makinan yoksa ve iyi fotoğraf çekemiyorsan Antilop canyona gitmenin anlamı olmaz.” Deyince tekrar yönümü Grand Canyona cevirdim.Günü birlik gitmek istemediğimden uzun çabalarım sonucu couchsurfingten biri Alman, biri İtalyan ve İngiliz karışımı  genç  iki erkek ve Tayvanlı  bir kızla kiraladığımız aracımızla yollara düştük.
Ben   her zaman  yalnız gezmeyi tercih ederim. Gezide özgür olmak çok keyifli. Gençler , ölü gibilerdi. Çoğu zamanlarını uyuyarak geçirdiler. Sürekli program değiştirdiler.  Benim ısrarlarımla onlarda gezebildiler. Ama yine de ben memnun kaldım. Uygun fiyatla parkta kalıp gezebilmem mümkün değildi.
ANI: 28 yaşında ki Tayvanlı genç kız, tüm masrafları karşılanmak üzere 10.000$ ‘a yumurtalarını satmak üzere Tayvan’dan Los Angeles’e gelmiş. Hastahanede çeşitli tahlillerden sonra bir haftalık arada da Las Vegas’a gelmiş.
Amerika’da yaşları geçmiş, yumurtalıkları iyi çalışmayan  hanımlar özellikle Asya ülkelerinden genç bayanları  Amerika’ya getittirererek yumurtalarını satın alıyorlarmış.
Genç kız alacağı para ile iş yeri kuracakmış  veya  dünyayı gezecekmiş.







GRAND CANYON ÇEVRESİNDE GEZİLECEK YERLER

1- Sadece  tur ile gidebileceğiniz yerler:
- Antilop Kanyonu Tours4 fun ile  giderseniz ücretler ulaşım: 68$ ve kızılderilelilerin toprakları kullanıldığı için 65 $ da fazladan giriş ücreti vermeniz gerekiyor.
 Grand Canyon’a 200 km uzaklıkta.
Bu kanyon,
Upper Antelope
Lower Antelope canyon (Daha güzelmiş.)olarak iki kısımdan oluşuyor.
İkisinin turları farklı. Dar yerlerden geçerken sıkıntı olacağından herşeyi arabada bırakıp yanınıza telefon ve  su alabiliyorsunuz.Genelde  güneş ışığının en iyi geldiği 10:00-11:00 arası  orada olmayı planlayınız. Bu kanyon, dünyanın en pahallı fotoğrafı burada çekildiğinden çok ünlü. Ben önce gitmeyi planladım ama çok pahallı olunca tekrar Grand Canyon’u tercih ettim.


Horse Shoe Bend:Antelope turu aldıysanız   tur buraya da uğruyor.
Las Vegas—Horseshoe Bend—Grand Canyon(200 km)




The Wave:Günde çok az insanın girmesine izin verdiklerinden  çekilişe katılıp, ayrıca resmi izin almanız gerekiyor.


2- Gran Canyon South Rim  gezisi yapmak isterseniz uğrayabileceğiniz yerler:


-Hower Dam ve Lake Mead: Las Vegas’a yakın baraj. Grand Canyon’ a giderken yol üstünde olduğu için Turlar fotoğraf için  uğruyorlar. Veya inip gezebiliyorsunuz.

 -Seligman Kasabası: Route66 zamanında kurulmuş ve klasik arabaları ile ünlü eski yerleşim. Route 66, bu kasabadan geçiyor. Her tarafta tabelasını göreceksiniz. Şu anda sessiz bir kasaba. Kanyona yakın olduğundan kalabilirsiniz.
Tarihi Route 66: 1926-1985 yılları arasında  Cihicago’an Los Angeles’e kadar kullanılan eski yol. Çöl yolu.Kaktüsler.

- Meteor Crater

50.000 yıl önce Arizona‘nın kuzeyinde Winslow bölgesine yakın çarpan meteorun sonucu  170 metre derinliğinde ve 1.6 km çapında oluşan büyük krater çukuru.  Bu çukur Flagstaff’ a yakın.




GRAND CANYON:

Arizona eyaletinde Coloroda nehir boyunca 446 km genişliğinde, 29 km genişliğinde ve 1.6 km  derinliğinde ki Grand Canyon, 5-6 milyon  önce rüzgar,  yağmur ve Colorado nehrinin  vadiyi oyması ile oluşmuş  devasa bir görsel şölen. 1919’ da Unesco Dünya Mirası Listesine girmiş.
Parkda 1500 den fazla bitkinin yanında memeli, kuş, sürüngen ve Colorado nehrinde balık çeşitleri vardır.

KISA KISA

- 1540 yılında Kanyonu  ilk  olarak Avrupalı İspanyol Garcia Lopez de Cardenas keiş etmiştir.

-Grand Canyon ‘un saati Las Vegas saatinden bir saat daha ileri.

-Grand kanyona yaklaşırken yer yer telefonlar çekmiyor.Park içinde internet tamamen kesiliyor


-Yakın zamana kadar  70 olan Buraya özgü Akbabaların nesli  tehlikedeymiş.



Aracınızla giderken Önce 93/95 otobanına giriyorsunuz. Bu yolun adı daha sonra 11; Daha sonrada 40 oluyor. Eğer Sigleman kasabasına girerseniz kısa bir süre route 66 dan gidip tekrar  40 nolu yola giriyorsunuz. Daha sonrada 64 nolu yolu takip ederek parka avarıyorsunuz.

Canyonun iklimi: Parkda  çöl iklimi olduğundan  Parkı gezmek için en uygun zaman Mart-nisan ve Eylül- Ekim arasıdır. Bunalmadan ve donmadan rahatca gezebilirsiniz. Yazın temmuz ve Ağustosda  hava 50 derece olabileceğinden zorlanabilirsiniz. Ama akşamları her zaman soğuk olacağından dikkatli olunuz.

İzinler:


National Park Service’in web sitesinden (nps.gov/grca/planyourvisit/backcountry-permit.htm)  kamp, rafting v.b izin   için gerekli bilgileri göreceksiniz.

Kanyonun bölgeleri:

Canyonun east, west , norht ve south rim bölgeleri vardır.
En kolay canyona Las Vegastan ulaşabilirsiniz


1-Sout Rim Bölgesi:  Araç ile  Las Vegas’dan dört -beş  saat.  Las Vegas’tan Otobüs turu alırsanız 7 saatte gidip 7 saatte de geri döndüğünden  size ancak 3 saatlik gezmek için zaman kalıyor. O nedenle araç kiralamanız çok daha mantıklı.


Yıl boyu açık olduğundan ve manzaraları daha güzel olduğundan daha turistiktir ve tercih ediliyor. İçini ücretsiz servislerle gezebiliyorsunuz.
Sout rim ile west rim arası 380 km olup otobüsle beş saat sürüyor. Tren de var.

2-West Rim Bölgesi: Araç ile   Las Vegas’dan iki saat.  Eskiden burası kızılderililerin yerleşimi olduğundan girişin daha pahallı olduğu söyleniyor. Burada ki cam köprüye Giriş 30 Dolar. Bu bölge , çok el değildiğinden fazla tercih edilmiyor.

3-East Rim: Kendi aracınızla doğudan giriyorsunuz. Desert view rotasını gezebiliyorsunuz. Devam ettiğinizde South rime ulaşabiliyorsunuz. Ondan sonra ücretsiz servisleri  de kullanabilirsiniz.


4-North Rim:15 mayıs-15 ekim arası açık. Daha bakir ama ziyaret edilmesi daha zor. Buraya da gitmek için  north kapısının dışında doğu kapısından  da giriş yaparak ulaşmanız mümkün.



 SOUTH RİM

Birçok kişi Grand Canyondan sonra  Las Vegas’ın içine uğramadan  Los Angeles’e gidiyorlar. Gelenlerin çoğu Las Vegas, Californiya ve Colorado’dan oluyor.

South rimin giriş kapıları

South rime  girebileceğiniz  iki kapı var.
1- South Entrance Station: Las Vegas’tan geliyorsanız Sout rim için buradan giriş yapmalısınız.
2- East Entrance  Station: Bu kapıdan  ücretsiz servis olmadığından kendi aracınızla  “ Desert View rotası” nı da gezip south rime de ulaşabilirsiniz. Veya  yine aracınızla 303 km  daha fazladan yaparak North Rim’e de  gidebilirsiniz.

Giriş Ücretleri:
 Araç girişi 35$,  motorsiklet 30$, bisiklet 20 $?
Yıllık alırsanız 70$, emekliler için 20 $. Eğer daha sonra diğer milli parklara da gitmeyi düşünüyorsanız girişte söyleyiniz. Ona göre toptan tüm parklara  daha uygun bilet alabiliyorsunuz.


KALMA
1-içinde kalma:
A-Village: Burada birçok lodge, ahşap bungolav(Kabin) , taş evler ve Hotel var ama  fiyatlar uçuk.
Kabin(Ahşap bungolav): İki kişi geceliği 200”$.
Lodge: Bu da tek odalı ama daha küçük. Geceliği 175$.
B-Çadır: Çadır alanları “Visitör center’in etrafında çember  şeklinde oluyor. Hepsinin adı  farklı olduğundan bulunması zor olmuyor.
Kaç kişi olursanız olun (En  fazla 6 kişi) geceliği 18$. En az bi ay öncesinden çadır için yerinizi ayırtmalısınız. Biz üç geceden önce ayırtmak islediğimizde bir gece bir yerde diğer iki gece farklı çadır alanında kalmak zorunda kaldık.
Resepsiyona uğruyarak   adınızın yazılı olduğu kağıdı alıp verilen  numaralı yerde mandal ile tutturup  çadırınızı kuruyorsunuz. Çadır alanlarında her çadıra ait masa ve çevresi koruma altına alınmış ocak var. Kamp ateşi yakabiliyorsunuz. Birşeyler  pişirebiliyorsunuz.
Akşamları kamplarda sadece tuvaletlerde elektrik olduğundan yanınızda ışık bulundurunuz.
 Aslında  o kadar çok çadır kuran var ki kontrol edilmiyor. Çadırların olduğu yere siz de çadırınızı kurabilirsiniz. Aracınız uygunsa bu alanda araçta da uyuyabilirsiniz bence. Bakan yok.
Çadırı ücretsiz nasıl bulabilirsiniz:  Birlikte gittiğim geçlerden öğrendim.Onlar önce  Grand Canyon’ a gelmeden Las Vegas’ ın her tarafında’ Walmart” adlı marketlerden bir  98$’a çadır satın almışlar.  Eğer bu çadırı 30 gün içinde kullanmış olsalar bile geri götürdüklerinde  paralarının tamamını geri alacaklarmış.
Çadırda kalacaksanız yanınıza  marketler uzak düştüğünden ve pahallı olduğundan  yanınıza yeterli su ve yiyecek alınız. Bazı çadır alanlarında içme suyu da var ama tadı güzel değil.
II-Kanyon dışında kalma
South rim’e gidecekseniz nasıl  olsa biletiniz ile bir hafta giriş çıkış yapabileceğinizden kanyona en yakın ve ücretsiz servis ile gidebileceğiniz hemen kanyonun güney çıkışının devamında   Tusuyan yerleşimi var.Burada otel, cafe ve restoranalar var.  Buraya  Canyon içinden sürekli ücretsiz  shuttle bus  olduğundan aracınız olmasa bile  buradan Canyona giriş çıkış yapabilirsiniz.Ama canyona girerken giriş pass biletinizi görmek istiyorlar.
Aracın  varsa canyon dışında en yakın kalabileceğiniz yerleşimler Seligman, Williams veya Flaggstaff’ da kalabilirsiniz.

Nort  Rim’e gidecekseniz  kuzeyde Page’de kalabilirsiniz. Buradan Desert wiev’ e ulaşmak daha kolay.  Bu yerleşim  Antilop Canyon’ a da yakın.
Vizitör Center:
 Parka girerken canyonun basit bir haritasını veriyorlar. Ama Önce visitör Center’e uğrayarak gerekli harita ve bilgileri alınız. Buradan bisiklet kiralıyabilirsiniz. Yine canyonu  bisiklet turları veya kiraladığınız bisikletle de gezebilirsiniz. Bisikletinizi yorulduğunuz anda ücretsiz otobüslerin önüne koyarak yolunuza devam edebiliyorsunuz.
Star Pary:
Yine burada   cevrede yerleşim olmadığından çıplak  gözle yıldızları seyredebiliyorsunuz.
Her gece yoğun kalabalık oluyor. Sanırım teleskopları bilgisayara bağladıklarından yıldızları bilgisayardan da izleyebiliyorsunuz. Bu etkinliği kaçırmayınız.



Sout Rim içinde Ücretsiz servisler:

Sadece bu rimde  Mart başı- kasım sonu  parka ulaştıktan sonra parkın içini ücretsiz  shuttle servislerle  gezebiliyorsunuz.
Kanyona tur otobüsleri veya kendi aracınızla ulaştıktan sonra canyon içinde  bu ücretsiz” shuttle  servis otobüsleri”  ile İstediğiniz  manzara izleme noktasında  inip çevreyi gezdikten sonra arkadan gelen servis ile yolunuza devam edebiliyorsunuz.
Not: İnternetten reservasyon yaparak Grand Canyon içinde  ücretli  otobüs turları da var.

Aralık – Şubat arası ücretsiz servisler çalışmadığından özel aracınızla  da parkın içini gezebiliyorsunuz.


Bu ücretsiz servisler  sabah güneşin doğumunu izleyebilmek için 4: 30’ da servise başlıyorlar. Güneş batımından bir saat sonra ise sona eriyor.
Bir sonraki servisi en fazla 15 dakika bekliyorsunuz.
Yalnız gidiş ve dönüş servisleri  genelde aynı durakları kullandıklarından gideceğiniz yöne göre bininiz. ( Hermits rest / Village gibi)



 Aslında aracınızla  Village  içinde  “Bright Angel  Lodge” kadar gidebiliyorsunuz ama bundan sonra sadece shuttle servisleri ile devam edebiliyorsunuz.
Yani sabah çok erken kalkıp güneşin doğuşunu izledikten sonra ücretsiz otobüslerle manzara noktalarını 15 er dakika izleyip, aynı gün içinde kanyonun içine yürüyüş yapıp akşam da güneşi batırabilirsiniz.


Vizitör centerden kalkan Ücretsiz shuttle sevisleri  ile South Rimde  gidebileceğiniz rotalar ve  manzara izleme noktaları:


1-Turuncu bus rotası:

      A-Mather Point
      B-Yavapai Point  and Geology Museum
      C-South Kaibab Trailhead
D-Yaki Point

2-Mavi bus  rotası
A-Mather  Point
B-Bright Angel Trailhead
       C- Village:  Bu bölge  kalınacak yerlerin olduğu “Village”  ve marketler ve  1900 yıllarından kalma Historic Distric’de postahane, banka,  lodge ve marketlerin olduğu iki bölgeden oluşuyor.
Trene bu köyden biniyorsunuz.


Mavi hatlı otobüsten inip kırmızı hatlı otobüse binebilirsiniz.

3-Kırmızı hatlı otobüs (Hermit’s Rest Route):En uzun rota. Bu  11 km lik yolun eski adı “West Rim Drive” dir.80 dakika sürüyor.  En önemlisi otobüsler buraya giderken her durakta duruyor ama dönerken sadece Pima, Mohave ve Powell  pointte duruyor. Ona göre planınızı yapınız.
Ama güneş batımı için örneğin Hopi pointte gittiyseniz   otobüsler buraya gelerek misafirleri alıp hic bir  durakta durmadan en son duraga geliyor.


 Bu hat,Grand Canyon Viliage’nin en batısına kadar  gidiyor. 9 tane Manzara noktalarında inerek kısa yürüyüşler yapabilirsiniz.  Daha sonra arkadan gelen ücretsiz servis ile yolunuza devam ediniz.

A-Trail Overlook
B-Maricopa Point
C-Powell Point: Güzel manzarası var.
D-Hopi Point: Nehrin bir parçasını da görebileceğiniz en güzel manzara noktası. Özellikle  buradan güneş batımını izleyebilirsiniz.
E-Mohave Point: güzel manzarası var.
F-Monument Creek Vista
G-Pima Point: Nehrin bir parçasını görebiliyorsunuz.
H-Hermit Trailhead: Gitmeseniz de olur.

4-Mor hatlı  bus rotası
Bu hatla servis ile  south giriş istasyonuna önce gidiyorsunuz.  Devam ederseniz  parkın hemen dışında kalmak için Tusuyan’ a kadar gidebiliyorsunuz.

5-Desert View rotası (The Scenic Desert Wiev Drive): 42 km. Grand Canyon Viliage’nin doğu tarafına doğru gidiyor.


Bu rotaya ücretsiz servis yok. O nedenle kendi aracınızla  gitmeniz gerekiyor. Bu rota üzerinde
A- Grangview   Point ve Trailhead
B-Buggeln
    C-Moran Point
     D-Tusuyan museum and Ruin: Ayrıca Pueblo yerlilerinin yaşamını anlatan Tusiyan Harabelerini de ücretsiz gezebilirsiniz.
     E-Lipan Point
      F-Navajo point
   G-Desert view Watchtower: Deset View Point isimli manzara izleme alanında 21.5 metre yüksekliğinde taş tarihi bir kule (watchtower) vardır. Güzel havada  buradan, 160 km’ye kadar  çevre manzarasını izleyebilirsiniz.
B- Doğu giriş istasyono
Buradan Aracınızla devam ederseniz  53 km sonra Cameron ve 303 km sonra da North Rim’ e varıyorsunuz













Kanyonda güneşin batışını ve doğuşunu izleyebileceğiniz en iyi manzara noktaları:
Hopi Point— Güneşin batımını izleyebilceğiniz en iyi nokta.
Yaki, Yavapai, lipan, Navajo, Desert r(En güzellerden.)noktalarından da güneşin doğumunu ve batışını izleyebilirsiniz.
Kanyon içinde Yürüyüş Parkurları
 Bu parkurlarla döne döne kanyonun derinliklerine doğru inebiliyorsunuz. Nehre kadar gitmek isterseniz en az bir günü gerekli . Ama en azından bu muhteşem parkurların yarısına kadar kesinlikle yürüyünüz. Dönüş dikine yükseldiğinizde zor olacak ama gördüğünüz manzaralar yorgunluğunuzu alacak.
Kanyonun içi çok daha sıcak olacağından erken veya geç saatlerde yürümeye çalışınız.
Yanınıza şapka, gözlük, güneş kremi ve bolca su bulundurunuz.
En güzeli South Kaibab  ve  Bright Angel Yolu. İkisinden birini tercih edebilir zamanınız varsa ikisinin de keyfini çıkarabilirsiniz.

1-South Kaibab Yolu(11.5 km):  En güzeli.İki saat gidiş iki saat dönüş. Ben bunu yürüdüm. Manzarası çok güzeldi ama dönüş yolu diğerine göre daha dik olduğundan zorladı. Bubyürüyüş yolu için katır da kiralıyabilirsiniz.

3- Bright Angel Yolu (15.5 km)





NORTH RİM
Bu hat soğuk nedeni ile 15-Mayıs ile 15-Ekim tarihleri arasında açıktır. Visitor Centerden gerekli bilgileri aldıktan sonra 13 yürüyüş parkurdan istediğinizi seçebilirsiniz. Katırla da gezi yapabiliyorsunuz.



 Las Vegas’tan Los Angeles’ e gitmek: Ben daha sonra öğrendim. İkisi arasında birçok uygun fiyatlı otobüsler var. Bunlardan  busbud ile 18 dolara gidebiliyorsunuz.  Hepsini kontrol ediniz. Erken alırsanız 12 dolara iniyor.
Las Vegas— Los Angeles(America havayolları, tek gidiş 45 dolar, yanınıza alabileceğiniz çanta ücretsiz. Diğer birçok havayollarında her çanta ekstra ücretli oluyor.

LOS ANGELES
En az gezmek için üç gün gerekiyor.
Yine eski Los Angeles yazımı yapıştırıp üzerine eklemeler yaptım.
Ben dokuz yıl önce Amerika’yı dip doruk gezdim diyebilirim. Şimdi Amerika’da ki bazı şehirleri gezmeye çalışıyorum ama çok zorlanıyorum. O zamam İngilizcem daha da yetersizdi. İnternet bilgim yok denecek kadar azdı. Daha  burada yeni google map’ ten gideceğin yere hangi nolu otobüsleri bulmayı yeni öğrendim.Nasıl bu kadar detaylı gezebilmişim kendime şaşıyorum. Çok az yeri atlamışım.Aslında nedenini biliyorum. On yaş daha gençtim. Yorulmak nedir bilmiyordum.Canavar gibi yürüyebiliyordum.
O nedenle gezmeyi seviyorsanız mümkün olduğu kadar  gençken başlayınız.
Daha önce ki gezimde bu şehri pek sevememiştim. Çünkü bu şehirde sadece şehir merkezinde apartmanlar var. Şehir dışına doğru hep bahçe içinde müstakil evler olduğundan geniş alana yayıldığından gezmek için zaman gerekiyor. Daha önce otobüslerle gezmeyi bilmediğimden özel araç gerekli diye yazmışım. Evet şehir dağınık ama otobüs ve metro ile her yere tam zamanında varabiliyorsunuz.
Havaalanından ulaşım araçlarının kalttığı yerlere kadar ücretsiz shuttle  otobüsleri var.
Shuttle otobüsünden sonra  gideceğim yere otobüs ararken  çok sinirlendim. Otobüs şöförlerinin hepsi zenciydi.Hangisine elimde ki adresi sorduysam ağız birliği yapmış gibi “Bilmiyorum” bile deme nezaketini göstermeden kafalarını sallamaları beni çileden çıkardı. En son  şöför, yaşamında duymadıklarını benden duyduğuna da çok şaşırdı.
Eşyalarımı bırakır bırakmaz hemen deniz kenarına gittim. Kaliforniyanın iklimi benzer olduğundan  çiçekler de aynı  olduğundan Antalya’ya geldim sandım. Hertaraf rengarenk begonvillerle sarıldığını görünce keyfim iyice yerine geldi.
Yalnız bu şehirde inanılmaz evsiz yaşıyor. Sahilde   çadırlarda  yaşıyorlardı. Daha sonra caddeler boyunca, köprü altlarında  , parklarda evsizlerin çadırlarını gördüm.
 Hatta şehir merkezinin kuzeyinde Macarthur parkı, tamamen evsizler tarafından gasp edilmiş. Her tarafı çadırla dolmuştu.
Bunu sorduğumda “Kiralar çok pahallı. Çoğunu da kaçak olarak ülkede yaşadığı için devlet yardımı alamadıklarından dışarda yaşamak  zorundalar.” Dediler.
En dikkatimi çeken de sanırım uyuşturucudan  kafayı kırmış, uçmuş çok insanla karşılaştım. Çoğu kendi kendine konuşuyordu. Ama kafaları iyi olan iki yaşlı zencinin dansına hayran kaldım. Dünya umurlarında değildi.
Ayrıca pis bir şehir. Evsizlerin yaşadığı caddeler resmen sidik kokuyordu.
ANI:  Bu gezilerimde ülkemin artı ve eksilerini  çok daha rahat görebildim.
Türkler, çok pratikler. On işi birlikte düşünüp  yapabiliyorlar. Amerikalılar ise o kadar kurallara takılmışlar ki çoğu yerde beni şaşırttılar.
Los Angeles’te ilk günü güzel bir sitede bir Hintli kızın evinde misafir oldum. Ertesi gün erken ayrıldığımdan fotoğraf makinamın sarj aletini unutmuşum. Kız da Sen Diego’ ya gitmişti. Aradığımda” Geç gelecem. Ev arkadaşımda çok yoğun” diyerek kestirip attı. Zaten makinam ağır. Sarj edemezsem boşu boşuna makinayı taşımak zorunda kalacaktım. Son günümde eve gittim ama  en dış kapıdan bile içeri giremedim. Komşular da beni bilmediklerinden içeri almadılar. Neyse bir araba dışarı çıkarken içeri girip ofise gittim. Durumu anlatınca aynı sitede kalan iki Türk genç kızı bulup getirdiler. Onlarında yardımı ile ev sahibime ulaşıp yedek anahtar ile girip sarj aletimi alabildim.
Aynı durum Türkiye’de  olsaydı  biz o sarj aletini bakkal Mehmet Efendi’ye bırakırdık. Olmadı burada ofise bırakıp bana mesaj gönderseydi  o kadar sıkıntı çekmeyecektim. Aslında kendilerini hiç sıkıntıya sokmak istemiyorlar. Nasıl olsa karşı tarafın sorunu deyip geri çekiliyorlar.
Eğitim için gelen Türk kızlar , aynı sitede  tek yatak odalı studyo dairede 1800$ kira ile kalıyorlarmış. Elktrik ve su eklenince 2000$ ‘ı buluyormuş. Neyse ki okulları onlara para veriyormuş.
————————————————————



Etrafı deniz, dağ ve çöllerle çevrili çok geniş alana yayılmış

 bir şehir.özel aracınız olmadan gezmek oldukça zor.metro var ama mesafeler çok fazla.
daha çok çölşehri havası var. Çok yeşil bir şehir değil.biraz da pisti.Sevemedim bu şehri.
Burada özellikle Japonlar, Çinliler, Koreliler gibi çok asyalılar var. Hepsi, kendi bölgelerinde toplu yaşıyorlar. En çok da Meksikalılar başta olmak üzere Güney Amerikalılar  bu şehirde yaşıyorlar. Bunlarda genel olarak  bahçe içinde ki küçük sevimli evlerinde toplu olarak yaşıyorlar.
Ulaşım:
1- Metro: Zamanında geliyor.
2- Otobüs : Yine tam zamanında geliyor. Her yere ulaşabiliyorsunuz. Bu şehirde tek biniş ücreti 2$?
3-Hop on- Hop Off: 2019 tarihine göre Bir günlük 49$, İki günlük 64$, Üç günlük 72 $.   Hollywood, Santa Monica ve Downtown olmak üzere Üç farklı rotası  var.  İstediğinde durup gezdikten sonra yoluna devam ediyorsunuz. Ben  Hoolwood çevresini  bu otobüsle gezdim ama sanırım Beverylh tepesini  sadece Pazar günü gezdiriyorlar. Burası için ayrı tur satın almanız gerekiyor. Veya kendi kendinize gezmelisiniz.
I-Downtown
1- Exposition Park ve çevresi: Güzel bir park. 4 eylül kutlamaları da burada yapılıyor. Bu parkın çevresinde bir gününüzü geçirebilirsiniz.
A- Naturel History Museum:2019tarihinde Giriş 15$, Emekliler için 12$ ve çocuklar için ise 7 $.Hergün 9: 30-17 arası açık. Üç katlı bu müze, diğer şehirlerde ki aynı adlı müze ile neredeyse birebir aynı. Benzerini görmediyseniz kesin gidiniz. Özellikle  taşların olduğu galeri çok güzel.
    İçinde
a-Tiyatro: Giriş 6 $.Doğadaki hayvanların avlanmasını üç boyutlu olarak izliyorsunuz.
b- Dinazor Antaratic: Giriş 9$? Girmedim.
Binanın hemen dışında
c- Kelebek hall: Giriş 6 $.Benzerleri
le aynı.
B- California Museum of science and İndustry: Giriş ücretli. Fiyatını unuttum. Benim uzay, ilgimi çekmediğinden keyif alamadım.
C- California African Amerikan Museum: Giriş ücretsiz.Salı- cumartesi 10-17 arası; Pazar günü ise 11-17 arası açık. Fena değil.
D- Gül Bahçesi:Renkleri çok güzeldi ama tek katlı olduğundan çok cazip gelmedi.



2-Wilsire Boulevard : 25 km.Git git bitmiyor.

 A- Mucizeler caddesi: la Brea ile Faifax sokakları arasındaki hareketli bölüm.
B- Hancock park: Zift parkı.
C- George C.Page Museum ofArt(LACMA): Binası da çok güzel olan Asya ağırlıklı sanat müzesi.
E-petersen Aotomotive Museum: araba, motorsiklet müzesi.
3-Flower Street:

4-Müzeler Bölgesi

A-Museum of Contemporary Art (MOCA) : 2019 tarihine göre Salı kapalı.Perşembe 20 ye kadar açık. Hafta içi diğer günler 11-18 arası; Hafta sonu 11-17 arası açık.
Giriş 15$emeklilere  10$ ve çocuklara 8 $.
Ben artık iyice karar verdim. Modern sanattan anlamıyorum.  Hemen karşısında

B-Tha Board: Pazartesi kapalı. Salı , Çarşamba 11-17; Perşembe, Cuma ve cumartesi 11-20;  Pazar 10-18 arası açık. Giriş ücretsiz ama çok uzun bir kuyruk vardı. Kuyruğu beklemek istemiyorsanız 12 dolara bilet alabiliyorsunuz. Bu üç katlı modern binanın içinde ki sergilenen eserler de güzel. Hemen yanında;
C-The Walt Disney Music center: Çok moden binası var. İçi kapalı olduğundan gezemedim.
Buradan yürüyerek
5-Little Tokyo
A-Amerikalı-japon astronot Ellison Onizuka heykeli: 1986'da yaşamını kaybeden yedi kişiden biriydi.
B-Japanese Village-plaza: Alışveriş, restorant v.s var.karşısında Japon mğüzesi var.
Buradan go tren ile  bir sonra ki   Onıon durakda inerseniz;

6-Meksika bölgesi
A-El Pueblude Los Angeles State Historic Park: eski Meksika evlerinin olduğu alan ve park.hemen arkasında
B-Olvera Street: Meksikalıların renkli alışveriş caddesi.trafiğe kapalı ve küçük cadde.Cadde üzerinde
a-Avila Adobe(1818): 9-16 arası ücretsiz geziliyor.İlk evlerden biri.Yürüyerek 10 dakika sonra
7-Chinatown: Benzerleri ile aynı.

II-Hollywood

*Tur arabaları ile Hoolywood caddesini 35 Dolara , Westside ve santa Monica Beach (35 Dolar) gezdiriliyor ama değmez.
2019 da birbuçuk- iki saatlik beveryly hills turu,  büyük 59$ dı ama “bügün sadece 25$ “diyerek burada da aynı kandırma yöntemi vardı. ğ
Ayrıca ünlülerin evlerini 44 Dolara gezdiriyorlar .sadece malikhanelerin kapılarını görebilşiyorsunuz.Hiç değmez.Bu tura katılanlara 'mademe Tussauds' müzesi ücretsiz.
1-Hollywood Bouleward : Metro veya otobüsle  ile gidiliyor.
A- Hollywood Roose Velt Hotel: ilk Oscar töreninin yapıldığı otel.Lobisi gezilebiliyor.
B-Walk of Fame: Starların isimleri bulvarın her iki tarafında yaya kaldırımına çakılmış pembe yıldızların üzerine yazılmış.
C-Mann's Chinese Theater: Bu tiyatroya  bilet aldığınızda içini gezebiliyorsunuz. Önünde beton plakalarda ,starların el, ayak izleri var.Ortalıkta birçok starın benzerlerinin dolaştığı çok hareketli bir yer.
D-Hoolywood & Highland center: İkinci katına

 çıktığınızda 'Lee' dağının üzerine yazılmış 'Hollywood' yazısını görebiliyorsunuz.
E-Kodak Theatre (Artık adı Dolby Theatre olmuş.):Hoolwood ödüllerinin dağıtıldığı
yer.İçini ücretle gezebiliyorsunuz.

F-Mademe Tussauds :Giriş 2019 tarihinde31 $.
Ben birçok yerde birçok Madame Tussauds müzesi gördüm ama en hoşuma giden bu oldu.


G- Hollywood wax Museum: Giriş ücretini unuttum ama Korkutucu heykeller ve yine starların  balmumu  heykelleri var. Girmeseniz de olur.
H-Griffith parkı ve Observatory: ABD'nin en büyük şehir parkıdır.Aynı zamanda şehrin manzarasını görebileceğiniz yer.Buraya ben özel araç ile gittim ama otobüs te var. Tepede  uzay ile ilgili ücretli müze de var.
I-The Strip:Çok uzun olan Sunset boulevard.Hoolywood'dan başlayarak batıya doğru beveryly Hill'e kadar olan kısmı. bu zenginlerin mekanında şık restoran, cafeler v.s var.Yürüyerek 40 dakikada Beverlyh Hill'e varılıyor ama araç ile gitmek daha iyi.

III-Westside (Batı yakası)

1-Beverlyh Hils : Bu tepelerde zenginler ve starların evleri var.Sunset Strip'ten yukarılara doğru tırmandığınızda görüyorsunuz. Starların evlerini ille de  görmek isterseniz harita alınız veya turla geziniz.Ama sadece dış kapılarından başka birşey göremiyorsunuz.
ben beğenmedim bu tepeyi. Normalde kuru olan bu tepede manzara güzel.Ama bu sefer Ev sahibimim aracı ile gezdik. Özellikle tepenin eteklerinde ki zenginlere ait evler çok güzeldi. Ayrı mimaride olan bu evlerin çim ekilmiş ön bahçelerinde çok doğal çiçekler vardı. Tepelere doğru starların evleri var.
Bir altında
2-santa Monica Blvd: Burası da şık bir bulvar. Bu bulvarı devam ettiğinizde Santa Monica plajına varıyorsunuz.
 3-Rodeo Drive: Ünlü alışveriş caddesi
4-Museum of Tolerance(Yahudi soykırım müzesi)
5-Westwood Village

 A-UCLA(Armand hammer Museum of Art and Cultural center: hammer'in topladığı tablolar sergileniyor.
B-westwood Memorial Park: Marilyn monroe'ye ait plaket.
6-gety Center(sanat merkezi)
A-J.Paul getty Museum : sanat eserleri müzesi

IV-Sahiller:

100 km'den fazla çok uzun ve geniş sahilleri var.Birçok plaj var. hangisine isterseniz gidebilirsiniz ama insanlar ancak plajlara 10'dan sonra geliyorlar ve dükkanlar açılıyor.
A-Santa Monica: otobüsle gidiliyor.10 dakika yürüdükten sonra
B-Venice Plajı(Çılgınlar Plajı): Buraya ne kadar sıradışı adam varsa gelmiş.Çoğu Jamaikalı zenciler. tezgahçıların çoğu çadır ve uyku tulumu ile kumsalda uyuyorlar.yine evsizlerde mekan olarak burayı tutmuşlar.Çoğunun elleri, yüzleri, vücutları  silme dövme, pringsliler.
Burada bisiklet kiralıyabilirsiniz.1 saat 7 Dolar.2 saat 12 Dolar.Günlük 20 Dolar.Buranın vücut geliştiricileri ve kaykaycıları çok ünlü.ben de gösterilerine hayran kaldım.kaykay havuzunda adeta gençler uçuyorlardı. Kısaca bu çok renkli sahili kesin görünüz.
*Yine 'Long Beach' e metro var.
a- Marina
b- Venedik kanalları: Nasıl olduysa ilk gezimde burayı atlamışım. Sahile çok yakın ve çok güzel. Köprülerle birbirine bağlanmış kanallar boyunca çok sevimli evler var.  

V- Üniversal Studios: Hoolywood'un hemen üstünde. Bu iki geziyi birleştirebilirsiniz. Metro da var.daha önce çok benzerini gördüğümden gitmedim.

VI-Disneyland ve california Adventure : bu iki park yanyana.

 Şehre 45 km uzaklıkta. tren ile tek yön8 Dolar veya otobüsle 2 saat ve 1.5 Dolar. otobüs 7th flower caddesinden geçiyor.
İki parka birden bilet alabiliyorsunuz.Giriş çıkış yapabiliyorsunuz.Elinize damga vuruyorlar. biletleri internetten alırsanız sanırım daha ucuz.Ama çalışan biri aracılığı ile alırsanız çok ucuz oluyor.
Disneyland(80 Dolar), aynı  orlando'da ki gibi .Sadece'New oirlens' meydanı var farklı olarak.o nedenle Orlando'da gittiyseniz burada gitmeye gerek yok.zaten daha çok çocuklar için.
California Adventure , parkı daha çok büyükler için. Daha eğlenceli.
Disneyland'da tren ile istediğiniz yere(Durağa) ücretsiz gidebiliyorsunuz ama yürümek daha iyi.park içinde ücretsiz servis otobüsleri de var.
Yine bu parka varmadan
A- Movieland WaxMuseum: Film sahnelerinin balmumundan yapılmış hali.
C- Knott's Bery Farms' ı da gezebilirsiniz.
 ANI:
Ev sahibim Benjamin'in iki buldog köpeği vardı. Evi çok merkezi ve güzeldi ama köpekler evi fena kokutmuştu. Sabah erken kalkıp köpeklerini dışarı çiş yapmaya götürüyor.geldiğinde peçete ile kıçlarını temizleyip acele ile işe gidiyor.
Döndüğünde çiğ birer tavuk budu, özel hazır mama, ve yumurta veriyor. Köpeklerin bakımına iyi para harcıyor. ''Neden köpek besliyorsunuz'' dediğimde
''Amerikan insanı köpekleri olmassa kafayı yer ''dedi.Çok haklı.O denli yalnızlar ki sadece eve geldiklerinde onları köpekleri karşılıyor ve seviyor.Ama gün boyu evin içinde

 tel kafeslerde yaşayan bu hayvanların çektiklerini düşünmeden 'hayvan sevgisi' deyip çıkıyorlar.Bahçe olsa hadi neyse.
Ben Los Angeles’ den Hawai’ ye uctum. Hawaiden San Francisco’ya dönüp tekrar Seattle’ den Alaskaya gececeğimden bundan sonra San Francisco ve Seattle yazılarımla devam edeceğim.