|
3-SENEGAL
VİZE:
Çok
önemli: Eğer Moritanya-Nouakchott’tan vize almayı düşünüyorsanız
;sadece pazartesi ve perşembe saat 9-11 arası başvuru
yapabiliyorsunuz.
Vize
için 3 foto, pasaport fotokopisi ve form dolduruyorsunuz. Ücret almıyorlar.
Pasaportunuzu
da aldıklarından bu arada diğer şehirlere gidemiyorsunuz. Yollarda sürekli
kontrol oluyor
O
nedenle Nouakchott’a pazartesi veya Perşembe olacak şekilde geliniz. Sabah
erkenden başvuru yapıp bu arada şehri gezebilirsiniz. Ama boşa
bekleyeceğiniz için Senegal vizenizi Türkiye'den alabilirsiniz.
Üç gün
içinde vize çıkıyor. Yani pazartesi baş vurduysan Perşembe, Perşembe
baş vurduysan Pazartesi vizenin alıyorsun.
Senegal
vizenizi -Senegal Havaalanında da alabilirsiniz ama karayolu
girişlerinde kapı vizesi vermiyorlar.
Çok
önemli: Senagal’den sonra Gambiya’ya ve oradan da Gine Bisau’ ya
gidecekseniz Gambiya çıkışı tekrar Senegal,’e gireceğiniz için vizenizi çok
girişli alınız. Ve tüm bu gezimizi içine alacak şekilde tarih aralığını
söyleyiniz. Bana Nouakchott’ta 15 günlük Senegal vizesi verdiler. Bu süre
Senagal ve Gambiya için yetmediğinden tekrar Gambiya’da Senegal vizesi
almak zorunda kaldım. Yılbaşı da araya girince beklemek zorunda kaldım.
Eğer tekrar vizeniz bitmişken Senegal’e girdiğinizde vizeniz çoklu girişli
olsa da sınırdan geri döndürüyorlarmış .Dikkatli olunuz.
Gambiya’daki
Senegal elçiliği, pazartesiden Perşembeye kadar çalışıyormuş. Burada bana
bir aylık vize verdiler ama kullanamadım. Eger Gambiya’dan Senrgal’e
geçiyorsanız zaman aralığı daha az olabilir
Adresi:
59
Kairaba Ave.(Pipeline camisinin arkası.)-GAMBİYA
-Gambiya’da
ki Türk elçiliği
Kaira
Ave.
Bright
Başkente
10 km uzaklıkta.
GENEL
Senegal
Cumhuriyeti, Atlantik okyanusu kıyısında
Senegal
Nehri'nin güneyinde, Batı Afrika'da yer alan eski bır Fransız sömürgesidir.
Yüzölçümü196.190km2
12
milyon nüfuslu
Komşuları ,
Moritanya, Mali, Gine, Atlas Okyanusu
Senegal
kuzey ve güney olarak ikiye ayrılmıştır. Ülkenin kuzeyi ve iç bölgesi
çöl ve çok kuraktır. Sürekli Sahra çölünden kum geliyor.
Güney
ise yemyeşildir.
Deniz
ürünleri, fosfat ve demir, ülkenin ekonomik kaynaklarıdır.
TARIH
Dakar'a
ilk gelen Avrupalı güç Portekizliler.
1444
yılında Portekizlilerin gelmesinden sonra Hollandalılar, en son olarak ise
Fransızlar bölgeyi ele geçirdi.
1862
yılında inşa edilen liman, şehrin önemini daha da arttırdı ve Avrupalı
tüccarlar buraya gelmeye başladı. Fransızların burada inşa ettiği deniz
üssü ise şehrin askeri yönden önemini arttırmış oldu.
1909
yılında da Osmanlı Devleti, Dakar'da fahri bir başkonsolosluk kurdu.
Dakar,
uzun süren Fransız sömürge yönetiminin ardından, 20 Mayıs 1960 tarihinde
Senegal Cumhuriyeti’nin başkenti oldu.
1904
yılında Fransız Batı Afrikası’nın başkenti olan Dakar’da, Fransız etkisi
çoğu yerde hala hissediliyor.
PARA:
Batı
Afrika CFA Frangı(Kısaca “Sefa” diyorlar.)
Batı
Afrika CFA frangı (XOF), Batı Afrika'da sekiz farklı ülkenin para
birimidir: Benin, Burkina Faso, Fildişi Sahili, Gine-Bissau, Mali, Nijer,
Senegal ve Togo. Bu ülkeler, Batı Afrika Devletleri Merkez Bankası (BCEAO)
çatısı altında ortak bir para birimi kullanır ve bu frangın değeri Euro'ya
sabittir.
1
Dolar= 556,30 CFA
—-----
1 CFA =0,077 TL
10 CFA=0,77 TL
100 CFA=7,7 TL
250 CFA=10.09
500C FA=38.18
1000 CFA=76.36 Tl
Benzin 920, gaz 680CFA
Bizim normal ekmek gramajında ki
uzun ekmekleri 150 CFA(10 TL.)
DİL: Yerel dıllerı
‘Wolof’ ama halkın çoğu Fransızca konuşuyor.
DİN:
Müslüman %92, yerel inançlar %6, Hıristiyan %2
Müslüman
halkın bır kısmı büyücülere inanıyor
.
IKLIM: Gündüzleri sıcak, geceleri serin.
Kasım-
Mayıs’a kadar yağışsız, geceleri biraz serin, gezmek için en iyi mevsim.
nisan
da çok güzelmiş.
Haziran
–Ağustos: Güney taraf için yağışlı mevsim. Kuzeyde sürekli kuraklık var.
YAŞAM
-Müzik ve
dans Senegal yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır.
-Burunlarını
karıştırmıyorlar. Resmen gözünüze baka baka oyuyorlar.
-Dakar’da çöp tenekeleri var. Özellikle çay satan
seyyar satıcıların tezgahın önüne koli koymuşlar. İnsanlar çay içtikleri
kağıt bardakları atıyorlar.
O nedenle kırsal kesim hariç
Dakar, çok kirli sayılmaz.
-Ben, Uganda ve Ruanda’da ki koca gizli ve dudaklı bebeklere
doyamamıştım. Buranın insanı Etiyopyalılar gibi daha ince hatlara sahip.
Bebekleti de öyle. Burada ki bebekler de tatlıydı ama Ruanda ve
Uganda’dakiler çok daha sevimliydi.
-Moritanya’dan
sonra buraya geldiğinde Afrika’da olduğunu ancak his ettim. Afrikalı gençler,
saçları kıvırcık olduğundan ya incecik oruyorlar, Ya da bu ince
örgülere yapay saç ekleyerek uzatıyorlar.
Saçları
dümdüz olanlar peruk olduğunu biliniz. Rastalı gençlerde var.
Harika
Afrika giysisi giymiş kadınlar gördüm. Altın veya altın gibi takılar
takıyorlar. Özellikle kulaklarında bir kaç tane küpe oluyor.
Tüm
Afrika'da olduğu gibi giyimleri en çok özen gösteriyorlar.
GIYSILER
-özellikle
başları açık veya başları kapalı kızlar ,aşırı dar pantolon giyiyorlar.
Güzel
vücutlarına da çok yakışıyor.
-Burada
da kadınlar, parlak, sarı, turuncu, kırmızı gibi parlak
renklerdeki kumaşlardan genelde
robalı,
kol ağızları volanlı düz elbise giyiyorlar. Başlarını da aynı kumaştan
harika modelli bağlıyorlar.
Genç
kızlar ise yine kol ağızları ve bellerinden aşağısı volanlı bluz ve
uzun dar etek veya dar pantolon giyiyorlar. Baslarına bir fularla
öylesine örtüp arkadan saç gibi sarkıtıyorlar.
Vücutları
harika olduğundan (60-90-60,ve sanki yapay popo takılmış ) hele giydikleri
simli kumaştan elbiselerle çok güzel görünüyorlar.
Ama
garip olan;
Müslüman
kadınların ,kolsuz elbise giyip, göbekleri ve omuzları tamamen açık
bırakıp, göğüs çatalları ortada iken ,başlarını fularla kapatmaları komik ve şaşırtıcı. Son
zamanlarda Türkiye'de bile bu kadar saçmalayan görmedim. Bizde baş örtüp, pür makyaj ve dar pantolon giyiyorlar
sadece. Anlayacağınız Müslüman
görünmek isliyorsanız önce başınızı kapatmalısınız. Saç kılları çok önemli!
Geri kalanı ise her Müslüman ülke, kendi modasını yaratmış
-Kaldığım
evde ki genç kızın, tek gözlü odasında en az ,300 tane çanta ve
ayakkabısı vardı. Abartmıyorum. Çok daha fazlaydı ama inanmakta
zorlanabilirsiniz diye bu kadar dedim. Tuvaleti dışarıda ,ortak
kullanılıyordu. Çeşmeye koca kilit takılmıştı. Su bile doğru dürüst yoktu.
Tek odalı evlerinde yaşayan aileler, kapılarının önünde bulaşık ve çamaşırlarını
yıkıyorlar. Yemeklerini pişiriyorlardı. Ama kızı görseniz artist gibiydi. Takma
kirpiklerinden dolayı gözlerini zor açıyordu. Şuh fotolarından birini de
büyüterek duvarına aşmıştı. Artık bunlara çok şaşırmıyorum .İnsanlar,
doğdukları yerde neyi görüyorlarsa, o doğru geliyor. Eğitim de almadıysa
övünebileceği ,sadece güzelliği var. Ayrıca, ezilmişlik, güvensizlik…ne
derseniz…
-Erkekler
ise boyun kısmı işlemeli uzun tunik ve altlarına aynı kumaştan veya tuniğin
içindeki bir bir renkten dar pantolon giyiyorlar. Çok da yakışıyor. Kullanışlı da.
Yaşlı
erkekler uzun elbise giyip başlarına Osmanlı fesi veya yine
fese benzeyen Umman’ın renkli islemeli keplerinden
takıyorlar. Ellerinde de tespihleri eksik olmuyor.
Yine tek
odalı ,tuvaleti içinde olan gencin, ayakkabı ve şapkalarını sayamadım bile.
-Özellikle
ayak bakımına çok özen gösteriyorlar. Yol kenarlarında ayaklarının altını
jiletle temizletip, kremletenler vardı.
-Balık
market gibi yoğun olan yerlerde üstü ve çevresinin yarısı kapatılmış
nispetten temiz namaz kılınacak yerler yapılmış. Ama burada da yatanlar
vardı .
Saint
Louise’de caz çok önemli.
-Foto
çekmenize çok kızıyorlar. İzin de zor veriyorlar.
-Duvarlarda
ki renkli grafitiler çok güzel
Tüm
Afrika’da olduğu gibi bir erkek dört kadınla evlenebiliyor.
Köylerde
ise ,bir adamın sazlardan yapılmış dört karısına ait kulübelerin
ortasında ki büyük kulübe, mutfak ve ortak yaşam alanı .Erkek sırayla
karşılarında geceliyor .
-Çocukların
meslekleri resmen dilencilik. Ellerinde içinde birkaç küçük para olan
naylon bir kapla sürekli sallayarak dileniyorlar.
-At ve
eşek arabaları fayton gibi kullanılıyor.
-Ülkeye girer girmez her yerde
yetiştirdikleri karpuzu dilimleyerek satıyorlardı. Ben de doyasıya yedim.
Gambiya'dan
sonra Güney Senegal’de Mango da yetiştiriliyor.
-Ülkede
1. Dünya Savaşı'ndan sonra yerleşen çok Lübnanlı yaşıyor. Ticaret ile
uğraşıyorlar. Zenginler. Renklerinden hemen anlaşılıyor. Az miktarda da
Ürdünlü ve Hintli yaşıyormuş
- Güneye
doğru indikçe Boabob ağaçları yapraklandı. Madagaskar’daki kadar olmasa da görünüşleri
daha da güzelleşti.
-Burada
da kadınlar çocuklarını hiç çekinmeden emdiriyorlar.
Saint
Louis ve Dakar'da Türk okulları var Gitmedim.
ULAŞIM
Şehir
içinde ve şehirler arasi paylaşımlı taksi ve paylaşımlı 7 kişilik pikap ve
dolmuş var. Ücretler, konfora göre değişiyor.
YEMEK
Yemekler
genellikle baharatlarla tatlandırılır
Thieboudienne((balıklı pilav): Ülkenin milli
yemeğidir.
balık,
sebze ve pirinçten oluşur.
Yassa
Poulet:
(soğanlı et veya balık),Tavuk eti, limon ve soğanla yapılan lezzetli bir
yemektir.
Mafé
(fıstık )soslu et 0 mıgüveç) (: Fıstık ezmesi soslu et veya sebze
yemeğidir. Lezzetliydi
Roti:
Patates(Manyok),doğan
,ve et
ile yapılıyor. Aşırı biberliydi
bissap (hibiskus çayı,soğuk
içilen çiçek çayı, çok güzel.
Sauce
guinar: kızarmış
tavuk, patates, marul, soğan .Ekmekle servis ediliyor
GEZI
1-Djoud
N.P: Sınırdan Saint Louise ye giderken görüyorsunuz.
Saint
Louise -Dakar(264 km)-Saly(88 km)-Touba(168 km)-Kaolack(107 km)
DJOUD MİLLİ PARKİ
Dunyanin
en büyük milli parki.
Avrupa'da
ki tüm göçmen kuşların kışı geçirdikleri bu Park,
UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alıyor. Saint
Louis’e giderken flamingoları görebilirsiniz. Yüzlerce kilometrelik
alanda sular altında kalan toprakların oluşturduğu doğal ve nemli Vaha, bir
milyondan fazla göçmen ve yerleşik kuş için en iyi yaşam ve yuva alanı olma
özelliği taşır.
400’ü aşkın türden en yaygın olanlar
pelikanlar ve flamingoların yanı sıra bu alan yaban domuzu ve timsahları da
bünyesinde barındırır. İsterseniz motorlu tekne gezisi
yapabilirsiniz.
-FATALA Milli Parkı: Senegal ile Gambiya
sınırına yakın.
Aslan, zürafa vb. görebileceginiz Park.
ST LOUİSE
Batı Afrika kolonilerinin ilk
başkenti olan eski kasaba Saint Louis, bu
Senagal
nehri ve ve Atlantik Okyanusunun kesiştiği noktada ki
Adalar üzerinde kurulmuş kolonyal donemin ilk yerleşimi.
Bu şehir
gece güvenliymiş , sıtma tehlikesinin de olmadığı söyleniyor.
bu şehir
Senegal nehrinin oluşturduğu köprü ile bağlanan adacıkların üstünde deltaların
arasına kurulmuş çok ilginç bir yapısı var.
batı
kısmında balıkçılar ve okyanus var .
kolonyal
bölgesi,Unesco’nun Dünya mirası listesinde.
GEZI
adalar
sırasıyla
1-Market
sor(Ana Kara)
2-Nord
“Pont
faidherbadli: Market Sor ile Sudone arasında Senegal nehrinin üzerinde ki
bu demir büyük köprüyü, Fransızlar, başka yerde yapıp getirmiş. Köprü
ile karadan ,adaya araç veya yaya olarak geçiliyor.
3-Sudone:Çok
güzel Kolonyal evler var. Buradaki nehir kıyısında ki kolini zamanından kalma otelin bir gecelik fiyatı 4500 CFA)
Burada
harika kolonyal bina görünce içine girdim. Okulmuş. Tüm Öğrencilerin sıkı
sıkıya başları kapalıydı ama altlarında yine daracık pantolonları vardı.
Sarı
köprüden geçtiğinizde
4-Guett
Ndar:
-Plage
Dianalaye) Balık pazarı: Nehir kenarı ve sağa döndüğünüzde deniz kenarından
da devam ediyor. İnanılmaz kalabalık ve kirli. Bu kadarına da pes denir. Balık
başlarından yığınlar yapmışlar. Ama çekiç başlı köpek balığı dahil çok
çeşitli taze balık var. Sinekler hücum etmiş Aslında aralarda mideniz
alırsa taze balık pişiren yerler de var.
Hemen
yakınında
-Mezarlık:
Bu kadar bakımsız ve çirkin bir mezarlık daha göremezsiniz. Ölüler, kum
yığınların altında yatıyorlar. Başlarında da gelişi güzel çubuklarla dikilmiş
. Ölüyü tanıtan tabelalar vardı.
5-Santhiaba:
-Anıt: İki
askerin kabartması olan kirli bir anıt.
6-Gokhoumbathe
7-hydrobase
Not:
Gezmek
için en iyisi 2 nolu dolmuş(150 CFA=10 TL) ile önce 10 km şehirden önceki
Üniversiteyi görün. Yeşil ve iyiydi.25 Aralık Noel nedeni ile içi
kapalıydı. Buradan 2 nolu dolmuş şehir merkezine gelip , demir
köprüyü de geçip balık pazarına yakın en son durakta ininiz. Balık pazarı,
anıtı gezdikten sonra
yürüyerek ,kolonyal evleri görerek Market Sor'a geri geliniz.
Saint Louis-Dakar(200km,
dolmuş 4000 CFA,4 kişilik taksi 10000 CFA, 4 kişilik taksi 6000 CFA.
Dolmuş
şehir merkezinden uzak garaj veya Üniversitenin önünden de kalkıyor.
DAKAR
Fransa
ve İspanya’dan gelmek yakın ve kolay olduğundan özellikle Fransa’dan
gelen çok turist vardı.
Dakar’in
merkezine geldiğimde artık çevre bayağı yeşillendi. Caddelerde
oturup yiyebileceğiniz küçük mekanlar var. Ben de bunların birinde kıymalı
kocaman sandviç yedim. Yanımda Türk çayı
olduğundan sadece sıcak su aldım.
Dakar'da
Türk Restorantı: İstanbul
Kebap
Telefon:
33 868 18
Gitmedim.
Ulaşım:
-Dolmuş:
Yakın banliyölere gidiyorlar.
-Arkadan
binilen renkli dolmuşlar: Şehir içinde dolaşıyorlar.
-Den
Dikk :dolmuş ve belediye otobüsü: Otobüsler sanırım yeni olduklarından henüz
parçalayıp kirletememişler. Devlete ait ,klimalı ve konforlu. Şehir içinde
dolaşıyorlar. Bilet 10 TL.
Metrobüs:
Sarı, kırmızı ve yeşil Senegal bayrağı renklerinde körüklü büyük otobüsler.
Durakları çok moderndi
-Senegal’de
motosiklet çok kullanılıyor.
NOT: Ben
gittiğimde Mali’de savaş ve tehlikeli olduğundan Mali’ye gidemedim.
DAKAR GEZİ(2-3 gün yeterli)
Bulundugunuz
yerden
1-Independance
place:(Şehir
merkezi)
Yeni yıl
nedeni ile otel ve çevresi süslenmişti .
-Vali Sarayı (Où se trouve
le palais du gouverneur )Beyaz ve kiremit renkli kolonyal yapı.
Ben burada ki Pullman hotelde yemeğe
katıldım. Ücret karşılığı istediğin kadar yiyorsun. Otel ,gelişmiş
ülkelerden hiç bir farkı yoktu .Gelenler çok şıktı. Özlediğim peynirin her
çeşidi vardı. Ama arsızlık yapıp çok yiyince ve üstüne boabab ağacının
suyunu içince bağırsaklarımı hasta ettim.500 metre sonra zor tuvalete
yetiştim.
Yakınlarda da başkanlık sarayı var
ama foto çektirmiyorlar.
Yürüyerek
2-tarihi Kermel Pazarı:1860 yılında inşa
edilen kolonyal
binanın içinde , yiyecek, giyecek satılıyor. Her türlü sebze ve meyve
bulabilirsiniz. Ama bu güzelim binayı hiç yenilemediklerinden bakımsız
görünüyordu.
hemen dışında harika hediyelikler alabileceğiniz
dükkanlar var.
Buradan aşağı yürüyerek indiğinizde güzel
kolonyal
binalar göreceksiniz.
Buranın
devamında
2-Plato bölgesi: Zenginlerin oturduğu güzel binaların olduğu bölge.
Yürüyerek
3-Tren Garı:
Bu kolonyal binada çok güzeldi. Buradan
Mali’ye ve şehrin banliyölerine gidebilirsiniz. Aslında yakın yerlere giden
tren metro. Yeni ve temiz. Duraklarda modern. Benim bir buçuk saatte dolmuş
ile gittiğim yerleşime(300 CFA) tren ile 20 dakikada(500 CFA’ya ) gittim.
4-Civilizations Noirs Müzesi
Pazartesi kapalı. Diğer günler 10-19
arası açık.3000 CAF.
Senegal’in ilk başkanı tarafından
her yerde Siyahların tarihini ve çağdaş kültürlerini temsil edecek bir müze
oluşturmak vizyonuyla Aralık 2018’de çok modern müze. Binası da çok
güzeldi.
Karşısında ki tiyatro binasında yeni
yıl nedeni ile çocuklara hediye paketi ,dondurma, mısır patlağı ,şapka vb. dağıtıyorlardı.
Buradan tekrar gara doğru
yürüyüp
Garın önünden 1 veya 4 nolu Den Dikk
otobüsü ile (Veya yürüyerek, ben yürüdüm)
Sahilde ki “latdior” durağında ininiz.
5-Kornij:
Dakar’ın sahil şeridi boyunca uzanan
Corniche palmiyeler, çiçek bahçeleri ile çok bakımlı görünmese de
güzeldi. Ama Atlantik Okyanusu ve koyların manzarası muhteşemdi .Kornij
boyunca
Koşanlar, yürüyenler ve spor
yapanlar vardı. Ben, ilk günden bikinimi kaybettiğinden denize sadece
ayaklarımı sokabildim. Ama yüzenlere de çok imrendim. Denizin üstü
pırıltılıydı.
Buradan yürümeye devam ediniz.
A- Balıkçı köyü:
Burada tekne yapımlar, boyanması vb. görebilirsiniz. Ama ben atladım
sanırım. Bulamadım.
B-soumboudioun
market: Afrika'ya ait muhteşem hediyelik eşyalar alabileceğiniz dükkanlar
var. Harika kumaşlar, ağaç figürler ,maskeler, hasırdan şapka, çanta vb.
var. Yine altın gibi metalden nefis dizayn edilmiş takı dükkanları da var.
Ayrıca burada bu hediyeliklerin yapıldığı atölyeleri de gezebilirsiniz.
Not: şehir merkezinde ki
Sham’daki bir alışveriş merkezi, Avrupa’da kinden hiçbir farkı yoktu
.Ünlü markaların mağazaları çok şık dizayn edilmişti. İçindeki süpermarkette istediğiniz her
türlü ürünü bulabilirsiniz.
yalnız küçük sandviç ekmeğine 16 TL verdim. Dondurması da
kalitesizdi.
Hemen ilerisinde
C-Balık
market:
Buradan 10 numaralı otobüs
binerek
6- IFAN Müzesi: Batı
Afrika’daki en eski müzelerden biri.
Hafta içi 8-18 arası açık. Hafta
sonu kapalı olduğundan içini gezemedim.
Ben taksi ile gittim ama müzenin
önünden tekrar 10 veya 7 nolu otobüs ile
7-Afrika
Rönesans Anıtı
Buraya
giden dahil yolu geniş ve çok güzeldi. Sahil boyu palmiyeler ve okyanus
manzarası da harikaydı.
şehrin
Fransız sömürüsünden kurtulması (!)adına yapılmış
bağımsızlık
heykelidir.
Afrika’nın
en uzun bu heykel, Bronzdan yapılmış. ikiz tepeler tepelerden birinin
üzerinde bulunuyor. Genç bir kadın, erkek ve çocuktan oluşan heykelin
bulunduğu yerden Şehir manzarasını görebilirsiniz.
ini da
seyredebilirsiniz.
Anıt, Kuzey Kore Mansudae Sanat
Atölyesi tarafından yapılmıştır.
8-Les
Mamelles Deniz Feneri:
Gitmedim.
Sanırım daha da ileride olmalı.
Yakın gidilecek yerler:
1-LAC ROSE(Pembe
göl)
Ben
Saint Louis’den gelirken Rifisgue’de inip 53 nolu dolmuş (Sanırım Dakar’dan
gelen dolmuş)ile Crossema’ yerleşimine gittim. Buradan da 85 bolu dolmuş
ile hemen gölün önünde iniyorsunuz.
Veya
Fakat merkezden 50 bolu otobüs veya trenle ”Yeumbeul”a gelip 73 nolu dolmuş ile de gölün dibine
kadar gidiyorsunuz. Başka dolmuşlarda gidiyordur.
Kum tepeleriyle çevrili sığ bu tuzlu
su
Göldeki
farklı mineraller ve yoğun tuzdan dolayı m bakterilerden başka canlı
yaşanıyor. Ben gittiğimde gölün rengi kiremit kırmızısı rengindeydi
Okyanustan on kat daha tuzlu olan bu göl genelde
sahip olduğu tuz sayesinde pembe bir tonda parıldar
İçindeki
bileşimler nedeni ile güneş vurunca kırmızı oluyormuş. 600’ den fazla işçi geleneksel
yöntemlerle gölden tuz çıkartıyorlar.
golde
gezmek için 15 dakikalık botun ücreti 5000 CFA.
Gölün
çevresinde güzel restoran ve Oteller var.
Ayrıca
çevreyi(küçük bir çölü) ATV, deve ve atla da gezebiliyorsunuz.
Burada
ki hediyelik eşya dükkanlarında ki el emeği oyulmuş heykel v.b harika. Nasıl
çalıştıklarını da yakından görebiliyorsunuz.
isterseniz
göle yakın Atlantik okyanusunda yüzebilirsiniz.
Bu göl,
Dakar Rallinin bitiş noktası.
Daha
uzaklar:
2-GORE ADASİ
Hemen
garin yakınında ki limandan büyük boy kalkıyor.
Yerliler
için 500CFA,turistler için 6000 CFA. İki kez yolcular turnikeden geçerken
sıkı sıkı kontrol ediliyor.
ilk
feribot olmasına karşın tahminen 250 kişi binmiştir. Yabancılar ayrı bir
kuyruktan alınıyor. Zaten çoğu
yabancı acenteden bilet alıp rehberi ile gelmişti. Asla gerek yok.
Günde
birçok feribot kalkıyor. 20 dakika sürüyor .
Esir
ticaretinin yapıldığı merkezlerden biri. Unesco’nun korumasında. Afrika’dan gelen köleler
buradan Amerika’ya yollanırmış.
Adadaki
evler Hollanda egemenliğinde kırmızıya, Fransızların egemenliğinde ise
sarıya boyanmış. Begonvil ve yasemin çiçekleri var. Aslında güzel bir ada.
Ama burada yaşayanlar yine kirletmiş.
Önce
müze 10:30 da açıldığından önce boobap ağaçları manzarası eşliğinde
tepeye
doğru kısa bir yürüyüş ile tırmanınız. Yıl boyu hediyelik eşya satanlar, sanat
galerileri, resim sanatları v.b göreceksiniz. Hepsi de satın almaya çok
değer. Sıkı pazarlık yapmalısınız.
1-Tepedeki
anıt:
1999’un sonunda buradan Afrika'ya götürülen kölelere Şükran amacı
ile Amerikalılar yapmış.
Hemen
yakınında
2-Navarro’nun
topları: Adanın
tepesinde iki top.
Buradan
yürüyerek aşağı indiğinizde
Tepelerden
şehir manzarasını görebilirsiniz.
3-Point
Of no return (Dönüşü olmayan yer): Denizin dibinde ki bu yuvarlak
binada kölelerin ülkelerinden nasıl koparıldığını anlatan resim ve
materyaller var. Etkileyici müze. Ben girdiğimde kimse yoktu. Ücretli
olabilir.
Geri
dönerken bilet sorulmuyor Turnikeler açık.
Bu adada
da denize girebilirsiniz. Ben henüz hastalığını atlatamadığımdan girmedim. Su temiz
görünüyordu.
3-MİDYE ADASI
Dakar yakınlarında
heryer midye ile kaplı Ada. Gitmedim.
Daha
Uzaklar:
Saly
yolu üstünde
1-Bandia rezervi,
zürafaları, gergedanları ve çeşitli vahşi yaşamı
gözlemleyebileceğiniz, safari yapabileceğiniz park.
Ben çok gezdiğimden
artık milli parkları atlıyorum.
2-SALY
Dakar—Saly(86
km,2500 CFA)
Ama
şehrin girişinde Morse garajında bırakıyorlar. Buradan taksi ile 8 km
uzaklıkta ki Deniz kıyısında ki otel ve rezidansların olduğu
yere gidebilirsiniz.
Bu şehirde yol boyu her renkte begonvil girebilirsiniz. Ben
“Safari” otelin önünden denize girdim. Parayı üzerimde taşıdığımdan
Dakar’da girmeye cesaret edememiştim. Saholdeki Fransız turiste çantalarımı
teslim ederek girdim. Deniz biraz soğuk olmakla fena değildi. Ama Akdeniz
gibi değildi. Kumu altın renginde, pudra gibiydi.
Ölüm
yaklaştıkça denizden nedense korkar oldum. Fazla açılamadım.
Bu bölge
bildiğimiz sahil kesimi. Hediyelik dükkanlar sıralanmış. Sahilde her türlü
deniz sporlarını yapabilirsiniz.
Buradaki
bir rezidansın fiyatı gecelik 50.000 CFA .
Deniz
kıyısında taksi ile “Mbour” garajına geliniz Buradan dolmuş ile
Saly
—Touba(168 km, 10 kişilik temiz dolmuş,3500 CAF, 3 saat)
Ama
dolmuş, “Mbacktt’te duruyor. Ana yolun karşı tarafı ise “Touba” oluyor.
3-TOUBA
Touba’daki
camiler çok gösterişli ,bakımlı ve temiz. Din ile çok ilgilenen olursa
zenginde çok oluyor. Saray yavrusu gibi evler gördüm. Önce taksi ile “Büyük
Cami” ye gittim.
En dışta ayakkabılarınızı çıkarıyorsunuz. O kadar şaşaalıydı
ki şaştım kaldım. İşlemeler Fas usulü ve çok güzeldi. Şeyhleri Amafou’nun
cami içinde ki türbesine kadın müritler resmen yapışmış Dua ediyorlardı. Hemen
bir uyanık beni kapıp gezdirip sonunda da para istedi. Hem vermedim hem de bir
ton bu arsızlığına söylendim. Caminin
avlusunda beyaz giymiş erkek ve kadınlar oturarak kuran okuyorlardı.
Maalesef zikir göremedim.
Bu cami
Senegal’in en büyük camisiymiş. Biraz ilerisinde ki “Cuma camisi” de çok
gösterisliydi.
Ben
burada çok zengin Mürit bir ailenin evinde kaldım. Saygılı olsun diye
başımı kapatıp pantolonunun üstüne fularımı etek gibi yaptım
Evin
gelini, eşinin dedesi ve kayınlarının yanında sırtı tamamen açık elbise
giydiğini görünce şairdim tabii. Anlayacağınız
burada da Senegal modası devam ediyor
Müridizm (Mouridism):Senegal'i en büyük ve etkili
Sünni tasavvuf tarikatıdır.
Şeyh Ahmadou Bamba tarafından 19.
yüzyılda(1853-1927), Touba şehrinde kurulmuş olup, mistik öğretileri, işçi
ve üretkenliğe vurgular.
Şeyh Ahmadou Bamba'nın sürgün edilmesi ve
tarikatın bağımsızlık mücadelesindeki rolü, Müridizm'in Senegal tarihinde
önemli bir dini otorite haline getirmiştir. Senegal'in nüfusunun
%95'i Müslüman olup, Müridizm bu Müslümanların büyük çoğunluğu tarafından
takip edilir.Şeyhe (pir) bağlılık ve yoğun zikir (Allah'ı anma) esas
alınır. Senegal’de Müridler 12 saat aralıksız toplu zikir çekerler.
Touba şehrindeki büyük merkezi ve farklı kolları
(özellikle Baye Fall) ile bilinir. Mezarı, Touba'da büyük camiye yakın bir
yerde. Baye Fall hareketi, Müridizm'in mistik ve dikkat çekici bir
yorumudur; Rastalı saçları, renkli kıyafetleri ve farz ibadetlerden farklı
bir uygulamalarıyla tanınır. Tarikat, ülkenin barış ortamına katkıda
bulunur, diplomatik ve kültürel köprü görevi gördüğü söyleniyor!
Her yıl düzenlenen (3 Ağustos
2026)festivalde kasabayı dört milyon hacı ziyaret etmektedir.
Bu nedenle ziyaret sırasında sigara
içilmemeli, alkol kullanılmamalı ve kapalı giyinmeye dikkat edilir.
Tuba—Koalack ( 107 km,)
Veya direkt sınıra geçiniz.
Gambiya’da görüşmek üzere
4-KOALACK :Yakínında
“SineSaloum Deltası” var. Bu nehir delta oluşturarak nehre
varıyor.Cesitli kuşlar yaşıyor. Burada tuzlu suda yaşayan mangrov ormanları
var. İçinde birçok farklı kuş görebilirsiniz.
Not:Fathala Safari Parkı:
Koalack’tan
86 km güneyde.
Gambiya'nın
güneydoğusunda yer alan bu park, zürafalar, zebralar ve antiloplar gibi
vahşi hayvanları gözlemleme fırsatı sunar.
Kabang(Sınır kasabası, 82 km) Toplam
5000 CFA=400 TL,10 kişilik dolmuş, le birçok yerleşimde geçerek dört
saat sürdü. Yol, asfalt ve çok düzgündü.
Ama dolmuşta kendi yerel
dillerindeki sürekli söylenen ilahileri ruhumu daralttı
Touba’dan
bindiğim dolmuş, Koalack’a kadar gittiğini sanarak dolmuşa bindim. Meğerse
sınıra kadar gidiyormuş. Benim için iyi de oldu. Daha önce bu ormandan
Asya’da çok gördüm. Zaten yol boyu kökleri dışarıda mangrov ormanı
göreceksiniz. Direkt sınır kasabası “Kabang”a dört saate geldik. Hızlıca
iki gümrükten geçtim. Hatta Gambiye vizemin başlamasına daha 3-4 gün vardı.
Gambiya tarafında garajdan Barça'ya Büyük dolmuş 50D,ama çok
bekliyor, on kişilik pikap 100 D, taksi 150 D.Barra’dan feri ile
Banjul’a geçebilirsiniz.
Aslında
Gambiya damgasını vurup çıktıktan sonra hemen Banjul’a belediye
otobüsü ve yanları açık jeeplerde var.
Sınır–Barra
(18 km)
İki
sınırda da ayakta para bozduranlar, yine sim kartı satanlar vardı. Ama
normalde 10 Dolar=727.D olmasına rağmen en fazla 710. verdiler.
Gambiya’dan
sonra tekrar Senegal
BANJUL–ziguinchor
(153 km,3.5 -4 saat)
ZIGUINCHOR
Not:
Ziguinchor ile Dakar arası haftada iki gün feribot kalkıyor.5000 CFA.24
saat sürüyor. Çok keyiflidir.
Ziguinchor,Senegal’in güney sınırında bulunan mango ağaçlarının çok olduğu yemyeşil
doğası ile Diola halkının yaşadığı bölge. Burada Diola etnik
grubundan başka “Balanta” gibi farklı etnik gruplar da yaşıyor. Balanta
etnik grubunun ,kadınlarının çoğunun başı açık. Askılı giyiniyorlar. Namaz
kılarken başlarını kapatıyorlar. Kız öğrencilerin çoğu başı açık okula
gidiyor.
Burada
ziyaret ettiğim Diola ailesinin çiftliğinde sulu portakallar, mandalina,
Gaju, Papa'ya, domates, biber v.b yetiştiriyorlardı. Elektriği güneş
panellerinden alıyorlardı.
Bu
şehrin en iyi mevsimi Nisanmış. Çünkü mango, Gaju, Papa'ya bu mevsimde
oluyormuş.
Yalnız
burada çok ısıran sivrisinekler var. Cibinliksiz yatılmıyor.
Ulaşımı,
kısa mesafelerde motorlularla da sağlayabiliyorsunuz.
Dolmuş, sizi şehrin tek
garajında bırakıyor. Buradan önce yürüyerek
1-.
Ziguinchor Katedrali (Cathédrale Saint-Antoine de Padoue)
Senegal’in
en büyük kiliselerinden biri.
Kolonyal dönem mimarisi var. Kapalı ise görevliye rica ediniz.
Buradan yukarı yürürseniz
2-Joala Müzesi: Giriş 3000 CFA. Müze, batan geminin anısına
feribot şeklinde inşa adilmiş. İcerde görülecek fazla bir şey yok. Foto da
çektirmiyorlar.
1990 yılında Alman tersanesi 583 metrekarelik
inşa edilen Joola, 12 Kasım 1990'da Senegal eyaletine yeni olarak teslim
edildi.
10 Eylül 2002'deki açılış yolculuğu, Dakar
ve Ziguinchor arasındaki yapıldı.
Ancak Tekne, 26 Eylül gecesi Gambiya kıyılarında
2.000'den fazla yolcuyla battı.
Biraz ilerisinde
3-Casamance Nehri
Nehir kenarında çok sevimli otel, restoran ve kafelerde
çiçekler, ağaçlar ve farklı kuşlar görebilirsiniz.
İsteseniz bir tekne kiralayıp gün batımını
izlersiniz. Mangrov ormanlarını görebilirsiniz.
Isterseni Pirogue (yerel kano) ile dar nehir
yollarından doğal yaşamı fotoğraflayabilirsiniz.
4- Boucote
Marché Saint-Maur (Ziguinchor kapalı
Pazarı)
Casamance kültürünü görmek için en iyi yer:
- Tropikal meyveler
- Yerel baharatlar
- El yapımı sepetler ve kumaşlar
- Balık
5-Basse-Casamance Milli Parkı
Şehre yaklaşık 30 km:
Maymunlar, Timsahlar,
Ziguinchor’dan tekneyle gidilir:
Beyaz kumlu plajlar, Kolonyal kalıntılarını
görebilirsiniz.
Yemek
Casamance mutfağı Senegal’in en iyilerindendir:
- Poulet yassa
- Poisson braisé
- Taze mango, papaya, ananas
- Casamance palm şarabı
- Thiébou diéne: Bulgur pilavı üstünde balık
ve aynı sebzeler serpiştirilmiştì. Sadece ne işe yaradığını merak
ettiğim yeşil domates de eklenmişti.
daha uzaklar
Ziguinchor -Oussouye(57km, bir saat)- Cap Skirring
(42km, kırk dakika)
Aracin büyüklüğüne göre 1300Cap Skiring’e kadar
) ,1500 ve 2000 CFA.
Ayni gün iki yerleşime yerel araçla gidip çok
rahat geri dönebilirsiniz.
Bu yol nehirler, palmiye ve Mangrov ormanları
ile manzarası güzel. Bazı yerlerde kiralayabileceğiniz tekneler bekliyor.
OUSSOUYE
Diola Köyleri (Oussouye,
Mlomp.Birbirlerine benziyorlar. Ama Oussouye’de kralı da görebilirsiniz.)
Senegal’in güney sınırında bulunan
doğayla iç içe olan Diola halkının yaşadığı Casamance bölgesinde.
Dolmuştan hemen indiğim yerin biraz
gerisinde Kralın misafirlerini kabul ettiği etrafı kurumuş
palmiyelerle kapatılmış kısma girdim ama hemen korumalar beni engelleyerek
beklemem gerektiğini söylediler. Burada İngilizce bilen rehber de
vardı. Krala bağlı Müslüman, Hristiyan ve Animist halkı(köleleri )varmış.
Daha sonra Kral dışarı çıkarak
misafirleri ile fotoğraf çektirdi. Kral, elinde Süpürge otu demetine benzer
asası olan sıradan yaşlı bir adama biat ederseniz elin oğlu Avrupalı da
gelir tepenize çöker.
Kralda kendinden daha kuvvetli Avrupalılar
ile iş birliği yaparak toplumun iyice geri kalmasını sağlamış.
Yolun hemen karşı tarafında Kralın
üç hanımı ve çoluk çocuğunun birlikte yasadığı geniş ataerkil Diola ailesi
olarak yaşadığı kerpiç ile sıvanmış büyük yapıyı gezdim. Kralın
karısının misafirleri kabul ettiği koltuklu odada tüm duvarlar ailenin
fotoğrafları ile süslenmişti. Devlet başkanı ile bu eş çektirdiği
fotoğraf , kralın siyasi gücünü gösteriyordu. Askılı bluz giymiş torunları
televizyondan film izliyorlardı.
Aynı yapı içinde 2. esinde
misafirlerini kabul ettiği oda fotoğraflarla süslenmişti. Bu eşi, daha da
güzeldi.
Ayrıca eloubaline adasında,
çatıdaki delikten ışığın geldiği kil ve ahşaptan oluşan , dış
saldırıdan koruyabilecek şekilde inşa edilen impluvium evlerini
görebilirsiniz.
Casamance’ın yerli halkı Diola kültürü:
Geleneksel evler
Kutsal ormanlar
Yerel pirinç tarlaları
Cap
Skirring
Senegal’in en güzel plajları ,Palmiye ağaçları,
Lüks ama aynı zamanda yerel tatil kasabası
Burada
da genç erkek arayan yaşlı
turist kadın çoktu. Ama burada aile
olarak gelenler de vardı.
not:
Dolmuştan indiğiniz yerde renkli deri terlik satan dükkandaki
bir terliğin fiyatı 1600 TL. Güzellerdi. Alınabilir.
Dolmuşuna sizi indirdiği yerden 10 dakika aşağı
doğru izniniz. Direk lüks tatil köyüne varıyorsunuz. Turistler için her şey
düşünülmüş. Palmiyelerin olduğu yemyeşil bahçesi çok güzeldi. Ama okyanus
çok dalgalı olduğundan giremedim .Sörf yapanlar da vardı.
Buradan sahilde ki balıkçıların teknelerini görebilirsiniz.
Önemli: Cap skiring’e çok yakın
“Diola” müzesi vardı. Bu önemli müzeyi kaçırdığım Gine Bisau’ya gittiğimde
hatırladım.
Ziguinchor - Bissau( ilk dolmuş
sabah 4’de.Pesinden gelen dolmuşlarda hızla dolup 7’de kalkti..4500 CFA.5
saat sürdü. Dolmuş, şehrin 5-10 dakika araç ile gidilebilen biraz dışında
bırakıyor.
Üç kişilik koltuklara dört kişi si
oturuyor.
yarım saat sonra Senegal sınırı
“Mpak” a geldik. Bir aylık vizem olmasına rağmen beni bizzat beklettiler.
Baktılar ki benden ses çıkmıyor damgayı bastılar .
Buradan kısa bir sürüş sonrası Gine
Bisau sınırına girdik.
Yolun büyük kısmı toprak olduğundan
kötüydü ama bu delik deşik yol, Gişeye gelince otoban olduğunu öğrendim. Şaka
gibiydi.
Eğer özel araç ile seyahat
ediyorsanız Gine Bissau sınırını geçtikten sonra Bissau yolunda,
Bula’da Kral Regolo ‘ya saygılarını sunabilirsiniz.
Gine Bisau’ da görüşmek üzere
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder