|
İi
7-24
açık olan, sınırlarda veya herhangi bir yerde problem ile
karşılaştığınızda Türkçe konuşabileceğiniz Gine Türk elçiliği
Nöbetçi numarası(WhatsApp):
+2250565176676
Normal
telefon:
+2252720255114
e-
mail: ambassador.abidjan@mfa.gov.tr
www.konsolosluk.gov.tr
GENEL
Fildişi
Sahili (Côte d'Ivoire), Batı Afrika'nın en renkli ve zengin
kültürü olan ülkelerinden biridir. Güzel plajları, lagünleri,
tropikal yağmur ormanlarına, modern şehirlerinin yanında kenar
kasabaları da var.
Fildişi
Sahili, 15. yüzyıldan bu yana Avrupalı tüccarların
gemilerinin uğradığı Fildişi sahili ,doğal güzelliklerin yanında
altın, elmas gibi değerli maden rezervleri vardır. Ülkenin kuzeyi ile
güneyi arasındaki iç savaş, ilerlemesini duraklatmıştır.
Ekonomik
açıdan hala yeterli seviyeye ulaşmamıştır.
Yönetim
Başkent :Yamoussoukro
Yüzölçümü322.460 km²
Ülkenin
nüfusu 30 milyon, başkenti 7 milyon.
Komşuları Liberya, Gine, Gana,
Mali, Burkina Faso
İKLİM
Hazıran-Temmuz: En güzel mevsım26 derece. Ama
Mayıs ve Haziran yağışlı. Hava sıcaklıklarının ılımanlaştığı kasım
ve mayıs ayları gezmek için ideal.
DÍL
Fildişi
Sahili'nin resmi dili Fransızcadır,
ancak
ülkede Baoulé, Dioula (en yaygın yerel dil), Senoufo gibi 60'tan fazla
yerel dil ve lehçe konuşulur.
Ama
ülkenin kuzeyine doğru çıktığınızda çoğu kişi Fransızca konuşabilse
bile yazıp okuyamıyor.
DÍN
Genellikle
Mâlikî mezhebine bağlı Müslümanlar, nüfusun yaklaşık %40'ını
oluşturur.
Katolikler
ve Evanjelistler mezheplerinin oluşturduğu Hristiyanlar, nüfusun
yaklaşık %38,7'sini oluşturur.
Animizm
gibi geleneksel İnançlar ise azınlıktadır.
PARA BİRİMİ: Fildişi Sahilleri’nde
Batı Afrika CFA Frangı (XOF) Kullanılıyor.
KISA KISA
-Bu
şehirde daha da yoğun Lübnan, Hintli, hatta Suriyeli nüfus var. Genelde
restoran, kafe ,farkı şeyler satan dükkanları var. Zenginler.
-Bu
şehirde briket işleri ile uğraşan bir çok Hataylı Türk var. Arapça
bildiklerinden ve Lübnanlıların burada olmasından dolayı burayı tercih
etmişler. Zenginler.
Afrikalılar
işleri elinden alındığını düşünerek Arapları sevmiyorlarmış.
-Ayrıca
Türk inşaat firmaları ve kapı satan Türk firması da var.
-Abdijan’
da ki tek Hatay döner restoran da kapanmış. Ülkede Turk restoran
yok. Ama Lübnan restoran çok.
-Türk
okulu var.
-Burada
herkes emniyet kemeri yakıyor. Çünkü polis yakalayınca rüşvet
alıyormuş.
-Kuzeye
doğru çıktıkça kadın ve çocukların gözlerine sürme çekiliyor.
-Bu
ülkede yerleşim. Adları çok uzun ve söylenmesi zor.
YEMEK
Fildişi
Sahilleri Mutfağı, Taze Deniz Ürünleri, Tropikal Meyveler Ve
Baharatlarla Dolu. yerel tatların yanı sıra Fransız etkilerini de
taşır.
Attiéké.cassava
bitkisinden elde edilen bir yemektir. Genellikle farklı soslarla servis
edilir. Fermente Edilmiş Manyoktan Yapılan Bu Garnitür, Balıkla
Birlikte Servis Ediliyor.
Fufu:yam
veya muzdan yapılan ve çeşitli soslarla tüketilen bir yemektir
Alloco: Kömür
ateşinde kızarmış yemelik olmayan Muzları, Sokak tezgâhlarında satın
alabilirsiniz .Lezzetli ve doyurucu.
Garba:Bu
mısır yemeği, genellikle soslar ve sebzelerle birlikte servis
edilir.
Abdijan-Yumusukro(360
km)-Man(268 )-)-Odienne(133 km)-Boundualu(102 km)-Korhogo(220 km)-
Bouake(Sokuora)
Bir
çember çizilip tekrar Yumusokra’ya dönülüyor
ABİDJAN
Bati
Afrika’nın Paris’i
Şehre
girer girmez “İstikbal” mağazası gördüm.
Batı
Afrika'da ki diğer başkentlerden sonra nispeten temiz, çöp tenekeleri
olan çift girişli düzgün ve temiz asfalt yollar, modern alışveriş
merkezleriyle iş yeri olan gökdelenlerle dolu olan bu şehir , beni
çok şaşırttı. Şehir, sadece ülkenin değil yakın ülkelerin de
ticaret ve finansman merkezi durumunda. Çevre
ülkelerden buraya çalışmaya gelenler var.
Genelde kadınların işlettiği sokak
tezgahlarda, lipton çay ve “siyah kahve” , et, tavuk ve balıktan
oluşan ekmek araları ve çok çeşitli organik meyveler satılıyor. Daha
temiz olduğundan satın alabilirsiniz .
“para var, huzur var” lafı çok doğru. Burada
insanlar yapışkan değil. Daha kibar ve yardım severler. Dilenen
çok az. En önemlisi
ellerinde ki çöpleri çöp tenekesine atıyorlar. Kenarda kalmış
mahallelerin dışındaki yerler temiz sayılır.
ŞEHRÍ GEZMEK
Ulaşım:
1-Taksi:
A-Özel
taksi; Şehir zengin olunca en sık kullanılan ulaşım aracı ise Isuzu
model küçük sarı ve turuncu taksiler. istediğiniz yerden el kaldırarak
çevirip istediğiniz yere gidebiliyorsunuz.
B-Yongo
taksi: Uygulamayı telefonunuza indirip bulunduğunuz yere
çağırabiliyorsunuz. Fiyatını, gideceğiniz yere gitmeden önce
görebiliyorsunuz.
C-
Paylaşımlı Taksi: Mavi renkli bu geniş ve eski taksileri bazı
bölgelerde bulabilirsiniz.
2-Dolmuş:
Genelde daha uzak semtlerde işliyor.
3-Cogu
bölgeye giden numaralı belediye otobüsleri de var. Tek biniş 200
CFA. Şehir büyük gidilecek
mesafeler uzun oluyor..
Açıkçası
bu şehirde her türlü araç olmasına rağmen bana çok karışık geldi
Birçok
yerde yollar geçit vermediğinden gidilecek yere dolaşarak uzun sürede gidiliyordu.
1-Zone 4 Bölgesi:
Ben
bu şehirde genelde zenginlerin oturduğu “Zone 4” kaldım. Bu bölgede
gezebileceğiniz yerler:
A-Cava
Center: Kaldığım yere yürüme mesafesindeydi. Burada Afrika’ya ait
hediyelik eşyaların satıldığı düzgün düzenlenmiş market. İstediğiniz
her şeyin en güzelini bulabileceğiniz bir yer. Benim küçük
çantam olduğundan sadece bakınıp fotoğraf çektim.
B-Treichville
Pazarı:
Ben
buraya Plateau bölgesinde ki “Gare lagunairel” den bot ile
geçtim. Büyük binanın içi ve dışı tezgahlarla tıkış tepiş doluydu.
Renkli
Kumaşlar, giysiler, takılar, ayakkabılar. Yiyecek bölümünde artık
sebzeler tepeleme doluydu. Zenginlik güzel bir şey. Ayrıca çeşitli
baharatlaralar da satılıyordu. Ayrıca kap kaçak ne isterseniz satın
alabileceğiniz çok hareketli bir pazardı.
2-Plateau Bölgesi: Şehir merkezinin finans ve
kültür merkezi olan Plateau, modern binaları ve yaşam şekli ile
Afrika'nın dışında gelişmiş bir ülke şehrine benziyordu. Hatta denizin
karanın içine girmesi ve her taraftan suyu görmeniz ve köprüleri
ile İstanbul'a benzettim .Elçilikler ve gezilecek yerlerin çoğu bu
bölgede veya yakınında.
Bu
bölgeye geçerken Lübnanlıların Şii camisini, Fasılların motifli
camisini ve Platesu Afrikalıların camisini ve diğerlerini
göreceksiniz. Hepsi de görkemliler
.
Ben
ilk günü önce Plateau bölgesindeki Türk konsolosluğuna gittim. İlk
kez soğuk bir şekilde karşılandım. Sadece alacağım vizeler için bazı
problemler olduğundan elçilikleri aramalarını rica ettim.
Çok yoğun olduklarını söyleyerek mail ile bildireceklerini söylediler.
Daha sonra şaka gibi iki ülkeye de vizeye ihtiyacım olduğunu
söylediler. Zaten vizeye ihtiyacım olduğunu söyleyerek problemlerimi
söylemiştim. Açıkçası çok bozuldum. Buradan çıkıp defalarca taksi
değiştirerek
Gana
ve Burkina Faso vizesi için elçiliklerine gittim. İkisine de e-
vize olduğundan boşuna zaman kaybettim. Tekrar Plateau bölgesine
dönerek gezdim.
A-Grafitiler:
Plateau
bölgesinde duvarlara yapılan büyük boyutlu graffiti ve mural eserleri,
şehre farklılık getirmiş
Abidjan’da
Özellikle "Ivory Graff Graffiti Festival" gibi etkinlikler
oluyormuş.
A-Grand
Cammii: Plateau bölgesine köprüden girdikten sonra yakınlarda Türkmenlerin
yaptırdığı mavi rengin hakim olduğu bu camii mimarisi güzel ve temizdi.
Afrika’da camiler sadece namaz zamanı açılıyor .Ama görevli anahtarla
açarak bana yardımcı oldu.
Not:
Şehirde Adjamé,’de de Grand mousque salam var.
B-Aziz Paul Katedrali: Vitrayların güzel olan
ve farklı mimarisi olan yapı.
Yürüyerek
C-Musée des Civilisations de Côte
d’Ivoire(Ulusal müze):
Fildişi Sahili’nin çeşitli etnik gruplarına
ait ahşap heykeller, fildişinden yapılan eşyalar ve el yapımı
maskeler gibi pek çok sanat eseri ve eşya sergileniyor.
Onarıma girdiğinden acık değildi. Ama
koridorlarda bıraktıkları büyük ahşap heykelleri ve ahşap kabartmalı
sütunları ile güzel bir müze olduğu belliydi.
D-Gare
lagunairel: Bana sıradan geldi. Buradan bot ile karşı
bölgeye Treichville ve Pazarına geçebilirsiniz. Yolunuzu
kısaltmış olursunuz.
E-Cocody
Aslında bazı bölümleri yemyeşil ve bakımlı ama
gitmeye çok gerek yok. Ben buraya kalmaya gittim.
Trecville’den bot ile de ulaşabilirsiniz.
-Cocody
Lagünü : Deniz gibi bu lagün belli kısmının kenarındaki atılmış
masalarda oturabiliyorsunuz. Ama kirletildiğinden kokuyordu.
-Marché
de Coc:
Yerel
el sanatları ve hediyeliklerin satıldığı yerel market.
Ben
buradan lagün kıyısından bot ile kestirmeden karşıya geçtim.
F-Afrika
Fotoğraf Fuarı (Africa Foto Fair)
Abidjan'da
düzenlenen Afrika Fotoğraf Fuarı, ilgilenen için, bu genç Afrikalı
fotoğrafçıların eserlerini sergilediği önemli bir etkinliktir.
Fuar, fotoğrafçılıkla ilgili atölye çalışmaları ve seminerler sunuyor.
Banco National Park(Banco ormanı)- Parc du
Banco:
Bulunduğunuz yerden otobüs ile Adjame
’ye gidiniz. Oradan dolmuş ile parka
ulaşıyorsunuz. Direk giden otobüs ye var.
Not: Adjame’ye gitmişken “Grand salam camiyi “
görebilirsiniz.
Adjamé pazarı da çok kalabalık, renkli ve
hareketliydi. Parka giriş 5000CFA.Yereller için ücretsiz. Güzel ve
yoğun yağmur ormanı. özellikle bambu ağaçlarının görüntüsü
çok güzeldi.
Girişte bisiklet kiralayabiliyorsunuz Girişten
3.5 kilometrelik toprak yolda yürüyerek veya bisiklet ile veya araç ile
arberetuma ulaşıyorsunuz. Bitişte yiyecek satanlar var. Yakınında ki
çamur renginde ki nehirde devasa bir balık gördüm .Arberetum da ise
ormandaki ağaçları tanıtıyor. Hafta sonu nedeni ile pikniğe gelen
birçok aile vardı. Çadırlarda kalanlarda vardı. Ayrıca darp gibi
basit eğlenceli oyunlar oynayabilirsiniz. Ben buradan motosiklet ile
giriş kapısına döndüm.
Not: Çıkış
kapısından sola döndüğünüzde Backo nehri üzerinde eskiden araba lastiği
ve taş ile Fanico denilen erkek çamaşır varmış. Artık
yok. Kadınlar evlerinde yıkıyormuş.
Buranın
tam zıt yönünde
H-Bingerville Botanik Bahçesi:
Buraya kadar giden belediye otobüsleri var.
Bu semt yüksekte kaldığından şehir manzarası
da güzeldi.
Giriş ücretli. Aslinda güzel bir park.
Pek botanik bahçesi sayılmaz. Özellikle yüksek bambu ağaçlarının
oluşturduğu kemerli yollar çok güzeldi. Kısa sürede geziliyor. Yemyeşil
çimenler ve palmiye ağaçları vardı. Aileler beyaz örtü serdikleri
masalarda parti veriyorlardı. Yine piknik yapan aileler vardı. Müslüman
kadın ve erkekler ayrı oturmuslardi. Erkeklerden bir tanesi vaaz
veriyordu.
Not:7-Dahlie Fleur Parkına gitmedim.
YAKIN YERLER
1-GRAND BASSAM
UNESCO
Dünya Mirası listesinde ki Tarihi Grand Bassam, Fildişi Sahili'nin ilk
kolonyal başkenti, önemli limanı, ekonomi ve yasal merkeziydi.
Abdijan’ın
birçok yerinden buraya giden belediye otobüsleri var.35 km. Bir buçuk
saatte vardık.
Koumassi
semtinden de dolmuş var. Daha hızlı geliyor.
Çok
rahat bir günde gezilip Abidjan’a dönebilir veya Asiine’ye devam
edebilirsiniz.
Abdijan'dan
buraya birçok farklı numaralı belediye otobüsü ile bir saatte
gelebiliyorsunuz.
Abdijan’dan
sahilden buraya gelirken sahil boyu yan yana birçok plajlar,
restoran ve kafeler sıralanmıştı.
Buradaki
Yeni
villa ve apartmanları, İtalyanlar yapmış.
şehirde
Fransızların, kolonyal şehir planlaması ve mimarisini görebilirsiniz .Renge
renk begonvilli.
yemyeşil
bahçeler içinde tek katlı uzun Fransız evlerinin
Bir
kısmı restore edilmiş kamu binaları olarak kullanılıyor. Terk
edilmiş özel mülkler ise onarılmayı bekliyor. Bu kolonyal
evler, bir zamanlar burada görkemli bir yaşantının olduğunu anlatıyor.
Gezmeye
Quartier
france(Fransız mahallesi)den başlayabilirsiniz. Cevrede birçok
onarılmış ve onarılmamış birçok kolonyal evler göreceksiniz. Devlet
dairesi olarak kullanılanlar ise sırasıyla
1-Belediye
binası
2-Kostüm
Müzesi : Giriş 1000 CFA. Binanin kendisi çok güzel ama içi o kadar
değildi.
Hemen
yanında ki hediyelik eşya satan marketi kesin geziniz.
3-Sanat
müzesi
4-FransizlarLimana
kadar ganimetleri deniz yolu ile taşımak için döşedikleri demir
yolunu (İlk limanı) görünüz.
5-Eski postane binası : İki katlı bu
uzun bina ,şimdi onarılarak internet kafe, toplantı salonları gibi
hizmetler veriyor.
Ön yüzünde “PTT” kabartmasını görebilirsiniz.
6-Buradan Okyanus kıyısına geçebilirsiniz.
Sahilde restoran, kafe vb. var ama bakımlı değiller. Bu mevsimde
denizin dalgası durulmadığından yine giremedim. Yerel gençler hem
denize giriyorlardı. Hem de dans ederek çok eğleniyorlardı.
Buradan
7-Lagün,: Aslında çok güzel. Kıyılarında
sevimli restoran ve kafeler vardı .Ama suyu çok kirlenmişti.
Köprüden lagünün üzerinden geçerek ana yola
çıkabilirsiniz
Grand
Bassam-Assinie(50 km)Çok kısa olan otoban gişelerinden çıkıp devam
ettiğinizde
2-ASSİNİE –
Tropikal plajları, lüks tatil köyleriyle ve su sporlarıyla Popüler
olan dinlenme ve gezme bölgesi.
Assinie,ye
yaklaşınca doğa inanılmaz güzelleşti. Yemyeşil olan yolun iki tarafında
rengarenk begonvillerin süslediği yüksek duvarlarla çevrilmiş hoteller
sıralanmıştı. Siz isterseniz lagün ve okyanus kenarında ki bir otelde
keyif yapabilirsiniz.
Ben
Asiinne’nin merkeziden başka bir araçla direk lagün kenarına Adiene
-Mafia köyüne geldim.
Abdijan-Grand
Bassam(35 km, bir saat)- Asiine Mafia(51 km)
Assinie-Mafia:Buradan
özel bot veya halk botu ile her adaya, köye ulaşabilirsiniz.
Ben
bot ile beş dakikada( halk botu tek yön 200CFA,özel bot ile 2000 CFA)
Assinie
Cartier France
adasına
geldim.
Bu köyde
Respect ailesinin işlettiği kamışlarla çevrilmiş odalardan oluşan
sevimli hostele yetlestim. Tüm gün sarı renkli kuşların cıvıltısı
altında dinledim. Ama bu hastelde sürekli beyaz turistler
ve Afrikalilar serbestçe Mariuna içmeye geldiler. Hele kokusundan
çok rahatsız oldum. Aksama doğru hostel sahibinin kardeşi ile
köyü gezdik. Köyun her tarafı kumla kaplı olduğundan yürümekte
zorlandım. Önce köyün kralını(Chief) ziyaret ettik. Iki eşi ve
hizmetçileri ile duvarlarla çevrilmiş bakımlı evlerde yaşıyor. Genç ve
normal insanlardan farklı değildi.
Köyde
biri büyük birkaç tane kilise ve camii var. Yüksek sesli müzik yapan
bir de barı vardı.
1-Okyanus:
Yüzebilirsiniz
2-Ganiye
balıkçı köyü : Okyanus kenarındaki bu köyün evleri tamamen kamışların
yan yana dizilmesi ile yapılmış. Üstleri ot veya teneke ile
kaplanmış. Köyün çevresi de yine kamışlardan oluşan çiftlerle
çevrelenmişti.
3-Bot
ile çevre adalarını gezebilirsiniz.
Ehotilé
Adaları:
Assinie-Mafia
ve Adiaké arasındaki Ehotile Adaları ve Milli parka özel bot 7000 CFA
,milli Park giriş ücreti 5000 CFA. Benim gittiğimde girilemiyordu.
Kiralık
bot ile lagünden bu adalara çok keyifli yolculuk yaptık. Çevre
manzarası inanılmaz güzeldi. Her taraf cennet gibiydi. Adaların çevresi
genelde mangrov ormanları ve palmiyelerle ile kaplanmıştı.
Yol
boyu Asiene’deki lüks otellere çok şaşırdım. Bot ile de lagünden bu
otellere ulaşım oluyor.
Not:
Bu köyden araç ile 5000CFA’ya Gana-Accra’ya gidebilirsiniz
Not:
Ben bundan sonra Gana’ya geçip gezdikten sonra tekrar Fildişi Sahili’ne
girip orta ve kuzey bölgesini gezeceğim. Ama siz Burkina faso’ya
gitmeyecekseniz Liberya’dan sonra Man ve yamusuokrayi gezip Abdijan’a
inmeniz daha mantıklı olur.
Zaten
festival zamanı değil ise geleneksel dansları görme şansınız çok az
olacağından bir şey göremeyeceğiniz Kuzey şehirlere gitmenize
bile gerek yok.
NOT:
Eğer Abdijan'dan Yamusukro'ya doğru yolculuk yapıyorsanız
Kakao
Bahçeleri: Dünya Kakao Üretiminin Önemli Bir Kısmını Karşılayan
kakao hakkında her şeyi Yerel Çiftliklerde yapılan Turlar ile
Kakao ağacını, meyvesini, çekirdeğinin toplanmasını, kurulmasını
ve çikolata Üretimine Kadar olan aşamaları yakından tanık
olabilirsiniz.
KUZEYE DOGRU
YAMOUSSOUKRO
Fildişi
Sahili'nin resmi başkenti olan Yamoussoukro, yeşil alanları ile
geniş alana yayılmış bir şehir. Sanırım yorgunluktan bu şehir ile
enerjim tutmadı.
Yamusuko'da
ki Anatolia Restoran
ve
Bosphorus Kebap House adlı artık yok.
GEZI
Şehirde
gezilecek yerler birbirine yakın. Yürüme veya taksi ile kısa mesafeler.
1- Notre-Dame de la Paix Bazilikası :
vitraylarıyla ünlü , devasa vitraylarıyla dünyanın en büyük
kiliselerinden biri. Sabah 7 ‘de açılıyor .Giris turistler için 5000
XAF.
2-Yamusukro
Gölü
Bazilikaya
yakın bu göl nilüfer çiçekleri ve çevresinin yeşilliği ile fena
değil.
3-Présidence
de la République( Presidenlik Sarayı ):Meclis
Yemyeşil
ve korumasız bahçe içinde görkemli bina.
4-Yamusuko
Büyük Camii: Bakımlı, temiz ve güzel dizayn edilmişti. Ama Ramazan
dolayısı ile sanırım içerde fanların altında çok uyuyan ve sohbet
eden vardı.
4-Tabiat
Anıtı: Kime sorduysam burayi bilemediler.
-
5-timsah
gölü: Şehrin biraz dışındaki bu göle gitmedim.
Not:
Yamusuko'da Gana, Burkina Faso’ya sık büyük otobüs kalkıyor.
Yamusukro
-ST otobüs istasyonundan Man's ilk otobüs sabah 9 da kalkıyor.329
km,7000 XAF. saat sürdü.
MAN
1milyon
nüfuslu dört tarafı yeşil tepelerle çevrilmiş güzel bir yerleşim.
Ana bu güzel şehrin biraz kenar mahallelerine gittiğinizde su
arklar, atılan çöplerden dolayı tıkanmış Su pelte haline gelmiş
Dayanılmaz bir koku vardı. Ama sakinleri sanırım alıştıklarından hiç
rahatsız olmuyorlardı.
Bu
yerleşimde Yakoba kabilesi yaşıyor. Ayrıca çevrede “Guere” kabilesinden
de yaşayanlar var. Onun dışında yakın olduğundan bu şehirde Mali,
Gana ve Burkina Fasolular da yaşıyorlar.
Kalma:
Özellikle yeşil tepelerin eteklerinde güzel oteller var.
Ben
,misyonerlerin çalıştırdığı “bethanıe” adlı otelde kaldım. Yemyeşil
geniş bahçenin icinde tek kişilik gayet temiz ve güzel. Sadece
bir gecelik iki kişi fiyatı 10.000 CFA(800 TL).Restorandı da var ama
bana pahalı geldi. Palmiye çorbasını hiç içemedim. Simsiyahtı.
Ben
bu şehrin her tarafını rehber eşliğinde taksi ile gezdim.
1-Cascade:
Yeşil tepede konumlanmış, havuzlu şehrin ilk oteli. Buradan şehir
manzarasını çok rahat görebiliyorsunuz.
Hemen
otel bahçesinin yanında
A-Dokuma
tezgahları: Geniş alanda birçok dokuma tezgahı çalışıyor. Görüntü çok
güzeldi. Devasa koton ağacından toplanan pamukçuklar egrilip.ip haline
getirilip bu tezgahlarda dar uzun genelde iki renkli şeritler halinde
dokunuyor. Sonra bu şeritler yan yana gizli dikişle tutturulup
oluşan kocaman örtüyü (1.600 TL) battaniye vb. olarak
kullanabilirsiniz. Başka kumaşlarla karıştırılarak geleneksel
kıyafetler de dikmişlerdi. Dokuma tezgâhlarında veya otelin hemen
altında dükkânlarda satılıyordu.
2-Glongouin
köyü ve şelalesi: Giriş 1000 CFA. Girişten güzel bir manzara eşliğinde
yarım saat renkli kelebeklerle birlikte yürüyorsunuz. Yol boyu en
tepedeki “Diş dağının” manzarasını göreceksiniz.
Kademeli
alan bu şelalenin suyu boldu. Alt kısmına da göl oluşmuştu. Beni rehber
uyarladığından bikinimi almadığımdan yüzemedim. Ama şelalenin dibinde
ki kızıl kayalar üzerinde rehber ile keyifli bir piknik yaptık.
Şelalenin
suyu üzerinde kadınlar çamaşır yıkıyordu . Dört veya beş yaşında
ki kız çocuğu elindeki çamaşırı taşa vurarak ,köpürttürerek
yıkıyordu. Doğduğunuz yer kaderimiz olduğu kesin.
Yine
şelaleye giden yolda baslarının tepesinde Ananas, muz, yam kesip satmak
icin taşıyanlar vardı. Su gerçekten hayat.
3-
sacred of gbepleu .. monkeys
Macaques:
Burası kaldığım misyonerlerin oteline yürüme mesafesindeydi. Yine
rehber çıkardığı ses ile elinizdeki muzları yemek için maymunlar
geliyor. Ama bunlar Mono maymunları gibi samimi değiller. Elinizde ki
muzu kaptığı gibi kaçıyorlar.
-Şehir
merkezinde de en büyük kilise ile en büyük camiyi gezdim.
YAKİN CEVRE GEZİLERİ:
1-BANGOLO:
Abdijan
- Man otoban yolunda(50 km, Bu koy orman içinde Baulekabilesinin
yaşadigi bu köyde
janglor
dansini görebilirsiniz.
2--MAN
- DANANİ BÖLGESİ :
Man —Domain(53 km)-Danane(24 km)
Bu
bölgeyi gezerken rehberli bir tur satın almanız daha mantıklı.
Rehberiniz,
size Danane’de “Dan Guere” yerel kabilesinin
hazırladığı ruhani ve maske
dans
gösterisini de ayarlayabilir.
A-Fildişi Sahili, Liberya ve Gine arasında
uzanan, asma köprüleriyle meşhur yağmur ormanlarını gezebilirsiniz.
B-Lepleu köyü ve organik köprüsü
C-Şelale ve dost maymunları
görebilirsiniz
Ben
diğer aktiviteleri başka yerde yaptığımdan ve yapacağımdan sadece
Lepleu köprüsünü görüp geri döndüm.
Man-Danane(2000
CFA)
Danane-Köprüye
giden (10km,dolmuş)
yol
ayrımında in. Motosiklet ile şelaleye git.(3 km ama bana daha uzun
geldi,500 CFA.)
Lepleu,(Lapeupay)
Köyü ve köprüsü :
Şelale
girişi 2000 CFA.
Büyük
ırmağın üzerinde gerçekten ağaç liflerinden yapılmış organik bir köprü.
Köprü girişinde ayakkabılarımı kayacağım için çıkarmamı söylediler.
Sonra ayakkabılarımı rehber suya attı. Söylenince ”Yenisini alırsın. Sana
terlik veririz” dediler. Sanırım adetmiş. Veya turistik bir Show. Biraz
sonra bir genç yüzerek ayakkabılarımı geri getirdi. Hristiyan olan bu
köyde başka görülecek bir şey yoktu.
Ama
ana yoldan geri Danane’ye giderken 5 km sonra
Botouta
maket: Maymun ve şelale varmış. Artık buna gitmeyip, zaten bilen de
olmayınca Danane-Man’a geri döndüm.
Danane
yol üzerinde bu tura da katılabilirsiniz.
3-Domian
Bini köyü: Doğa Turu ve Kil Banyosu
Bu
turda yerel yiyecek ve içecekler, zıp line, ağaç kaydırağı gibi
eğlenceli aktiviteler ve kil banyosu yapabilirsiniz.
ERGEN
OLMAK SEROMONİSİ:
Afrika’da
“inisiyasyon süreci” (initiation-erginlenme süreci), bir kişinin
çocukluktan yetişkinliğe geçmesini sağlayan geleneksel eğitim ve
ritüellerin bütününe verilen isimdir.
İnisiyasyon
sürecinin anlamı:
Birçok
Afrika toplumunda çocuklar belirli bir yaşa gelince toplum tarafından
resmi olarak yetişkin sayılmazlar. Önce bir inisiyasyon sürecinden
geçmeleri gerekir.
Bu
süreçte gençlere, kabile kuralları, gelenekler ve inançlar, toplumsal sorumluluklar,
avcılık, tarım veya yaşam becerileri
genellikle
3 aşamadan öğretiliyor.
1-
Ayrılma (Separation)
Gençler
bir süre için köyden ayrılır veya özel bir yere götürülür.
Bu,
çocukluk hayatından ayrılmayı simgeler.
2-
Eğitim ve sınav (Initiation / Training)
Bu
dönemde:
yaşlılar
eğitim verir
cesaret
ve dayanıklılık testleri yapılabilir
geleneksel
bilgiler öğretilir
bazen
ritüeller ve maskeli törenler yapılır.
3-
Topluma dönüş (Reintegration)
Gençler
köye geri döner ve büyük bir kutlama yapılır.
Süreç
tamamlandığında kişi artık yetişkin bir üye olarak kabul edilir. Ve
dans gösterileri ile kutlanır.
&&&&
Bu
gösteriler her gün yapılmaz.
Gösteriler
genelde:
1-festivallerde:
Festival
des Masques (Mask Festivali) :
Festival
Tonkpi Nihidaley – her yıl Aralık ayında yapılır ve çok sayıda
geleneksel dans gösterisi olur.
2-köy
törenlerinde: cenaze , anma törenleri, hasat ve köy kutlamalarında.
3-turist
ziyareti:
Bu
törenler özellikle Man ve çevresindeki yerleşimlerde yapılır.
Not:
Gösteride ki danslar:
-warrior
mask dans:
Animizm
ve bunun getirilerinden biri olan maske kültünü yansıtır.
Dan
halkında maskeler orman ruhlarının temsilcisi olarak görülür ve danslar
köy hayatının önemli törenlerinde yapılır.
-
jonglör dansı: Güç ve beceri isteyen dans.
-Tahta
bacak Dansı: Yüksek tahta bacaklar üzerinde yetenek gerektiren dans.
-
Dans
izleme şansını artırmak için:
-Genelde
köy şefi (chef du village )veya rehberle konuşup gösteri organize
edilir.
-Bazen
dansçılar küçük bir ücret / katkı karşılığında gösteri yapar.
(5.000-20.000 CFA) istenebilir.
-Hafta
sonu veya festival zamanı şans daha yüksektir.
Bu
gösterilerin yapıldığı yerleşimler:
1-Man
(ve yakın köyler)
Man
zaten dans gösterileri için en iyi yerlerden biri. Man’da bazen tur
şirketleri turistler için yakın köylerde özel dans gösterileri de
düzenler.
Şehrin
çevresindeki Dan (Yacouba) ve Guéré köylerinde sık sık maskeli danslar
yapılır.
Özellikle
Zaouli mask dansı ve Gla mask dansı burada görülebilir.
Bu
bölgede gerçekten çok ilginç “mask route” (mask köyleri rotası) vardir.
Bunlardan
A-
Danané (Man’a 75 km uzaklıkta )
Danani :Dan Guere yerel halkının hazırladığı
ruhani dans gösterisi ve ilginç maskeleri izleme imkanı
Danané,
Dan/Yacouba halkının önemli merkezlerinden biridir. Maskeli ruh
dansları ve tören dansları burada sık yapılır. Turistler bazen köylerde
stilts (uzun ayaklı dansçılar) ve mask danslarını izleyebilir.
B-Djourouzon
köyü:
Man
→ Djourouzon: yaklaşık 50 km. Ama önceden ayarlarsan dans gösterisi
izleme şansın olabilir
C-Silakoro
köyünde:Man → Silakoro(10-20 km)
Silakoro
köyü Man bölgesinde Yacouba (Dan) halkının yaşadığı geleneksel bir
köydür.
Burada
en ünlü gösteri stilts (uzun ayaklı maskeli dans) dansıdır.
Dansçı
bazen 2 metre yükseklikte tahta ayakların üzerinde dans eder ve davul
eşliğinde köy meydanında gösteri yapılır.
D-Yakuba : Yayın
balıklarına ev sahipliği yapan gölet ziyareti. Birbirinden ilginç
maskeleriyle Yakuba dans gösterisi.
2-
Korhogo (biraz daha uzak ama geleneksel danslarıyla çok ünlü.
Senoufo
mask dansları ve ritüel danslar yapılır. Bazı kültür merkezlerinde
düzenli gösteriler var dense de ben bulamadım.
Batı
Afrika’da özellikle Côte d'Ivoire gibi ülkelerde yaşayan bazı halklarda
bu süreç hâlâ kültürel bir gelenek olarak görülür.
Özellikle:Dan
(Yacouba) halkı, Senoufo halkı, ve Baoulé halkı, inisiyasyon
törenlerinde maskeler, danslar ve davullar kullanabilir.
ANI
Ben,
yalnız olduğumdan ve tur satın almak istemediğimden rehberin yanlış
yönlendirmesi ile bu törenleri görme şansım daha yüksek olan Man’a 112
km uzakta olan Silakoro köyüne giden dolmuş ile uzun süre yolcu
bekleyip sonra 5 saat gittik. hava iyice karardığından Silakoro
köyüne yakın yerleşimde indim. Sabah motor ile erkenden 6 km ilerideki
Silikoro köyüne gittik. Ama köyün şefi” Bu bölgede üç tane aynı
adlı köy olduğunu söyledi. ’’aradığın köyü burası değil” deyince tekrar
geri dönüp Touba dolmuşuna bindim. Touba’da Touba -Silakoro köyüne
gitmek için taksici ile anlaşırken tam emin olamadım ama gittiğim
köye tekrar gitme ihtimalim olduğundan vaz geçtim. Bu gösterileri
Halk nedense tam olarak bilmiyor. Taksici alacağı paraya bakıp kafadan
her şeyi atıyor.
Kısaca
bu bölgelerde dans gösterilerini izlemek için bir rehberden yardım
almanız çok daha mantıklı olacaktır. Kısaca bu bölgede dans gösterilerini
özel günler dışında görme şansınız yok. Özel olarak görmek isterseniz
ve grupsanız size ayarlıyorlar. Benim gibi tek turist olunca çok pahalı
oluyor
Touba-Odienne(150
km, dolmuş)
Sizin
takip edeceğiniz rota:
MAN-Odienné(270
km)-Boundiali(133km)-Nifour(70km)-Karhoga(60 km)-Bouake(Sokuora)(224
km)
1-ODIENNE
Şansıma
nazar mı değdirdim. Bilemedim. Hangi şehre varsam dans gösterisi
bulamıyorum. Burada da Ramazan dolayısı ile dans gösterilerin
yapılmadığı söylendi.
Bu şehirde farklı dilleri
olan Malinke kabilesi yaşıyor.
tarihleri ve liderleri Samory
Toure’nin hikayesi öğrenip tamtamlarla yapılan kutsal
dans gösterilerini izleniyormuş.
Yine,Odienne’de
bir etnik grup olmayıp, bir avcı topluluğu olan Dozo’lar da yaşıyor.
Yüzyıllardır kardeşlik , avcılık geleneksel tıp, mistisizm
gibi öğretilerini geleneklerini yeni nesillere aktarıyorlarmış.
Bir
inisiyasyon süreciyle herkes bu gruba katılabiliyomuş. Dozo
liderleriyle sohbet edebiliyormuşsunuz. Dozoların Kutsal Dağ’ına
çıkılıyormuş. Ben sorduğumda bu şehirde Dozo’larin olmadığı söylendi.I ngilizce
bilen bir genç, beni kültür evi gibi ”Prefecture ou Mairie” ye
yönlendirdi ama orada da yeterli bilgi verilmedi.
3-BOUNDUALÍ
Bu
şehirde de en çok maliki mezhebine bağlı Malinke kabilesi
yaşıyor.
Yine
dünyanın en büyük yarı göçebe topluluğu ve
çoğunluğunu
Müslüman olan ve Mali’den gelmiş Fulaniler kabilesi de yaşıyor .
bu
halkın bir kısmı yerleşik hayatı seçmiş.
Fulani
insanları küçük kafalı ve ince burunları ile fiziksel olarak
ayrılıyorlar.
Ritüelleriyle
ünlü Hristiyan Senufo kabilesi de bu şehirde
yaşıyor. Bu ritüellerin en ilginç olanlarından
biri Ngoro adı verilen “Bakireler Dansı” bu 15 dolara
izleyebilirsiniz.
Ergenliğe
ulaşmış kadin ve erkeğin birlikte ettiği dansı akşam
rehberle anlaşarak görecektim. Rehber beni bulunduğum yerden alacaktı.
Uzun bekleyişten sonra şehir de olmadığını öğrendim. Kasabanın şefine
gittim .O da “Bu dansı biz, birisi öldüğü zaman yaparız” deyince
buradan da elim boş döndüm.
4-Niofoin Köyü:
Anayol
ayrımında inip hazır bekleyen motosiklet ile 12 km ilerdeki bu köye
gidebilirsiniz.
Köye
giriş ücreti 1500 TL Ben giriş ücreti de içinde motorcuya 5000 CFA
verdim.
Senufo halkının yaşadığı bu köyde
Ahşap
kesik koni çatıların üzeri Yoğun saman kerpiç
,(Çamurdan)yuvarlak kulübeleri oldukça ilginç .Kalın çatısından dolayı
içleri bayağı serin. kilden koni seklinde uzun ambarları var.
Ayrıca
köyün içinde duvarları animistik ibadetlere adanmış sembolik
kabartmalarla süslenmiş. “Fetiş Evi” bulunuyor. Buranın içine girmek
yasak.
ANi;
Ben
bilmediğimden Fetiş evinin içinin de fotosunu çektim. Köyden ayrılırken
köy yetkilileri geldi. İçerinin fotoğrafını çekmişsin” deyince
motorcunun haber verdiğini ve para istediklerini anladım. Onlar
bakmadan ben sildim. Köy içinde birisinin fotosunu da çekmek istediğinizde
para istiyorlar. Koy girişindeki yolu kapatan jandarma da çok
kıvrandı ama anlamamazlığa gelince pes etti.
5-KORHOGO
Bu
şehirde de en fazla “poro” etnik grubu yaşıyor.
Alliance Française:Kültür evi gibi bir yer.
Ama burada da dans konusunda tam yardımcı olamadılar.
Hemen yanında ki Elefent otel kalmak için çok
ideal. Bahçe içindeki odalarında buzdolabı, su ısıtıcısı vb. var. Çok rahat
ettim.
Bu
dansı da izlemek istediğimi duyan rehber kaldığım otele geldi. Tabii
yalnız izlemek durumunda olduğundan ücreti çok yüksek istedi.
1-M’biengue
Camisi:75 km uzakta.
UNESCO
Dünya Mirası Listesi’nde Sudan mimarisi ile yapılmış.
Artık
bu yollarda telef olduğumdan buraya gitmek istesem de vaz geçtim. Zaten
dans ayarlama peşindeydim.
2-Grand
Camii: Bakımlı ve güzel
3-Korhogo
çarşısı: Artık iyice ezberlediğim pazarlardan
4-Senufo El
Sanatları Pazarı: Ahşap ve sepet eserleri güzeldi.
5-Waranienie köyü:.
Merkeze 6km uzaklıktaki bu köyde üstü kapalı
alanda onlarca tezgah var. Ayni zamanda yanında ki açık hava pazarında
ülkeye ait geleneksel dokumacıları ve kıyafetler satın
alabilirsiniz.
ANI.Ben bu köyde tek turist
olduğumdan ve son şansım olduğundan 80 Dolara Boloy dansını
(panter dansı)izlemek zorunda kaldım. Sanırım grup olsaydım daha
uyguna gelecekti.
-Erkek
erginlenme töreni, sosyal ve dini öğretilerin aktarıldığı 21 yıl
süren uzun bir sürecin ardından gerçekleşir. Bu süreç en
uzun inisiyasyon sürecidir. Bu törenin en görkemli dansı güç
gerektiren ve birçok akrobatik hareketten oluşan Boloy (Panter
Dansı)’nı yapılır.
Müzik başlar başlamaz kenarda ki çocuklar ve
birkaç büyük kadın sahaya atlayıp dans etmeye başladılar. Toz dumana
kattılar. Baktım olacak gibi değil ilgililere bildirince panter
kıyafeti giymiş dansçılar geldi. Danstan çok zor akrobasi hareketler
yaptılar. 15 dakika ancak sürdü. Açıkçası ben çok beğenemedim. Sanırım
bu danslar, artık para kazanma yoluna dönmüş.
Koehogo-Bouke Sokuora(256 km)
6-BOUAKE
Ülkenin
2 milyon civarında ikinci büyük şehri.
Bouaké bölgesinde, Akan soyundan
gelen Baoulé halkı (Anyi),
Fildişi
Sahili’nin en büyük etnik gruplarından biri. Heykel ve maske
yapımındaki hünerleriyle biliniyor.
Ben ilk gün kilisedeki evlilik töreninden sonra
düğün yemeğine katıldım. Tam dört saat bekletildik. Benden başka herkes
sabırla beklediler. Ben çatladım.
Yine çok geniş alana yayılmış bu şehirde fazla
görülecek bir şey yok. Geniş yolları ,bakımlı binaları da var.
Aslında burada zaman kaybettiğimden pişman
oldum.
1-Cathedral church
2-Central mosque :Bahçesi dilencilerle
dolmuştu.
3-Place de la paix: Garden
N’zRiver Safari: Burayı bulmak için defalarca
taksi değiştirdim. Aynı
adlı lodge” ye gitmeyiniz. En sonunda şehre 45 km uzaklıkta ki
“N’drikro” da olduğunu öğrendim. Buraya giden otobüs terminaline kadar
gitmeme rağmen nehir kıyısındaki bu milli parka fazla hayvan göremeyeceğimden
ve girişinde çok pahalı olmasından dolayı vaz geçtim.
Bu park, Comoé Milli Parkına yakın
bir konumda
Bu şehirde de hem eğlence amaçlı hem de yüksek
statüdeki bir kişinin cenazesinde görebileceğiniz Goli maske
dansını görebilirsiniz. Ben çok araştırmama rağmen ölen birisini bulamadım.
Bu dans aynı zamanda “6 Nisan
Paskalya Bayramı Kutlaması” ında da
seyredebilirsiniz
Baoulé
kabilesi bu ritüeli 1900'den sonra komşuları Wan kabilesinden almıştır.
Goli
maske dansında, “kpan” olarak bilinen insan yüz maskeleri ve “kple
kple” olarak bilinen disk suratlı maskeler olmak üzere iki tür maskenin
kullanılır.
Bouake’den Yamoussoukro’ya
gecebilirsiniz
Bouke - Yamoussoukro (yaklaşık
260 km
Yol üzerinden Zaouli Guro
kabilesine ait UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesinde yer
alan geleneksel bir dans olan Zaouli maske
dansını izleyebilirsiniz
Zaouli
dansçıları sadece bacaklarını oynatarak dans ediyorlarmış
.
Tropik Ormanlar ve Milli
Parklar:
Fildişi
Sahillerinin iç Kesimleri,
1-Taï
Milli Parkı- Tropikal Yağmur Ormanı: UNESCO Dünya Mirası
Listesinde Yer Alan Bu Park, Batı Afrika’nın En Büyük Yağmur
Ormanlarından biri
Nadir
bitki örtüsü ve vahşi yaşami görebilirsiniz .
2-
Comoé Milli Parkı -Safari ve Doğa Keşfi
UNESCO
Dünya Mirası Listesinde bulunan 11 bin 500 kilometrekarelik bir
alanı kaplayan bu milli park, aynı zamanda Afrika’daki en büyük koruma
alanı unvanına sahip. Zengin biyolojik çeşitliliği, yaban hayatı var.
korhogo-Kanawo(91km)-Burkina Faso-Banfora(201 km)
Kanowa’da
Burkina Faso” ya giden yol ayrımında indiğimde giden bir ok
dolmuş ve otobüs vardı Yol kötü ve çok kontrol olduğundan uzun
zaman sonra Banfora’ya vardık.
İlk Fildisi sahilinin polisine
vardığımızda polis’Buradi Fil dişi dahili.Fransizca bilmiyordum. Bu nasıl
olacak?” deyince tepkimi vermeden duramadim. Dilencilik ve saygısızlık
başladı. Bunları atlayıp Burkina Faso polisi sadece beni boş yere uzun
süre bekletti. Çayını icti. Kalktı .Gezindi. Ben de hiç politik
değilim. Sabrım taştı. <<<<<<İngilizce bilen polise ”Sadece Afrika'da durum böyle. Normal
değil. Her şeyim tamam. Başka ne soruyorsunuz “? deyince daha çok
bekletti. Benimle gelen
otobüs yetkilisi ile dışarı çıktığımızda otobüs ve çantaların gitmişti.
Hava kararmıştı. Ordan arkası küçük römork olan motorluya bindik. Yolda
lastik patladi. Tekrar yoldan geçen bir pikap ile otobüsün olduğu yere
vardık. Ben başkente geldiğimi sanıyordum.
ANI:
Meğerse başkent ile aynı isimli bir şehir Fildişi sahilinde de varmış. Haritalarda
ben bakarken ismi görür görmez işaretlemişim. Son anda fark ettim ama
kendi hatam yüzünden çok sıkıntı yaşadım. Kendime çok kızdım
.
Burkina
Faso’da görüşmek üzere
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder