20 Nisan 2026 Pazartesi

3-SENEGAL

 

 

3-SENEGAL

 

VİZE:

Çok önemli: Eğer Moritanya-Nouakchott’tan vize almayı düşünüyorsanız ;sadece  pazartesi ve perşembe saat 9-11 arası  başvuru yapabiliyorsunuz.

Vize için 3 foto, pasaport fotokopisi ve form dolduruyorsunuz. Ücret almıyorlar.

 

Pasaportunuzu da aldıklarından bu arada diğer şehirlere gidemiyorsunuz. Yollarda sürekli kontrol oluyor

O nedenle Nouakchott’a pazartesi veya Perşembe olacak şekilde geliniz. Sabah erkenden başvuru yapıp bu arada şehri gezebilirsiniz. Ama boşa bekleyeceğiniz için Senegal vizenizi Türkiye'den alabilirsiniz.

 

Üç gün içinde vize  çıkıyor. Yani pazartesi baş vurduysan Perşembe, Perşembe baş vurduysan Pazartesi vizenin alıyorsun.

Senegal vizenizi -Senegal Havaalanında da alabilirsiniz ama karayolu girişlerinde  kapı vizesi vermiyorlar.

Çok önemli: Senagal’den sonra Gambiya’ya ve oradan da Gine Bisau’ ya gidecekseniz Gambiya çıkışı tekrar Senegal,’e gireceğiniz için vizenizi çok girişli alınız. Ve tüm bu gezimizi içine alacak şekilde tarih aralığını söyleyiniz. Bana Nouakchott’ta 15 günlük Senegal vizesi verdiler. Bu süre Senagal ve Gambiya için yetmediğinden tekrar Gambiya’da Senegal vizesi almak zorunda kaldım. Yılbaşı da araya girince beklemek zorunda kaldım. Eğer tekrar vizeniz bitmişken Senegal’e girdiğinizde vizeniz çoklu girişli olsa da  sınırdan geri döndürüyorlarmış .Dikkatli olunuz.

Gambiya’daki Senegal elçiliği, pazartesiden Perşembeye kadar çalışıyormuş. Burada bana bir aylık vize verdiler ama kullanamadım. Eger Gambiya’dan Senrgal’e geçiyorsanız  zaman aralığı daha az olabilir 

Adresi:

59 Kairaba Ave.(Pipeline camisinin arkası.)-GAMBİYA

-Gambiya’da ki Türk elçiliği 

Kaira Ave.

Bright

Başkente 10 km uzaklıkta.

 

GENEL

 

Senegal Cumhuriyeti, Atlantik okyanusu kıyısında 

Senegal Nehri'nin güneyinde, Batı Afrika'da yer alan eski bır Fransız sömürgesidir.

 

Yüzölçümü196.190km2

12 milyon nüfuslu 

 

Komşuları , Moritanya, Mali, Gine, Atlas Okyanusu

 

Senegal kuzey ve güney olarak ikiye ayrılmıştır. Ülkenin kuzeyi  ve iç bölgesi çöl ve  çok kuraktır. Sürekli Sahra çölünden kum geliyor.

Güney ise yemyeşildir.

 

Deniz ürünleri, fosfat ve demir, ülkenin ekonomik kaynaklarıdır.

 

TARIH

Dakar'a ilk gelen Avrupalı güç Portekizliler.

1444 yılında Portekizlilerin gelmesinden sonra Hollandalılar, en son olarak ise Fransızlar bölgeyi ele geçirdi.

 

1862 yılında inşa edilen liman, şehrin önemini daha da arttırdı ve Avrupalı tüccarlar buraya gelmeye başladı. Fransızların burada inşa ettiği deniz üssü ise şehrin askeri yönden önemini arttırmış oldu.

 

1909 yılında da Osmanlı Devleti, Dakar'da fahri bir başkonsolosluk kurdu.

 

Dakar, uzun süren Fransız sömürge yönetiminin ardından, 20 Mayıs 1960 tarihinde Senegal Cumhuriyeti’nin başkenti oldu.

 

1904 yılında Fransız Batı Afrikası’nın başkenti olan Dakar’da, Fransız etkisi çoğu yerde hala hissediliyor.

 

PARA

 

Batı Afrika CFA Frangı(Kısaca “Sefa” diyorlar.)

 

Batı Afrika CFA frangı (XOF), Batı Afrika'da sekiz farklı ülkenin para birimidir: Benin, Burkina Faso, Fildişi Sahili, Gine-Bissau, Mali, Nijer, Senegal ve Togo. Bu ülkeler, Batı Afrika Devletleri Merkez Bankası (BCEAO) çatısı altında ortak bir para birimi kullanır ve bu frangın değeri Euro'ya sabittir. 

1 Dolar= 556,30 CFA

—-----

1 CFA =0,077 TL

10 CFA=0,77 TL

100 CFA=7,7 TL

250 CFA=10.09

500C FA=38.18

1000 CFA=76.36 Tl

 

Benzin 920, gaz 680CFA

Bizim normal ekmek gramajında ki uzun ekmekleri 150 CFA(10 TL.)

 

DİL: Yerel dıllerı ‘Wolof’ ama halkın çoğu Fransızca konuşuyor.

 

DİN: Müslüman %92, yerel inançlar %6, Hıristiyan %2

 

Müslüman halkın bır kısmı büyücülere inanıyor

.

 IKLIM: Gündüzleri sıcak, geceleri serin.

Kasım- Mayıs’a kadar yağışsız, geceleri biraz serin, gezmek için en iyi  mevsim.

 

nisan da  çok güzelmiş.

 

Haziran –Ağustos: Güney taraf için yağışlı mevsim. Kuzeyde sürekli kuraklık var.

 

YAŞAM

-Müzik ve dans Senegal yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır.

-Burunlarını karıştırmıyorlar. Resmen gözünüze baka baka oyuyorlar.

 

-Dakar’da çöp tenekeleri var. Özellikle çay satan seyyar satıcıların tezgahın önüne koli koymuşlar. İnsanlar çay içtikleri kağıt bardakları atıyorlar.

O nedenle kırsal kesim hariç  Dakar, çok kirli sayılmaz.

-Ben, Uganda ve Ruanda’da ki koca gizli ve dudaklı bebeklere doyamamıştım. Buranın insanı Etiyopyalılar gibi daha ince hatlara sahip. Bebekleti de öyle. Burada ki bebekler de tatlıydı ama Ruanda ve Uganda’dakiler çok daha sevimliydi.

 

-Moritanya’dan sonra buraya geldiğinde Afrika’da olduğunu ancak his ettim. Afrikalı gençler, saçları kıvırcık olduğundan ya incecik oruyorlar, Ya da bu ince örgülere  yapay saç ekleyerek uzatıyorlar.

 Saçları dümdüz olanlar peruk  olduğunu biliniz.  Rastalı gençlerde var.

Harika Afrika giysisi giymiş kadınlar gördüm. Altın veya altın gibi takılar takıyorlar. Özellikle kulaklarında bir kaç tane küpe oluyor.

Tüm Afrika'da olduğu gibi giyimleri en çok özen gösteriyorlar.

 

GIYSILER

 

-özellikle başları açık veya başları kapalı kızlar ,aşırı dar pantolon giyiyorlar.

Güzel vücutlarına da çok yakışıyor.

 

-Burada da  kadınlar, parlak, sarı, turuncu, kırmızı  gibi parlak renklerdeki kumaşlardan genelde

robalı, kol ağızları volanlı düz elbise giyiyorlar. Başlarını da aynı kumaştan harika modelli bağlıyorlar.

Genç kızlar ise yine kol ağızları  ve bellerinden aşağısı volanlı bluz ve uzun dar etek veya dar pantolon giyiyorlar. Baslarına  bir fularla öylesine örtüp arkadan saç gibi sarkıtıyorlar.

Vücutları harika olduğundan (60-90-60,ve sanki yapay popo takılmış ) hele giydikleri simli kumaştan elbiselerle çok güzel görünüyorlar.

Ama garip olan;

 

 Müslüman  kadınların ,kolsuz elbise giyip, göbekleri ve omuzları tamamen açık bırakıp, göğüs çatalları ortada iken ,başlarını fularla kapatmaları komik ve şaşırtıcı. Son zamanlarda Türkiye'de bile bu kadar saçmalayan görmedim. Bizde baş örtüp,  pür makyaj ve dar pantolon giyiyorlar sadece.  Anlayacağınız Müslüman görünmek isliyorsanız önce başınızı kapatmalısınız. Saç kılları çok önemli! Geri kalanı ise her Müslüman ülke, kendi modasını yaratmış

-Kaldığım evde  ki genç kızın, tek gözlü odasında en az ,300 tane çanta ve ayakkabısı vardı. Abartmıyorum. Çok daha fazlaydı ama inanmakta zorlanabilirsiniz diye bu kadar dedim. Tuvaleti dışarıda ,ortak kullanılıyordu. Çeşmeye koca kilit takılmıştı. Su bile doğru dürüst yoktu. Tek odalı evlerinde yaşayan aileler, kapılarının önünde bulaşık ve çamaşırlarını yıkıyorlar. Yemeklerini pişiriyorlardı. Ama kızı görseniz artist gibiydi. Takma kirpiklerinden dolayı gözlerini zor açıyordu. Şuh fotolarından birini de büyüterek duvarına aşmıştı. Artık bunlara çok şaşırmıyorum .İnsanlar, doğdukları yerde neyi görüyorlarsa, o doğru geliyor. Eğitim de almadıysa övünebileceği ,sadece güzelliği var. Ayrıca, ezilmişlik, güvensizlik…ne derseniz…

-Erkekler ise  boyun kısmı işlemeli uzun tunik ve altlarına aynı kumaştan veya tuniğin içindeki bir  bir renkten dar pantolon giyiyorlar.  Çok da yakışıyor. Kullanışlı da.

Yaşlı erkekler uzun elbise giyip başlarına Osmanlı fesi  veya yine fese  benzeyen Umman’ın   renkli islemeli keplerinden  takıyorlar. Ellerinde de tespihleri eksik olmuyor.

Yine tek odalı ,tuvaleti içinde olan gencin, ayakkabı ve şapkalarını sayamadım bile.

 

-Özellikle ayak bakımına çok özen gösteriyorlar. Yol kenarlarında ayaklarının altını jiletle temizletip, kremletenler vardı.

-Balık market gibi yoğun olan yerlerde üstü ve çevresinin yarısı kapatılmış nispetten temiz namaz kılınacak yerler yapılmış. Ama burada da yatanlar vardı .

 

Saint Louise’de caz çok önemli.

-Foto çekmenize çok kızıyorlar. İzin de zor veriyorlar.

-Duvarlarda ki renkli grafitiler çok güzel

 

Tüm Afrika’da olduğu gibi bir erkek  dört kadınla evlenebiliyor.

 

Köylerde ise ,bir adamın sazlardan yapılmış dört karısına ait  kulübelerin ortasında ki büyük kulübe, mutfak ve ortak yaşam alanı .Erkek sırayla karşılarında geceliyor .

 

-Çocukların meslekleri resmen dilencilik. Ellerinde içinde birkaç küçük para olan naylon bir kapla sürekli sallayarak dileniyorlar.

-At ve eşek arabaları fayton gibi kullanılıyor.

 

-Ülkeye girer girmez her yerde yetiştirdikleri karpuzu dilimleyerek satıyorlardı. Ben de doyasıya yedim.

Gambiya'dan sonra Güney Senegal’de Mango da yetiştiriliyor.

-Ülkede 1. Dünya Savaşı'ndan sonra yerleşen çok Lübnanlı yaşıyor. Ticaret ile uğraşıyorlar. Zenginler. Renklerinden hemen anlaşılıyor. Az miktarda da Ürdünlü ve Hintli yaşıyormuş 

- Güneye doğru indikçe Boabob ağaçları yapraklandı. Madagaskar’daki kadar olmasa da görünüşleri daha da güzelleşti.

 

-Burada da kadınlar çocuklarını hiç çekinmeden emdiriyorlar.

Saint Louis ve Dakar'da Türk okulları var Gitmedim.

 

ULAŞIM

Şehir içinde ve şehirler arasi paylaşımlı taksi ve paylaşımlı 7 kişilik pikap ve dolmuş var. Ücretler,  konfora göre değişiyor.

 

YEMEK

 

 Yemekler genellikle baharatlarla tatlandırılır 

 

Thieboudienne((balıklı pilav): Ülkenin milli yemeğidir.

 

 balık, sebze ve pirinçten oluşur.

 

Yassa Poulet: (soğanlı et veya balık),Tavuk eti, limon ve soğanla yapılan lezzetli bir yemektir.

 

 Mafé (fıstık )soslu et 0 mıgüveç) (: Fıstık ezmesi soslu et veya sebze yemeğidir. Lezzetliydi

Roti:

Patates(Manyok),doğan 

,ve et ile yapılıyor. Aşırı  biberliydi

 

bissap (hibiskus çayı,soğuk içilen çiçek çayı, çok güzel.

Sauce guinar: kızarmış tavuk, patates, marul, soğan .Ekmekle servis ediliyor

 

GEZI

1-Djoud N.P: Sınırdan Saint Louise ye giderken görüyorsunuz.

Saint Louise -Dakar(264 km)-Saly(88 km)-Touba(168 km)-Kaolack(107 km)

 

DJOUD MİLLİ PARKİ

Dunyanin en büyük milli parki.

 

Avrupa'da ki tüm göçmen kuşların kışı geçirdikleri bu  Park,

UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alıyor. Saint

Louis’e giderken flamingoları görebilirsiniz. Yüzlerce kilometrelik alanda sular altında kalan toprakların oluşturduğu doğal ve nemli Vaha, bir milyondan fazla göçmen ve yerleşik kuş için en iyi yaşam ve yuva alanı olma özelliği taşır.

400’ü aşkın türden en yaygın olanlar pelikanlar ve flamingoların yanı sıra bu alan yaban domuzu ve timsahları da bünyesinde barındırır.  İsterseniz motorlu tekne gezisi yapabilirsiniz.

 

-FATALA Milli Parkı: Senegal ile Gambiya sınırına yakın. 

Aslan, zürafa vb.  görebileceginiz Park.

 

 

ST LOUİSE

Batı Afrika kolonilerinin ilk başkenti olan eski kasaba Saint Louis, bu

 

Senagal nehri ve  ve Atlantik Okyanusunun  kesiştiği noktada ki  Adalar üzerinde  kurulmuş kolonyal donemin ilk yerleşimi.

Bu şehir gece güvenliymiş , sıtma tehlikesinin de olmadığı söyleniyor.

  

 

bu şehir Senegal nehrinin oluşturduğu köprü ile bağlanan adacıkların üstünde deltaların arasına kurulmuş çok ilginç bir yapısı var.

 

 batı kısmında balıkçılar ve okyanus var .

 

kolonyal bölgesi,Unesco’nun Dünya mirası listesinde. 

 

GEZI

adalar sırasıyla 

1-Market sor(Ana Kara)

2-Nord

 

“Pont faidherbadli: Market Sor ile Sudone arasında Senegal nehrinin üzerinde ki bu  demir büyük köprüyü, Fransızlar, başka yerde yapıp getirmiş. Köprü ile karadan ,adaya araç veya yaya olarak geçiliyor.

 

3-Sudone:Çok güzel Kolonyal evler var. Buradaki nehir kıyısında ki kolini zamanından  kalma otelin bir gecelik fiyatı 4500 CFA)

Burada harika kolonyal bina görünce içine girdim. Okulmuş. Tüm Öğrencilerin  sıkı sıkıya başları kapalıydı ama altlarında yine daracık pantolonları vardı.

 Sarı köprüden geçtiğinizde

 

4-Guett Ndar:

-Plage Dianalaye) Balık pazarı: Nehir kenarı ve sağa döndüğünüzde deniz kenarından da devam ediyor. İnanılmaz kalabalık ve kirli. Bu kadarına da pes denir. Balık başlarından yığınlar yapmışlar. Ama çekiç başlı köpek balığı dahil çok çeşitli taze balık  var. Sinekler hücum etmiş Aslında aralarda mideniz alırsa taze balık pişiren yerler de var.

Hemen yakınında 

-Mezarlık: Bu kadar bakımsız ve çirkin bir mezarlık daha göremezsiniz. Ölüler, kum yığınların altında yatıyorlar. Başlarında da gelişi güzel çubuklarla dikilmiş . Ölüyü tanıtan tabelalar vardı.

5-Santhiaba:

-Anıt: İki askerin kabartması olan kirli bir anıt.

6-Gokhoumbathe

7-hydrobase

Not:

Gezmek için en iyisi 2 nolu dolmuş(150 CFA=10 TL) ile önce 10 km şehirden önceki Üniversiteyi görün. Yeşil ve iyiydi.25 Aralık Noel nedeni ile içi kapalıydı. Buradan 2 nolu dolmuş  şehir merkezine gelip , demir köprüyü de geçip balık pazarına yakın en son durakta ininiz. Balık pazarı, anıtı  gezdikten sonra  yürüyerek ,kolonyal evleri görerek Market Sor'a geri geliniz.

Saint Louis-Dakar(200km, dolmuş 4000 CFA,4 kişilik taksi 10000 CFA, 4 kişilik taksi  6000 CFA.

Dolmuş şehir merkezinden uzak garaj  veya Üniversitenin önünden de kalkıyor.

 

DAKAR

 

  Fransa ve İspanya’dan gelmek yakın ve  kolay olduğundan özellikle Fransa’dan gelen çok  turist vardı.

Dakar’in merkezine geldiğimde  artık  çevre bayağı yeşillendi. Caddelerde  oturup yiyebileceğiniz küçük mekanlar var. Ben de bunların birinde kıymalı kocaman sandviç yedim. Yanımda  Türk çayı olduğundan sadece sıcak su aldım.

 

Dakar'da Türk Restorantı: İstanbul Kebap

 

   Telefon: 33 868 18

Gitmedim.

Ulaşım:

-Dolmuş: Yakın banliyölere gidiyorlar.

-Arkadan binilen renkli dolmuşlar: Şehir içinde dolaşıyorlar.

-Den Dikk :dolmuş ve belediye otobüsü: Otobüsler sanırım yeni olduklarından henüz parçalayıp kirletememişler. Devlete ait ,klimalı ve konforlu. Şehir içinde dolaşıyorlar. Bilet 10 TL.

Metrobüs: Sarı, kırmızı ve yeşil Senegal bayrağı renklerinde körüklü büyük otobüsler. Durakları çok moderndi

 

-Senegal’de motosiklet çok kullanılıyor.

 

NOT: Ben gittiğimde Mali’de savaş ve tehlikeli olduğundan  Mali’ye gidemedim.

 

 

DAKAR GEZİ(2-3 gün yeterli)

Bulundugunuz yerden 

 

1-Independance place:(Şehir merkezi)

Yeni yıl nedeni ile otel ve çevresi süslenmişti .

-Vali Sarayı (Où se trouve le palais du gouverneur )Beyaz ve kiremit renkli kolonyal yapı. 

Ben burada ki Pullman hotelde yemeğe katıldım. Ücret karşılığı istediğin kadar yiyorsun. Otel ,gelişmiş ülkelerden hiç bir farkı yoktu .Gelenler çok şıktı. Özlediğim peynirin her çeşidi vardı. Ama arsızlık yapıp çok yiyince ve üstüne boabab ağacının suyunu içince bağırsaklarımı hasta ettim.500 metre sonra zor tuvalete yetiştim.

Yakınlarda da başkanlık sarayı var ama foto çektirmiyorlar.

 

Yürüyerek 

 

2-tarihi Kermel Pazarı:1860 yılında inşa edilen kolonyal binanın içinde , yiyecek, giyecek satılıyor. Her türlü sebze ve meyve bulabilirsiniz. Ama bu güzelim binayı hiç yenilemediklerinden bakımsız görünüyordu.

hemen dışında harika hediyelikler alabileceğiniz dükkanlar var.

Buradan aşağı yürüyerek indiğinizde güzel 

kolonyal binalar göreceksiniz.

 

 

Buranın devamında 

 

2-Plato bölgesi: Zenginlerin oturduğu güzel binaların olduğu bölge.

Yürüyerek 

   

 3-Tren Garı: 

 

Bu kolonyal binada çok güzeldi. Buradan Mali’ye ve şehrin banliyölerine gidebilirsiniz. Aslında yakın yerlere giden tren metro. Yeni ve temiz. Duraklarda modern. Benim bir buçuk saatte dolmuş ile gittiğim yerleşime(300 CFA) tren ile 20 dakikada(500 CFA’ya ) gittim.

 

4-Civilizations Noirs Müzesi 

 

Pazartesi kapalı. Diğer günler 10-19 arası açık.3000 CAF. 

 

Senegal’in ilk başkanı tarafından her yerde Siyahların tarihini ve çağdaş kültürlerini temsil edecek bir müze oluşturmak vizyonuyla Aralık 2018’de çok modern müze. Binası da çok güzeldi.

Karşısında ki tiyatro binasında yeni yıl nedeni ile çocuklara hediye paketi ,dondurma, mısır patlağı ,şapka vb. dağıtıyorlardı.

Buradan tekrar gara doğru yürüyüp 

 

 

Garın önünden 1 veya 4 nolu Den Dikk otobüsü ile (Veya yürüyerek, ben yürüdüm)

Sahilde ki “latdior” durağında ininiz.

 

5-Kornij:

Dakar’ın sahil şeridi boyunca uzanan Corniche  palmiyeler, çiçek bahçeleri ile çok bakımlı görünmese de güzeldi. Ama Atlantik Okyanusu ve koyların manzarası muhteşemdi .Kornij boyunca 

Koşanlar, yürüyenler ve  spor yapanlar vardı. Ben, ilk günden bikinimi kaybettiğinden denize sadece ayaklarımı sokabildim. Ama yüzenlere de çok imrendim. Denizin üstü pırıltılıydı.

Buradan yürümeye devam ediniz.

   A- Balıkçı köyü: Burada tekne yapımlar, boyanması vb. görebilirsiniz. Ama ben atladım sanırım. Bulamadım.

   B-soumboudioun market: Afrika'ya ait muhteşem hediyelik eşyalar alabileceğiniz dükkanlar var. Harika kumaşlar, ağaç figürler ,maskeler, hasırdan şapka, çanta vb. var. Yine altın gibi metalden nefis dizayn edilmiş takı dükkanları da var. Ayrıca burada bu hediyeliklerin yapıldığı atölyeleri de gezebilirsiniz.

 

Not: şehir merkezinde ki Sham’daki  bir alışveriş merkezi, Avrupa’da kinden hiçbir farkı yoktu .Ünlü markaların mağazaları çok şık dizayn edilmişti.  İçindeki süpermarkette istediğiniz her türlü ürünü bulabilirsiniz.

yalnız küçük sandviç  ekmeğine 16 TL verdim. Dondurması da kalitesizdi.

 

Hemen ilerisinde 

 

   C-Balık market: 

 

 

 

Buradan  10 numaralı otobüs binerek 

 

 

 

6- IFAN Müzesi: Batı Afrika’daki en eski müzelerden biri.

Hafta içi 8-18 arası açık. Hafta sonu kapalı olduğundan içini gezemedim.

 

Ben taksi ile gittim ama müzenin önünden  tekrar 10 veya 7 nolu otobüs ile 

 

7-Afrika Rönesans Anıtı

Buraya giden dahil yolu geniş ve çok güzeldi. Sahil boyu palmiyeler ve okyanus manzarası da harikaydı.

şehrin Fransız sömürüsünden kurtulması (!)adına yapılmış 

bağımsızlık heykelidir.

Afrika’nın en uzun bu heykel, Bronzdan yapılmış. ikiz tepeler tepelerden birinin üzerinde bulunuyor. Genç bir kadın, erkek ve çocuktan oluşan heykelin bulunduğu yerden Şehir manzarasını görebilirsiniz.

ini da seyredebilirsiniz.

 

Anıt, Kuzey Kore Mansudae Sanat Atölyesi tarafından yapılmıştır.

 

 

 

8-Les Mamelles Deniz Feneri:

Gitmedim. Sanırım daha da ileride olmalı.

 

Yakın gidilecek yerler:

 

1-LAC  ROSE(Pembe göl)

 

Ben Saint Louis’den gelirken Rifisgue’de inip 53 nolu dolmuş (Sanırım Dakar’dan gelen dolmuş)ile Crossema’ yerleşimine gittim. Buradan da 85 bolu dolmuş ile hemen gölün önünde iniyorsunuz.

Veya Fakat merkezden 50 bolu otobüs veya trenle ”Yeumbeul”a  gelip 73 nolu dolmuş ile de gölün dibine kadar gidiyorsunuz. Başka dolmuşlarda gidiyordur.

Kum tepeleriyle çevrili sığ bu tuzlu su

Göldeki farklı mineraller  ve yoğun tuzdan dolayı m bakterilerden başka canlı yaşanıyor. Ben gittiğimde gölün rengi kiremit kırmızısı rengindeydi

 Okyanustan on kat daha tuzlu olan bu göl genelde sahip olduğu tuz sayesinde pembe bir tonda parıldar

İçindeki bileşimler nedeni ile güneş vurunca  kırmızı oluyormuş. 600’ den fazla işçi geleneksel yöntemlerle  gölden tuz çıkartıyorlar.

 

golde gezmek için 15 dakikalık botun ücreti 5000 CFA.

Gölün çevresinde güzel restoran ve Oteller var.

Ayrıca çevreyi(küçük bir çölü) ATV, deve ve atla da gezebiliyorsunuz.

Burada ki hediyelik eşya dükkanlarında ki el emeği oyulmuş heykel v.b harika. Nasıl çalıştıklarını da yakından görebiliyorsunuz.

isterseniz göle yakın Atlantik okyanusunda yüzebilirsiniz.

 

Bu göl, Dakar Rallinin bitiş noktası.

 

Daha uzaklar:

 

2-GORE ADASİ

Hemen garin yakınında ki limandan büyük boy kalkıyor.

Yerliler için 500CFA,turistler için 6000 CFA. İki kez yolcular turnikeden geçerken sıkı sıkı kontrol ediliyor.

ilk feribot olmasına karşın tahminen 250 kişi binmiştir. Yabancılar ayrı bir kuyruktan alınıyor.  Zaten çoğu yabancı acenteden bilet alıp rehberi ile gelmişti. Asla gerek yok.

 

Günde birçok feribot kalkıyor. 20 dakika sürüyor .

 

Esir ticaretinin yapıldığı  merkezlerden biri. Unesco’nun  korumasında. Afrika’dan gelen köleler buradan Amerika’ya yollanırmış.

 

Adadaki evler Hollanda egemenliğinde kırmızıya, Fransızların egemenliğinde ise sarıya boyanmış. Begonvil ve yasemin çiçekleri var. Aslında güzel bir ada. Ama burada yaşayanlar yine kirletmiş.

 

Önce müze 10:30 da açıldığından önce boobap ağaçları manzarası eşliğinde 

 tepeye doğru kısa bir yürüyüş ile tırmanınız. Yıl boyu hediyelik eşya satanlar, sanat galerileri, resim sanatları v.b göreceksiniz. Hepsi de satın almaya çok değer. Sıkı pazarlık yapmalısınız.

 

1-Tepedeki anıt: 1999’un sonunda  buradan Afrika'ya götürülen kölelere Şükran amacı ile  Amerikalılar yapmış.

Hemen yakınında 

2-Navarro’nun topları: Adanın tepesinde iki   top.

Buradan yürüyerek aşağı indiğinizde

Tepelerden şehir manzarasını görebilirsiniz.

3-Point Of no return (Dönüşü olmayan yer): Denizin dibinde ki bu yuvarlak binada kölelerin  ülkelerinden nasıl koparıldığını anlatan resim ve materyaller var. Etkileyici müze. Ben girdiğimde kimse yoktu. Ücretli olabilir.

Geri dönerken bilet sorulmuyor Turnikeler açık.

Bu adada da denize girebilirsiniz. Ben henüz hastalığını atlatamadığımdan girmedim. Su temiz görünüyordu.

 

3-MİDYE ADASI 

 

Dakar yakınlarında heryer midye ile kaplı Ada. Gitmedim.

 

Daha Uzaklar:

 

Saly yolu üstünde 

 

1-Bandia rezervi, zürafaları, gergedanları ve çeşitli vahşi yaşamı gözlemleyebileceğiniz,  safari yapabileceğiniz park.

 

Ben çok gezdiğimden artık milli parkları atlıyorum.

 

2-SALY

Dakar—Saly(86 km,2500 CFA)

Ama şehrin girişinde Morse garajında bırakıyorlar. Buradan taksi ile 8 km uzaklıkta ki  Deniz kıyısında ki otel ve rezidansların olduğu yere gidebilirsiniz. Bu şehirde yol boyu her renkte begonvil girebilirsiniz. Ben “Safari” otelin önünden denize girdim. Parayı üzerimde taşıdığımdan  Dakar’da girmeye cesaret edememiştim. Saholdeki Fransız turiste çantalarımı  teslim ederek girdim. Deniz biraz soğuk olmakla fena değildi. Ama Akdeniz gibi  değildi. Kumu altın renginde, pudra gibiydi.

Ölüm yaklaştıkça denizden nedense korkar oldum. Fazla açılamadım.

Bu bölge bildiğimiz sahil kesimi. Hediyelik dükkanlar sıralanmış. Sahilde her türlü deniz sporlarını yapabilirsiniz.

Buradaki bir rezidansın fiyatı gecelik 50.000 CFA .

Deniz kıyısında taksi ile “Mbour” garajına geliniz Buradan dolmuş ile

Saly —Touba(168 km, 10 kişilik temiz dolmuş,3500 CAF, 3 saat)

Ama dolmuş, “Mbacktt’te duruyor. Ana yolun karşı tarafı ise “Touba” oluyor.

 

3-TOUBA

Touba’daki camiler çok gösterişli ,bakımlı ve temiz. Din ile çok ilgilenen olursa zenginde çok oluyor. Saray yavrusu gibi evler gördüm. Önce taksi ile “Büyük Cami” ye gittim. En dışta ayakkabılarınızı çıkarıyorsunuz. O kadar şaşaalıydı ki şaştım kaldım. İşlemeler Fas usulü ve çok güzeldi. Şeyhleri Amafou’nun cami içinde ki türbesine kadın müritler resmen yapışmış Dua ediyorlardı. Hemen bir uyanık beni kapıp gezdirip sonunda da para istedi. Hem vermedim hem de bir ton bu arsızlığına  söylendim. Caminin avlusunda beyaz  giymiş erkek ve kadınlar oturarak kuran   okuyorlardı. Maalesef zikir göremedim.

Bu cami Senegal’in en büyük camisiymiş. Biraz ilerisinde ki “Cuma camisi” de çok gösterisliydi.

Ben burada çok zengin Mürit bir ailenin evinde kaldım. Saygılı olsun diye başımı kapatıp pantolonunun üstüne fularımı etek gibi yaptım

Evin gelini, eşinin dedesi ve kayınlarının yanında sırtı tamamen açık elbise giydiğini görünce şairdim tabii.  Anlayacağınız burada da Senegal modası devam ediyor

 

Müridizm (Mouridism):Senegal'i en büyük ve etkili Sünni tasavvuf tarikatıdır.

Şeyh Ahmadou Bamba tarafından 19. yüzyılda(1853-1927), Touba şehrinde kurulmuş olup, mistik öğretileri, işçi ve üretkenliğe vurgular.

Şeyh Ahmadou Bamba'nın sürgün edilmesi ve tarikatın bağımsızlık mücadelesindeki rolü, Müridizm'in Senegal tarihinde önemli bir dini otorite haline getirmiştir. Senegal'in nüfusunun  %95'i Müslüman olup, Müridizm bu Müslümanların büyük çoğunluğu tarafından takip edilir.Şeyhe (pir) bağlılık ve yoğun zikir (Allah'ı anma) esas alınır. Senegal’de Müridler 12 saat aralıksız toplu zikir çekerler.

Touba şehrindeki büyük merkezi ve farklı kolları (özellikle Baye Fall) ile bilinir. Mezarı, Touba'da büyük camiye yakın bir yerde. Baye Fall hareketi, Müridizm'in mistik ve dikkat çekici bir yorumudur; Rastalı saçları, renkli kıyafetleri ve farz ibadetlerden farklı bir uygulamalarıyla tanınır.  Tarikat, ülkenin barış ortamına katkıda bulunur, diplomatik ve kültürel köprü görevi gördüğü söyleniyor!

Her yıl düzenlenen (3 Ağustos 2026)festivalde kasabayı dört milyon hacı ziyaret etmektedir. 

Bu nedenle ziyaret sırasında sigara içilmemeli, alkol kullanılmamalı ve kapalı giyinmeye dikkat edilir. 

 

Tuba—Koalack ( 107 km,)

Veya direkt sınıra geçiniz.

Gambiya’da görüşmek üzere

 

 

4-KOALACK :Yakínında “SineSaloum Deltası” var. Bu nehir delta oluşturarak nehre varıyor.Cesitli kuşlar yaşıyor. Burada tuzlu suda yaşayan mangrov ormanları var. İçinde birçok farklı kuş görebilirsiniz.

Not:Fathala Safari Parkı: 

Koalack’tan 86 km güneyde.

Gambiya'nın güneydoğusunda yer alan bu park, zürafalar, zebralar ve antiloplar gibi vahşi hayvanları gözlemleme fırsatı sunar.  

 

Kabang(Sınır kasabası, 82 km) Toplam 5000 CFA=400 TL,10 kişilik dolmuş, le birçok yerleşimde geçerek  dört saat  sürdü. Yol, asfalt ve çok düzgündü.

Ama dolmuşta kendi yerel dillerindeki sürekli söylenen ilahileri ruhumu daralttı

 

Touba’dan bindiğim dolmuş, Koalack’a kadar gittiğini sanarak dolmuşa bindim. Meğerse sınıra kadar gidiyormuş. Benim için iyi de oldu. Daha önce bu ormandan Asya’da  çok gördüm. Zaten yol boyu kökleri dışarıda mangrov ormanı göreceksiniz. Direkt sınır kasabası “Kabang”a  dört saate geldik. Hızlıca iki gümrükten geçtim. Hatta Gambiye vizemin başlamasına daha 3-4 gün vardı. Gambiya tarafında garajdan  Barça'ya Büyük dolmuş 50D,ama çok bekliyor, on kişilik pikap 100 D, taksi 150 D.Barra’dan  feri ile Banjul’a geçebilirsiniz.

Aslında Gambiya  damgasını vurup çıktıktan sonra hemen Banjul’a belediye otobüsü ve yanları açık jeeplerde var.

Sınır–Barra (18 km)

İki sınırda da ayakta para bozduranlar,  yine sim kartı satanlar vardı. Ama normalde 10 Dolar=727.D olmasına rağmen en fazla 710. verdiler.

 

Gambiya’dan sonra tekrar Senegal

BANJUL–ziguinchor (153 km,3.5 -4 saat)

 

ZIGUINCHOR

Not: Ziguinchor ile Dakar arası haftada iki gün feribot kalkıyor.5000 CFA.24 saat sürüyor. Çok keyiflidir.

 

Ziguinchor,Senegal’in güney sınırında bulunan mango ağaçlarının çok olduğu yemyeşil doğası ile   Diola halkının yaşadığı bölge.  Burada Diola etnik grubundan başka “Balanta” gibi farklı etnik gruplar da yaşıyor. Balanta etnik grubunun ,kadınlarının çoğunun başı açık. Askılı giyiniyorlar. Namaz kılarken başlarını kapatıyorlar. Kız öğrencilerin çoğu başı açık okula gidiyor.

Burada ziyaret ettiğim  Diola ailesinin çiftliğinde  sulu portakallar, mandalina, Gaju, Papa'ya, domates, biber v.b yetiştiriyorlardı. Elektriği güneş panellerinden alıyorlardı.

Bu şehrin en iyi mevsimi Nisanmış. Çünkü mango, Gaju, Papa'ya bu mevsimde oluyormuş.

Yalnız burada çok ısıran sivrisinekler var. Cibinliksiz yatılmıyor.

Ulaşımı, kısa mesafelerde  motorlularla da sağlayabiliyorsunuz.


 Dolmuş, sizi şehrin tek garajında bırakıyor. Buradan önce yürüyerek

1-. Ziguinchor Katedrali (Cathédrale Saint-Antoine de Padoue)

Senegal’in en büyük kiliselerinden biri.
Kolonyal dönem mimarisi var. Kapalı ise görevliye rica ediniz.

Buradan yukarı yürürseniz 

2-Joala Müzesi: Giriş 3000 CFA. Müze, batan geminin anısına feribot şeklinde inşa adilmiş. İcerde görülecek fazla bir şey yok. Foto da çektirmiyorlar.

1990 yılında Alman tersanesi 583 metrekarelik  inşa edilen Joola, 12 Kasım 1990'da Senegal eyaletine yeni olarak teslim edildi.

 10 Eylül 2002'deki açılış yolculuğu, Dakar ve Ziguinchor arasındaki yapıldı.

Ancak Tekne, 26 Eylül gecesi Gambiya kıyılarında 2.000'den fazla yolcuyla battı.

Biraz ilerisinde

3-Casamance Nehri

Nehir kenarında çok sevimli otel, restoran ve kafelerde çiçekler, ağaçlar ve farklı kuşlar görebilirsiniz.

İsteseniz bir tekne kiralayıp gün batımını izlersiniz. Mangrov ormanlarını görebilirsiniz.

Isterseni  Pirogue (yerel kano) ile dar nehir yollarından doğal yaşamı fotoğraflayabilirsiniz.

4- Boucote Marché Saint-Maur (Ziguinchor  kapalı Pazarı)

Casamance kültürünü görmek için en iyi yer:

  • Tropikal meyveler
  • Yerel baharatlar
  • El yapımı sepetler ve kumaşlar
  • Balık

5-Basse-Casamance Milli Parkı

Şehre yaklaşık 30 km:

Maymunlar, Timsahlar,

Ziguinchor’dan tekneyle gidilir:

Beyaz kumlu plajlar, Kolonyal kalıntılarını görebilirsiniz.

Yemek

Casamance mutfağı Senegal’in en iyilerindendir:

  • Poulet yassa
  • Poisson braisé
  • Taze mango, papaya, ananas
  • Casamance palm şarabı 
  • Thiébou diéne: Bulgur pilavı üstünde balık ve aynı sebzeler serpiştirilmiştì. Sadece ne işe yaradığını merak ettiğim yeşil domates de eklenmişti.

 

daha uzaklar

Ziguinchor -Oussouye(57km, bir saat)- Cap Skirring (42km, kırk dakika)

Aracin büyüklüğüne göre 1300Cap Skiring’e kadar )  ,1500 ve 2000 CFA.

Ayni gün iki yerleşime yerel araçla gidip çok rahat geri dönebilirsiniz.

Bu yol nehirler, palmiye  ve Mangrov ormanları ile manzarası güzel. Bazı yerlerde kiralayabileceğiniz   tekneler bekliyor.

OUSSOUYE

Diola Köyleri (Oussouye, Mlomp.Birbirlerine benziyorlar. Ama Oussouye’de kralı da görebilirsiniz.)

Senegal’in güney sınırında bulunan doğayla iç içe olan Diola halkının yaşadığı Casamance bölgesinde.

Dolmuştan hemen indiğim yerin biraz gerisinde Kralın  misafirlerini kabul ettiği etrafı kurumuş palmiyelerle kapatılmış kısma girdim ama hemen korumalar beni engelleyerek beklemem gerektiğini söylediler. Burada  İngilizce bilen rehber de vardı. Krala bağlı Müslüman, Hristiyan ve Animist halkı(köleleri )varmış.

Daha sonra Kral dışarı çıkarak misafirleri ile fotoğraf çektirdi. Kral, elinde Süpürge otu demetine benzer asası olan sıradan yaşlı bir adama biat ederseniz elin oğlu Avrupalı da gelir tepenize çöker.

Kralda kendinden daha kuvvetli Avrupalılar ile iş birliği yaparak toplumun iyice geri kalmasını sağlamış.

Yolun hemen karşı tarafında Kralın üç hanımı ve çoluk çocuğunun birlikte yasadığı geniş ataerkil Diola ailesi olarak  yaşadığı kerpiç ile sıvanmış büyük yapıyı gezdim. Kralın karısının misafirleri kabul ettiği koltuklu odada tüm duvarlar ailenin fotoğrafları ile süslenmişti. Devlet başkanı ile bu eş  çektirdiği fotoğraf , kralın siyasi gücünü gösteriyordu. Askılı bluz giymiş torunları televizyondan film izliyorlardı.

Aynı yapı içinde 2. esinde misafirlerini kabul ettiği oda fotoğraflarla süslenmişti. Bu eşi, daha da güzeldi.

 

 

Ayrıca eloubaline adasında, çatıdaki  delikten ışığın geldiği  kil ve ahşaptan oluşan , dış saldırıdan koruyabilecek şekilde inşa edilen impluvium evlerini görebilirsiniz.

 

 

 Casamance’ın yerli halkı Diola kültürü:

Geleneksel evler

Kutsal ormanlar

Yerel pirinç tarlaları

 

  

 

Cap Skirring 

 

Senegal’in en güzel plajları ,Palmiye ağaçları, Lüks ama aynı zamanda yerel tatil kasabası

 

Burada da genç erkek arayan  yaşlı turist  kadın çoktu. Ama burada aile olarak gelenler de vardı.

not: Dolmuştan  indiğiniz  yerde renkli deri terlik satan dükkandaki bir terliğin fiyatı 1600 TL. Güzellerdi. Alınabilir.

Dolmuşuna sizi indirdiği yerden 10 dakika aşağı doğru izniniz. Direk lüks tatil köyüne varıyorsunuz. Turistler için her şey düşünülmüş. Palmiyelerin olduğu yemyeşil bahçesi çok güzeldi. Ama okyanus çok dalgalı olduğundan giremedim .Sörf yapanlar da vardı.

Buradan sahilde ki balıkçıların teknelerini görebilirsiniz.

Önemli: Cap skiring’e çok yakın “Diola” müzesi vardı. Bu önemli müzeyi kaçırdığım Gine Bisau’ya gittiğimde hatırladım.

 

Ziguinchor - Bissau( ilk dolmuş sabah 4’de.Pesinden gelen dolmuşlarda hızla dolup 7’de kalkti..4500 CFA.5 saat sürdü. Dolmuş, şehrin 5-10 dakika araç ile gidilebilen biraz dışında bırakıyor. 

 

Üç kişilik koltuklara dört kişi si oturuyor.

 

yarım saat sonra Senegal sınırı “Mpak” a geldik. Bir aylık vizem olmasına rağmen beni bizzat beklettiler. Baktılar ki benden ses çıkmıyor damgayı bastılar .

Buradan kısa bir sürüş sonrası Gine Bisau sınırına girdik.

Yolun büyük kısmı toprak olduğundan kötüydü ama bu delik deşik yol, Gişeye gelince otoban olduğunu öğrendim. Şaka gibiydi.

 

 

 

 Eğer özel araç ile seyahat ediyorsanız Gine Bissau sınırını geçtikten sonra  Bissau yolunda, Bula’da Kral Regolo ‘ya saygılarını sunabilirsiniz.

 

Gine Bisau’ da görüşmek üzere

 

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder