20 Nisan 2026 Pazartesi

6- GİNE

  


6-GİNE

 

7-24 açık olan, sınırlarda veya herhangi bir yerde problemle karşılaştığınızda   Türkçe konuşabileceğiniz Gine Türk elçiliği Nöbetçi numarası(WhatsApp):

+224628430116

Türk elçiliğinin numarası: 621630505

Türk Elçiliği adresi ;

Hotel Rivieta’ya yakın Taiuyah/Konokry

 

VİZE

 

Ülkeye girmeden üç gün önce 

Paf.gov.gn/visa adresinden Online vize almak zorundasınız. Ben baş vurduğumda site açılmadı. Elçiliğe baş vurduğumda açılmasını beklemelisiniz dediler. Siteye  telefondan girmek zorunda kaldık. Yine de Zaman Zaman açılıp kapandı. Açıldığında da asla sizden kesin istediklerini önce göremedik. Ama parayı hemen çektiler. Sürekli  eksik göstererek vizeyi onaylamadılar.

Kesinlikle tüm bilgilerinizin yananda onlar istemese bile diğer başlığın altında  aşı kartınızın küçültülmüş hali ile Gine Bisau da ki adres, otel rezervasyonu ve geri dönüş biletini(Tabii ki sahte olacak.)  ve 82 dolar vize ücretini yüklemiş olmanız gerekiyor.

Gine Bisau elçiliğinde çalışan Hakan bey hepsini yüklediği halde bir türlü vize gelmeyince çatladım. Bana cevap geldikten sonra tekrar site kapandı. Birçok turist  hastellerde beklemek zorunda  kaldılar.

 

Tek girişli vize mailinize geliyor

Havaalanından Ülkeye giriyorsanız  pasaporta fotoğraflı etiket yapıştırıyorlar. Kara yolunda ise pasaporta damgalayıp imzalıyorlar.

Not: Bir Türk gezgin Dakar'da ki Gine büyükelçiliğinde sadece ödemeyi yapmış. Diğer bilgileri elçilikte doldurmuşlar. Üç saat içinde de vizesi onaylanmış.

O nedenle başvuru yaptıktan sonra üç gün içinde vizeniz onaylanıyor deseler  de nasıl olsabir aylık vize verdikleri den siz erkenden, mümkünse bir Gine elçiliğinden e vizeye baş vurunuz.

 

GENEL

Gine’de, ortalama 12 milyon kişi yaşıyor. Nüfusunun büyük bölümü ülkenin başkenti ve en gelişmiş yerleşim yeri olan Conakry‘de yaşayan bu Batı Afrika ülkesi, Ülkede Fulbeler, Malinkeler, Susular, Kpelleler, Kissiler ve Lomalar’ın da aralarında bulunduğu yaklaşık 20 farklı etnik grub yadşadıgından gelenek ve kültür zenginliği çok.

 

TARÍH

 1891 yılından, bağımsızlığını ilan ettiği 1958 yılına kadar Fransız sömürgesi altında kalan bu ülke; geçimini tarım, madencilik ve hayvancılık üzerinden sağlıyor. 

Ülkenin üzerine kara bulut gibi çöken Ebola salgını nedeniyle zor yıllar geçirdi.

 

DİL

Gine'nin resmi dili Fransızcadır, ancak halk arasında Fulani, Mandinka, Susu ve diğer yerel diller yaygın olarak konuşulur.

Ayrıca halkın çoğu iyi kötü İngilizce de biliyor.

 

DİN

Ülkenin resmi bir dini yoktur, ancak nüfusun büyük çoğunluğu İslam'a 

(nüfusun yaklaşık %85-88'i)mensuptur, Hristiyanlık (%5-8) ve yerel animist inançlar (%7). 

Buradakiler daha katı Müslüman gibi görünüyorlar ama başlarını istedikleri yerde açanlarda var. Yine baş kapalı ama sırt ve göğüs dekoltesi olanları  çok rahat görebiliyorsunuz.

 

PARA

Gine'nin resmi para birimi( Gine Frangı( GNF)

1 Dolar=8.716 GNF

10 Dolar=87.172 GNF

-++-

1 GNF=0,0049 TL

1000 GNF=4.92 TL= 5 TL

10.000 GNF=49.19 TL

Eğer bankadan para değişimi yaparsanız alçak kurdan ödeme yapıyorlar. Şehrin en işlek caddesi olan “Avenue de La Teppublique” de iki parmağını sürten  kişilerden daha yüksek kurdan  para değişimi yapabilirsiniz.

 

YEMEK

Ceebu jën: Gine'nin ünlü yemeklerinden biri  olarak bilinen pirinç ve balık yemeğidir. 

Poulet Yassa: adlı tavuk yemeği, 

Maféadlı fıstık soslu et yemeği.

 Fouti adlı sebzeli pilav 

 

KISA KISA

 

-Ülkeye girer girmez bir kaos başladı. Buranın halkı sinirli , paragöz arsız ve kabalar. Hiç sevemedim Ginelileri. 

Bir adres sorsanız hemen tanıdığı bir Motor taksi çağırıyorlar. Beyaz gördüklerinde bir kazık atmanın peşindeler.

Özellikle trafik polisleri geçen şoförlerden aldıkları parayı avuçlarının içinde hızlıca kayıp ediyorlar.

 Karakterleri de fiziklerimde yansımış. Hele Gine Bissaululardan sonra gözüme hiç hoş gelmediler.

 

-Ülkede tüm öğrencilerin üniforması toprak renginde ve aynı. Öğrencilerin genelde başları kapalı. Açık olanlar da var.

 

-Maarif Türk Okulunda bir öğrencinin ödeyeceği yıllık ücret  1000 Euro. Ama Türk elçiliğinde 800 Euro’ya çalışan elçinin şoförü, iki  çocuğuna  1200 Euro ödemiş.

 

-Ulke, dört yıldır askeri darbe ile yönetiliyormuş .Yapılan seçimlerde askeri lider kazanmış. Eskisi Tayyip Erdoğan'ın yakın arkadaşı olduğundan devrilince Türkiye'ye sığınmış. Hatta Erdoğan'ın eski bu başkana villa vb. yaptığı söylendi. Koca camiyi dikenler için villa yapmak zor değil. Yoksa kellesinin gideceği söyleniyor. Yeni askeri liderden umutlular. Yolları

yeniliyordu. Belki ana yolları ve şehir içi yolları düzeltebilirler ama mahalle araları düzelecek gibi değil. Ülkemizi daha da geriye götürebilmek için geri ülkelerin ne kadar geri vatandaşı varsa ülkemize dolduruluyor. Bir gün bu geri kalmış ülkeler de Fetullah Gülen gibi yaparlarsa şaşmam. Vatandaşına yürümeye yol yapmayan bir ülkeden benim ülkeme ne yarar gelir ki? Ne işimize yarayacak? Tüm Müslüman ülkelerinde problem olduğunu gören yok!

-Dilencilik bu ülkede de var.

 

GEZI

önemli: Tekrarlıyorum. Asla Gine Bisau’dan Gine’ye Buba yolundan gelmeyiniz. Polisler rüşvet alıyor. Ulaşım sadece motor olduğundan pahalı.

En mantıklısı; Direk Gabu yolundan gelirken önce Labe,Pita ve Kindia’yi geziniz.Eğer N'Zérékoré’

 ye gideceksiniz Kindia’dan gidip tekrar Kindia’ya dönmek zorundasınız. Başka yol yok. Kindia’dan Konakry’e gidiniz. Konakry’den Siera Leno’ya kolayca geçebilirsiniz.

Eğer Senegal’a gidecekseniz Konakry’i gezdikten Kindia’dan sonra N'Zérékoré’ye gidip geri dönüp tersten Pita, Labe gezip Senegal’e geçebilirsiniz.

 

BOKE

Konakry’e giderken kalıp dinlenilecek bir yerleşim. Ben buradan Labe’ye gitmek için Otobüs terminaline yakın bir otelde konaklayıp önce Konakry’e gidip tekrar Labe’ye çıkmak zorunda kaldım.

Boke-Konakry,Kagbelen(6 saat,100.000F, 6 kişilik taksi ama üç kişi daha sıkıştırıyorlar.100.000 Resmen istif olduk. yol belli süre  yer yer  bozulmuş asfalt otobandı. Bu yolun otoban olduğunu gişelere geldiğimde fark ettim. Bundan sonrası tozlu, toprak berbat bir yoldu. Dolmuş 80 F.

Labe(370 km,180.000 frang,9 saat denildi 12 saatten fazla sürdü. Zaten 3 saatte garajda bekledik. Bu gece yolculuğu berbattı. O nedenle kesin ana yola çıkıp geçen araçlara ücret ödeyerek gidiniz. Ben Labe,den  Kindia’ye ozel araçlarla 7.5 saatte döndüm.

I-Fouta Djallon bölgesi,(Labe ve cevresi):

Gine'nin kuzeybatısında yer alan bu bölge, yemyeşil tepeleri, muhteşem şelaleleri ve derin vadileriyle ünlüdür. Doğa yürüyüşleri, trekking ve dağ bisikleti gibi aktiviteler için ideal. Ayrıca, pek çok nehrin kaynağı olmasıyla da tanınır. Ama tozdan ve berbat yollarından devam edebilirseniz. Burada birkaç günlük günlüğü 50 Dolardan çevreyi gezdiren rehber bulabiliyorsunuz.

 

1-LABE

not: ”Mali yemberin” Labe’ye yakın bir yerleşim. Mali ülkesi ile karıştırmayınız. Ben karıştırdım.

Bu gezi yazıların abartısından bıktım. Sürekli hayal kırıklığına uğruyorum.

Labé, tarihi ve kültürel mirasıyla öne çıkan bir şehir diyorlar. İlgisi yok. Şehir içinde öbek öbek çöp yığınları dolu. Motorluların gürültüsü kulaklarını sağır edecek durumda. Şehir merkezinde birkaç tane  iyi denilecek bina var. O kadar. Ama çok Müslüman olduklarından buradaki camiler dört Minareli ve görkemli.

1--grande mosque de labé: Yapımı yeni bitmiş Türk modelinde devasa camii.  Ülkede yol yok. Resmen halk eziyet çekiyor. Bu ülkede kafası çalışan bir adam mı yok? Gösteriş diye bu camiyi yapacaklarına yolları  yapsalardı. Namazlarını isteyen evde de kılabilir. Ama  özellikle Cuma günü çevreye ne kadar iyi Müslüman olduklarını göstermeleri gerekiyor.

 

2-Musee du fouta :Djolou semtinde Konakry’e giden ulusal yol üzerinde.

Giriş 30.000F.Hafta ici 9 da açılıyor. Hafta sonu kapalı. ben hafta sonu hemen arkasında ki aile, anahtarla açtıklarından gezebildim.

Fulani kültürünü anlatan bir müze. Ozellikle Fulani. Kadınlarının saç modelleri efsaneydi.

Fulaniler(Fulanı Kabılesı-Beyaz zencı)

Pöller, Fulalar, Fulaniler veya Fulbeler (Pölce: Fulɓe, Fransızca: Peul, Portekizce: Fulaw, Hausaca: Fulani, Volofça: Pël, Bambaraca: Fulaw), çoğunluğu Batı Afrika'da ve Orta Afrika'nın kuzey bölümünde yayılmış yaklaşık 40 milyon nüfusu ile en kalabalık nüfusa sahip etnik gruplarından biridir

Fulaniletin çoğu şehir hayatından uzak tarım ve hayvancılıkla göçebe hayatını hala sürdürmektedir

Fulani dili ise Batı ve Orta Afrika'da 20 ülkeye yayılan bir süreklilik içinde çeşitli lehçeler olarak konuşulan bir dildir.

 

-Chute De Saala

 

Labe’den 10 km ana yoldan devam edip 25 km içeriye doğru gitmeniz gerekiyor. Sizi yollarda motorlular karşılayacaktır. Ben belli mesafeyi motorla devam ettim. Şansıma  şelaleye giden iki Belçikalı turistin küçük karavanı ile devam ettik. Yol berbat ve çok zor şelaleye vardık.

Saala Şelalesi:

Buradaki insanlar başka güzellik görmediklerinden bu şelaleyi bana öyle anlattılar ki her türlü eziyete katlanıp gittim. Resimlerdekinden suyu daha az olduğundan düz kayalar arasından akan bir şelaleydi. Turistler o geceyi orada geçirecekleri için bir çok kere motor değiştirerek şehre zor vardım.

Açıkçası nedense burada yeşillikler içinde bir otelde kalmayı hayal etmiştim.

Aslında bu yayla  bölgesi, yemyeşil köyleri , Nehir ve şelaleleri, köyleri ve vadileri ile çok güzel. Ama yol o kadar tozlu ki yol boyu ağaçlar tamamen toz renginde olduğundan benim enerjim çok düştü. Zaten her tarafa çöp atılmış. Nehirde çamaşır yıkayan kadınlar vardı. Nehirlerin suyunun rengi bile pislikten dolayı değişmişti.

Rengarenk çiçekler ve yeşilin bin bir tonunu göreceğiniz yazılsa da tozdan  olan birkaç çeşit çiçeğin     rengini bile görmekte zorlanıyorsunuz.

 

Labe’den 35 km Konakry yönüne devam ettiğinizde 

 

2-PÌTA

Özel araç bulunca bu yerleşimdeki şelaleleri görmeden  devam ettim. Zaten birbirlerine benziyorlar Buradaki şelalelerin daha güzel olduğu söyleniyor.

 

A-Kinkon Şelalesi 

B-Kambadaga Şelalesi:  

    

3-KÍNDIA

Konakry’e 137 km olan bu şehirde gelir gelmez düğün yapılan binada üç ayrı düğün gördüm. Çok keyiflendim. Kadınların çoğunun başı kapalı olmasına karşılık çok şık kıyafetler giymişlerdi. Hele çocukların her birinin saçlarının modelleri ayrı bir sanattı. Salonun ortasında kadınlar grup oluşturup dans ederek müzik yapan gençlere yaklaşıyorlar. Artık orada ayakkabılarını da çıkararak çılgınca dans ettiler. Bu arada müzik grubunun uzattığı tepsiye oynayanlar sürekli para attılar.

Bu şehirde iki gece kalıp dinlendim. Şehirde bir kaç tane şelale var.

1-Tabounna cascade : Bu şelaleye motor ile hoplaya zıplaya gittim .ama yol tahmin edebileceğinden çok daha kötüydü.  Aynı adlı Fulanilerin yaşadığı köye varınca hemen iki uyanık köylü bilet almam gerektiğini söylediler. Ben şelalenin yolunu öğrenince devam ettim. Arkamdan yetişip elinde sadece     kartvizit gibi bir şeyin bilet olduğunu söyleyerek 25.000 Frang istedi. Artık geri kalmış bu ülkelerde böyle yalanlara alışkın olduğundan zor atlattım. Yine büyük düz kayalar arasındaki şelale güzeldi. Şelalede biz gittiğimizde genç bir çocuk çıplak yıkanıyordu. Hiç istifini bozmadan yıkanmaya devam etti. Aslında buradaki köyler ve manzarası da çok güzeldi ama tozlu çok kötü yollar ve ulaşım zordu.

2-Bongo köyü: Şelaleye yürüme mesafesinde ki 400 yıllık bu eski köyü geri döndükten sonra öğrendiğim için göremedim.

2-Voile de la marie cascade :Moamo’dan Kindia’ya gelirken Kindia’ya  8 km kala sola toprak yoldan devam etmeniz gerekiyor. Yaya iseniz motor kiralamalısınız. Üst düzey yetkililer için yeni Bir otel yapılan bu geniş yeşil bahçenin içinde ki bu selale çok güzeldi. Giriş ise sadece 5000 F. Venezuella'daki Angel şelalesi gibi çok yüksekten akan bu şelale,  dibinde harika bir göl oluşturmuştu. Yüzebilirsiniz.

3- Kilissi cascade :Diğer bir şelale.

4-Mont Gangan: Şehirdeki açık havada her yerden görebileceğiniz dağ.

5-Sehirde gezebileceğimiz bir de göl var.

ANI: Burada gittiğim lisenin İngilizce dersinde kapalıların yanında birde peçeli öğrenci vardı. Geriliğin bu kadarına pes!

 II-Kaloum Bölgesi(Konakry ve çevresi )

 

KONAKRY

 Kalma:Hotel Kaloum.Avenue de La Teppublique cad edesi üzerine.220 dolar

 

Gine Cumhuriyeti’nin başkenti 2 milyon nüfusu ile Atlas Okyanusu kenarında bulunan bir liman şehridir.

1884’te Fransızların kurduğu Konakri, Tombo Adası ve Kalum Yarımadası üzerine inşa edilmiş. Yine Fransa’nın işgali 

sırasında başkent edilmiş ve bağımsızlık sonrası da başkent olarak kalmıştır. Konakry sanayi ve madencilik alanında, demir ve boksit üzerine kayda değer bir Şehir içinde en çok motorlu taksiler kullanılıyor. Dolmuş, tuktuk, paylaşımlı  taksi, özel taksi var.

Limana yük götüren tren de var.

Kalma; Kolaum hotel iki kişi, kahvaltı dahil 220 Dolar.

Ama daha mütevazi otel olan Dabondy semtinde ki Zambezi inn hotel ‘in iki kişilik kahvaltı dahil ücreti lüksüne göre 650, 750 ve 950 Frang.

 

 

1-Madina Market

 

 

Aklınıza gelen her şeyin satıldığı çok geniş alana yayılmış kapalı ve açık pazarlar. Çok kalabalık olduğundan bunaldım.

Yürüyerek 

 2-Center d’Art Acrobatique Keita Fodeba(28 September Stadyumu

)Stadyumun arka taraflarında kapalı alanda Cuma ve Pazar günü hariç her gün 9:30-14 arasında akrobasi çalışmaları müzik eşliğinde yapılıyor. Ücretsiz izleyebilirsiniz.  İlginçti.

 

Bu grup, Afrika kıtasında  turnuvalar yapıyorlar. Başarılı olan gençlerden bazıları Amerika‘ya gitmiş. -

3-Jardin 2 Octobre

Burası aslında bahçe içinde bir luna park. Gitmeye değmez.

4-Büyük(Faysal) Camii: 

 

Cuma günleri tıklım tıklım olan cami 1984’te yaptırılmış ve 10.000 kişiliktir. Afrika’da namaz vakti dışında camiye kimseyi sokmuyorlar. Burada ki görevliler hatta benim caminin dışında bile oturma izin vermediler. Neler söylediğimi burada  söylemek istemiyorum. Hemen camiden geçildiğinde

5-Jardin Botanik

 

Camayenne Botanik Bahçesi:

Camiden sonra buraya da onarım nedeni ile alınmayınca resmen zıvanadan çıktım. Türkçe bildiğim kötü sözleri sıraladım. Bana “polis, Prensip ve hiyerarşi “dediklerinde iyice abartım. ”Bu ülkede Prensip mi var?” demeden duramadım.

Yüksek duvarlarla çevrili bu bahçe bayağı büyüktü.

 

Motor taksi

6-People palace:

 Deniz kıyısında ki bu sarayda Foto çekilmiyor.

 

7--Milli Müze

Giriş yabancılar için 10.000 F. Hafta içi her gün ziyarete açık.

 

Onarım olduğundan bir çok eser raflarda saklanıyordu. Az bir eseri görebildim.

Maske, heykel, müzik enstrümanı gibi ülkenin geleneksel eserlerini sergileme amacıyla1960 yılında açıldı.

eserlere, daha önce, dini veya mistik törenlerde kullanılmış.

Fransız sömürgesi döneminden kalma eşyalar, yerel kıyafetleri görebileceğiniz bu müzenin bahçesinde en son kolonyal Fransız başkanların heykelleri de var.

Yürüyerek

8-Cimetiere de Boulbinet 

 

Gine‘nin koloni olduğu zamanları Avrupalı sömürgecilerin öldürdüğü orta yaşlı insanlar buraya

gömülmüş. Mezarlık şu an Hristiyanlar tarafından kullanılıyor.

9-Balık pazarı   ve liman

Adalara giden limanın  arkasında ki bu 

 

 Balık pazarlarında Atlas Okyanusu’ndan çıkan çok farklı  deniz canlılarını çevre pisliğine dayanabilirseniz görebilirsiniz. 

Ama şimdiye kadar en çok çeşitli balıkların olduğu ve baliğin çok bol olduğu yer olarak burayı gördüm..

 

10-Anatolue Türk restoran: Ben ishal olduğum için burada dinlendim.

Buradan 

 

10- Aziz Marie Katedrali

Müzeye yakın

 

Gotik mimarisiyle Konakri’nin azalan Hristiyan nüfusu her pazar sabahı Aziz Marie Katedrali’nde görevlerini yerine getiriyor. 1928’de başlayan inşaat İncil’den sahnelerde tamamlandı. 

 11-Beşinci Muhammed Sarayı

Savaş zamanlarında hasar alan yapı, yenilenerek tekrar açıldı. Yüksek düzeyde hükumet görevlileri tarafından ve uluslararası zirveler sırasında kullanılıyor. Fotoğraf bile çekilmiyor.

 

12-Woodcarvers Market: Conakry'de yer alan bu pazar, geleneksel ahşap oymacılığıyla yapılan el sanatları ürünlerini satın alabileceğiniz bir yerdir. Burayı bulamadım.

Mosquee Türk de (Türklerin yaptırdığı cami) Bambeto semti

 

 

Liberya elçiliğine yakın sayılır.

 

ANI:

Bizim dini bütün yardımsever zengin iş adamlarının (Bilmem insana değer veren derneği gibi İDDEF-derneğinin) yaptırdığı devasa Türk usulü Cami. Burayı gördükten sonra gerçekten çok düşündüm. Niye Afrika’ya bu kadar yardım? Bu kadar faaliyet? Özellikle cami yapmak niye? Amaç ne? Caminin yanında ki  medresedeki öğrenciler yüksek sesle kuran dersi alıyorlardı. Bana ters gelen her şeyi sonucunu düşünmeden söylemeden yapamıyorum. Önce orada oturan sakallı Türkiye'yi gezmiş Gineliye aynen düşüncelerimi aktardım. Bu arada din ile ilgili veya Türk okullarında çakışan  birçok Ginelinin Türkiye’ye vize alarak geldiklerini gördüm Bana bu bey” 40 yıl önce Türkiye'de Gine’ye benziyormuş “dedi. Sanırım birileri bunları ileride Türkiye'ye benzeyeceklerini yalanını söylemiş. ”Madem Türkiye bu kadar yardım sever! size  yol yapsaydı. Namazınızı evinizde de kullanabilirsiniz. ama birbirinize ne kadar Müslüman olduğunuzu camide kılarak göstermeniz gerekiyor .” dedim .Daha çoğunu da söyledim. “Madem fakirsiniz. Bu kadar çocuk niye yapıyorsunuz? Birde birçok eş alıyorsunuz? Sonra fakiriz diye yardım istiyorsunuz” deyince “Dinimiz emrediyor “ deyince zıvanadan  yine çıktım. Epeyi bir tartıştıktan sonra  cami hocası özel şoförü ile beni Türk okulu diye Maarif okullarının genel merkezine bıraktı. Aslında ben olsam bu kadar söylemimden sonra bırakmazdım. Hızımı alamadım. Buradaki müdür beye de içimden gelen her şeyi açıkça aynen söyledim. Hatta bu geri kalmış ülkelere verilen bu yardımların yarın Feto darbesi gibi olmasından korktuğumu da söyledim. Sadece dinledi. “Buradakileri eğittiklerini, ileride bu öğrencilerden yararlanabileceklerini söyledi. Eğitime kabul ama neden Türkiye'de değil de Afrika’da? Albayrak şirketi buralara yardım etmeden önce daha da pis olduğunu ekledi.

Yaşamımda en çok  din politikasından korkuyorum. Türklerin bu Afrika faaliyetleri bana hiç iyi niyetli gelmiyor.

Buradan Kipe’deki Türk maarif  okuluna uğrayarak Liberya vize formunu Sümeyye adlı bayan öğretmenle doldurdum.

 

13-Takonko beach: Liberya elçiliğinde yakın. Deniz girilecek gibi değil. Denizi bile kirletmişler. Kum üzerinde koyulan masalarda insanlar bir şeyler yemeye geldikleri dahil.

Zaten şehir Atlantik kıyısında ama deniz kısmı kapatıldığından göremiyorsunuz bile.

 

 14-Soumba Şelaleleri:

Şehre iki saat mesafede .

15- Atoll Adaları:

 

Limandan tekne turuyla sakın Atoll Adaları’na gidip denize girebilirsiniz.

 

A-Kassa(Loos -Iles de Los adaları)

Adaları: 

Balık pazarından sonra ki limandan doldukça kalkan yerel bot ile yarım saatten daha az zamanda ulaşabiliyorsunuz. Tek yön 5000F.

Ada bildiğimiz kırık dökük evler, çöplü sokaklar. Ama Sorti yoluna doğru giderken Plaja inebilirsiniz. Kırmızı  renkli kalın kumu ve düz büyük kayaların arasında  güzel bir plaj Suyu temiz. Ben ishal olduğundan ayaklarımı sokmakla yetindim. Sahilde kalabileceğiniz başı hotel ve restoran da var.

Bu adadan 6-7 km uzaklıkta .Motor taksi ile tek yön 10000F.Yol toprak olup düzgün değil. Ama yol boyu yeşillik manzarası güzeldi.

 

 B-Sorro adası

 

Burada yerleşim yok. Sadece beyaz kumlu plajları ve temiz denizi var. 

Burada daha düzgün kalabileceğiniz yuvarlak evler var. Plajı da sakin ve keyifli.

C-RUM ADASI

Yine Konokry limanı dan bot ile 40 dakikada veya Sorro’dan kiralayabileceğiniz küçük bot ile gidebilirsiniz.

 

N'ZÉRÉKORÉ 

 

 

Konokry-N'Zérékoré(891 km,18 saat)

 

Bu yol da çok kötü olduğundan gözüm almadı. Nimba dağını Fildişi sahilinden de görebileceğim..

 

Gine'nin güneydoğusunda yer alan N'Zérékoré,  doğal güzellikleri ve etnik çeşitliliğiyle tanınır. Burada yerli halkın geleneksel dans ve müzik gösterilerini izleyebilirsiniz. Ayrıca N'Zérékoré'de bulunan Nimba Dağı, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almaktadır.

 

 Nimba Dağı: Yasaklı Doğa Siti: UNESCO tarafından koruma altına alınan bu bölge, zengin biyolojik çeşitliliği ve tertemiz havası var.

17 bin 540 hektarlık bir alan üzerine kurulu olan bu sit alanının beş bin hektarlık bölümü Fildişi Sahilleri topraklarında kalıyor..

 

SİERA LEONA’ ya GEÇMEK

 

1.yol:

Konakry'den bulunduğunuz yerden ”Bambeto gar vatür” istasyonuna gidiniz .Buradan doldukça kalkan  taksi dolmuşlar var. 160.000 Frang. Arsız şoför, önce küçük sırt çantam için 50.000=250 TL bagaj para istedi. Kucağıma alırım deyince polis yasakladı deyince polisiniz rüşvetçi dedim. Sonra 30.000 F indiler. Vermedim., Zaten üç kişilik arkada yine dört kişi istif seklinde geldik. Yanımda ki de iki kişilik kadar şişmandı.

kontrol noktasında Gine polisi pasaportuma baktı. Bir şey bulamayınca sarı humma aşı kartımı istedi. ”Aşı kartı olmadan vize alınmadığımı söyleyince pasaportumu geri verdi. Aslında, aşı 2016’dan önce ise rüşvet almak için zorluk çıkarıyorlarmış .

 

Not: Medina’dan da Freetown’a taksi dolmuşların kalktığı söylendi ama emin olamadım.

Yol güzergâhınız:

Konokry-Coyah-Mafrinya-Forecariah–Pamelap(Sınır)

Freetovn(264km)

_4saat 40 dakikada  yemek molası dahil yanyana iki sınırı geçtik. Sınırdan sonra 3 saat 40 dakikada Freetown’a otobandan geldik.

Biraz ilerleyince hemen Türk camisi olduğunu tahmin ettiğim camiyi gördüm. Evet Türk  bayrağı vardı. Nedir bu Türkiye'nin Afrika’ya camii yapma sevdasi? Bunum bir amacı olmalı! Yakın da patlak verir.

 

Not: Konakry -Siera Leona elçiliğinde yeşil pasaporta vize olmadığını söylememe rağmen bana bir çok dokümanın fotokopisini ve 80 Dolar istemişlerdi. Sınırdaki polisler Güler yüzlüydü. Bir şey sormadan damgayı vurdular.

2.Yol:Konakry’den 100 Dolara daha hızlı Freetown’a da gidebiliyorsunuz.

3.Yol:eğer N’zerekore’ye gittiyseniz geri gelirken 

 

Guecke Fougou’da inip— Freetovn(496 km.)

 

 

Siera Leona’da görüşmek üzere

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder