22 Nisan 2026 Çarşamba

13-KASABLANCA

 13-KASABLANCA

Bir gece Kasablanca'da beklemek zorunda olduğundan  biletime  ücretsiz otel ve yemek dahil edilmiş.O nedenle 

uçaktan iner inmez  pasaport kontrolünden geçip  servis ile oteline gittim. Çok yorgundum ama gezmek için yarım günüm vardı.

Hava alanı şehir merkezine 30 km uzaklıkta. Mohamed V. meydanından otobüs(50 Dirhem) ve yakınlarından tren de kalkıyor.Taksi de kullanabilirsiniz.Yol boyu Nisan ayı olduğundan yemyeşil ve sarı kır çiçekleri vardi.

Kasablanca, Fas’’en modern şehri ama ben beklediğimden çok daha güzel ve temiz buldum.

Önce Hasan II camisine gittim. Yanında ki İslamik yapı eserleri müzesi çok güzeldi.

Bakımlı ve moderndi. Deniz  kenarında ki camii  girişi artık paralı olmuştu. Camii yapımında  kaliteli malzeme kullanılmış. Çok görkemli ve  güzeldi.Çok turist vardı. Yillar önce bu camiyi neden beğenemedigimi anlamadım. Evet cami çok gösterişliydi ama devasa kapılar vb. ile çok abartılmıştı. Özellikle Afrika'da, insanlar fakir de olsalar tutunacakları en büyük etken dinleri olduğundan böyle abartılı ibadethaneler yaparak mutlu oluyorlar.Oysa ibadet, evin bir köşesinde, bir ağacın gölgesinde  de yapılabilir.Bu kadar parayı bizde de yapılmadığı gibi gibi okula yatirsalardı bu gerilik olmazdı.

Buradan yürüyerek Mohamed V meydanına (Eski Medina) gittim.Çevrede birkaç kolonyal binalar  ve modern binalar vardı. Medinası da diğer şehirlerinde ki kadar ilginç değildi.burada koyu renkli Afrikalı çok vardı.Ertesi sabah Paris üzerinden Antalya’ya döndüm.


12-TOGO

 

 

12-TOGO

TOGO(Büyücülerin ülkesı.)

VİZE

 

Herhangi bir elçilikten veya e-vize almalısınız.

Not: e-vizesi beş iş günü içinde çıkıyor. Ona göre girişinizi ayarlayınız. 

Kapıda vize yok.

 

1.yol:e-vize: TOGO VOYAGE adresine gir.

-Togo’da bir tanıdığınız veya otel rezervasyonu 

 -Kesin seyahat tarihi: 

seyahat tarihi seçtikten sonra, o tarihte veya sonrasında  kesinlikle Togo'ya gitmeniz gerekiyor. O tarihten önce gidemezsiniz. 

2.Yol: Accra ve Abdijan Togo elçilikleri de vize veriyor. Ama yine kesin Togo’ya giriş tarihi istiyorlar.

A-Togo elçiliği Accra

Carlos telefon numarası:0535 034 535

Carlos, Acrra elçiliğinde çalışan ve bana çok yardımcı olmaya çalışan görevli.

Resmini çekip, parayı alıp (800 GHS)

,birde Togo’dan kontak numarası varsa görevli vizeyi veriyor.

B-Togo elçiliği-Abdijan 

Elçilik şehir merkezine uzak. Taksi ile gitmeniz gerekiyor.

Tek:0303777960

15 günlük e- vize 25.000 CFA .

1 aylık   45.000 CFA

3 aylık unuttum. Ama elçilikte ki görevli   iki haftalık vize 45.000 CFA dedi. Sanırım yalan konuştu. -vizenin daha pahalı olduğunu söyleyerek vize almamı söyledi.

örneğin e -Vizede iki aylık tek giriş vize 95.000 CFA.

3.yol:

Sınırda vize alma (Visa on arrival) – kısa kalış için

GENEL

Gine  Körfezi içerisinde yer alan  Togo, Batı Afrika’da yer alan küçük bir ülkedir. Sahil şeridi, doğal güzellikleri ve kültürel zenginlikleri ile ünlüdür.

 Bir tarafında Gana’nın bir tarafında ise Benin’in yer aldığı ve bu durumuyla sanki bu iki ülke arasında sıkıştırılarak uzamış bir konumda ki ülkenin okyanusa olan sınırı, sadece  60 kilometre kadar.

 

KISA KISA 

-Togo’nun insanları, çok koyu renkliler.

 

-Fizik ve davranış bakımından bana biraz  vahşi  geldi. Nerdeyse Burkina Faso insanlarını arattırdılar.

-Bir araç geldiği yere durunca etrafını müşteriyi kapmak için sarıyorlar. Yardım sever  olduklarını da söyleyemem.

-Bu ülkede de Hintliler,  zengin iş adamları.

 

Kültürleri

Togo, birçok farklı etnik grubun bir arada yaşadığı bir ülkedir. Bu nedenle, Togo kültürü çeşitli gelenekler, danslar, el sanatları ve festivallerle zenginleşmiştir.


 farklı etnik gruplardan meydana gelen Togo’da  bunların en büyüğünü Ewe insanları meydana getirir. 

Gana’nın da özellikle doğu kısımlarında bulunan aynı kabileden olan Ewe insanları arasında kaçak geçişler de sıklıkla olur. 

 Togo’da Ewe insanları dışında yaklaşık 40 etnik grup daha bulunuyor. 

Not:tem, kabyè gibi bazı etnik gruplar, çocuklarına bebekken yüzlerine ,göğüslerine aynı şekilde kesik atıyorlar. Böylece kişilerin yüzüne bakarak kesik işaretlerinden hangi etnik gruba ait olduğunu anlayabiliyorsunuz. Bu bir vahşet.

Yıllar önce yine Afrika’da  bir Sudanlı  Müslüman bir  kadının iki yanağında kesikler  görünce oğluna sormuştum. O da ”Bebekken kız çocuklarının yüzü ne böyle kesilerek çirkinleştiriyoruz. Böylece onlar  sevgili yapamıyorlar.” deyince dehşete düşmüştüm. Bu geri zihniyetin, kadınları, cinsellikten zevk almasınlar diye sünnet yapmalarını da  yadırgamamak gerekir

 

Komşuları:

Kuzeyde Burkina Faso, doğuda Benin ve batıda Gana ile komşudur. 

Togo ile Gana arasında birçok sınır var. Bazılar resmi değil. İki ülke arasında kaçak geçiş te çok oluyor.

 

İKLİM

Togo’nun tropikal iklimi olduğu için her mevsim ziyaret edilebilir. Ancak, yağmur sezonu (Nisan – Ekim) sıcak ve nemli . Ben Nisan başında oradaydım. Her gun en az iyi bir yağmur yağdı. Nem arttı ama hava serinlediği için benim hoşuma gitti. bu yüzden en iyi zaman Eylül’den Mart’a kadar olan kuru sezon ,bunaltıcı sıcak ta değil.

 

DİL

ülkenin resmî dili ise, Batı Afrika’nın ağırlıklı konuşulan dili olan Fransızcadır

 

ULAŞIM

Togo’ya genellikle Lomé’nin bulunduğu Lomé-Tokoin Havalimanı’na uçakla ulaşılır. Kara ve diğer şehirlere ise karayolu ile seyahat edilebilir.

Burkina  Faso sınırından sonra Kara’ya  tepesi tepeleme bisikletle yüklü taksi ile giderken aşırı yükü olan grupla karşılaştık. Şoför ile konuştuktan sonra önce o kadar ağır çuvalları bisikletlerin üzerine bağladılar.

 taksinin arkasında dört kişi, iki çocuk  oturduk. On taraf da önce üç yolcu oturdu. Şoför yolcunun kucağına oturarak taksiyi sürdü. Şok oldum.

Bu durum burada normalmiş. Sonraki bir yolculukta da ön ve arka şoför ile birlikte dörtledi.

Şoförler, polis kontrol noktalarını çok iyi bildiklerinden bekleyen motor taksilere para verip fazla müşteriyi polis noktasından geçirip ileride tekrar taksiye alıyorlar Sıkış tepiş yolculuğa devam ediliyor.

 

Sınırlı toprak imkânına rağmen Batı Afrika’nın bir tarım ülkesi olan Togo, da yemyeşil sebze bahçeleri gördüm.

 

 Kakao üretiminin de yoğunlukla yapıldığı ülke, köle ticaretinin önemli merkezlerinden biri olmuş. Ufak olmasına rağmen siyasi tarihi bir hayli karışık .Önce Almanlar, peşine Fransızlar, daha sonra da İngilizler gelmiş.

Festivaller

Togo’da birçok etnik grup bulunduğu için yıl boyunca çeşitli festivaller düzenlenir. Bunlar arasında Gbagba Festivali, Epe-Ekpe Festivali ve Evala Festivali gibi etkinlikler yer alır.

Tatiller / Önemli Günler :

Togo’da Müslümanlar ve Hristiyanlar arasında çeşitli dini tatiller kutlanır. Ayrıca, bağımsızlık günü gibi milli tatiller de vardır

 

 

YEMEK

Togo mutfağı, Batı Afrika’nın tipik özelliklerini taşır. Mısır, pirinç, kök sebzeleri ve et yaygın olarak tüketilir. 

 

Gece Hayatı

Lomé, Togo’nun en canlı gece hayatına sahip şehridir. Şehirde birçok bar, gece kulübü ve canlı müzik mekanı bulunur.

Alışveriş

Togo’da el işleri, tekstil ürünleri ve yerel sanat eserleri popüler hediyelik eşyalardır. 

 

 

KUZEY TOGO

 

KOUTAMMAKOU

Cinkasse(Togo sınır kasabası)-Koutammakou(214 km)

Togo sınırını geçtikten sonra Kara’ya gitmeden önce bu köye gitmek istedim ama biraz geç kaldığımdan araç bulamadığımdan direk Kara’ya geçmek zorunda kaldım. Eğer sizin aracınız veya zamanınız varsa önce buraya gelebilirsiniz.

Ben buraya mecburen Kara’dan geri dönerek geldim.

Kara-Niamtougou(28 km)-Kante(36km)-Koutammakou-Basamba köyü (21 km)

Kara’ya bağlı Koutammakou bölgesi 36 köyden oluşuyor. Bu bölgenin içinde ki    Nabudo  ise Şehir merkezi .Bu köylerin hepsi Anamist inancına bağlı olup, Woody kültürüne  bağlılar. Büyü ve sihir yaşamlarının bir parçası. Bu köylerin birçoğunda savunma amaçlı küçük kaleye benzeyen Tata evleri görebiliyorsunuz. Ama en yoğun ve turizme açılmış olan “Basamba” köyünde görüyorsunuz.

Bu bölgede başka etnik grupların olduğu köylerde var.

Bu bölgede  ki “Tamberma Vadisi” Togo ile benin’ i ayırıyor. O nedenle 

Bu Tata  evlerine Benin’de “Tata somba “ Togo'da ise”Tata tamberma “ deniliyor

Basamba köyüne giderken Benin sınırına giden yolu kullandığınızdan ana yoldan 3 km sonra polis kontrolü var. Tabii uyanık bir rehber burada  Tata evlerini gezecek turisti kapıyor. Aslında aracınız varsa rehbere hiç gerek yok. Köye vardığınızda köylülerle de para konusunu anlaşabilirsiniz. Rehber benden 18 km yolu motor ile gidiş geliş ve Tata evlerini göstermek için 35.000 CFA istedi.

 2004 yılından bu yana UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde. Geleneksel tarzını koruyan kule şeklindeki iki katlı çamur evlerinde Batammariba halkı  yaşıyor. Bu evlerin geçmişi 500 yıl öncesine dayanır. Ama gördükleriniz 19-20 yıllık. Çamurdan olduğu için sürekli yenileniyor veya onarılıyor.  Tepelik alanda ki kayalık bu köydeki Tata evlere girmeden önce büyü için  bir çok bir şeyler asmışlar. Çamurdan yuvarlak top gibi çıkıntılar yapmışlar 

Evlerin ilk katında hayvanların yaşam alanı ve taş dibek var. İkinci kattaki terasta çocukların  ve annenin ayrı ayrı uyuyacağı küçük kapılı yine çamurdan  küçük ve alçak  yatak odaları var .Hava sıcak olduğunda direkt terasta yatıyorlarmış Baba ise birinci katta yatıyormuş .

Yine terasta Alt katta iletişim kurdukları bir delikten konuşuyorlar. Ayrıca gözlem delikleri de vardı. Terasa cikciğimizde 

Grenier dedikleri yine erzak sakladıkları koni şekkindeki ambara çentik atılmış ağaç merdivenle çıkıyorlar.  İçini bölmelere ayırıp  fasulye, pirinç gibi erzaklarını saklıyorlar. Ambarın üst kapağı da çamurdan. Bu küçük yapıların bazılarının üstü sanırım daha da serin olsun diye kalın ot ile kaplanmış. Terasa çıktığımızda  birçok hediyelik eşyaları satan seremoni şapkası giymiş çocuklar bizi bekliyordu. Bitkilerden yapılmış ayaklarına taktıkları çıngıraklar çok güzeldi. Yaşlı kadınlar başlarında boynuz takılmış hasır şapkalarla  puro içiyorlardı. Çenelerinde beyaz kemik piercing takmışlardı. hepsi de doğal boncuklardan takılar takmışlardı. Daha sonra ücrete 2000 CFA ekleyerek köy halkı yerel şapkaları ile davul eşliğinde dans ettiler.

Yalnız insanları çok arsızdı. Habire kendilerinin ve çocuklarının aç olduğunu söyleyerek ekstra  para istediler. Ben karışmadım.

Hepsini rehber ayarladı.

Ayrıca bu köyde ve bölgede harika Boabob ağaçları göreceksiniz

 

 

 

KARA 

 Kara Bölgesi, doğal güzellikleri ve geleneksel tahta köyleriyle  bölgenin en büyük yerleşim merkezidir.

 

Kara-Tchitchao(10 km)-Sarakawa(20 km)

Not:Tata evlerinden dönerken de Tchitchao’da inip bu parka ulaşabilirsiniz ama bu yol çok iyi asfaltlandığı halde çok az araç geçiyordu.

 

1-Sarakawa National Park:

Tam olarak 428 hektarlık bir alana yayılmış parkta Buffon kobları, su kobları (goulou), kızıl yan cephalophuslar ve koblar bulunuyor. Ancak görülmesi zor olan başka türler de mevcutmuş.

Giriş 6000 CFA. Yanları açık safari aracı ile hayvanları gözlemleyebiliyorsunuz.

Ben buraya Togo’lu çok sevimli gazeteci bir kızla gittim. Ama şansımıza

o gün numune alımı ve Cumhurbaşkanı'nın av dansı hazırlıkları nedeniyle ziyaretçi kabul edilmiyordu. Zaten hemen girişte bir maymun ile bir  antilop avlanmıştı.

Bizde kaplumbağaları, devekuşlarını ve timsahı görüp tekrar zorlu yolculukla geri döndük devekuşu beni görünce resmen kollarını açıp kapatarak dans etti. Kendime Bati Afrika da safari parkına gitmemek için söz vermiştim. Arsızlığımdan dayanamayıp yine gittim. Bu durumu  hak ettim. Batı Afrika da ki safari parkları, Kenya ve Tanzanya’ da kilerine benzemiyor.

 

 Bu parka yakın 

2-djamdè Parkı

(Adjambey)  parkında aslanları ve filleri görebilirsiniz

 

3-Fazao Malfakassa National Park:Togo’nun en büyük milli parkı. Filler, antiloplar ve kuş türleri gözlenebilir.

 

1975 yılında kurulan ve günümüzde ülkedeki üç milli parkın en büyüğü olarak bilinen bu park, Kara Region ve Centrale Region arasında yer alıyor. Gana’yla olan sınırın bir bölümünü de oluşturan bu doğa harikası park, zengin biyolojik çeşitliliğiyle ülkenin en önemli yeşil alanlarından 

Kara-Skodè(76km)-Atakpame(183 km)-

Kpaline(100 km)-Lome(130 km)

 

SKODÉ

Görülecek özel bir şey yok  ama dinlenmek için güzel.

 

ATAKPAMÉ: Ormanlık alanları ve yeşil tepeleri ve doğal güzellikleriyle olan şehir, 

 

Birinci Dünya Savaşı sırasında Almanların yaşadığı yer, küçük bir hayvanat bahçesi, Atakapme tepeleri gibi ziyaret edebileceğiniz  yerler var 

 

Djarkpanga adlı uzak bir köyde yeni keşfedilen Souroukou Şelalesi var .

 

KPALIMÉ

 

Açıklama: https://lh7-rt.googleusercontent.com/docsz/AD_4nXekOElF0oS7r7VqWOW0v6KVARP-6urx7HWbfZ7fU0baORPyE7mtdrv5C7VeX8TYldw0qCGos0QcKUIYFZ-lRDidX_z14MNl-NRUXiREpNjVrgmHgJeqoNUvpVUMtZ7mgtCrU1e4uw?key=DQWyXQp9PUCysy-hYGuQRQ

 

Not: Bu şehirde  Vudu seremonisi izlemek istedim. Bu merkeze gittik. Yüksek giriş ücretinin yanında beni yalnız görünce  iki saatlik seremoni için bir kaç kasa bira, cin tonik  gibi alkollü içecekler ve başka içecekler de istediler. Hiç buralarda seremoni aramayınız. Lome veya Togovile’de daha rahat ve ucuz bulabilirsiniz.

  Şehrin içinde pek bir şey yok.

1-Alman katedrali: Görkemliydi.

 

Çevresinde Wome,Misahohé şelaleleri  ve yeşil dağlık alanlar var.

 

2-Womé şelalesi: Merkezden 15 km uzaklıkta. Kırık dökük Gana’ya giden iki farklı sınır yolundan  gidiliyor. Çevre manzarası çok güzeldi. Şelale girişi 2500 CFA. Artık gezinin sonuna geldiğimden  giriş ücretinden biraz indirim yapmalarının istediğimde kesinlikle  yapmak istemediler. Ben de girmedim. Zaten bu coğrafya da tüm şelaleler birbirine benziyordu.

Buradan motor ile daha düzgün asfalt yolda yükselerek 

 

3-Mount Kloto:

Kloton daginin tepesine belki bir buçuk saatte çıktık. Gerçekten çevre manzarası muhteşemdi. Bizim kara denize benziyordu. Tepeye yakın ve en tepede oteller vardı. İnsanlar buraya çevre yürüyüşleri yapmak için  ve dinlenmek geliyorlarmış. Hatta Almanlardan kalan halen otel olarak çalıştırılan bina da vardı. Ben bu yolculuğu çok sevdim. Gözüm yeşile doydu. Çok keyif aldım. Bu dağın tam karşısında

 

4-Agou Dağı:Togo’nun en yüksek dağı (986 m). Doğa yürüyüşü için ideal.

 

kpalime -Lome(120 km)-Togoville(54 km)-Aneho(21 km)

 

-LOMO(Başkent)

 

Togo’nun başkenti ve en büyük şehri olan Lomé, plajları, pazarları ve kültürel etkinlikleriyle ünlüdür.

Ulaşım:

-Şehir içinde en çok motor taksi kullanılıyor. Ama burada yolcu da kask takmak zorunda.

-Normal taksi de var.Paylaşımlı taksi de var. Yine  burada taksiler yolcuları sıkışık oturtturmuyor.

-Gozem: Uber gibi taksi uygulaması.

-Bazı hatlarda belediye otobüsü çalışıyor.

- Ben dolmuşa hiç rastlamadım.

 

 

Lomé Plajları: Atlantik kıyısında Palmiyelerin gölgelediği uzun kumsallar var ama güvenlik olmadığından fotoğraf çekmeye bile inemedim. Sabahın köründe geçler kumsala futbol oynamaya ellerinde bayrakla bağırarak gidiyorlar. Herkes tehlikeli olduğunu söyledi. Şehir merkezinden bayağı uzaklaştıktan sonra güvenle yüzebileceğiniz plajlara ulaşabiliyorsunuz. Bunlardan daha da uzak olanlardan  bazıları:

- Marcelo plage(15 km)

- Ramatou 

2- Pure place 

Deniz kıyısına yakın

 

2-Lomé Büyük Pazarı (Grand Marché): Aklınıza gelen her şeyi bulabileceğiniz sıkış tepiş  açık pazar.

Yakınında

3-Katetral: Borda beyaz  renkli.

 

Şehir merkezinin modern bölgesinde: Buradaki özellikle banka binaları inanılmaz gösterişli ve büyüktü.

4-Place de la independence:  Cumhurbaşkanliginin konutu (Foto çekilmiyor.) ve karşısında özgürlük heykeli var.

Yakınında 

 5- Palais du gouverneur (Ulusal Müze) :Cuma günü nedense kapalıydı. Çok modern ve büyük binası vardı.

 

6- village artisana:Yarı açık bu yerde harika Afrika el işleri, kumaşlar vb. satın alabilirsiniz.

Şehir merkezinden uzakta 

Motor taksi veya taksi ile Akodessewa bölgesinde 

 

 

 7-Fetish Market ((Marché des Fétiches)(Fetış çarşısı(Büyücü çarşısı):Giriş ücretsiz Rehberle gezmek isterseniz 3000 CFA. Fotoğraf çekmek isterseniz 2000 CFA.

Çeşitli kuşların , maymun, timsah ,antilop gibi birçok hayvanın kurutulmuş kafaları, Halka şeklinde kurutulmuş yılanlar, el yapımı büyücülükte kullanılan heykeller, objeler, tüyler, bilmediğiniz bitki ve meyve kuruları…Başınız dönüyor. Gerçekten bu pazar, turistler için çok ilginç.

 

VOODOO(Vody) SEROMONİSİ 

:Aslında bir önceki hafta(Mart 15 den sonra, Vodu seromonisi  sık olurmuş.

 

1-Fetiş markette kişi başı 2000 CFA ‘ya istediğiniz zamanda Vodu seromonisi izleyebileceğimi söylediler. Pek inanmadığımdan bir yetkiliye telefon açtırdım. Olmadığını söylediler. Sanırım paranızı alıp uyduruk bir şey seyrettiriyor olabilirler. Bu telefon numarasını arayıp kesin her şeyi sorunuz.

Açıklama: https://lh7-rt.googleusercontent.com/docsz/AD_4nXcpytEDFYbENrOKhrPUEGRgsC5ZGWkRERMdDDdGPzqw04Er_L0a_9_eplG83TzzfAOcnC-_VFnybByXIOvZcqWJ0PSmg8JSXxwstkvuUicCe0XeSE2iO0yctQJHZnwLU7sATRklnw?key=DQWyXQp9PUCysy-hYGuQRQ

 

2- Bè Bassadji Maison Aziagbede kotokoli): Bu Vudu törenlerinin yapıldığı üstü kapalı, tabanı kum olan yer.

Açıklama: https://lh7-rt.googleusercontent.com/docsz/AD_4nXc4hh7mm4T2jLB-VWbHQw2p_51a19RK6vRJvElX4WN_PDdl6vRhF9TDmPFFlp9rJdT6lJuobaauLzOjevMpNNoIDioXDuifWxT1-OCrVOt67UousxXAL7L9wYxoeF-Op0YXX6cZ6g?key=DQWyXQp9PUCysy-hYGuQRQ

Yine şansıma burada  yetkili üst düzey hanımın bulduğu ”TOGO'nun Tron Kpeto 2 topluluğu, söz konusu evin çocuklarından biri adına Tron Kunde tanrılarına teşekkürlerinin iletmek için  vudu törenine “ katıldım. Seremoni üç saat kesintisiz sürdü. Turistik olmayan bu Vudu töreni,  bana çok ilginç geldi.

Bu hanım, kuzenini göndererek benimle ilgilenmesini sağladı.

Tören alanın da normal kıyafetleri ile çoğunluğu kadınlar oturuyordu. davullar  ritim vurmaya başlayınca kadınlar kalçalarını , ellerini ve ayaklarını ritme uydurarak yan yana gruplar oluşturarak huşu  içinde dans etmeye başladılar. Bu seremoninde beni en çok davulcular şaşırttı O kadar seri vuruyorlardı ki ucu çatal şeklinde ki tokmağı göremiyorsunuz neredeyse. Ter içinde kalan davulcunun yedeği  çalmaya başlıyordu. Zaman ilerledikçe dans edenlerden  ruhların bedenlere girdiği ve dansçıların trans haline geçtiği  oldu. Bunlar çevreye zarar verebileceklerinden hemen renkli naylon çaydanlıkla gezen kadın bu yarı baygın kadının önüne inançları gereği  su döküyordu. Çevresine sararak  taşkınlık yapmasına izin vermediler. Kuvvetli bir adam da ellerinden tutarak bu transa geçen kadını yavaş yavaş içerideki odaya götürdü. Bir kaçı erkek olmak üzere en az transa giren yirmi kişi odaya alındı. Daha da geri gelmediler. Ben önce numara yaptıklarını düşündüm. Ama insanlar titreyerek, bazıların gözleri kayarak ve kendi etraflarında dönerek transa geçiyorlardı. Sanırım bu transa geçenler ayrıca çok kuvvetli oluyorlar ki zor zapt etmekte zorlandılar.

İnanmak böyle bir şey olsa gerek .İçlerine  kötü ruhun girdiğini düşünüyorlar. Ayılıp bayılıyorlar. Bunu da dinleri, inandıkları tanrılar adına yapıyorlar. Bu arada bu animizmlerin de rahiplerinin olduğunu gördüm. Onlar dans etmeye başlayınca çok coştular.

 

Bu arada halkın dışında odadan çıkan, farklı kıyafette ve yüzleri, ayakları boyalı dansçılar da vardı. Bayanın kuzeni halktan dans edenlerin fotoğraflarını çekmem için özel izin aldı ama odadan çıkanlara bu izin verilmedi. Arada davulcuları çekerken birkaçını çekebildim.

 

ANI:Vudu törenini parti verilen bir yarı açık kapalı bir yerde bekledim.

Gelen tüm misafirler çocuklar dahil, takıları, ayakkabıları bile beyaz olan çok şık kıyafetler giymişlerdi. Sonradan öğrendim bu Hristiyanlar, Gana’da olduğu gibi etrafta fotoğrafları asılı olan ölenler için bu partiyi veriyorlardı. Yemek yiyip bol bol şarap içerek ölenleri andılar.

 

 

-Yağmur Seromonisi:

Aynı yetkili hanım beni  bulunduğum yerden aracı ile alarak bir buçuk saat uzaklıkta ki köye yağmur seremonisine götürdü. Gezilerimde çok  şanslı olduğumu hep söylerim. Yine turistik olmayan ,tam görmek istediğim bir seremoniydi. Tek olumsuzluk asla foto çekilmesine izin verilmedi. Bir buçuk saat sürdü.

Bütün katılımcı kadınların üzerinde memelerini kapatan bir örtü veya sutyen, alt tarafında ise Belden bağladıkları örtü vardı. Ayaklar çıplak . Artık saç, şapka,  takı çeşitlerini sormayınız. Bu seremoni de çok farklı müzik aletleri de gördüm. Beni de aynı şekilde giydirdiler. Erkekler ise sadece bellerine bağladıkları örtü, veya aynı kumaştan belden volanlı üst ve Ağı  eklenmiş dizlere kadar altlık giymişlerdi .Yoğun dans eden kadınlar belli grup olarak dans ederek davulcuların önüne kadar geliyorlar. Onlar dönerken öbür grup dans ederek gelmeye başlıyordu. Erkekler de yandan dansa katıldılar ama dansları çok hızlı ve farklıydı. Bu arada koşturanlar, yakalamak isteyenler ,  gibi birçok ritüel vardı. Gök gürültüsünü, şimşeği  temsil ediyorlarmış.

izleyebildim için çok keyiflendim.

 En ilginci  dans sonunda transa geçip kaskatı kesilenleri etraftakiler zor zapt ediyordu. Bazıları etrafa da saldırdı Hatta beni bacak ve ellerimde tutmak isteyen oldu ama  engellediler.

 

 

 Togo Gölü

 Atlas Okyanusu’ndan ince bir hatla ayrılan Batı Afrika’nın en ünlü lâgün göllerinden biri.

Togo golüne, Atakura  dağından gelen  Hai ve 

Zio nehirleri dökülüyor.

Aynı Atakura dagdan   gelen  Moro   nehri de Benin’den denize dökülüyor.

 

  TOGOVİLLE

 

(Vudu kültürünün kalbi).

15 Marttan itibaren 11-15 gün sonra sık aralıklarla burada vudu seremonisi oluyormuş.

Lome’den Togoville’ye

1-Uzun yol:

Anayol ile Togoville arasında göl olduğundan direkt  karayolundan Aneho’ya gidip Aneho’dan karayolu ile Togoville’ye  geri dönmek.

 

2-Kısa yol:Lome-Agbodrafo(Taksi, bir saat)-Togoville(bot ile Togo  gölü geçiliyor. Ben gittiğimde boto yolcular yeni biniyordu. Hemen aç gözlü bot sahibi doldu diye beni bindirmedi. Daha sonra yanıma gelerek “ne kadar vereceksin? deyince benden farklı Fiat istediğini anladım. ”Bot ücretini siz söylemelisiniz?” deyince  bota bindirdiler. 100 CFA olan bot ücretini benden tek başınıza  bot kirası olan 

2000 CFA istediler.

Bot ile karşıya geçmek 15-20 dakika sürüyor. Yalniz göl kenarında  farklı iki yerden bot kalkıyor. Araları yürüme mesafesinde.

Togo’nun tarihî ve kültürel merkezi olan Togoville, Togo Gölü kıyısında bulunur  Hem sömürge tarihi hem de Vodun (vudu) kültürünü görebilirsiniz. Kısaca, tarih , din ve  geleneksel yaşamın birleştiği  turistik olmayan önemli bir yer.

Bottan indikten sonra yukarıya doğru tırmandığınızda sırasıyla 

1-Kraliyet Sarayı (Maison Royale)

Gezi rehberlerinde Eski kralların eşyaları, tahtı ve tarihi objeler sergilenir deniliyor  ama sadece yuvarlak, ot çatılı evleri ve dışarıya konulmuş birkaç heykel görebiliyorsunuz. Ama içinde alis veriş yapabileceğiniz shop var.

2-Notre-Dame du Lac Katedrali

1910 yılında inşa edilmiş en önemli yapının içinde Meryem Ana’ya adanmış kutsal bir alan bulunur. Renkli pencereleri ile ilginç. Hristiyanlar için önemli bir hac noktasıdır.

Yürümeye devam edince biraz ileride 

sağda

3-Alisverişte değişmek heykeli: Eskiden  insanlar muz verip karşılığında kendilerinin üretmediği bir sebze veya meyve alırlarmış. Bunu simgeleyen altın renginde hoş bir heykel.

Yine biraz daha ileride sağda

  4- Alman-Togo Antlaşma Anıtı

1884’te Togo’nun sömürge tarihinin başladığı yer olarak Almanlar ile yapılan anlaşmayı simgeler.

5-Vodun (Vudu) Tapınakları

Togoville, Batı Afrika’daki önemli vudu merkezlerinden biri olduğundan 

fetişler, heykeller ve ritüel alanlarını görebilirsiniz

 

Buradan Aneho yoluna geri dönüp ilerleyince ara sokaklara dağılmış on bir tane  tapınak olarak nitelendirilen  görseller var. Ben rehberle gezdim. Ama sorarak sizde bulabilirsiniz. Hepsi birbirine yakın.

Önce  beyaz bez bağlanmış, köklerine el ile eklemeler yapılmış dev vudu ağacını gördük.

Sonra Erkeklik organı aşağıdan görülecek şekilde bezle örtülmüş  erkek vudu tanrısını gördük. Bir gece önce seremoni olduğundan yanında kurban edilmiş iki büyük kuş ölüsü vardı.

Peşine tel kapısı ile kapalı yerdeki dişi vudu tanrısı gördük. Bu alanda birkaç tane vudu tapınağı vardı. Tapınakların etrafına garip bir şeyler , hatta içecek bil e koymuşlardı. Bir tanesinin üzerindeki beyaz bezde kan lekesi görünce işaret ederek rehbere sordum. Oradan bir tanesi benim beze dokunduğumu düşünerek jet hızı ile yanıma uçtu.

Şu yaşadığım dünyada en çok yargılamadan, bilmeden inanmaya ve dinlerden  korkuyorum.

Avrupalılar akıllı. Afrikalıları önce Hristiyan yaparak daha rahat sömürmüşler. Simdi de Türkiye, son hızla Afrika Müslümanlarının çoğaltmak için çalışmalara başlamış. Bizim cahilimiz bize yetiyor.

Yine ara sokakların birinde

-Aholou sapkata vudu tanrısıni gördük.

Yanında ki kutsal orman tapınağına sadece çıplak vücudu, belden örtü ile bağlanarak giriliyormuş. Kadınlar ayrıca memelerini bir bezle askısız sutyen gibi bağlıyorlarmış. Burayı tam olarak anlayamadım. Sonra da kayan yıldızların tanrısallığının tapınağını ve diğerlerini gördük.

-Kutsal Orman (Sacred Forest):

bölgenin geleneksel dini olan Vodun (Voodoo) inancının en önemli ibadet alanlarından biridir. Bu ormanlar sıradan bir doğa alanı değil; ruhların, ataların ve tanrıların yaşadığı kutsal yerler olarak inanılır.

Doğa ile ruhani dünya arasında bir köprü kabul edilir. İçinde yaşayan ruhlara (özellikle koruyucu ruhlara) saygı duyulur.

Bazı ağaçlar, taşlar veya alanlar tanrıları temsil eder

Kutsal ormana ,insanlar 

-Dua ve ibadet etmek, dilek dilemek veya teşekkür etmek için giderler. 

-Rahipler (fetish priest / Vodun rahipleri) eşliğinde ibadet yapılır.

-Ruhlarla iletişim kurmak için tavuk, keçi gibi hayvanlar ruhlara adak olarak sunulur.

-Rahipler, kehanet ve ruhlarla iletişim kurarak gelecekle ilgili yorumlar yapabilir

-Bazı insanların hastalıkların ruhsal nedenleri olduğuna inanıldığından bitkiler ve ritüellerle iyileştirme yapılır

Not: Bazı alanlara sadece inisiyeler (özel kişiler) girebilir. Gizli veya sınırlı törenler olabilir.

Her ritüel herkese açık değildir.Girmek.ve fotoğraf çekmek için izin almak gerekir.

 

Rehber ise ne demekse ”kutsal ormanda bir rahibi ve takipçilerini, yani manastırdaki üstsüz kadınlar ve bakire kızları tahtta atarız.” dedi.

 

 -Togo Gölü’nde Tekne Gezisi:

Aslında buraya bot  ile geldiyseniz çok ta  gerek yok.

Pirog (kano) ile golü geçerek balıkçı köylerine gidebilirsiniz.

 

Not: Çarşamba günleri kurulan pazar oldukça büyük ve canlıymış.

 

Togoville-Aneho(15km) Çarşamba olmadığından araç bulamadım. Motor taksilerde pahalıydı. O nedenle bot ile tekrar gölü geçerek tekrar ana yola çıktım.

Agbodrafo-Aneho(12 km)

 

ANEHO

 

Togo’nun eski başkenti. Kolonyal mimarisi ve plajlarıyla ünlü. Bu şehirde lagünlerden dolayı nereye gitseniz su ve yeşilliklerle   karşılaşıyorsunuz.

Bu lagünler Atlas Okyanusu ile bağlantılıdır. Balıkçılık ve ulaşım için kullanılır

 

Aneho , Togo, zowla  lagünü var. Şehirde  nehir yok.

Ama moro nehrinin bir kolu, okyanusun birleştiği yerde güzel  manzara oluşturmuş.

Tekne gezisi, kuş gözlemciliği ve doğa yürüyüşü yapılabilir.

Geleneksel Festivaller 

Epé-Ekpé Festivali

Yerel halkın en önemli kültürel etkinliklerinden. danslar, ritüeller ve geleneksel kostümleri görebilirsiniz.

Ben bu festivale denk gelemedim ama şehir içinde  gayet bakımlı vudu  meydanını gezdim. Daha sonra yakınlarda ki Aneho cheff’in evini ziyaret ederken davul sesini takip ettiğimizde küçük bir vudu seremonisine denk geldik. Burada ben de bayağı dans etmeye çalıştım.

GEZİ

Ana yolda taksiden indiğinizde

1-zowla Lagünü; Bu lagünün her iki yakasında oturup bir şeyler içebileceğiniz güzel kafe ve restoranlar var.

Bitiminde okyanus başlıyor

 

2-Aného Plajı(Plage d'Aného)

Atlas Okyanusu kıyısında uzun ve sakin bir sahil. Gün batımı özellikle çok güzelmiş.

Buradan yürüyerek lagünün karşı kıyısına geçiniz .

3-Alman Mezarlığı (Cimetière Allemand,Cimetière allemand d’Aného)

Yol üzerinde ki Hristiyan mezarlığının arka tarafında girişi var. Kolonyal dönemden kalma tarihi mezarlık.

Görevli gelip açtı.İ cinde Togo'nun ilk öğretmeninin mezarı da var

Buradan aşağı yürüyerek veya motor ile devam ettiğinizde

4-Zébé Bölgesi ve

Musée régional de Zébé:Girevliyi telefonla aradıklarında gelip açtı.

Kolonyal binası olan bu müzede  köle ticareti ile ilgili birkaç materyal ,reisimin yanında çok az da eser sergileniyor.

Not: Bu çevrede lagünler olduğundan  yemyeşil ve su manzaraları çok güzeldi.

ben Motor taksi ile Almanlardan kalan çiftlik, kilise, binalar ve lagünlerin çevresini gezdim. 

Buradan geri dönüp ana yoldan karşıya geçip eski şehir merkezine gittiğinizde

 

5-Cathédrale Saint-Pierre et Saint-Paul d’Aného(Aziz Peter ve Paul Katedrali

1898’den kalma tarihi  kolonyal kilise. UNESCO aday listesinde yer alıyor.

 

6- Eski Kolonyal Binalar & Tarihi Sokaklar: Kilise çevresinde ve ana yol üzerinde birçok Alman kolonyal binası göreceksiniz. Bazılar onarılarak okul, müze vb. olarak kullanılıyor. Hepsi de zamanında görkemli olduğu belli.

-Balıkçı Limanı(Port de pêche d’Aného)

Sabah erken saatlerde canlı ve hareketli

 

MİLLİ PARKLAR

 

 Abdoulaye Faunal Reserve:Skodè’den sonra 300 kilometrekarelik alanı olan parkinn doğası da güzel.

 

FOSSE AUX LİONS: Bu doğal rezervi,Togo’nun en büyük vahşi yaşam alanlarından biridir ve çeşitli türlerin yanı sıra aslanları da barındırır.

 

Ben aslında Togo’dan Benin’e geçip oradan Sudan'a doğru gezerek gidecektim. Ama havalar ısındı. Yağmurlar başladı. Vücudumda kaşıntılar oldu. Yoruldum. Geziye devam etmekten vaz geçtim. Ama a Togo çok küçük bir ülke olduğundan uçak biletleri inanılmaz pahalıydı. Kızım araştırarak en sonunda yine büyük bir şansla hem de yaşadığım şehir olan Antalya'ya bilet buldum. Böylece zor gezimi noktaladım. 

ANI: Togo-Lome'de uçağa binerken vizemin bittiğini yeniden almam gerektiğini söylediklerinde şok oldum. Oysa-vize alırken 15 günlük ücretini ödemiştim. Sınırdan girerken polis 7 günlük diye damgayı vurmuş .Bir buçuk saat beni beklettiler. Sonunda  damgayı bastılar ama çok stres oldum. Geri ülke olmak böyle bir şey işte.O nedenle sınırda ki polisinde kaç gün yazdığını kontrol etmek gerekiyor bu geri ülkelerde.

 

Fas ‘tan sonra Antalya’da buluşmak üzere