7-SİERRA LEONE
VİZE
Konakry-Siera Leona elçiliğinde
Pasaport fotokopisi, doldurulan formun
fotokopisi ve tek giriş için 80 Dolar ,çoklu giriş için 150 dolar, U.B a
Bank
600120500024-60 Nolu hesaba yatırıp
evrakı aldıktan sonra elçiliğe baş vurunuz.
Benim yeşil pasaporta vize olmadığını
söylediğim halde tüm bu evrakları hazırlattırdılar. Para istediklerinde “Vizeye
ihtiyacım olmadığını “ tekrarladım. Görevli ısrarla var dedi. Hatta Türk
elçiliğini aradım. ”Onlarda vizeye ihtiyacının olduğunu söylediler” yalanını
attı. Ben de ısrarla yok diye direndim
.Nereden öğrendiyse bu sefer olmadığını söyledi .Ama bu sefer de Türk elçiliğinden bu konuda yazı getirmemi söyledi. Türk
elçiliğinden ise “iki ülke arasında ki anlaşma zaten imzalanmış. Böyle bir yazı
veremem. Sınıra gidince bir problem çıkarırlarsa freetovn’da ki
nöbetçi Türk elçilik numarasını ara ”dediler. Ben de yola koyuldum.
Birbirine iki yakın sınır kapısından hiç
sorunsuz damgayı vurdular.
—----
Sierra -Leone Türk elçiliği adresi:
Freetown -Turkish embesy, West African
sunshine estates,Aberdeen beach
No:+23280400400-Freetown
-7-24 açık olan,sınırlarda veya herhangi
bir yerde problem ile karşılaştığınızda Türkçe konuşabileceğiniz
Freetown Türk elçiliği Nöbetçi numarası(WhatsApp): Freetown, Türk elçiliği
nöbetçi numarası: +23232030874
DÍL
Sierra Leone'nin resmi dili İngilizce
olmakla birlikte, günlük hayatta Krio (Yerel Kreol), Temne ve Mende gibi yerel diller
yaygın olarak konuşulur;
DIN
Nüfusun büyük çoğunluğu (%70-80)
Müslüman, genellikle Sünni mezhebindendir
, geri kalanı ise Hristiyan (
Protestanlık ve Katoliklik ve geleneksel yerel İnançlar (Animizm): Küçük bir
azınlık tarafından benimsenir.
PARA
Birimi, SierraLeonesi( SLL)
1 Dolar=20969.47 SLL
10 Dolar=241.50 SLL
—
1 SLL=1.79 TL
10 SLL=17,87 TL
Elimde kalan 90.000 Gine Franginı sınır
geçişlerinde bir türlü değiştiremeye fırsatım olmadı. Freetown'a gelince
Lumley'de Lumley Park'a yakın yerde para değiştirenler var ama bana sadece 180L
verdiler. Yanımda gelen genç, aracı parası almak için de bu kadar düşük vermiş
olabilirler. Yani adamlar,450 TL'de 250Tl kar etmek istiyorlar. Ama şehir
merkezinde Adalet sarayının önünde 340 dolar verdiler.
Bir polisin maaşı 2000 TL olunca
hırsızlık yapmaları normal sayılıyor.
Pazarda tek bir dolmalık biberin fiyatı
45 TL, alışveriş merkezinde 120 TL. Burada da sebze ve meyve çok pahalı.
TARİH
Sierra Leone, ya da resmî adıyla Sierra
Leone Cumhuriyeti, Batı Afrika'da bir ülkedir. Portekizliler ülkeye, bölgede
bol miktarda aslan bulunmasından dolayı aslanlı dağlar veya aslanlı sıradağlar
anlamına gelen bu ismi vermişlerdir.
Komşusu Liberya gibi özgür bırakılmış
Afrikalı köleler tarafından 1791'de Freetown'u kuruldu. İngiliz
sömürgeciliğinden sonra 1961'de bağımsız hale geldi. Ancak ülke 1990'lardan
2002'ye kadar yıkıcı bir iç savaş yaşamıştır.
YÖNETIM
Kuzeydoğusunda Gine; güneydoğusunda
Liberya ve güneybatısında Atlas Okyanusu bulunur.
Sierra Leone’nin yüzölçümü 71.740
km2'lik ve nüfusu 8.5 milyon.
.
YEMEK
Ulusal yemekleri arasında
Cassava Leaf: adı verilen köklü
bitkilerin yapraklarından yapılan bir yemek bulunur. Bu lezzetli yemek, farklı
baharatlarla pişirilerek zengin bir tat ve aroma kazanır.
Jollof Rice: Sierra Leone
mutfağının vazgeçilmez bir parçasıdır. Bol miktarda sebze ve baharatla
hazırlanan bu pilav, damak zevkinize hitap edecek bir deneyim sunar.
Okra soup:bamya, hurma yağı,
balık, maggie, soğan, biber, tuz ile yapılan sulu yemek. Çok baharatlaydı.
KISA KISA
-Gine halkından da daha fazla kaba ve
hayal edemediğiniz kadar arsız ve rüşvetçiler.
-Ülkede hatırı sayılır Lübnan ve Hintli
nüfusu yanında Çinliler de var. Bunlar ticaret ile uğraştıklarından zenginler.
FREETOWN
Ulaşım:
-kek-keh(tük tık): En çok kullanılan
ulaşım aracı
-Motosiklet: Bir yerde durmanız yeterli.
Sizi bulacaklardır.
-Poda posa: Dolmuş.
Dolmuş ücreti, tuk tuk ücretinin üçte
biri kadar daha ucuz.
-Şehir içinde Lumley parkı (büyük otobüs
durağı)na kadar belediye otobüsleri de çalışıyor.
başkent Freetown aslında güzel bir
şehir. Şehir içi yolları çift yönlü biraz dar ama asfalt ve düzgün. Özellikle
çevredeki birçok yeşil tepelerdeki yerleşimlerin manzarası çok güzel. Buradaki
evler de diğer ülke evlerine göre daha bakımlı.2-3 katlı güzel evler ve binalar
var.
Şehir içindeki sahil çöplerle çok
kirletildiğinden gitmek uygun değil. Yağmur mevsimi çöplerle tıkanmış su
oluklar yağmur suları ile birlikte denize gidiyorlarmış.
Türk elçiliğinin de bulunduğu “Lumley
Beach Road” sahili bile kirliydi. Ama şehir içinde sahil boyu şık otel ve
kafeler bulabilirsiniz.
Yine bu semtte ilkokul ve anaokulun
olduğu Türk okulu var. Lübnanlıların okulu da varmış.
Gezilecek yerler:
Cape Sierra Leone Denizfeneri
Connaught Hastanesi,
-National Museum : Giriş 150 L. Son
derece bakımsız, sıradan bir müze. Hemen karsısında
-Cotton Tree
bu ağaç, kölelerin özgürlüğe kavuştuğu
ve şehri kurdukları yer olarak kabul edildiğinden tarihi önemi var.
Hemen yakınında
-Adalet sarayı: Gösterişli kolonyal
bina.
-Peace Müzesi:
Denize doğru yürüdüğünüzde
-St. John Katedrali
Temiz ve bakımlı
Hemen karşı kösesinde
-Big Market: Hediyelik eşya almak için her şey bulabileceğiniz kapalı güzel bina.
Biraz ilerisinde
-King Jimmy: Burası aslında deniz kenarında yerel market. Resmen çöplük yuvası. Denizin
kenarı yığınla çöple dolmuştu. Domuzlar besleniyordu. Burada denizin içinde çok
da anlayamadığım taş kabartmalı parça, bir kapının parçasıydı.
-Ulusal Demiryolu Müzesi
Şehre girerken tabelasını görmüştüm. Merkeze
uzak. İlgimi çekmediğinden gitmedim
Eski trenler, belgeler ve
fotoğraflarla ülkenin ulaşım geçmişini anlatıyor
ANI: Şehir içini ezdikten sonra geri dönüp otobüs istasyonuna giderken
Deniz kıyısında feribotu gördüm. Biraz daha deniz kıyısı temiz göründüğünden
yan taraftaki iskeleden iki foto çektim .Arkamdan bir adam bağırdı. Para
istediğini düşünerek önemsemeden devam ettim. Sonra "Askeri bölgede foto
çekmek yasak "deyince fotoları silip devam ettim. Adamın gönderdiği çocuk
girerken kimsenin olmadığı kapıyı kilitleyince yan tarafta ki açık telde dışarı
atladım. Bu sefer adam,
Yoldaki adamlara beni
engellemesini söyleyerek .peşimden geldi.
Fotoları bulamadı. İnsanlar çevremize
toplandı. Resmen terörist muamelesi gördüm. Adam "Sen Amerikalı
ajansın deyip pasaportumu istedi. Sabah Liberia elçiliğine vize için
pasaportumu bıraktığımdan fotokopisine inanmadı. Aracı ile yakındaki eski fahri
Türk konsolosluğuna giderek Türk olduğumu kanıtlamamı istediğinden gittik. Türk
elçiliğini aradılar. Adam ikna oldu ama yetmedi
Hırsından tam inanmak için elçilikten
birisini istedi. Elçilikten görevli gelen Türk ve Türkçe bilen Sierra
Leone'li görevli ,benim çok sinirli olduğumu görünce beni konsolosluğa
bırakarak, birlikte adamın yanına gittiler. Sonra gelip beni alıp elçiliğe
birlikte döndük. Meğersem orada adama
biraz rüşvet vermeliymişim. Yetmedi.
Ertesi gün elçilikte ki görevliyi limana
çağırıp sorguya almışlar. Beni de elçiliğe çağırıp konuyu alttan almamı, hatta
konuşmamamı söylediler. Üç elçilik
görevlisi ile birlikte polise gittik. Elçi, izinde olduğundan telefonla
gerekli yerlerle konuşmuş. Bir kasıt olmadığını anlatmış.
İnanmakta zorlanabilirsiniz. Gittiğimizde
üst kademeli polis yayvan değil resmen uzandığı yerde olayı anlatmamı istedi
.Bir kez doğrulmadı bile. Aşağılık duygularını tatmin ediyorlar. ”Beyazlar,
elimize düştünüz” demek istediler. Yetmedi.
Yan odaya yazılı ifade vermeye gittik. Türkiye'de
okumuş Türkçe bilen genç (daha önce elçilik görevlilerince konuşulmuş.) çevirmen
olarak geldi. Sayfalar dolusu ifade verdim. Ne saçmalıklar. Neden gelmişim? Yasa yolu
yollardan bu ülkeye girmişim! Çevirmen yeşil pasaporta vize olmadığını açıkladı.
ajan mıyım? PKK'lı mıyım? Buralara gelmem için parayı PKK mı vermiş?
Yoksa işitli miyim? Recep Tayyip Erdoğan
benim burada olduğumu biliyor muymuş. Aslında ”Kendisi amcam olur. Sürekli
konuşuruz. Beni çok merak eder.” demeliydim. Zor zapt ettim kendimi. Bu arada
çevirmen sürekli bunlar para istiyorlar. O nedenle uzattıkça uzatıyorlar. Siz (Elçilik
görevlileri) olduğundan utanıyorlar. Biz hep
böyle yapıyoruz” diyor. Artık sorularla iyice terbiyesizliğe vurdular. Şoka
girdim. Sayfalar doldu. En sonunda imzalamaya gelince haklı olarak Elçilik
görevlileri aralardaki boşlukları ya doldururlar da diye karşı çıktılar İfade
tutanaklarının fotoğrafını da çektirmediler. Sadece çevirmen ve ben imzaladık.
Ben bu saçmalığa Elçilik görevlileri meşgul ettiğim için çok ama çok üzüldüm. Belki biraz para verdiğimde iş hal olacaktı
ama beş kuruş vermek istemedim. Ortada
bir şey yok.
ama ortada hiç bir şey yok. Amaç sadece
para koparmak. Ne denli
kuvvetli bir ülke olduklarını reklam etmek.
Hep iddia ettiğim gibi Afrika'nın
düzelmesi yıllar alır desem de az gelir. Düzelmez. Toptan eğitim şart. Ayrıca
Atatürk gibi bir Lidere de ihtiyaçları var.
UZAKLAR
Tacugama Şempanze Rehabilitasyon Merkezi :
Freetown'un 12 km dışında yer alan bu
merkez, kaçak avcılardan kurtarılan şempanzeleri koruma altına almak amaçlı
kurulmuş.
Merkezden dolmuş ile yol ayrımına kadar
gidiniz. Yukarıya yürüyerek veya geçen bir araçla gidiniz.
Giriş 35 L. Yanınıza verilen rehberle sadece Tel örgülü büyük bahçenin
içindeki şempanzeleri görüyorsunuz. Bir de beklerseniz ormanda dolaşan şempanzeleri
yine tel örgülerinin dışından görme şansınız var. Bana doyurucu gelmedi. Bulunduğunuz
yere geri dönünüz.
BUNCE ADASI
Freetown 36 km bot ile 2 saatten fazla
Atlantik okyanusunda ki tarihi bir köle ticareti merkezi olan bu adafa, 18.
yüzyıldan kalma kalıntıları görebilirsiniz.
Rehberli tur satın alabilirsiniz.
Şehrin bitiminden sahil boyu dolmuş, otobüs
vb. ile devam ettiğinizde sırasıyla
1-River No. 2 Beach
Ana yoldan yol ayrımında inip denize
doğru yürüdüğünüzde ücretsiz gireceğiniz sahil de var. Sola doğru yürürseniz
ücretli sahili göreceksiniz.
Atlas Okyanusu ile
“River no 2” nehrinin birleştiği yerde büyük
ağaçların altında ki bu pudra gibi beyaz kumu olan plaj çok güzeldi
Giriş 25L.Duş,tuvalet var. Ben gittiğimde
kimse yoktu. Özellikle hafta sonu kalabalık oluyormuş. Kalmak için yer,
restoran, kafe vb. var.
Nehirde tekne turu yapabilirsiniz. Ayrıca
nehir üzerinde gezinen çardakta bireyler yiyebilirsiniz.
Gün batımını izleyebilir , denize
girebilir ve deniz sporları yapabilirsiniz.
araçla bir 10 km daha ilerlediğinizde
polis kontrol noktasından
Eğer dümdüz giderseniz Waaterloo’ya
gidersiniz.
Polis noktasından sola biraz aşağı doğru
gittiğinizde
2-Bureh Beach
bu plaj, sörf gibi birçok
deniz sporunu yapabilirsiniz.
Bu plaj çok daha bakımlı ve şık.
Kalınacak bungalovlar çok daha güzel.Plaj yine çok güzel. Giriş 20 L.
Buradan aşağı doğru indiğinizde
3-KENT-BANANA ADASI
Kent kasabanın aşağısına araç ile indiğinizde
Kent Sahilden sadece özel bot ile
banana adasına gidilebiliyor.
Ben gittiğimde kimse yoktu. Yarım saatlik
bot ile gidiş dönüş önce arsiz adam 1000L=2000 TL istedi. Sonra bir başkası
500L olur dedi. Baktım adaya gitmek isteyenler geldi. Bir ben yabancı turist
olmak üzere 6 kişi, adaya gittik. Ada aslında çok güzeldi. Ama ben dışarıya çöp
atma konusunda keskin olduğundan her tarafta çöp görünce enerjim düşüyor. Burada
yeşillikler biraz çöpleri saklamıştı.
Adanın girişinde Denizi gören, tamamı ağaçtan güzel bir otel yapılıyordu. Biz
dört kişi rehber eşliğinde adayı gezdik. Narenciye, muz, Papaya, mango, avokado
gibi birçok meyve adada yetişiyor. Her tarafta görkemli koton ve farklı ağaçlar
da vardı. Sakinleri genelde 150 yıl önce İngilizlerin bıraktığı dıştan güzel
evlerde yaşıyorlar. Döküntü evler de var. Adada yine İngilizlerden kalan kilise
ve sonradan yapılmış Camii var. Kocaman salonun bir köşesi de okul olarak kullanılıyordu. Adada hala İngilizlerden kalan toplar duruyordu. Bu adanın
çevresi de küçük yeşil adacıklar var.
ANI: Geri döndüğünüzde ücretler toplanıyordu.
Gelen yerli turiste sorduğumda “Bilmiyorum. Botu getiren adam sor”
deyince aslında beni el birliği ile kazıkladıklarını anladım. Ama önce o
kadar yüksek isteyince gel -git 150 K=300 TL normal diyerek verdim. Sonra dönüş
yoluna doğru yürürken yerli genç tek yön gidişin 20 L olduğunu
söyleyince çok sinirlendim. Yolum uzun olmasaydı geri dönüp hesap soracaktım.
Afrikalılar, bir beyazı kazıklanmadan hiç utanmıyorlar. Bunu görev biliyorlar.
Bana yerlilerin ücretinin 4 katını söylemişler. Ayrıca adadan bizim bot
ile geri dönenler de ücret ödemedi.
Zaten bu adaya gitmek isterseniz kimse olmazsa
bile bekleyin. Kesinlikle adaya gitmek isteyenler olacaktır.
Ben adadan motor Bike ana yola çıkıp 6
km ilerdeki “Waterloo” ya araç ile kalmaya gittim .Eğer vizem hazır olsaydı
buradan direkt Liberya’ya gitmek için Bo’ya gidecektim.
WATERLOO
Liberya’ya geçerken uğranılan yerleşim.
Buradan Freetown’a ilk kez geçerken Türkiye'nin
yaptırdığı “İsa Camiinin önünden geçmiştik. Akıllı Müslüman Türkler ,bu camiye
bu ismi vererek Hristiyanların da gönlünü hoş tutmuşlar.
Bu şehirde zamanınız olursa nehirim
olduğu yere gidip bot ile tur yapabilirsiniz.
Ertesi gün elçilik, vizenin hazır
olduğunu söyleyince tekrar freetown:a gidip aynı gün Waterloo’ya dönmek zorunda
kaldım.
bu sefer Waterloo’dan Freetown’a sahil
yolundan değil de iç kısımdan gittim.
Waterloo–Jui kavşagi- Wilberforce
kavşağı(Freetown) yolundan dolmuşlarla gittim.
LIBERYA’YA GIDERKEN
Freetown-Waterloo-Bo(3 saat, otobüs
sabah 6 ‘da kalkıyor, Daha sonra dolmuş var.Freetown’dan da sabah 6 da kalkan
otobüs waterloo’’dan geçiyor.
Ben ,ilk kez dört yolcu ile gerçek
taksi ile Bo'ya iki buçuk saatlik konforlu yolculuk yaptım. Araç, yeni ve temizdi.
Yol gayet düzgün asfalttı.)
-Bo-Potoru(73 km,Dolmuş,50L-Tiwai köyü(17
km, Toprak yol, motor ile 40 dakika, tek yön 100 L, Araç ta bu toprak yoldan
geçiyor.)
Bu yolların her iki yarafida yemyeşil
palmiye ağaçları ve diğer ağaclar vardı.
TİWAİ ADASI
Tiwai köyü ve adası: Mia nehri üzerinde
yer alan bu ada, Pygmy hipopotamları, “red Collobus Monkey”gibi türleri
çok az da olsa görme şansınız olabilir.
maymun türleri ve timsahları ile
biyolojik çeşitliliğe sahiptir.
Nehrin kenarında ki bu köyde nehre
yakın bir eco çadır kampı var.
Köyde nehre yakın çadır kampında yemek
dahil bir günlük kalma ücreti 100L. Çadırları, onlar veriyor. Çadırlar, yanları
açık, üstü otlarla kapatılmış çardağın altına kuruyorlar
İsterseniz adada ki iki tane kampta da
geceliği 50 Dolardan kalabilirsiniz.
Bot ile adaya geçip yürüyüş yapmak 100 L.
Bu köyde bütün aletler Güneş
enerjisi ile şarj ediliyor. Kamptan nehre indiğinizde hemen nehrin
kenarına güzel ahşap binanın balkonunda telefonlarınızı ücretsiz şarj edebiliyorsunuz.
Küçük hipolar, gündüz nehrin dibinde olup gece karaya
çıktıklarından iki Alman turistle kafa ışıkları ile rehber eşliğinde
adaya motorsuz bot ile uzun bambu çubuğunun yardımı ile geçtik. Çok yoğun ” Ceiba Pitanda”adlı
gibi büyük ağaçlar ve aralarda çalılar olan ormanda rehberler yol açmak için bazı
dalları ellerinde getirdikleri kesici aletle kestiklerinden takılıp
düşebilirsiniz. İki buçuk saat yürüdüğümüz halde hipo göremedik. Sadece
dalda uyuyan mavi, turuncu beyaz harika bir küçük kuş ile Küçük bir yılan
görebildik. Görme şansı çok az. Aslında onlarda bunu biliyor. Turistlere umut
vererek ekmek kapısı bulmuşlar. Zaten son anda anlaşmanın çok dışında da para
istediler. Arsızlar. Bu Ada özel ve güzel bir ada ama doğru dürüst bir şey
göremeyeceğinizden gitmenize de çok gerek yok.
Ertesi gün ben tek başıma aldığım tur
ile erkenden maymunları görmek için tekrar adaya gittik. Kavga seslerinden
maymunların nerede olduğunu anlıyorsunuz ama onları da yakından görme şansınız
Yok.
1-Eğer Gola Ne.P
gidecejseniz Zimmi’ye yakın.
GOLA YAĞMUR ORMANI ULUSAL PARKI
flora ve faunası zengin bu parkta
doğa yürüyüşleri ve kuş gözlemi
yapabilirsiniz. Ben daha önceki deneyimlerinden Batı Afrika’da ki
Ulusal parklara artık gitmiyorum.
Poturu- Zimme Kaymak gibi asfalt olan bu yolu motosikletli gittim. Hemen
burada önümü kestiler. ”Bu motorla
sınıra gidemezsiniz. Ben goturebilirim.200L.Tabiki yalan. Buralarda herkes
yaptığı hırsızlığa bir kılıf uydurmuş. Motorcu bu arada ortadan kayboldu. Önce
hemen girişteki kontrol noktası, pasaportumu kontrol etti. Buradan sınıra doğru
10 km yolu yürümeye başladım. Motorcular peşimi bırakınca sınıra giden bir
araçla gittim. Once Sierre Leone damgasını vurdurdum. Yürüyerek Liberia
damgasını vurdurdum. Bu arada
para değiştirenler çok az verdiği için vaz geçtim. Yola çıkıp “Robert kavşağına”
kadar taksi ile bayağı gittik .Taksi
Monrovia’ya devam etti.Ben yeni bir taksi ile harika yol manzaralar eşliğinde
geniş toprak yoldan Luberya-Robertsuport’a geldim.