15 Nisan 2026 Çarşamba

1-1-TEKRAR TUNUS

 

 

1-TEKRAR TUNUS

 

Yıllar önce gezip çok beğendiğim Tunus’u Batı Afrika’ya gitmeden bir daha görmek istedim.

Tunus, zeytin, hurma, badem ve fıstık yetiştiriciliği ile ünlü.

 

Başkent Tunis’ten  Sousse' ye gidip oradan bir elips çizerek tüm gezilecek yerleri gezip Sousse’ye dönüp başkente tekrar varıyorsunuz.

 

 

Tunus, hem Akdeniz kıyıları hem de Sahra Çölü’nün kesişimindi olan geleneksel İslam kültürünü modern dünya ile dengelemiş ülkededir. O nedenle  geleneksel Medina2larla  birlikte  Avrupa tarzı restoranlar, kafeler , barlarla  da sizi şaşırtmasın.

 

Sevimli evleri,  canlı Medina2ların Arnavut kaldırımlı daracık labirent gibi sokakları, turkuaz deniz kenarında ki begonvillerle kaplı olduğu küçük kıyı köyleri renkli festivalleriyle Akdeniz'i çevreleyen uzun, kıyı şeridindeki  sakin plajlarda günlük balık avladığı geniş kumsalları ve plajları, büyük antik kalıntılara ve  uçsuz bucaksız  sahra çölü ve kum tepeleri le kesinlikle görülmeye değer.

 

 

 

Alternatif olarak, hamamlarda keselenin ve güzel bir buhar banyosu ile rahatlayın.

 

 

 

Kuzey Afrika'nın siyasi açıdan en ılımlı ülkelerinden biri olarak kabul edilen Tunus, Ancak son yıllarda turistlere ve yetkililere yönelik bir dizi intihar saldırısından sonra turizm darbe aldı. Tunus hükümeti büyük şehirlerde ve turistik tatil yerlerinde güvenliği artırmak için çalışıyor.

 

KISA KISA

 

-Dükkânlarda, her yerde sürekli kuran sesi duyacaksınız.

 

-Evleri yüksek duvarla içindeki avlunun çevresinde odalardan oluşuyor. Sıcaktan dolayı bazı evlerin Duvarları yarıya kadar fayans döşeli. Temiz oldukları söylenemez. Ama Afrika’ya göre temiz sayılır.

 

-Çok sigara içiyorlar.

 

-Tüm Afrika ve Arap ülkelerinde olduğu gibi  verdikleri sözü unutuyorlar.

 

-Genelde halk yardımsever.

 

-Narenciye, zeytin ve Yasemin çiçekleri ile ünlü.

 

-Tunus, yüksek kaliteli ürünleriyle tanınan, dünyanın en büyük zeytinyağı üreticilerinden biridir.

 

-10 litre en kaliteli   zeytinyağı 10 Dolar. Biz de ise 1 litre zeytinyağı 10 Dolar. Bizde 10 kat daha pahalı.

 

Zeytinyağları zeytin gibi yemyeşil ama bizimkilere göre biraz su katılmış gibi.

 

Büyük şehirlerde bile yüksek çok az apartman olduğundan geniş alana yayılmış. Az katlı beyaz badanalı avlulu evleri çok güzel.

 

- çölde bile  çevre kirliliği var

 

- Yerellere giriş ücretinin genelde üçte biri eklenerek turistlere bilet satılıyor.

 

- Genç kızları çok güzel ve genelde kadınlar özgür sayılırlar.

 

- elma kokulu nargile  ve nane çayı deneyiniz.

 

 

 

 PARA:

Tunus Dinari(TFN)

 

1 Dolar=2.9 

 

10 Dolar=29 Dinar.(Ofislerde.)

 

Bankalarda daha düşük fiyat veriyor.

 

 1 Dinar=14.46 TL

 

10 Dinar=145 TL

 

Kredi kartın geçtiği çok az yer var.

Bir öğretmen maaşı 500 Dolar civarı.

 

DİL

 

Resmi dilleri Arapça. Ama hepsi kendi aralarında bile Fransızca konuşuyorlar. Bu beni çok şaşırttı. Okullarda ilk okuldan başlayarak Fransızca öğretiyorlar. Tabelalar bile Arapça ve Fransızca.

Üniversitede de eğitim dili Fransızca.



TARİH

 

. Tunus’un tarihi, Antik Roma’dan İslam medeniyetine, Osmanlı İmparatorluğu’ndan Fransız sömürge dönemine kadar uzanan zengin bir geçmişi yansıtıyor.

 

M.Ö 12. Yüzyılda; Fenikeliler bölgeye yerleşmiş.

 

M.Ö 9. yüzyılda : bugünkü Tunus topraklarında Kartalca İmparatorluğu’nu kurmuş ve yaklaşık 700 yıl boyunca bölgede hüküm sürmüş.

 

 M.Ö 146 yılında: Kartacalılar,  Roma İmparatorluğu ile girdiği mücadeleyi kaybederek yok olunca Tunus toprakları Roma İmparatorluğu’nun hâkimiyetine geçmiş ve yaklaşık 400 yıl Roma İmparatorluğu’nun Kuzey Afrika’daki idarî merkezi olarak kalmış.

 

M.S 250 cıvarı: Ardından İspanya üzerinden Vandalların yönetimine girmiş.

 

Daha sonra Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu hâkimiyeti ve İslam (Emevî, Abbasî, Abbasî halifeliğine bağlı Ağlebi, Fatımî) hâkimiyeti görülmüş.

 

 

 

972: Fatımîler buradan ayrılıp Mısır’a gitmiş. Bölgenin yönetimini de Berberî Zirî kabilesine bırakmışlar. Ancak Zirîler 11. yüzyıl ortalarında Fatımilerden ayrılıp Abbasîlere bağlanınca, Fatımîler Mısır’daki bedevî Benî Hilâl ve Benî Süleyman kabilelerini Zirîler’e karşı kışkırtmış ve onları Tunus’a yönlendirmiş.

 

Bu dönemden sonra kabile savaşları ve pek çok yönetimin kısa süreli hâkimiyetleri söz konusu olmuş, bölgenin demografik yapısında önemli değişiklikler yaşanmış.

 

Daha sonra Tunus; sırasıyla Muvahhid, Hafsî, Osmanlı İmparatorluğu, Fransız himayesi altına girmiş.

 

20 Mart 1956: Fransa’dan bağımsızlığını ilan etti. Ülke 1 yıl krallıkla yönetildi.

 

25 Temmuz 1957: cumhuriyet ilan edildi. Ancak 30 yıl iktidarda kalan Habib Bourguiba ülkeyi tek adam rejimiyle yönetti.

 

 7 Kasım 1987:  askeri darbeyle Zeynel Abidin Bin Ali yönetimi devraldı. Ancak Zeynel Abidin Bin Ali de ülkeyi dikta rejimiyle yönetmeye devam etti.

 

2010-2011: Tunus, Arap Baharının doğduğu yer oldu.

 

yolsuzluk ve  kötü ekonomi karşısında hükûmet karşıtı protesto, ayaklanma ve silahlı isyanlar başladı. Bu isyanlar kısa sürede Arap dünyasının çoğuna yayıldı ve “Arap Baharı” olarak anıldı. İsyanların sonucunda 2011 yılında Zeynel Abidin Bin Ali, ülkeyi terk ederek Suudî Arabistan’a sığındı. Aynı yıl Libya’da Muammer Kaddafi, Mısır’da Hüsnü Mübarek ve 2012’de Yemen’de Ali Abdullah Salih devrildi.

 

 

 

Tunus ya da resmî adıyla Tunus Cumhuriyeti; Kuzey Afrika’da, Akdeniz’e kıyısı olan bir ülke.

 

 

 

 

 

Başkent Tunus’taki Tunus-Kartaca Uluslararası Havalimanı’na (IATA: TUN) direkt uçuşlar 2,5 -3saat sürüyor.

 

Tüm ülkenin nüfusu 20 milyon.

 

İKLİM

 

Tunus'a seyahat etmek için en ideal zaman genellikle sıcaklık ılıman ve turist yoğunluğunun azaldığı  ilkbahar (Mart-Mayıs) ve sonbahar(Eylül-Kasım)  aylarıdır.

 

 

 

Yaz aylarında ise  ise hava  oldukça sıcak ve turist yoğunluğunu fazladır. Kış ayları ise ılıman ama  yağışlı olabilir,  eğer plaj için gittiyseniz  Haziran'dan Eylül'e kadar su ılık olduğundan tercih edebilirsiniz. Ama öğleden sonra rüzgar nedeni ile deniz dalgalı olabilir.

 

Cerbe Plajları: Sidi Mehrez, Sidi Yati, Sidi Jmour

 

Hammamet Plajı

 

Mehdiye Plajı

 

Kelibia Plajı

 

Tunus Plajları: La Marsa, Gamarth, Sidi Bu Said 

 

Ghar el Melh Plajı

 

ULAŞIM 

-Otobüs :Eski ve bakımsız

-dolmuş(Sadece 8 kişi binebiliyor. Hızlı ve az daha pahalı.

 

Not: Şehirler arası tren ucuz ve şehir merkezinden şehir merkezine gittiğinden tercih edebilirsiniz.

Şehir içlerinde sürekli geçen sarı taksiler göreceksiniz.

 

 

YEMEK

 

Tunus mutfağı, Akdeniz, Arap ve Fransız mutfağının etkisinde kalmıştır. Tunus'ta kuskus, brik (işi) ve tajine gibi yemekler popülerdir.

 

-khobez mella; Aslında çölde yapılan ekmek. Kızgın kömürlerin üzerine açılmış ekmek serilip üzeri yine kül ve yanan kömürle kapatılıp pişiriliyor. Lezzetli.

 

-The chaalf : Hangi bitkiden yapıldığını anlayamadım ama küçük bardaklarla içtikleri coli çayı, çok koyu ve tadı farklı. .İçemedim.

 

 

-Tajine

 

-Couscous(Kuskus)(brik): buğday irmiğinden yapılan bir çeşit lezzetli hamu

 

 

 

 

1-TUNÌS (Başkent)

 

Ulaşım: 

 

Metro: Yakın yerlere metro giden metro şehir içi  bazı bölgelerinden de geçiyor.

 

-Belediye otobüsü

 

-Taksi

 

-Louage(Dolmuş taksi): Biraz pahalı ama hızlı.

 

ŞEHİR GEZİSİ

 

 

 

Tunus’un başkenti Tunus (İngilizce ’de ve uluslararası Tunis olarak biliniyor), aynı zamanda Tunus ilinin merkezi. Metropol bölgesi “Büyük Tunus (Grand Tunis)” olarak anılıyor.

 

Tunis, zanaat ve halk sanatları dalında UNESCO yaratıcı şehirler ağına dâhil.

 

1-Burgiba caddesi ve saat kulesi

 

Bitiminde 

 

2- Medina:saat 9 da içindeki dükkanlar açılıyor.

 

Tunis Medina (Eski Şehir): Daracık sokakları, geleneksel dükkanları, geleneksel çarşıları ve camileri , Osmanlı ve Arap mimarisinin tarihi yapılarıyla UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindedir.

 

 

 

Burada yerel el sanatlarıyla bezenmiş hediyelik eşyalar bulabilir, geleneksel lezzetleri tadabilir

 

   A-Zeytouna Camii: Onarım nedeni ile sadece 14 de açıktı.

 

 

Başkent Tunus’un kalbinde yer alan bu cami, ülkenin en eski ve en büyük ibadet merkezlerinden biri. Zeytouna Camii, 8. yüzyılda inşa edilmiş. Arap-İslam mimarisinin zarif örneklerinden biri. Cami, adını çevresindeki zeytin ağaçlarından almış .

 

Yakınında 

 

B-Hamouda Bacha Camii:13 de açılıyor

 

 3-St. Vincent De Paul Katedrali:

 

Medine'nin girişine yakın.

 

19. yüzyılda Fransız sömürge döneminde inşa edilen bu gotik tarzdaki katedral, Tunus’un dini ve kültürel geçmişinde önemli bir yeri var. Yüksek kubbesi, zarif kemerleri ve detaylı süslemeleri var.

 

4-Bardo Müzesi

 

Pasage square ‘den 4 Nolu metro ile 15 dakikada gidebilirsiniz. Tünelden hemen sonraki durakta inip 5 dakika yürüdükten sonra varıyorsunuz. veya taksi. Pazartesi kapalı. Diğer günler 9:30-16:30 giriş 

 

Turist 13 Dinar(188 TL) .Yerel 8.000 Dinar. 

 

Kuzey Afrika’nın en büyük ve en önemli arkeoloji müzelerinden biri  olan Bardo Müzesi,

 

 

 

14. yüzyılda Hafsîler tarafından inşa edilmiş. Adını “bahçe” anlamına gelen İspanyolca “prado” kelimesinden alıyor.

 

 19. yüzyılda bir saray olarak inşa edilmiş, 1888’de müze olarak hizmet vermeye başlamış.

 

Müze koleksiyonu, Antik Roma dönemine ait birçok değerli eseri barındırırken, özellikle dünyanın en büyük Roma mozaik  ile ünlü.

 

KARTACA ANTİK KENTİ

 

Tunis -Kartaca (16 km)

 

Not: Side Bou said’den 10 dakika yürüme mesafesinde. yürüme

 

1.durak Kartaca: Akvaryum ve the public port

 

2.Durak the architechtureà ve başkanlık sarayı.

 

3. Durak :The Roman bath Antonia hamamı: Turist 12 D, yerel 9 D.) ve başkanlık sarayı 

 

Buradan hemen Sidi Bou Said’e geçebilirsiniz.

 

Antik Roma ve Kartaca uygarlıklarının izlerini göreceksiniz.

 

 

 

KARTACA

 

 

 

M.Ö. 9. Yüzyıla Fenikeliler, günümüz Lübnan topraklarının bulunduğu bölgenin o dönemki karışıklıklarından ötürü yeni bir yerleşke arayış sonucu Tunus Yarımadası’nda bir Fenike kolonisi olarak Kartaca’yı kurmuşlar. Kart-hadaşt, “yeni şehir” anlamına geliyor. Kartaca Arkeolojik Alanı, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor

 

 

 

 Kısa sürede batı Akdeniz’de  ticaretin merkezi oldu. Denizcilik, ticaret ve güçlü donaması sayesinde hızla büyüdü ve yükselişe geçerek Roma imparatorluğunun en büyük rakibi oldu. Ve aralarında üç büyük Pön  savaş sonucu roma hakimiyetine geçti. Romalılar Karacayı yeniden kurdu. Daha sonra Bizans, Müslüman Arapların eline geçti.

 

 

 

 

 

M.Ö 247’de burada doğan ünlü komutan Hannibal (Annibal) daha 9 yaşındayken babası Kartacalı komutan Hamilcar Barca) tarafından Roma’ya karşı her zaman kin duyarak büyütülmüş. babası onu yanında denizaşırı bir savaşa götürmüş. Dünya tarihinin en büyük askeri dehalarından  kabul edilen Hannibal, 26 yaşında başkomutan olmuş. Ama Karatacalı  general Hanibal,  2. Pön savaşında ordusuyla Alper’i aşarak İtalya içlerine kadar ilerlediyse de Romalılara yenilmiş.

 

Kartaca, Roma döneminde önemli bir ticari ve askeri liman olarak hizmet vermiş. Ancak günümüze ne yazık ki çok az kalıntı ulaşmış.

 

Burada, antik tiyatrolar, tapınaklar, hamamlar ve surlar gibi birçok önemli yapıyı görebilirsiniz.

 

 

 

Kartaca Müzesi: Zengin koleksiyonlar var.

 

 

 

Antik Kalıntılar

 

Antonine Hamamları

 

Roma Villaları

 

Pön Limanlarını

 

Panoramik manzaralar için Byrsa Tepesi'ne tırmanın

 

Salammbo Tophet

 

 

Roma Tiyatrosu

 

 

 

 

 

SİDİ BOU SAİD

 

TGM (Tijiem) square’den 347 bolu belediye otobüsü ile Kartaca(Birbirine yürüme mesafesinde üç durakta duruyor.) ve  Sidi Bou Said’e gidebilirsiniz.

 

Veya aynı gün hepsini ziyaret etmek isterseniz Bardo  müzesini ziyaret ettikten sonra 

 

dönerken bindiğin duraktan bir sonraki Barselona durağında inip 1 veya 6 Bolu metro ile tijiem durağında ininiz. Buradan1 veya 6 nolu metro ile yine Tijem durağında inip  Sidi Bou Said’e aynı gün  gidebilirsiniz.

 

Sidi Bou Said, mavi panjurlu ve beyaz badanalı evleri, Akdeniz manzarası ve sanat galerileriyle  ünlü pitoresk küçük yerleşimi hiç unutamadım. UNESCO Dünya Kültür Mirası Geçici listesinde yer alıyor.

 

 

 

·         Pitoresk sokakları

 

·         Café des Nattes'te : köyün tepesinde yer alan Café des Nattes’te oturup, deniz manzarasının  ve gün batımını izleyebilirsiniz.

 

 

·         Café Sidi Chabaane'nin manzarası

          

           Dar el Annabi: otantik evi

 

 

 

·        Ennejma Ezzahra Sarayı'nı keşfedin

 

·         Dar el-Annabi Müzesi'ni

 

·         İkonik Deniz Fenerini

 

·        

 

·  

 

.

 

Burada dolaşırken, galerilerde yerel sanat eserlerini keşfedebilir, antikaların ve el yapımı hediyelik eşyaların bulunduğu küçük dükkanlarda alışveriş yapabilirsiniz.  Sidi Bou Said’den yarım saat Tunis şehrine doğru yürüdüğünüzde 

 

Kalma: Eğer bu harika yerde kalmak isterseniz

 

Enver: 0021650131165

 

Bu geleneksek büyük bir evde 4-5 kişi kalmak isterseniz gecelik ücreti 2025 ‘de 100 Euro.Daha az iseniz yine bu ev sahibini arayabilirsiniz .

 

LA MARSA

 

Deniz kenarında beyaz villaları ve Fransız tipi kafeleri ile ünlü sahil yerleşimi.

Plajında yüzebilir, kornişinde yürüyebilirsiniz .Büyük parkı güzel ama bakımsızdı.

Buradan 20 nilu belediye otobüsü veya dolmuş ile 20 dakikada 1.7 D .Tunus’a dönebilirsiniz.

Yani bu geziyi La Mars'a, Sidi Bu Said, Kartaca olarak tersten de yapabilirsiniz

 

 HAMMAMET

Sousse’e giderken veya dönerken bu modern dahil kentine uğrayabilirsiniz.

 

 

Sahilleri, tatil köyleri ve gece hayatıyla popüler.

 

 

 

Tunus’un turkuaz sularıyla ünlü sahil şeridinde yer alan kasaba, Beyaz kumlu plajları, berrak denizi ve lüks tatil tesisleriyle ünlü olan bu sahil kasabası, dinlenmek ve eğlenmek isteyen ziyaretçiler için ideal bir. Hammamet aynı zamanda tarihi bir liman şehri olup, daracık sokakları, eski limanı ve geleneksel çarşılarıyla da dikkat çekiyor. 

 

 

 SOUSSE 

 

medinaya yakın merkez Tren istasyonundan 

 

 moved Bey istasyonundan doldukça (fazla beklemiyorsunuz) Louage(dolmuş)  ile ofisten aldığınız bilet ile13.5 Dinar  hızlı veya Medina’ya yakın tren istasyonundan 

 

Tren ile günde 3 kere

 

7:35,13:05,17:20 var.1. sınıf 10 D 2.sinif 8D.Ikibucuk saat sürüyor.

Sousse’den Tunis’e 

4:50,5:10,7:20,14,15:55 de tren var.

 

Tunus’un üçüncü büyük şehri ve en hareketli sahil beldesi olan Sousse, uzun kumlu plajları var.. Sousse Medina’sı, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor

 

Bu eski şehir merkezi, Tunus’un sahil şeridinde yer alıyor ve dar sokakları, geleneksel dükkanları ve tarihi yapılarıyla büyüleyici bir atmosfere sahip.

 

Dolmuştan inince araç veya yürüme mesafesinde çok büyük kalenin içindeki sırasıyla

 

1-Arkeoloji müzesi: Giriş 10(5) Dinar bu Pazartesi kapalı. Çoğunlukla içi de harika mozaikler var.

 

2-C-Dar Essid Müzesi: Özel müze. Binası da çok güzeldi. Eski kullanılmış eserler sergileniyormuş. Ama yeterli turist olmadığından kapalıydı.

 

Yokuş aşağı bu güzel sokaktan indiğinizde

 

3-Madine: Bana Tunus Medine’sinden sonra çok ilginç gelmedi.

 

A-Ribat: Sousse Medina’nın merkezinde yer alan Ribat, 8. yüzyıldan kalma bir kale manzarasına sahip ve Tunus’un İslam döneminden kalma en eski kalelerinden biri. Giriş 8(5) Dinar.

 

B-Great Mosque: Sadece 8-13 arası gezebiliyorsunuz. Müslümanlara bedava.

 

Buradan kısa bir yürüyüşle deniz kıyısına varıyorsunuz .Antalya limanında olduğu gibi süslü gezi motorları var.

 

Tren istasyonunun zıt yönünde araçla giderseniz

 

 -PORT EL KANTOUİL LİMANI: Ama sadece mevsiminde açık olduğundan Aralık ayında gitmemi tavsiye etmediler.

 

Sousse -Manastır(20 km,25 dakika. Ren: Her saat başı  20’ye kadar var.1 D. Veya dolmuş(Büyük camiye yakın ).

 

Not: eğer Sousse’ye tren ile geldiyseniz bu sıranın zıt yönünde sıra ile gezebilirsiniz 

 

Tren ile giderseniz Manastırın merkezi de inebilirsiniz.

 

Medina’nın labirent gibi sokaklarında dolaşırken, el sanatları, hediyelik eşyalar ve yerel lezzetlerin satıldığı pazarları keşfedebilirsiniz.

 

.

 

Burada 3* Kaiser Otel Sousse veya 4 * Riadh Palms Resort & Spa’da konaklayabilirsiniz.

 

 

MANASTIR

 

Deniz kenarında Sousse’,ye benzeyen küçük yerleşim .Gitmeseniz de olur.

 

Trenden indikten sonra karşıya geçip dümdüz yürüdüğünüzde 

 

1-Burgiba’nin anıt mezarı: Atatürk'ün  de arkadaşı olan modern düşünceli bu lidere gereğinden fazla boş alanı olan anıt mezar yaptırmışlar. Görülebilir.

 

Buradan yürüyerek 

 

Ribat(Kale): Bu kale Sousse' ‘dekinden daha büyük ve daha görkemli. Her Gün 8:30-17:30 arası açık. Giriş 8(5) Dinar.

 

Hemen arka tarafında

 

2-Marina: Aslında çok güzeldi ama çevrede  inanılmaz çöpler birikmişti.

 

3-Buyuk Cami: Tam namaz vakti erkeklerin  bölümüne girmek istediğimde dini bütün Müslüman kardeşlerim beni koşarak yakaladılar. Geri kalmış ülkelerde bu ibadet haneleri korumak çok önemli. Ama resmen meta zoru ile içeri girdim.

 

Hemen arka tarafında

 

4- Medina: Sıralandı.

 

Yürüyerek aşağı indiğinizde 

 

Otobüs terminalinden 

 

Manastir-M’Saken(30 km. tren yok. Saatte bir otobüs var.1 D. Ama bir buçuk saatte gelebildi.

 

M,SAKEN

 

Normalde Sousse Mi,SAKEN(12 km

 

Buraya devam edeceğim yolun üzerinde olduğu için konaklamak için geldim.

 

Aynı Cezayirde olduğu gibi avlulu ,duvarların  yarıya kadar seramik döşeli Arap evleri var.

 

M’Saken- Kayravan(47km,50 dakika, Sousse’den gelen araç dolu olduğu için yer bulamayabilirsiniz. Çok erken yola çıkınız).Aynı otobüs Tozeur’a kadar gidiyor. İlk otobüs Sousse’den sabah 6 ‘da 2.Otobus 12’de kalkıyor. Yani sık otobüs yok. Ona göre plan yapınız.

 

Sousse' -Tozeur 24 De.

 

KAİROUAN(Kayravan)

 

Mağrip camileri ile İslam dünyasının en kutsal şehirlerinden biri Kairouan,

el dokuma kilim ve İpek halıları ile de ünlü.

 

Mekke, Medine ve Kudüs’ten sonra İslam dini için dördüncü̈ kutsal şehir olarak da bilinen Kairouan, 670 yılında Mağrip’teki ilk Arap-Müslüman şehirlerinden  ve Mağrip’in ilk başkenti olarak olarak kurulmuş. Kairouan'ın Mağrip camileri ile İslam dünyasının en kutsal şehirlerinden biri.

 

 

UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor.

 

 Otobüsten indikten sonra yürüyerek  veya belediye otobüsü ile(Ben yarı yolda yakaladım.

 

1-Sidi Uqba  Ulu Camii: 

 

 12 Dinar. Müslümanlar her zaman ücretsiz girebiliyor .Turistler Cuma 8-12 diğer günler 8-14 arası girebiliyor.

 

Caminin hemen yanında Mezarlığın karşısında 

 

A-House of the Bey : Sadece el yapımı kooperatif kilimleri satılıyor. Küçük ipek seccade şeklindeki halı 15Euro.

 

Buradan yürüyerek

 

2-Medina: Giderken Arap mimarisi ile yapılmış harika dar sokaklardan geçerek varıyorsunuz.

 

A-Antik kuyu( Bir Barouta): Deve dönerek kutudan kova ile şu çekmeyi sağlıyor .İlginç. Bahşiş bırakmanız yeterli.

 

Yürüyerek veya belediye otobüsü ile 

 

3-Sidi Sahab Türbesi'ni (Berber Camii Kulesi): Müslüman olmayanlara giriş 12 D. Özellikle türbe içindeki seramikler güzeldi. Oldukça büyüktü.

 

-İslam Sanatları Müzesi: Şehre

 

12 km uzakta.

 

Yerel Zaviye'de Sufi töreni, Yılda bir kere  ocak ayında Peygamberin bir özel günü için yapılıyor 

 

 

 

 

kayravan-Touzer(294 km,4 saat bus,20 D.)

 

Yol boyu zeytin ağaçlarının olduğu çölden geçtik. Çölde yol boyu küçük yerleşimler vardı. Yine o ek öbek çöp yığınları manzarayı bozdu.

 

TOZEUR

 

 Palmiye vahaları ve çöl manzaralarıyla büyüleyici.  Tozeur, “palmiye ağaçlarının başkenti” olarak adlandırılıyor.

 

Kalma : Şehe varmadan  7 km önce “Badi” kampı oldukça büyük ve keyifli. 1-Medine: Hemen yakınlarında Hurma marketleri de var.

 

Buradan araçla 

 

2-Dar C HERAİT Müzesi: Her birinin giriş ücreti 12 Dinar olan iki bölümü var. Siz giysiler vb. olan bölümü geziniz. Çok zengin bir müze. Buradan faytonla döndüm.  Keyifliydi ama sokaklar çöplerden dolayı kokuyordu 

 

3-Chak Wak Kültür Köyü: Giriş 12 D. Şehre 3-4 km uzaklıkta. Palmiye ormanı olan  ve tül ile çevrili kamelyalarda bireyler yiyip içebilirsiniz. Bur kaç tanede kültürü tanıtan saçma heykeller vardı .Etraf do

döküntüydü. Gitmeye değmez

 

A-Mos Espa Setini ortaya çıkarın

 

·         Gün batımı deve yolculuğunun

 

4-Eden Palmiye Müzes:10 km şehir dışı da.

 

5-TEMEZRA:Bu köye bu sefer gitmedim.16 km palmiye ormanı

 

6-Nefta Vahası:25 km daha da ileride. Çöl gezisi yapmak isterseniz

 

·        

 

·    Tozeur–Kebeli(96 km, sadece sabah 6 ve 8 ‘de otobüs var. Daha sonra dolmuş ile 9.200 Dinara gidebiliyorsunuz.

 

· 

 

Chott El Jerid tuz gölünü

Kebili’ye giderken  görüyorsunuz. Gün doğumu çok güzel oluyormuş. Burada hava durumuna bağlı olarak, atmosferde ışık ışınlarının kırılması sonucu ortaya çıkan ve çöllerde çok kolay gözlemi yapılabilen optik yanılma ya da uzaktaki bir cisme bakarken âdeta su yüzeyinden yansıyormuşçasına cisimle birlikte ters görüntünün oluşumu olan doğa olayı  olan serap serap görebiliyorsunuz .

Yani optik bir doğa olayı olan serap, uzaktaki nesnelerin görüntüsünün ışık ışınlarının bükülmesiyle aslında olmadıkları bir yerde görünmesiyle  oluşuyor.

 

 

Tozeur-Kebili(96km,birbucuk saat,)

 

Kebilii-Nouıl(12 km)

 

NOUIL

 

Bu çölün içindeki yerleşime  çöl görmeye ve kalmaya geldim ,Arap yaşantısını yakından gördüm. Gittiğimde evlerin avlularında kalitesine göre hurmalar ayrılıyordu. Ayrıca çok acı yediklerinden acı kırmızı biberler serilerek kurutulmaya bırakılmıştı, 

Yine Fas kültüründe olduğu gibi bir kadın Argan tanelerini elleri ile sıkarak küçük şişeyle parmaklarının arasından sızan yağı topladı. Bu yağ öksürüğe çok iyi geliyormuş

Bu köyde evlerin avluları ve bazı yollar tamamen çöl kumuyla kaplıydı. Hatta kaldığım evin hemen yanında kocaman kum tepeleri oluşmuştu. Kaktığım evin babası ve çocuklarla Gece devasa kum tepesine çiktik. Ay,kocamandı. Ertesi sabah İran ve Iraklı turistlerle yine güneş doğumunu izlemeye gittik.

 

Noul-Douz(18 km)



SAHRA ÇÖLÜ

 

Tunus’un doğusundan güney Tunus'a kadar uzanan

 

 

sonsuz manzaraları, devasa kum tepeleri, çöl kasabaları, Bedevi kabilelerinin ve altın rengi kumulları ve  deve ve vaha gezileri ile ünlüdür. Ayrıca, yıldızların altında kamp yaparak ve geleneksel Bedevi çadırlarında uyuyarak , Büyük Sahra’nın  tadına varabilirsiniz.

 

 

 

DOUZ

 

 

Sahra Çölü dünyanın en büyük sıcak çölü. Neredeyse tüm ABD’yi kaplayacak kadar büyük olan çöl, Afrika kıtasının % 30’unu oluşturuyor, 11 ülkeye yayılıyor. “Sahra” Arapça’da “Çöl” demek, sonradan özel isme dönüşmüş. Sahra Çölü adından da anlaşılacağı gibi çok kurak ama 1979, 2016 ve 2018’de kar yağmasıyla hatırlanıyor. Burası mineraller bakımından o kadar zengin ki Amazon bölgesindeki bitkiler bile Sahra Çölü’nden gelen rüzgârla besleniyor. Her yıl yaklaşık 40 milyon tonluk kum, Sahra Çölü’nden Amazonlar’a seyahat ediyor. Seyahat eden kum tanelerindeki fosfor, Amazonlar için gübre görevi görüyor. Dünyanın 2. en uzun duvarı Sahra Çölü’nde bulunuyor. Fas-Moritanya arasındaki Fas Duvarı (Berm Duvarı – Batı Sahra Banketi) yaklaşık 2.700 km uzunluğunda. Fas; kontrolü altında tuttuğu bölgeleri, Polisario Cephesi’nin aynı bölge üzerinde ilan ettiği Sahra Demokratik Arap Cumhuriyeti’nden ayırmak için bu duvarı inşa etti.

 

Sahra Çölü’nün derinliklerinde ulaşım tek hörgüçlü deveyle sağlanıyor. Çünkü sadece tek hörgüçlü deve buranın sıcağına dayanabiliyor.

 

Kum tepeleriyle ünlü olan Sahra’nın kalbinde yer alan Douz ise buranın en etkileyici yerlerinden biri. “Çölün Kapısı” olarak bilinen Douz’da gün batımında kumullarda deveye biniyorsunuz.

 

 

 

 

 Çöl Turu:

Daha önce Douz’da çöl Türü satın almıştım. Tur fiyatlarını abartmışlar. Aslında sadece çöl görmek istiyorsanız Douz’a yakın çöl festivallerin olduğu çöle giriş kapısına yürüyüşünüz veya otostop yapınız. Kapının içinde ve dışında develer göreceksiniz. Sahipleri ile anlaşarak çölde deve ile yeteri kadar ilerleyip geri dönebilirsiniz. Kapıdan sonra yürüyebilirsiniz de.

Ben motorlu bir genç ile anlaşarak gidebilen yere kadar gittik. Dönerken isterseniz “Sahra Müzesini” gezebilirsiniz.

Douz ‘tan otobüs terminaline gider gitmez kalkacak otobüs buldum. kalacak yerim olduğundan Sfax’a kadar geldim. Arada gezilecek yerleri daha önce detaylı gezdiğimden ve Moritanya’ya uçak biletim olduğundan  bazı yerlere tekrar gitmedim.

Douz-Gabes(130km,iki saat)-Sfax(160 km)

 

GABES

Büyük bir şehir.

 

MATMATA

 

Klonların Saldırısı

 

Chebika

 

Ayrıca Yıldız Savaşları: Bölüm I – Gizli Tehlike (The Phantom Menace) ve Yıldız Savaşları: Bölüm II – (Attack Of The Clones) filmlerinin bazı sahnelerinin çekildiği Ong Jmal’a gidebilirsiniz.

 

 

Yer altı troglodit evleri ile ünlü; Star Wars çekim yeri olarak da bilinir.

 

 

 

Fort Djerba

 

Kurgusal filmler içinde çok özel bir yere sahip olan George Lucas’ın yarattığı ünlü Yıldız Savaşları (Star Wars) film serisinin Bölüm IV – Yeni Bir Umut (A New Hope) bazı sahneleri Matmata’da çekildi. Burada Berberi köylülerinin yerel yaşamına tanık olacağınız mağara evleri de gezebiliyorsunuz.

 

SFAX

 

Deniz kenarinda modern büyük bir şehir .Ama temiz olduğu söylenemez. Çevresi yüksek duvarlarla çevrili

Madina’sı çok eski ve birçok giriş kapısı var. İçindeki büyük cami de çok eski. Ama maalesef Madina’sı pazartesi kapalı oluğundan alışveriş dükkanlarını göremedim.

Bu şehirde modern kafeler dikkatimi çekti.

Artık geri dönerken;

Sfax -El Cem 76 km, Sadece dolmuş var.5 D.)

 

 

EL CEM

 

 

1-El Jem  Amfi tiyatrosu: Roma İmparatorluğu’nun Afrika eyaletinin başkenti olan Thysdrus Kolezyum'u olarak da bilinen Roma amfi tiyatrosudur .

 

 MS 3. yüzyılda inşa edilen bu amfi tiyatro, dünyanın  en büyük ve en iyi korunmuş Roma amfi tiyatrolarından  biridir  ve Roma'daki Kolezyum'dan sonra ikinci sıradadır.

 

Amfi tiyatro 35.000'e kadar seyirciyi ağırlayabiliyordu ve gladyatör yarışmaları ve diğer halka açık gösteriler için kullanılıyordu. Bugün, heybetli duvarları ve iyi korunmuş yer altı odaları da dahil olmak üzere  etkileyici yapısına hayran kalacaksınız.

 

Mahdia’daki El Jem Amfi tiyatrosu. UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor. Burası UNESCO tarafından en iyi korunan kolezyumlar arasında sayılıyor.

 

 

 

2-El Jem Müzesi: 

Dolmuştan indiğiniz yerde Roma evinin kalıntıları üzerine inşa edilen Thysdrus’ta ve şehrin eteklerinde yapılan kazılardan elde edilen heykeller, ağırlık olarak mozaikler, seramikler sergileniyor .Mozayık tabanlı Roma evleri ilginç.

 

El Cem-Sousse-Tunis

 

DİĞERLERİ

 

 

 THUGGA (Thugga )ANTİK KENTİ

 

Tunus’a 2 saat uzaklıkta bulunan Béja’daki Dougga / Thugga, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor. Dougga’da MS 2.-3. yüzyıllara tarihlenen bir Roma yerleşkesinin kalıntıları var.

 

 

 

 

·         Capitol kalıntılarına

 

·         Antik Roma tiyatrosuna

 

·         Roma Forumu'nun kalıntılarını keşfedin

 

·         Tapınaklar

 

·         Licinian Hamamlarının kalıntılarını

 

·         Trifolium Evi'ni

 

·         Decumanus Maximus boyunca yürüyün

 

·         Dougga Müzesi'ne

 

·        

 

 

 

Ülkenin kuzeybatısında, bugünkü Dougga şehri yakınlarında bulunan bu antik kent, Roma İmparatorluğu’nun zamanında önemli bir yerleşim yeri olmuş. Thugga, M.Ö. 6. yüzyılda Numidya Krallığı döneminde kurulmuş, zamanla Roma İmparatorluğu’nun kontrolü altına girmiş.

 

Burada, antik tiyatrolar, tapınaklar, anıtsal kapılar ve hamamlar gibi birçok önemli yapıyı görmek mümkün. Roma dönemine ait iyi korunmuş ünlü  mozaikler, kentin zenginlik ve estetik açıdan ne denli önemli bir merkez olduğunu gösteriyor.

 

 

 

 

 

BULLA  REGİA

 

antik Roma döneminden kalan benzersiz bir arkeolojik alan ve açık hava müzesi. Bu antik kent, yeraltı evleriyle ünlü ve ziyaretçilere zamanın birçok katmanını keşfetme fırsatı sunuyor. Bulla Regia’da, tipik Roma yapılarından farklı olarak, zengin tüccarların ve yerel yöneticilerin evleri olarak kullanılan yeraltı konutları bulunuyor. Bu evler, sıcak Tunus iklimine karşı koruma sağlayan benzersiz bir mimariye sahip. Aynı zamanda, mozaiklerle süslenmiş odaları ve freskleriyle dikkat çekiyor.

 

ICHKEUL MİLLÎ PARKI

 

Tunus’a 1,5 saat uzaklıkta bulunan Bizerte’deki Ichkeul Millî Parkı, UNESCO Dünya Doğa Mirası listesinde yer alıyor. Burası başta kaz, sakarmeke ve ördek olmak üzere yüzbinlerce göçmen kuş için kış mevsiminde önemli bir yaşam alanı.

 

KERKUANE

 

Tunus’a 2 saat uzaklıkta bulunan Nabeul’deki Kerkuane Pön Kasabası ve Nekropolü, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor.

 

.

 

ZAGHOUAN DAĞLARI: Doğa yürüyüşleri ve Roma su kemerleriyle biliniyor.

 

Cerbe (Jerba-Jarbah-Djerba)

 

Gabes Körfezi içinde yer alan Cerbe (Jerba-Jarbah-Djerba), 514 km² yüzölçümüyle Kuzey Afrika’nın en büyük adası. Cerbe: Bir ada bölgesindeki yerleşim düzeninin kanıtı, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor.

 

 

Moritanya’ da görüşmek üzere