BATI AFRIKA GENEL
BATI
AFRIKA
Benin,
Burkina-Faso, Kamerun, Fildişi Kıyısı, Gambiya, Gana, Gine Bisau,Gine, Liberya,
Mali, Moritanya, Nijer, Nijerya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Sao Tome Principe
Adaları, Senegal, Sierra Leone, Çad, Togo.
IKlLIM
Kasım-şubat→en İyİ mevsim.
Batı Afrika’da kuzey bölgede çöl İklimi varken güney sahillerinde
tropikal İklİm vardır.
Temmuz’da güneyde sürekli yağmur vardır. Güneyde İse
yıl boyu kuraklık vardır.
Bölgenin
kuzeyi ile güneyi arasında farklı iklim ve vardır.
Kuzey
bölgesi çöl iklimi etkisinde iken güneyde ki sahil şeridende tropikal
iklim vardır .Güneyde temmuz ayı boyunca sürekli yağmur yağarken kuzey ise bütün
yıl boyunca kuraktır.
NÜFUS:
Bölgenin
büyük bir çoğunluğu kıyı şeridinde ki şehir ve kasabalarda yaşarlar. Iç
kısımlarda genelde köylü nüfusu yoğundur.
Kuzeyin
kurak topraklarında köyler birbirinden uzaktadır.
Çöl
bölgesinde ise bedeviler yasamaktadır.
Nijerya ise
kıtanın en kalabalık ülkesidir. Eski başkent Lagos ise kıtanın en büyük ve en
kalabalık şehirlerinden biridir.
NUFUS
Farklı iklim
kuşaklarına, tarıma elverişli arazilere, zengin madenlere sahip olan ve
büyük Afrika medeniyetlerine sahip olan bu bölge, daha sonra Avrupalı
beyaz güçler tarafından vahşi biçimde yok edilmiştir.
Afrika
kıtasının en kalabalık bölgesidir.
Nijerya ise
kıtanın en nüfus bakımından en kalabalık ülkesidir .
Batı Afrika
ülkelerinin büyük bir kısmı bağımsızlığını 1960 'li yıllarda kazanmıştır.
Ancak bağımsızlık sürecinde sınırlar etnik ve kültürel yapı dikkate alınmadığından
sömürgeciler tarafından kendi çıkarlarına göre çizildiğinden, günümüzde sınır çatışmaları
ve etnik katliamlar görülmektedir .
TARIM:
Genelde
nehirlerin suladığı kıyı şeridinde farklı tarım ürünleri
yetiştirilmektedir.Ama Parayı Kakao ve Hindistan cevizinden kazanıyorlar.Kuzey
bölgesi daha kurak olduğundan genelde küçükbaş hayvancılık yapılır.
Sanayi:
Hindistan cevizi ve yer fıstığı yağı üretilir.
Kimya
sanayinin temelini ise petrol ve doğal gaz ürünleri oluşturur
BATI AFRIKALILARIN ÖZELLİKLERİ (Tüm Afrika için geçerli.)
1-Hangi
ülkeden diğer ülke vizesi alıyorsan aldığın ülke parasından ödüyorsun.(Her
yerde böyledir.).
2-Eger
sarı humma kartınızı 2016 'dan önce aldıysanız hemen değiştiriniz. Aslında Sarı
humma bir kez vurulduğunda ömür boyu koruyor. Ama Afrika polisi rüşvet almak
için kabul etmiyormuş. Ben yanıma internetten sarı humma aşısının olma
tarihinin önemi olmadığını gösteren bir yazı yanımda taşıdım. Ama kontrollerde
tarihe bakmadılar.
3-Gideceginiz
ülkedeki Türk elçiliğinin nöbetçi telefon numarasını internetten alınız .
WhatsApp olan bu numara 7-24 saat açık. Ve
Türkçe konuşan birisi ile konuşarak problemi iletebilirsiniz.
4-Bir
ülkeden girer ve çıkarken kesin pasaportunuzu damgalatın. Tarihin yazıldığından
emin olun. Afrika da bazen özellikle damga vurmuyorlar. Çeviri olduğunda hem
geri dönmek hem de polise rüşvet vermek zorunda kalırsınız. Hatta e vize
aldıysanız sınırda polis pasaportunuza vizenizi işlerken kontrol
ediniz.
5-CFA:Batı
Afrika franki
8 Batı
Afrika ülkesinin kullandığı ortak para birimi olan Batı Afrika CFA frangını
(XOF) kullanmaktadır: Benin, Burkina Faso, Fildişi Sahili, Gine-Bissau, Mali,
Nijer, Senegal ve Togo.
2025
-2026 yıllarında
1ABD
Doları=552,55 Batı Afrika CFA Frangı
XAF-TRY
kurları
XAFTRY1
XAF=0,08 TRY
5 XAF=0,40
TRY
10 XAF=0,79
TRY
20 XAF=1,58
TRY
100 XOF=7,91
TRY
250
XOF=19,77 TRY
500
XOF=39,53 TRY
1000
XOF=79,06 TRY
-Afrikalıların
verdiği söze güvenmeyin. Çok rahat değişebiliyorlar. Zaman konusunda da çok
esnekler. Beş dakika dediklerinde bir saat bekleyebilirsiniz.
-Bilmedikleri
konularda biliyormuş gibi konuşuyorlar.
O nedenle aradığınız adresi en az 3-4 kişiye sorunuz.
-Afrika
bebekleri çok tatlılar. Sevmelere doyamazsınız.
-Afrikalılar,
Müzik, dans, spora doğuştan yetenekliler. Yine resim konusunda da çok farklı
yetenekleri var.
-Sanırım
tozdan dolayı sizle konuşurken bile burunlarını karıştırıp her yere sürüyorlar.
-Tüm Afrika
da olduğu gibi insanlar, ellerine ne geçiyorsa bulundukları yere artıklarından
çevre korkunç pis. Okyanusu bile kirletmişler.
Genelde
ülke yarım litrelik suyun satıldığı naylonlarlalarla dolmuş bir çöp tenekesi gibi. Beni en rahatsız
eden konu bu çevre kirliliği oldu. Enerjim düşüyor.
-Evleri,
genelde fakirlerin tek kat, az odalı .Mutfak olarak genelde evin önüne
ayrılan bölüm veya evin hemen dışı kullanılıyor .
-Tuvaletler
genelde evlerin dışında tek deliği olan derme çatma bir kulübe. Hep bu deliği
nasıl tutturabildiklerine şaştım. Aynı zamanda banyo olarak kullanılıyor.
Giysilerinizi asacağınız bir çivi bile çakmamışlar.
Tuvalete
renkli naylon ibriklerle taharet için su götürüyorlar Tuvaletten sonra
ellerinin sabunlamıyorlar.
-Evlerde
genelde su yok. Belli aralıklarla gelen suyu bidonlarda biriktirerek kullanıyorlar.
Veya avluda ki kuyudan alıyorlar. Varlıklı evlerin ve okul, hasta hane gibi
bazı binalarda musluklardan sürekli su akabiliyor.
-Elektrik,
sık sık kesiliyor. Aralıklarla geliyor.
-Ana yollar
hariç yol yok. Mahalle arası yollar berbat .İnsanları toz içinde yaşamaya
mahkum etmişler. Ama adım başı camii ve kilise var.
-Bu
konforsuz ve temiz olmayan evlerde çoluk çocuk sürekli duş alıyorlar. Sabah ilk
işleri dişlerini uzun uzun fırçalamak oluyor. Her gün dağlar kadar elde çamaşır
ve ayakkabılarını fırçalayarak tertemiz yıkıyorlar. Temiz giysileri
üst üste yığıp bırakıyorlar.
-Bu
konforsuz evlerde yaşayan bayanların Avrupa'dan gelen birçok ikinci el kıyafetleri,
ayakkabı ve çantaları var. Özellikle genç kızlar sürekli üst baş
değiştiriyorlar. Saçlarına çok özen gösteriyorlar. Ama ben peruk takmalarını
gereksiz buldum. Kendi saçlarından yaptıkları modeller harika.
-Bazıları da
üzerinde sevdikleri politik, dini ,vb. kişilerin basılı olduğu kumaşlardan
dikilmiş kıyafetler giyiyorlar.
-Bu
coğrafyada çıplaklık çok normal karşılanıyor. Müslüman kadınların başları
kapalı olsa da sırt ve göğüs dekoltelisi çok abartılı açık
olabiliyor. Çoğu kez çıplak vücutlarını sadece bir örtü ile göğüs üstünden
sararak tüm gün böyle gezerek işlerini yapıyorlar. Hele memeleri hep ortada.
Çocuk emdirirken anlamak mümkün ama diğer zamanlarda ters geliyor.
Birde
nedense göğüsleri çok sarkık. Kaldığım evdeki tesettürlü kadın ,gece evin
içinde sütyen ve donla geziyordu. Evde ayrıca erkek yabancı misafir de vardı.
Yine evi süpürürken askılı elbisesinden dışarı fırlamış memeleri tamamen açıkta
,sallana salana işine devam etti.
-Nedense
küçük çocuklar ,anneleri iş yaparken bile tüm gün annelerinin arkasında bağlı
oluyor. Oynaması gereken çocuk, kalıp gibi annesinin arkasında sadece başını
bir sağa bir sola çevirebiliyor.
-Başlarına
bezden yaptıkları simidi koyup yumurta kolilerini, içi dolu naylon
bakırlar ve ağır yükleri bilen sırtlarında çocukları da olsa bir manken edası
ile taşıyorlar.
-Genelde her
öğün yedikleri pilavı elle döke saça yiyorlar. Sadece ellerine bir soğuk
su tutuyorlar. Veya hiç yıkamıyorlar.
-Afrika'da
adım başı yerleşimlerde , o yerleşimin bir nevi kralı(Chef) var. Bunlar genelde
zengin oluyorlar. Geniş ve konforlu evlerde oturuyorlar. İnsanın aklı almıyor. Halk
bu sıradan insana saygı gösterip biat ediyorlar. Bir tanesi bana, "chefimiz
olmazsa polis ile baş edemeyiz “demişti.
-
Afrikalıları , Avrupalıların yanı sıra bu krallarda sömürmüş. Kendi
çıkarları için ilerlemesine engel olmuşlar.
Aslında Afrika,
hala kölelikten kurtulamamış gibi görünüyor. Biraz zengin ve güçlü beyaz adamı
kendisinden üstün gördüğünden "Boss" diye sesleniyorlar ama
kendi aralarında da bu ifadeyi kullandıklarını duydum.
-Zamanında
kendilerini sömüren beyazlara belli kinleri devam ediyor gibi geldi.
-Arika, bu
kadar sessiz kalırsa, ve yönetenler yetersiz olursa düzlüğe çıkması zor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder