19 Haziran 2018 Salı

4-TAYVAN


TAİWAN

VİZE
ÖNEMLİ: Artık yeni bir uygulama ile Türk vatandaşlarına(Umumi ve yeşil pasaportlar dahil) sadece Taoyuan hava alanında  ücretsiz Laiding vizesi veriyorlar
Sadece Taiwan’a uçacağınız ülkenin hava alanı yetkilileri bu yeni uygulamayı bilmedikleri den sıkıntı yaşatabiliyorlar. Laiding vize koşullarının çıktısını yanınıza alarak onları ikna etmeniz yeterli olacaktır.
Ben yine de Kore’den nasıl vize alınacağını yazdım.

Kore’den eskiden Tayvan vizesi alındığında, Kore Tayvan’ı tanıdığından  “Tayvan cumhuriyeti” yazdığından Çin’e girişte sıkıntı yaratıyorlarmış.
Seul’daki Tayvan Elçiliği Gyeongbokgung sarayının ana kapısından aşağı giden cadde üzerinde hemen turist infonun arka OOO sında ki büyük binanın altıncı katında.9-12 arası ve öğleden sonra 16’ya kadar açık.
Vize ile ilgili bilgileri www.boca.gov.tw adresinden öğrenebilirsiniz.
Vize almak için ise https://visawebapp.boca.gov.tw adresinden online formu doldurup çıktısını almalısınız. Tayvan uçak  ve otel biletleri veya rezervasyonları, iki fotoğraf ile baş vuruyorsunuz.
Vize 2-3 gün içinde veriliyor. Ücreti 56000W=55$
Eğer bir günde almak isterseniz ücreti 84000W.
Önemli: Ben gittiğimde” Landing  vize“sini alıp alamayacağımı sordum. Görevli Tayvan’a telefon açtı. Tayvan’da sadece “Taoyuan” hava alanında alabileceğimi söyledi. Hayırlısı.
Hayırlısı dedim ama çantamı uçağa gönderdikleri halde Taiwan vizem olmadığından ve yeşil pasaportu bilmedikleri den yine uzunca bir süre kenarda bekletildim. Görevli bana ”İş kadını mısın? Pasaportun diplomatik mi? Nasıl özel pasaportun var?” diye sordukça her zamanki cevabımı ciddiyetle verdim. ”profesörüm. ”Telefonlar açıldı. Danışıldı. Geri dönüş biletim soruldu.  Bu arada laiding vizesi ile ilgili yazıyı bilgisayarıma almıştım. Elçilikten verdiler diye onu da gösterdim. Yazımın en sonuna ekleyeceğim. Siz de lütfen bu yazının hatta çıktısını yanınıza alınız.

Sonunda özür dileyerek ve iyi bir yer verdiklerini söyleyerek biletimi kestiler. Bu arada sakin görünmeye çalıştım ama bana sorun. Tam uçağı beklerken aynı görevli kız gelerek ”Yeterli paran var mı?” diye sordu. Neyse şu anda bu yazımı uçağın içinden yazıyorum. Taiwan’da ne olacak bakacağız. İkinci sıradan verdikleri yer sayesinde önden uçaktan çıkıp hemen “Vize ofisi” ne giderek Laiding vize istediğimi söyledim. Bana verdikleri evrakı doldurmadan  eş dakika içinde vizem hazırdı.Ne para aldılar ne de  bir evrak istediler. Yalnız polis,  dönüş biletimi sordu. Şüphelendikleri için
Büyüteçle pasaportumu incelediler.

GENEL
35.980 kilometrelik bu küçük adanın nüfusu 25 milyon civarında.
Aslında bu ülke çok detaylı gezmeyecekseniz için 8-10 gün yeterli. Ben 14 gün kalarak biraz abarrtım.

ULAŞIM


I-Hava alanından şehre geliş:

Aynı Şangay’da olduğu gibi
1-Ayrı hatlı Express tren var.
2-Shuttle bus
3-Otobüs
4-Metro:Havaalnanından bindiğiniz metro hattı ile  yine bir durakta inip karşı hatta geçerek TMS(Taipe Main Station)’a gelmek 45 dakika sürdü. Buradan istediğiniz yere ulaşabilirsiniz.

II-Şehir içi:
Taipe’de metro ile hemen hemen her yere ulaşabiliyorsunuz.
*Tayvanlılar metro’ya MTR(Emarti) diyorlar. Metro deyince anlamıyorlar.
Metroda bir şeyler yemek hatta su bile içmek yasakmış. Beni uyardılar.
Otobüse binme ücreti15TD.
Şehri gezmek için “Hop on hop of” adlı üstü açık otobüs de var ama bqna göre gereksiz.

Şehirlerarası:
Bütün adayı tren (Hızlı ve yavaş) ile dolaşabiliyorsunuz.
Adanın doğusunda denize paralel dağlar olduğundan sadece tren ile ulaşım var. Belli yerlere kadar kuzey doğu ve kuzey batıda otobüs işliyor.
Diğer şehirlerarasında çok sık otobüs bulabiliyorsunuz. Trene göre biraz daha yavaş ama fiyatı oldukça uygun oluyor. En uygunu “UBS” firması.
Ben her yerde  “bizde otobüs ulaşımı çok iyidir.” diye övünürdüm ama bunların iki katlı şehirlerarası otobüsleri bizimkilerden daha iyi.
Tabii ki şehir içi ve şehirler arası motorsiklet çok yaygın. Önlerinde taşıdıkları çocuklar dahil kasksız binmiyorlar.

PARA

Taiwan Doları. Bankada bozdurabiliyorsunuz.
1 Dolar=29.46
Ama banka, 100TD ‘nı komisyon olarak kesiyor. O nedenle bir seferde büyük para bozdurmalısınız.
Kredi kart geçmiyor. Belki büyük mağazalarda geçebilir. Denemedim.
Öğretmen maaşı 100$’dan doktor maaşı 300$’dan başlıyor. Normal olarak bize göre biraz  pahalı sayılır ama gezerken zorlanacağınız kadar değil.

YEMEK
Dünyanın en zengin mutfaklarından. Japonya, Kore, Çin yemeklerinin hepsini ve daha fazla çeşiti bulabiliyorsunuz.
İnsanlar evde yemek yapmıyorlar sanki. Dışarda yemek yemeyi alışkanlık haline getirmişler.

Gece Pazarı: Hemen hemen her semtte bir gece pazarı var. Bu pazarlarda alışveriş yapabildiğiniz gibi dışarıda pişirilen çok çeşitli yemekler deneyebilirsiniz.
Sosisler, istiridyeler, ahtapotlar, kalamarlar, etler genelde az yağda kızgın sac üzerinde veya köz üzerinde pişiriliyor.
Genelde lahana, havuç ve patates çok kollanıyorlar. Tatlı patatesleri de çok güzel.
Tavukları bala buladıklarından tatlımsı oluyor.
Ben marketlerden aldığım ucu yeşil  paketli ve vakumlu mısırlarına doyamadım. Pazarlarda üzerlerine sos sürüp kızartılanları denemedim.
Hotpot: Yine birçok restoranda masanın üzerinde etleri kızarttığınız ızgara ve yemek pişireceğiniz ocak var. Yemeğinizi evinizdeymiş gibi kendiniz pişirip yiyorsunuz.

Birçok restoranda masanın üzerinde ayrıca dönen tabla var. Üzerine yemek çeşitlerini sıralıyorlar. İsteyen tablayı döndürüp istediğini alıyor.


Krispy Kreme Doughnut: Ünlü Tayvan tatlısı

Pearl Milk Tea( Bubble Milk Tea) : Sıcak veya soğuk  bu sütlü çayın içinde  nişastadan yapılmış küçük topçuklar, süt, dondurma, çay koyup karıştırıyorlar.

Binlang: Tomurcuk Hindistan cevizini kesip içine sos koyup paketliyorlar. Uykusuzluk yaptığı için özellikle taksi şoförleri kullanıyorlar. Yere kırmızı tükürüyorlar. Ağızların içi de kırmızı oluyor. Bir nevi uyuşturucu. Çok az kadının da kullandığını gördüm.

İKLİM

Tayvan’da sub-tropikal iklim vardır.
Kış ayları genelde soğuk ve yağışlıdır.
Mayıs ayında ise “Erik Yağmurları” vardır.
Haziran-Eylül arasında oldukça sıcak, yağışlı ve nemlidir. Gerçekten 7 Haziranda Taipe’ye vardığımda korkunç bunaltıcı hava vardı ama yağış yoktu.
Genel olarak ülke, çok nemli ve sıcaktı. İki saat içinde yapış yapış oluyorsunuz. Yağmura tutulmadım sayılır.
Ağustos – Eylül aylarında şiddetli yağışlar görülebiliyor.
Eylül, ekim ve nisan ayları gezmek için en uygun aylardır.

KISA KISA

- Tayvanlılarda Çinliler gibi, sorduğunuz bir soruda afallıyorlar. Burada yaşayan bir Türk ”İngilizce bilen bile yeteri kadar İngilizce bilmediğini düşünerek konuşmaktan çekiniyor.” Dedi. Harita üzerinde ki gösterdiğim adrese uzun süre bakıyorlar. Haritayı evirip çeviriyorlar. Sonunda kibarca bilmediklerini söylüyorlar.
Metroda, göstererek istasyon sorduğum genç telefonunu çıkarmaya çalışınca’’ Kalsın. Ben bulurum.” Dedim. Baktım o da aynı hata geldi. Aklım almıyor. Gideceği yönde ki bir hattı nasıl bilemez. Sanki ellerinden telefonları alınsa yaşayamazlarmış gibi bağımlılar.
-Tayvanlılar iyiler, hoşlar da misafirin karşısında yemeklerini yiyorlar. İkram etmeyi bilmiyorlar. Kültürleri böyle. Ama siz ne verirseniz teşekkür ederek alıyorlar. Canım ülkemmmm.
-Şarj aletleriniz için Amerikan, Japonya’daki gibi farklı aparata ihtiyacınız var.

-Burada çalışmaya gelen çok Endonezyalı var.
- Masaj ve ayak masajı yaygın.
-ülke sıcak olduğundan üstü serin tutsun diye hasırla kaplı ince ve sert sanırım içi saman doldurulmuş yatakta yatıyorlar. Benim her tarafım ağardı.
- Binalar, Japonya’ da ki gibi düzensiz yerleşmiş ama evlerinin içi normal genişlikte ve konforlu sayılır. Mobilyaları çok kaliteli. Yaşam standartları daha iyi gibi görünüyor.
Ada küçük olunca ev fiyatları çok yüksek.
Taipe’nin dışında metro ile bir saatte gidilen bölgede biri küçük iki odalı lüks dairenin kirası 700 dolar.

- Şehirlerde yüksek sesle dolaşan çöp arabalarına, insanlar çöplerini kendileri atıyorlar. Dışarıda yemek yapıldığından, bulaşık yıkandığından şehirlerin çok temiz olduğu söylenemez. Ama Çin’den çok daha temız.

-Bu ülkede dilencilerin olması beni şaşırttı.

-Batıl inanışlar,fal yaygın. Tapınaklarda insanlar birbirinin aynısı olan ay şeklinde ki tahtaları yere atıp geleceklerini tahmin etmeye çalışıyorlar.
DİL
Resmi dil Mandarın Çincesi’dir. Geleneksel Çinceye benzer. Ayrıca Tayvanca da konuşulur.
Çinlilere göre burada İngilizce bilen daha çok. Bilmeseler de çoğu yardımcı olmaya çalışıyor.

DİN
Tayvan’da  Budizm, Konfüçyüzm , Teoizm gibi dinler var. Çok az Tayvanlı da Hristiyan’dır. Şu an ülkede bu dinlere ait 15 bin tane tapınak bulunuyor.
En çok Taoizm tapınağı gördüm.
ülkede tapınakların damlarında sanki heykel sergisi var. Rengârenk ejderha, farklı hayvan ve insan heykelleri ile doldurmuşlar. Önce hoşunuza gidiyor ama daha sonraları bu kadar üst üste süslemeler  başınızı döndürüyor.
Denizcileri koruyan tanrıları Hindistan’dan geldiği için siyah.
Merhamet tanrısı en çok bilinen tanrılarından.

TAİPE(En az 3-4 gün gerekiyor.)

Çin kıyısından 160 km açıkta ki bu adada 17. Yüzyılda ki kabileler balıkçılıkla yaşarlarmış. Daha sonra Çin’den özellikle 2.dünya savaşından sonra Amerikalıların desteği ile  gelen göçmenler adayı doldururlar. Amerikalılar da bu göçmenlere iş imkanı olarak fabrikalar kurmuş.
Kominist idareye karşı milliyetçiler bağımsızlıklarını ilan edip, Çin’den ayrılıp Çin Cumhuriyeti’ni kurmuşlar.

Tayvan da Hong Kong ve Macau gibi Çin’in özerk bölgelerinden ama arada kalmış bir ülke.

Çin Halk Cumhuriyeti Tayvan’ı özerk bir bölge olarak gördüğünden Tayvan’ı bir ülke olarak tanıyan ülkelere ambargo uygulamaktadır. Küçük ülkelerden bazı Afrika ve Asya ülkeleri, Tayvan’ı tanımışlar. Amerika, Çine karşı çıkarları için Tayvan’ın arkasında destekçisi. Türkiye, tanımayanlardan.
Tayvanlılar ise kendilerinin özgür olduğunu kabul ediyorlar.

Şu anda aynı bizim meclis gibi, Çin yanlı politikacılarla özgürlük yanlı politikacılar dövüşüyorlar. Ama çoğunluğu özgürlükten yanalar.
Tayvanlılar kendilerini Çinlilerden farklı görüyorlar. Haklılar.
Tayvanlılar, Japonlar gibi kibar ve saygılı; Koreliler gibi sıcak ve cana yakınlar. Sadece fizik olarak Çinlilere benziyorlar. Şehre ayak basar basmaz içim ısındı. Sizinle sohbet etmek ve yardım etmek istiyorlar.


İ-Taiwan wi-fi kartı:  turizm ofisinden . 1 aylık sınırsız internet ve yeterli konuşma kredisi olan
“İnternet kartı”adlı sim kartı alarak pasaport numaranız ile  açık alanlarda ücretsiz internete bağlanabilirsiniz ama zaten her yerde ücretsiz internet var. Bana göre gerek yok.
Easy Card :Para ile bu kartı  satın alıp içine para yatırarak metro ve otobüste kullanabiliyorsunuz.


Tayvan’ın 101 kulesinin çevresi yeni merkez; “Taipe Main Station” un çevresi eski Tayvan olmak üzere iki merkezi var.
Merkezden başlarsak
I-101’in çevresi:

1-Taipe101

Dünyanın en yüksek 2. Kulesi (Birincisi Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan Burç Halife binası) 101 kat olup lotus çiçeğinden esinlenerek camdan yapılmış.
Bu kuleye 16,8 metre/saniye ile Guinness Rekorlarına girmiş dünyanın en hızlı 2. Asansörüyle çıkılıyor. Ama çıkarken ben bu hızı fark edemedim.
Önce 5F katına asansörle çıkıp 600TD=20 dolar ödeyerek bilet alıp buradan bu hızlı asansörle 382 metre olan 91.kata çıkarak çevre manzarasını seyrediyorsunuz. İsterseniz yürüyerek üç kat daha çıkarak açık havada demir parmaklıklar arasından aynı manzarayı seyredebiliyorsunuz.
İçinde çok şık mağaza ve kafeler vb. de var.
Bir durak ileride”Xianghan”durağından 2.çıkıştan çıkıp yukarı doğru yürüdüğünüzde
2-Elefent Dağı: 45 dakikalık merdiven tırmanışı ile tepeye ulaşabiliyorsunuz. Çevrede farklı yürüyüş rotaları var. Yemyeşil ormanla kaplı bu dağı çok beğendim. Akşam üstü çok kalabalık oluyor. En yukarıdan şehrin manzarası 101’den daha güzel görünüyor. Şehir ışıklandırılınca manzara çok daha güzel oluyormuş.Yürüyerek
3-Taipe Hall: 101’in  hemen yakınında. Yürüyerek

4-National Dr. Sun Yat-Sen Memeriol Hall: 101’den on dakikalık yürüme mesafesinde. Metro ile de aynı adlı duraktan 1nolu çıkıştan çıkarak gidebilirsiniz.

59-18 arası açık. Her saat başı üstadın dev heykelinin önünde asker değişimi var. Modern Çin’in kurucusu, düşünür, siyaset adamı ve devrimci ve karakteri ile öne çıkan Sun Yat Sen için1964’de yapılan bu üç katlı devasa komplekste aynı zamanda sanatsal faaliyetlerin yapıldığı kültürel merkezi. Çok güzel resim sergileri vardı.

5-Raohe Street Tourist Night Market: Yeşil hattın en son durağı olan “Songshan” durağında inip yürüyünüz.
Veya Taipe hall’dan otobüsle veya yürüme daha kestirme olur.
Çok kalabalık gece marketi.Genelde yiyecek üzerine kurulmuş. Tercih edecekseniz kesinlikle buna gidiniz.
Gözleme görünce başımı kaldırdım. Tahmin ettiğim gibi Türkler çalıştırıyordu. On yıl öncesi inşaat şirketi ile gelen genç burada evlenerek kalmış. Pişmanlıkları vardı. Ben de” Daha beter ol. Mis gibi Türk kızlarını bırakıp yabancı ile evlenme hastalığının sonuçları” dedim. Hak verdi bana. Yine burada okuyan bir genç de yardımcı oluyordu, tandır ekmeği satan Pakistanlı, döner satan Akdenizli de göreceksiniz.

II-Taipe Main İstasyonunun Çevresı:

1-           Din Tai Fung Resguran: “Dongmen metro istasyonununun 4 veya 5. Çıkışından çıktıktan sonra cadde boyu 50 metre yürüyorsunuz.
Merkezi Tayvan olan ve Asya ülkelerinde zinciri olan ünlü restoran.10-21 arası açık.
Zinciri olan ülkelerde özellikle top şeklindeki buharda pişirdikleri mantı olmak üzere menüleri aynı ve çok çeşitli.
Aslında sıra numarası alınıp, beklenip öyle giriliyor ama ben akşama doğru gittiğimden rica ettim. Hemen aldılar.
İki katlı restoran temiz, sade ve şık. Çalışanlar da çok bakımlı.
Bohça şeklinde buharda pişirdikleri “Xiaolongbao” adlı Çin mantılarının beş tanesi 115TD, on tanesinin ise 220TD.Ben domuz eti yiyemediğimden tavuklusunu istedim. Hamuru ince ve lezzetliydi. Cincir ve sirkeli sosa batırıp yiyorsunuz. İstediğiniz kadar da Yasemin çayı ikram ediyorlar. Şekersiz olduğundan yanımda ki çikolatalarla içtim.
2-Chiang Kai-Shek Memorial hall


9-17 arası açık. Giriş ücretsiz.9’ da da ve ilerleyen saatlerde asker değişimi var.
Ön tarafında karşılıklı kırmızı sütunlu aynı mimaride Konser ve tiyatro salonları olan kültür binaları var.
Hemen yanında da çok büyük bir kültür merkezi, konser salonları var.
Güneye doğru yeşil hat üzerinde

2-           Shida Gece Marketi: “Taipower Building” metro istasyonunda ineceksiniz. Daha çok gençlerin gittiği ve giyeceklerin satıldığı gece marketi. Gitmedim

3-           Buradan otobüs veya metro ile “Xiaonanmen” metro durağında inip 3.çıkıştan çıkıp biraz yürüdükten sonra
4-           Botanik Garden: Giriş ücretsiz. Kuş cıvıltıları arasında dinlenebilirsiniz. İçinde

A-          National Museum of History: Ben gittiğimde onarımdaydı. Kocaman yapraklı nilüfer çiçeklerinin olduğu gölün yanında çokgüzel binası var. Sadece birinci katında mi resim sergisi 10-18 arası açıktı. Yanında
B-          Nan Hai Tiyatrosu.Onun da yanında
C-          National Taiwan Craft Research: seramik 9 katlı çok güzel bir binası var.9:30-17:30 arası açık.2, 3,4,6. Katlarında insanların  burada  yaptığı  el emeği ahşap, seramik, cam ve kumaştan yapılmış objeler satılıyor.
D-          Hayran kaldığım baudan yapılmış orta boy sepet 500 dolardı.

6-Longshan Temple: “Longshan metro istasyonu” nda inip 1. Çıkıştan çıkınız. Otobüsle de gidebilirsiniz
9-12 ve 13:30-16:30 arası açık.
17.yüzyılda yapılmış  bu eski tapınak Merhamet tanrıçası Guanyin adına rengârenk yapılmış. Damlarda ki özellikle renkli ejderha figürleri çok gösterişliydi.
Girişte güzel bir şelale de güzellik katmış.


Buda’ya şükranlarını sunmak için Tayvanlılar elleri dolu geliyorlar. Bu taze meyvelerin çürümesine rahipler dayanamaz sanırım. Zaten yenileri sürekli geliyor.

A-Huaxi Street Tourist Night Market: Tapınağın ana kapısından çıkıp sağa doğru yürüdüğünüzde  gösterişli giriş kapısını göreceksiniz. Bu pasaj akşama doğru yoğunlaşıyor. Sabah 11  gibi sadece masaj ve kauför salonları açıktı. Burada ki bir dükkan yılan çorbalarıyla ünlü. Canlı canlı yılan ve kaplumbağaları kesip yemek pişiriyormuş ama iki kez uğramama rağmen göremedim. Saat 14’de açılıyormuş.

B-Kör Masajcılar: Tapınağın kapısının tam karşısındaki “Longshan Mall” alışveriş merkezinin alt katında. Sabah 11’de işe başlıyorlar. Masajın 20dakikası 200TD. Sırt ve boyunlarıma masaj yaptırdıktan sonra bir süre yerimden kalkamadım. Masaj yapan  kör adam pestilimi çıkardı.

Not: Bu kör masajcıları “Taipe Main Station” da da göreceksiniz.

7-Ximen: Metro ve otobüsle gidiniz.

A-President Ofise: Aslında içini gezebiliyorsunuz. Çok kuyruk olduğundan vaz geçtim.

B-The Red House:Şu anda şık bir alışveriş merkezi olan eski yapı.

III-Taipe’nin kuzeyi:

8-Yuanshan metro istasyonunda ininiz. Yürüyerek

A-Taipe Confucius Temple: Yeni onarımdan geçtiği belli olan bu tapınak rengârenkti.
28 Eylül, filozofun doğum günü olduğundan bu tapınakta kutlamalar yapılıyormuş.
Belli saatlerde hergün  eğitim de veriliyor.

Karşı köşesinde

B-Dalongdon Baoan Temple:
Unesco korumasında olan ve 1805’de yapılan bu Taoist tapınakta Tıp tanrısı Baosheng heykelleri ve duvar resimleri var. Yılanlı ve ejderhalı sütunları da çok güzel.

Büyük bir fırının önünde kötü ruhlara karşı yazdıkları kâğıtları yakıyorlar.
Otobüsle

C-Taipe Fine Arts Museum: Pazertesi kapalı.
Yanında

D-Taipe Story House: 10-17:30 arası açık. Giriş 50TD. Pazertesi kapalı.İçini göremedim.

Not: Yuanshan metro istasyonundan otobüs ile “Dajia Reverside” a gidebilirsiniz.
Ben oradayken 16-18 haziran arası tüm ülkenin nehirlerinde “Dragon Boot Festivali” yapıldığından gittim. Nehir boyunca geçici tuvaletler, alışveriş standları kurulmuştu. Renkli bir yarışmaydı ama hep aynı olduğu içın ben fazla kalmadım.

9- Grand Hotel:


Bu otel Jiantan veya Yuanshan  metro istasyonları arasında olduğundan iki istasyondan da ücretsiz shuttle bus belli aralıklarla kalkıyor. Ama bu otele giden birçok belediye otobüsü de var.
Shuttle bus ile gelenleri rehber eşliğinde gezdiriyorlar.
Hafif tepelik alanda orman içinde kurulmuş bu kırmızı sütunlu otelin görünüşü harika. İkinci katına çıkarak oteli ziyaret etmiş ünlülerin fotoğraflarını görebilir burada ki şık mağazaları gezebilirsiniz.
Ben birçok katına çıkarak manzaraya bakayım dedim ama bir türlü yolu bulamadım.
Ama burada öğle yemeğinde her türlü Tayvan yemeğini denedim. Az kalsın çatlayacaktım.

10-Taipe Maryrs Shrine: Her saat başı kapısında asker değişimi nöbetini seyredebilirsiniz.

11-National Palace Museum


Shilin Metro İstasyonundan  1. Exit çıkınca  müzeye giden 230, 255, 304, 815 nolu otobüsler gidiyor.

Cuma ve cumartesi 8:30-21 arası, diğer günler 8:30-18:30 arası açık.
Sadece müze girişi 350TD.
101 ile birlikte 820TD.
Yakınında yürüme mesafesinde olan ”Shin KongMitsukoshi Taipe Tianmu” ile birlikte bilet ücreti 400TD.
Müzede küçük sırt çantası dışındaki çantanızı 10TD ile dolaba kütleyebilirsiniz.
Yine 10TD’a telefonunuzu şarj etmek için küçük dolaba kitleye bilirsiniz.
Dönüşte müzenin içinden yürüyen merdivenlerle aşağı otobüs durağına inip otobüsle Jiantan metro istasyonuna gidiniz.

Bu müze bağımsızlıklarının sembolü olan Tayvan’lılar için çok önemli. Çinliler ise, Komünist rejiminden sonra üç bin civarında Çin tarihi eserlerinin kendilerinden çaldıklarını düşünüyorlar.
60 bin parça eserden oluştuğu söylenen bu müze gerçekten çok zengin .

12-Shilin Tourist Night Market: 6-24 arası açık. Bu Pazar, shilin metro istasyonundan değil de Jiantan metro istasyonuna daha yakın. Hemen yürüyerek 5-10 dakika.
Daha çok alışveriş dükkânlarının olduğu, yine de her türlü 13sokak yemeğini deneyebileceğiniz en eski pazarlardan.

13- Beitou Metro İstasyonu:
Ben Beitou metro istasyonundan içe doğru ayrılan beş dakikalık metro durağı  “Xinbeitou” da kalacağımdan  buradaki  gezilerime buradan gittim. Hem de çok iyi dinlendim.
A-          Beitou’daki kaplıcaları: Xinbeito’da  metro istasyonuna çokyakın “Beitou Public Hotspring”kaplıcasına gittim.10:30-13 arası açık.Giriş 40 TD.Ne yazık ki mayomu şehir merkezinde unuttuğumdan içeri girem2dim.4 dolara kiralamak da istemedim. Ama siz kadın erkek birlikte girdiğibusıcaksu havuzlarını kaçırmayınız. Eminin çevrede başka sıcak su havuzları da vardır.

B-          Yang Ming Shan National Park: Yine Xinbeito’dan 129, 230 ve S9 nolu otobüsle kısa sürede  “Yang Ming Shan National Park İstasyonu” na ulaşıyorsunuz. Buradan parkın etrafını dönen108 nolu dolmuş  ile istediğiniz durakta inerek çevreyi gezip yürüyüş yapabilirsiniz.

Not aldığım kağıdı kaybettiğimden en çok ziyaret edilen istasyonların adını unuttum.
Birincisi sanırım Zıhuhi’di. Burada 100TD’na girebildiğiniz ortanca çiçek bahçesi var. Ama tepeden ücretsiz daha güzel görüyorsunuz. Yine yakınlarda “Bambu Lake”  denilen bölgede “Siyah ormanı” gezebilirsiniz. Piknik yapabilirsiniz. Buranın insanı gerçekten çok sıcaklar. Burada piknik yapan kadınlarla güzel vakit geçirdim.
İkinci ünlü durak ise dağın tpesi olan Qin… adlı son duraktı. Burada dağın tepesine çıkabiliyorsunuz. Ben gittiğimde hava kapalı olduğundan çevre çok iyi görünmüyordu. Burada gri renkli kömüşler yaylıyordu.


14- Tamsui

Kırmızı hattın en son durağı. Taipe’nin kuzey tepesinde içinden nehir geçen deniz kenarında ki turistik kasaba. Ben buraya  denize girebileceğimi düşünerek tam gün ayırdım. Deniz çekildiğinden balçık şeklindeydi. Yüzmek değil kenarında yürümek bile çok keyifli değildi. Bize göre çok sıradan bir kasaba. Her tarafta yiyecek ve hediyelik eşya dükkânları ve çocuklar için eğlenceli oyunlar var. İnsanlar nehir boyunca devam eden “Eski cadde “de yürüyorlar. Hava çok nemli olduğundan ben hiç tad alamadım. Esi cadde üzerinde yürürken Tarkan’ duyunca Türk dondurmacısını gördüm. Biraz geride de aynı Türk’ün Tantuni dükkânı var. Şu anda yazılarımı klimanın altında dondurmacı da yazıyorum ama hala hava çok bunaltıcı.
Benim Türk olduğumu öğrenen herkes “Türk dondurması”ndan bahsetti. Ama burada ki dondurmalarınsadece sit tozundan yapıldığını öğrendim. Bunlar bir de Kahramanmaraş dondurmaları yeseler. Gerçi artık kömüş sütü kalmadığından hangi sütle yapılıyor?


ŞEHRİN YAKIN ÇEVRESİ




1-           Maokong

Metro ile “Taipe Zoo” durağında inip biraz yürüdükten sonra teleferiği göreceksiniz.
Tek yön çıkış 100TD.Bayağı uzun sürüyor. Taipe Zoo Station, Taipe Zoo South Statio ve  Zhinan Temple Stationu geçtikten sonra  Maokong Station’da ineceksiniz. Eğer diğer duraklarda inmek isterseniz biletinizi ona göre alıyorsunuz.
Bu duraklara ve dağa otobüs ile de çıkabiliyorsunuz. Ben teleferikle çıkıp, otobüsle döndüm.
Gişede verilen haritaya göre önce  sağ tarafı gezerseniz daha iyi olur. Çünkü daha sonra otobüse binerek sol tarafa doğru geçebilirsiniz. İstediğiniz durakta inip gezdikten sonra tekrar otobüse binebilirsiniz.
Çayı ile ünlü bu yemyeşil ormanlarla kaplı dağın tepesinde ki yerleşim çok güzel. Çay bahçeleri,  kahvehaneleri, çay müzeleri vb. var. Müze ve kafelerde yörenin yerel çaylarından çay tadımı yaptırıyorlar.
Teleferiğin son durağından sola doğru devam ettiğinizde çay müzesini geçtikten sonra
A-          Zhinan Temple: Buradan şehir manzarası çok güzel. Tapınağın kendisi de ünlü ve güzel. Bu tapınakta öğlen sadece sebzeden oluşan yemek veriyorlar. Ben yine yağ nedeni ile yiyemedim ama mısırlarından yedim.
Tapınağın alt balkonundan aşağı sağa  doğru yürüdüğünüzde otobüsle metro istasyonuna ulaşabiliyorsunuz.

2-           SANXİA(Old City)

Metro  blu line ile”Yongning MRT İstasyonu”nda inip 4Numaralı çıkıştan çıkınız. 916 numaralı otobüs ile Sanxia old Street- Historical Downtown of Sansio’ya gidiniz.
Ben Tianan şehrinden dönerken uğradım.
Eski caddenin her iki yanında tuğladan sıralanmış alçak çok güzel binaların tamamı şık dükkanlara dönüştürülmüş. Arada yiyecek satan dükkanlarda var.
Yalnız çok kalabalık.
Caddenin yakınlarında tabelaları izlerseniz  batik gibi sanatsal çalışmaların yapıldığı “The Can Art”, Galeri var.
Nehir üzerinde ki köprüyü ve “Baiji Xingxiu Temple” ziyaret edebilirsiniz.

3-           DAXİ(Old city)

Aynı metro istasyonundan aynj çıkıştan 710 numaralı otobüs ile gidiliyor.
Birbirine benzediğini düşündüğümden bu eski şehre gitmedim.
İki yerleşim arasında da otobüs kullanabilirsiniz.

DİER ŞEHİRLER

Taipe’ in dışına tüm trenler “Taipe Main İstasyon” undan kalkıyor.

1-           KEELUNG CİTY

“City Hall” durağından otobüs yarım saatte gidiyor.

Veya Tren istasyonundan yine yarım saatte otobüsle veya tren ile 45dakikada ulaşabiliyorsunuz.

İstasyonda inince turist infoyu çok zor buldum. Çıkıştan merdivenlerden aşağı inip sola döndüğünüzde yeni binada.

Haritaya göre  bir yuvarlak çızerek 2-3 saatte çok rahat gezebilirsiniz. Deniz kenarında ki bu fazla büyük olmayan yerleşim, bana kirli ve karanlık geldi. Kısa bir gezi yapılabilir.

Limanı, ahşap yürüme plartformu ile güzel sayılır.

Merdivenlerden tırmanarak veya yoldan araç ile tepedeki 25 metre yükseklikte ki Budist  “Guanin tanrısı” nın heykelinin olduğu yerden şehir manzarasını seyredebilirsiniz. Yine bu dev heykelin çevresine rengarenk heykeller vb. ekleyerek panayır şekline sokmuşlar.

Bu büyük heykelin yakınında ki üç pagodalı tapınak  güzel.

 

HUAİLEN (bir gün mılli park ,bir gün de şehir içi için iki gün yeterli.)

Taipe→Hualien(Yavaş ve hızlı trenler var.)
Hızlı tren iki saat civarında gidiyor. Ücreti 440TD.Sık aralıklarla var.
Yavaş tren pazartesi ve Cuma günleri sabahtan ilk trenler  8.11, 10.11’de kalkkyor. Hafta içi pazartesi ve Cuma günleri ayrıca 8.05’de de kalkan tren var.
Ücreti 240TD. Saatine göre değişiyor ama genelde iki buçuk saat civarında gidiyor.
Biletinizi internetten alıp en yakın e-mart’tan bilete dönüştürebiliyorsunuz ama Çin’deki gibi bilet ofislerinde yoğunluk olmadığından sorun yok.
Yemyeşil muz bahçeleri manzaraları eşliğinde güzel bir yolculuk yapıyorsunuz.



Bu şehre Taroko Milli parkında trekking  yapmak için geliniyor.

 

Tren istasyonunda turist info yok .İstasyondan aşağı doğru inince

MOM: B,u turist merkezinden gerekli bilgi ve haritaları alınız. Görevli kız çok sabırlı ve güler yüzlüydü.

Aslında şehrin çevresi yemyeşil ve çok güzel ama şehir taşyığını. Gece olduğunda ışıklarla pırıl pırıl aydınlatılıyor.

Bu şehirde karadenizin mecek adlı çok küçük sineğinden var. Isırınca çok yakıyor.

Ayrıca bu şehir momba (Adını yanlış hatırlıyor olabilirim.)adlı büyük balığı ile de ünlü. Tadı çok güzel olmadığını söylediler.

Ben burada sevgilisi ile yaşayan genç doktorun süper lüks evinde kaldım. Bir katını bana verdiler. Evin içinde asansör vardı. Çok rahat her yeri gezebildim.

I-             Şehir İçi:

 

1-           ZhongshanCaddesi: Şehrin en işlek ve ünlü mağazaların olduğu çok uzun cadde. Yürümek yorucu. Ben bisikletle gittim.Caddenin bitiminden 200-300 metre önce sağda köşede ki dükkanın yanında

A-          Gongzheng : ünlü Dumpling(Büyük mantı) ve  xialongbao(Daha da büyük. Etli köfte, hamur ile yuvarlak şekilde kaplanmış). Çarşamba tam gün kapalı olduğundan yan komşusunun dan yedim. Aslında farklı adlarla  sunulan bu Asya mantısını sevmem ama gerçekten lezzetliydi.

Caddenin bitiminde

B-          Dongdamen Night Market: Akşam altıda açılıyor. Her çeşit. Özellikle deniz ürünlerini bulabileceğiniz büyük ve zengin yemek pazarı.

*Eskiden daha fazla gece marketi varmış ama hepsi kapanmış.

Yolun karşısına geçip Pasifik okyanusu  kenarında

C-          Nanbing Park: Okyanus manzaralı güzel bir park. Özellikle kanal üstünde ki renkli köprüleri çok şirin. Buradan geri dönerek okyanus kenarından bisikletle devam ediniz.

D-          Okyanus kenarı:Çok güzel ahşap yaya ve bisiklet yolları var. Güzelim parkları abartılı heykellerle çok kalabalıklaştırmışlarsalar da çok keyifli. Bisikletle her iki tarafı ağaçlıklı yollardan geçerek limana kadar gidiniz.

Not:Bu sefer ev sahibim beni yanılttı. “Burnun diğer tarafında okyanus manzarası daha güzel”deyince bisikletle Taroko yoluna gidip zıt yönde denize doğru inmeye çalıştım. Yollar, öyle karışık ki bir türlü bulamadım. Binlang çiğneyen bir motorlu arkadan ayağı ile benim bisikleti iterek adeta uçururcasına deniz kenarına indirdi. Tur arabaları gelmişti. Egzotik meyve ve Hindistan cevizi suyu satanlar vardı. Hava sıcak olunca denize de girmek istemedim. Bisikletimi araca atarak kendimi şehre attım. Siz boşuna burada zaman kaybetmeyiniz. Şehir içi okyanus kenarı, çok güzel.

 

2-           Zhongzheng Caddesi  üzeri

Caddeye yakın tepelik alanda

A-          Pine Garden: Giriş 50TD. Bizim bildiğimiz eski çam ağaçları. Girmeye değmez. Yanında ahşap objeler satan dükkânı geziniz. Bahçesinde ki ahşap heykeller de çok güzel.

Caddenin sonuna doğru sağda

B-          Creative Park: Burası aslında eski Japon evleri. Şimdi şık alışveriş merkezi yapmışlar. Hafta sonu 10-21; hafta içi 11-21 arası açık. Bekleyip içini gezemedim.

Aslında bu iki yere gitmeye değmez.

 

II-Trako Milli Parkı

 

 

Tarako milli parkına tren istasyonunun önünden bir veya bir buçuk saat ara ile otobüs kalkıyor. creti 250TD.Bir gün istediğiniz kadar  parkın içinde indi bindi yapabiliyorsunuz. Diğer bir iki günlük  kampanya da var. Ücreti 400TD. Bu otobüsle ayrıca Liyu gölü ve çevresini de geziyorsunuz.

 

Ama çok rahat N.parka otostopla da gidebiliyorsunuz. Beni ev sahıbim bıraktı.

Otobüs   milli parkın içinden gezilecek yerlere belli saatlerde uğruyarak son durak “Tianxiang’’a kadar gidip geri dönüyor. Siz istediğiniz durakta inip istediğiniz güzergahı yürüyerek yine ana yola çıkıyorsunuz. Yalnız otobüs çok beklediğinizden park içinde de otostop yapmanız size zaman kazandıracaktır.

Parkı, insanlar özel araçları, otobüslerle veya motor bisikletleri ile geziyorlar. Parka giriş ücreti yok.

Park yemyeşil doğası ve nehirleriyle çok güzel ama zorunluda olsa çok el değmiş. Milli paklıktan çıkmış gibi. Kayalar oyularak birçok tünel, bazı yerlerde üstten yontularak yollar yapılmış.  Nehirlerin üzerinde genelde kırmızı renkte çok modern köprüler yapılmış. Hala yapımlar devam ediyor. Aralarda asma köprüler de var.

 

Parkın giriş ana kapısını gördükten sonra kapıdan değil de biraz ilerisinden girin ki “Vizitör Center’e uğrayıp gerekli bilgi ve haritanızı alınız.

 

Buradan yürüyerek veya araçla uzun bir tüneli geçtikten sonra sağda

1-           Shakadang Trail:

Burayı gezi bitiminde de gezebilirsiniz.

Hemen üzerindeki her  aslan figürünün farklı olduğu kırmızı-beyaz köprünün başından merdivenlerle aşağı inip nehiri gören tek yoldan yürüyorsunuz. Bu yürüyüşte nehrin oluşturduğu göletler, küçük şelaleler göreceksiniz.

Buranın sonuna kadar gitmenize hiç gerek yok. Aynı manzara. Sadece zaman kaybı oluyor. Ev sahibimin uyarısı ile 20dakikalık yol yürüyüp geri döndüm.

Ben bir grupla gezi bitiminde tekrar  bu güzergahı yürüyerek gölette yüzdük. Gezinin en keyifli anlarındandı. Kesinlikle siz de yüzünüz.Mayomu almadığımdan don, fanila yüzdüm.

20-25 dakika yürüyüp, yiyecek ve hediyelik eşya satan ahşap barakaları geçtikten sonra yukarıdan içinden kocaman boruların geçtiği üst geçidin altında ki turkuaz renkli gölete yürüyerek inebiliyorsunuz. Burada yüzülüyor.

Ben bu güzergahı yürüdükten sonra direk en son durağa gittim. Geri dönerken diğer güzergahları gezdim.

2-Thanxiang: Burada oteller, restoranlar hatta küçük bir 7-11 marketi de var. Tepede çok güzel pagodası olan tapınak da var. Buradan biraz yürüyerek veya araçla parmaklıklı köprüyü geçtikten sonra solda tünelin içine doğru “Balyang Trail’girişini göreceksiniz.

A-          Balyang Trail: Yine buraya ev sahibimin önerisi ile geldim. Parkın en güzel gezi rotası.

Birkaç tünel geçerek 40 dakikalık  beton ve toprak yolda yürüyerek  ile “Baiyang” şelalesine ulaşıyorsunuz. Manzarayı seyredebileceğiniz üstü kapalı alan da var. Burada çok güzel piknik yapabilirsiniz. Buraya motorla da gidebiliyorsunuz. Hatta ben geri park görevlilerinin küçük arabası ile döndüm.

B-          Wenshan Branch: Beş saatlik bu güzergah için Thanxiang’da polisten izin kağıdı alıyorsunuz. Aynı yoldan direkt yukarı tırmanıp tekrar aşağı inerek ana yola varıyorsunuz.
Ana yoldan geri dönerken;

2-           Lüshui Trail: Ana yolu ve nehri yukardan takip ederek dağa doğru  tırmanıyorsunuz. Güzel dağ manzarasından sonra ana yola direkt iniyorsunuz.

Buradan yürüyerek

3-           Cimu Biridge: Ana yol üzerinde ki bu köprünün manzarası güzel.Araçla

4-           Swallow Grotto(Yanzikou Trail): En güzel güzergahlardan biri. Yol üstünde kayalar mağara şeklinde oyularak geçit sağlanmış. Yürüyüş sonunda yemek ve hediyelik dükkanların olduğu bölüme ulaşıyorsunuz. Araçla devam ettiğinizde

A-          Jinheng Bridge

B-          Fuji Cliff

C-          Liufang Bridge’i görüyorsunuz.

Not: Tunnel of nine Turns Trail: Mapalıydı.

5-           Changchen Shirine Trail(Eternal Spring Shirine Trail)

Burası nehrin karşı tarafında kaldığından yolun sol taraftan araçla giriş yapıyorsunuz.

Çok güzel yürüyüş yolunun sonunda küçük bir tapınak  var. Buradan daha ileri de

A-Changuana Temple: Şehrin tek Budist tapınağı. Hemen karşısından asma köprüden geçip merdivenlerden yukarı çıkış “Bell Tower” ı da görünüz. Buradan manzara çok güzel.

Buradan da en başta gitmediyseniz “Shakadang Trail”e araçla gidebilirsiniz.

 

III-Liyu Lake: Şehirden 12 km uzaklıkta. Ben bisikletle gittim ama zorlandım. Bir okadar da keyif aldım. Yol üstünde yaşlılar evini, anaokulunu ziyaret ettim. Yol boyu egzotik meyve ve sebze bahçelerini görüyorsunuz. Meyveleri daha olmadan satılmak üzere filelere yerleştirip büyütüyorlar. Tasu denilen kocaman yapraklı kök bitkisinin tarlalarını çok güzel görünüyordu. Dönüşte bisikletim kamyonete atarak şehre döndüm.

Göl yemyeşil dağları arasında Artvin-Şavşat-Karagöl’e benziyor. Çok güzel. Gölde kayıkla, kano ıle ve benzeri araçlarla tur alıp gezebiliyorsunuz. Bisiklet kiralayabiliyorsunuz.

5 kilometrelik gölün çevresini yemyeşil ağaçların arasından geçen yolda sadece yaya ve bisiklet ile (40 dakika da )dolanabiliyorsunuz.   Gölün ön tarafında birçok hediyelik dükkân ve restoran var.

 

 




Huilen→Kaohsiung
Hızlı tren 705TD.Beş buçuk  saat sürüyor.
Yavaş tren 1000TDsanırım ilk yavaş tren 10’da başladığından pahalıydı. Sekiz -On saat sürüyor.
KAOHSİUNG (İki gün olabilir.)
Ülkenin en büyük ikinci ticaret ve sanayinin geliştiği modern şehri. Beklentisiz geldiğimden sanırım bu şehri çok beğendim. Ama gezi boyunca ilk kez kötü yağmura tutulduğumdan keyifli gezemedim. Bu şehirde de101gibi çok yüksek bina var.
Tren istasyonun içinde turist infodan gerekli bilgi ve haritalarınızı alınış. En uzaktan başlarsak
1-Lotus Pond:
Tren istasyonunu önünden kalkan 301nolu otobüsle gidiniz. veya metro ile giderseniz “Zuoying-THSR”durağında ininiz. Ben çevreyi görmek için otobüsle gittim.Yağmur yağınca metro ile döndüm.
Güzel bir gölün çevresini renkli abartılı tapınaklarla doldurmuşlar. Hele yeni yapılanlar, inşanı rahatsız edecek kadar büyük ve cafcaflı.
A-          Dragon and Tiger Pagodas: Hayvan heykellerinin ağzından çıkarak pagodaların tepesinden çevre manzarasını izleyebiliyorsunuz.
B-          Spring and Autumn Pavilon: Bana en zarif bu pagodalar geldi.
C-         Confucius Temple: Bu eski tapınak da sade ve güzel. Yol boyu daha çok tapınak göreceksiniz.
Buradan metro ile “Sizihwan”durağında ininiz.
3-           Sizihwan(Liman bölgesi): Burada deniz, karanın içine girerek yat limanı oluşturmuş. Görüntüsü çok güzel.
A-The British Consulate Park at Takow:Giriş 99DT.65 yaş üstü 39TD. İngilizlerin ada yaşantısı anlatılıyor.

*Buradan fery ile eski yerleşim olan karşı adaya geçebiliyorsunuz.Yağmurdan dolayı ben gidemedim.
Buradan yürüyerek
4-           Daha çok eski yerleşim. Her tarafta açıkta yemek pişirilip yenen yerler var.
Yürüyerek
5-           Wafu caddesi: Modern binaların, lüks mağazaların olduğu en işlek cadde.
6-           Yürüyerek, otobüs veya metro ile
7-           Love nehrinin çevresi: Özdllikle gece, çevresı ışıklandırıldığı için çok güzel görünüyordu. Sabah o kadar güzel gelmedi.
8-           Central Park: Ben sabah gittiğim için tenhaydı ama güzel bir park. Özellikle hafta sonu gelinler oluyormuş.


Kaohsiung→Tainan City

Çok sık tren var. Hızlı tren 45dakikada gidiyor. ücreti 106TD.
Yavaş tren bir saatte gidiyor. ücreti 68TD.
TAINAN CITY (Bir gün yeterli)
Bu şehir daha çok eski şehir olarak anıldığından geldim. Deniz kenarında güzel bir şehir ama çok albenisi de yok. En dikkatimi çeken ilk kez bu ülkede bu şehirde dilenci gördüm. Hem de çok.
Yine Endenozya’dan çalışmak için gelenler hemen dikkatinizi çekecektir. Hindistan dan okumak için gelen öğrencilerde çok.
Tren istasyonun içinde turist infodan harita ve gerekli bilgileri alınız.
Şehrin gezilecek yerlerinden 88 ve 99 nolu halk otobüsü geçiyor. Öyle ayarlamışlar. Her biniş 18TD.  Ama çoğu yer yürüme mesafesinde. Otobüs gerekirse çok beklememek için farklı numaralara da bininiz.
Tren istasyonundan başlarsanız;
1-                 Old Tainan Magistrate Residance: Bu tarihi binanın içinde çok   orijinal hediyelik objelerin satıldığı dükkanlar var. yürüyerek
2-                 Confucius Temple: Bir kısmını ücretsiz ziyaret edebiliyorsunuz. Müze gibi olan kısmını ise 25TD’ na girebiliyorsunuz. Çok sade ama ayrıntıları çok güzel olan bir tapınak. Yürüyerek
3-                 Chihkan Tower: Giriş 50Td. Yanyana çok güzel iki eski bina var. Bahçesi de güzel.
4-                 Hayashi Department Store: Bu beş katlı eski binanın içinde de çok şık objelerin, giysilerin, ve kuru gıdaların satıldığı dükkanlar var.
Buradan 88nolu otobüse binerek Anping Tree House durağında ininiz.
5-                 Anping Old Street Area
A-                 Old Tait-Merchant House-Anping Tree House: Giriş 50TD. 1602 yıllarında gelen İngilizlerin yaşamını anlatan müze ev ve yanında içini ağaç kaplamış diğer ev var.
Bu bölge, nehir  ve deniz kenarına yakın olduğundan çevreyi de geziniz. Ben gitmedim ama limanı da gezebilirsiniz.
Buradan otobüs ile tren istasyonuna dönerken iki durak öncesi ininiz.
6-                 Wu’s Garden: Bu eski binanın içi etkinlikler için kullanılıyor. Bahçesi çok hoş. Buradan yürüyerek tren istasyonunun hemen kuzeyinde
7-                 Tainan Park: En çok burayı beğendim. Gölün içinde ki pavilon’a  kabartmalı beyaz zikzaklı köprü ile gidiyorsunuz. Ayrıca parkta nehir de var. Dinlenmek ve piknik yapmak için ideal.
Gördüğüm şehirler yeter diyerek buradan Taipe’nin yakınında ki tarihi şehir olan “Sanxia”ya otobüs ile 230TD’na gittim. Aslında ücreti 410TD’ıydı ama sanırım yaştan dolayı bana indirim yaptılar. Aynı güzergah hızlı tren ile dört saat, ücreti 671TD.Yavaş tren ile dört saat, ücreti 518TD.
Böylece tüm adanın çevresini kabaca turlamış oldum.

Ben
Tayvan-Taipe→Hong Kong(6 gün burada kalacağım.)→Vietnam-Hanoi uçak biletlerini birlikte Hong Gong hava yolları ile 175  dolara  buranın ucuz bilet(Budget Airline) satan sitesinden satın aldım. Yalnız 7 kilo bagaj ve el çantası hakkınız olduğunu unutmayınız. Bakalım benim 12 kiloluk sırt çantamı hangi yöntemlerle eriteceğim. Ayrıca çantanızın ölçüleri 56x36x23cm olmak zorunda.
Eğer tek tek alsaydım Taipe→Hong Kong(116$)
Hong Kong→Hanoi(134$)
Yani toplamda 250$ ödeyecektim.
Skaycanner de sadece Taipe→Hong Kong 146dolardı.
Yani herzaman ara uçuşları gittiğiniz ülkeden almanız çok daha karlı oluyor.
Ama havaalanına geldiğimde toplam 20kilo bagaj hakkım olduğunu öğrendim. İkinci kez beni yanıttılar. Sanırım yukarıdaki bagaj ölçüleri yanınıza alabileceğiniz çanta için. Boşuna birçok hediyeliğimi dağıtmak zorunda kaldım.
İlk kez hiçbir şey sorulmadan sorunsuzca biletimi aldım.



Landing Visas
Created:2017-08-01Data Source:Bureau Of Consular AffairsCounter:7283
Landing Visas
Type
Landing Visas
Countries eligible for Landing Visas
1.              Holders of Turkish passport with validity of more than six months.
2.              Holders of emergency or temporary passports with validity of more than six months for nationals of those countries(except for US) eligible for visa-exempt entry.
Requirements
1.              a confirmed return air/sea ticket or an air/sea ticket and a visa for the next destination, and a confirmed seat reservation for departure.
2.              fill out an application form with two photos.
3.              visa fee of NT$ 1,600 (citizens of the countries with reciprocal agreements shall be issued visas gratis) plus a handling fee of NT$ 800. No fee will be charged for Turkish citizens.
4.              no criminal record or not prohibited by the local authorities.
Duration of stay
1.              The 30-day duration of stay starts from the next day of arrival and is not extendable.
2.              The above-said landing visa cannot be converted to visitor or resident visa under normal circumstances.
Ports of entry
Taiwan Taoyuan International Airport, Taipei SongShan Airport, Taichung Airport, KaohsiungInternational Airport.
Method of Lodgement
1.              Passengers entering the Republic of China through the Taiwan Taoyuan International Airport may apply for a landing visa at the Visa Office of Consular Affairs Bureau at the Taiwan Taoyuan International Airport.
2.              Passengers who enter the Republic of China through the Taipei SongShan Airport, the TaichungAirport and the Kaohsiung International Airport shall apply for "temporary entry permit" at Border Affairs Corps of National Immigration Agency.The holder of this permit should apply for a visa as soon as possible at the Bureau of Consular Affairs or at any of the branch offices of the Ministry of Foreign Affairs in Taichung, Chiayi, Kaohsiung or Hualian. The holder will need to submit his/her passport, temporary entry permit when applying for the visa.
3.              In the event of a long national holiday, the holder may apply for a visa at the Taiwan Taoyuan International Airport (TIA) Visa Office, Bureau of Consular Affairs. The holder is not allowed to depart from the airports until he/she has applied for a visa.
Remark
1.              Nationals who have entered Taiwan on Landing Visas for purposes that do not require a permit – such as tourism, visiting friends or relatives, social visits, conducting business, attending exhibitions, fact-finding missions, and international exchanges – who then intend to engage in activities that, according to the laws and regulations of relevant agencies, do require a permit must still obtain such a permit. Nationals who intend to enter Taiwan for the purposes that require qualifications – such as religious work – must obtain a visa from the R.O.C. overseas missions before entering Taiwan.
2.              Before arriving in Taiwan, Please complete online immigration arrival cards at National Immigration Website.

https://www.boca.gov.tw/cp-149-271-2fdc9-2.html

Hong Kong’ta görüşmek üzere…


11 Haziran 2018 Pazartesi

3-CIN

ÇİN

ÖNEMLİ: Çin’de internette Google, whatsapp, facebook gibi birçok sayfaya giremiyorsunuz.  Bunlara güvenmedikleri ve yanlı buldukları için kendi sayfalarını kullanıyorlar.
Google yerine baidu, whatsapp yerine wechat, facebook yerine rennen  gibi daha kaliteli hizmet veren sayfaları var.
Wechat’i kullanmak için ya Türkiye’den Türk telefonunuzla kayıt olmalısınız. Ya da Çin hattınız varsa Çin’de de kayıt olabiliyorsunuz. Artık bu hatla da kayıtlı arkadaşlarınla aynı whatsap gibi ücretsiz telefonla konuşabilir, mesaj,  fotoğraf vb. gönderebilirsiniz. En önemlisi de kredi kartlarını telefona wechat aracılığı ile yükleyerek cüzdan olarak kullanıyorlar
Ancak Google girebilmeniz için VPN (vipen) satın almanız gerekiyor. Bu uygulamayı telefon ve farklı dört bilgisayarda kullanabiliyorsunuz. Ama Çin hükümeti bu uygulamayı da yavaşlatmış.
Uluslararası toplantı olursa internet yavaşlıyor. Güvenlik nedeni ile sosyal medyada fotoğrafınızı, isminizi ve şifrenizi değiştiremiyorsunuz. Eğer toplantılar da yavaşlama olduğu zaman whatsapp’ta resim ve videolar hariç sadece kısa yazılar geliyor veya gönderebiliyorsunuz.
Çin’e gitmeden önce internet konusunda önleminizi alınız.
SHANGAİ
Şangay,Doğu Çin Denizi kıyısına kurulmuş,  25 milyona yaklaşmış nüfusu ile dünyanın en kalabalık ve büyük liman şehirlerinden.
 19. Yüzyılda küçük bir balıkçı kasabasıyken, ticaret ve yabancı sömürgelerin etkisiyle ülkenin ekonomi ve kültür başkenti olmuş.
Şu anda; Dünyanın en pahalı 6.şehri.  Gökdelenleri ve modern ve şık alışveriş merkezleri,  yüksek yaşam standarttı, gece yaşamı ile Pekin’den farklı olarak Avrupa şehirlerine benzese de yakından incelediğinizde yine de bir Çin şehri.
Benim Çin’e 3. Gidişim. Geri kalmış bölgelerini de görmüştüm. En önemlisi temizlik konusunda geriler ama Şangay’da tüm eksikliklerini toparlamaya çalışmışlar. Örneğin çöp ayrıştırma bilinçleri olmasa da ayrı çöp tenekeleri koymuşlar.
Serinlemek için Çin’in diğer bölgeleri de tişörtlerini göbeklerinin üstlerine kadar sıyıran adamları burada görmedim.
Çin’in diğer şehirlerinde küçük çocukların pantolonlarının ağı açıkta bırakılmış. Çişi gelen çocuk bacaklarını açıp işini hal ediyor. Hatta çantasından gazeteyi çıkarıp çocuğuna büyük çişini yaptırdıktan sonra gazeteyi katlayıp çöp tenekesine atan anne görmüştüm. Ağsız çocuk az da olsa Şangay’da da gördüm.

Kore’den sonra bana Çinliler çok sevimli ve güzel gelmediler. Bazı kızları hoş. Hatta beni çok kızdırdılar. Elinizde Çince yazılmış bir adresi bile sorsanız, “İngilizce bilmiyorum. Sory” deyip yollarına devam ediyorlar. Gençlerden çok azı yardımcı oldu. Ev sahiplerime sorduğumda” Yabancı dilleri olmadığından çekiniyorlar” dediler ama bana inandırıcı gelmedi. Hiç pratik değiller. Haritada sorduğum metro istasyonu için bile hemen telefondan bakmaya çalışıyorlar. Bu insanların bu teknolojiyi nasıl geliştirdiklerine şaşmak gerek. Sistem. Biz çok pratik zekâlıyız ama sistemimiz yok. Hiç olmadı da. Olacak gibi de değil.
O nedenle gideceğiniz her yerin, soracağınız her sorunun Çincesini bir bilene yazdırmadan adım atmayınız.
Saygılı olduklarını da söyleyemem. Aslında birçok kural Şangay’da  Japonya ve Kore ile aynı. Metrodakiler daha çıkmadan içeri yer kapmak için dalıyorlar. Koltukların üzerinde “Hamilelere, yaşlılara, sakatlara ve bebeklilere yer veriniz” yazıyor ama yaşlılar ayakta gençler oturuyor.


TARİHİ
İlk yerleşimcilerin 13.yüzyılda gelmiş, uzun yıllar balıkçı kasabası olarak devam eden yerleşim, denizaşırı ticareti sayesinde gelişmiştir.
1800’lü yılların ortalarında ilk olarak İngilizlere karşı başlayan ancak daha sonra Fransızların da dahil olduğu yıllar süren ’’Afyon Savaşları’n dan sonra antlaşmaların sonunda Hong Kong 100 yıllığına İngilizlere, Şangay’ın bir bölümü de Fransızlara imtiyazlı bölge olarak verilir.
Japon istilasına karşı 1910’lu yıllarda,  şehrin etrafını surlarla çevrilir. İlerleyen zamanlarda hızla önemli bir ticaret merkezine dönüşür.
Ancak, şehir tamamen yabancıların egemenliğinde gelişirken 1922’de “Çin Komünist Partisi” i kurulur.
 1938-1945 yılları arasında, Japonlar şehri işgal ederler.
1949’da Sosyalist devlet idaresine geçilmiştir.
Komünizm anlayışı bizim bildiğimizden farklı. Tek gücün her tarafa yayılmasını amaçlamışlar ama özgürlük kontrol altında.
Bir buçuk milyara yakın halkın insanı idare etmek kolay değil ama sistemlerini kurmuşlar. Tıkır tıkır çalışıyor. İnsanlar düzeni bozmadıkları sürece özgürler. İstediklerini yapabiliyorlar.
Hele turist, ülkeden içeri girdiği anda kontrol altına alınıyor. Gizli işler çevirmesi çok zor.
Kadın ve erkek eşitliği var. Yazarken bile kendime güldüm. Benim ülkemde yok. Kadını da insan olarak görüyorlar. Her işte kadınlar da, erkeklerle aynı koşullarda çalışıyorlar ama aynı hakları da alıyorlar.
Tek çocuk aile ve aile büyükleri tarafından çok şımartıldığından gelecekte sıkıntılar bekleniyor. Gençler şımarık.
Metroda gözümle gördüm. Yaşlılar için kalkmayan Çinliler çocuklara yer veriyorlar.
Artık iki eş de tek çocuksa iki çocuk yapma hakları var. Eğer daha fazla çocuk yapmak isterseler devlete 50.000Y ödemeleri gerekiyor. Yoksa haciz ve hapis cezası var.
Çin’de parklar yaşam alanı olduğu için çok önemli. Özellikle yaşlılar, toplu olarak  parklarda dans edip, spor yapıp müzik dinliyorlar. Kâğıt ve farklı oyunlar oynuyorlar. Duvarlarla çevrili parklar saat 10’da kapatılıyor.
PARA
1 dolar= 6.35  Yuan
Kredi kart geçmiyor. Belki kullanabileceğiniz büyük mağazalar vardır. Herkes telefonuna wechat aracılığı ilekredi kartını yüklemişler. Para taşımıyorlar
Döviz bürosu yok.
Paranızı bankalardan herhangi birinde bozdurmak zorundasınız. Fazla sıra oluyor.
 O nedenle bankamatikten pasaportunuzu tarattırarak elinizde ki dövizi bozdurabiliyorsunuz.
Kartınızla da yuan çekebiliyorsunuz.
İKLİM
Havası  puslu, nemli ve tozlu olduğu dan burada da maske kullanıyorlar.
Şangay gezmek için uygun aylar Mayıs-Haziran ve  Eylül-Ekim arası.
Yağışı bol olduğundan şemsiyeleri hep yanında oluyor. Güneşte de kullanıyorlar.
YEMEK
Yeşil çay yağı, susam yağı çok kullanıyorlar.
Salça kullanmadıklarından soya sosları ile yemeklerini tatlandırıyorlar. Hatırı sayılır deniz ürünleri de tüketiyorlar.
 Tofu(Soya peyniri)yu genelde bambu filizleri ile yiyorlar.



Joazi  (dumpling): Çin mantısı. Buharda haşlanıyor.

Baozi: Sabah kahvaltısında yeniyor. İçinde domuz eti, ıspanak vb. ile yapılıyor. Mantıdan daha büyük veyuvarlak. Lastik gibi olduğundan ben sevemedim.

Genelde Noodlenin içine havuç, lahana gibi az haşlanmış sebzeler ekleyerek sabah kahvaltısında yiyorlar. Hatta içlerine birer santimlik kurutulmuş deniz havyalarını da ekliyorlar. İçine bir de haşlanmış yumurta atarlarsa kahvaltı hazır oluyor.
Haşlanmış bıldırcın yumurtası çok tüketiyorlar. Nedense haşlama suyu kapkara olduğu dan ben deneyemedim. Daha sonra öğrendiğime göre soya sosunda haşladıklarından haşlama suyu siyahmış.
Devamlı yanlarında sıcak su taşıyorlar. Boş veya çay atarak gün boyu tüketiyorlar. Hatta toplu yerlerde sıcak su verilen makinalar var.
Aslında Çin mutfağı gayet sağlıklı. Zaten kilolu olan çok az.   
DİL
 Artık zor olan Çince  pinyin alfabesi ile daha basitleştirilerek öğretilmeye çalışılıyor.
DİN
Çoğu ateist, özellikle yaşlılar Budist.

ULAŞIM
Şehirde zıt yönlerde daha yeni, büyük ve işlek  olan Pudong ve  Hongqiao olmak üzere iki tane havaalanı var. Her ikisinden şehre metro ile ulaşabiliyorsunuz.
I-Pudong Havaalanından şehre ulaşım:
1-Metro ile: Hava alanı→Guanglan istasyonu(Bu istasyonda inip aynı hat olan karşı hata geçerek yolunuza devam etmelisiniz→Longyang istasyonu vardığınızda(Toplam 45 dakika sürüyor.) hat değiştirerek istediğiniz yere gidebilirsiniz.
2- maglev (Manyetik  tren): Havaalanından ayrı bir hatla şehre gidiyor. Bazen hızı 400 kilometrenin üstüne çıkabiliyor. 3-Shuttle bus
II-Şehir içi ulaşım
1-Metro: 15 tane farklı hat ile hemen hemen her yere metro ile ulaşabiliyorsunuz. Tek istasyon için ücreti 3Y. İneceğiniz istasyon göre bilet fiyatı değişiyor. Metro hızlı ama bazen hat değiştirirken çok yürüyorsunuz.
Turistler için günlük pass bilet de satılıyor ama Şangay için gerek yok.
2-Otobüs: Nereye giderseniz gidin ücreti 2Y.Etrafı seyredebiliyorsunuz ama trafikten dolayı yavaş. Kısa mesafelerde tercih edilebilir.
3-Ayrıca şehrin gezilecek yerlerine giden’’ hop on hop off’’ şeklinde 24 saat geçerli olan  iki farklı kampanyanın gezi  otobüsü de var. Hemen hemen ikisinin de güzergahı aynı. Zaten metro ile ulaşabileceğiniz tapınaklara bile götürmüyorlar. Bana göre Şangay’ı en iyi yürüyerek gezebilirsiniz. Zaten çoğu yer birbirinin ardında. Gerektiğinde uzak yerler için metro veya otobüs kullanınız.
A-Cıty Tour Bus :
Ücreti 300Y. 9-17arası çalışıyor. İçinde nehirde gemi turu da dahil.
8 dilde kulaklıkla açıklama var. Türkçe yok. İkı ayrı hattı var.12 durak kullanabiliyorsunuz.
B-City Sightseeing Bus:
Ücreti 80Y.24 saat hizmet veriliyor .9-23:30 arası çalışıyor.
8 dilde kulaklıkla açıklama var. Türkçe yok.
üç ayrı hattı var.18 tane durak kullanabiliyorsunuz.


KALMA

East Nanjing Road veya  People’s Square’e yakın bir otelde kalırsanız her yere yürüyebilirsiniz. Ben çok şanslıydım. Ev sahiplerimin evleri gezilecek yerlere yakındı.
EVLER
Modern binaların sıralandığı lüks semtlerin biraz ilerisine gittiğinizde eski toplu konutları göreceksiniz. Zamanında koşullara göre kaliteli yapılmışlar ama hiç bakım yapılmadığından aynı Rusya’da ki gibi  kırık dökük merdivenler, döküntülü  kapı önleri vb.  Evlerin içi de boyasız ve bakımsız. Bazıları evlerin içini yenilemişler ama dışardan girerken bile insanın ruhu kararıyor. Bu evlerin fiyatları bile inanılmaz.
Ev kiralarken yeni veya eski bir semt ve ev istediğinizi soruyorlarmış. Eski evlerde elektrik telleri salkım saçak dışarda.
En önemlisi temiz oldukları söylenemez.
KISA KISA
-Yaşlı anne ve babasını haftanın belli günlerinde açık havada gezdirmeyen çocuklara yasal olarak işlem yapılıyormuş.
-Metro, otobüs dahil heryerde ayakta yemeklerini yiyorlar.

-Koca kel kafalı bebekleri çok sevimliler ama büyüyünce değişiyorlar.
-Çocukları vatandaşlık alsın diye yabancılarla özellikle Amerikalılarla evlenmeyi istiyorlar. Bulanda çok.

Ben yıllar önce Çin’ de ki  bu üç şehri ziyaret etmiştim ama hiç not almadığımdan unutmuşum. Yolumun üzerinde olduklarından yeniden ziyaret etmek farz oldu.


ŞANGAY’IN GEZILECEK YERLERİ
Şehri gezmek için 2-3 gün yeterli. Gezmesi kolay bir şehir. Birçok yeri mecbur yürüyerek gezeceksiniz.
Huangpu nehri(Aslında Çincede pu nehir anlamına geliyor)zikzak çizerek şehri yukardan aşağıya doğru ikiye ayırıyor. Şehrin neredeyse tüm gezilecek yerleri nehrin  atışında kalıyor. Sadece Bund’un nehrin karşı tarafına düşen Pudong kısımda   gökdelenler olduğu bölüm var. Ben geziye buradan başladım ama şehrin merkezi  aslında “People’s sguare” sayılıyor.
1.GÜN
I-Nehrin doğu yakası -PUDONG BÖLGESİ(Doğu Şangay)
Çok estetik gökdelenlerin olduğu  ticaret merkezi olan bu bölgeye “Lujiazui metro istasyonunda inmelisiniz.
Bu gökdelenlere ana yolların üstünden geçen şık ve temiz üst geçit yolları ve yürüyen merdivenlerle çok rahat ulaşabiliyorsunuz.  Hepsinin içinde her bölümde turnikeler ve görevliler var. Genelde çalışma ofisler, restoranlar, kafeler, şık mağazalar ve oteller var.
Jınmao Observatory: 429 metre yüksekliğinde ve 88 katlı. 6. Katına ücretsiz çıkıp manzara seyredebiliyorsun ama değmez. 88.katından manzara seyretmek istiyorsan bilet ücreti 120Y.

World Financial Center: 492 metre yükseklikte.En üst katından manzara seyretmek istiyorsan bilet ücreti 120Y. Ama bir görevlinin bana söylemesi ile  2A Kapısında ki asansör ile53.katına çıkınız. Manzara çok güzeldi. Zaten en üste çıkarsanız binaları yukardan görürsünüz. Bir işe yaramaz.


Şangay Kulesi: En yeni ve gösterişlisi.Eski şehir haritalarında yok. Dönerek incelen bir yapısı var.


Oriental Pearl Tower(Doğunun incisi televizyon kulesi): 468 metre yüksekliğinde ki bu kule gerçekten çok güzel görünüyor. Şehrin simgesi sayılır.

En üste çıkmak isterseniz ücreti 220Y, orta kısma çıkma isterseniz 180Y.Çok kalabalık olduğundan çok sıra beklersiniz. Hemen kulenin en alt katından(Çıkıştan) giriş yaparsanız beklemiyorsunuz. Burada da bilet gişesi var.
Kuleden şehrin manzarası görülmeye değer. Ben bu kadar parayı verince 3-4 defa dolandım. Bir alt katta ise cam plartform yapmışlar. Aşağısını olduğu gibi görüyorsunuz. insanlar yürümekten korkuyorlardı ama  bazıları uzanmış keyif yapıyorlardı.
Bu kulenin alt katında ”Tarih Müzesi” var.
Gökdelenleri gezdikten sonra şehrin karşı kıyısına fery ile (2Y) veya metro ile geçebiliyorsunuz.
Bu nehrin altından geçen birçok tünelden metro hattı geçiyor.
Metro ile “Doğu Na jin Caddesi” istasyonunda inip geri Bund’a gelmeniz gerekiyor.
Turist gezdiren otobüsler ise köprüleri kullanarak nehri geçiyorlar.

II-Nehrin Batı yakası

1-The Bund: Yük gemileri, mavnalar ve yolcu gemilerinin  sürekli geçtiği nehir kenarında  bir kilometrelik yürüyüş yolu.
 Yabancı devletlerin konsoloslukları olduğu ve Sömürge devletlerin yaşadığı zamanlarda bu lüks semte ve “köpekler ve Çinlilerin” girmesi yasaklanmıştı.
Bir kısmı ahşap olan bu kordondan yürüyerek gidip dönüşte caddeye inip yürüyerek geri dönünüz. Böylece cadde boyunca Avrupalıların mimarisiyle yapılmış Fransızların ve İngilizlerin inşa ettikleri koloniyel tarzda harika yapıları da görmüş olursunuz.
Bu yürüme yolundan karşı tarata ki Pudong Gökdelenleri gerçekten çok güzel görünüyor.  Gecesini kesinlikle görmelisiniz. Boşuna “Asya’nın Manhattan’ı denmemiş. Gökdelen sevmeyen ben bile hayran kaldım. Hele “Pearl kulesi”nin renk değiştirerek aydınlatılması mükemmel olmuş. Planınızı ona göre yapınız.

A-Çen Yi Heykeli: Bund’un girişinde. Şehrin ilk belediye başkwnı.
Yürüyüş yolunun sonunda
B-Nehirde gemi turu: 11-18 arası her yarım saatte bir var.Gece 22’ye kadar sürüyor.   Fiyatı 120Y. Farklı firmalar var.

2-Nanjing Road: Doğu Ninjan caddesinin başlangıcı hariç tamamı trafiğe kapalı. Batı Ninjan caddesi ise trafiğe açık.
Bu şık caddenin her iki yanında en lüks markaların mağazaları, kuyumcuların yanında restoranlar, ka-feler, hediyelik dükkanları sıralanmış.

En çok “Omega” marka satan şık saat dükkânları dikkatimi çekti. Rakam yerleri elmas olan altın saatin fiyatı 10.000 dolardı.

Sizi dükkânlarına çekmek için dil dökenleri hiç dinlemeyiniz bile.
Çok kalabalık olduğundan özellikle gece yürümekte zorlanıyorsunuz. İsterseniz bu caddeyi küçük katarlı araç ile de gezebiliyorsunuz.
Cadde üzerinde ki bankalar ve  otellerin  içi aksanları ahşap olup, eski sömürge ülke yapılarından olup ve hepsi  şahane. Fotoğraf çekmeme izin vermediler.
A-Peace Otel: Hemen Bund’un karşısında Nanjing caddesinin başlangıcında.
Steven Spielberg’in “Güneş İmparatorluğu” filminin bazı sahnelerinin çekildiği eski ve şık otel. Şansıma ben gittiğimde bir kutlama nedeni ile piyano resitali vardı.
1800 ‘lü yıllarda at yarışlarının yapıldığı bu alan 1990 yılında tekrar düzenlenerek günümüzde ki halini almıştır .Park ve square’yi geniş bir cadde ayırıyor.
3-People Park(Renmin Park):
Doğu Nanjin caddesinin bitiminde solda. Ben gittiğimde insanlar geleneksel kıyafetleri ile dans ediyorlardı.
Hemen başında
A-Shangai Urban Planing Exhibition Center: Bu kadar gökdelenin planlandığı bir merkezin olması şaşırtıcı değil. Binanın çatısı da çok ilginç. Hemen yanında
B-Munipal Goverment: Belediye binası .Onun da yanında
C-Büyük Tiyatro: Fransız mimar Jean-Marie Charpentier tarafından tasarlanmış ve 1998 yılında açılan olan çok şık bir mekân. Genelde yabancı gösteriler burada sergileniyormuş. Buradan hemen karşı tarafta ki People’s Square arada yayalara geçiş verilmeyen yol olduğu için yolu uzatarak  aşağıdan geçebilirsiniz. En iyisi geri gelip planlama merkezinin yanında ki altgeçitten karşıya geçiniz.
4-People’s Square: Çok güzel bir mekan. Aslında burası da çok bakımlı bir  park. Buraya “”People’s Square” istasyonunda inerek metro ile de ulaşabilirsiniz. Özellikle pazarları eski bir gelenek olan  eş  seçimi yapılıyormuş. Anneler, bekar oğullarının özelliklerinin yazıldığı kağıtları şemsiyelere iliştirip aday bekliyorlarmış.
a-Shangai Museum: 9-5 arası açık. Giriş ücretsiz. Çok görülesi bir müze. Hele 4. Katta sergilenen ahşap eşyalara hayran kaldım. Sergilenenler:
1.kat:Taş ve bronz heykeller
2. kat:Resim sergisi
3.kat:Damgalar, el çizimi resimler ve el yazmaları
4.kat:Ahşap,yeşim eşya ve objeler. Antik Çin paraları

Ben buradan Nanjin caddesinin ve Bund’un gecesini görmek için geri döndüm.
Gökdelenleri ışıklandırmak için  her gece 150000 USD harcanıyormuş.
Ama sizin  gündüz zamanınız kaldı ise araçla Batı Nanjing caddesi sonunda olan Jing’an tapınağına gidip geri dönebilirsiniz.

2.GÜN

III-Eski Şangay: Aslında yeni Şangay da nehrin batısında.
Ming hanedanı döneminde  duvarlarla çevrili şehir merkezi olan bu bölge, daha sonra  1842 yılında İngilizler, şehir merkezini kuzeye taşıyarak kendilerine imtiyazlı bölge olarak değiştirmişler.
Sömürge zamanında Çinliler sadece bu bölgede yaşayabiliyorlarmış. O zaman ki surlar, 1912 tarihinde yıkılıp ve hendekler doldurularak, bugünkü “Ring” yolu yapılmış. Hala çevresinde küçücük gecekondularda yaşayan birçok aile var
1-Yuyuan Alışveriş Merkezi: Hemen yuyuan bahçesinin bitişiğinde. Yakın zamanda eski evler yıkılarak yeni ve gösterişli geleneksel evlerin yapıldığı alışveriş yapabileceğiniz çarşı. Kahraman Maraşlı dondurmacı var. Showunu kalabalık izliyor. Kendisine “Yuan bahçesi nerede” diye sorduğumda “ içindendesin” dedi. “Ama Bir yerde para ödemedim ”deyince” ücretsiz zaten. Sadece tapınak ücretli ”dedi. Oysa yuan alışverş merkezindeydim. Bahçeler de paralıydı. Kısaca hemşerim yıllarca burada çalışmasına rağmen daha bahçeyi ziyaret etmemiş. Kendisine daha sonra uğrayıp söyledim ki başkasını yanıltmasın. Yuan Bahçesinin hemen girişinde

2- Huxinting çayevi : Göletin ortasındaki bölgede ise, yaklaşık 200 yıllık bu ahşap çay evine kötü ruhları kovmak için  Dokuz Dönemeç Köprüsü ile gidiyorsunuz. Hemen yanında

 2-Yuyoan Garden(Mutluluk Bahçeleri):7:30-17 arası açık. Giriş 40Y.Aslında buraya Bund’dan  devam ederek yürüyerek veya metro ile  “Yuyuon istasyonu” nda inerek de  ulaşabilirsiniz.
Tek girişi ve girişin yakınında bir tane daha çıkışı var.
1577’deMing hanedanı döneminde yapılmıştır. Pan ailesi için yapılan bu bahçeler, aile gücünü kaybedince  harap olur. 1760 yılında bazı zengin tüccarlar bahçeyi satın alarak  binaları ve bahçeyi yenilerler.Bu sefer de  19.yüzyıldaki Afyon savaşlarında, bahçeler yine harap olur. Ancak 1961 yılında bugünkü haline ulaşır.
Tüm Çin bahçelerinde  görecekleriniz:
-Taş kayalıklar: Tai Gölünden getirilen çeşitli büyüklüklerde kireçtaşları , pirinç tozu ve kireç kullanılarak biraraya getirilmesiyle oluşturulmuş  farklı yükseklikte ve şekilde kaya görüntüleri. Yolların  ve göllerin kenarları bu ilginç kayalarla süslenmiştir. Ben bu kayalıkları çok fazla kullandıklarından sanırım çok beğenemedim.

 -Misafirlerin ağırlandığı, Çin operası(Pekin’de izlemiştim. Çin işkencesiydi. Çok sıkıcı),
-müzik ve dansların izlendiği pavyonlar
-Üstü kapalı veya açık, tabanı taş mozaik koridorlar
-Turuncu ve renkli balıkların yüzdüğü göletler
-Su kanalları, köprüler vardır.
Bu bahçeler sakin ve dinlendiricidir. Bana göre de en güzeli bu bahçe. Hepsi birbirine benziyor.
Broşüre göre gezdiğinizde;
Sansui Hall: Misafir ağırlamak için kullanılmıştır 1760’da yapılmış geniş bir mekan.
Noel Pavilion ve Wanhua Odası: Wanhua odasının önündeki  400 yıllık maidenhair ağaçlarını  bahçe sahipleri dikmişler.
Bahçeden sonra yürüyerek Şangay’ınyeni bölgelerine geçiniz.

2-Middle Huaihai Road: çok şık mağazaların olduğu cadde.Sola doğru evam ettiğinizde; Çok şık mağazaların sıralandığı geniş alış veriş caddesi.
3-Xin Tian Di: Yine lüks mağazaların olduğu ama daha çok ağaç ve yeşilliğin olduğu şık semt.

A-The Site of the First National  Congress : Pazartesi kapalı. 9-Giriş ücretsiz.
Temmuz 1921 tarihide: Çin Komünist Partisinin kurulduğu 2 katlı, çok sevimli tuğla bina. Fransız kontrolündeki bölgesinde olan bu binada ki gizli toplantıyı haber alan Fransız polisi,  Mao’nun da bulunduğu 12 kurucu üyenin hiçbirini bulamaz.
Komünizmin kurulmasına eşlik edenlerin fotoğrafları ve materyaller sergileniyor.

Daha çok lüks alışveriş merkezleri vardı ama ben pek hoşlanmıyorum. Alışveriş yapmadığımdan zamanımı farklı yerlerde değerlendirmeyi tercih ettim.
Ben buradan otobüsle(926, 920, 911 ve 26 nolu ) gittim. Metro ile giderseniz “Shangai Library” istasyonunda inmelisiniz.

4-Shangai Kütüphanesi: (shangai tushuguan):
Gerçekten modern ve muhteşem bir yapı. Birkaç tane anfisi var. Bir tek burada gelenler için her katta sebil konduğunu gördüm.
14 milyon kitap bulunan bu kütüphane, dünyanın en büyük kütüphanelerinden. Bu kitaplar içinde, 1400 yıl öncesine kadar dayanan el yazması kitapların da var ama göremiyorsunuz.
O nedenle  bana göre gitmeye değmez. Ben eski yapı olduğunu düşünerek gittim. En iyisi buradan ikisi aynı metro hattında , diğeri yakın metro hattında olan tapınakları geziniz.

5-Jade Buda Temple (yeşim buda tapınağı)
” Changshu Rd istasyonu”nda ininiz. 8-16:30 arası açık. Giriş 20Y.En çok beğendiğim tapınak bu oldu.
Bu tapınakta beyaz yeşim  taşından yapılmış oturan ve uzanan iki Buda heykeli var. Heykeller: 1882 yılında Burma’dan getirilen heykeller 1918 yılında tamamlanan bu tapınağa konmuş. Özellikle oturan yeşim taşından buda heykeli çok zarif.

6-Jing’an Temple: ”Jin’an Rd. istasyonu” nda ininiz. 7:30-17 arası açık. Giriş 50Y. Her tarafı özellikle altın kaplama aksanları yeni onarımdan geçtiği için pırıl pırıldı. Gösterişli bir tapınak. Aslında çok güzel ama eski hali ile görmek isterdim. Burada da genç rahiplerin kaldıkları ahşap lojmanda yıkadıkları sarı-kırmızı renkli giysileri çok ilginç görüntü oluşturmuştu.
Gülen, göbekli sevimli Buda heykeli var.
7-Longhua Temple: ”Longcao Rd. istasyonu” nda ininiz. Giriş 10Y.
Sanırım bir dönem Budizm düşüşe mi geçti ki bu tapınakta da gülen, göbekli sevimli Buda heykeli var.

Girişin yanında ki 1700 yıllık eski pagoda çok güzeldi.
 SOZHOU
Sozhou ve Hangzohu’ya  de çok sık tren var ama yine de yer bulamıyorsunuz. Yavaş trende ayakta gitmek zorunda kalabilirsiniz. O nedenle biletinizi internetten önceden alınız.
-Tren biletinizi istasyonda ki gişelerden veya makinalardan alabilirsiniz. Pasaportunuzla internet üzerinden satın aldığınızda size verdikleri numara ve pasaportunuzla gişeye gittiğinizde biletinizi alabiliyorsunuz.

Sozhou’da üç ayrı tren istasyonu var. Biletinizi alırken ona göre alınız. Bahçelere yakın olanı tercih ediniz.

Ben Shangai Reilway Station→Sozhou Reilway Station gittim.
Hızlı tren yarım saatte gidiyor.Fiyatı 39Y. Yavaş  tren bir saatte gidiyor.Fiyatı 14.5Y
Bu istasyondan yavaş en erken  K290nolu tren 8:51’de ve K376 nolu tren ise  8:57’de gidiyor. Güney istasyonunda ise en erken tren saatleri oldukça geç.
Dönüş ise K807 nolu tren ise  16:59’da gidiyor. K527 nolu tren ise  17:18’de gidiyor. Daha önce giden de var.
Yalnız her iki istasyon oldukça büyük olduğundan erken gidiniz. Hele Shangai’de metrodan çıktıktan sonra yolumu zor buldum.

Giderken numaralı bilet kalmadığından sonrakı trene bilet almak zorunda kaldım. Dönüşte ise numaralı hiç bilet kalmadığından ayakta kalmayı kabul edip bilet alarak rica ile bir Çinlinin yanına sıkıştım.
İstasyonda indikten sonra turist info ve İngilizce bilen birisini bulamadığımdan 45 dakika oralarda debelendim.
İnsanlar yaşadıkları şehrin gezilecek yerlerini bilememeleri beni çok şaşırttı.
Suzhou, Şangay’dan  120 km uzaklıkta Yangtze deltasının ortasında kurulmuş.
Nedense aklımda çok sevimli bir şehir kalmış. Oysa çok hareketli ve taş yığınına dönüşmüş 5-6 milyonluk bir şehir ile karşılaştım.

Şehirde Unesco’nun dünya mirası listesine girmiş birkaç tane bahçe var. Bir tanesini gezmeniz yeterli olacaktır. Hepsi birbirine benziyor.

Sozhou Tren istasyonu→Lingring Bahçesi(85nolu otobüs)→Pan Men→933nolu otobüs,yolun karşısından→ Sozhou Tren istasyonu(7veya 522 nolu otobüs)
*Eger istasyondan direkt Pan Men’e gidecekseniz yine 933 nolu otobüse bineceksiniz.
*Belki metro ile de gidebileceğiniz bahçe vardır. Gitmeden internetten hazırlığınızı yapmalısınız. Yoksa benim gibi ortada kalırsınız.
Çin’de 5464 km uzunluğunda ki  Yellow River  (Sarı Nehir )  ile 6300kilometre uzunluğunda ki Yangtze Nehri arasında  Pekin’den başlayan Tianjin, Hebei, Shandong, Jiangsu ve Zhejing eyaletlerini geçip Hangzhou’da  son bulan devasa bir kanal açılmasına MÖ 5. Yüzyılın başlarında başlanmış ama tamamlanması Sui hanedanlığı döneminde MS 581-618) olmuş.1776 km uzunluğundaki busu yolu dünyada insan eli ile yapılan en büyük kanalmış.
Şehrin yarısına yakınında   kanallar olduğundan  doğunun Venedik’i deniliyormuş.

 Wu Krallığının  başkenti olmuş    bu şehirde Ming (1368-1644) ve Qing (1644-1911) Hanedanları dönemlerinde İmparatorlar ve şehrin  ileri gelen zenginleri tarafından bu güzel  bahçeler yapılması   çok ünlüymüş. Hatta  Pekin-Yasak Şehir ve Yazlık Saray’ın bahçe mimarisi Suzhou bahçelerinden örnek alınmış.
1-Lingering (Liuyuan) : Giriş 45 Y.Bahçesi toplamda 2.3 hektar alanı kapsıyor. 1997 yılında UNESCO listesine girmiş. Her Çin bahçesinde olan herşey burada da var ama Şangay yuan bahçesi sanırım bahçelerin en güzeli. Sadece  bjranın fazlalığı çok güzel bonzai ağaçlarının olduğu bahçe ile küçük bir. ambu bahçesi var.


300 metrelik kısmı ayakta kalmış olan surlardan şehre girişin tek noktasıymış. Bu kapıyı benzersiz kılan da hem kara ve hem de kanaldan şehre giriş veren tek kapı olmasıymış.  Burada çok az vakit geçirebildik
PAN MEN:7:30-17 arası açık. Giriş 40Y.
 Biri tam pan kapısında diğeri de Ruiguang pagodanın olduğu yerde iki giriş ve çıkışı var.


Wu Gate Brigde (Wumen bridge): Hemen k<pıdan girmeden öncebuilginç köprününüstüne çıkabilirsiniz.
Pan kapısı: Wu krallığı döneminde yapılan bu 2500 yıllık kapının üstüne çıkıp çevre manzarazı setredebiliyorsunuz.
Zamanında şehri tamamen vreleyen taş duvarların bir kısmı kapının yanında ayakta kalabilmiş. O zamanları bu şehre karadan ve nehirden  sadecebukapıdan girebiliniyormuş.

Bahçe: Ben bu bahçeyi daha çok sevdim. Ferah ve yemyeşil. Diğer bahçelerden de farklı.
Kapının olduğu yerden çıkıp sağa doğru nehir boyunca ilerlediğinizde
4-Tekne turu: 120Y.45 dakika. Nehir boyunca gidip aynı yoldan geri geldik. Nehir kenarında yemyeşil ve bakımlı yürüyüş yolları vardı. Bazı bölgelerde de iki katlı villa tipli evler vardı. Yalnız zaman zaman arka tarafta görülen yümsek binalar. Bu güzel görüntüyü bozmuyor değildi.
HANGZHOU(En az iki günde gezebilirsiniz.)
Zamanınız varsa daha fazla zaman ayırmayı hak eden, çay ve ipeğin merkezi olan bir şehir.
Bu şehirde de farklı üç tane tren istasyonu var. Göle en yakını “Doğu tren İstasyonu”. Diğerlerinden de metro olduğundan göle ulaşmanız zor olmayacak.
Ben, Güney Şangay Tren İstasyonu→Doğu Hangzhoh Tren istasyonuna gittim.
Bu İstasyonda en erken yavaş tren, 6:21’de , 6:34, 6:51,7:31, 8:36 ve 8:48’de var.
Dönüş ise yavaş tren, öğleden sonra 14:14, 17:04 ve 17:52’de var.
Hızlı tren ücreti 24.5Y; hızlı tren ücreti ise 70-90Y arası değişiyor. Hızlı tren bir saatte, yavaş tren iki saatte gidiyor. Hızlı tren daha sık var.
Tren istasyonunda indikten sonra metro ile göle en yakın duraklardan birinde ininiz.
*İstasyonda turist info yok.


Şangay’dan180 km güneyde Yangtze nehrinin deltasında kurulmuş 10 milyonluk şehir.
İçinden “Qiantang” nehrinin geçtiği bu  şehrin ortasından harika “West Lake” var. Gördüğüm en huzur verici göllerden biri. Çinlilerin boşuna dememiş “yeryüzünde cennet ”diye. İnsanı bile daha yardımsever ve sakin.
I- BATI GÖLÜ (Xihu) ÇEVRESİ: Bir günde ancak gezebilirsiniz.
 5.68 kilometrekarelik alana yayılmış, içinde üç yapay ada bulunan gölün düzenlenmesi 9-13. Yüzyıl arasında olmuş. UNESCO tarafından, 2011 yılında, Dünya Mirası Listesine alınarak koruma altına alınmıştır.
Fazla derin olmayan gölün üç tarafı yeşil ormanlık tepelerle çevrelenmiş.
Gölün içine doğru uzanan yarım adalar, köprülerle ve yemyeşil gür ağaçlarla gölgelenmiş yürüyüş yolları ile ana karaya bağlanmış.
Ayrıca kuzeyinde yine birçok taş köprü ile baştan sona batıdan doğuya doğru yürüyüş yolu da var. Gölde kocaman yapraklı Nilüferler rengârenk çiçek açmış. Ortancalar Karadeniz’de ki kadar büyük olmasa da çevreye ayrı bir güzellik katmış. Yeşillikler arasında  geleneksel ahşap Çin evleri… Tek sorun çok kalabalık.

Çevresi 13 kilometre olan gölün çevresini bisikletle, yürüyerek(Belli kısmını )veya çok sık olan belediye otobüsleri ile gezebilirsiniz. Ben ev sahibimin verdiği pahalı bisikletle çok keyifli gezdim ama parklara ve gölün hemen yanında ki yollar, yayalara ayrıldığından kullanamıyorsunuz. Sık sık kitlemek zorunda kalıyorsunuz.
Bana göre en mantıklısı daha yoğun olan gölün kuzeyini yürüyerek gezdikten sonra yine yaya yolu ile leifeng pagodanın yakınına kadar yürüyünüz. Daha sonra göl çevresinde gerektiği yerde otobüs kullanınız.
Benim gibi gölün kuzeyinden başlayıp batıdan devam ederek gölün çevresini gezmek isterseniz;
1-Yue Fei’sTomb and Yuewang Temple: 7-18 arası açık. Giriş 25Y.
General, 1103-1141 yılları arasında Henan hanedanı zamanında yaşamıştır.  Song  ve Jin hanedanlığına karşı büyük savaşlar yapmıştır. Ancak sonunda Jin hanedanına teslim olmak zorunda kalarak hapishanede gizlice öldürülür. Ulusal kahraman kabul edilen bu generale,1715’de Qing hanedanı döneminde büyük bir mezarlık kompleksi yapılır. Çok da görülesi bir şey yok.

Tam karşısında
2-Gu Yuan Feng: Gölün içine doğru girmiş aralarda kanalların olduğu yarımadada ki harika bir park. Her bir yöne yöneldiğinizde farklı güzellik görüyorsunuz.
Burada;
50 dakikalık kayık gezisi 120Y. Ben ev sahibimin bisikletini çaldırma korkusu ile ancak kısa bir kayık sefası yapabildim.
Yarım saatlik boot turu 55Y. Kesinlikle boot turu alınız ama yürüyüş yolunun diğer tarafında ki kısmında bininiz. Fiyatlar aynı. Sanırım burada denizin içinde ki üç tane taş  küçük kule ve pavilonların olduğu “Tree Pools Mirroringthe Moon” adacıkların  yakınına götürüyorlar.
3-Su Cause Way: ağaçlıklı gölü kuzeyden güneye ayıran yürüyüş yolu. Sadece kişi başı 20Y’a bu yoldan safari arabalarına benzeyen araçlarla gidip gelebiliyorsunuz. Ama yürümek çok zevkli.
4-Boochu Pagoda:  Kıymetli Taş Tepesi üzerinde 1933 tarihinde yapılmıştır.
Dağa doğru tırmanıyorsunuz. Tepeden şehrin manzarasını seyredebiliyorsunuz. Pagodayı dıştan görebiliyorsunuz. Gece ışıklandırılmış hali çok güzel görünüyor.
*Yakınında Baopu Taoist Temple var
5-Solitary Hill: Denizden 38 metre yükseklikte 50 dönümlük bu alan, gölün en büyük ve tek doğal adasıdır. Qin hanedanlığı döneminde düzenlenmiştir. Ana karadan yine çok güzel yürüyüş yolu ile geçiliyor. İçinde “Zhejang Park” var. Yol boyu görebileceğiniz farklı güzellikler ve dükkânlar var.
6- Musıc Fountain: Su ve ışık gösterisini ben kaçırdım.
7-Silk Museum: 9-17 arası açık. Giriş ücretsiz. Ana yoldan yürüme mesafesinde içerde.
Dünyanın en büyük ipek müzesi olarak 1992 yılında ziyarete açılmıştır. Müzede, 8 sergi salonu bulunuyor. 5000 yıllık ipek ile her şeyi görebilirsiniz. Çok zengin bu müzeyi çok beğendim.
Çıkışta ki dükkânda harika ipek giysiler satılıyor ama çok pahalı. 
 Daha önce çalışan (hangzhou ipek baskı ve boyama kompleksi (hang si lian) kapanmış. Bilgilerinize…
8-Leifeng (Xizhao)Pagoda
Giriş 40Y. Pagodanın içinde duvar resimleri ve  müze de var. Hatta ilk pagodanın temellerini görebiliyorsunuz.
Gök Gürültü Tepesi üzerinde 5 katlı pagodanın “Akşam Güneşi Pavyonundan,  şehrin ve gölün manzarasını izleyebilirsiniz.

*Pagadonun biraz ilerisinde yürüyüş yolununun diğer ucu var. Burada ki yemekleri çok sevdim. Tandırda ve sacda etli ve ıspanaklı gözlemeler ve haşlanmış patates satılıyordu. Hayatımda ki en tatlı mısırı da burada yedim. Koçanı ile birlikte kuzeninin özel gözlerine yerleştirilerek pişiriliyormuş.
Buradan kesin yarım saatlik boot turu alınız.
II-GÖLÜNÇEVRESİ VE ŞEHİR MERKEZİ
1-Feilai Feng: 7-6:30 arası açık. Sadece otobüsle gidilebiliyor. Şehrin bu kısmında henüz metro yok. 807  veya 103 nolu otobüsler gidiyor.
Giriş 45Y.
Kutsal mağaralar ve 400’e yakın p diğer heykeller var.
Hemen bahçesinden girilen
2-ling yin tapınağı(Ruhların İnziva Yeri)
Giriş 30Y.
Jin hanedanı döneminde (317-420) yapılan şehrin ünlü, ülkenin de yine en ünlü tapınaklarından. Farklı binalarda genellikle lotus çiçeğinde oturan Buda’nın dev heykelleri var. Bunların dışında da bazı binalarda sıralanmış yüzlerce heykel var.
Buradan 180 nolu otobüsten indikten sonra biraz yürü 27 nolu otobüs ile benim gibi “Inguiring About Tea at Dragao Well” inmeden tepede ki çay müzesine kadar çıkınız
3-LONGJİNG(ejderha kuyusu)
300’den fazla çay çeşidi olan ülkede dünyaca ünlü “Longjing” çayı, burada üretiliyor. Ben burada çay bahçelerini gezdim ama çay müzesini kaçırdım. Çok sevimli bir Çin ailesi ile ünlü longjing çayı içip sohbet ettim. Taze çay yapraklarının üzerine sıcak su konuyor. Ancak yapraklar dibe çöktüğü zaman çayınızı içebilirsiniz.
Buradan tekrar 27 nolu otobüs ile Maijialhi durağında inip yolun karşısına geçip Y2 nolu bus ile  Wushan Sguare yakınlarına kadar geliniz. 600 metre yürü
4-Hefange Market at Twilight: Geleneksel bu alışveriş bölgesini seversiniz. İpek ve çayın her türü satılıyor. Ben yasemin çayını denedim. Çok güzel kokuyordu ama içimini beğenemedim. Ayrıca ikram edilen çok çeşitli tatlılar da satılıyor.
Çarşının bitimine doğru sola doğru yürüdüğünüzde;
5-Phoenix Mosque: Daha çok Uygurların ve Müslüman Çinlilerin geldiği camii. En dışı güzel ama içi normal. Aslında şehirde çok eski bir tane daha camii varmış. Ben varlığından sonradan haberim oldu.
Buradan metro ile Citizen Center  durağında ininiz.
6-Şehir merkezi: Şangay gibi Hangzhou Municipal Goverment,
Büyük Tiyatro gibi devlet binalarının ve gökdelenlerin olduğu bölge.
6-Buradan yürüyerek nehir kenarı ininiz. Beklediğim kadar nehrin bu bölümü hareketli değildi.
Bu nehirde saatte 40km hızla gel git olayları yaşanan dalgalar ile sadece 10 saniye kadar sörf yapılabiliyor.
İsterseniz metro ile ulaşabileceğiniz
7-West Lake Cultural Square:
Birçok müze var ve ücretsiz. Müze görmek istemediğimden ben tercih etmedim.
8-Six Harmony Pagoda(liuhe pagoda): Ev sahibim kızın dediğine göre nehrin kenarında ki bu pagoda ile Leifeng pagodanın aynı olduğundan gitmedim.
Yuelun tepesi üzerinde Song(386-581)hanedanlığı döneminde Qiantang nehrinin gelgit sularını sakinleştirmek amacı ile yapılmıştır.1121 yılında savaşta yıkılıp ahşap ve tuğla kullanılarak Ming hanedanı döneminde 59.89. metre olarak yeniden yapılmıştır.

Şangay→Taiwan(Ucak, iki saat, spring hava yolları ,95 dolar)
Tayvan’da görüşmek üzere…

 
 






.
   


2-KORE

KORE

1- Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti veya   Kuzey Kore
(Başkenti, Pyongyang, Yüzölçümü,120,540 km²  Komşuları, Çin, Rusya, Güney Kore ve  nüfusu, 23milyon  civarında.)
2-Güney Kore Cumhuriyeti ( Başkenti, Seul, Yüzölçümü, 99.274 km²   Komşuları, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, Nüfusu elli milyon  civarında.)olmak üzere iki ülkeden oluşmaktadır.

GÜNEY KORE

Uzun süre Çin ve Japonya hakimiyetinde kalan ülkede artık özellikle gençler arasında olanlar unutulmuş. Hatta kuzey Kore ile güney Kore arasında illegal yollardan giriş ve çıkış yapılıyor.


İKLİM
 Yazlar sıcak ve nemli, kışlar çok sert geçer.
Mart, nisan, mayıs→ Bahar. Ama nisan ayında Çin’den gelen tozlu  rüzgar nedeni ile insanlar maske ile geziyorlar.
Haziran, temmuz→ Yağışlı ama ben haziranda  oradayken yağış görmedim.
Ağustos, eylül→ Sıcak ve nemli
Ekim→ Sonbahar
Kışın özellikle Seul ve kuzey bölgesinde kar yağışı yoğundur.

PARA
Kore’ nin para birimi wonu.  Oteller, Havaalanı veya Exchange büfelerinden paranızı değiştirebiliyorsunuz.
Hava alanında
1$=1.330-1.029W
Döviz bürosunda
1$=106000, 1€=125000W.
Otelde;
1$=1.019.00W
1€=1.199.00W
Kore, Japonya’ya göre daha ucuz ama bize göre pahalı sayılır. Her türlü sebze ve meyveyi bulabiliyorsunuz. Pazarları çok bol.
Bir öğretmenin maaşı 3000$ civarında.
Seul’da tek odalı kenarda bir evin kirası 400$cıvarında.
ULAŞIM
Trafik sağdan. Bizim gibi trafik kurallarına çok önem vermiyorlar.
Metro girişleri turnikeli veya açılır kapanır kapı şeklinde. Çok az yerde görevli var. Bunlar çok dürüst halk. Buna rağmen herkes kartını basıp geçiyor.
Metrolarda yaşlılara, sakatlara, çocuklulara ve hamilelere her vagonun her iki tarafında yerler ayrılmış. Gençler buralara oturmuyor.

Metro,  65 yaşın üzerindekilere ücretsiz. Birçok yerde indirim alabiliyorlar.
Taksilerin renklerine göre fiyatları farklı. Siyah renkli taksilerin fiyatları diğerlerinden daha pahalı.

DİL
Busan,da ki Hintli proföser ev sahibinin dediğine göre bunların dillide bizim gibi Ural-Altay kökenliymiş. Yani sondan eklemeli dilleri var. Harfleri de kendileri gibi yuvarlak formda.
DİN

 İkinci Dünya Savaşı sonuna dek Güney Kore nüfusunun çoğunluğunun dini Budizm, Taoizm veya Konfüçyüs iken 1945'ten sonra ülkede Hıristiyanların nüfusu   hızla artınca Hristiyanlıkta   %5’ten %35'e çıkmış. Bugünlerde oranın eşit olduğu söyleniyor. Sonradan farklı dine dönen herkeste olduğu gibi Koreliler de abatmışlar. Gece binaların tepesinde parlayan kocaman neon haclarında durum belli oluyor zaten.

Şu anda dinleri, Budistlik ve Katolik Hristiyanlık. Samsun’da Koreli misyonerlerin çalıştığı kiliseye rastladığımda çok şaşırmıştım. Neden geldiklerini de sormuştum. Biraz da gereksiz bulmuştum. İnsanların dinini değiştirmeye ne gerek var. İbadet kısmı hariç tavsiye kısmı aynı. Uygulayan zaten yok.
Nazi sembolünün ters yönde ki Gamalı Haç, şans getirmesi ve ölümden sonraki 4 değişik dirilmeyi simgelediği için tapınaklarda çok sık kullanılıyor.

Tek tük   Müslümanlığa geçen Koreli  var. Sadece Seul’da büyük camii var. İmamı Koreli. Ülkede 10 tane mescit benzeri ibadethane varmış.

YEMEK
Deniz ürünlerinin yanında, diğer etleri, özellikle tavuk etini de çok kullanıyorlar. Genelde yemeklerinde soya yağı kullanıyorlar. Az yağda kızartmayı tercih ediyorlar. Çok farklı yemek çeşitleri var. Yağ kokusu almadıklarımın çoğunu denedim. Alıştıktan sonra Kore mutfağı sağlıklı ve lezzetli denilebilir. Kurutulmuş mürekkep balığı çok tüketiyorlar. Fasulyenin siyahı, kırmızısı gibi çok çeşitleri var. Her türlü yemeğini yapıyorlar.
Kimchi: Bizim acılı lahana turşusuna benzeyen geleneksel yemekleri. Acılı sosu tek tek yaprakların arasına sürerek hazırlıyorlar. Her türlü sebzeden ve deniz ürününden yapıyorlar. Yemeklerde her zaman servis ediliyor.
Ginseng: Kore’nin en ünlü turpa benzeyen sebzesi. Yedi yılda yetişen bu bitkinin her derde deva olduğu kabul ediliyor. Toz şeklinde de satışı var.

Soju: Pirincin damıtılması ile yapılan Korelilerin milli içecekleri soju, sake’den daha sert olduğu söyleniyor. Küçük bardaklarla içiyorlar.

  Barbekü(BBQ): Kore’de bizim tabirimiz ile mangalda” kendin pişir, kendin ye” ye benziyor. Masanın ortasına konulan tüplü veya farklı malzeme ile yanan  ocaklarda  istediğiniz yemeği pişirebiliyorsunuz. Et kızartabiliyorsunuz. Bir taraftan da yiyorsunuz. Bazı restoranlarda dumanı almak için yukardan sarkan özel bacalar da var. Masaya birçok farklı sos ve sebze garnitürleri geliyor. Yemek sonunda da yağsız  pilav, noodle yada farklı çorbalar  geliyor.

Ayrıca özellikle tavuk restoranlarından farklı soslara bulanmış tavuk yiyebilirsiniz.

 Haşlanmış ipek böceklerini, ince uzun salyangozları kürdanla keyifle yiyorlar. Sokakların yemek kokuları beni biraz rahatsız etti.
Burada marketten aldığım balık sosisini çok sevdim.
Keleğe benzeyen fazla tatlı olmayan sarı küçük kavunları da çok ünlü.


En ünlü yemeklerinden:
NANGMYEON: Sıcak suyun içinde haşlanmış nodul ve ince uzun doğranmış salatalık parçaları
BULGOGI: Haşlanmış nodul ve inek eti. Ben bunu çok sevdim.
MANDU: Tüm Asya’da rastlayacağınız büyük mantı. İçine et ve sebze karışımı koyarak haşlıyorlar veya az yağda kızartıyorlar.
JEON: Sebze garnitürü.
VARIOUS NAMOOL: Sebze kimçilerinin yumurtaya bulanarak yağsız tavada kızartılması. Tezgâhlarda çok sık satılıyor
Mook: meşe palamudunun ezmesi. Koreliler çok seviyor ama kokusundan hoşlanmadım.
LAMYON: Bizim erişte ve makarnaya benziyor.
BİBİMBAP:Kuru pılav.
EVLER
Dağlardan oluşan ülke olduğu için ev fiyatları çok yüksek.
Uçaktan bakınca ince uzun apartman tarlası gibi görünüyordu. Aslında çoğu apartman kademeli olarak inşa edildiğinden her kademesi ince, uzun bir apartman gibi görünüyor ama çok yüksek olmalarına rağmen estetikler. Farklı ve iç açıcı renkler kullanmışlar.
Yalnız birbirine benzeyen bu numaralandırılmış apartmanlarda adres bulmak oldukça zor.
İki oda ve bir salon evin kirası Jeju adasında kirası 600$.Japonya’ da ki gibi burada da tek kişilik katların olduğu apartmanlar var ama katlar, daha büyük. Eşyaları bile burada Japonya’ya göre büyüdü.
Eski geleneksel evler: Tek katlı bu geleneksel evler, büyük ahşap kapı ile avluya açılıyor. Avluda ailenin oturacağı ahşap oturaklar var. Avludan da evin odalarına açılan kapılar var. Eski sundurmalı evlerin hemen hemen tüm aksamları ve eşyaları ahşaptan. Çok şirinler.
Pencerelerinde ahşap dilimi süslerin üstüne cam takılmış. Ayrıca yine ahşap süslü çerçeveler kâğıt ile kaplanarak panjur olarak kullanılmış.
Zeminde bir şey serili değil. Genelde ince yer yatağında yatıyorlar.
         

İNSAN
Japonların mesafeli duruşlarından sonra bana Koreliler inanılmaz sevimli geldiler. Aslında bize çok benzettim. Havaalanından başlayarak el birliği ile yardım etmeye başladılar. Çok konuşkan ve sıcaklar. Korelilere canım çok ısındı. Adamlar bıyıksız,  sakalsız olduğundan mı çok temiz yüzlü görünüyorlar.
Şehre vardığım da gençler elele kol kola gezdiğini görünce iyice keyiflendim. Tezgâhlar, gürültü, hareketlilik… Hoş geldim Türkiye’ye.
Hatta biletimi bulamadığımı fark eden Koreli kadın el işareti ile beni kendisine yapıştırarak turnikeden geçirdi. Bize benziyorlar dedim ya.
Temizlik ölçüleri de bizle aynı derecede sayılır
Hatları,  Japonlara göre daha yuvarlak. Çoğunun kaşları dövme. Bu ülkede de orta yaş kadınları bana çok güzel ve bakımlı geldiler. Orta boy saç kesimleri var. Genci, yaşlısı hatta lise öğrencileri,  canlı kırmızı ruj sürmeden sokağa çıkmıyor. Bunun sırrını sonradan öğrendim. Dudaklarına kırmızı krem gibi bir şey sürüyorlar. Biraz bekledikten sonra oluşan üzerinde ki zarı çıkarıyorlar. Dudakları böylece uzun süre kırmızı görünüyor.
Giyimleri de bize benziyorlar. Sadece şort ve mini eteği bizden daha rahat kullanabiliyorlar. Modayı takip etmeyi seviyorlar. Ben gittiğimde buluzun bir kısmını dışarda bırakmak modaydı
Koreliler temiz ve bakımlılar. Evleri de temiz. Güzel görünmeyi seviyorlar. Aslında Asya’nın en hoş kızları burada ama ucuz olduğundan çene daraltma ve gözlerini yuvartlatma estetik ameliyatları çok yaygın.
Bizim ülkede ki gibi kadınlara sınırlı hak verildiğinden nüfus artış oranı çok düşük.
Dışarda yemek yemeyi ve içmeyi seviyorlar. Yollara uzanmış çok sarhoş gördüm.
Dışarda yatan evsizlerde az değil. Özellikle metro, geceleri evsizlerin mekanı oluyor.
KISA KISA
-Yemek yerken höpürdeterek ses çıkarmak, yemeği beğendiğiniz anlamına geliyor.
- Çinliler, Koreli yöneticileri zehirlerken, saf gümüşün yemekteki zehirden karardığını fark eden Koreli krallar sadece gümüş yemek takımı kullanmışlar. Kore halkı da gümüş kullanamadıklarından metal kullanmaya başlamışlar. Yemek çubukları dâhil mutfak eşyalarının çoğu metalden.
- Kore de eski model telefonlarınız çalışmazsa   Havaalanında KTF’den  telefon kıralıyabiliyorsunuz.
-saati, Türkiye’den 6 saat ileride.
-Çok güvenli bir ülke. Geç saatlere kadar dışarda dolaşabilirsiniz.
- Korede Kim, Lee ve Park soyadları çok yaygın olarak kullanılıyor.

- Bunlarda siyah maske takıyorlar.
-Gençler askere 18 yaşından sonra iki yıl askerlik yapıyorlar. Üniversiteye gitmek için erteleyebiliyorlar.
-Açık alanda bile sigara içilecek yerler var.
- Otellerin önünde, politik broşür dağıtırken vb. görevliler gelip geçenlerin karşısında yerlere kadar eğilerek selam veriyorlar.

-Özellikle yabancılarla çalışan şirket görevlileri, ilişkilerde daha rahat olsun diye İngilizce isim kullanıyorlar. Dükkânlara da bizim gibi İngiliz isimleri vermeyi seviyorlar.
-Starbucks  Caffee’ler çok sık karşınıza çıkıyor.
-60yaşından önce emekli oluyorlar.
-Yedi eleven ve diğer benzeri marketler var. Japonya’daki gibi çok çeşit yok ama aldığınız börekleri market içinde ki fırınlarda ısıtıp oturarak yiyebiliyorsunuz. Burada da sık olmasa da içecek satın alabileceğiniz makinalar var.
-Genelde arabalarının rengi, siyah, beyaz ve gri.
-Koreliler bizim gibi güzel ülkelerini yüksek apartmanlarla taş yığınına çevirmişler. Yetmemiş her tarafa gereksiz heykel, objeler yerleştirmişler. Ülkelerinin doğallığını biraz bozmuşlar.
- Köpek eti yiyorlar ama çoğu kucağında evcil hayvanlarla geziyorlar.  Hatta bazıları köpeklerini çocuk arabaları ile gezdiriyorlar. Bu ülkede çocuk ve evcil köpeklere dokunamıyorsunuz.
- Korelilerin en önemli eeğlencelerinden biri de Karaoke barlar.
-Kore, dünyanın en büyük çevrimiçi bilgisayar oyunlarının pazarına sahip. Bu oyunları kesintisiz yayınlayan TV kanalları var.
- Otellerde hafta sonları geleneksel giysileri ile düğün yapıyorlar.

-Hyundai, Kia, Daewoo, Daıhatsu  araba markaları Kore’ye ait.

-Açık havada bile sigara içilecek ayrı bölgeleri var.

-Eğitime çok önem veriyorlar. Gençlerin çoğu zamanını kütüphanede geçiriyor.
Seul’da eskiden bizde ki gibi kızların okuması kolay olmadığından kurulmuş kız üniversiteleri hala var.

BUSAN (Gezmek İçİn en az İkI gün gereklİ. Eğer” Gyeongcu” ya gidecekseniz üç gün gerekli.)
Havaalanında İç hatlar İle dış hatlar arası yürüme beş dakika. Terminallerin arasında ki metro istasyonuna, terminallerin en alt katından geçiyorsunuz. Ben yanılıp üsten araç yolu ile yolu uzattım.
Hava alanından şehir merkezine metro, otobüs ve taksi var.
Havaalanından  şehir merkezİ “Seomyeon”a metro İle yarım saatte ulaşabiliyorsunuz.
 Açık hava seyyar lokantaları ve  balık yemekleriyle de ünlü.

Deniz kenarında dağların arasında vadide tepelere doğru kurulmuş bu  nüfusu dört  milyona yaklaşan ve büyük limanı olan şehirde deniz,  karanın içine yer yer girdiğinden yarım adacıklar oluşturmuş. Bu nedenle Busan’da gezilecek yerler arası haritada yakın gibi görünüyor ama özellikle otobüs kullanmak zorunda olduğunuz hatlarda çok zaman kaybediyorsunuz. İstanbul gibi git git bitmiyor.
Tahmin ettiğimden daha büyük bir şehir. Benim gezdiğim iki gün çok rüzgâr vardı ama hava soğuk değildi. Zaten rüzgâr sörfü yapılan plajları çok kalabalıktı.
Ulaşım:  Metro ve otobüsle.  Metro’da girişlerde turnike olduğundan genelde görevli yok ama sakatlar vb. için açılan kanatlı giriş var. Çıkarken de biletinizi okutturarak turnikelerden çıkabiliyorsunuz.
Otobüslerde ise bizdeki gibi kartınızı ön kapıdan girişte okutup arka kapıdan iniyorsunuz.
Busan City Tor: BU üstü açık gezi otobüsleri ile şehri gezebilirsiniz. -Keyifli oluyor.
ücreti günlük 15000W=14$. Kolunuza yeşil renkli kağıttan bileklik takıyorlar. Durakları ise otobüs duraklarının yakınında oluyor.



I-MERKEZ
Not: Hyundai otomobil fabrikası ve tersanesini de gezebilirsiniz.
1-SEOMYEON
Çok hareketli ve renkli bölge. Çevresinde ki caddelerde her türlü eşyanın satıldığı tezgahlar kurulmuştu.
A-Seomyen Underground Shopping Center: Keyifle gezebileceğiniz bir yer.
B- Lotte Store: Çok şık mağazalar, Casino var. Roma’nın aşk çeşmesini kopyasını yapmışlar. Buradan Lotte oteline çıkabiliyorsunuz.
Seomyen→Nampo(Metro veya otobüs)
2-Bujeon: Merkezden bir durak ileride meyve ve sebze pazarı.
II-MERKEZİN KUZEY BATISI
1-NAMPO
Bu bölgede sanırım hafta sonu olduğundan inanılmaz kalabalıktı.
A-Jagalchi Fish Market: Deniz kenarında çok büyük binanın giriş katında ki bu balık marketinde çok çeşitli balık ve deniz ürünlerini taze ve canlı olarak bulabiliyorsunuz. Burada akvaryumda ki beğendiğiniz balık hemen kesilip, pişirilip servis ediliyor. Ahtapotlar ise pişirilmeden sos ile çiğ olarak servis ediliyor.
 Yalnız yılan balığı ve benzeri diğer balığın(Sanırım yavru müren balıklarıydı.) canlı olarak başını  tezgahta ki çiviye  geçiriyorlar. Boylamasına bıçakla tüm vücudunu yarıp ustalıkla derisinden ayırıyorlar. Öyle ki derilerinden ayrılan balıklar anadan üryan hala kıpır kıpır hareket etmeye devam ediyorlardı. Şu anda bunu yazarken bile midem bulandı. Resmen vahşet.
İkinci katta ise sedirlerin üzerine yer masaları yapmışlar. İnsanlar, ayakkabılarını çıkarıp masaya oturuyorlar. Masaya tüple çalışan ocağın üzerinde seçtiğiniz balıklar vb. pişiyorsunuz. Yanında kimçi, yeşil biber, sos, sarımsak, kabuklu fıstık ve marula benzeyen yapraklar da koyuyorlar. Bu yapraklara balık parçalarını ve diğerlerini koyup bohçalayıp yiyorsunuz. Ben çok az yiyebildim.  Balıkların temizleniş şekli beni çok etkiledi.


B-Gukje Market: Bizde ki ne ararsan satın alabileceğiniz tezgâhların ve dükkanların olduğu Pazar.
C-Yongdusan Park ve Busan Tover
Bu canlı semti gezdikten sonra 17 numaralı otobüse binip son durakta ininiz. Tekrar yukarı çıkan herhengi bir otobüse binerek
2-GAMCHEON CULTURE VİLLAGE
Ben  bu dağın yamacına doğru yayılmış rengarenk evli köye bayıldım.  Dar sokaklar, sevimli dükkanlar, resimli duvarlar v.b gezilmesi çok keyifli bir bölge.
Not: İsterseniz buradan devam ederek “Dadaep Beach”e geçebilirsiniz.
Nampo’dan otobüs ile
3-SONGDO BEACH
Önce bu güzel kumsalın içinde ki yürüme standında yürüyerek çevre manzarasını seyrediniz. Yalnız tepede kocaman çirkin kaplumbağa heykelleri, denizde çok gereksiz balina heykeli ve benzerleri yapılarak çevre kalabalıklaştırılmış.
Sonra yine çok gereksiz .  Jurasik parkta ki gıbi bağıran ve hareket eden dinazorların olduğu Songnim parkını gezinız. Buradan teleferiğe binerek karşı kıyıda ki  Amnam parka geçiniz.Amman parkta da aynı dinazorlar var. Buradan tekrar teleferikle geri dönünüz. Tek yön gidiş 12.000, gıdiş dönüş ise 15.000V. Teleferikten deniz kıyısı ve  kayalıkların görüntüsü harika.
 Ben bilemediğimden deniz kıyısında ki asma köprülerden ve merdivenlerden tırmanarak Amnam parkına giderek tek yön bileti ile karşıya geçtim. Manzara çok güzeldi ama yorucu oldu. Oraya gittikten sonra araçlarında gelebildiğini gördüm. Siz aynı güzel manzarayı zaten teleferikle geçerken göreceksiniz.
Not: Ben önce  Nampo’dan 30 numaralı otobüsle Songdo kumsalına geçtim ama  buradan  gamcheon culture village geçmem zor oldu.
4-TAEJONGDEA: Bu küçük ada çevresinde ki yarım adalara köprü ile geçiliyor.
Nampo’dan  8 nolu otobüs ile en son durakta ininiz. Daha sonra yürüyerek varıyorsunuz.
Daha sonra tepeye manzara seyretmek için ya bir saat tırmanacaksınız. Veya küçük tren ile gidip dönebiliyorsunuz. ücreti 3000W.
Trenden indikten sonra biraz daha yürüyerek fenere ulaşabiliyorsunuz. Buradan denizin, dev kayaların ve küçük adacıkların manzarası gerçekten görülmeye değer.
Bu adada Deniz müzesi ve uluslararası gemi terminali de var.
III- MERKEZİN DOGUSU
Taejongdea→Pease Park ve Sculpture Park(1006 nolu otobüs ile gidiliyor. 101 nolu otobüse binerseniz en son durakta inip biraz yürümenız verekıyor. Veya “Daeyeon” metro durağında inip tekrar otobüse binmeniz gerekiyor.)
BARIŞ PARKI
UN Memorial Cementry: Dekoratif çam ağa ları ile çevrili bu mezarlıkta savaşa katılan ülkelerin askerlerinin mezarları var. Tüm mezarlar, yeşillikler ve güller içinde çok bakımlılar. Türk askerlerinin mezarları ilk sırada.
Buradan otobüs veya metro ile

2-GWANGALLİ BEACH: Ben burada konakladım. İstanbul boğazına benzeyen köprüsü, farklı renkleri ile ışıl ışıldı. Hafta sonu olduğundan çok hareketliydi. Sokak gösterileri de vardı. En çok bu plajı beğendim.
Metro veya otobüs ile

3-HAEUNDAE : Kumsalların en ünlüsü bu. Ben gittiğimde kum festivali vardı. Yine sokak gösterileri, tezgahlark ile çok hareketli ve kalabalıktı.
Buradan 100,139 veya181 nolu otobüsle

4-HEDONG YONGGUNGS TEMPLE:
Otobüsten indikten sonra yukarı doğru tırmanıyorsunuz. Yiyecek ve hediyelik eşya satan hareketli çarşıyı geçtikten sonra sızı heykeller karşılıyor. Buda’nın doğum haftası(21 mayıs) nedeni ile bu tapınakta binlerce renkli fenerle süslenmişti. Gecesini görmek gerek ama o gün ben Jeju  adasına uçtum. Siz bu güne denk gelirseniz kesinlikle bir tapınağı ziyaret ediniz.
Deniz kenarında kı dev kayalar üzerine yapılmış bu tapınağın özellikle manzarası çok güzeldı.


IV-MERKEZİN KUZEYİ
1-Beomeosa temple:  Nopo metro istazyonunda inip 2 nolu çıkışta  90 nolu otobüsle gidiliyor. “Beommeosa metro” istasyonundan da 5 nolu çıkıştan yine 90 nolu otobüs geçiyormuş ama emin olamadım.
Otobüsten indikten sonra ormanın içinde inşa edilmiş bu tapınağa doğru tırmanıyorsunuz.  Budanın doğum haftası nedeni ile renkli fenerlerle her taraf süslenmişti.
Bu yeşillikler içindeki  eski  ve renkli ahşap tapınağa bayıldım.  Ayrıca meditasyon odaları da vardı.
Buradan inerken otobüse kadar bir aileye ricada bulundum. Hemen beni aldılar. Hatta metro istasyonuna kadar bıraktılar.
2-Dongnae hot springs: Gitmedim ama güzelmiş.
3-Gupa market: Çok büyük meyve ve sebze pazarı.  Ben havaalanına giderken uğradım .Gupa metro istasyonunda inil üstgeçitten karşıya geçip sola doğru yürüdüğünüzde karşınıza  çıkacak.  Buraya geliş amacım , aslında “Köpek Et Pazarı’nı görmekti. Bu konudan utandıkları içinki kimseye de soramadım ama pazarın iç kısımlarına gittikçe kokudan buldum.
Kesilmeyi bekleyen aynı cins irice köpekler dar kafeslerde sessizce yatıyorlardı. Zaten bu kesilen köpekler özel olarak üretiliyormuş. Camlı tezgâhın içinde de kesilmiş ve temizlenmiş köpekler sırt üstü yatıyorlardı. Ciğerleri vb. alınmamıştı. Dükkânın içinde de adamın biri, yeni kesilmiş köpeği gazlı püskürtme ateşle dağlıyordu. Fotoğraf çekmek istediğimde engelledi. Zaten köpek pislikleri öyle pis kokuyordu ki istifra etmemek için kendimi zor tuttum.
GYEONGCU
Busan’dan bir saat uzaklıkta Kore’nın Kyotosu olarak adlandırılan  bu yerleşim, Unesco Dünya Mirası Listesinde yer alan “Silla Hanedanlığı “başkentidir.
Seokguram Mağarası, Bulkguka , Bunhvangsa, Hvangnyongsa tapınakları, Anapci Göleti, Çomsungdea Rasathanesi 
Ben nasıl olduysa buraya gitmeyi aklımdan tamamen silmişim. Jeju adasına gelince hatırladım. Çok yorulmuşum herhalde.


JEJU ADASI (Tanrılar adası) (Gezmek için  araç kiralamadıysanız  az üç gün gerekli.)
Güney Kore’nin güneyinde okyanusun ortasında volkanik fazla büyük olmayan  bir adadır.
Havaalanına yakın kuzeyde ki “Jesu-si” ve Turistik güneyde ki “Seogwipa-si” adlı iki şehiri var. Havaalanından bu iki şehrin her tarafına otobüs gidiyor. Havaalanından Jesu şehrine otobüs 20 dakika da gidiyor. Havaalanından ada haritasını ve otobüs güzergâhlarını alınız.
Adanın tam ortasında Güney Kore’nin en yüksek dağı olan Halla dağı vardır.
Adanın her tarafında “Dol hareubang” adlı “Büyük Baba”  anlamında lav taşından yapılmış tanrı heykelleri var. Lav taşını işlemek kolay olduğundan her yere yerleştirmişler.
Bu ada “Haenyon” adlı kadın dalgıçları, yeşil çayı ve çok lezzetli, çekirdeksiz  mandalinası ile de ünlü.
Balayı adası olarak da bilinen bu adayı gezmek için en  iyi yol araç kiralamak. Sanırım bir, iki, üç kişi için skoter denen motorlu araçla da adayı gezebiliyorsunuz.
Juju City Tour Bus: Günlük 12000W. Sadece şehri ve çevresini gezebiliyorsunuz.

Gezilecek yerlere halk otobüsleri de var ama saatleri geç ve yavaş. Bu otobüsler, şehir içinde otobüs istasyonundan, duraklardan ve hava alanından da kalkıyorlar. Hangi duraktan kaçta geçtiğini öğrenmelisiniz.
Deniz kıyıları siyah volkanik kayalarla dolmuş bu adanın iç kısmında özellikle  Halla dağının çevresi  ve güneyi yemyeşil. Şehir merkezleri ise bilinen yüksek binalardan oluşmuş.
1.GüN: Adanın güneyinden doğusuna doğru gidip iç kısımdan geri dönmek. Aracınız varsa hepsine uğrayabilirsiniz. Yoksa bazılarına gidebilirsiniz. Halk otobüsü ile gezmek zaman alıyor.
1-Yongduam Kayalıkları: Bu kayalıklar havaalanına sadece 3 km uzaklıkta. Havaalanından 453 nolu otobüs gidiyor ama sık değil.7:58, 9:28, 11:03….  de otobüs var.
Volkanik siyah kayaların görüntüsü güzel. Deniz kıyısına indiğinizde çay ve yemek de yiyebiliyorsunuz. Ben mürekkep balığı denedim. Resmen çiğ idi. 30 km devam ettiğinizde
Not: Hamdeok Beach: Aracınız varsa uğrayabilirsiniz.

2-Kimyeong Maze Park: Aracınız varsa uğrayabilirsiniz. Gidemedim ama  fotoğraflarından gördüğüm kadar güzel. Yakınlarında
3-Manjangul Lava Tüpü: 9-18 arası açık. Giriş 2000W. Unesco Dünya mirası listesinde ve dünyanın en uzun lav tüpüdür. 2.5 milyon yıl önce oluşmuştur. 13km’lik bu tüpün içinde sadece bir kilometresini yürüyebilirsiniz. Mağaranın tabanı da lav taşlarından oluştuğundan yürümesi zor. Ayrıca ıslak ve aydınlık değil. Yarasalarda varmış ama görmedim. Sanki sarkıt ve dikitler yeni yeni oluş aya başlamış gibi görünüyor. Sadece bir kilometrenin sonun da büyük bir sarkıt var.
4-Udo Adası:  Sürekli fery kalkıyor. Bilet almadan önce verilen evrakları dolduruyorsunuz. Fery’de kapalı yerde insanlar ayakkabılarını çıkarıp oturdular.
Ada oldukça kırsal. Volkanik taşlarla tarlaların ve mavi damlı tek katlı evlerin bahçelerini duvarla örmüşlerdi.
Adaya varınca adayı gezmek için bir, iki, üç, dört kişilik motorlu araçlardan kiralayabiliyorsunuz. Veya gezilecek yerleri dolmuş veya otobüsle gezebiliyorsunuz.
Ben Koreli bir aile ile birlikte otobüsle gezdik. Ödememi aileye toptan yaptığımdan fiyatları bilemiyorum. Otobüs şoförü gidilen yer hakkında mikrofonla bilgi veriyor. Her 20 dakika da bir duraklara otobüs geliyor. Otobüs dört durakta duruyor.
Tahminen iki saatte ada turu bitiyor.
1-Geommeol Beach: Siyah kayalıklı kumsal.
2-Biyang adası: Kadın dalgıçların heykelleri var.  Kumsalda kocaman çok güzel midye kabukları toplayabilirsiniz.
3-Hagosudong Beach: Düz bir kumsal. Yine kadın dalgıç heykelleri ve küçük midyeler var.
4-Seabeen Beach: Yüzmek içın pırıl pırıl mavi denizi var.
Ana karaya çıkınız. Yakınında
5-Seongsan Ilchulbong Krateri: Giriş 2000W. 600metre çapında ve 90 metre yüksekliğinde kı bu kratere bir saattetırmanıp inebiliyorsunuz. Yemyeşil bu sönmüş kraterden çevrenin görüntüsü çok güzel.
Güneye doğru inerseniz
6-Ilchulland: Fotoğraflarda görüldüğü kadarı ile güzel bir park.
Ben Kraterden iç kısma doğru yönelerek
7-Sangumburi Krateri ve Seongeup köyü: Gitmedim. Yakınında
8-Jeju Stone Culture Park: 9-18 arası açık. Benim gittiğim gün mü açıktı. Yoksa her gün mü açıktı tam anlayamadım.
Benim en çok beğendiğim yer burası oldu. Orijinal tanrı heykelleri burada sergileniyor. Çok geniş bir alana yayılmış.  Adanın eski yaşantısını anlatan taş evler ve kullanılan objeler sergileniyor.
Bir antropogun söylediğine göre Koreliler ile Türkler aynı kökten geliyormuş. Burayı gezdikten sonra aynı şeyi bende düşündüm. Eski Türklerde Balbal’a benzeyen taş insan heykelleri, mezar taşları, taş el değirmenleri çok benzerlik gösteriyor. Sıralanmış taş tanrı heykellerinin görüntüsü harikaydı. Çok çok beğendim burayı. Siz de gidiniz. Buradan Jeju’ya döndüm.
2.GüN: Adanın batı ve güney sahillerini gezmek. Sık otobüs olduğunda ulaşım kolay ve gezilecek yerler birbirine yakın.
Not: Aracınız varsa güneye inmeden önce batıda ki   bonzai ağaçlarını da görebileceğiniz “Tropical Halllim Park”ı gezip oradan güneye inebilirsiniz. Şehir merkezinden bu parka gitmek için otobüs değiştirdiğinizden uzun sürüyor.
Adanın güneyi yemyeşil, lüks oteller. Çeşitli aktiviteleri ile çok bakımlı ve şık.
Şehir merkezinden bulunduğumuz yerden 282 nolu otobüs ile”Jungmun”a gidiniz. Ben erken geldiğim için bu bölgeyi dönüşte gezmeye bıraktım. Direkt doğuya doğru otobüsle “Seogwipo”ya geçtim. Sanırım direkt Seogwipo’ya giden otobüs de vardır.
1-Seogwipo Şehri ve gezilecek yerleri.
A-Jongbang Şelalesi: Giriş 2000W.Bu bölgede sadece buşelalede bilet kontrolü vardı. Diğer yerlerde  bilete akan olmadı. Şehir merkezinden 800metre uzaklıkta. Denize döküldüğü yerde çok güzel bir havuz oluşturmuş.
Buradan diğer şelale 1500metre uzaklıkta. Yürüyerek gidebiliyorsunuz.

B-Cheonjiyon Şelalesi: Giriş 2000W. Bu şelale büyük ve vüzel bir parkın içinde. Daha büyük ve güzel. Bu şelalenin aktığı yerde de çok güzel bir havuz oluşmuştu.
İsterseniz şehir merkezini de gezebilirsiniz. Buradan otobüs ile tekrar
2-Jungmun bölgesi: Güneyin en turistik bölgesi.
Geri dönüşte IIC terminalinde ininiz. Yürüyen merdivenlerden aşağı inip sola döndüğünüzde
A--Jusangieolli (Jungmun ) Uçurumu ve Falezleri : Giriş 2000W.
 Kolon şeklinde dizili volkanik kayaların görüntüsü çok güzeldi.
Buradan yürüyerek veya otobüsle
B-Cheonjeyeon Şelalesi ve Sieomen Köprüsü: Giriş 2500W.  Buraya girdikten sonra rölyeflerle süslenmiş köprüden geçerek üç tane şelaleye ulaşıyorsunuz. Asıl şelale harıka volkanik kayaların üzerinden akıyor ama suyu fazla değil. Diğerleri de parkın içinde yürüme  mesafesinde.  BÖögenin en güzel şelalesi bu.
Hemen yanında
C-Yeomji Botanik Garden: Giriş 10000W. Büyük cam kulenin tepesine asansörle çıkıp çevre manzarasını seyredebiliyorsunuz. Bu cam kulenin çevresi yıldız şeklinde ki cam seralarda farklı bahçeler var. Hepsi de güzel. Bahçe aslında çok büyük. Seraların dışında Japonya v.b gibi farklı bahçeler de var. Buraları isterseniz ücreti 2000W olan küçük trenle gezebiliyorsunuz. Ben öyle yorulmuşum ki bu trende hep uyudum.
Buradan yürüyerek  sabah ilk geldiğiniz “Jungmun Tourist İnformation Center”e geliniz. Bu adanın geliri turizm olduğundan bu bölgede her şeyin müzesini kurmuşlar. Siz hangisini istiyorsanız geziniz.  Ben hemen infonun aşağısında ki
a-Tedy Bear Museum: Giriş 10.000W. Ben bayıldım bu müzeye. ünlü kişileri, tabloları heykelleri ve meslekleri ayı figürüne uyarlamışlar. Çok renkliydi.
Buradan diğer müzeleri pas geçerek araç ile
b-Jungmun Saekdal Beach: Lüks otellerin olduğu çok güzel bir kumsal. Mayomu yanıma almayı unuttuğumdan yüzemedim.
Buradan araçla tekrar infonun önüne geliniz. Sağa doğru ana yoldan 15-20dakika yürüyerek Halla dağının eteklerinden geçerek Jeju’ya giden yola girıniz.240 nolu otobüs ile 35 km sonra art müze durağında ininiz.
Not: İsterseniz daha önce Halla dağının eteklerinde de inerek yürüyüş yapabilirsiniz.


3-Love Land(Aşk müzesi):9-24saat açık. Giriş 12.000W. Çok eğlenceli bir müze. Çeşitli sevişme yöntemlerini gösteren renkli heykellerin dışında esprili heykeller de var.
Hemen yanında art müzesi vardı ama 18’de kapanmıştı.
Buradan otobüsle 8km uzaklıktaki Jeju şehir merkezine dönünüz.
Not: Sanırım şehir merkezinden de 240 nolu otobüs ile Jungmun’a direkt gidebilirsiniz.

SEUL – GÜNEY KORE
Gezmek içın en az bir hafta gerekli.

Güney Kore’ye THY ve Korea Airlines’ın Seoul Incheon adlı hava alanına  inen direkt 10 saatlik uçuşla  veya  Emirates Havayollarının Dubai aktarmalı uçuşu ile gidebilirsiniz.
Şehirde bir ada üzerine kurulmuş, modern ve yeni havaalanı İncheon ve Gimpo olmak üzere iki havaalanı var.  Şehre daha yakın olan Gimpo havaalanından Hongik üniversite İstasyonuna yarım saatte, İncheon’dan ise bir buçuk saatte ulaşabiliyorsunuz. Yalnız Incheon hava alanı çok büyük. İki terminali var. Hangisine gideceğinizden emin olunuz. İki terminal arasında beş dakikalık tren yolculuğu yapıyorsunuz.
10milyonluk şehrin geniş ve ferah  yollar ve caddeleri ve  çok yüksek binaları var.

Şehrin batısından doğusuna doğru altı kilometre uzunluğunda ki “Cheonggyeceheon(Han)” nehri, Kore savaşından sonra beton yollarla kaplanmış. Cumhurbaşkanı “Lee Myung-bak ” tarafından 2003’de üstü açılarak düzenlenince, halkı tarafından kahraman ilan edilmiş. Nehrin üzerindeki 22  köprü kuzey ve güney Seoul’ü birbirine bağlıyor.


KALMA

Gyeongbokgung sarayının ve İnsa Dong çevresinde genelde  geleneksel evlerde daha uygun kalma imkanları var. Merkezi olduğundan da her yere yürüyerek gidebilirsiniz.

ULAŞIM: Metro ile hemen hemen her yere ulaşabiliyorsunuz. Otobüsler trafik nedeni ile oldukça yavaş sayılır.

Aslında ana gezilecek yerlerin nerdeyse tamamı birbirine yürüme mesafesinde.
1-Hop-on, Hop-off:üç farklı hattı var. Her yeri gezebiliyorsunuz. Ücreti 18.000Y.
2-SKY Bus:İki hatlı  daha yakın yerleri gezdiren kampanya. Ücreti 15.000W.

I-JONGNO-DONGDAEMUN BÖLGESİ-SARAYLAR BÖLGESİ VE MERKEZ

Not: Tüm saraylara girmek için ortak bilet ücre.ti 10.000W.
Beş saraydan sadece”Gyeonghuigung sarayı” ziyarete kapalı.

Sarayların önünde renkli giysileri ile askerlerin gösterileri oluyor. Girişlerde zamanını sorunuz.
65 yaş ve üstü ören yerlere ücretsiz girebiliyor.

Sarayları,  genç erkek ve kızlar genelde kiraladıkları geleneksel kıyafetlerini giyerek gelmişler. Kızlar robadan büzgülü basene doğru genişleyen renkli ve capcanlı eteklerinin üzerine uzun kollu bolero gibi kısa buluz giymişler. Aynı Japonlar gibi saçlarında rengârenk süsler, kollarında parlak küçük çantaları ile çok hoşlardı.


Gyeongbokgung ( Kuzey Sarayı-En eski Kraliyet Sarayı)
9-18 arası açık. Salı kapalı. Giriş ücreti 3.000W. 65 yaş üstü ücretsiz.

Yemyeşil dağların eteklerinde 400.000 metrekareli kalanda kurulmuş bu 1395 yapımlı saray, 2.Dünya ve Kore savaşlarında Japonlar tarafından tamamen yıkıldıktan sonra yeniden yapılmış.
       
 Sarayın kuzeyde ana kapısı ve doğuda, güneyde olmak üzere üç giriş ve çıkışı var.
Gezmekle bitmeyen bu saray Çin’de ki “Yasak şehre “benziyor.  Zaten yapılar da Japon ve Çin mimarisi karışmış. Birbirinin içine girmiş renkli ahşap yapılar çok güzel ama yeni onarımdan geçtiği çok belli.
Özellikle göl içinde ki yapılar çok güzel görünüyordu.
Girişte ki avluda bazı saatlerde askerlerin nöbet değişimi var.

A-National Palace Museum of Korea: Giriş ücretsiz. Üç katlı bu binada sarayın ana kapısından girdikten sonra sol tarafta. Sarayda kullanılan eşya ve giysiler sergileniyor. Ücretsiz olmasına rağmen çok bakımlı ve güzel.
Sarayın bitimine doğru sağ tarafta pagodanın yanında
National Folk Museum of Korea: Saray biletinizi göstererek giriyorsunuz. Ben çok beğendim. 3$’a üç güzel yeri gezmek gerçekten ucuz. Buradan sarayın sağ tarafına çıkışa doğru gittiğinizde
 Kütüphane: Renkli bu ahşap yapı yeni boyanmadığından çok daha güzeldi. Buraya yakın çıkıştan  çıkıp ilerlediğinizde
2-Cheong Wa Dae(Office of the President)=Başkanlık Sarayı=Yeni Saray=Blue House
Sadece dışardan görebiliyorsunuz.
Buradan sağa dönerek sarayın bitiminden sola yukarı tırmandığınızda
Not: Sarayın ana kapısından çıkıp sağa doğru ilerleyip metronun 3. Çıkış kapısından sağa yukarı doğru yürüdüğünüzde ünlü ”Senong food street” ve paralelinde Tavuk çorbası ile tanınan geleneksel “Tosokchon Sa gyetang” restorandı bulacaksınız.
Zaten bu bölge, saray zamanı prensesler yaşadığından geleneksel evlerin birçoğu restoran veya ”Guest house”ye dönüştürülmüş.

3-Bukchon  Hanok Village:
Saray erkanı ve üst düzey görevlilerin geleneksel evlerinin olduğu bu bölgede, yeni yapılar yapılarak bölgenin orijinalliği biraz bozulsa da gezmesi çok keyifli
Buradan 15-20 dakika yokuş aşağı yürüdüğünüzde

4-Insa Dong: Hediyelik eşyaların satıldığı dükkânların sıralandığı cadde. Orta kısımlarında da Türk dondurmacısı var.
Gece burada ki dükkânlar kapanıyor ama çevrede ki dar sokaklar çok canlanıyor. Ben ev sahibimle çevreyi gezdim. Sanki tüm gençler dışarıda yemeğe çıkmıştı. “Kendin pişir kendin ye” usulü yemek yiyorlardı. Bu bölgede ayrıca ucuz konaklama da bulabilirsiniz.
Hemen yakınında

5-Jogyesa Tapınağı:
Buradan yürüyerek veya otobüs ile

7-Changgyeonggung Palace:Giriş ücreti 1000W.Pazartesi kapalı. Küçük ve fazla albenisi olmayan saray.
 İki saray arasında geçiş olduğundan etrafı dönmek zorunda değilsiniz.

6-Chandeokgung Palace:Saray giriş ücreti 3000W.Pazartesi kapalı. 1405’de Joseon hanedanlığı döneminde yapılan ikinci saraydır.199’da Unesco’nun dünya mirası listesine alınmış. Sarayların en güzeli. Birbirinin içine gırmış gibi bölümleri var.

A-Gizli Bahçe: Giriş ücreti 5000W.
İki saray arasındaki kapının yanından giriliyor. Sadece rehber eşliğinde tur ile gezebiliyorsunuz. Girişte İngilizce turun kaçta başladığını öğrenip ona göre planınızı yapınız.
Gizli Bahçe, Kral ve hanımlarının yaşadığı özel bölge. Yemyeşil ağaçların aralarında çok güzel binalar göreceksiniz. Kraliyet ailesi, bu bahçede ipek böceği yetiştirip, tarım yaparak halka örnek olurmuş. Ne kadar doğru ise.
Buradan yürüyerek

8-Jongmyo Shrine: 9-18 arası açık.Tur ile rehberle geziliyor. İngilizce tur, 10, 12,14 ve 16’da var. Salı kapalı.
1395’de yapılan bu tapınak 1910’da onarımdan geçmiş. Kral'ın bu ibadethanesi Unesco’nun listesinde. Çok görülmeye değer ama binaları dışardan görebiliyorsunuz sadece.
Buradan  Dongduamun   metro istasyonunda ininiz.

9-Dongduamun(Doğu kapısı): Çok güzel giriş kapısı.Duvarları tepeye doğru devam ediyordu ama yorulmak istemediğimden tırmanmadım. Yürüyerek
10- Gwanglang Market: Geleneksel yeme içme pazarı. Gerçekten görülmeye çok değer. Tezgahın etrafındaki oturaklara insanlar sıralanmış iştahla yemeklerini yiyorlardı. Çok çeşitli yemek vardı burada. Yürüyerek

11-Dongduamun history ve kültür parkı: Çok büyük ve modern bu yapının içinde satın alabileceğiniz her şeyi bulabiliyorsunuz.



Artık tekrar eski sarayın ana girişine gelip direkt aşağı doğru yürüyünüz.”King Sejong(1391-1450) “ heykelini ve Japonya ıle savaşan ünlü generallerı “Lee Sun Shin” in heykellerini geçtikten sonra sol tarafta

9-  Metropolitan Library: Binası eski ama içi çok modern.Kesin girinız. Hemen arkasında
10- Seoul Cıty Hall: Camdan çok görkemli bina ama hafta sonu olduğundan ıçini göremedim.

9-Deoksugung Palace: 9-21 arası açık.Giriş 1000w.Pazartesi kapalı.
Küçük ama sevimli bir saray. Girişte saat 11’de askerlerin gösterisi vardı. Nöbet değişimi yapan askerler ve imparatorluk ailesinin dertleri aynı Türkler gibi sakal ve bıyık bırakmışlar.
Yine renkli binaların olduğu bu kompleks içinde

A-Daehan Empıre-Hıstory Museum: Kore imparatorlarının 1820-1989 yıllarında yaşadığı modern yapılı saray. Bu sarayı 9:30, 10:30,11:00, 11:30, 13:00,13:30,14:00,14:30, 15:00, 15:30, 16:30  saatlerinde  rehber eşliğinde gezebiliyorsunuz. Turistler için elektronik rehber veriyorlar. Ziyaretten önce adınızı listeye yazdırıp rezervasyon yaptırınız. Hemen yanında ki modern binada

B-Seoul Museum of Art: Giriş 2000W. 65 Yaş ve üstü ücretsiz. Ben gittiğimde çok güzel bir modern resim sergisi vardı. Buradan yürüyerek

II- MYEONG-DONG BÖLGESİ

1-Myeong-Dong caddesi: özellikle ortasında çok çeşitli yiyecek tezgahlarının sıralandığı çok hareketli cadde. Caddenin orta kısmında solda
2-Myeongteather: Güzel bir binası var. Gösteri olduğundan içini göremedim. Caddenin sonunda sağda
Myeong-Dong Ketedrali: Tepelik alanda güzel bir yapı.

Yine buradan da yürüyerek Namsan teleferik istasyonuna geliniz. Tek yön çıkış 6000W,çift yön çıkış 8500W. Merdivenle de yukarı çıkabiliyorsunuz. Tek yön alınız. Çünkü otobüsle veya yürüyerek aşağı inebiliyorsunuz.

NOT:Veya “Chungmuro”metro istasyonunda inip 2 nolu kapıdan çıkıp shutle bus ile  “Namsan Seul Tower”a ulaşabilirsiniz.


III-NAMSAN PARK

1-Namsan Seoul Tower: 10-22 arası açık.
Namsan dağından 263 m, deniz seviyesinden ise 480 m yükseklikte ki bu kulenin yapımında 16 milyon dolar harcanmış.. Asansörle yukarı çıkmak 10000W. Tepeden şehir manzarası, özellikle nehir çevresi güzel. Tepede ki yemyeşil  bu parkta  tam gün geçirebilirsiniz.  Eğlenceli gösteriler, kafeler, restoranlar, eğlence parkları…Tedy bear müzesi burada da var. Bu parkta gençler her tarafı renkli kilitlerle doldurmuşlar.
İsterseniz buradan otobüs  veya metro ile   direkt “Itaewon”a gelebilirsiniz.

IV-ITAEWON BÖLGESİ VE ÇEVRESİNDE GEZİLECEK DİĞER YERLER(Birbirlerine metro ile bir veya iki durak ilerde.)

1- Itaewon bölgesi : Amerikan ordusunun büyük bir garnizonu var.   En ünlü binası “Hamilton Oteli”, cadde üzerinde görebilirsiniz. Itaewon caddesi ve çevresi gece çok hareketli oluyor.

A-Seoul Central Mosgue: Çevresinde birçok Türk ve farklı Müslüman ülke restoranları ve dükkânları var. Ülkenin en büyük ve tek Camisi. Ben gittiğimde ramazan olduğundan ve yemek de verildiğinden çok kalabalıktı. Özellikle Orta Asya ve Afrikalı çoktu.
Türkiye’de Kore dili okuyup burada üniversitede devam eden öğrencilerde vardı.

Metro ile “Samgakiji durağında   ”ininiz.

2-The War Memorial of Korea : 9-18 arası açık. Pazartesi kapalı.Giriş ücretsiz.
Çok katlı bu devasa müzede Kore tarihi ve Çin, Japon ve Kuzey Kore ile yaptıkları savaşlar   resim, fotoğraf, balmumu heykelleri, ses efektleri ve  çok çeşitli materyallerle anlatılmış. Gezmekle bitmiyor. En son müzeyi ben terk ettim. Bahçesinde de Kore savaşında kullanılan tank, uçak vb. sergileniyor.
Müze gerçekten özenilerek hazırlanmış, gezenler için her şey düşünülmüş.
Girişte Kore savaşına katılan ülkelerin şehit olan askerlerin listesi var. Türk birliği sayıca küçük olsa da yüzde olarak en fazla şehit verenlerden.

Özellikle en üst katta da bize ayrılan bölümde, savaş sırasında askerlerimizin kullandıkları eşyalar dışında, savaş ile ilgili Türkiye’den gelen materyaller var. Türkçe açıklamalı olarak savaşı dinleyebiliyorsunuz. Yine fotoğraflar arasında Türk askerlerine ait olan bayağı fazla.
Yalnız Türk şehitliği Seul’da değil Busan’da.

Kore Savaşı: Cumhuriyetçi Güney Kore ile Komünist Kuzey Kore arasında 1950-53 yıllarda geçen savaştır. Birleşmiş milletlere dahil birçok ülke askeri de bu savaşa katılmıştır.
Türkiye, ilk defa uluslar arası topluluklardan NATO’ya üye olması karşılığında  Güney Kore’ye  gönderdiğimiz 21.212 askerden 892’si şehit, 2.068’i yaralanmıştır.
Hala iki ülke arasında barış imzalanmamış ama iki ülke halkları illegal yollardan giriş çıkış yapıyorlar. İki ülke arasında ki sınır, Seul’dan sadece 30 km ileride.
Metro ile

3-National Museum of Korea:

Hergün 10’da  açılıyor. Çarşamba günü 21’e kadar, Pazar ve tatil günleri 19’a kadar açık. Diğer günler ise 18’e kadar açık.Giriş ücretsiz.
Çok çok güzel bir müze. Kore’nin dışında diğer Asya ülkelerine ait materyallerin sergilendiği odalarda var. Ben gittiğimde ayrı ücretle girilen “Moğolistan Sergisi” de çok güzeldi.

Metrodan “Sinyorgsan” durağında inip yürüyünüz.

4-Yorgsan Elektronik Pazarı: Birbirlerine yakın küçük ve büyük(Etland) olan iki bina var.
Asya'nın en büyük bu pazarında 5000tane dükkan varmış. Yürüyen merdivenlerle üst katlara ulaşabiliyorsunuz. Anlamadığım konu olduğundan fazla zaman ayırmadım. Fiyatını  bildiğim  lensi sordum ama bana ucuz gelmedi. Zaten pazarlık yapmak gerekiyormuş.Buradan metro ile

5-Hongink University
Gençler yoğun olunca çok hareketli bölge oluyor.Genelxe tüm maddeler gençlere yönelik makyaj malzemeleri, giysı,yiyecek dükkanları ile dolmuş. Ben burada ailesi ile sorun yaşayan ve yedi aydır yollarda olan 21 yaşında ki Türk genci ile karşılaştım. Bileklik yapıp satarak  gezi parası biriktiriyordu. Cesaretini takdir ettim.Sohbet ettik. İkimizde ülkemizi ne
kadar özlediğimizden bahsettik.
Not: Bu üniversiteye hava alanına giderken de uğrayabilirsiniz.
Hatta yakınında ki “Yeouinaru” metro istasyonunda inerek aynı adlı parka binerek nehir kenarında gezebilirsiniz. Gemi seyahati yapabilirsiniz.

V-GANGNAM BÖLGESİ
Nehrin diğer tarafı. Eğer erken yolaçıkarsanız bir günde bu bölgeyi gezebilirsiniz. Sırasıyala;

Gangnam→Bongeunsa İstasyonu- 1. Çıkış→Jamsil-11. Çıkış→yürü→Lotte World Folk Museum

1-GANGNAM
Yeni şehir. Gökdelenlerle çevrilmiş, modern yapıların olduğu bölge. Çok farklı mutfak yemekleri bulabilirsiniz.


2-BONGEUNSA TAPINAĞI

Büyük ve güzel bir tapınak. Yine rengarenk fenerlerle süslenmişti.

ANI: Tapınak da  ki görevlilere “Folk Village” nasıl gidebileceğimi sorarak broşörünü de göstermene rağman ısrarla beni”Lotte Wrold Folk Müzesi”ne yönlendirdiler.Gittiğimde yanlış olduğunu anladım. Ama burası da çok güzel.
Seoul’da biri Gyeongbokgung sarayının içinde, biri de “Lotte World Folk Museum” olmak üzere ikı tane kapalı folk müzesi var. “Folk Village” ise açık alanda kurulmuş. Benim gibi karıştırmayınız.

3-WORLD FOLK MUSEUM:
9:30-20:00 arası açık.Giriş 5000W.
Bu dev “Lotte World Adventure”binasında birçok eğlence müzesi var. Busan da ki gibi çok şık  ağazalar ve İtalyan tarzı heykeller ve çeşmelerle süslenmiş.
Ayrıca buraya yakın “Jamsil Lotte World Tower” , “Olimpik Park” v.b görebilirsiniz.
World FolkMüzesi, 4.katta.Giriş 10000W. Yanlışlıkla girdim ama bu müze de çok güzel. Kore yaşantısı, her yönü ile inanılmaz bir emekle görsel şeklinde sunulmuş. Çok zaman ayıramadım ama çok beğendim burayı da.

Not: “Folk Village” ve “Everland” aynı yönde ve şehre uzaklar. Metro ile ikisine de gidiliyor ama  aralarda metro bağlantıları olmadığından uzunsürüyor. O nedenle bazıduraklardan buralara otobüsler koymuşlar. Ben  otobüsle de trafik nedeni ile de geç gidebileceğimizi düşünerek metro kullqndım.


Lotte World Folk Museum→Korean Folk Village(Otobüs ile; 5001-1, 1560, 5500-1 nolu otobüs ) veya
Lotte World Folk Museum→Korean Folk Village(Metro ile; Jamsil→Bokjeong→Moran→Sangal-3.Çıkış→1.2 km, 37 veya 10-5nolu otobüs ile)
MORAN MARKET
Ben buraya köpek eti satan dükkanları görmek için gittim. Busan da olduğu gibi kokudan bulabileceğimi düşündüm ama olmadı. Çünkü bu Pazar çok geniş alana yayılmış ve ber türlü yiyecek satılıyor. Sonunda köpek eti satın al ak istediğimi sormak zorunda kaldım. Beni pazarın ilk girişinde ki önünde kocaman  kapaklı kazanlarda pişen etlerin olduğu dükkana götürdü. Satıcı beni içeriye götürerek dolabı açtı. İçerde bir dolu piş eye hazır köpekler asılmıştı. Burada daracık kafeslerde  keçive domuzlar vardı.Berbat kokuyorlardı. Yine zor attım kendimi dışarı. Orada İngilizce bilenbir Koreli bana”İlginç tatlar tatmak istiyorsanız başka tatlara yönelin. Köpek etinı sadece bildiklerimize satarız.”deyince durumu anladım.Köpek eti satıl asıaslında yasak. Seoul’da buna daha dikkat ediyorlar. Sanırım köpek etini gizli satıyorlar.

4-KOREAN FOLK VİLLAGE
Giriş 15000W. 9:30-16:30 arası açık. Kesinlikle gitmeniz gerekn bir yer.
Başka nasıl gidilir:
1-Suwon metro istasyonunda 4 nolu çıkıştan çıkıp ücretsiz shuttle bus ile(10:30, 12:30, 14:30’de var sadece.) ulaşabiliyorsunuz.
2-Gangnam  metro istasyonundan 10 nolu çıkıştan çıkıp 5001-1 nolu ekpres otobüsü ile gidebiliyorsunuz.
3-Seolleung metro istasyonu→54 ve 30 numaralı otobüsle gidebilirsiniz.
4- Jamsil  metro istasyonu-6. nolu çıkış→5700 nolu otobüs

5-Sanggal metro istasyonunda inip 37 nolu(Tam kapısında inebiliyorsunuz.) veya  10-5 nolu otobüs ile ulaşabilirsiniz. Ben böyle geldim.

Gördüğüm en güzel açık hava folk müzesiydi. Sabah ve öğleden sonra gösteriler de var. Profesyonel gösterilerden hiç farkı yoktu. Hayran kaldım.
Gösteri saatleri: Müzik ve dans, 10:30 ve 14; akrobosi gösterisi , 11:00 ve 14:30; at gösterisi, 11:30 ve 15:00; evlilik seremonisi, 12:00 ve 16:00 da başlıyor.
Ayrıca girişte sağda özellikle Müslüman ülkelerine ait sergilerin olduğu “World Folk Museum ”u kaçırmayınız. Türkiye de var. Çıkış kapısından girmeye çalışırsanız giremiyorsunuz.

Kore evlerini ve yaşantısını burada çok rahat görebiliyorsunuz.  Nehrin kenarında da çok zengin “Korean Folk müzesi” var.
Yine içeride yerel marketler de olmak üzere hediyelik dükkanlar, eğlenceler vb.  her şey var.
Burada yer sofrasında demlenen bir aile ile karşılaştım. Bana “Makgeallee” adlı   içki ikram ettiler. Tadı tatlı gibi olunca biraz içtim ama çabucak hafif sarhoş oldum. Çok samimilerdi. Benden adres aldılar. Türkiye’ye gelmeyi çok istiyorlar.

5-EVERLAND

Sangal→Giheung İstasyonu→Everland İstasyonu→ücretsiz bus ile 15 dakika →Everland.

Başka nasıl gidebilirsiniz:
1-Shutle bus: Bilinen bazı yerlerden geçiyor. City Hall’den 9:30’da binebilirsiniz. C
ücreti 12.000W.
2-Gangnam metro istasyonundan 10 nolu exitten çıkıncaRush→ 5002 nolu Express otobüsle bir saat on dakikada Everland’a ulaşabiliyorsunuz. Otobüs ücreti 2500W.
3-Jamsil metro istasyonundan 6nolu exitten çıkıp 5700 nolu otobüs ile de ulaşabiliyorsunuz.
Everland giriş ücreti 54.000W=50$.10-22 arası açık.
Eğer benim gibi bir gününüzü buraya ayırmak isterseniz metro ile en kestirme yol: Gangnam→ Jeongja→ Giheuna→ Everlan(Metro değiştirme dahil toplam bir saat on dakika sürüyor.)
İsterseniz Gangnam ile Giheuna arasını otobüsle gidip tekrar metro ile devam edebilirsiniz.
Daha çok 15 yaş üstüne hitap eden eğlence parkı. Her tarafı süsleyerek, renklendirerek rüya alemi yaratmışlar.Hafta sonları çok kalabalık oluyormuş. Ben hafta içi gittiğim halde çok sıra bekledim. O nedenle siz gider gitmez istediğiniz aktivitelere bininiz. Hayvanları da beşe kadar görmeniz gerekiyor. Kalan zamanda bahçeleri ve çevreyi gezersiniz.
En güzelleri:
T Express: 80 dereceye yakın eğimli bu tren için limit olduğundan  parka girer girmez bu aktiviteyi deneyiniz.

Rolling  X –Train: Ben  bunu daha çok sevdim. Baş aşağı tam çember etrafında gidiyorsunuz.
Thunder Falls’da ise diğer parklarda olduğu gibi botlarla yukardan aşağı iniyorsunuz.
Lost Walley’de kesin safariye katılınız. Afrika kadar olmasa da tehlikeli hayvanları orman içinde görebiliyorsunuz.
Amazonda rafting yaparken hayvan heykelleri gereksiz olmuş ama yine de çok güzeldi.
Gül bahçesini de kaçırmayınız.
Bu disleynad benzeri parka gittiğim için çok mutlu oldum. Sanırım ben hiç büyüyemeden toprağın altına gireceğim. Bu aktivitelerde benim yaşımda olanı görmedim.

PUNMUNOOM VE PAJU TURU

Seoul’a  30km uzaklıkta ki Kuzey Kore sınırına yapılan gezi. Bu gezİye  izin almanız gerektiğinden sadece tur İle gİdebİlİyorsunuz.(DMZ toor, internetten baş vurabilirsiniz.)
Turda:
Filipinli askerler anıtının ziyareti
Barış görüşmelerinin yapıldığı  <rış  evİ ve köprüsü
Panmunjeom askeri sınır bölgesini görebiliyorsunuz.
Zamanım olduğu halde nedense bu geziye katılmak istemedim.

HWASUNG KALESİ
Metro ile hwasung istasyonundan 66 veya 66-4 otobüsleri ile gidebilirsiniz. Oldukça uzak olduğunu söylediler. Ben de gitmedim.

KORE’DEN ÇİN’E GEÇMEK

Seul→ Şangay( arada Kuzey Kore olduğundan Çin’e kara yolu ile geçilmiyor,1.212km,uçak 2 saat)
Ben  Seul→ Şangay(Ucak, 622tl ye direkt uçuş satın aldım. Gemi de varmış ama çok gezeceğim yer olduğundan fazla zaman kaybetmek ve yorulmak istemiyorum.)
ANI: Yine hava alanında yeşil pasaporta Çin vizesi gerekmediğinden bekletildim. Neyse Şangay’a vardığımda polis, yeşil pasaportu bildiğinden bir şey sormadı.
Çin-Shangai’de görüşmek üzere…