|
Genelde gezi yazılarının birçoğu, sizi heveslendirecek,daha çok anı ayarında okuması zevkli yazılar.Benim yazılarım,albenisi olmadığından '' Acaba nereye gitsem '' diyenler için değil de gideceği yeri kesinleştirmiş olanlar için. Yazılarımın gezerken yüklediğimden, çok imla ve anlatım hatalarım var. Fotoğraflarımın olduğu hard diskimimin birini abim, diğerini arkadaşım kaybetti.Kalan fotoğrafları toparladığım yeni hard diski de düşürüp ben bozdum.Üzgünüm
|
4-GAMBİYA
VİZE:
Önemli: Gambiya vize ücreti maalesef alacağınız yere göre
değişiyor
1-Eger vizenizi Ankara Gambiya ekiciliğinden almak isterseniz(2025)
Elçilikten aldığım bilgiler:
Vize'yi Ankara elçiliğinden alır almaz başlıyor.
Ankara'da vize aldıktan sonra üç ay içinde ülkeye giriş yapmalısınız. 90
gün kalabilirsin.40 Dolar.
Ama Gambiya’da ki Türk okulunda çalışan öğretmen Ankara’dan
üc aylık, tek girişli 100 Dolara almış, çok girişli 200 Dolar.
Elçiliğin gönderdiği
mesaj: Sayın İclal Hanım,
Gambiya Elçiliği’ne göndermiş olduğunuz maile istinaden, Şubat veya Mart
2025 tarihinde Mısır üzerinden seyahatinize başlamadan ve Gambiya’ya gitmeden
önce Ankara’ya gelerek vize almanızı tavsiye ederim.
Gambiya turist vizesi başvuruları Pazartesi - Perşembe günlerinde saat
10:30 – 12:30 arasında kabul edilmektedir.
Randevu almadan vize başvuruları kabul edilmemektedir ve evrak teslimi
yapılmamaktadır. Büyükelçilik tarafından istenen tüm belgeler hazırlanmış ise
vize başvuru randevuları gamembank@gmail.com adresine
mail atılarak alınmaktadır. Pasaportu teslim almak için tekrar haber
verilmektedir.
Gambiya Turist Vizesi tarafınıza aşağıdaki şartlar kapsamında
verilmektedir;
- 40 Amerikan Doları (Vize Başvuru Ücreti her bir kişi için)
(Banka Dekontunun açıklama kısmına Vize Başvuru sahibinin ismi, soy ismi ve
pasaport numarasının yazılması suretiyle, vize başvuru ücreti dekontunun
Garanti Bankası’na yatırılıp Gambiya Büyükelçiliği’ne teslim edilmesi önemle
rica olunur.)
(IBAN NO: TR15 0006 2000 4080 0009 0870 20)
- Uçak Bileti Rezervasyon Bilgileri ve Otel Rezervasyon Bilgileri
(Her bir kişi için)
- İki (2) Adet Biyometrik Resim (Her bir kişi için)
- Vize Başvuru Formu (Her bir kişi, Vize Başvuru Formunu doldurması,
imzalaması ve tüm evraklarla birlikte Elçiliğe kendisi teslim etmesi
gerekmektedir (ve vize işlemleri sonrasında tekrar pasaportunu geri
alabilmektedir.) (veya vekalet verdiği kişiyi gösteren imzalı yazı ile bütün
evraklarını teslim edebilir ve pasaportunu tekrar geri alabilmektedir.). Ayrıca
ekteki dosyada Vize Başvuru Formunu da bulabilirsiniz.
- İstenilen evrakları ve pasaportu teslim ettikten üç veya dört (3 veya 4 )
gün sonra pasaport tekrar verilmektedir.
Eksik evrak olduğunda ise kesinlikle vize verilmemektedir.
Saygılarımla,
Haluk Ergin
İdari İşler Asistanı
Gambiya Cumhuriyeti Büyükelçiliği
Rafet Canıtez Cd. Rasih Kaplan Sk. No:8, 06450, Oran - Çankaya – Ankara
Tel: 0312 442 57 71
Fax: 0312 442 57 0
Büyükelçi Alkali Fanka Conteh
Kançılarya:
Rasih Kaplan Sk. No:8 Oran/Çankaya/Ankara
: +90 (312) 4425771
: +90 (312) 4425707
2-Not:Karayolu ve hava yolunda kapıda vize yok deseler de ( Aslında Gambiya
vizenizi herhangi bir elçilikten Senegal- Gambiya Kara sınır kapısından
da alabiliyorsunuz. Buradan
kapı vizesinin ücretini öğrenemedim. Ama Gambi’yadan Senegal’e tekrar girerken
vize ücretinin 7000 CFA=20 Dolardan daha az olduğunu öğrendim.
3-Hava alanında limanda çalışan Türk işçiler, 1400 Gambiya Dolaris= 20 Dolar’a
vizelerini almışlar. Ama ülkeden Çıkarken de 20 Dolar daha ödüyorlarmış.
Emin değilim. Burada çalıştıkları için fiat değişmiş olabilir.
4-Eğer Gambiya vizesini Moritanya-Nouakchott takı Gambiya elçiliğinden
alacaksanız ,iki foto, pasaport fotokopisi, form doldurup ,2500 U (63
Dolar)ödeyerek alıyorsunuz. Türkiye’de Gambiya elçiliğinden 40 Dolardı.Vizeyi
aynı ücretle 3 ay, bir yıl ,çok girişli veriyorlar. Sadece istedikleri
vize ücreti.
Ama sınırda polis kaç gün kalacağımı sordu. Ancak bir aylık vize verdi. Siz
her ihtimale karşı iki ay kalmacam deyiniz
Bu elçiliklerdekiler çok samimi davrandılar. Zaten benden başka vize alan
yoktu.
Normal bir gün sonrasına vize veriliyor. Ben aynı gün aldım.
3-Not: Dakar’da ki Gambiya elçiliği Cuma öğleden sonra çalışmıyor. Vize
ücreti 2500CFA istiyorlar.(2025
4--Avrupa birliği vatandaşlarına vize yokmuş. Sadece hava alanında 10 Euro giriş parası alıyorlarmiş.
GENEL
Gambiya, eski İngiliz sömürgesi.
Gambiya, Afrika kıtasının batısında yer alıyor. 11 bin 295 kilometrekarelik
yüzölçümüyle bulunduğu coğrafyanın en küçük bu ülkesi ,bizim bir şehrimiz
kadar. İki milyona yakın nüfusu var.
Çevresi Senegal ile çevrelenmiş. Adeta muz şeklindeki Gambiya, Senegal in
içine 20x50km ‘lık bir tırtıl gibi girmiş.
Atlas okyanusu sahili 80 km uzunluğunda .
TARIH
Sömürgeci Avrupalılardan önce Sudan ve Malı krallıklarının egemenliğinde
olan bölge de halkın çoğunluğunu buralardan gelen Mandingolar oluşturuyordu.
Altın umuduyla gelen sömürgeciler istediklerini bulamayınca esir ticaretine
yönelmişler.
İngiliz sömürgesi iken 1965’de bağımsızlığına kavuşmuş. Şimdi bir
Cumhuriyet!
DIN
Yüzde doksanı Müslüman.
DIL
Resmı dili İngilizcenin yanında Mandınka, Wolof, Fula gıbı yerel diller
kullanılıyor.
PARA
Para birimi: Gambiya Dalarisi(GMD)
1 USD 72,77 GMD
5 USD 363,85 GMD
10 USD 727,70 GMD
20 USD 1.455,40
Türk lirası olarak
1 GMD=0,59 TRY
5 GMD =2,94 TRY
10 GMD=5,88 TRY
20 GMD=11,77 TRY
Bir öğretmen maaşının 100-150 Dolar olduğu söylendi . Ülkede, sebze ve
meyve dışarıdan, en yakın Senegal’den gediğinden çok pahalı.
Bir kilo doğanın kilosu 60 D=36 TL ‘idi.
Tek elma 35 D= 22 lira. Tek armut 50 D. ve daha fazlası. Üç tane mandalina
100 D.
Bir kilo muz150 D.
I kilo domates 150 D.
Küçücük, buruşuk beyaz lahana 100 D.
Ama et ve balık bize göre çok ucuz. I kilo et 500 D. Normal bir kilo
balık 300-500 D.
Bu insanlar nasıl geçiniyor? Zaten pazar tezgahların da biraz domates,
birkaç tane biber vb. şeklinde sebze satılıyordu. Balık bol ve taze. Ama
sineklerden balığı tanıyabilirsiniz. Kurutulmuş balıkların kokusuna ben dayanamadım.
İnsanlar bunları yiyorlar.
YAŞAM
Aslında bu yakın ülkelerin kültürü birbirine çok benziyor.
-Genelde Batı Afrikalılar sarı siyahlar. Uganda, Ruanda ,Kenya insanları
bayağı siyahtı.
-Sınırdan Gambiya-Barra’ya giderek beyaz başörtülü öğrenci grubunun içinde
peçe takmaları moralimi bozdu. Gambiya, Senegal ‘e göre daha dindar olduğunu
hemen fark ediyorsunuz. Burada ki bayanlar başlarında ki fularları boyunlarını
da da kapatacak şekilde bağlıyorlar. Başları kapalı, omuzları, sırtları
,göbekleri açık burada daha az gördüm.
-Yilbasi gecesi fertleri bayan olan kaldığım ailede kutlama yapılmadı.
Sonradan öğrendim. Banjul’da “Kültür festivali” adı altında kalabalık
kutlamalar olmuş. Eve dönerken mahalle arasında karanlık yol üzerinde düğün
için hazırlık yapılmıştı. İzin alarak hemen katıldım. Ülkenin muzi ve
danslarını göreceğim diye heyecanlandım.
Başı kapalı açık mavi elbise giymiş duvaklı gelin ile aynı renkte yerel
kıyafet giymiş sakallı damat ve arkada nedimelerimizle gelip hazırlanan
tahtlarına oturdular. Düğün için tutulmuş fotoğrafçı, poz verdirerek
fotoğraflarını çekti. Sonradan isteyen davetli biraz ileriden gidip tavuk
,pilav paketini aldı. Düğünün bittiğini söylediler. Nedenini sorduğumda ”İslam”
dediler. Ama yolun iki tarafında ki gelen konukların kıyafetleri beni şoka
soktu. Birçok h kız, sadece memelerinin içi kapanacak şekilde göğüs dekoltelisi
olan simli uzun elbiseler giymişlerdi. Bazıların sırtı göbek kısmı da açıktı.
Çoğunun başı sıkı sıkıya bağlıydı. Küçük gece çantaları da çok şıktı
Ortalarda dolaşan birkaç genç vardı. Bazı kızlar sarı ve kızıl peruk
takmışlardı. Neredeyse tamamının takma kirpiği vardı. İslam diyerek eğlenemeyen
bu şık giyimli kızlar gelin gittikten sonra ,fotoğrafçıya verdikleri şuh pozlar
daha da ilginçti. Dini baskılardan hep ürkütmüşümdür. Gençler, her türlü
baskıya bir yerde patlak veriyor. İçlerinde ki duyguları engelleyemezsiniz. Atam
minnettarım.
-Yine yolda gördüğüm bir kadın, resmen civciv sarısı peruk takmıştı. Çok
iticiydi.
-Kız öğrencilerin üniformaları da başları hep kapalı. Bazıları başlarına
omuzlarını kapatan uzun pelerin gibi örtü giyiyorlar. Kız öğrencilerden
peçe takanlar az değildi.
-Çok eşliliğin yaygın olmasına şaşırmadım.
KISA
KISA
-Ülkede nereye giderseniz gidin, gökyüzünde çok çeşitli kuşların
uçtuğunu göreceksiniz. Her tarafta kuş cıvıltıları var. Kuş gözlemek için ideal
ülke.
-Kirlilik daha da arttı. Banjul’da büyük mağazaların önündeki ark
çöple tamamen dolmuştu. Namaz vakti çalışanlar bu pisliğin yanında abdest
alıyorlardı.
-Gençler arasında uyuşturucu yaygın.
-Kaldığım ailenin durumu oldukça iyiydi. Gereksiz büyük evde yaşıyorlardı. Evde
ki her odadaki yatak odası takımı çok abartılıydı. Koltuklarda öyle gereksiz
büyüklükteydi. Ama evde kırılan hiç bir eşyayı tamir etmemişler. Altı çıkmış
çekmeceler, kolları kırık kapılar… bu kadar dolap olmasına rağmen giysiler üst
üste öylesine atılmış veya bir yerlere tıkılmış durumda .
Bütün bu kirliliğin yanında çok sıcak olduğundan ve sürekli namaz
kıldıkları dan sürekli duş alıyorlar. Temiz
vücut, temiz giysiler, çok kirli ev!
Beyaz kapıların kol kısımları, ışık düğmelerinin çevresi simsiyahtı. Mutfak
girilecek gibi değildi. Ama Afrikalılar, buzdolabı kullanmıyorlar. Her öğün
taze pişirip yiyorlar. Bu yönleri harika.
KISA
KISA
-Fotoğraf çekilmesine kızıyorlar. İnternete koyacağınızı düşünüyorlar. İzin
isteyiniz.
-Aslında gezmek için ucuz bir ülke. Özellikle ulaşım ve yeme içme. Ama
bakımsız.
-Renkli pazarlar ilginç.
-Burada da youtbe’den Türk dizilerini izliyorlar.
-Süper marketler hariç, küçük dükkanlarda satılan malzemeler çok kalitesiz.
Hele çikolata çeşitlerini denenecek gibi değildi. Türkiye'den gelen
makarnaları gördüm. En kalitesizden.
-Bizdeki artistlerin en abartılı şişirilmiş dudakları kadar iri dudakları
var. Genelde vücutları çok güzel.
-Normal sim kartı dışında İnternete ihtiyacınız olduğunda yakındaki bir
dükkandan 6 TL karşılığı wifi satın alabiliyorsunuz. Ama sadece satın aldığınız
dükkana üç yakın çevresinde 24 saat internet kullanabiliyorsunuz. Oradan ayrıldığınızda
kapanıyor. İlk hangi telefona tanımadıysanız sadece o telefonda
kullanabiliyorsunuz.
-Halk, tarım ve hayvancılıkla ,İngiliz ,Lübnan ve
Suriyeli azınlıklar ise ticaretle uğraşıyorlar.
ULASIM
Demir yolu yok. Karayolu ulaşımı ucuz sayılır. Ama araçlar resmen döküntü.
Genelde nehir ticareti kullanılıyor.
İKLİM:
Kasım, Aralık, Ocak, Şubat(Hatta mart, nisan ,mayısa kadar) en uygun
mevsım. Diğer zamanlar çok rutubet var.
Kasım-Mayıs arası yağışsız sezon. Sivrisinekler bu mevsimde sıtma
taşımıyorlar. Geceleri serin, gündüzleri sıcak ve kuru.
Hazirandan sonra yağışlı, nemli ve sıcak hava başlıyor.
-Güneye indikçe hava sıcaklığı fazlalaştı. Gambiya’da gündüz
terledim. Gece de klimasız yatılmıyordu.
Ama Aralık ve Ocak’ta sabah ve akşam serin ve rüzgarlı oluyordu
YEMEK
-Youie:pilav üstü ,kızarmış balık, haşlanmış mango, tatlı patates,
havuç lezzetliydi.
-Benachin:Bulgur pilavı üstü kızarmış balık ve haşlanmış lahana.
Senegal Sınır -Barra(18 km)
BARRA
Nehrin girişinin bir kıyısında Banjul, karşı kıyısında Barra var.
pirouqe()Piuge),Iki yanı alt taraftan V şeklinde kesişen teknelerle
veya feribot ile geçiliyor.
Renkli pazar yerleri, farklı sebze ve pazarları var.
Bullen Kalesi: Bu kale yıkılmış sanırım. Kimse bilemedi. Kölelerin
hapis edildiği kaleymiş.
Barra-Banjul fery,35D, 40 dakika sürüyor. Ama rüzgarlı havada bir saati
geçti.
BANJUL
(Başkent):40.000 nüfusu var.
Gambia nehrinin okyanusa açıldığı noktada St Mary, eski adıyla Bathurıst
Banjul adası üzerinde kurulmuş.
Adaya kuzeyden feribot ile, güneyden karayolu ile ulaşılıyor.
Sahilin dışında da güzel binaları var.Muayene olduğum özel Mısır hastahanesi ve karşısında ki özel Amerikan tıp fakültesi binası çok modern ve temizdi.
Yine sahile yalik alışveriş mekanları gayet iyiydi.
Kara yolu ile şehre tak’ı geçip girdiğinizde hemen solda
-Adalet sarayı (Yargıtay)
Biraz ileride iç tarafta
-Devlet daireleri ve başkanlık sarayı( Göremiyorsunuz.)
Yürüyerek
-Gambia National Museum(Tarih ve Kültür Müzesi)
Giriş 200 D. Her gün
8-18 arası açık.
1985 yılında ziyarete açılmış.
Aslında içindeki eserler fena değildi. sanki yıllarca el değmemiş gibi
bakımsız müze görmedim. Eserlere ait yazılar, sararmış, kıvrılmış ve düşmüştü.
Biraz ileride
-Kilise
Yürümeye devam ederseniz
Buradan Barra feribotuna yakın
-Albert Market
Meyve sebze, balık ve et gibi yiyecekler, kıyafet, çeşitli mutfak ve ev
ihtiyaç ürünlerinin de satıldığı renkli pazar. Burada toplu olarak terziler var
İstediğiniz modeli dikiyorlar.
Biri Banjul'da iki tane Türklerin işlettiği otel var. Ayrica bu
şehirde yaşayan Liman inşaatında çalışan işçilerde vardı .
Kaldığım deniz kıyısında ki otelin sahilinde güneş varken
gittiğimde kimse yoktu. Siyah sahil kumu denizin girişini de bulandırmıştı.
Ayağıma da yumuşak bir şeye basınca geri çıktım. Biraz otelin havuzunda oyalandım.
Akşam üstü gittiğimde
Sahil boyu gençler futbol oynuyordu. Yürüyüş yapanlarda coktu.
Hatta bir kızın bikinisinin üstü yoktu.
son derece seksi bikiniler giymiş gençler denizde yüzüyorlardı.
Otelin havuzunda da ki gençlerde çok rahattı.
Otelde artık rengi belli olmayan çantamı ve ayakkabılarımı yıkattırarak
rahatladım.
Banjul-Serakunda(14 km, karayolu)
SERAKUNDA: Başkentin güneyinde kıyıda.
Renkli pazarları var.
GEZİ
Önemli not 1: Tüm ören yerlere giriş ücreti 200 D.(Yerlilere 50
D.)
Sadece James adasına giriş ücreti 400 D.(Yerlilere 100 D.)
Hepsine giriş ücretini Milli müzeden alabilirsiniz.
Not 2: Barra, Banjul ve Serekunda birbirlerine çok yakın olduğundan
neredeyseniz oradan gezmeye başlıya bilirsiniz.
1-BAKOU-
KACHİKALLY:
Serekunda-Bakau(7.5 km)
Banjul-Bakau(11 km)
Kachikally Museum and Crocodile Pool(Timsah Havuzu):Giriş 200 D.
Bu kutsal su kabul edilen gölde 100 tane ısırmayan Nil timsahları var.
Charlie(iki buçuk metre) ,güneş çıkınca karaya çıkarmış. Birde iki metre
albino olan beyaz timsah var. Onunla da fotoğraf çektirebiliyorsunuz. Birçoğu
da gölün dışında uzanmışlardı.
Müzesi de gayet güzeldi.
Ayrıca bahçesinde 500 yıllık silk koton(Bamyan) ağacını da görünüz.
Buradan 10-15 dakika yürüme ile
Bakau
craf market
sahile yakın olduğu için çok güzel hediyelik eşyalar vardi.
Beş dakika yürü. Buralarda başka hediyelik eşya dükkanları da var.
2-SAHİL
BOYU
Tüm sahil boyu güzel. Gel git olduğundan Deniz biraz geride kalabiliyor. Ama
sahilde deniz suyuna basarak yürümek keyifli. Özellikle kumsalı harika. Sahil
boyunca lüks hoteller, normal oteller restoranlar, kafeler… var. İistediğiniz
yerde yüzebilirsiniz. Tüm sahil, gece de hareketli oluyormuş. Araç ile
ilerlemek istediğinizde hemen denize paralel en yakın ana yola çıkabilirsiniz .
ANİ
I: Tüm Afrika'da olduğu gibi Gambiya’da da seks turizmi patlamış. Sahil
boyu bir şemsiyelerin altında yaşlı Avrupalı kadın ile Afrikalı
genç yanyana uzanmışlar. Buruşuk Avrupalı adamların yanında torunları yaşında
veya genç Afrikalı kız görüyorsunuz. Avrupalılar yıllarca Afrikayi
sömürmekten bıkmamışlar. Şimdi de gençlerinin peşindeler. Hiç
utanmıyorlar. Afrikalı kadınlar da kendilerini bir beyazın hala kurtaracaklarını
sanıyorlar.
Sahilin en başından başlarsaniz
Sırasıyla
A-Cape point beach: Sahildeki burnun en ucu. Burada ki ‘Ocean
Bay Hotel ve sunbrach Hoteland resort ,çok moderndi. Otellerin
havuzu Avrupalı turistlerle dolmuştu.
Sahili de güzeldi. Buranın deniz suyu daha temiz olunca girdim ama dalga
vardı.
Yarım saat yürü veya araç ile OLC yolunda elçiliklere gidebilirsiniz.
-Senegal Elçiligi: OLC yoluna dik olan “Kairaba” yolu üzerindeki
“ Pipeline” camisinin arkasında
B- Kuto Beach ve digerleri
OLC yolu üzerinde
-Gine Bisau Elciligi
Hemen yakınında
-Turk Maarif okulu(Kotu Palma Roma junction.)Yunus Emre
vakfı da varmış.
C-Sebagambia
graf market
Çevresi kapalı bu alanda Afrika'ya ait ne isterseniz satın alabileceğiniz
dükkanlar var. Ayrıca el işlerinin nasıl yapıldığını da görebiliyorsunuz.
Bu yol üstünde gayet düzenli, temiz ve şık restoran ,kafeler, alışveriş
dükkanları ve binalar var. Böyle bir kafede tamamen Avrupa’daki şekilde servis
edilen mayonezli tavuk yedim.
Sahil yakın olduğundan gecesi de hareketliymiş.
Kısa bir yürüyüş ile ana yoldan devam edip aşağıya doğru indiğinizde
-Gine elçiliği: OlC yolu üzeri de graft marketin karşı yolunda
D-Kololi Beach:
Burada ki deniz kenarı da ki havuzlu oteller, restoranlar,
benzerlerinden hiç bir farkı yok. Genelde Avrupalı orta direk turistler
gelmişlerdi. Özellikle otellerin bahçeleri yemyeşil ve çok genişti. İçlerinde
maymunlar vardı.
Ama okyanus olduğunda büyük dalgalar vardı. Sörf yapmaya çalışanlar vardı
.Yüzmek tehlikeliydi.
Buradan deniz kenarından yine kısa bir yürüyüşle
E-Bijilo
Orman Parkı: (Maymun parkı)
Serekunda — Bijioli Orman parkı(6.3 km)
Girişinin az bir ücreti var. Deniz kenarında ki bu parkın hemen girişte,
TİKA, burada kullanılabilir su çıkarmış. Haklılar. Bizim ülkemiz güllük
gülistanlık. Yardıma ihtiyaçları yok!
Büyük ağaçların olduğu orman içinde yürüyerek birkaç farklı maymun ve
kuşlar görebiliyorsunuz. Çok özelliği olan bir park değil.
Buradan 13 km daha ileride
F-Tanji bird reserve(Tanjeh)Ulusal Parkı: Kuş gözlemciliği ve doğal yaşamı
sevenler için.
Serekunda’dan ters yöne gidilirse
G-Abuko
Nature Reserve(Vahşi Yaşam parkı):
Giriş 300 D.
Serekunda—Abuko park (4.5 km)
ülkenin ilk vahşi yaşam parkında 250'den fazla kuş türü ve 50'den fazla
memeli varmış. ama görmek mesele. Orman içine yürüyorsunuz .Rehber de
alabilirsiniz.
Önce iki Amerikalı turist ve iki rehberle yola çıktık. Timsahları
görebileceğimiz küçük gölü yukardan seyretmek için üst kata çıktık. Göremeyince
“Uyuyor olabilirler” dediler.
Monetorlizardadli, timsahın bir küçük çeşidinin otların arasında sürünürken
gördük.
Antilopları göremeyince ormanda geziyorlar dediler. Sadece
Karınca sürüsü, basit bir tırtıl gördük. Maymunlar geniş kafesler
içindeydi. Sadece Yesil maymunlar doğal ortamında geziyorlardı.
Hyena adlı vahşi köpeklerde tel kafesler içindeydi. Ama ağaçların üzerinde
çok farklı kuşlar uçuyordu. Buradaki küçük havuzda ,rehber Nilüfer çiçeklerin
altında yavru timsahları çıkardı .Onların sırtlarını sıvazladık.
Aslında parkta Antilop, sincap, kirpi gibi birçok memeli yaşıyormuş ama çok
bakımsızdı. Zaten Bizden başka da turist yoktu.
JAMES
(Kunta Kinteh) ADASI
Afrika'nın köle pazarı Senagal’da ki Gore adasından ve Gambıa’da kı ‘St.
James Adasından yönetiliyordu. Kaçmasınlar diye köleleri belli süre adalarda
topluyorlardı.
Köle transferi zamanında adadan kaçan köleler, azgın sularda köpek
balıkları ve timsahlara yem oluyormuş.
köleler, bu adada bir müddet tutulduktan sonra gemilerle, Amerika'ya veya
Avrupa'ya gemilerle gönderiliyormuş
Serekunda—Jufereh(43 km)
Barra-Jufureh kasabadı(36 km)→Alberda(5 dakika yürü, Gambia nehri
kıyısındaki botların kalktığı küçük köy)→St. James adası(Yarım saat, tekneyle)
Gambiya nehri üzerinde ki bu adaya Barra feribotundan indiğinizde
taksiler kalkıyor.(“Sadece taksi ile gitmek zorundasınız” deseler de
inanmayınız.)
Araç kiralayabilirsiniz.
Benim gibi yalnızsanız Albreda yol üstündeki köy dolmuşuna binmek için
Alberda yol ağzına kadar gidiniz. Oradan mango ağaçları manzarasını seyrederek
Alberda dolmuşu ile Slberda’ya gidiniz (25 D.)
Alberda' ki Kunta’nin dördüncü nesil torunlarından oluşmuş kurulun
işlettiği turizm ofisinde ada girişi müzede 400 D. dediler ama
Alberta’ya gelince 600 D. dediler.Bot kirası ise gidiş geliş 1000 D. Burası
pahalı. Bu nedenle bir grupla anlaşırsanız en azından bot parasını
paylaşırsınız.
Her gruba bir rehber veriyorlar
Küçük adanın ortasında eskiden büyük başların yaşadıkları apartman v.b var.
Artik harabeye dönüşmüş. Zamanında getirilen köleler ottan yaptıkları koni
şeklinde evlerde tutuluyormuş.
18 kişiden az 20 kişiden fazla olmamak koşulu ile Kunta Kinteh’in de
kaldığı küçücük zindan hücresini gör.
Adanın etrafında kullanılan toplar, deniz feneri(orijinal değil),boobab ağaçları
var. Boabab ağaçlarının meyvesinin içindeki beyaz kısımlarda çıkarılan
meyvelerinden suyu çıkarıloyormus. çok ilginçti .Ada gezisi 20 dakikada
bitiyor. Geldiginiz bot ile geri dönüyorsunuz.
Hemen beş dakika yürüdüğünüzde Jufereh’te
-slave trade(Köle ticareti Müzesi): Fena değil.
.
70'li yılların unutulmaz dizisi Alex Haley'in 'Kökler' dizisinin kahramanı
Kunte Kinte’de, bu adada hapsedildikten sonra, gemi ile Amerika'ya
gönderilmiştir.
’Köklerin yazarı Alex Hakey’in atası Kunta Kinte’nin doğum yeri.
Alex Haley, Burayı ziyaret etmiş.
Köleliğin yaygın olduğu dönemlerde, Amerika’ya gidecek kölelerin yaşadığı
Kunta Kinteh Adası ve çevresi 2003 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Koruma
Listesine alınarak bir nevi özür dilenmiş.
Ben, buradan yan tarafı açık gezi aracı ile Barra’ya döndüm.
Not:Jufereh’ten dört saat devam ederseniz
Jarjangbure Kanjurang Centre :Maskeler sergileniyor.200 metre
ilerisinde
Stone
Cırcles-Kerbatch
-McCarty adası içinde Wassu’da bulunuyor.
1. Yol: Barra-to wassu(205 km)
Barra-kuntaur(otobüs, taksi) Wassu, bu yeresimden daha önce .Aynı gün gidip
dönmek zor. Bir gece orada kalmalısın.
2. Yol:Banjul -Dental köprüsünün altından küçük bot ile Wasu’ya gitmek.
3.yol: Alberda’dan devam edebilirsiniz.
Senegal ve Gambiya'da M.Ö. 3 ile M.S. 16. yüzyılları arasında inşa edildiği
tahmin edilen "taş çemberler", 350 kilometrekarelik bir alana
yayılıyor.
ancak bu yapılar Demir Çağı'na ve öncesine ait olabileceği düşünülen, yerel
kültürlerin önemli anıtlarıdır. Yaklaşık 29 bin taş ve 17 bin anıtın bulunduğu
dört farklı bölge, halk tarafından kutsal kabul ediliyor. Senegambia Taş
Çemberleri: UNESCO Dünya Mirası listesindedir ve bu tarihi alanın bir kısmı
Gambiya sınırları içerisindedir.
Ben bu taş çemberleri çok görmek istiyordum. Ama zaten Senegal vizesini
yılbaşı tatili nedeni ile beklemek zorunda kaldım. Pazartesi müracaat etmek
zorunda olduğumdan geri dönemeyeceğimi düşünerek gitmeye cesaret edemedim.
-Kiang West National Park(Doğal rezerve)
Banjul ‘dan Banjul tarafından nehir boyu 85 km .
Kiang West National Park, yaklaşık 19 bin 526 hektarlık bir alan üzerine
kurulu. 1987 yılından bu yana ziyarete açık olan bu doğal park, ülkenin en
önemli yaban hayatı rezervlerinden biri. Kuş gözlemciliği yapanların da gözdesi
olan bu parkta; akbaba, kartal, şahin, lekeli sırtlan, Afrika pitonu, Batı
Afrika timsahı gibi pek çok hayvan türü yaşıyor.
-Chimpanzee Rehabilitasyon Projesi:
Banjul’dan 223 km doğuda, nehir boyunca gidilir. Taşçemberlere yakın konumda.
Maymunları doğal ortamlarında gözlemleyebileceğiniz bu proje, eko turizm
açısından önemlidir.
Nehrin Derinliklerinde: Yeni başlayan bir gemi turu, Gambiya'yı daha
erişilebilir hale getirmiştir. Bu tur, nehir boyunca yapılan yolculuklarla,
hipopotamlar ve şempanzeleri görebilirsiniz.
Serekunda,Bundung Garaji—jubara(63 km,7 kişilik dolmuş, 150 D. bir
buçuk saat sürdü. Gambiya tarafı sınırı)
Selety(Senegal tarafı sınırı,2 km, sizi getiren araç pasaportunuzu
damgalatırken bekleyip buraya kadar araç ile getiriyor. Hemen yakınında garaj
var.)—- Ziguinchor(96 km,7 kişilik dolmuş,2500 CFA,3 saat sürüyor.),Senegal)Yol
kötüydü ama yolun her iki tarafında ki dev mango ağaçları harikaydı.
Not:1-Gambiy’dan çıkarken ben den de para istediler. Zaten
benden elçilikte fazla para aldılar. Veremeyeceğini söyledim. Vermedim.
2-Tekrar Senegal vizesi almadaydim burada ki polisler kesin beni geri gönderirlerdi.
Pasaportumu güya ışıkta bakarak beni korkutmaya çalıştılar. Sessizce bekledim. Baktılar
ki rüşvet verecek gibi değilim damgayı bastılar.
Tekrar Senegel’in güneyinde buluşmak üzere