|
1-TEKRAR TUNUS
Yıllar
önce gezip çok beğendiğim Tunus’u Batı Afrika’ya gitmeden bir daha görmek
istedim.
Tunus, zeytin,
hurma, badem ve fıstık yetiştiriciliği ile ünlü.
Başkent
Tunis’ten Sousse' ye gidip oradan
bir elips çizerek tüm gezilecek yerleri gezip Sousse’ye dönüp başkente
tekrar varıyorsunuz.
Tunus,
hem Akdeniz kıyıları hem de Sahra Çölü’nün kesişimindi olan geleneksel
İslam kültürünü modern dünya ile dengelemiş ülkededir. O nedenle
geleneksel Medina2larla birlikte Avrupa tarzı restoranlar,
kafeler , barlarla da sizi şaşırtmasın.
Sevimli
evleri, canlı Medina2ların Arnavut kaldırımlı daracık labirent gibi
sokakları, turkuaz deniz kenarında ki begonvillerle kaplı olduğu küçük kıyı
köyleri renkli festivalleriyle Akdeniz'i çevreleyen uzun, kıyı şeridindeki
sakin plajlarda günlük balık avladığı geniş kumsalları ve plajları, büyük
antik kalıntılara ve uçsuz bucaksız sahra çölü ve kum tepeleri
le kesinlikle görülmeye değer.
Alternatif
olarak, hamamlarda keselenin ve güzel bir buhar banyosu ile rahatlayın.
Kuzey
Afrika'nın siyasi açıdan en ılımlı ülkelerinden biri olarak kabul edilen
Tunus, Ancak son yıllarda turistlere ve yetkililere yönelik bir dizi
intihar saldırısından sonra turizm darbe aldı. Tunus hükümeti büyük
şehirlerde ve turistik tatil yerlerinde güvenliği artırmak için çalışıyor.
KISA KISA
-Dükkânlarda,
her yerde sürekli kuran sesi duyacaksınız.
-Evleri
yüksek duvarla içindeki avlunun çevresinde odalardan oluşuyor. Sıcaktan
dolayı bazı evlerin Duvarları yarıya kadar fayans döşeli. Temiz oldukları
söylenemez. Ama Afrika’ya göre temiz sayılır.
-Çok
sigara içiyorlar.
-Tüm
Afrika ve Arap ülkelerinde olduğu gibi verdikleri sözü unutuyorlar.
-Genelde
halk yardımsever.
-Narenciye,
zeytin ve Yasemin çiçekleri ile ünlü.
-Tunus,
yüksek kaliteli ürünleriyle tanınan, dünyanın en büyük zeytinyağı
üreticilerinden biridir.
-10
litre en kaliteli zeytinyağı 10 Dolar. Biz de ise 1 litre zeytinyağı
10 Dolar. Bizde 10 kat daha pahalı.
Zeytinyağları
zeytin gibi yemyeşil ama bizimkilere göre biraz su katılmış gibi.
Büyük
şehirlerde bile yüksek çok az apartman olduğundan geniş alana yayılmış. Az
katlı beyaz badanalı avlulu evleri çok güzel.
- çölde
bile çevre kirliliği var
- Yerellere
giriş ücretinin genelde üçte biri eklenerek turistlere bilet satılıyor.
- Genç
kızları çok güzel ve genelde kadınlar özgür sayılırlar.
- elma
kokulu nargile ve nane
çayı deneyiniz.
PARA:
Tunus Dinari(TFN)
1
Dolar=2.9
10
Dolar=29 Dinar.(Ofislerde.)
Bankalarda
daha düşük fiyat veriyor.
1
Dinar=14.46 TL
10
Dinar=145 TL
Kredi kartın
geçtiği çok az yer var.
Bir
öğretmen maaşı 500 Dolar civarı.
DİL
Resmi
dilleri Arapça. Ama hepsi kendi aralarında bile Fransızca konuşuyorlar. Bu
beni çok şaşırttı. Okullarda ilk okuldan başlayarak Fransızca öğretiyorlar.
Tabelalar bile Arapça ve Fransızca.
Üniversitede
de eğitim dili Fransızca.
TARİH
.
Tunus’un tarihi, Antik Roma’dan İslam medeniyetine, Osmanlı
İmparatorluğu’ndan Fransız sömürge dönemine kadar uzanan zengin bir geçmişi
yansıtıyor.
M.Ö 12.
Yüzyılda; Fenikeliler bölgeye yerleşmiş.
M.Ö 9.
yüzyılda : bugünkü Tunus topraklarında Kartalca İmparatorluğu’nu kurmuş ve
yaklaşık 700 yıl boyunca bölgede hüküm sürmüş.
M.Ö
146 yılında: Kartacalılar, Roma İmparatorluğu ile girdiği mücadeleyi
kaybederek yok olunca Tunus toprakları Roma İmparatorluğu’nun hâkimiyetine
geçmiş ve yaklaşık 400 yıl Roma İmparatorluğu’nun Kuzey Afrika’daki idarî
merkezi olarak kalmış.
M.S 250
cıvarı: Ardından İspanya üzerinden Vandalların yönetimine girmiş.
Daha
sonra Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu hâkimiyeti ve İslam (Emevî, Abbasî,
Abbasî halifeliğine bağlı Ağlebi, Fatımî) hâkimiyeti görülmüş.
972:
Fatımîler buradan ayrılıp Mısır’a gitmiş. Bölgenin yönetimini de Berberî
Zirî kabilesine bırakmışlar. Ancak Zirîler 11. yüzyıl ortalarında Fatımilerden
ayrılıp Abbasîlere bağlanınca, Fatımîler Mısır’daki bedevî Benî Hilâl ve
Benî Süleyman kabilelerini Zirîler’e karşı kışkırtmış ve onları Tunus’a
yönlendirmiş.
Bu
dönemden sonra kabile savaşları ve pek çok yönetimin kısa süreli
hâkimiyetleri söz konusu olmuş, bölgenin demografik yapısında önemli
değişiklikler yaşanmış.
Daha
sonra Tunus; sırasıyla Muvahhid, Hafsî, Osmanlı İmparatorluğu, Fransız
himayesi altına girmiş.
20 Mart
1956: Fransa’dan bağımsızlığını ilan etti. Ülke 1 yıl krallıkla yönetildi.
25
Temmuz 1957: cumhuriyet ilan edildi. Ancak 30 yıl iktidarda kalan Habib
Bourguiba ülkeyi tek adam rejimiyle yönetti.
7
Kasım 1987: askeri darbeyle Zeynel Abidin Bin Ali yönetimi devraldı.
Ancak Zeynel Abidin Bin Ali de ülkeyi dikta rejimiyle yönetmeye devam etti.
2010-2011:
Tunus, Arap Baharının doğduğu yer oldu.
yolsuzluk
ve kötü ekonomi karşısında hükûmet karşıtı protesto, ayaklanma ve
silahlı isyanlar başladı. Bu isyanlar kısa sürede Arap dünyasının çoğuna
yayıldı ve “Arap Baharı” olarak anıldı. İsyanların sonucunda 2011 yılında
Zeynel Abidin Bin Ali, ülkeyi terk ederek Suudî Arabistan’a sığındı. Aynı
yıl Libya’da Muammer Kaddafi, Mısır’da Hüsnü Mübarek ve 2012’de Yemen’de
Ali Abdullah Salih devrildi.
Tunus ya
da resmî adıyla Tunus Cumhuriyeti; Kuzey Afrika’da, Akdeniz’e kıyısı olan
bir ülke.
Başkent
Tunus’taki Tunus-Kartaca Uluslararası Havalimanı’na (IATA: TUN) direkt
uçuşlar 2,5 -3saat sürüyor.
Tüm
ülkenin nüfusu 20 milyon.
İKLİM
Tunus'a
seyahat etmek için en ideal zaman genellikle sıcaklık ılıman ve turist
yoğunluğunun azaldığı ilkbahar (Mart-Mayıs) ve
sonbahar(Eylül-Kasım) aylarıdır.
Yaz
aylarında ise ise hava oldukça sıcak ve turist yoğunluğunu
fazladır. Kış ayları ise ılıman ama yağışlı olabilir, eğer plaj
için gittiyseniz Haziran'dan Eylül'e kadar su ılık olduğundan tercih
edebilirsiniz. Ama öğleden sonra rüzgar nedeni ile deniz dalgalı olabilir.
Cerbe
Plajları: Sidi Mehrez, Sidi Yati, Sidi Jmour
Hammamet
Plajı
Mehdiye
Plajı
Kelibia
Plajı
Tunus
Plajları: La Marsa, Gamarth, Sidi Bu Said
Ghar el
Melh Plajı
ULAŞIM
-Otobüs
:Eski ve bakımsız
-dolmuş(Sadece
8 kişi binebiliyor. Hızlı ve az daha pahalı.
Not:
Şehirler arası tren ucuz ve şehir merkezinden şehir merkezine gittiğinden
tercih edebilirsiniz.
Şehir
içlerinde sürekli geçen sarı taksiler göreceksiniz.
YEMEK
Tunus
mutfağı, Akdeniz, Arap ve Fransız mutfağının etkisinde kalmıştır. Tunus'ta
kuskus, brik (işi) ve tajine gibi yemekler popülerdir.
-khobez
mella; Aslında çölde yapılan ekmek. Kızgın kömürlerin üzerine açılmış ekmek
serilip üzeri yine kül ve yanan kömürle kapatılıp pişiriliyor. Lezzetli.
-The
chaalf : Hangi bitkiden yapıldığını anlayamadım ama küçük bardaklarla
içtikleri coli çayı, çok koyu ve tadı farklı. .İçemedim.
-Tajine
-Couscous(Kuskus)(brik):
buğday irmiğinden yapılan bir çeşit lezzetli hamu
1-TUNÌS (Başkent)
Ulaşım:
Metro:
Yakın yerlere metro giden metro şehir içi bazı bölgelerinden de geçiyor.
-Belediye
otobüsü
-Taksi
-Louage(Dolmuş
taksi): Biraz pahalı ama hızlı.
ŞEHİR GEZİSİ
Tunus’un
başkenti Tunus (İngilizce ’de ve uluslararası Tunis olarak biliniyor), aynı
zamanda Tunus ilinin merkezi. Metropol bölgesi “Büyük Tunus (Grand Tunis)”
olarak anılıyor.
Tunis,
zanaat ve halk sanatları dalında UNESCO yaratıcı şehirler ağına dâhil.
1-Burgiba
caddesi ve saat kulesi
Bitiminde
2- Medina:saat
9 da içindeki dükkanlar açılıyor.
Tunis
Medina (Eski Şehir): Daracık sokakları, geleneksel dükkanları, geleneksel
çarşıları ve camileri , Osmanlı ve Arap mimarisinin tarihi yapılarıyla
UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindedir.
Burada
yerel el sanatlarıyla bezenmiş hediyelik eşyalar bulabilir, geleneksel
lezzetleri tadabilir
A-Zeytouna
Camii: Onarım nedeni ile sadece 14 de açıktı.
Başkent
Tunus’un kalbinde yer alan bu cami, ülkenin en eski ve en büyük ibadet
merkezlerinden biri. Zeytouna Camii, 8. yüzyılda inşa edilmiş. Arap-İslam
mimarisinin zarif örneklerinden biri. Cami, adını çevresindeki zeytin
ağaçlarından almış .
Yakınında
B-Hamouda
Bacha Camii:13 de açılıyor
3-St.
Vincent De Paul Katedrali:
Medine'nin
girişine yakın.
19.
yüzyılda Fransız sömürge döneminde inşa edilen bu gotik tarzdaki katedral,
Tunus’un dini ve kültürel geçmişinde önemli bir yeri var. Yüksek kubbesi,
zarif kemerleri ve detaylı süslemeleri var.
4-Bardo
Müzesi
Pasage
square ‘den 4 Nolu metro ile 15 dakikada gidebilirsiniz. Tünelden hemen
sonraki durakta inip 5 dakika yürüdükten sonra varıyorsunuz. veya taksi. Pazartesi
kapalı. Diğer günler 9:30-16:30 giriş
Turist
13 Dinar(188 TL) .Yerel 8.000 Dinar.
Kuzey
Afrika’nın en büyük ve en önemli arkeoloji müzelerinden biri olan
Bardo Müzesi,
14.
yüzyılda Hafsîler tarafından inşa edilmiş. Adını “bahçe” anlamına gelen
İspanyolca “prado” kelimesinden alıyor.
19.
yüzyılda bir saray olarak inşa edilmiş, 1888’de müze olarak hizmet vermeye
başlamış.
Müze
koleksiyonu, Antik Roma dönemine ait birçok değerli eseri barındırırken,
özellikle dünyanın en büyük Roma mozaik ile ünlü.
KARTACA ANTİK KENTİ
Tunis -Kartaca
(16 km)
Not:
Side Bou said’den 10 dakika yürüme mesafesinde. yürüme
1.durak
Kartaca: Akvaryum ve the public port
2.Durak
the architechtureà ve başkanlık sarayı.
3. Durak
:The Roman bath Antonia hamamı: Turist 12 D, yerel 9 D.) ve başkanlık
sarayı
Buradan
hemen Sidi Bou Said’e geçebilirsiniz.
Antik Roma
ve Kartaca uygarlıklarının izlerini göreceksiniz.
KARTACA
M.Ö. 9.
Yüzyıla Fenikeliler, günümüz Lübnan topraklarının bulunduğu bölgenin o
dönemki karışıklıklarından ötürü yeni bir yerleşke arayış sonucu Tunus
Yarımadası’nda bir Fenike kolonisi olarak Kartaca’yı kurmuşlar.
Kart-hadaşt, “yeni şehir” anlamına geliyor. Kartaca Arkeolojik Alanı,
UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor
Kısa
sürede batı Akdeniz’de ticaretin merkezi oldu. Denizcilik, ticaret ve
güçlü donaması sayesinde hızla büyüdü ve yükselişe geçerek Roma imparatorluğunun
en büyük rakibi oldu. Ve aralarında üç büyük Pön savaş sonucu roma
hakimiyetine geçti. Romalılar Karacayı yeniden kurdu. Daha sonra Bizans,
Müslüman Arapların eline geçti.
M.Ö
247’de burada doğan ünlü komutan Hannibal (Annibal) daha 9 yaşındayken
babası Kartacalı komutan Hamilcar Barca) tarafından Roma’ya karşı her zaman
kin duyarak büyütülmüş. babası onu yanında denizaşırı bir savaşa götürmüş. Dünya
tarihinin en büyük askeri dehalarından kabul edilen Hannibal, 26
yaşında başkomutan olmuş. Ama Karatacalı general Hanibal, 2.
Pön savaşında ordusuyla Alper’i aşarak İtalya içlerine kadar ilerlediyse de
Romalılara yenilmiş.
Kartaca,
Roma döneminde önemli bir ticari ve askeri liman olarak hizmet vermiş.
Ancak günümüze ne yazık ki çok az kalıntı ulaşmış.
Burada,
antik tiyatrolar, tapınaklar, hamamlar ve surlar gibi birçok önemli yapıyı
görebilirsiniz.
Kartaca
Müzesi: Zengin koleksiyonlar var.
Antik
Kalıntılar
Antonine
Hamamları
Roma
Villaları
Pön
Limanlarını
Panoramik
manzaralar için Byrsa Tepesi'ne tırmanın
Salammbo
Tophet
Roma
Tiyatrosu
SİDİ BOU SAİD
TGM
(Tijiem) square’den 347 bolu belediye otobüsü ile Kartaca(Birbirine yürüme
mesafesinde üç durakta duruyor.) ve Sidi Bou Said’e gidebilirsiniz.
Veya
aynı gün hepsini ziyaret etmek isterseniz Bardo müzesini ziyaret
ettikten sonra
dönerken
bindiğin duraktan bir sonraki Barselona durağında inip 1 veya 6 Bolu metro
ile tijiem durağında ininiz. Buradan1 veya 6 nolu metro ile yine Tijem
durağında inip Sidi Bou Said’e aynı gün gidebilirsiniz.
Sidi Bou
Said, mavi panjurlu ve beyaz badanalı evleri, Akdeniz manzarası ve sanat
galerileriyle ünlü pitoresk küçük yerleşimi hiç unutamadım. UNESCO
Dünya Kültür Mirası Geçici listesinde yer alıyor.
·
Pitoresk sokakları
·
Café des Nattes'te : köyün tepesinde yer alan Café des
Nattes’te oturup, deniz manzarasının ve gün batımını izleyebilirsiniz.
·
Café Sidi Chabaane'nin manzarası
Dar el Annabi: otantik evi
·
Ennejma Ezzahra
Sarayı'nı keşfedin
·
Dar el-Annabi Müzesi'ni
·
İkonik Deniz Fenerini
·
·
.
Burada
dolaşırken, galerilerde yerel sanat eserlerini keşfedebilir, antikaların ve
el yapımı hediyelik eşyaların bulunduğu küçük dükkanlarda alışveriş
yapabilirsiniz. Sidi Bou Said’den
yarım saat Tunis şehrine doğru yürüdüğünüzde
Kalma: Eğer bu
harika yerde kalmak isterseniz
Enver:
0021650131165
Bu
geleneksek büyük bir evde 4-5 kişi kalmak isterseniz gecelik ücreti 2025
‘de 100 Euro.Daha az iseniz yine bu ev sahibini arayabilirsiniz .
LA MARSA
Deniz
kenarında beyaz villaları ve Fransız tipi kafeleri ile ünlü sahil yerleşimi.
Plajında
yüzebilir, kornişinde yürüyebilirsiniz .Büyük parkı güzel ama bakımsızdı.
Buradan
20 nilu belediye otobüsü veya dolmuş ile 20 dakikada 1.7 D .Tunus’a dönebilirsiniz.
Yani bu
geziyi La Mars'a, Sidi Bu Said, Kartaca olarak tersten de yapabilirsiniz
HAMMAMET
Sousse’e
giderken veya dönerken bu modern dahil kentine uğrayabilirsiniz.
Sahilleri,
tatil köyleri ve gece hayatıyla popüler.
Tunus’un
turkuaz sularıyla ünlü sahil şeridinde yer alan kasaba, Beyaz kumlu
plajları, berrak denizi ve lüks tatil tesisleriyle ünlü olan bu sahil
kasabası, dinlenmek ve eğlenmek isteyen ziyaretçiler için ideal bir.
Hammamet aynı zamanda tarihi bir liman şehri olup, daracık sokakları, eski
limanı ve geleneksel çarşılarıyla da dikkat çekiyor.
SOUSSE
medinaya
yakın merkez Tren istasyonundan
moved
Bey istasyonundan doldukça (fazla beklemiyorsunuz) Louage(dolmuş) ile
ofisten aldığınız bilet ile13.5 Dinar hızlı veya Medina’ya yakın tren istasyonundan
Tren ile
günde 3 kere
7:35,13:05,17:20
var.1. sınıf 10 D 2.sinif 8D.Ikibucuk saat sürüyor.
Sousse’den
Tunis’e
4:50,5:10,7:20,14,15:55
de tren var.
Tunus’un
üçüncü büyük şehri ve en hareketli sahil beldesi olan Sousse, uzun
kumlu plajları var.. Sousse Medina’sı, UNESCO Dünya Kültür Mirası
listesinde yer alıyor
Bu eski
şehir merkezi, Tunus’un sahil şeridinde yer alıyor ve dar sokakları,
geleneksel dükkanları ve tarihi yapılarıyla büyüleyici bir atmosfere sahip.
Dolmuştan
inince araç veya yürüme mesafesinde çok büyük kalenin içindeki sırasıyla
1-Arkeoloji
müzesi: Giriş 10(5) Dinar bu Pazartesi kapalı. Çoğunlukla içi de harika
mozaikler var.
2-C-Dar
Essid Müzesi: Özel müze. Binası da çok güzeldi. Eski kullanılmış eserler sergileniyormuş.
Ama yeterli turist olmadığından kapalıydı.
Yokuş
aşağı bu güzel sokaktan indiğinizde
3-Madine:
Bana Tunus Medine’sinden sonra çok ilginç gelmedi.
A-Ribat:
Sousse Medina’nın merkezinde yer alan Ribat, 8. yüzyıldan kalma bir kale
manzarasına sahip ve Tunus’un İslam döneminden kalma en eski kalelerinden
biri. Giriş 8(5) Dinar.
B-Great
Mosque: Sadece 8-13 arası gezebiliyorsunuz. Müslümanlara bedava.
Buradan
kısa bir yürüyüşle deniz kıyısına varıyorsunuz .Antalya limanında olduğu
gibi süslü gezi motorları var.
Tren
istasyonunun zıt yönünde araçla giderseniz
-PORT EL KANTOUİL LİMANI: Ama sadece mevsiminde açık olduğundan Aralık
ayında gitmemi tavsiye etmediler.
Sousse -Manastır(20
km,25 dakika. Ren: Her saat başı 20’ye kadar var.1 D. Veya
dolmuş(Büyük camiye yakın ).
Not:
eğer Sousse’ye tren ile geldiyseniz bu sıranın zıt yönünde sıra ile
gezebilirsiniz
Tren ile
giderseniz Manastırın merkezi de inebilirsiniz.
Medina’nın
labirent gibi sokaklarında dolaşırken, el sanatları, hediyelik eşyalar ve
yerel lezzetlerin satıldığı pazarları keşfedebilirsiniz.
.
Burada
3* Kaiser Otel Sousse veya 4 * Riadh Palms Resort & Spa’da konaklayabilirsiniz.
MANASTIR
Deniz
kenarında Sousse’,ye benzeyen küçük yerleşim .Gitmeseniz de olur.
Trenden
indikten sonra karşıya geçip dümdüz yürüdüğünüzde
1-Burgiba’nin
anıt mezarı: Atatürk'ün de arkadaşı olan modern düşünceli bu lidere
gereğinden fazla boş alanı olan anıt mezar yaptırmışlar. Görülebilir.
Buradan
yürüyerek
Ribat(Kale):
Bu kale Sousse' ‘dekinden daha büyük ve daha görkemli. Her Gün 8:30-17:30
arası açık. Giriş 8(5) Dinar.
Hemen
arka tarafında
2-Marina:
Aslında çok güzeldi ama çevrede inanılmaz çöpler birikmişti.
3-Buyuk
Cami: Tam namaz vakti erkeklerin bölümüne girmek istediğimde dini
bütün Müslüman kardeşlerim beni koşarak yakaladılar. Geri kalmış ülkelerde
bu ibadet haneleri korumak çok önemli. Ama resmen meta zoru ile içeri
girdim.
Hemen arka
tarafında
4-
Medina: Sıralandı.
Yürüyerek
aşağı indiğinizde
Otobüs
terminalinden
Manastir-M’Saken(30
km. tren yok. Saatte bir otobüs var.1 D. Ama bir buçuk saatte gelebildi.
M,SAKEN
Normalde
Sousse Mi,SAKEN(12 km
Buraya
devam edeceğim yolun üzerinde olduğu için konaklamak için geldim.
Aynı
Cezayirde olduğu gibi avlulu ,duvarların yarıya kadar seramik döşeli
Arap evleri var.
M’Saken-
Kayravan(47km,50 dakika, Sousse’den gelen araç dolu olduğu için yer
bulamayabilirsiniz. Çok erken yola çıkınız).Aynı otobüs Tozeur’a kadar
gidiyor. İlk otobüs Sousse’den sabah 6 ‘da 2.Otobus 12’de kalkıyor. Yani
sık otobüs yok. Ona göre plan yapınız.
Sousse'
-Tozeur 24 De.
KAİROUAN(Kayravan)
Mağrip
camileri ile İslam dünyasının en kutsal şehirlerinden biri Kairouan,
el
dokuma kilim ve İpek halıları ile de ünlü.
Mekke,
Medine ve Kudüs’ten sonra İslam dini için dördüncü̈ kutsal şehir olarak
da bilinen Kairouan, 670 yılında Mağrip’teki ilk Arap-Müslüman
şehirlerinden ve Mağrip’in ilk başkenti olarak olarak kurulmuş.
Kairouan'ın Mağrip camileri ile İslam dünyasının en kutsal şehirlerinden
biri.
UNESCO
Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor.
Otobüsten
indikten sonra yürüyerek veya belediye otobüsü ile(Ben yarı yolda
yakaladım.
1-Sidi
Uqba Ulu Camii:
12
Dinar. Müslümanlar her zaman ücretsiz girebiliyor .Turistler Cuma 8-12
diğer günler 8-14 arası girebiliyor.
Caminin
hemen yanında Mezarlığın karşısında
A-House
of the Bey : Sadece el yapımı kooperatif kilimleri satılıyor. Küçük ipek
seccade şeklindeki halı 15Euro.
Buradan yürüyerek
2-Medina:
Giderken Arap mimarisi ile yapılmış harika dar sokaklardan geçerek varıyorsunuz.
A-Antik
kuyu( Bir Barouta): Deve dönerek kutudan kova ile şu çekmeyi sağlıyor .İlginç.
Bahşiş bırakmanız yeterli.
Yürüyerek
veya belediye otobüsü ile
3-Sidi
Sahab Türbesi'ni (Berber Camii Kulesi): Müslüman olmayanlara giriş 12 D. Özellikle
türbe içindeki seramikler güzeldi. Oldukça büyüktü.
-İslam
Sanatları Müzesi: Şehre
12 km
uzakta.
Yerel Zaviye'de
Sufi töreni, Yılda bir kere ocak ayında Peygamberin bir özel günü
için yapılıyor
kayravan-Touzer(294
km,4 saat bus,20 D.)
Yol boyu
zeytin ağaçlarının olduğu çölden geçtik. Çölde yol boyu küçük yerleşimler
vardı. Yine o ek öbek çöp yığınları manzarayı bozdu.
TOZEUR
Palmiye
vahaları ve çöl manzaralarıyla büyüleyici. Tozeur, “palmiye ağaçlarının başkenti”
olarak adlandırılıyor.
Kalma : Şehe
varmadan 7 km önce “Badi” kampı oldukça büyük ve keyifli. 1-Medine:
Hemen yakınlarında Hurma marketleri de var.
Buradan
araçla
2-Dar C
HERAİT Müzesi: Her birinin giriş ücreti 12 Dinar olan iki bölümü var. Siz
giysiler vb. olan bölümü geziniz. Çok zengin bir müze. Buradan faytonla döndüm. Keyifliydi ama sokaklar çöplerden dolayı
kokuyordu
3-Chak
Wak Kültür Köyü: Giriş 12 D. Şehre 3-4 km uzaklıkta. Palmiye ormanı
olan ve tül ile çevrili kamelyalarda bireyler yiyip içebilirsiniz. Bur
kaç tanede kültürü tanıtan saçma heykeller vardı .Etraf do
döküntüydü.
Gitmeye değmez
A-Mos
Espa Setini ortaya çıkarın
·
Gün batımı deve yolculuğunun
4-Eden
Palmiye Müzes:10 km şehir dışı da.
5-TEMEZRA:Bu
köye bu sefer gitmedim.16 km palmiye ormanı
6-Nefta
Vahası:25 km daha da ileride. Çöl gezisi yapmak isterseniz
·
·
Tozeur–Kebeli(96 km, sadece sabah 6 ve 8 ‘de otobüs var. Daha sonra
dolmuş ile 9.200 Dinara gidebiliyorsunuz.
·
Chott El Jerid tuz gölünü
Kebili’ye
giderken görüyorsunuz. Gün doğumu çok güzel oluyormuş. Burada hava
durumuna bağlı olarak, atmosferde ışık ışınlarının kırılması sonucu ortaya
çıkan ve çöllerde çok kolay gözlemi yapılabilen optik yanılma ya da
uzaktaki bir cisme bakarken âdeta su yüzeyinden yansıyormuşçasına cisimle
birlikte ters görüntünün oluşumu olan doğa olayı olan serap serap görebiliyorsunuz .
Yani optik
bir doğa olayı olan serap, uzaktaki nesnelerin görüntüsünün ışık
ışınlarının bükülmesiyle aslında olmadıkları bir yerde görünmesiyle oluşuyor.
Tozeur-Kebili(96km,birbucuk
saat,)
Kebilii-Nouıl(12
km)
NOUIL
Bu çölün
içindeki yerleşime çöl görmeye ve kalmaya geldim ,Arap yaşantısını yakından
gördüm. Gittiğimde evlerin avlularında kalitesine göre hurmalar
ayrılıyordu. Ayrıca çok acı yediklerinden acı kırmızı biberler serilerek
kurutulmaya bırakılmıştı,
Yine Fas
kültüründe olduğu gibi bir kadın Argan tanelerini elleri ile sıkarak küçük
şişeyle parmaklarının arasından sızan yağı topladı. Bu yağ öksürüğe çok iyi
geliyormuş
Bu köyde
evlerin avluları ve bazı yollar tamamen çöl kumuyla kaplıydı. Hatta
kaldığım evin hemen yanında kocaman kum tepeleri oluşmuştu. Kaktığım evin
babası ve çocuklarla Gece devasa kum tepesine çiktik. Ay,kocamandı. Ertesi sabah İran ve Iraklı
turistlerle yine güneş doğumunu izlemeye gittik.
Noul-Douz(18
km)
SAHRA ÇÖLÜ
Tunus’un
doğusundan güney Tunus'a kadar uzanan
sonsuz
manzaraları, devasa kum tepeleri, çöl kasabaları, Bedevi kabilelerinin ve
altın rengi kumulları ve deve ve
vaha gezileri ile ünlüdür. Ayrıca, yıldızların altında kamp yaparak ve
geleneksel Bedevi çadırlarında uyuyarak , Büyük Sahra’nın tadına varabilirsiniz.
DOUZ
Sahra
Çölü dünyanın en büyük sıcak çölü. Neredeyse tüm ABD’yi kaplayacak kadar
büyük olan çöl, Afrika kıtasının % 30’unu oluşturuyor, 11 ülkeye yayılıyor.
“Sahra” Arapça’da “Çöl” demek, sonradan özel isme dönüşmüş. Sahra Çölü
adından da anlaşılacağı gibi çok kurak ama 1979, 2016 ve 2018’de kar
yağmasıyla hatırlanıyor. Burası mineraller bakımından o kadar zengin ki
Amazon bölgesindeki bitkiler bile Sahra Çölü’nden gelen rüzgârla
besleniyor. Her yıl yaklaşık 40 milyon tonluk kum, Sahra Çölü’nden
Amazonlar’a seyahat ediyor. Seyahat eden kum tanelerindeki fosfor,
Amazonlar için gübre görevi görüyor. Dünyanın 2. en uzun duvarı Sahra
Çölü’nde bulunuyor. Fas-Moritanya arasındaki Fas Duvarı (Berm Duvarı – Batı
Sahra Banketi) yaklaşık 2.700 km uzunluğunda. Fas; kontrolü altında tuttuğu
bölgeleri, Polisario Cephesi’nin aynı bölge üzerinde ilan ettiği Sahra
Demokratik Arap Cumhuriyeti’nden ayırmak için bu duvarı inşa etti.
Sahra
Çölü’nün derinliklerinde ulaşım tek hörgüçlü deveyle sağlanıyor. Çünkü
sadece tek hörgüçlü deve buranın sıcağına dayanabiliyor.
Kum
tepeleriyle ünlü olan Sahra’nın kalbinde yer alan Douz ise buranın en
etkileyici yerlerinden biri. “Çölün Kapısı” olarak bilinen Douz’da gün
batımında kumullarda deveye biniyorsunuz.
Çöl Turu:
Daha
önce Douz’da çöl Türü satın almıştım. Tur fiyatlarını abartmışlar. Aslında
sadece çöl görmek istiyorsanız Douz’a yakın çöl festivallerin olduğu çöle
giriş kapısına yürüyüşünüz veya otostop yapınız. Kapının içinde ve dışında
develer göreceksiniz. Sahipleri ile anlaşarak çölde deve ile yeteri kadar
ilerleyip geri dönebilirsiniz. Kapıdan sonra yürüyebilirsiniz de.
Ben
motorlu bir genç ile anlaşarak gidebilen yere kadar gittik. Dönerken
isterseniz “Sahra Müzesini” gezebilirsiniz.
Douz
‘tan otobüs terminaline gider gitmez kalkacak otobüs buldum. kalacak yerim
olduğundan Sfax’a kadar geldim. Arada gezilecek yerleri daha önce detaylı gezdiğimden
ve Moritanya’ya uçak biletim olduğundan bazı yerlere tekrar gitmedim.
Douz-Gabes(130km,iki
saat)-Sfax(160 km)
GABES
Büyük
bir şehir.
MATMATA
Klonların
Saldırısı
Chebika
Ayrıca
Yıldız Savaşları: Bölüm I – Gizli Tehlike (The Phantom Menace) ve Yıldız
Savaşları: Bölüm II – (Attack Of The Clones) filmlerinin bazı sahnelerinin çekildiği
Ong Jmal’a gidebilirsiniz.
Yer altı
troglodit evleri ile ünlü; Star Wars çekim yeri olarak da bilinir.
Fort Djerba
Kurgusal
filmler içinde çok özel bir yere sahip olan George Lucas’ın yarattığı ünlü
Yıldız Savaşları (Star Wars) film serisinin Bölüm IV – Yeni Bir Umut (A New
Hope) bazı sahneleri Matmata’da çekildi. Burada Berberi köylülerinin yerel yaşamına
tanık olacağınız mağara evleri de gezebiliyorsunuz.
SFAX
Deniz
kenarinda modern büyük bir şehir .Ama temiz olduğu söylenemez. Çevresi
yüksek duvarlarla çevrili
Madina’sı
çok eski ve birçok giriş kapısı var. İçindeki büyük cami de çok eski. Ama
maalesef Madina’sı pazartesi kapalı oluğundan alışveriş dükkanlarını
göremedim.
Bu
şehirde modern kafeler dikkatimi çekti.
Artık
geri dönerken;
Sfax -El
Cem 76 km, Sadece dolmuş var.5 D.)
EL CEM
1-El Jem
Amfi tiyatrosu: Roma
İmparatorluğu’nun Afrika eyaletinin başkenti olan Thysdrus Kolezyum'u
olarak da bilinen Roma amfi tiyatrosudur .
MS
3. yüzyılda inşa edilen bu amfi tiyatro, dünyanın en büyük ve en iyi
korunmuş Roma amfi tiyatrolarından biridir ve Roma'daki
Kolezyum'dan sonra ikinci sıradadır.
Amfi
tiyatro 35.000'e kadar seyirciyi ağırlayabiliyordu ve gladyatör yarışmaları
ve diğer halka açık gösteriler için kullanılıyordu. Bugün, heybetli
duvarları ve iyi korunmuş yer altı odaları da dahil olmak üzere
etkileyici yapısına hayran kalacaksınız.
Mahdia’daki
El Jem Amfi tiyatrosu. UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor.
Burası UNESCO tarafından en iyi korunan kolezyumlar arasında sayılıyor.
2-El Jem
Müzesi:
Dolmuştan
indiğiniz yerde Roma evinin kalıntıları üzerine inşa edilen Thysdrus’ta ve
şehrin eteklerinde yapılan kazılardan elde edilen heykeller, ağırlık olarak
mozaikler, seramikler sergileniyor .Mozayık tabanlı Roma evleri ilginç.
El
Cem-Sousse-Tunis
DİĞERLERİ
THUGGA (Thugga
)ANTİK KENTİ
Tunus’a
2 saat uzaklıkta bulunan Béja’daki Dougga / Thugga, UNESCO Dünya Kültür
Mirası listesinde yer alıyor. Dougga’da MS 2.-3. yüzyıllara tarihlenen bir
Roma yerleşkesinin kalıntıları var.
·
Capitol kalıntılarına
·
Antik Roma tiyatrosuna
·
Roma Forumu'nun kalıntılarını keşfedin
·
Tapınaklar
·
Licinian Hamamlarının kalıntılarını
·
Trifolium Evi'ni
·
Decumanus Maximus boyunca yürüyün
·
Dougga Müzesi'ne
·
Ülkenin
kuzeybatısında, bugünkü Dougga şehri yakınlarında bulunan bu antik kent,
Roma İmparatorluğu’nun zamanında önemli bir yerleşim yeri olmuş. Thugga,
M.Ö. 6. yüzyılda Numidya Krallığı döneminde kurulmuş, zamanla Roma
İmparatorluğu’nun kontrolü altına girmiş.
Burada,
antik tiyatrolar, tapınaklar, anıtsal kapılar ve hamamlar gibi birçok
önemli yapıyı görmek mümkün. Roma dönemine ait iyi korunmuş ünlü
mozaikler, kentin zenginlik ve estetik açıdan ne denli önemli bir merkez
olduğunu gösteriyor.
BULLA REGİA
antik
Roma döneminden kalan benzersiz bir arkeolojik alan ve açık hava müzesi. Bu
antik kent, yeraltı evleriyle ünlü ve ziyaretçilere zamanın birçok
katmanını keşfetme fırsatı sunuyor. Bulla Regia’da, tipik Roma yapılarından
farklı olarak, zengin tüccarların ve yerel yöneticilerin evleri olarak
kullanılan yeraltı konutları bulunuyor. Bu evler, sıcak Tunus iklimine
karşı koruma sağlayan benzersiz bir mimariye sahip. Aynı zamanda,
mozaiklerle süslenmiş odaları ve freskleriyle dikkat çekiyor.
ICHKEUL MİLLÎ PARKI
Tunus’a
1,5 saat uzaklıkta bulunan Bizerte’deki Ichkeul Millî Parkı, UNESCO Dünya
Doğa Mirası listesinde yer alıyor. Burası başta kaz, sakarmeke ve ördek
olmak üzere yüzbinlerce göçmen kuş için kış mevsiminde önemli bir yaşam
alanı.
KERKUANE
Tunus’a
2 saat uzaklıkta bulunan Nabeul’deki Kerkuane Pön Kasabası ve Nekropolü,
UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor.
.
ZAGHOUAN DAĞLARI: Doğa yürüyüşleri ve Roma su kemerleriyle
biliniyor.
Cerbe
(Jerba-Jarbah-Djerba)
Gabes
Körfezi içinde yer alan Cerbe (Jerba-Jarbah-Djerba), 514 km² yüzölçümüyle
Kuzey Afrika’nın en büyük adası. Cerbe: Bir ada bölgesindeki yerleşim
düzeninin kanıtı, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor.
Moritanya’
da görüşmek üzere
|