|
TOGO(Büyücülerin ülkesı.)
VİZE
Herhangi bir elçilikten veya e-vize
almalısınız.
Not: e-vizesi beş iş günü içinde
çıkıyor. Ona göre girişinizi ayarlayınız.
Kapıda vize yok.
1.yol:e-vize: TOGO VOYAGE adresine
gir.
-Togo’da bir tanıdığınız veya otel
rezervasyonu
-Kesin seyahat tarihi:
seyahat tarihi seçtikten sonra, o
tarihte veya sonrasında kesinlikle
Togo'ya gitmeniz gerekiyor. O tarihten önce gidemezsiniz.
2.Yol: Accra ve Abdijan Togo elçilikleri
de vize veriyor. Ama yine kesin Togo’ya giriş tarihi istiyorlar.
A-Togo elçiliği Accra
Carlos telefon numarası:0535 034 535
Carlos, Acrra elçiliğinde çalışan ve
bana çok yardımcı olmaya çalışan görevli.
Resmini çekip, parayı alıp (800 GHS)
,birde Togo’dan kontak numarası
varsa görevli vizeyi veriyor.
B-Togo elçiliği-Abdijan
Elçilik şehir merkezine uzak. Taksi
ile gitmeniz gerekiyor.
Tek:0303777960
15 günlük e- vize 25.000 CFA .
1 aylık 45.000 CFA
3 aylık unuttum. Ama elçilikte ki
görevli iki haftalık vize 45.000 CFA dedi. Sanırım yalan konuştu. -vizenin
daha pahalı olduğunu söyleyerek vize almamı söyledi.
örneğin e -Vizede iki aylık tek
giriş vize 95.000 CFA.
3.yol:
Sınırda vize alma (Visa on arrival)
– kısa kalış için
GENEL
Gine Körfezi
içerisinde yer alan Togo, Batı Afrika’da yer alan küçük bir
ülkedir. Sahil şeridi, doğal güzellikleri ve kültürel zenginlikleri ile
ünlüdür.
Bir tarafında Gana’nın bir
tarafında ise Benin’in yer aldığı ve bu durumuyla sanki bu iki ülke
arasında sıkıştırılarak uzamış bir konumda ki ülkenin okyanusa olan sınırı,
sadece 60 kilometre kadar.
KISA KISA
-Togo’nun insanları, çok koyu
renkliler.
-Fizik ve davranış bakımından bana biraz
vahşi geldi. Nerdeyse Burkina Faso insanlarını arattırdılar.
-Bir araç geldiği yere durunca
etrafını müşteriyi kapmak için sarıyorlar. Yardım sever olduklarını da söyleyemem.
-Bu ülkede de Hintliler, zengin iş adamları.
Kültürleri
Togo, birçok farklı etnik grubun bir
arada yaşadığı bir ülkedir. Bu nedenle, Togo kültürü çeşitli gelenekler,
danslar, el sanatları ve festivallerle zenginleşmiştir.
farklı etnik gruplardan
meydana gelen Togo’da bunların en büyüğünü Ewe insanları meydana
getirir.
Gana’nın da özellikle doğu
kısımlarında bulunan aynı kabileden olan Ewe insanları
arasında kaçak geçişler de sıklıkla olur.
Togo’da Ewe insanları dışında
yaklaşık 40 etnik grup daha bulunuyor.
Not:tem, kabyè gibi bazı etnik
gruplar, çocuklarına bebekken yüzlerine ,göğüslerine aynı şekilde kesik
atıyorlar. Böylece kişilerin yüzüne bakarak kesik işaretlerinden hangi
etnik gruba ait olduğunu anlayabiliyorsunuz. Bu bir vahşet.
Yıllar önce yine Afrika’da bir Sudanlı Müslüman bir
kadının iki yanağında kesikler görünce oğluna sormuştum. O da ”Bebekken
kız çocuklarının yüzü ne böyle kesilerek çirkinleştiriyoruz. Böylece
onlar sevgili yapamıyorlar.” deyince dehşete düşmüştüm. Bu geri
zihniyetin, kadınları, cinsellikten zevk almasınlar diye sünnet yapmalarını
da yadırgamamak gerekir
Komşuları:
Kuzeyde Burkina Faso, doğuda Benin
ve batıda Gana ile komşudur.
Togo ile Gana arasında birçok sınır
var. Bazılar resmi değil. İki ülke arasında kaçak geçiş te çok oluyor.
İKLİM
Togo’nun tropikal iklimi olduğu için
her mevsim ziyaret edilebilir. Ancak, yağmur sezonu (Nisan – Ekim) sıcak ve
nemli . Ben Nisan başında oradaydım. Her gun en az iyi bir yağmur yağdı. Nem
arttı ama hava serinlediği için benim hoşuma gitti. bu yüzden en iyi zaman
Eylül’den Mart’a kadar olan kuru sezon ,bunaltıcı sıcak ta değil.
DİL
ülkenin resmî dili ise, Batı
Afrika’nın ağırlıklı konuşulan dili olan Fransızcadır
ULAŞIM
Togo’ya genellikle Lomé’nin
bulunduğu Lomé-Tokoin
Havalimanı’na uçakla ulaşılır. Kara ve diğer şehirlere ise
karayolu ile seyahat edilebilir.
Burkina Faso sınırından sonra
Kara’ya tepesi tepeleme bisikletle yüklü taksi ile giderken aşırı
yükü olan grupla karşılaştık. Şoför ile konuştuktan sonra önce o kadar ağır
çuvalları bisikletlerin üzerine bağladılar.
taksinin arkasında dört kişi, iki
çocuk oturduk. On taraf da önce üç yolcu oturdu. Şoför yolcunun
kucağına oturarak taksiyi sürdü. Şok oldum.
Bu durum burada normalmiş. Sonraki
bir yolculukta da ön ve arka şoför ile birlikte dörtledi.
Şoförler, polis kontrol noktalarını
çok iyi bildiklerinden bekleyen motor taksilere para verip fazla müşteriyi
polis noktasından geçirip ileride tekrar taksiye alıyorlar Sıkış tepiş
yolculuğa devam ediliyor.
Sınırlı toprak imkânına
rağmen Batı Afrika’nın bir tarım ülkesi olan Togo, da yemyeşil sebze
bahçeleri gördüm.
Kakao üretiminin de
yoğunlukla yapıldığı ülke, köle ticaretinin önemli merkezlerinden biri
olmuş. Ufak olmasına rağmen siyasi tarihi bir hayli karışık
.Önce Almanlar, peşine Fransızlar, daha sonra da İngilizler gelmiş.
Festivaller
Togo’da birçok etnik grup bulunduğu
için yıl boyunca çeşitli festivaller düzenlenir. Bunlar arasında Gbagba
Festivali, Epe-Ekpe Festivali ve Evala Festivali gibi etkinlikler yer alır.
Tatiller / Önemli Günler :
Togo’da Müslümanlar ve Hristiyanlar
arasında çeşitli dini tatiller kutlanır. Ayrıca, bağımsızlık günü gibi
milli tatiller de vardır
YEMEK
Togo mutfağı, Batı Afrika’nın tipik
özelliklerini taşır. Mısır, pirinç, kök sebzeleri ve et yaygın olarak
tüketilir.
Gece Hayatı
Lomé, Togo’nun en canlı gece
hayatına sahip şehridir. Şehirde birçok bar, gece kulübü ve canlı müzik
mekanı bulunur.
Alışveriş
Togo’da el işleri, tekstil ürünleri
ve yerel sanat eserleri popüler hediyelik eşyalardır.
KUZEY TOGO
KOUTAMMAKOU
Cinkasse(Togo sınır
kasabası)-Koutammakou(214 km)
Togo sınırını geçtikten sonra
Kara’ya gitmeden önce bu köye gitmek istedim ama biraz geç kaldığımdan araç
bulamadığımdan direk Kara’ya geçmek zorunda kaldım. Eğer sizin aracınız
veya zamanınız varsa önce buraya gelebilirsiniz.
Ben buraya mecburen Kara’dan geri
dönerek geldim.
Kara-Niamtougou(28
km)-Kante(36km)-Koutammakou-Basamba köyü (21 km)
Kara’ya bağlı Koutammakou bölgesi 36
köyden oluşuyor. Bu bölgenin içinde ki Nabudo ise Şehir
merkezi .Bu köylerin hepsi Anamist inancına bağlı olup, Woody
kültürüne bağlılar. Büyü ve sihir yaşamlarının bir parçası. Bu
köylerin birçoğunda savunma amaçlı küçük kaleye benzeyen Tata evleri
görebiliyorsunuz. Ama en yoğun ve turizme açılmış olan “Basamba” köyünde
görüyorsunuz.
Bu bölgede başka etnik grupların
olduğu köylerde var.
Bu bölgede ki “Tamberma
Vadisi” Togo ile benin’ i ayırıyor. O nedenle
Bu Tata evlerine Benin’de
“Tata somba “ Togo'da ise”Tata tamberma “ deniliyor
Basamba köyüne giderken Benin
sınırına giden yolu kullandığınızdan ana yoldan 3 km sonra polis
kontrolü var. Tabii uyanık bir rehber burada Tata evlerini gezecek
turisti kapıyor. Aslında aracınız varsa rehbere hiç gerek yok. Köye
vardığınızda köylülerle de para konusunu anlaşabilirsiniz. Rehber benden 18
km yolu motor ile gidiş geliş ve Tata evlerini göstermek için 35.000 CFA
istedi.
2004 yılından bu yana UNESCO
Dünya Kültür Mirası Listesinde. Geleneksel tarzını koruyan kule şeklindeki
iki katlı çamur evlerinde Batammariba halkı yaşıyor. Bu evlerin geçmişi 500 yıl
öncesine dayanır. Ama gördükleriniz 19-20 yıllık. Çamurdan olduğu için
sürekli yenileniyor veya onarılıyor. Tepelik alanda ki kayalık bu
köydeki Tata evlere girmeden önce büyü için bir çok bir şeyler
asmışlar. Çamurdan yuvarlak top gibi çıkıntılar yapmışlar
Evlerin ilk katında hayvanların
yaşam alanı ve taş dibek var. İkinci kattaki terasta çocukların ve
annenin ayrı ayrı uyuyacağı küçük kapılı yine çamurdan küçük ve
alçak yatak odaları var .Hava sıcak olduğunda direkt terasta
yatıyorlarmış Baba ise birinci katta yatıyormuş .
Yine terasta Alt katta iletişim kurdukları
bir delikten konuşuyorlar. Ayrıca gözlem delikleri de vardı. Terasa cikciğimizde
Grenier dedikleri yine erzak
sakladıkları koni şekkindeki ambara çentik atılmış ağaç merdivenle
çıkıyorlar. İçini bölmelere
ayırıp fasulye, pirinç gibi erzaklarını saklıyorlar. Ambarın üst
kapağı da çamurdan. Bu küçük yapıların bazılarının üstü sanırım daha da
serin olsun diye kalın ot ile kaplanmış. Terasa çıktığımızda birçok
hediyelik eşyaları satan seremoni şapkası giymiş çocuklar bizi bekliyordu. Bitkilerden
yapılmış ayaklarına taktıkları çıngıraklar çok güzeldi. Yaşlı kadınlar
başlarında boynuz takılmış hasır şapkalarla puro içiyorlardı.
Çenelerinde beyaz kemik piercing takmışlardı. hepsi de doğal boncuklardan
takılar takmışlardı. Daha sonra ücrete 2000 CFA ekleyerek köy halkı yerel
şapkaları ile davul eşliğinde dans ettiler.
Yalnız insanları çok arsızdı. Habire
kendilerinin ve çocuklarının aç olduğunu söyleyerek ekstra para
istediler. Ben karışmadım.
Hepsini rehber ayarladı.
Ayrıca bu köyde ve bölgede harika
Boabob ağaçları göreceksiniz
KARA
Kara Bölgesi, doğal
güzellikleri ve geleneksel tahta köyleriyle bölgenin en büyük
yerleşim merkezidir.
Kara-Tchitchao(10 km)-Sarakawa(20
km)
Not:Tata evlerinden dönerken de
Tchitchao’da inip bu parka ulaşabilirsiniz ama bu yol çok iyi asfaltlandığı
halde çok az araç geçiyordu.
1-Sarakawa National Park:
Tam olarak 428 hektarlık bir alana
yayılmış parkta Buffon kobları, su kobları (goulou), kızıl yan
cephalophuslar ve koblar bulunuyor. Ancak görülmesi zor olan başka türler
de mevcutmuş.
Giriş 6000 CFA. Yanları açık safari
aracı ile hayvanları gözlemleyebiliyorsunuz.
Ben buraya Togo’lu çok sevimli
gazeteci bir kızla gittim. Ama şansımıza
o gün numune alımı ve
Cumhurbaşkanı'nın av dansı hazırlıkları nedeniyle ziyaretçi kabul
edilmiyordu. Zaten hemen girişte bir maymun ile bir antilop
avlanmıştı.
Bizde kaplumbağaları, devekuşlarını
ve timsahı görüp tekrar zorlu yolculukla geri döndük devekuşu beni görünce
resmen kollarını açıp kapatarak dans etti. Kendime Bati Afrika da safari
parkına gitmemek için söz vermiştim. Arsızlığımdan dayanamayıp yine gittim. Bu durumu
hak ettim. Batı Afrika da ki safari
parkları, Kenya ve Tanzanya’ da kilerine benzemiyor.
Bu parka yakın
2-djamdè Parkı
(Adjambey) parkında aslanları
ve filleri görebilirsiniz
3-Fazao Malfakassa National Park:Togo’nun
en büyük milli parkı. Filler, antiloplar ve kuş türleri gözlenebilir.
1975 yılında kurulan ve günümüzde
ülkedeki üç milli parkın en büyüğü olarak bilinen bu park, Kara
Region ve Centrale Region arasında yer alıyor. Gana’yla olan
sınırın bir bölümünü de oluşturan bu doğa harikası park, zengin biyolojik
çeşitliliğiyle ülkenin en önemli yeşil alanlarından
Kara-Skodè(76km)-Atakpame(183 km)-
Kpaline(100 km)-Lome(130 km)
SKODÉ
Görülecek özel bir şey yok ama
dinlenmek için güzel.
ATAKPAMÉ: Ormanlık alanları
ve yeşil tepeleri ve doğal güzellikleriyle olan şehir,
Birinci Dünya Savaşı sırasında
Almanların yaşadığı yer, küçük bir hayvanat bahçesi, Atakapme tepeleri gibi
ziyaret edebileceğiniz yerler var
Djarkpanga adlı uzak bir köyde yeni
keşfedilen Souroukou Şelalesi var .
KPALIMÉ

Not: Bu şehirde Vudu seremonisi
izlemek istedim. Bu merkeze
gittik. Yüksek giriş ücretinin yanında beni yalnız görünce iki
saatlik seremoni için bir kaç kasa bira, cin tonik gibi alkollü
içecekler ve başka içecekler de istediler. Hiç buralarda seremoni
aramayınız. Lome veya Togovile’de daha rahat ve ucuz bulabilirsiniz.
Şehrin içinde pek bir şey
yok.
1-Alman katedrali: Görkemliydi.
Çevresinde Wome,Misahohé şelaleleri
ve yeşil dağlık alanlar var.
2-Womé şelalesi: Merkezden 15 km
uzaklıkta. Kırık dökük Gana’ya giden iki farklı sınır yolundan
gidiliyor. Çevre manzarası çok güzeldi. Şelale girişi 2500 CFA. Artık
gezinin sonuna geldiğimden giriş ücretinden
biraz indirim yapmalarının istediğimde kesinlikle yapmak istemediler.
Ben de girmedim. Zaten bu coğrafya da tüm şelaleler birbirine benziyordu.
Buradan motor ile daha düzgün asfalt
yolda yükselerek
3-Mount Kloto:
Kloton daginin tepesine belki bir
buçuk saatte çıktık. Gerçekten çevre manzarası muhteşemdi. Bizim kara
denize benziyordu. Tepeye yakın ve en tepede oteller vardı. İnsanlar buraya
çevre yürüyüşleri yapmak için ve dinlenmek geliyorlarmış. Hatta
Almanlardan kalan halen otel olarak çalıştırılan bina da vardı. Ben bu
yolculuğu çok sevdim. Gözüm yeşile doydu. Çok keyif aldım. Bu dağın tam
karşısında
4-Agou Dağı:Togo’nun en yüksek dağı
(986 m). Doğa yürüyüşü için ideal.
kpalime -Lome(120 km)-Togoville(54
km)-Aneho(21 km)
-LOMO(Başkent)
Togo’nun başkenti ve en büyük şehri olan Lomé, plajları, pazarları ve
kültürel etkinlikleriyle ünlüdür.
Ulaşım:
-Şehir içinde en çok motor taksi kullanılıyor. Ama burada yolcu da kask
takmak zorunda.
-Normal taksi de var.Paylaşımlı taksi de var. Yine burada taksiler yolcuları sıkışık
oturtturmuyor.
-Gozem: Uber gibi taksi uygulaması.
-Bazı hatlarda belediye otobüsü çalışıyor.
- Ben dolmuşa hiç rastlamadım.
Lomé Plajları: Atlantik
kıyısında Palmiyelerin gölgelediği uzun kumsallar var ama güvenlik
olmadığından fotoğraf çekmeye bile inemedim. Sabahın köründe geçler kumsala
futbol oynamaya ellerinde bayrakla bağırarak gidiyorlar. Herkes tehlikeli
olduğunu söyledi. Şehir merkezinden bayağı uzaklaştıktan sonra güvenle
yüzebileceğiniz plajlara ulaşabiliyorsunuz. Bunlardan daha da uzak
olanlardan bazıları:
- Marcelo plage(15 km)
- Ramatou
2- Pure place
Deniz kıyısına yakın
2-Lomé Büyük Pazarı (Grand Marché):
Aklınıza gelen her şeyi bulabileceğiniz sıkış tepiş açık pazar.
Yakınında
3-Katetral: Borda beyaz
renkli.
Şehir merkezinin modern bölgesinde: Buradaki
özellikle banka binaları inanılmaz gösterişli ve büyüktü.
4-Place de la independence: Cumhurbaşkanliginin konutu (Foto
çekilmiyor.) ve karşısında özgürlük heykeli var.
Yakınında
5- Palais du gouverneur
(Ulusal Müze) :Cuma günü nedense kapalıydı. Çok modern ve büyük binası
vardı.
6- village artisana:Yarı açık bu
yerde harika Afrika el işleri, kumaşlar vb. satın alabilirsiniz.
Şehir merkezinden uzakta
Motor taksi veya taksi ile
Akodessewa bölgesinde
7-Fetish Market ((Marché
des Fétiches)(Fetış çarşısı(Büyücü çarşısı):Giriş ücretsiz Rehberle gezmek isterseniz
3000 CFA. Fotoğraf çekmek isterseniz 2000 CFA.
Çeşitli kuşların , maymun, timsah
,antilop gibi birçok hayvanın kurutulmuş kafaları, Halka şeklinde
kurutulmuş yılanlar, el yapımı büyücülükte kullanılan heykeller, objeler,
tüyler, bilmediğiniz bitki ve meyve kuruları…Başınız dönüyor. Gerçekten bu
pazar, turistler için çok ilginç.
VOODOO(Vody) SEROMONİSİ
:Aslında bir önceki hafta(Mart 15
den sonra, Vodu seromonisi sık olurmuş.
1-Fetiş markette kişi başı 2000 CFA
‘ya istediğiniz zamanda Vodu seromonisi izleyebileceğimi söylediler. Pek inanmadığımdan
bir yetkiliye telefon açtırdım. Olmadığını söylediler. Sanırım paranızı
alıp uyduruk bir şey seyrettiriyor olabilirler. Bu telefon numarasını arayıp kesin her şeyi
sorunuz.

2- Bè Bassadji Maison Aziagbede kotokoli):
Bu Vudu törenlerinin yapıldığı üstü kapalı, tabanı kum olan yer.

Yine şansıma burada yetkili
üst düzey hanımın bulduğu ”TOGO'nun Tron Kpeto 2 topluluğu, söz konusu evin
çocuklarından biri adına Tron Kunde tanrılarına teşekkürlerinin iletmek için
vudu törenine “ katıldım. Seremoni üç saat kesintisiz sürdü. Turistik
olmayan bu Vudu töreni, bana çok
ilginç geldi.
Bu hanım, kuzenini göndererek
benimle ilgilenmesini sağladı.
Tören alanın da normal kıyafetleri
ile çoğunluğu kadınlar oturuyordu. davullar ritim vurmaya başlayınca
kadınlar kalçalarını , ellerini ve ayaklarını ritme uydurarak yan yana
gruplar oluşturarak huşu içinde dans etmeye başladılar. Bu seremoninde
beni en çok davulcular şaşırttı O kadar seri vuruyorlardı ki ucu çatal
şeklinde ki tokmağı göremiyorsunuz neredeyse. Ter içinde kalan davulcunun yedeği
çalmaya başlıyordu. Zaman ilerledikçe dans edenlerden ruhların
bedenlere girdiği ve dansçıların trans haline geçtiği oldu. Bunlar
çevreye zarar verebileceklerinden hemen renkli naylon çaydanlıkla gezen
kadın bu yarı baygın kadının önüne inançları gereği su döküyordu. Çevresine
sararak taşkınlık yapmasına izin vermediler. Kuvvetli bir adam da
ellerinden tutarak bu transa geçen kadını yavaş yavaş içerideki odaya
götürdü. Bir kaçı erkek olmak üzere en az transa giren yirmi kişi odaya
alındı. Daha da geri gelmediler. Ben önce numara yaptıklarını düşündüm. Ama
insanlar titreyerek, bazıların gözleri kayarak ve kendi etraflarında
dönerek transa geçiyorlardı. Sanırım bu transa geçenler ayrıca çok kuvvetli
oluyorlar ki zor zapt etmekte zorlandılar.
İnanmak böyle bir şey olsa gerek
.İçlerine kötü ruhun girdiğini düşünüyorlar. Ayılıp bayılıyorlar.
Bunu da dinleri, inandıkları tanrılar adına yapıyorlar. Bu arada
bu animizmlerin de rahiplerinin olduğunu gördüm. Onlar dans etmeye
başlayınca çok coştular.
Bu arada halkın dışında odadan
çıkan, farklı kıyafette ve yüzleri, ayakları boyalı dansçılar da vardı. Bayanın
kuzeni halktan dans edenlerin fotoğraflarını çekmem için özel izin aldı ama
odadan çıkanlara bu izin verilmedi. Arada davulcuları çekerken birkaçını
çekebildim.
ANI:Vudu törenini parti verilen bir
yarı açık kapalı bir yerde bekledim.
Gelen tüm misafirler çocuklar dahil,
takıları, ayakkabıları bile beyaz olan çok şık kıyafetler giymişlerdi. Sonradan
öğrendim bu Hristiyanlar, Gana’da olduğu gibi etrafta fotoğrafları asılı
olan ölenler için bu partiyi veriyorlardı. Yemek yiyip bol bol şarap içerek
ölenleri andılar.
-Yağmur
Seromonisi:
Aynı yetkili hanım beni
bulunduğum yerden aracı ile alarak bir buçuk saat uzaklıkta ki köye yağmur seremonisine
götürdü. Gezilerimde çok şanslı
olduğumu hep söylerim. Yine turistik olmayan ,tam görmek istediğim bir seremoniydi.
Tek olumsuzluk asla foto çekilmesine izin verilmedi. Bir buçuk saat sürdü.
Bütün katılımcı kadınların üzerinde
memelerini kapatan bir örtü veya sutyen, alt tarafında ise Belden bağladıkları
örtü vardı. Ayaklar çıplak . Artık saç, şapka, takı çeşitlerini
sormayınız. Bu seremoni de çok farklı müzik aletleri de gördüm. Beni de
aynı şekilde giydirdiler. Erkekler ise sadece bellerine bağladıkları örtü,
veya aynı kumaştan belden volanlı üst ve Ağı eklenmiş dizlere kadar
altlık giymişlerdi .Yoğun dans eden kadınlar belli grup olarak dans ederek
davulcuların önüne kadar geliyorlar. Onlar dönerken öbür grup dans ederek
gelmeye başlıyordu. Erkekler de yandan dansa katıldılar ama dansları çok
hızlı ve farklıydı. Bu arada koşturanlar, yakalamak isteyenler , gibi
birçok ritüel vardı. Gök gürültüsünü, şimşeği temsil ediyorlarmış.
izleyebildim için çok keyiflendim.
En ilginci dans sonunda transa geçip
kaskatı kesilenleri etraftakiler zor zapt ediyordu. Bazıları etrafa da
saldırdı Hatta beni bacak ve ellerimde tutmak isteyen oldu ama engellediler.
Togo Gölü
Atlas Okyanusu’ndan ince bir
hatla ayrılan Batı Afrika’nın en ünlü lâgün göllerinden biri.
Togo golüne, Atakura dağından
gelen Hai ve
Zio nehirleri dökülüyor.
Aynı Atakura dagdan gelen
Moro nehri de Benin’den denize dökülüyor.
TOGOVİLLE
(Vudu kültürünün kalbi).
15 Marttan itibaren 11-15 gün sonra
sık aralıklarla burada vudu seremonisi oluyormuş.
Lome’den Togoville’ye
1-Uzun yol:
Anayol ile Togoville arasında göl
olduğundan direkt karayolundan
Aneho’ya gidip Aneho’dan karayolu ile Togoville’ye geri dönmek.
2-Kısa yol:Lome-Agbodrafo(Taksi, bir
saat)-Togoville(bot ile Togo gölü geçiliyor. Ben gittiğimde boto
yolcular yeni biniyordu. Hemen aç gözlü bot sahibi doldu diye beni bindirmedi.
Daha sonra yanıma gelerek “ne kadar vereceksin? deyince benden farklı Fiat istediğini
anladım. ”Bot ücretini siz söylemelisiniz?” deyince bota bindirdiler.
100 CFA olan bot ücretini benden tek başınıza bot kirası olan
2000 CFA istediler.
Bot ile karşıya geçmek 15-20 dakika
sürüyor. Yalniz göl kenarında farklı
iki yerden bot kalkıyor. Araları yürüme mesafesinde.
Togo’nun tarihî ve kültürel merkezi
olan Togoville, Togo Gölü kıyısında bulunur Hem sömürge tarihi hem de
Vodun (vudu) kültürünü görebilirsiniz. Kısaca, tarih , din ve
geleneksel yaşamın birleştiği turistik olmayan önemli bir yer.
Bottan indikten sonra yukarıya doğru
tırmandığınızda sırasıyla
1-Kraliyet Sarayı (Maison Royale)
Gezi rehberlerinde Eski kralların
eşyaları, tahtı ve tarihi objeler sergilenir deniliyor ama sadece
yuvarlak, ot çatılı evleri ve dışarıya konulmuş birkaç heykel görebiliyorsunuz.
Ama içinde alis veriş yapabileceğiniz shop var.
2-Notre-Dame du Lac Katedrali
1910 yılında inşa edilmiş en önemli
yapının içinde Meryem Ana’ya adanmış kutsal bir alan bulunur. Renkli
pencereleri ile ilginç. Hristiyanlar için önemli bir hac noktasıdır.
Yürümeye devam edince biraz
ileride
sağda
3-Alisverişte değişmek heykeli:
Eskiden insanlar muz verip karşılığında kendilerinin üretmediği bir sebze
veya meyve alırlarmış. Bunu simgeleyen altın renginde hoş bir heykel.
Yine biraz daha ileride sağda
4- Alman-Togo
Antlaşma Anıtı
1884’te Togo’nun sömürge tarihinin
başladığı yer olarak Almanlar ile yapılan anlaşmayı simgeler.
5-Vodun (Vudu) Tapınakları
Togoville, Batı Afrika’daki önemli
vudu merkezlerinden biri olduğundan
fetişler, heykeller ve ritüel
alanlarını görebilirsiniz
Buradan Aneho yoluna geri dönüp
ilerleyince ara sokaklara dağılmış on bir tane tapınak olarak nitelendirilen görseller
var. Ben rehberle gezdim. Ama sorarak sizde bulabilirsiniz. Hepsi birbirine
yakın.
Önce beyaz bez bağlanmış,
köklerine el ile eklemeler yapılmış dev vudu ağacını gördük.
Sonra Erkeklik organı aşağıdan
görülecek şekilde bezle örtülmüş erkek vudu tanrısını gördük. Bir
gece önce seremoni olduğundan yanında kurban edilmiş iki büyük kuş ölüsü
vardı.
Peşine tel kapısı ile kapalı yerdeki
dişi vudu tanrısı gördük. Bu alanda birkaç tane vudu tapınağı vardı. Tapınakların
etrafına garip bir şeyler , hatta içecek bil e koymuşlardı. Bir tanesinin
üzerindeki beyaz bezde kan lekesi görünce işaret ederek rehbere sordum. Oradan
bir tanesi benim beze dokunduğumu düşünerek jet hızı ile yanıma uçtu.
Şu yaşadığım dünyada en çok
yargılamadan, bilmeden inanmaya ve dinlerden korkuyorum.
Avrupalılar akıllı. Afrikalıları
önce Hristiyan yaparak daha rahat sömürmüşler. Simdi de Türkiye, son hızla
Afrika Müslümanlarının çoğaltmak için çalışmalara başlamış. Bizim cahilimiz
bize yetiyor.
Yine ara sokakların birinde
-Aholou sapkata vudu tanrısıni
gördük.
Yanında ki kutsal orman tapınağına
sadece çıplak vücudu, belden örtü ile bağlanarak giriliyormuş. Kadınlar
ayrıca memelerini bir bezle askısız sutyen gibi bağlıyorlarmış. Burayı tam
olarak anlayamadım. Sonra da kayan yıldızların tanrısallığının tapınağını
ve diğerlerini gördük.
-Kutsal Orman (Sacred Forest):
bölgenin geleneksel dini olan Vodun
(Voodoo) inancının en önemli ibadet alanlarından biridir. Bu ormanlar
sıradan bir doğa alanı değil; ruhların, ataların ve tanrıların yaşadığı kutsal
yerler olarak inanılır.
Doğa ile ruhani dünya arasında bir
köprü kabul edilir. İçinde yaşayan ruhlara (özellikle koruyucu ruhlara)
saygı duyulur.
Bazı ağaçlar, taşlar veya alanlar
tanrıları temsil eder
Kutsal ormana ,insanlar
-Dua ve ibadet etmek, dilek dilemek
veya teşekkür etmek için giderler.
-Rahipler (fetish priest / Vodun
rahipleri) eşliğinde ibadet yapılır.
-Ruhlarla iletişim kurmak için
tavuk, keçi gibi hayvanlar ruhlara adak olarak sunulur.
-Rahipler, kehanet ve ruhlarla
iletişim kurarak gelecekle ilgili yorumlar yapabilir
-Bazı insanların hastalıkların
ruhsal nedenleri olduğuna inanıldığından bitkiler ve ritüellerle
iyileştirme yapılır
Not: Bazı alanlara sadece inisiyeler
(özel kişiler) girebilir. Gizli veya sınırlı törenler olabilir.
Her ritüel herkese açık değildir.Girmek.ve fotoğraf
çekmek için izin almak gerekir.
Rehber ise ne demekse ”kutsal
ormanda bir rahibi ve takipçilerini, yani manastırdaki üstsüz kadınlar ve
bakire kızları tahtta atarız.” dedi.
-Togo Gölü’nde Tekne Gezisi:
Aslında buraya bot ile geldiyseniz çok ta gerek yok.
Pirog (kano) ile golü geçerek balıkçı
köylerine gidebilirsiniz.
Not: Çarşamba günleri kurulan pazar
oldukça büyük ve canlıymış.
Togoville-Aneho(15km) Çarşamba
olmadığından araç bulamadım. Motor taksilerde pahalıydı. O nedenle bot ile
tekrar gölü geçerek tekrar ana yola çıktım.
Agbodrafo-Aneho(12 km)
ANEHO
Togo’nun eski başkenti. Kolonyal
mimarisi ve plajlarıyla ünlü. Bu şehirde lagünlerden dolayı nereye gitseniz
su ve yeşilliklerle karşılaşıyorsunuz.
Bu lagünler Atlas Okyanusu ile
bağlantılıdır. Balıkçılık ve ulaşım için kullanılır
Aneho , Togo, zowla lagünü
var. Şehirde nehir yok.
Ama moro nehrinin bir kolu,
okyanusun birleştiği yerde güzel manzara oluşturmuş.
Tekne gezisi, kuş gözlemciliği ve
doğa yürüyüşü yapılabilir.
Geleneksel Festivaller
Epé-Ekpé Festivali
Yerel halkın en önemli kültürel
etkinliklerinden. danslar, ritüeller ve geleneksel kostümleri görebilirsiniz.
Ben bu festivale denk gelemedim ama
şehir içinde gayet bakımlı vudu meydanını gezdim. Daha sonra
yakınlarda ki Aneho cheff’in evini ziyaret ederken davul sesini takip
ettiğimizde küçük bir vudu seremonisine denk geldik. Burada ben de bayağı
dans etmeye çalıştım.
GEZİ
Ana yolda taksiden indiğinizde
1-zowla Lagünü; Bu lagünün her iki
yakasında oturup bir şeyler içebileceğiniz güzel kafe ve restoranlar var.
Bitiminde okyanus başlıyor
2-Aného Plajı(Plage d'Aného)
Atlas Okyanusu kıyısında uzun ve
sakin bir sahil. Gün batımı özellikle çok güzelmiş.
Buradan yürüyerek lagünün karşı
kıyısına geçiniz .
3-Alman Mezarlığı (Cimetière
Allemand,Cimetière allemand d’Aného)
Yol üzerinde ki Hristiyan mezarlığının
arka tarafında girişi var. Kolonyal dönemden kalma tarihi mezarlık.
Görevli gelip açtı.İ cinde Togo'nun
ilk öğretmeninin mezarı da var
Buradan aşağı yürüyerek veya motor
ile devam ettiğinizde
4-Zébé Bölgesi ve
Musée régional de Zébé:Girevliyi
telefonla aradıklarında gelip açtı.
Kolonyal binası olan bu müzede
köle ticareti ile ilgili birkaç materyal ,reisimin yanında çok az da eser
sergileniyor.
Not: Bu çevrede lagünler
olduğundan yemyeşil ve su manzaraları çok güzeldi.
ben Motor taksi ile Almanlardan
kalan çiftlik, kilise, binalar ve lagünlerin çevresini gezdim.
Buradan geri dönüp ana yoldan karşıya
geçip eski şehir merkezine gittiğinizde
5-Cathédrale Saint-Pierre et
Saint-Paul d’Aného(Aziz Peter ve Paul Katedrali
1898’den kalma tarihi kolonyal
kilise. UNESCO aday listesinde yer alıyor.
6- Eski Kolonyal Binalar &
Tarihi Sokaklar: Kilise çevresinde ve ana yol üzerinde birçok Alman
kolonyal binası göreceksiniz. Bazılar onarılarak okul, müze vb. olarak kullanılıyor.
Hepsi de zamanında görkemli olduğu belli.
-Balıkçı Limanı(Port de pêche
d’Aného)
Sabah erken saatlerde canlı ve
hareketli
MİLLİ PARKLAR
Abdoulaye Faunal Reserve:Skodè’den
sonra 300 kilometrekarelik alanı olan parkinn doğası da güzel.
FOSSE AUX LİONS: Bu doğal
rezervi,Togo’nun en büyük vahşi yaşam alanlarından biridir ve çeşitli
türlerin yanı sıra aslanları da barındırır.
Ben aslında Togo’dan Benin’e geçip
oradan Sudan'a doğru gezerek gidecektim. Ama havalar ısındı. Yağmurlar başladı.
Vücudumda kaşıntılar oldu. Yoruldum. Geziye devam etmekten vaz geçtim. Ama
a Togo çok küçük bir ülke olduğundan uçak biletleri inanılmaz pahalıydı. Kızım
araştırarak en sonunda yine büyük bir şansla hem de yaşadığım şehir olan
Antalya'ya bilet buldum. Böylece zor gezimi noktaladım. ANI: Togo-Lome'de uçağa binerken vizemin bittiğini yeniden
almam gerektiğini söylediklerinde şok oldum. Oysa-vize alırken 15 günlük
ücretini ödemiştim. Sınırdan girerken polis 7 günlük diye damgayı vurmuş
.Bir buçuk saat beni beklettiler. Sonunda damgayı bastılar ama çok stres
oldum. Geri ülke olmak böyle bir şey işte.O nedenle sınırda ki polisinde kaç gün
yazdığını kontrol etmek gerekiyor bu geri ülkelerde.
Fas ‘tan sonra Antalya’da buluşmak üzere
|