20 Nisan 2026 Pazartesi

4-GAMBİYA

 

4-GAMBİYA

 

VİZE

 

Önemli:  Gambiya vize ücreti  maalesef alacağınız yere göre değişiyor

 

1-Eger vizenizi Ankara Gambiya ekiciliğinden almak isterseniz(2025)

 

Elçilikten aldığım bilgiler:

 

Vize'yi Ankara elçiliğinden alır almaz başlıyor.

Ankara'da vize aldıktan sonra üç ay içinde ülkeye giriş yapmalısınız. 90 gün kalabilirsin.40 Dolar.

Ama Gambiya’da ki Türk okulunda çalışan öğretmen Ankara’dan 

üc aylık, tek girişli 100 Dolara almış, çok girişli 200 Dolar.

 

Elçiliğin gönderdiği mesaj: Sayın İclal Hanım,

 

Gambiya Elçiliği’ne göndermiş olduğunuz maile istinaden, Şubat veya Mart 2025 tarihinde Mısır üzerinden seyahatinize başlamadan ve Gambiya’ya gitmeden önce Ankara’ya gelerek vize almanızı tavsiye ederim.

 

Gambiya turist vizesi başvuruları Pazartesi - Perşembe günlerinde saat 10:30 – 12:30 arasında kabul edilmektedir.

 

Randevu almadan vize başvuruları kabul edilmemektedir ve evrak teslimi yapılmamaktadır. Büyükelçilik tarafından istenen tüm belgeler hazırlanmış ise vize başvuru randevuları gamembank@gmail.com adresine mail atılarak alınmaktadır. Pasaportu teslim almak için tekrar haber verilmektedir.

 

 Gambiya Turist Vizesi tarafınıza aşağıdaki şartlar kapsamında verilmektedir;

 

-  40 Amerikan Doları (Vize Başvuru Ücreti her bir kişi için)

(Banka Dekontunun açıklama kısmına Vize Başvuru sahibinin ismi, soy ismi ve pasaport numarasının yazılması suretiyle, vize başvuru ücreti dekontunun Garanti Bankası’na yatırılıp Gambiya Büyükelçiliği’ne teslim edilmesi önemle rica olunur.)

(IBAN NO: TR15 0006 2000 4080 0009 0870 20)

 

-  Uçak Bileti Rezervasyon Bilgileri ve Otel Rezervasyon Bilgileri (Her bir kişi için)

 

-  İki (2) Adet Biyometrik Resim (Her bir kişi için)

-  Vize Başvuru Formu (Her bir kişi, Vize Başvuru Formunu doldurması, imzalaması ve tüm evraklarla birlikte Elçiliğe kendisi teslim etmesi gerekmektedir (ve vize işlemleri sonrasında tekrar pasaportunu geri alabilmektedir.) (veya vekalet verdiği kişiyi gösteren imzalı yazı ile bütün evraklarını teslim edebilir ve pasaportunu tekrar geri alabilmektedir.). Ayrıca ekteki dosyada Vize Başvuru Formunu da bulabilirsiniz. 

- İstenilen evrakları ve pasaportu teslim ettikten üç veya dört (3 veya 4 ) gün sonra pasaport tekrar verilmektedir.

  Eksik evrak olduğunda ise kesinlikle vize verilmemektedir.

Saygılarımla,

Haluk Ergin

İdari İşler Asistanı

Gambiya Cumhuriyeti Büyükelçiliği

Rafet Canıtez Cd. Rasih Kaplan Sk. No:8, 06450, Oran - Çankaya – Ankara

 

Tel: 0312 442 57 71

Fax: 0312 442 57 0

Büyükelçi Alkali Fanka Conteh

Kançılarya:

 

Rasih Kaplan Sk. No:8 Oran/Çankaya/Ankara

 

 : +90 (312) 4425771

 

 : +90 (312) 4425707

gamembank@gmail.com

 

2-Not:Karayolu ve hava yolunda kapıda vize yok deseler de ( Aslında Gambiya vizenizi herhangi bir elçilikten  Senegal- Gambiya Kara sınır kapısından da alabiliyorsunuz. Buradan kapı vizesinin ücretini öğrenemedim. Ama Gambi’yadan Senegal’e tekrar girerken vize ücretinin 7000 CFA=20 Dolardan daha az olduğunu öğrendim.

 

3-Hava alanında limanda çalışan Türk işçiler, 1400 Gambiya Dolaris= 20 Dolar’a vizelerini almışlar. Ama ülkeden Çıkarken de  20 Dolar daha ödüyorlarmış. Emin değilim. Burada çalıştıkları için fiat değişmiş olabilir.

 

4-Eğer Gambiya vizesini Moritanya-Nouakchott takı Gambiya elçiliğinden alacaksanız ,iki foto, pasaport fotokopisi, form doldurup ,2500 U (63 Dolar)ödeyerek alıyorsunuz. Türkiye’de Gambiya elçiliğinden 40 Dolardı.Vizeyi aynı ücretle 3 ay, bir yıl ,çok girişli veriyorlar. Sadece istedikleri  vize ücreti.

 

Ama sınırda polis kaç gün kalacağımı sordu. Ancak bir aylık vize verdi. Siz her ihtimale karşı iki ay kalmacam deyiniz 

Bu elçiliklerdekiler çok samimi davrandılar. Zaten benden başka vize alan yoktu.

Normal bir gün sonrasına vize veriliyor. Ben aynı gün aldım.

 

3-Not: Dakar’da ki Gambiya elçiliği Cuma öğleden sonra çalışmıyor. Vize ücreti 2500CFA istiyorlar.(2025

4--Avrupa birliği vatandaşlarına  vize yokmuş. Sadece hava alanında 10 Euro giriş parası alıyorlarmiş.

 

GENEL

 

Gambiya, eski İngiliz sömürgesi.

 

Gambiya, Afrika kıtasının batısında yer alıyor. 11 bin 295 kilometrekarelik yüzölçümüyle bulunduğu coğrafyanın en küçük bu ülkesi ,bizim bir şehrimiz kadar. İki milyona yakın nüfusu var.

Çevresi Senegal ile çevrelenmiş. Adeta muz şeklindeki Gambiya, Senegal in içine  20x50km ‘lık bir tırtıl gibi girmiş.

Atlas okyanusu sahili 80 km uzunluğunda .

 

TARIH

 

Sömürgeci Avrupalılardan önce Sudan ve Malı krallıklarının egemenliğinde olan bölge de halkın çoğunluğunu buralardan gelen Mandingolar oluşturuyordu.

 

Altın umuduyla gelen sömürgeciler istediklerini bulamayınca esir ticaretine yönelmişler.

 

 İngiliz sömürgesi iken 1965’de bağımsızlığına kavuşmuş. Şimdi bir Cumhuriyet!

 

DIN

 

Yüzde doksanı Müslüman.

 

DIL

 

Resmı dili İngilizcenin yanında Mandınka, Wolof, Fula gıbı yerel diller kullanılıyor.

 

PARA

 

Para birimi: Gambiya Dalarisi(GMD)

 

1 USD 72,77 GMD

 

5 USD 363,85 GMD

 

10 USD 727,70 GMD

 

20 USD 1.455,40 

 

Türk lirası olarak

 

1 GMD=0,59 TRY

 

5 GMD =2,94 TRY

 

10 GMD=5,88 TRY

 

20 GMD=11,77 TRY

 

Bir öğretmen maaşının 100-150 Dolar olduğu söylendi . Ülkede, sebze ve meyve dışarıdan, en yakın Senegal’den gediğinden çok pahalı.

Bir kilo doğanın kilosu 60 D=36 TL ‘idi.

 

Tek elma 35 D= 22 lira. Tek armut 50 D. ve daha fazlası. Üç tane mandalina 100 D.

Bir kilo muz150 D.

I kilo domates 150 D.

Küçücük, buruşuk beyaz lahana 100 D.

 

Ama et ve balık bize göre çok ucuz. I kilo et 500 D. Normal bir kilo  balık 300-500  D. 

 

Bu insanlar nasıl geçiniyor? Zaten pazar tezgahların da biraz domates, birkaç tane biber vb. şeklinde sebze satılıyordu. Balık bol ve taze. Ama sineklerden balığı tanıyabilirsiniz. Kurutulmuş balıkların kokusuna ben dayanamadım. İnsanlar bunları yiyorlar.

 

YAŞAM

 

Aslında bu yakın ülkelerin kültürü birbirine çok benziyor. 

-Genelde Batı Afrikalılar sarı siyahlar. Uganda, Ruanda ,Kenya insanları bayağı siyahtı.

 

-Sınırdan Gambiya-Barra’ya giderek beyaz başörtülü öğrenci grubunun içinde peçe takmaları moralimi bozdu. Gambiya, Senegal ‘e göre daha dindar olduğunu hemen fark ediyorsunuz. Burada ki bayanlar başlarında ki fularları  boyunlarını da da kapatacak şekilde bağlıyorlar. Başları kapalı, omuzları, sırtları ,göbekleri açık burada daha az gördüm. 

 

-Yilbasi gecesi fertleri bayan olan kaldığım ailede kutlama yapılmadı. Sonradan öğrendim. Banjul’da “Kültür festivali” adı altında kalabalık  kutlamalar olmuş. Eve dönerken mahalle arasında karanlık yol üzerinde düğün için hazırlık yapılmıştı. İzin alarak hemen katıldım. Ülkenin muzi ve danslarını göreceğim diye heyecanlandım.

 

Başı kapalı açık mavi elbise giymiş duvaklı gelin ile aynı renkte yerel kıyafet giymiş sakallı damat  ve arkada nedimelerimizle gelip hazırlanan tahtlarına oturdular. Düğün için tutulmuş fotoğrafçı, poz verdirerek fotoğraflarını çekti. Sonradan isteyen davetli biraz ileriden gidip tavuk ,pilav paketini aldı. Düğünün bittiğini söylediler. Nedenini sorduğumda ”İslam” dediler. Ama yolun iki tarafında ki gelen konukların kıyafetleri beni şoka soktu. Birçok h kız, sadece memelerinin içi kapanacak şekilde göğüs dekoltelisi olan simli uzun elbiseler giymişlerdi. Bazıların sırtı göbek kısmı da açıktı. Çoğunun başı sıkı sıkıya bağlıydı. Küçük gece çantaları da çok şıktı 

 

Ortalarda dolaşan birkaç genç vardı. Bazı kızlar sarı ve kızıl peruk takmışlardı. Neredeyse tamamının takma kirpiği vardı. İslam diyerek eğlenemeyen bu şık giyimli kızlar gelin gittikten sonra ,fotoğrafçıya verdikleri şuh pozlar daha da ilginçti. Dini baskılardan hep ürkütmüşümdür. Gençler, her türlü baskıya bir yerde patlak veriyor. İçlerinde ki duyguları engelleyemezsiniz. Atam minnettarım.

 

-Yine yolda gördüğüm bir kadın, resmen civciv sarısı peruk takmıştı. Çok iticiydi.

-Kız öğrencilerin üniformaları da başları hep kapalı. Bazıları başlarına omuzlarını kapatan uzun  pelerin gibi örtü giyiyorlar. Kız öğrencilerden peçe takanlar az değildi.

-Çok eşliliğin yaygın olmasına şaşırmadım.

KISA KISA

-Ülkede nereye giderseniz gidin,  gökyüzünde çok çeşitli kuşların uçtuğunu göreceksiniz. Her tarafta kuş cıvıltıları var. Kuş gözlemek için ideal ülke.

 

-Kirlilik  daha da arttı. Banjul’da büyük mağazaların önündeki ark çöple tamamen dolmuştu. Namaz vakti çalışanlar bu pisliğin yanında abdest alıyorlardı.

-Gençler arasında  uyuşturucu yaygın.

 

-Kaldığım ailenin durumu oldukça iyiydi. Gereksiz büyük evde yaşıyorlardı. Evde ki her odadaki yatak odası takımı çok abartılıydı. Koltuklarda öyle gereksiz büyüklükteydi. Ama evde kırılan hiç bir eşyayı tamir etmemişler. Altı çıkmış çekmeceler, kolları kırık kapılar… bu kadar dolap olmasına rağmen giysiler üst üste öylesine atılmış veya bir yerlere tıkılmış  durumda .

 

Bütün bu kirliliğin yanında  çok sıcak olduğundan ve sürekli namaz kıldıkları dan sürekli  duş alıyorlar. Temiz vücut, temiz giysiler, çok kirli ev!

 

Beyaz kapıların kol kısımları, ışık düğmelerinin çevresi simsiyahtı. Mutfak girilecek gibi değildi. Ama Afrikalılar, buzdolabı kullanmıyorlar. Her öğün taze pişirip yiyorlar. Bu yönleri harika.

 

KISA KISA

 

-Fotoğraf çekilmesine kızıyorlar. İnternete koyacağınızı düşünüyorlar. İzin isteyiniz.

 

-Aslında gezmek için ucuz bir ülke. Özellikle ulaşım ve yeme içme. Ama bakımsız.

 

-Renkli pazarlar ilginç.

-Burada da youtbe’den Türk dizilerini izliyorlar.

-Süper marketler hariç, küçük dükkanlarda satılan malzemeler çok kalitesiz. Hele çikolata çeşitlerini denenecek gibi değildi.  Türkiye'den gelen makarnaları gördüm. En kalitesizden.

 

-Bizdeki artistlerin en abartılı şişirilmiş dudakları kadar iri dudakları var. Genelde vücutları çok güzel.

 

-Normal sim kartı dışında İnternete ihtiyacınız olduğunda yakındaki bir dükkandan 6 TL karşılığı wifi satın alabiliyorsunuz. Ama sadece satın aldığınız dükkana üç yakın çevresinde 24 saat internet kullanabiliyorsunuz. Oradan ayrıldığınızda kapanıyor. İlk hangi telefona tanımadıysanız sadece o telefonda kullanabiliyorsunuz.

 -Halk, tarım  ve hayvancılıkla ,İngiliz ,Lübnan  ve Suriyeli azınlıklar ise ticaretle uğraşıyorlar.

 

ULASIM

 

Demir yolu yok. Karayolu ulaşımı ucuz sayılır. Ama araçlar resmen döküntü. Genelde nehir ticareti kullanılıyor.

 

İKLİM:

 

Kasım, Aralık, Ocak, Şubat(Hatta mart, nisan ,mayısa kadar) en uygun mevsım. Diğer zamanlar çok rutubet var.

 

Kasım-Mayıs arası yağışsız sezon. Sivrisinekler bu mevsimde sıtma taşımıyorlar. Geceleri serin, gündüzleri sıcak ve kuru.

 

Hazirandan sonra yağışlı, nemli ve sıcak hava başlıyor.

-Güneye indikçe hava sıcaklığı  fazlalaştı. Gambiya’da gündüz terledim. Gece  de klimasız yatılmıyordu.

 

Ama Aralık ve Ocak’ta sabah ve akşam serin ve rüzgarlı oluyordu

 

YEMEK

 

-Youie:pilav üstü ,kızarmış balık, haşlanmış mango, tatlı patates, havuç lezzetliydi.

-Benachin:Bulgur pilavı üstü kızarmış  balık ve haşlanmış lahana.

 

Senegal Sınır -Barra(18 km)

 

BARRA

 

Nehrin girişinin bir kıyısında Banjul, karşı kıyısında Barra var.

 

pirouqe()Piuge),Iki yanı alt taraftan V şeklinde kesişen teknelerle  veya feribot ile geçiliyor.

Renkli pazar yerleri, farklı sebze ve pazarları var.

 Bullen Kalesi: Bu kale yıkılmış sanırım. Kimse bilemedi. Kölelerin hapis edildiği kaleymiş.

 

Barra-Banjul fery,35D, 40 dakika sürüyor. Ama rüzgarlı havada bir saati geçti.

 

 BANJUL

 

(Başkent):40.000 nüfusu var.

 

Gambia nehrinin okyanusa açıldığı noktada St Mary, eski adıyla Bathurıst Banjul adası üzerinde kurulmuş.

 

Adaya kuzeyden feribot ile, güneyden karayolu  ile ulaşılıyor.

Sahilin dışında da güzel binaları var.Muayene olduğum özel Mısır hastahanesi ve karşısında ki özel Amerikan tıp fakültesi binası çok modern ve temizdi.

Yine sahile yalik alışveriş mekanları gayet iyiydi.

Kara yolu ile şehre tak’ı geçip girdiğinizde hemen solda

 

-Adalet sarayı (Yargıtay)

 

Biraz ileride iç tarafta

 

-Devlet daireleri ve başkanlık sarayı( Göremiyorsunuz.)

 Yürüyerek 

-Gambia National Museum(Tarih ve Kültür Müzesi)

 

Giriş 200 D. Her gün

 

8-18 arası açık.

1985 yılında ziyarete açılmış.

Aslında içindeki eserler fena değildi. sanki yıllarca el değmemiş gibi bakımsız müze görmedim. Eserlere ait yazılar, sararmış, kıvrılmış ve düşmüştü.

 

Biraz ileride

-Kilise

Yürümeye devam ederseniz

 

 Buradan Barra feribotuna yakın

-Albert Market

Meyve sebze, balık ve et gibi yiyecekler, kıyafet, çeşitli mutfak ve ev ihtiyaç ürünlerinin de satıldığı renkli pazar. Burada toplu olarak terziler var İstediğiniz modeli dikiyorlar.

 

Biri Banjul'da  iki tane Türklerin işlettiği otel var. Ayrica bu şehirde yaşayan Liman inşaatında çalışan işçilerde  vardı .

 

 Kaldığım deniz kıyısında ki  otelin  sahilinde güneş varken gittiğimde kimse yoktu. Siyah  sahil kumu denizin girişini de bulandırmıştı. Ayağıma da yumuşak bir şeye basınca geri çıktım. Biraz otelin havuzunda oyalandım.

 

Akşam üstü gittiğimde 

Sahil boyu gençler futbol oynuyordu. Yürüyüş yapanlarda coktu.

 

Hatta bir kızın bikinisinin üstü yoktu.

son derece seksi bikiniler giymiş gençler denizde yüzüyorlardı.

Otelin havuzunda da ki gençlerde çok rahattı.

 

Otelde artık rengi belli olmayan çantamı ve ayakkabılarımı yıkattırarak rahatladım.

 

Banjul-Serakunda(14 km, karayolu)

 

SERAKUNDA: Başkentin güneyinde  kıyıda.

 

Renkli pazarları var.

 

GEZİ

 

Önemli not 1: Tüm  ören yerlere giriş ücreti  200 D.(Yerlilere 50 D.)

 

Sadece James adasına giriş ücreti 400 D.(Yerlilere 100 D.)

 

Hepsine giriş ücretini Milli müzeden alabilirsiniz.

 

Not 2: Barra, Banjul ve Serekunda birbirlerine çok yakın olduğundan neredeyseniz oradan gezmeye başlıya bilirsiniz.

 

1-BAKOU- KACHİKALLY: 

 

Serekunda-Bakau(7.5 km)

Banjul-Bakau(11 km)

 

Kachikally Museum and Crocodile Pool(Timsah Havuzu):Giriş 200 D. 

Bu kutsal su kabul edilen gölde 100 tane ısırmayan Nil timsahları  var.

Charlie(iki buçuk metre) ,güneş çıkınca karaya çıkarmış. Birde iki metre albino olan beyaz timsah var. Onunla da fotoğraf çektirebiliyorsunuz. Birçoğu da gölün dışında uzanmışlardı.

Müzesi de gayet güzeldi.

Ayrıca bahçesinde 500 yıllık silk  koton(Bamyan) ağacını da görünüz.

 

Buradan 10-15 dakika yürüme ile 

 

Bakau craf market

 sahile yakın olduğu için çok  güzel hediyelik eşyalar vardi.

 

Beş dakika yürü. Buralarda başka hediyelik eşya dükkanları da var.

 

2-SAHİL BOYU

 

Tüm sahil boyu güzel. Gel git olduğundan Deniz biraz geride kalabiliyor. Ama sahilde deniz suyuna basarak yürümek keyifli. Özellikle  kumsalı harika. Sahil boyunca lüks hoteller, normal oteller restoranlar, kafeler… var. İistediğiniz yerde yüzebilirsiniz. Tüm sahil, gece de hareketli oluyormuş. Araç ile ilerlemek istediğinizde hemen denize paralel en yakın ana yola çıkabilirsiniz .

 

ANİ

I: Tüm Afrika'da olduğu gibi Gambiya’da da  seks turizmi patlamış. Sahil boyu  bir şemsiyelerin  altında yaşlı Avrupalı kadın ile Afrikalı genç yanyana uzanmışlar. Buruşuk Avrupalı adamların yanında torunları yaşında veya genç Afrikalı kız görüyorsunuz. Avrupalılar yıllarca Afrikayi sömürmekten  bıkmamışlar. Şimdi de gençlerinin peşindeler. Hiç utanmıyorlar. Afrikalı kadınlar da kendilerini bir beyazın hala kurtaracaklarını sanıyorlar.

Sahilin en başından başlarsaniz

 

Sırasıyla 

 

A-Cape point beach: Sahildeki burnun en ucu. Burada ki ‘Ocean Bay  Hotel ve sunbrach  Hoteland resort ,çok moderndi. Otellerin havuzu Avrupalı turistlerle dolmuştu.

 

Sahili de güzeldi. Buranın deniz suyu daha temiz olunca girdim ama dalga vardı.

 

Yarım saat yürü veya araç ile OLC yolunda elçiliklere gidebilirsiniz.

 

-Senegal Elçiligi: OLC yoluna dik olan “Kairaba” yolu üzerindeki “  Pipeline” camisinin arkasında

 

   B- Kuto Beach ve digerleri 

 

OLC yolu üzerinde 

-Gine Bisau Elciligi

Hemen yakınında 

-Turk Maarif  okulu(Kotu Palma Roma junction.)Yunus Emre vakfı da varmış.

 

C-Sebagambia graf market

 

Çevresi kapalı bu alanda Afrika'ya ait ne isterseniz satın alabileceğiniz dükkanlar var. Ayrıca el işlerinin nasıl yapıldığını da görebiliyorsunuz.

 

Bu yol üstünde gayet düzenli, temiz ve şık restoran ,kafeler, alışveriş dükkanları  ve binalar var. Böyle  bir kafede tamamen Avrupa’daki şekilde servis edilen mayonezli  tavuk yedim.

Sahil yakın olduğundan gecesi de hareketliymiş.

Kısa bir yürüyüş ile ana yoldan devam edip aşağıya doğru indiğinizde 

 

-Gine elçiliği: OlC yolu üzeri de graft marketin karşı yolunda

 

D-Kololi Beach: 

 

Burada ki  deniz kenarı da ki  havuzlu oteller, restoranlar, benzerlerinden hiç bir farkı yok. Genelde Avrupalı orta direk turistler gelmişlerdi. Özellikle otellerin bahçeleri yemyeşil ve çok genişti. İçlerinde maymunlar vardı.

Ama okyanus olduğunda büyük dalgalar vardı. Sörf yapmaya çalışanlar vardı .Yüzmek tehlikeliydi.

 

Buradan deniz kenarından yine kısa bir yürüyüşle 

 

E-Bijilo Orman Parkı: (Maymun parkı)

 

Serekunda — Bijioli Orman parkı(6.3 km)

Girişinin az bir ücreti var. Deniz kenarında ki bu parkın hemen girişte, TİKA, burada kullanılabilir su çıkarmış. Haklılar. Bizim ülkemiz güllük gülistanlık. Yardıma ihtiyaçları yok!

Büyük ağaçların olduğu orman içinde yürüyerek birkaç farklı maymun ve  kuşlar görebiliyorsunuz. Çok özelliği olan bir park değil.

 

Buradan 13 km daha ileride

F-Tanji bird reserve(Tanjeh)Ulusal Parkı: Kuş gözlemciliği ve doğal yaşamı sevenler için. 

 

Serekunda’dan ters yöne gidilirse



G-Abuko Nature Reserve(Vahşi Yaşam parkı): Giriş 300 D.

Serekunda—Abuko park (4.5 km)

 

ülkenin ilk vahşi yaşam parkında 250'den fazla kuş türü ve 50'den fazla memeli varmış. ama görmek mesele. Orman içine yürüyorsunuz .Rehber de alabilirsiniz.

 

Önce  iki Amerikalı turist ve iki rehberle yola çıktık. Timsahları görebileceğimiz küçük gölü yukardan seyretmek için üst kata çıktık. Göremeyince “Uyuyor olabilirler” dediler.

 

Monetorlizardadli, timsahın bir küçük çeşidinin otların arasında sürünürken gördük.

 

Antilopları göremeyince ormanda geziyorlar dediler. Sadece 

 

Karınca sürüsü, basit bir tırtıl  gördük. Maymunlar geniş kafesler içindeydi. Sadece Yesil maymunlar doğal ortamında geziyorlardı.

 

Hyena adlı vahşi köpeklerde tel kafesler içindeydi. Ama ağaçların üzerinde çok farklı kuşlar uçuyordu. Buradaki küçük havuzda ,rehber Nilüfer çiçeklerin altında yavru timsahları çıkardı .Onların sırtlarını sıvazladık.

 

Aslında parkta Antilop, sincap, kirpi gibi birçok memeli yaşıyormuş ama çok bakımsızdı. Zaten Bizden başka da turist yoktu.


JAMES (Kunta Kinteh) ADASI

 

Afrika'nın köle pazarı Senagal’da ki Gore adasından ve Gambıa’da kı ‘St. James Adasından yönetiliyordu. Kaçmasınlar diye köleleri belli süre adalarda topluyorlardı.

 

Köle transferi zamanında adadan kaçan köleler, azgın sularda  köpek balıkları ve timsahlara yem oluyormuş.

 

köleler, bu adada bir müddet tutulduktan sonra gemilerle, Amerika'ya veya Avrupa'ya  gemilerle gönderiliyormuş

 

Serekunda—Jufereh(43 km)

Barra-Jufureh kasabadı(36 km)→Alberda(5 dakika yürü, Gambia nehri kıyısındaki botların kalktığı küçük köy)→St. James adası(Yarım saat, tekneyle)

 

Gambiya nehri üzerinde ki  bu adaya Barra feribotundan indiğinizde taksiler kalkıyor.(“Sadece taksi ile gitmek zorundasınız” deseler de inanmayınız.)

Araç kiralayabilirsiniz.

Benim gibi yalnızsanız Albreda yol üstündeki köy dolmuşuna binmek için Alberda yol ağzına kadar gidiniz. Oradan mango ağaçları manzarasını seyrederek Alberda dolmuşu ile  Slberda’ya gidiniz (25 D.)

 

Alberda' ki Kunta’nin dördüncü nesil torunlarından oluşmuş kurulun işlettiği turizm ofisinde  ada girişi müzede 400 D. dediler ama Alberta’ya gelince 600 D. dediler.Bot kirası ise gidiş geliş 1000 D. Burası pahalı. Bu  nedenle bir grupla anlaşırsanız en azından bot parasını paylaşırsınız.

 

Her gruba bir rehber veriyorlar

 

Küçük adanın ortasında eskiden büyük başların yaşadıkları apartman v.b var. Artik harabeye dönüşmüş. Zamanında getirilen köleler ottan yaptıkları koni şeklinde evlerde tutuluyormuş.

 

18 kişiden az 20 kişiden fazla olmamak koşulu ile Kunta Kinteh’in de kaldığı küçücük  zindan hücresini gör.

 

Adanın etrafında kullanılan toplar, deniz feneri(orijinal değil),boobab ağaçları var. Boabab ağaçlarının meyvesinin içindeki beyaz kısımlarda çıkarılan meyvelerinden suyu çıkarıloyormus. çok ilginçti .Ada gezisi 20 dakikada bitiyor. Geldiginiz bot ile geri dönüyorsunuz.

 

Hemen beş dakika yürüdüğünüzde Jufereh’te 

-slave trade(Köle ticareti Müzesi): Fena değil.

 

.

70'li yılların unutulmaz dizisi Alex Haley'in 'Kökler' dizisinin kahramanı Kunte Kinte’de, bu adada hapsedildikten sonra, gemi ile Amerika'ya gönderilmiştir.

 

’Köklerin yazarı Alex Hakey’in atası Kunta Kinte’nin doğum yeri.

 

Alex Haley, Burayı ziyaret etmiş. 

 

Köleliğin yaygın olduğu dönemlerde, Amerika’ya gidecek kölelerin yaşadığı Kunta Kinteh Adası ve çevresi 2003 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Koruma Listesine alınarak bir nevi özür dilenmiş.

 

Ben, buradan  yan tarafı açık gezi aracı ile Barra’ya döndüm.

 

Not:Jufereh’ten  dört saat devam ederseniz 

 

Jarjangbure Kanjurang Centre :Maskeler sergileniyor.200 metre ilerisinde

Stone Cırcles-Kerbatch

 

-McCarty adası içinde Wassu’da bulunuyor.

 

1. Yol: Barra-to wassu(205 km) 

 

Barra-kuntaur(otobüs, taksi) Wassu, bu yeresimden daha önce .Aynı gün gidip dönmek zor. Bir gece orada kalmalısın.

 

2. Yol:Banjul -Dental köprüsünün altından küçük bot ile Wasu’ya gitmek.

 

3.yol: Alberda’dan devam edebilirsiniz.

 

Senegal ve Gambiya'da M.Ö. 3 ile M.S. 16. yüzyılları arasında inşa edildiği tahmin edilen "taş çemberler", 350 kilometrekarelik bir alana yayılıyor. 

 

ancak bu yapılar Demir Çağı'na ve öncesine ait olabileceği düşünülen, yerel kültürlerin önemli anıtlarıdır. Yaklaşık 29 bin taş ve 17 bin anıtın bulunduğu dört farklı bölge, halk tarafından kutsal kabul ediliyor. Senegambia Taş Çemberleri: UNESCO Dünya Mirası listesindedir ve bu tarihi alanın bir kısmı Gambiya sınırları içerisindedir.

Ben bu taş çemberleri çok görmek istiyordum. Ama zaten Senegal vizesini yılbaşı tatili nedeni ile beklemek zorunda kaldım. Pazartesi müracaat etmek zorunda olduğumdan geri dönemeyeceğimi düşünerek gitmeye cesaret edemedim.

 

-Kiang West National Park(Doğal rezerve)

 

Banjul ‘dan  Banjul tarafından nehir boyu 85 km .

Kiang West National Park, yaklaşık 19 bin 526 hektarlık bir alan üzerine kurulu. 1987 yılından bu yana ziyarete açık olan bu doğal park, ülkenin en önemli yaban hayatı rezervlerinden biri. Kuş gözlemciliği yapanların da gözdesi olan bu parkta; akbaba, kartal, şahin, lekeli sırtlan, Afrika pitonu, Batı Afrika timsahı gibi pek çok hayvan türü yaşıyor.

 

-Chimpanzee Rehabilitasyon Projesi

 

Banjul’dan 223 km doğuda, nehir boyunca gidilir. Taşçemberlere  yakın konumda.

 

Maymunları doğal ortamlarında gözlemleyebileceğiniz bu proje, eko turizm açısından önemlidir.  

Nehrin Derinliklerinde: Yeni başlayan bir gemi turu, Gambiya'yı daha erişilebilir hale getirmiştir. Bu tur, nehir boyunca yapılan yolculuklarla, hipopotamlar ve şempanzeleri görebilirsiniz.

 

Serekunda,Bundung  Garaji—jubara(63 km,7 kişilik dolmuş, 150 D. bir buçuk saat sürdü. Gambiya tarafı sınırı)

 Selety(Senegal tarafı sınırı,2 km, sizi getiren araç pasaportunuzu damgalatırken bekleyip buraya kadar araç ile getiriyor. Hemen yakınında garaj var.)—- Ziguinchor(96 km,7 kişilik dolmuş,2500 CFA,3 saat sürüyor.),Senegal)Yol kötüydü ama yolun her iki tarafında ki dev mango ağaçları harikaydı.

 

Not:1-Gambiy’dan çıkarken  ben den de  para istediler. Zaten benden elçilikte fazla para aldılar. Veremeyeceğini söyledim. Vermedim.

 

2-Tekrar Senegal vizesi almadaydim burada ki polisler kesin beni geri gönderirlerdi. Pasaportumu güya ışıkta bakarak beni korkutmaya çalıştılar. Sessizce bekledim. Baktılar ki rüşvet verecek gibi değilim damgayı bastılar.

 Tekrar Senegel’in  güneyinde buluşmak üzere

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder