20 Nisan 2026 Pazartesi

7-SİERRA LEONA

 

7-SİERRA LEONE



VİZE

Konakry-Siera Leona elçiliğinde 

Pasaport fotokopisi, doldurulan formun fotokopisi ve  tek giriş için 80 Dolar ,çoklu giriş için 150 dolar, U.B a Bank 

600120500024-60 Nolu hesaba yatırıp evrakı aldıktan sonra elçiliğe baş vurunuz.

Benim yeşil pasaporta vize olmadığını söylediğim halde tüm bu evrakları hazırlattırdılar. Para istediklerinde “Vizeye ihtiyacım olmadığını “ tekrarladım. Görevli ısrarla var dedi. Hatta Türk elçiliğini aradım. ”Onlarda vizeye ihtiyacının olduğunu söylediler” yalanını attı.  Ben de ısrarla yok diye direndim .Nereden öğrendiyse bu sefer olmadığını söyledi .Ama  bu sefer de Türk elçiliğinden  bu konuda yazı getirmemi söyledi. Türk elçiliğinden ise “iki ülke arasında ki anlaşma zaten imzalanmış. Böyle bir yazı veremem. Sınıra gidince bir problem  çıkarırlarsa freetovn’da ki  nöbetçi Türk elçilik numarasını ara ”dediler. Ben de yola koyuldum.

Birbirine iki yakın sınır kapısından hiç sorunsuz damgayı vurdular.

—----

Sierra -Leone Türk elçiliği adresi:

Freetown -Turkish embesy, West African sunshine estates,Aberdeen beach

 

No:+23280400400-Freetown

embassy.freetown@mfa.gov.tr

-7-24 açık olan,sınırlarda veya herhangi bir yerde problem ile karşılaştığınızda   Türkçe konuşabileceğiniz  Freetown Türk elçiliği Nöbetçi numarası(WhatsApp): Freetown, Türk elçiliği nöbetçi numarası: +23232030874

 

DÍL

Sierra Leone'nin resmi dili İngilizce olmakla birlikte, günlük hayatta Krio (Yerel Kreol), Temne ve Mende gibi yerel diller yaygın olarak konuşulur;

 

 DIN

Nüfusun büyük çoğunluğu (%70-80) Müslüman, genellikle Sünni mezhebindendir

, geri kalanı ise Hristiyan ( Protestanlık ve Katoliklik ve geleneksel yerel İnançlar (Animizm): Küçük bir azınlık tarafından benimsenir. 

 

PARA

Birimi, SierraLeonesi( SLL)

1 Dolar=20969.47 SLL

10 Dolar=241.50 SLL

1 SLL=1.79 TL

10 SLL=17,87 TL

Elimde kalan 90.000 Gine Franginı sınır geçişlerinde bir türlü değiştiremeye fırsatım olmadı. Freetown'a gelince Lumley'de Lumley Park'a yakın yerde para değiştirenler var ama bana sadece 180L verdiler. Yanımda gelen genç, aracı parası almak için de bu kadar düşük vermiş olabilirler. Yani adamlar,450 TL'de  250Tl kar etmek istiyorlar. Ama şehir merkezinde Adalet sarayının önünde  340 dolar verdiler.

Bir polisin maaşı 2000 TL olunca hırsızlık yapmaları normal sayılıyor.

Pazarda tek bir dolmalık biberin fiyatı 45 TL, alışveriş merkezinde 120 TL. Burada da sebze ve meyve çok pahalı.

 

 

TARİH

Sierra Leone, ya da resmî adıyla Sierra Leone Cumhuriyeti, Batı Afrika'da bir ülkedir. Portekizliler ülkeye, bölgede bol miktarda aslan bulunmasından dolayı aslanlı dağlar veya aslanlı sıradağlar anlamına gelen bu ismi vermişlerdir. 

 

Komşusu Liberya gibi özgür bırakılmış Afrikalı köleler tarafından 1791'de Freetown'u kuruldu. İngiliz sömürgeciliğinden sonra 1961'de bağımsız hale geldi. Ancak ülke 1990'lardan 2002'ye kadar yıkıcı bir iç savaş yaşamıştır.

 

YÖNETIM

Kuzeydoğusunda Gine; güneydoğusunda Liberya ve güneybatısında Atlas Okyanusu bulunur. 

 

Sierra Leone’nin yüzölçümü 71.740 km2'lik  ve nüfusu 8.5 milyon.

.

 YEMEK

Ulusal yemekleri arasında 

Cassava Leaf: adı verilen köklü bitkilerin yapraklarından yapılan bir yemek bulunur. Bu lezzetli yemek, farklı baharatlarla pişirilerek zengin bir tat ve aroma kazanır. 

Jollof Rice: Sierra Leone mutfağının vazgeçilmez bir parçasıdır. Bol miktarda sebze ve baharatla hazırlanan bu pilav, damak zevkinize hitap edecek bir deneyim sunar.

Okra soup:bamya, hurma yağı, balık, maggie, soğan, biber, tuz ile yapılan sulu yemek. Çok baharatlaydı.

 

KISA KISA 

 

-Gine halkından da daha fazla kaba ve hayal edemediğiniz kadar arsız ve rüşvetçiler.

-Ülkede hatırı sayılır Lübnan ve Hintli nüfusu yanında Çinliler de var. Bunlar ticaret ile uğraştıklarından zenginler.

 

FREETOWN

Ulaşım:

-kek-keh(tük tık): En çok kullanılan ulaşım aracı 

-Motosiklet: Bir yerde durmanız yeterli. Sizi bulacaklardır.

-Poda posa: Dolmuş.

Dolmuş ücreti, tuk tuk ücretinin üçte biri kadar daha ucuz.

-Şehir içinde Lumley parkı (büyük otobüs durağı)na kadar belediye otobüsleri de çalışıyor.

başkent Freetown aslında güzel bir şehir. Şehir içi yolları çift yönlü biraz dar ama asfalt ve düzgün. Özellikle çevredeki birçok yeşil tepelerdeki yerleşimlerin manzarası çok güzel. Buradaki evler de diğer ülke evlerine göre daha bakımlı.2-3 katlı güzel evler ve binalar var.

Şehir içindeki sahil çöplerle çok kirletildiğinden gitmek uygun değil. Yağmur mevsimi çöplerle tıkanmış su oluklar yağmur suları ile birlikte denize gidiyorlarmış.

 

Türk elçiliğinin de bulunduğu “Lumley Beach Road” sahili bile kirliydi. Ama şehir içinde sahil boyu şık otel ve kafeler bulabilirsiniz.

Yine bu semtte ilkokul ve anaokulun olduğu Türk okulu var. Lübnanlıların okulu da varmış.

Gezilecek yerler:

 Cape Sierra Leone Denizfeneri

 

 Connaught Hastanesi,

 

 -National Museum : Giriş 150 L. Son derece bakımsız, sıradan bir müze. Hemen karsısında

-Cotton Tree

bu ağaç, kölelerin özgürlüğe kavuştuğu ve şehri kurdukları yer olarak kabul edildiğinden   tarihi önemi var.

Hemen yakınında

-Adalet sarayı: Gösterişli kolonyal bina.

-Peace Müzesi:

Denize doğru yürüdüğünüzde 

-St. John Katedrali

Temiz ve bakımlı 

Hemen karşı kösesinde

-Big Market: Hediyelik eşya almak için her şey bulabileceğiniz kapalı güzel bina.

Biraz ilerisinde

-King Jimmy: Burası aslında deniz kenarında yerel market. Resmen çöplük yuvası. Denizin kenarı yığınla çöple dolmuştu. Domuzlar besleniyordu. Burada denizin içinde çok da anlayamadığım  taş kabartmalı parça,  bir kapının parçasıydı.

-Ulusal Demiryolu Müzesi

Şehre girerken tabelasını görmüştüm. Merkeze uzak. İlgimi çekmediğinden gitmedim

 Eski trenler, belgeler ve fotoğraflarla ülkenin ulaşım geçmişini anlatıyor

 

 

ANI: Şehir içini ezdikten sonra geri dönüp otobüs istasyonuna giderken  Deniz kıyısında feribotu gördüm. Biraz daha deniz kıyısı temiz göründüğünden yan taraftaki iskeleden iki foto çektim .Arkamdan bir adam bağırdı. Para istediğini düşünerek önemsemeden devam ettim. Sonra "Askeri bölgede foto çekmek yasak "deyince fotoları silip devam ettim. Adamın gönderdiği çocuk girerken kimsenin olmadığı kapıyı kilitleyince yan tarafta ki açık telde dışarı atladım. Bu sefer adam,

 Yoldaki adamlara beni engellemesini söyleyerek .peşimden geldi.

Fotoları bulamadı. İnsanlar çevremize toplandı. Resmen terörist muamelesi gördüm. Adam "Sen Amerikalı ajansın  deyip pasaportumu istedi. Sabah Liberia elçiliğine vize için pasaportumu bıraktığımdan fotokopisine inanmadı. Aracı ile yakındaki eski fahri Türk konsolosluğuna giderek Türk olduğumu kanıtlamamı istediğinden gittik. Türk elçiliğini aradılar. Adam ikna oldu ama yetmedi

Hırsından tam inanmak için elçilikten birisini istedi. Elçilikten görevli gelen  Türk ve Türkçe bilen Sierra Leone'li görevli ,benim çok sinirli olduğumu görünce beni konsolosluğa bırakarak, birlikte adamın yanına gittiler. Sonra gelip beni alıp elçiliğe birlikte döndük. Meğersem  orada adama biraz rüşvet vermeliymişim. Yetmedi.

Ertesi gün elçilikte ki görevliyi limana çağırıp sorguya almışlar. Beni de elçiliğe çağırıp konuyu alttan almamı, hatta konuşmamamı söylediler. Üç  elçilik görevlisi ile birlikte polise gittik. Elçi, izinde olduğundan  telefonla gerekli yerlerle konuşmuş. Bir kasıt olmadığını anlatmış.

 İnanmakta zorlanabilirsiniz. Gittiğimizde üst kademeli polis yayvan değil resmen uzandığı yerde olayı anlatmamı istedi .Bir kez doğrulmadı bile. Aşağılık duygularını tatmin ediyorlar. ”Beyazlar, elimize düştünüz” demek istediler. Yetmedi.

Yan odaya yazılı ifade vermeye gittik. Türkiye'de okumuş Türkçe bilen genç (daha önce elçilik görevlilerince konuşulmuş.) çevirmen olarak geldi. Sayfalar dolusu ifade verdim. Ne saçmalıklar. Neden gelmişim? Yasa yolu yollardan bu ülkeye girmişim! Çevirmen yeşil pasaporta vize olmadığını açıkladı. ajan mıyım? PKK'lı mıyım? Buralara gelmem için parayı PKK  mı vermiş? Yoksa işitli miyim?  Recep Tayyip Erdoğan benim burada olduğumu biliyor muymuş. Aslında ”Kendisi amcam olur. Sürekli konuşuruz. Beni çok merak eder.” demeliydim. Zor zapt ettim kendimi. Bu arada çevirmen sürekli bunlar para istiyorlar. O nedenle uzattıkça uzatıyorlar. Siz (Elçilik görevlileri) olduğundan utanıyorlar. Biz hep böyle yapıyoruz” diyor. Artık sorularla iyice terbiyesizliğe vurdular. Şoka girdim. Sayfalar doldu. En sonunda imzalamaya gelince haklı olarak Elçilik görevlileri aralardaki boşlukları ya doldururlar da diye karşı çıktılar İfade tutanaklarının fotoğrafını da çektirmediler. Sadece çevirmen ve ben imzaladık. Ben bu saçmalığa Elçilik görevlileri meşgul ettiğim için çok ama çok üzüldüm.  Belki biraz para verdiğimde iş hal olacaktı ama  beş kuruş vermek istemedim. Ortada bir şey yok.

ama ortada hiç bir şey yok. Amaç sadece para koparmak. Ne denli kuvvetli bir ülke olduklarını reklam etmek.

Hep iddia ettiğim gibi Afrika'nın düzelmesi yıllar alır desem de az gelir. Düzelmez. Toptan eğitim şart. Ayrıca Atatürk gibi bir Lidere de ihtiyaçları var.

 

 UZAKLAR

 

Tacugama Şempanze Rehabilitasyon Merkezi :

 

Freetown'un 12 km dışında yer alan bu merkez, kaçak avcılardan kurtarılan şempanzeleri koruma altına almak amaçlı kurulmuş. 

 

Merkezden dolmuş ile yol ayrımına kadar gidiniz. Yukarıya yürüyerek veya geçen bir araçla gidiniz.

Giriş 35 L. Yanınıza verilen rehberle sadece Tel örgülü büyük bahçenin içindeki şempanzeleri görüyorsunuz. Bir de  beklerseniz ormanda dolaşan şempanzeleri yine tel örgülerinin dışından görme şansınız var. Bana doyurucu gelmedi. Bulunduğunuz yere geri dönünüz.

 

BUNCE ADASI

Freetown 36 km bot ile 2 saatten fazla Atlantik okyanusunda ki tarihi bir köle ticareti merkezi olan bu adafa, 18. yüzyıldan kalma kalıntıları görebilirsiniz.

 Rehberli tur satın alabilirsiniz.

Şehrin bitiminden sahil boyu dolmuş, otobüs vb. ile devam ettiğinizde sırasıyla

 

1-River No. 2 Beach

 

Ana yoldan yol ayrımında inip denize doğru yürüdüğünüzde ücretsiz gireceğiniz sahil de var. Sola doğru yürürseniz ücretli sahili göreceksiniz.

 

Atlas Okyanusu ile

“River no 2” nehrinin birleştiği yerde büyük ağaçların altında ki   bu pudra gibi beyaz  kumu olan plaj çok güzeldi

Giriş 25L.Duş,tuvalet var. Ben gittiğimde kimse yoktu. Özellikle hafta sonu kalabalık oluyormuş. Kalmak için yer, restoran, kafe vb. var.

Nehirde tekne turu yapabilirsiniz. Ayrıca nehir üzerinde gezinen çardakta bireyler yiyebilirsiniz.

 

Gün batımını izleyebilir , denize girebilir ve  deniz sporları yapabilirsiniz. 

 araçla bir 10 km daha ilerlediğinizde polis kontrol noktasından 

Eğer dümdüz giderseniz Waaterloo’ya gidersiniz.

Polis noktasından sola biraz aşağı doğru gittiğinizde

 

2-Bureh Beach

 bu plaj, sörf  gibi birçok deniz sporunu yapabilirsiniz.

Bu plaj çok daha bakımlı ve şık. Kalınacak bungalovlar çok daha güzel.Plaj yine çok güzel. Giriş 20 L.

 

Buradan aşağı doğru indiğinizde

 

3-KENT-BANANA ADASI

Kent kasabanın aşağısına araç ile indiğinizde

Kent Sahilden sadece özel  bot ile banana adasına gidilebiliyor.

Ben gittiğimde kimse yoktu. Yarım saatlik bot ile gidiş dönüş önce arsiz adam 1000L=2000 TL istedi. Sonra bir başkası 500L olur dedi. Baktım adaya gitmek isteyenler geldi. Bir ben yabancı turist olmak üzere 6 kişi, adaya gittik. Ada aslında çok güzeldi. Ama ben dışarıya çöp atma konusunda keskin olduğundan her tarafta çöp görünce enerjim düşüyor. Burada yeşillikler  biraz çöpleri saklamıştı. Adanın girişinde Denizi gören, tamamı ağaçtan güzel bir otel yapılıyordu. Biz dört kişi rehber eşliğinde adayı gezdik. Narenciye, muz, Papaya, mango, avokado gibi birçok meyve adada yetişiyor. Her tarafta görkemli koton ve farklı ağaçlar da vardı. Sakinleri genelde 150 yıl önce İngilizlerin bıraktığı dıştan güzel evlerde yaşıyorlar. Döküntü evler de var. Adada yine İngilizlerden kalan kilise ve sonradan yapılmış Camii var. Kocaman salonun bir köşesi de okul olarak kullanılıyordu.  Adada hala İngilizlerden kalan toplar duruyordu. Bu adanın çevresi de küçük yeşil adacıklar var.

ANI: Geri döndüğünüzde ücretler toplanıyordu. Gelen yerli turiste sorduğumda “Bilmiyorum. Botu  getiren adam sor”  deyince aslında beni el birliği ile kazıkladıklarını anladım. Ama önce  o kadar yüksek isteyince gel -git 150 K=300 TL normal diyerek verdim. Sonra dönüş yoluna  doğru  yürürken yerli genç tek yön gidişin 20 L olduğunu söyleyince çok sinirlendim. Yolum uzun olmasaydı geri dönüp hesap soracaktım. Afrikalılar, bir beyazı kazıklanmadan hiç utanmıyorlar. Bunu görev biliyorlar. Bana  yerlilerin ücretinin 4 katını söylemişler. Ayrıca adadan bizim bot ile geri dönenler de ücret ödemedi.

Zaten bu adaya gitmek isterseniz kimse olmazsa bile bekleyin. Kesinlikle adaya gitmek isteyenler olacaktır.

Ben adadan motor Bike ana yola çıkıp 6 km ilerdeki “Waterloo” ya araç ile kalmaya gittim .Eğer vizem hazır olsaydı buradan direkt Liberya’ya gitmek için  Bo’ya gidecektim.

WATERLOO

Liberya’ya geçerken uğranılan yerleşim.

Buradan Freetown’a ilk kez geçerken Türkiye'nin yaptırdığı “İsa Camiinin önünden geçmiştik. Akıllı Müslüman Türkler ,bu camiye bu ismi vererek Hristiyanların da gönlünü hoş tutmuşlar.

Bu şehirde zamanınız olursa nehirim olduğu yere gidip bot ile tur yapabilirsiniz.

 

Ertesi gün  elçilik, vizenin hazır olduğunu söyleyince tekrar freetown:a gidip aynı gün Waterloo’ya dönmek zorunda kaldım.

bu sefer Waterloo’dan Freetown’a sahil yolundan değil de iç kısımdan gittim.

Waterloo–Jui kavşagi- Wilberforce kavşağı(Freetown) yolundan  dolmuşlarla gittim.

 

 

LIBERYA’YA GIDERKEN 

Freetown-Waterloo-Bo(3 saat, otobüs sabah 6 ‘da kalkıyor, Daha sonra dolmuş var.Freetown’dan da sabah 6 da kalkan otobüs waterloo’’dan geçiyor.

Ben ,ilk kez dört yolcu ile  gerçek taksi ile Bo'ya iki buçuk saatlik konforlu yolculuk yaptım. Araç, yeni ve temizdi. Yol gayet düzgün asfalttı.)

-Bo-Potoru(73 km,Dolmuş,50L-Tiwai köyü(17 km, Toprak yol, motor ile 40 dakika, tek yön 100 L, Araç ta bu toprak yoldan geçiyor.)

Bu yolların her iki yarafida yemyeşil palmiye ağaçları ve diğer ağaclar vardı.

 

TİWAİ ADASI

 

Tiwai köyü ve adası: Mia nehri üzerinde yer alan bu ada,  Pygmy hipopotamları, “red Collobus Monkey”gibi türleri çok az da olsa görme şansınız olabilir.

 

maymun türleri ve timsahları ile biyolojik çeşitliliğe sahiptir.

 

Nehrin kenarında ki bu köyde nehre yakın  bir eco çadır kampı  var.

Köyde nehre yakın çadır kampında yemek dahil bir günlük  kalma ücreti 100L. Çadırları, onlar veriyor. Çadırlar, yanları açık, üstü otlarla kapatılmış çardağın altına kuruyorlar 

İsterseniz adada ki iki tane kampta da geceliği 50 Dolardan kalabilirsiniz.

Bot  ile adaya geçip yürüyüş yapmak 100 L.

  Bu köyde bütün aletler Güneş enerjisi ile şarj ediliyor. Kamptan nehre indiğinizde  hemen nehrin kenarına  güzel ahşap binanın balkonunda telefonlarınızı ücretsiz şarj edebiliyorsunuz.

Küçük hipolar,  gündüz nehrin dibinde olup  gece karaya çıktıklarından iki Alman turistle  kafa ışıkları ile rehber eşliğinde adaya motorsuz bot ile uzun bambu çubuğunun yardımı ile geçtik. Çok yoğun ” Ceiba Pitanda”adlı gibi büyük ağaçlar ve aralarda  çalılar olan ormanda rehberler yol açmak için bazı dalları ellerinde getirdikleri kesici aletle kestiklerinden takılıp düşebilirsiniz.  İki buçuk saat yürüdüğümüz halde hipo göremedik. Sadece dalda uyuyan mavi, turuncu beyaz harika bir küçük kuş ile Küçük bir yılan görebildik. Görme şansı çok az. Aslında onlarda bunu biliyor. Turistlere umut vererek ekmek kapısı bulmuşlar. Zaten son anda anlaşmanın çok dışında da para istediler. Arsızlar. Bu Ada özel ve güzel bir ada ama doğru dürüst bir şey göremeyeceğinizden gitmenize de çok gerek yok.

Ertesi gün ben tek başıma aldığım tur ile erkenden maymunları görmek için tekrar adaya gittik. Kavga seslerinden maymunların nerede olduğunu anlıyorsunuz ama onları da yakından görme şansınız Yok.

 

   1-Eğer Gola Ne.P gidecejseniz Zimmi’ye yakın. 

 

GOLA YAĞMUR ORMANI ULUSAL PARKI

 flora ve faunası zengin bu parkta

doğa yürüyüşleri ve kuş gözlemi yapabilirsiniz.   Ben daha önceki deneyimlerinden Batı Afrika’da ki Ulusal parklara artık gitmiyorum.

 

Poturu- Zimme Kaymak gibi asfalt olan bu yolu motosikletli gittim. Hemen burada önümü kestiler. ”Bu motorla sınıra gidemezsiniz. Ben goturebilirim.200L.Tabiki yalan. Buralarda herkes yaptığı hırsızlığa bir kılıf uydurmuş. Motorcu bu arada ortadan kayboldu. Önce hemen girişteki kontrol noktası, pasaportumu kontrol etti. Buradan sınıra doğru 10 km yolu yürümeye başladım. Motorcular peşimi bırakınca sınıra giden bir araçla gittim. Once Sierre Leone damgasını vurdurdum. Yürüyerek Liberia  damgasını vurdurdum. Bu arada para değiştirenler çok az verdiği için vaz geçtim. Yola çıkıp “Robert kavşağına” kadar  taksi ile bayağı gittik .Taksi Monrovia’ya devam etti.Ben yeni bir taksi ile harika yol manzaralar eşliğinde geniş toprak yoldan Luberya-Robertsuport’a geldim.

 

6- GİNE

  


6-GİNE

 

7-24 açık olan, sınırlarda veya herhangi bir yerde problemle karşılaştığınızda   Türkçe konuşabileceğiniz Gine Türk elçiliği Nöbetçi numarası(WhatsApp):

+224628430116

Türk elçiliğinin numarası: 621630505

Türk Elçiliği adresi ;

Hotel Rivieta’ya yakın Taiuyah/Konokry

 

VİZE

 

Ülkeye girmeden üç gün önce 

Paf.gov.gn/visa adresinden Online vize almak zorundasınız. Ben baş vurduğumda site açılmadı. Elçiliğe baş vurduğumda açılmasını beklemelisiniz dediler. Siteye  telefondan girmek zorunda kaldık. Yine de Zaman Zaman açılıp kapandı. Açıldığında da asla sizden kesin istediklerini önce göremedik. Ama parayı hemen çektiler. Sürekli  eksik göstererek vizeyi onaylamadılar.

Kesinlikle tüm bilgilerinizin yananda onlar istemese bile diğer başlığın altında  aşı kartınızın küçültülmüş hali ile Gine Bisau da ki adres, otel rezervasyonu ve geri dönüş biletini(Tabii ki sahte olacak.)  ve 82 dolar vize ücretini yüklemiş olmanız gerekiyor.

Gine Bisau elçiliğinde çalışan Hakan bey hepsini yüklediği halde bir türlü vize gelmeyince çatladım. Bana cevap geldikten sonra tekrar site kapandı. Birçok turist  hastellerde beklemek zorunda  kaldılar.

 

Tek girişli vize mailinize geliyor

Havaalanından Ülkeye giriyorsanız  pasaporta fotoğraflı etiket yapıştırıyorlar. Kara yolunda ise pasaporta damgalayıp imzalıyorlar.

Not: Bir Türk gezgin Dakar'da ki Gine büyükelçiliğinde sadece ödemeyi yapmış. Diğer bilgileri elçilikte doldurmuşlar. Üç saat içinde de vizesi onaylanmış.

O nedenle başvuru yaptıktan sonra üç gün içinde vizeniz onaylanıyor deseler  de nasıl olsabir aylık vize verdikleri den siz erkenden, mümkünse bir Gine elçiliğinden e vizeye baş vurunuz.

 

GENEL

Gine’de, ortalama 12 milyon kişi yaşıyor. Nüfusunun büyük bölümü ülkenin başkenti ve en gelişmiş yerleşim yeri olan Conakry‘de yaşayan bu Batı Afrika ülkesi, Ülkede Fulbeler, Malinkeler, Susular, Kpelleler, Kissiler ve Lomalar’ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 20 farklı etnik grub yadşadıgından gelenek ve kültür zenginliği çok.

 

TARÍH

 1891 yılından, bağımsızlığını ilan ettiği 1958 yılına kadar Fransız sömürgesi altında kalan bu ülke; geçimini tarım, madencilik ve hayvancılık üzerinden sağlıyor. 

Ülkenin üzerine kara bulut gibi çöken Ebola salgını nedeniyle zor yıllar geçirdi.

 

DİL

Gine'nin resmi dili Fransızcadır, ancak halk arasında Fulani, Mandinka, Susu ve diğer yerel diller yaygın olarak konuşulur.

Ayrıca halkın çoğu iyi kötü İngilizce de biliyor.

 

DİN

Ülkenin resmi bir dini yoktur, ancak nüfusun büyük çoğunluğu İslam'a 

(nüfusun yaklaşık %85-88'i)mensuptur, Hristiyanlık (%5-8) ve yerel animist inançlar (%7). 

Buradakiler daha katı Müslüman gibi görünüyorlar ama başlarını istedikleri yerde açanlarda var. Yine baş kapalı ama sırt ve göğüs dekoltesi olanları  çok rahat görebiliyorsunuz.

 

PARA

Gine'nin resmi para birimi( Gine Frangı( GNF)

1 Dolar=8.716 GNF

10 Dolar=87.172 GNF

-++-

1 GNF=0,0049 TL

1000 GNF=4.92 TL= 5 TL

10.000 GNF=49.19 TL

Eğer bankadan para değişimi yaparsanız alçak kurdan ödeme yapıyorlar. Şehrin en işlek caddesi olan “Avenue de La Teppublique” de iki parmağını sürten  kişilerden daha yüksek kurdan  para değişimi yapabilirsiniz.

 

YEMEK

Ceebu jën: Gine'nin ünlü yemeklerinden biri  olarak bilinen pirinç ve balık yemeğidir. 

Poulet Yassa: adlı tavuk yemeği, 

Maféadlı fıstık soslu et yemeği.

 Fouti adlı sebzeli pilav 

 

KISA KISA

 

-Ülkeye girer girmez bir kaos başladı. Buranın halkı sinirli , paragöz arsız ve kabalar. Hiç sevemedim Ginelileri. 

Bir adres sorsanız hemen tanıdığı bir Motor taksi çağırıyorlar. Beyaz gördüklerinde bir kazık atmanın peşindeler.

Özellikle trafik polisleri geçen şoförlerden aldıkları parayı avuçlarının içinde hızlıca kayıp ediyorlar.

 Karakterleri de fiziklerimde yansımış. Hele Gine Bissaululardan sonra gözüme hiç hoş gelmediler.

 

-Ülkede tüm öğrencilerin üniforması toprak renginde ve aynı. Öğrencilerin genelde başları kapalı. Açık olanlar da var.

 

-Maarif Türk Okulunda bir öğrencinin ödeyeceği yıllık ücret  1000 Euro. Ama Türk elçiliğinde 800 Euro’ya çalışan elçinin şoförü, iki  çocuğuna  1200 Euro ödemiş.

 

-Ulke, dört yıldır askeri darbe ile yönetiliyormuş .Yapılan seçimlerde askeri lider kazanmış. Eskisi Tayyip Erdoğan'ın yakın arkadaşı olduğundan devrilince Türkiye'ye sığınmış. Hatta Erdoğan'ın eski bu başkana villa vb. yaptığı söylendi. Koca camiyi dikenler için villa yapmak zor değil. Yoksa kellesinin gideceği söyleniyor. Yeni askeri liderden umutlular. Yolları

yeniliyordu. Belki ana yolları ve şehir içi yolları düzeltebilirler ama mahalle araları düzelecek gibi değil. Ülkemizi daha da geriye götürebilmek için geri ülkelerin ne kadar geri vatandaşı varsa ülkemize dolduruluyor. Bir gün bu geri kalmış ülkeler de Fetullah Gülen gibi yaparlarsa şaşmam. Vatandaşına yürümeye yol yapmayan bir ülkeden benim ülkeme ne yarar gelir ki? Ne işimize yarayacak? Tüm Müslüman ülkelerinde problem olduğunu gören yok!

-Dilencilik bu ülkede de var.

 

GEZI

önemli: Tekrarlıyorum. Asla Gine Bisau’dan Gine’ye Buba yolundan gelmeyiniz. Polisler rüşvet alıyor. Ulaşım sadece motor olduğundan pahalı.

En mantıklısı; Direk Gabu yolundan gelirken önce Labe,Pita ve Kindia’yi geziniz.Eğer N'Zérékoré’

 ye gideceksiniz Kindia’dan gidip tekrar Kindia’ya dönmek zorundasınız. Başka yol yok. Kindia’dan Konakry’e gidiniz. Konakry’den Siera Leno’ya kolayca geçebilirsiniz.

Eğer Senegal’a gidecekseniz Konakry’i gezdikten Kindia’dan sonra N'Zérékoré’ye gidip geri dönüp tersten Pita, Labe gezip Senegal’e geçebilirsiniz.

 

BOKE

Konakry’e giderken kalıp dinlenilecek bir yerleşim. Ben buradan Labe’ye gitmek için Otobüs terminaline yakın bir otelde konaklayıp önce Konakry’e gidip tekrar Labe’ye çıkmak zorunda kaldım.

Boke-Konakry,Kagbelen(6 saat,100.000F, 6 kişilik taksi ama üç kişi daha sıkıştırıyorlar.100.000 Resmen istif olduk. yol belli süre  yer yer  bozulmuş asfalt otobandı. Bu yolun otoban olduğunu gişelere geldiğimde fark ettim. Bundan sonrası tozlu, toprak berbat bir yoldu. Dolmuş 80 F.

Labe(370 km,180.000 frang,9 saat denildi 12 saatten fazla sürdü. Zaten 3 saatte garajda bekledik. Bu gece yolculuğu berbattı. O nedenle kesin ana yola çıkıp geçen araçlara ücret ödeyerek gidiniz. Ben Labe,den  Kindia’ye ozel araçlarla 7.5 saatte döndüm.

I-Fouta Djallon bölgesi,(Labe ve cevresi):

Gine'nin kuzeybatısında yer alan bu bölge, yemyeşil tepeleri, muhteşem şelaleleri ve derin vadileriyle ünlüdür. Doğa yürüyüşleri, trekking ve dağ bisikleti gibi aktiviteler için ideal. Ayrıca, pek çok nehrin kaynağı olmasıyla da tanınır. Ama tozdan ve berbat yollarından devam edebilirseniz. Burada birkaç günlük günlüğü 50 Dolardan çevreyi gezdiren rehber bulabiliyorsunuz.

 

1-LABE

not: ”Mali yemberin” Labe’ye yakın bir yerleşim. Mali ülkesi ile karıştırmayınız. Ben karıştırdım.

Bu gezi yazıların abartısından bıktım. Sürekli hayal kırıklığına uğruyorum.

Labé, tarihi ve kültürel mirasıyla öne çıkan bir şehir diyorlar. İlgisi yok. Şehir içinde öbek öbek çöp yığınları dolu. Motorluların gürültüsü kulaklarını sağır edecek durumda. Şehir merkezinde birkaç tane  iyi denilecek bina var. O kadar. Ama çok Müslüman olduklarından buradaki camiler dört Minareli ve görkemli.

1--grande mosque de labé: Yapımı yeni bitmiş Türk modelinde devasa camii.  Ülkede yol yok. Resmen halk eziyet çekiyor. Bu ülkede kafası çalışan bir adam mı yok? Gösteriş diye bu camiyi yapacaklarına yolları  yapsalardı. Namazlarını isteyen evde de kılabilir. Ama  özellikle Cuma günü çevreye ne kadar iyi Müslüman olduklarını göstermeleri gerekiyor.

 

2-Musee du fouta :Djolou semtinde Konakry’e giden ulusal yol üzerinde.

Giriş 30.000F.Hafta ici 9 da açılıyor. Hafta sonu kapalı. ben hafta sonu hemen arkasında ki aile, anahtarla açtıklarından gezebildim.

Fulani kültürünü anlatan bir müze. Ozellikle Fulani. Kadınlarının saç modelleri efsaneydi.

Fulaniler(Fulanı Kabılesı-Beyaz zencı)

Pöller, Fulalar, Fulaniler veya Fulbeler (Pölce: Fulɓe, Fransızca: Peul, Portekizce: Fulaw, Hausaca: Fulani, Volofça: Pël, Bambaraca: Fulaw), çoğunluğu Batı Afrika'da ve Orta Afrika'nın kuzey bölümünde yayılmış yaklaşık 40 milyon nüfusu ile en kalabalık nüfusa sahip etnik gruplarından biridir

Fulaniletin çoğu şehir hayatından uzak tarım ve hayvancılıkla göçebe hayatını hala sürdürmektedir

Fulani dili ise Batı ve Orta Afrika'da 20 ülkeye yayılan bir süreklilik içinde çeşitli lehçeler olarak konuşulan bir dildir.

 

-Chute De Saala

 

Labe’den 10 km ana yoldan devam edip 25 km içeriye doğru gitmeniz gerekiyor. Sizi yollarda motorlular karşılayacaktır. Ben belli mesafeyi motorla devam ettim. Şansıma  şelaleye giden iki Belçikalı turistin küçük karavanı ile devam ettik. Yol berbat ve çok zor şelaleye vardık.

Saala Şelalesi:

Buradaki insanlar başka güzellik görmediklerinden bu şelaleyi bana öyle anlattılar ki her türlü eziyete katlanıp gittim. Resimlerdekinden suyu daha az olduğundan düz kayalar arasından akan bir şelaleydi. Turistler o geceyi orada geçirecekleri için bir çok kere motor değiştirerek şehre zor vardım.

Açıkçası nedense burada yeşillikler içinde bir otelde kalmayı hayal etmiştim.

Aslında bu yayla  bölgesi, yemyeşil köyleri , Nehir ve şelaleleri, köyleri ve vadileri ile çok güzel. Ama yol o kadar tozlu ki yol boyu ağaçlar tamamen toz renginde olduğundan benim enerjim çok düştü. Zaten her tarafa çöp atılmış. Nehirde çamaşır yıkayan kadınlar vardı. Nehirlerin suyunun rengi bile pislikten dolayı değişmişti.

Rengarenk çiçekler ve yeşilin bin bir tonunu göreceğiniz yazılsa da tozdan  olan birkaç çeşit çiçeğin     rengini bile görmekte zorlanıyorsunuz.

 

Labe’den 35 km Konakry yönüne devam ettiğinizde 

 

2-PÌTA

Özel araç bulunca bu yerleşimdeki şelaleleri görmeden  devam ettim. Zaten birbirlerine benziyorlar Buradaki şelalelerin daha güzel olduğu söyleniyor.

 

A-Kinkon Şelalesi 

B-Kambadaga Şelalesi:  

    

3-KÍNDIA

Konakry’e 137 km olan bu şehirde gelir gelmez düğün yapılan binada üç ayrı düğün gördüm. Çok keyiflendim. Kadınların çoğunun başı kapalı olmasına karşılık çok şık kıyafetler giymişlerdi. Hele çocukların her birinin saçlarının modelleri ayrı bir sanattı. Salonun ortasında kadınlar grup oluşturup dans ederek müzik yapan gençlere yaklaşıyorlar. Artık orada ayakkabılarını da çıkararak çılgınca dans ettiler. Bu arada müzik grubunun uzattığı tepsiye oynayanlar sürekli para attılar.

Bu şehirde iki gece kalıp dinlendim. Şehirde bir kaç tane şelale var.

1-Tabounna cascade : Bu şelaleye motor ile hoplaya zıplaya gittim .ama yol tahmin edebileceğinden çok daha kötüydü.  Aynı adlı Fulanilerin yaşadığı köye varınca hemen iki uyanık köylü bilet almam gerektiğini söylediler. Ben şelalenin yolunu öğrenince devam ettim. Arkamdan yetişip elinde sadece     kartvizit gibi bir şeyin bilet olduğunu söyleyerek 25.000 Frang istedi. Artık geri kalmış bu ülkelerde böyle yalanlara alışkın olduğundan zor atlattım. Yine büyük düz kayalar arasındaki şelale güzeldi. Şelalede biz gittiğimizde genç bir çocuk çıplak yıkanıyordu. Hiç istifini bozmadan yıkanmaya devam etti. Aslında buradaki köyler ve manzarası da çok güzeldi ama tozlu çok kötü yollar ve ulaşım zordu.

2-Bongo köyü: Şelaleye yürüme mesafesinde ki 400 yıllık bu eski köyü geri döndükten sonra öğrendiğim için göremedim.

2-Voile de la marie cascade :Moamo’dan Kindia’ya gelirken Kindia’ya  8 km kala sola toprak yoldan devam etmeniz gerekiyor. Yaya iseniz motor kiralamalısınız. Üst düzey yetkililer için yeni Bir otel yapılan bu geniş yeşil bahçenin içinde ki bu selale çok güzeldi. Giriş ise sadece 5000 F. Venezuella'daki Angel şelalesi gibi çok yüksekten akan bu şelale,  dibinde harika bir göl oluşturmuştu. Yüzebilirsiniz.

3- Kilissi cascade :Diğer bir şelale.

4-Mont Gangan: Şehirdeki açık havada her yerden görebileceğiniz dağ.

5-Sehirde gezebileceğimiz bir de göl var.

ANI: Burada gittiğim lisenin İngilizce dersinde kapalıların yanında birde peçeli öğrenci vardı. Geriliğin bu kadarına pes!

 II-Kaloum Bölgesi(Konakry ve çevresi )

 

KONAKRY

 Kalma:Hotel Kaloum.Avenue de La Teppublique cad edesi üzerine.220 dolar

 

Gine Cumhuriyeti’nin başkenti 2 milyon nüfusu ile Atlas Okyanusu kenarında bulunan bir liman şehridir.

1884’te Fransızların kurduğu Konakri, Tombo Adası ve Kalum Yarımadası üzerine inşa edilmiş. Yine Fransa’nın işgali 

sırasında başkent edilmiş ve bağımsızlık sonrası da başkent olarak kalmıştır. Konakry sanayi ve madencilik alanında, demir ve boksit üzerine kayda değer bir Şehir içinde en çok motorlu taksiler kullanılıyor. Dolmuş, tuktuk, paylaşımlı  taksi, özel taksi var.

Limana yük götüren tren de var.

Kalma; Kolaum hotel iki kişi, kahvaltı dahil 220 Dolar.

Ama daha mütevazi otel olan Dabondy semtinde ki Zambezi inn hotel ‘in iki kişilik kahvaltı dahil ücreti lüksüne göre 650, 750 ve 950 Frang.

 

 

1-Madina Market

 

 

Aklınıza gelen her şeyin satıldığı çok geniş alana yayılmış kapalı ve açık pazarlar. Çok kalabalık olduğundan bunaldım.

Yürüyerek 

 2-Center d’Art Acrobatique Keita Fodeba(28 September Stadyumu

)Stadyumun arka taraflarında kapalı alanda Cuma ve Pazar günü hariç her gün 9:30-14 arasında akrobasi çalışmaları müzik eşliğinde yapılıyor. Ücretsiz izleyebilirsiniz.  İlginçti.

 

Bu grup, Afrika kıtasında  turnuvalar yapıyorlar. Başarılı olan gençlerden bazıları Amerika‘ya gitmiş. -

3-Jardin 2 Octobre

Burası aslında bahçe içinde bir luna park. Gitmeye değmez.

4-Büyük(Faysal) Camii: 

 

Cuma günleri tıklım tıklım olan cami 1984’te yaptırılmış ve 10.000 kişiliktir. Afrika’da namaz vakti dışında camiye kimseyi sokmuyorlar. Burada ki görevliler hatta benim caminin dışında bile oturma izin vermediler. Neler söylediğimi burada  söylemek istemiyorum. Hemen camiden geçildiğinde

5-Jardin Botanik

 

Camayenne Botanik Bahçesi:

Camiden sonra buraya da onarım nedeni ile alınmayınca resmen zıvanadan çıktım. Türkçe bildiğim kötü sözleri sıraladım. Bana “polis, Prensip ve hiyerarşi “dediklerinde iyice abartım. ”Bu ülkede Prensip mi var?” demeden duramadım.

Yüksek duvarlarla çevrili bu bahçe bayağı büyüktü.

 

Motor taksi

6-People palace:

 Deniz kıyısında ki bu sarayda Foto çekilmiyor.

 

7--Milli Müze

Giriş yabancılar için 10.000 F. Hafta içi her gün ziyarete açık.

 

Onarım olduğundan bir çok eser raflarda saklanıyordu. Az bir eseri görebildim.

Maske, heykel, müzik enstrümanı gibi ülkenin geleneksel eserlerini sergileme amacıyla1960 yılında açıldı.

eserlere, daha önce, dini veya mistik törenlerde kullanılmış.

Fransız sömürgesi döneminden kalma eşyalar, yerel kıyafetleri görebileceğiniz bu müzenin bahçesinde en son kolonyal Fransız başkanların heykelleri de var.

Yürüyerek

8-Cimetiere de Boulbinet 

 

Gine‘nin koloni olduğu zamanları Avrupalı sömürgecilerin öldürdüğü orta yaşlı insanlar buraya

gömülmüş. Mezarlık şu an Hristiyanlar tarafından kullanılıyor.

9-Balık pazarı   ve liman

Adalara giden limanın  arkasında ki bu 

 

 Balık pazarlarında Atlas Okyanusu’ndan çıkan çok farklı  deniz canlılarını çevre pisliğine dayanabilirseniz görebilirsiniz. 

Ama şimdiye kadar en çok çeşitli balıkların olduğu ve baliğin çok bol olduğu yer olarak burayı gördüm..

 

10-Anatolue Türk restoran: Ben ishal olduğum için burada dinlendim.

Buradan 

 

10- Aziz Marie Katedrali

Müzeye yakın

 

Gotik mimarisiyle Konakri’nin azalan Hristiyan nüfusu her pazar sabahı Aziz Marie Katedrali’nde görevlerini yerine getiriyor. 1928’de başlayan inşaat İncil’den sahnelerde tamamlandı. 

 11-Beşinci Muhammed Sarayı

Savaş zamanlarında hasar alan yapı, yenilenerek tekrar açıldı. Yüksek düzeyde hükumet görevlileri tarafından ve uluslararası zirveler sırasında kullanılıyor. Fotoğraf bile çekilmiyor.

 

12-Woodcarvers Market: Conakry'de yer alan bu pazar, geleneksel ahşap oymacılığıyla yapılan el sanatları ürünlerini satın alabileceğiniz bir yerdir. Burayı bulamadım.

Mosquee Türk de (Türklerin yaptırdığı cami) Bambeto semti

 

 

Liberya elçiliğine yakın sayılır.

 

ANI:

Bizim dini bütün yardımsever zengin iş adamlarının (Bilmem insana değer veren derneği gibi İDDEF-derneğinin) yaptırdığı devasa Türk usulü Cami. Burayı gördükten sonra gerçekten çok düşündüm. Niye Afrika’ya bu kadar yardım? Bu kadar faaliyet? Özellikle cami yapmak niye? Amaç ne? Caminin yanında ki  medresedeki öğrenciler yüksek sesle kuran dersi alıyorlardı. Bana ters gelen her şeyi sonucunu düşünmeden söylemeden yapamıyorum. Önce orada oturan sakallı Türkiye'yi gezmiş Gineliye aynen düşüncelerimi aktardım. Bu arada din ile ilgili veya Türk okullarında çakışan  birçok Ginelinin Türkiye’ye vize alarak geldiklerini gördüm Bana bu bey” 40 yıl önce Türkiye'de Gine’ye benziyormuş “dedi. Sanırım birileri bunları ileride Türkiye'ye benzeyeceklerini yalanını söylemiş. ”Madem Türkiye bu kadar yardım sever! size  yol yapsaydı. Namazınızı evinizde de kullanabilirsiniz. ama birbirinize ne kadar Müslüman olduğunuzu camide kılarak göstermeniz gerekiyor .” dedim .Daha çoğunu da söyledim. “Madem fakirsiniz. Bu kadar çocuk niye yapıyorsunuz? Birde birçok eş alıyorsunuz? Sonra fakiriz diye yardım istiyorsunuz” deyince “Dinimiz emrediyor “ deyince zıvanadan  yine çıktım. Epeyi bir tartıştıktan sonra  cami hocası özel şoförü ile beni Türk okulu diye Maarif okullarının genel merkezine bıraktı. Aslında ben olsam bu kadar söylemimden sonra bırakmazdım. Hızımı alamadım. Buradaki müdür beye de içimden gelen her şeyi açıkça aynen söyledim. Hatta bu geri kalmış ülkelere verilen bu yardımların yarın Feto darbesi gibi olmasından korktuğumu da söyledim. Sadece dinledi. “Buradakileri eğittiklerini, ileride bu öğrencilerden yararlanabileceklerini söyledi. Eğitime kabul ama neden Türkiye'de değil de Afrika’da? Albayrak şirketi buralara yardım etmeden önce daha da pis olduğunu ekledi.

Yaşamımda en çok  din politikasından korkuyorum. Türklerin bu Afrika faaliyetleri bana hiç iyi niyetli gelmiyor.

Buradan Kipe’deki Türk maarif  okuluna uğrayarak Liberya vize formunu Sümeyye adlı bayan öğretmenle doldurdum.

 

13-Takonko beach: Liberya elçiliğinde yakın. Deniz girilecek gibi değil. Denizi bile kirletmişler. Kum üzerinde koyulan masalarda insanlar bir şeyler yemeye geldikleri dahil.

Zaten şehir Atlantik kıyısında ama deniz kısmı kapatıldığından göremiyorsunuz bile.

 

 14-Soumba Şelaleleri:

Şehre iki saat mesafede .

15- Atoll Adaları:

 

Limandan tekne turuyla sakın Atoll Adaları’na gidip denize girebilirsiniz.

 

A-Kassa(Loos -Iles de Los adaları)

Adaları: 

Balık pazarından sonra ki limandan doldukça kalkan yerel bot ile yarım saatten daha az zamanda ulaşabiliyorsunuz. Tek yön 5000F.

Ada bildiğimiz kırık dökük evler, çöplü sokaklar. Ama Sorti yoluna doğru giderken Plaja inebilirsiniz. Kırmızı  renkli kalın kumu ve düz büyük kayaların arasında  güzel bir plaj Suyu temiz. Ben ishal olduğundan ayaklarımı sokmakla yetindim. Sahilde kalabileceğiniz başı hotel ve restoran da var.

Bu adadan 6-7 km uzaklıkta .Motor taksi ile tek yön 10000F.Yol toprak olup düzgün değil. Ama yol boyu yeşillik manzarası güzeldi.

 

 B-Sorro adası

 

Burada yerleşim yok. Sadece beyaz kumlu plajları ve temiz denizi var. 

Burada daha düzgün kalabileceğiniz yuvarlak evler var. Plajı da sakin ve keyifli.

C-RUM ADASI

Yine Konokry limanı dan bot ile 40 dakikada veya Sorro’dan kiralayabileceğiniz küçük bot ile gidebilirsiniz.

 

N'ZÉRÉKORÉ 

 

 

Konokry-N'Zérékoré(891 km,18 saat)

 

Bu yol da çok kötü olduğundan gözüm almadı. Nimba dağını Fildişi sahilinden de görebileceğim..

 

Gine'nin güneydoğusunda yer alan N'Zérékoré,  doğal güzellikleri ve etnik çeşitliliğiyle tanınır. Burada yerli halkın geleneksel dans ve müzik gösterilerini izleyebilirsiniz. Ayrıca N'Zérékoré'de bulunan Nimba Dağı, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almaktadır.

 

 Nimba Dağı: Yasaklı Doğa Siti: UNESCO tarafından koruma altına alınan bu bölge, zengin biyolojik çeşitliliği ve tertemiz havası var.

17 bin 540 hektarlık bir alan üzerine kurulu olan bu sit alanının beş bin hektarlık bölümü Fildişi Sahilleri topraklarında kalıyor..

 

SİERA LEONA’ ya GEÇMEK

 

1.yol:

Konakry'den bulunduğunuz yerden ”Bambeto gar vatür” istasyonuna gidiniz .Buradan doldukça kalkan  taksi dolmuşlar var. 160.000 Frang. Arsız şoför, önce küçük sırt çantam için 50.000=250 TL bagaj para istedi. Kucağıma alırım deyince polis yasakladı deyince polisiniz rüşvetçi dedim. Sonra 30.000 F indiler. Vermedim., Zaten üç kişilik arkada yine dört kişi istif seklinde geldik. Yanımda ki de iki kişilik kadar şişmandı.

kontrol noktasında Gine polisi pasaportuma baktı. Bir şey bulamayınca sarı humma aşı kartımı istedi. ”Aşı kartı olmadan vize alınmadığımı söyleyince pasaportumu geri verdi. Aslında, aşı 2016’dan önce ise rüşvet almak için zorluk çıkarıyorlarmış .

 

Not: Medina’dan da Freetown’a taksi dolmuşların kalktığı söylendi ama emin olamadım.

Yol güzergâhınız:

Konokry-Coyah-Mafrinya-Forecariah–Pamelap(Sınır)

Freetovn(264km)

_4saat 40 dakikada  yemek molası dahil yanyana iki sınırı geçtik. Sınırdan sonra 3 saat 40 dakikada Freetown’a otobandan geldik.

Biraz ilerleyince hemen Türk camisi olduğunu tahmin ettiğim camiyi gördüm. Evet Türk  bayrağı vardı. Nedir bu Türkiye'nin Afrika’ya camii yapma sevdasi? Bunum bir amacı olmalı! Yakın da patlak verir.

 

Not: Konakry -Siera Leona elçiliğinde yeşil pasaporta vize olmadığını söylememe rağmen bana bir çok dokümanın fotokopisini ve 80 Dolar istemişlerdi. Sınırdaki polisler Güler yüzlüydü. Bir şey sormadan damgayı vurdular.

2.Yol:Konakry’den 100 Dolara daha hızlı Freetown’a da gidebiliyorsunuz.

3.Yol:eğer N’zerekore’ye gittiyseniz geri gelirken 

 

Guecke Fougou’da inip— Freetovn(496 km.)

 

 

Siera Leona’da görüşmek üzere